Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
114,347 Yemek Tarifine 4,573,295,638 defa bakıldı



patlıcan pirinç sarımsak önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki »
ADANA PATLICAN DOLMASI


MALZEME LİSTESİ
1,5 kg Adana patlıcanı (kemer patlıcan ya da tombul Adana patlıcanı kullanabilirsiniz)
İc Harcı İçin:
500 gr orta yağlı dana kıyma
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı ince köftelik bulgur
2-3 adet orta boy kuru soğan
1 yemek kaşığı domates salça
2 tatlı kaşığı biber salça
2 çay kaşığı tuz, karabiber
5-6 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı kuru nane
2-3 diş sarımsak
1 çay kaşığı kimyon, kırmızı pul biber
1 su bardağı ılık su
Sosu İçin:
5 su bardağı sıcak su
1 yemek kaşığı domates salça

YAPILIŞI
Patlıcanları alacalı (çizgili) formda soyun, (taze mor Adana patlıcanı bulabilirseniz soymadan da kullanabilirsiniz) 10-12 santim boyunda parçalar oluşturacak şekilde dilimleyip parçaların içini bir dolma oyacağı ya da çay kaşığı yardımıyla oyun. (oyulan patlıcanların kenar kalınlıkları yarım santimi geçmemeli) Acı tadının çıkması için patlıcanları tuzlu suda 20-30 dakika bekletin.
Diğer taraftan, dolma harcını hazırlamak için; kıymayı derin bir kaba koyun. Yıkayıp süzdüğünüz pirinç ve bulguru üzerine ekleyip incecik doğradığınız kuru soğanları ilave edin.
Domates ve biber salçasını aktarıp tuz, karabiber kimyon ve kuru naneyi serpin. Üzerine zeytinyağı ve dövülmüş sarımsakları aktarıp 2-3 dakika kadar yoğurduktan sonra ılık suyu da katıp tekrar yoğurun. İsterseniz harca kırmızı pul biber de katabilirsiniz. Hazırladığınız harcı bir kenarda bekletin.
Dolmanın sosunu hazırlamak için; sıcak su ve domates salçasını derin bir kapta karıştırın.
Patlıcanları tuzlu sudan çıkardıktan sonra yıkayııp süzün. Hazırladığınız etli harcı patlıcanların içine bastırarak doldurun. Dolmaları geniş bir tencereye ağız kısımları yukarı bakacak şekilde yan yana yerleştirin.
Hazırladığınız salçalı sosu üzerine gezdirip orta ısılı ateşte, kapalı açık vaziyette kaynayıncaya kadar pişirin.
Tencerenin kapağını kapatıp ocağın altını kısarak dolmaları kısık ateşte 30-40 dakika, patlıcanlar iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. Sıcak sıcak servise sunun.


ML® Bulgurlu Kuru Patlıcan Dolması için tıklayın

ADANA USULÜ KURU PATLICAN DOLMASI


Malzemeler
20 Adet kuru patlıcan
1 su bardağı pirinç
200 gr kıyma
1 Su bardağı haşlanmış nohut
3 Domates
1 Çay bardağı sıvı yağ
1 Yemek kaşığı domates salçası veya biber salçası
4 Yemek kaşığı nar ekşisi
1 Çay kaşığı karabiber, kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı kuru Nane
2 Su bardağı su
1 Baş sarımsak

Yapılışı:
Kuru patlıcanları yıkayın ve ılık suda en az 1 saat bekletin. Suyunu süzüp tekrar yıkayın ve bir tencerede patlıcanları 10,15 dakika daha haşlayın. Haşlanan patlıcanların suyunu süzüp çıkarın. Bir kaba kıyma, pirinç, kabukları soyulup küçük doğranmış domatesleri, salçayı nar ekşisini , sıvı yağı kıyılmış sarımsağı, baharatını tuzunu ve nohutunu ilave edip hepsini birlikte harmanlayın. Hazırladığını içle dolmaları doldurun ve üst kısımları yukarıya gelecek şekilde tencereye dizin. Üzerine 2 su bardağı suyunu ekleyin ve dilerseniz bir porselen kapak kapatıp pişirin.

Not: Çok kısık ateşte porselen kapak kapatmadan pişirin. Böylelikle şekillerini muhafaza etmiş oldular.

