Yiyiniz iciniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'in lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
1,758 Bölümdeki 145,216 Yemek Tarifine
5,826,775,576 defa bakıldı

Yemek Tarifleri > Diğer Konular > LÜFER (7 adet - 140,581 defa bakıldı)

LÜFER

Önceki Aramalar


Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa
Video Yemek Tarifleri
Galeriler
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Kamp Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Besinlerin Değerleri
Şifalı Bitkiler
Aşçılığın Püf Noktaları
Sofra Düzeni ve Servis
Mutfak Takımları
Yemek Hakkında Sözler
Yemek Oyunları
Yemek Rüyaları
Yemek Fıkraları
Diğer Konular
Sağlık Konuları
Site Hakkında
Makaleler
Söyleşiler
Anketler
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları

Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı





LÜFER

tiryaki
Şef Aşçıbaşı
Şef Aşçıbaşı

Kayıt: 28.05.2008
Mesajlar: 45
Şehir: Yenimahalle-Ankara
Kısa URL: https://ml.md/lc24171
Gönderme Tarihi: 29.May.2008
1,883 defa indirildi / yazdırıldı




Beyaz,lezzetli,derisi hafif pullu,karnı, parlak ve beyaz, mat ve renksiz yüzgeçli, solungaç kapakları sarı renklidir. Sırtı koyu, yanları açık mavi ya da yeşil ve gümüşi olur. Lüferin 15 santime kadar olanlarına "Çinekop", 30 santimden büyük olanlarına "Kofana" adı verilir. Ülkemizde her mevsim lüfer avlanmakla birlikte, en lezzetli olduğu aylarda ızgarası yapılmalımı. Ayrıca lüferin fümesi de olur. Bunun için balıkların başları kesilip içleri temizlenir ve 24 saat tuza yatırılır. İnce tülbentlere sarılarak bir hafta kadar tütsü fıçılarına asılmak suretiyle sarartılır ve serin, havadar bir yerde bekletilir.




Lüfer

Saadet
Türkçe Admin
Türkçe Admin

Kayıt: 12.07.2005
Mesajlar: 9233
Şehir: Ankara
Kısa URL: https://ml.md/lc24507
Gönderme Tarihi: 10.Haz.2008
1,900 defa indirildi / yazdırıldı




İBB Su Ürünleri Hali Müdürlüğü

Türkiye’deki suların ve İstanbul’un deyim yerindeyse en özel balığıdır.
Boğaz sularının sultanı olarak adlandırılan lüfer, vaktinde avlamak için uğruna gümüs zoka döktürülmüs, edebiyatımıza girmis çok renkli bir balıktır. Önemli edebiyatçılarımızın lüferle ilgili ya önemli bir anısı ya da lüferi yazmıslıkları vardır.
Eski İstanbul’un en renkli kahramanlarından lüferin çocukluğundan iri yarı olmusuna kadarki her halinin ayrı bir ismi vardır. Lüfer en küçüğünden en büyüğüne söyle sıralanır ve adlandırılır: Defneyaprağı, çinakop, kaba çinakop, sarıkanat, lüfer, kaba lüfer ve kofana.
Çok keskin dislere sahip olan lüfer yırtıcı ve yamyam bir balıktır. Ustura gibi disleriyle hemcinsleri dahil bütün balıkları, büyük bir istahla saldırarak yer. Yaz aylarında Ege’den Marmara’ya, Đstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz’e çıkan lüfer sürüleri yumurta bıraktıktan sonra soğuk sularda kendini toplayarak yağ tutar. Eylül ayının ortasından itibaren de yağlanmıs ve beslenmis olarak yeniden Đstanbul Boğazı’na girer.

ÜREME DÖNEMİ: En erken ikinci yaslarından itibaren eseysel olgunluğa ulasan bu balıklarda üreme; bölge sularının sıcaklık durumuna bağlı olarak ilkbahar ortalarından yaz ortalarına kadar sürer. 0,75-1,25 mm çapındaki yumurtaları küresel olup pelajiktir.
AV YASAĞI: Yapılan birçok bilimsel çalısmalarda lüferin ilk üreme boyunun 21 ile 24 cm’arasında değismesine rağmen su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliğde minimum av boyu 20 cm olarak belirtilmistir. 1 Mayıs-31 Ağustos tarihleri arasında çevirme ağları ile avcılığı yasaktır.
TÜKETİM ŞEKLİ: Özel bir lezzeti olan lüferin ızgarası Türk Mutfağı’nın en duru, en leziz tatlarından biridir. Izgara dısında lüfer Türk Mutfağı’nın en renkli yemek malzemelerinden biridir. Sebzeli lüfer çorbasından besamelli lüfere, kiremitte lüferden lüfer pilavına kadar ama malzemesi lüfer olan birçok yemek vardır. Lüferin bir boy ufağı sarıkanadın da ızgarası çok lezzetlidir. Çinakopun ise buğulaması mükemmel olur.





Lüfer Boylara Göre Adları

bal böceği
Aşçıbaşı
Aşçıbaşı

Kayıt: 31.10.2008
Mesajlar: 26
Şehir: Aydın
Kısa URL: https://ml.md/lc29655
Gönderme Tarihi: 31.Ekm.2008
2,769 defa indirildi / yazdırıldı




Lüfer (Pomatomus saltatrix) BOYLARINA GÖRE ADLARI
Defne yaprağı 10 cm'ye kadar
Çinekop 11-16 cm
Sarıkanat 17-20 cm
Lüfer 21 -30 cm
Kofana 31 + cm




LÜFER BALIĞI

XXL
Şef Aşçıbaşı
Şef Aşçıbaşı

Kayıt: 16.02.2009
Mesajlar: 33
Şehir: Bursa
Kısa URL: https://ml.md/lc33804
Gönderme Tarihi: 16.Şub.2009
1,818 defa indirildi / yazdırıldı




Beyaz etli olan bu balığın en lezzetli zamanları, ekim - ocak arasıdır. Boylarına göre adları da değişmekte olan bu balıkların en makbulleri 4-7 tanesi bir kilo gelen lüfer balığıdır. Daha küçük olan Sarıkanat ve Çinakop yağsız, daha büyük Kufana da fazla yağlı olduklarından makbul sayılmazlar. Lüferler mevsiminde ızgaraya, sonraları da tavaya elverişlidir.





LÜFER

Cankat
Şef Aşçıbaşı
Şef Aşçıbaşı

Kayıt: 04.04.2009
Mesajlar: 725
Şehir: İzmir
Kısa URL: https://ml.md/lc35530
Gönderme Tarihi: 17.Nis.2009
2,299 defa indirildi / yazdırıldı




THY Skylife

Bir deniz şehri olan İstanbul birbirinden güzel balıklara ev sahipliği yapıyor. Ancak bunların arasında bir tanesinin yeri ayrı: Lüfer. Öyle ki Boğaziçi kültüründe kendine özgü bir yeri var. Hep yolu gözlenmiş, adı Divan Edebiyatına girmiş, sultanlar onun hatırına özel sandallar yaptırmış, Boğaz sakinleri uğruna gümüş zokalar dökmüş, Boğaz'ın sultanı diye tanımlanmış... İstanbul'un efsanelerinden biri haline gelmiş. Hiçbir yerde de Boğaziçi'ndeki kadar güzel olmamış. Anlaşılmış ki onun sırrı Boğaz'ın serin sularında gizli. O yüzden İstanbul ve balık dendiğinde akla gelen ilk isim olmuş. Yolculuğu güney denizlerinden başlıyor. İlkbahar aylarının gelmesiyle birlikte harekete geçen sürüler, Ege Denizi'nden Marmara'ya geçip Karadeniz'e varır. Yaz aylarında iyice beslenir ve bulundukları serin sularda yağlanırlar. Eylülün gelmesiyle dönüşe geçip uzun bir süre Boğaz'da kalırlar. Bu dönemde hem avlanır hem de av verirler. Hayatta kalanlar ise geldikleri yolu takip ederek, Ege ve Akdeniz'e ulaşır. Lüfer denizlerin en vahşi balıklarından biri. Son derece keskin dişlere sahip. Önüne çıkan her balığa hatta hemcinslerine bile saldırıyor. Halk arasında en küçük boyundan en büyüğüne kadar olan evrelerine çeşitli adlar takılmış: Defne yaprağı, çinakop, kabaçinakop, sarıkanat, kabalüfer, kofana hep ona yakıştırılan adlardan.. Çok değil, otuz-kırk yıl önceki Boğaz kıyıları, yalılar ve onların lüfer avına meraklı sakinleriyle donanmıştı. Büyük bir şölendi onlar için lüfer avı. Eylülde balıkçıların dilinde "katavaşya" denilen lüfer akınının başlamasıyla tek hedef ilk lüferi yakalamak olurdu meraklıları için. Amatör balıkçılar Kavaklar, Kandilli, Kanlıca, Ortaköy, Çengelköy, Beylerbeyi, Sarıyer, İstinye gibi verimli av yerlerini mesken tutar ve hep beraber oltalarını denize salarlardı. Aralarındaki Anadolu-Rumeli yakası rekabeti en büyük neşe kaynağıydı. Tüm bunları yaşayanlar ve yaşatanlar amatör balıkçılardı. Para kazanmak için değil, merak ve keyiflerinden denize açılırlar, kıyıdan olta sallarlardı. Aralarında öğretmenler, gazeteciler, yazarlar, ressamlar vardı. Boğaziçi'nin iki kıyısında yaşarlar ve birbirlerini tanırlardı. Tutulan balıklar bütün mahalleye dağıtılır, akşamları deniz kıyısında kurulan sofralarda dostlara lüfer ziyafetleri verilirdi. İstanbul'da balık hatta Boğaz kültürü onlar sayesinde oluştu. Ali Pasinler'in yazdığı "Balık ve Olta" adlı kitapta, Kandillili Muammer Asaf Bey bakın neler anlatıyor: O eski balıkçılık âlemleri ne kadar kutsaldı...

Nasıl tarihimizde bir Lale Devri varsa bir de Lüfer Devri vardır... Boğaz'da oturan ekâbir, geceleri lüfere çıkardı. Ekseri akşamlar bazı sultanzadelerin de bu havaya karıştıkları görülürdü. Bu âlemlerdeki nezahet, zarafet, nezaket haddi azamiye varmıştı. Boğaziçi'nde mehtaplı bir geceye rastlayan bir lüfer âlemi, musikinin, şiirin, nüktenin çok ahenkli bir şekilde karışması dolayısı ile, bambaşka bir hususiyet kazanırdı. Balık tutulurken, sandallar arasında şiirler söylenir, Dedeler'den, Sadullah Ağa'lardan besteler geçilir, zarif nükteler savrulur, bazen müzik aletlerinin namelerine karanlıklar içinden davudi bir sesin cevap verdiği olurdu. Lüferin peşindekiler yalnızca balığa meraklı Boğaz sakinleri değildi elbet. Geçim kaynağı olarak balığı seçen İstanbul balıkçıları da onun yolunu dört gözle beklerdi. Şimdi "Eskisi kadar yok artık," diyor, geçmişteki bereketini hatırlayıp hayıflanıyorlar. Yine de diğer balıklar bir yana, o bir yana.

Boğaz'ın sultanı için özel yapılmış ağlarıyla onun karşısına çıkıyor, "Her balığı tuttuğunuz ağ ile lüferi yakalayamazsınız," diyorlar. Eylülde başlayan lüfer akını kasım ortasına kadar devam ediyor. O arada ne tutarlarsa görüp görecekleri lüfer de o. Sayıları az kalmış olsa da lüferi oltayla kovalayan balıkçılar da var. Lüfer için en keyif vereni uzun olta ile yapılan av. Yemlendiği kayalıklarda onu kovalayan usta balıkçılar, Boğaz'daki bu tür kayaların yerini ezbere bilir, mevsim geldiğinde teknelerini oraya çeker ve oltalarını salarlar. Lüfer karın doyurmak için değil, bir güzelliği yaşatmak için varolan bir balık. Boğaz'ın göz alıcılığı, karşı yakanın zarafeti, deniz ürünlerinden oluşan İstanbul mutfağının narin zeytinyağlıları bir lüfer sofrasının vazgeçilmezleri. Kısacası yıllar yılı İstanbullular onu böyle bildi, tanıdı. Bu yüzden onu diğerlerinden ayrı bir yere koydu. Günümüzde üç-beş tane tutan da, satan da, alan da kendini şanslı sayıyor. Geriye dönüş için geç mi kaldık, bilinmez!




LÜFER BALIĞI

Mersiye Şükrani
Şef Aşçıbaşı
Şef Aşçıbaşı

Kayıt: 07.07.2010
Mesajlar: 91
Şehir: Şiraz
Kısa URL: https://ml.md/lc53478
Gönderme Tarihi: 10.Tem.2010
1,633 defa indirildi / yazdırıldı




Eti beyaz ve yağlıdır. Balıklardan çok beğenilen, sayılan ve rağbet görenlerindendir. Sonbahar, lüfer mevsimidir. Yağlı olur. Bununla beraber lezzetine rağmen ağırdır. Sindirimi güçtür. Izgarası pek iyi olur. Kırlangıç ve levrek gibi haşlanıp salçalı yemekleri yapılır. Ama, aynı lezzette olmaz, etin benzerliği dolayısiyle uskumru yemekleri gibi pişirmek daha doğrudur.




Balıkların Efendisi Lüfer

Cankat
Şef Aşçıbaşı
Şef Aşçıbaşı

Kayıt: 04.04.2009
Mesajlar: 725
Şehir: İzmir
Kısa URL: https://ml.md/lc58122
Gönderme Tarihi: 02.Arl.2010
2,275 defa indirildi / yazdırıldı




THY Skylife

Türkiye balıkları hakkında müthiş bir araştırması ve bilgisi olan ve bu bilgileri kitaplaştıran Karakin Deveciyan Üstat, der ki;” lüfer balığı diğer balıklarla karıştırılmaz, etinin lezzeti, kendinden büyük balıklara saldıracak kadar gözü pek olması ve oltaları kırmakta ve kaçmaktaki ustalığı ile çok belirgin olarak tanınır”.

İstanbul halkı için çok değer verilen lüfer balığı, tarihimizde kimi zaman “boğazın sultanı” kimi zaman “boğazın dişlisi” olarak anıldı. Çok sevilen boğazın kabadayısı lüferin gelişme evrelerine göre, koruk, defne, çinekop, sarıkanat, lüfer, kaba lüfer ve kofana şeklinde isimlendirmede bulunulmuş. Başka hiçbir balığa bu kadar derinlemesine tanımlamalar yapılmamış. Oltayla balık tutma sevdalıları, sonbaharın başında Boğaz’ın Karadeniz girişinde sabırla bekleyerek mevsimin ilk lüferini avlamaya koyulurlarmış.

Yumurta bırakmak için yaz aylarında Ege’den, Marmara’ya ve Karadeniz’e çıkan lüfer sürüleri eylül ortasından itibaren Karadeniz’in besili sularında gelişerek inişe başlar. Artık boğaza inerek serüvenlerine devam ederler. Bu iniş sırasında artık günümüzde güçlü radarlı balıkçı teknelerinden kurtulabilirlerse boğaz da ve Marmara da uzun süre kalır av verirler.

Günümüzde yoğunluklu olarak ağ ile tutulan lüferler sürü halinde yaşarlar. Çok hareketli olmayan lüferler daha yağlıdır ve bu nedenle daha lezzetli olurlar. Olta balıkçılığı ile avlanan lüferler sürü dışında başıboş gezen balıklardır. Çok hareketli olduklarında yağ oranları düşüktür. Lezzetleri ağ lüferlerine göre daha düşüktür. Fakat olta lüferleri avlandıktan sonra ağ lüferlerine göre kendilerini hemen bırakmazlar. Tazeliklerini uzun süre korurlar.








LÜFER Tarifleri Diğer Konular



(7 adet LÜFER 140,581 defa bakıldı)

1 2 3 4 5 6 7

lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
Anlık ziyaretçi: 79
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.ml.md
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2019 Bütün Hakları Saklıdır