Ahtaçilov (Karabağ Azerbaycan)


http://garabagh.net

Pilav türüdür. Pirinç temizlenir, yıkanır ve kaynatılır. Kazmak (pilavın altına koyarak kızartılır) için bir miktar pilav alınır. Süzülmesine az kala önceden yıkanmış kuru kızılcık tencereye dökülür, pirinç ile 2-3 dakika kaynatılarak süzülür. Kazmak - pirince yoğurt, yumurta, safran, yağ, kakule, kişniş tohumu katılarak karıştırılır ve dibine yağ dökülmüş tencerenin dibine yayılır. Sonra süzülmüş pirinç de onun üstüne dökülerek demlenmeye bırakılır. Servis yaparken erinmiş tereyağı yağ süzdürülerek, kazmak konulur; bazen yanında patlıcan dolması, veya sebzeli kükü, ayrıca sarımsaklı yoğurt da verilir.


Akdeniz Yöresi Mutfağı Tahıl Yemekleri ve Beslenmedeki Yeri


Yrd. Doç. Dr. Sevil BAŞOĞLU

Ülkemizde tahıllar diğer besin kaynaklarıyla 'karşılaştırıldığında en çok tüketilen besinlerdir. 1984 yılı Besin Tüketim Araştırmasına güre Türkiye genelinde günde kişi başına 360 gram ekmek ve 93 gram diğer tahıl grubu besinler tüketilmektedir.Türk insanının temel besini buğdaydır. Buğday un haline getirilerek veya bulgur, yarma, irmik gibi ürünler yapılarak kullanılır. Buğday dışında pirinç ve mısır ülkemizde tüketilen diğer tahıl türleridir.
Tahılların Türk insanının beslenmesinde ne denli önemli bir yeri olduğunu yöresel yemek tariflerine bakarak da gözlemek mümkündür. Türk Mutfağındaki yöresel yemek tariflerinin malzemeleri incelendiğinde yemeklerin yaklaşık dörtte üçünde malzeme olarak tahıl veya tahıl ürünlerinin tek başına veya diğer besinlerle birlikte kullanıldığı söylenebilir.
Adana, Antakya, Antalya, Burdur, Gaziantep, İsparta, İçel, Kahramanmaraş illerini içine alan Akdeniz bölgesinde tahıl ürünü olarak en çok buğdaydan yapılan bulgur kullanılır. Yine tüm yörelerimizde olduğu gibi ekmek ve buğday unundan yapılan börek, çörek türü yiyeceklerinde tüketimi fazladır.

Tahılların Beslenmedeki Önemi
Tahıllar Türk insanının günlük enerji ve protein aliminin yaklaşık % 60'ını karşılamaktadır. Tahıllar vücudumuza enerji yanında bazı vitaminleride sağlar. Bunlar arasında en önemlisi B1 vitaminidir. Sebze ve meyvelerde bol bulunan C ve A vitamini tahıllarda hemen İliç bulunmaz. Tahılların yağ içeriği çok düşüktür.
Vitaminler, mineraller ve protein tahıl tanelerinin kepek kısımlarında yoğunlaşmıştır. Tahıllar kabuk ve embriyoları ayrılıp saf hale getirildikçe besin öğelerinin büyük bir kısmı kaybolur. Örneğin ; Buğdaydan beyaz un elde edilmesi kabuğunun aynlıp yarma yapılması, pirincin kabuğunun ayrılması gibi. Akdeniz bölgesinde bol tüketilen bulgur, bu yönden diğer tahıl ürünlerine oranla çok önemli bir üstünlüğe sahiptir. Bulgur yapılırken buğday taneleri önceden suda kaynatıldığından kabuk kısmındaki besin öğeleri büyük ölçüde tanenin iç kısmına geçer. Böylelikle kabuğun ayrılması sırasında unun saflaştırma derecesine doğnı orantılı olarak kayıp % 80'e kadar çıkarken, bulgurda vitaminin büyük bir kısmı tanede kalır (% 70).
Geleneksel Türk Mutlağını oluşturan yemek tarifelerinde bulgur ve pirinç birbiri yerine kullanılabilen tahıllar olarak göze çarpar. Örneğin; bazı yörelerimizde etli dolma içine bulgur, bazı yörelerimizde pirinç konur, bazılannda ise bulgur ve pirinç birlikte katılır. Pilavlar tahıl olarak çoğunlukla ya bulgurdan yada pirinçten yapılır. Birbiri yerine kullanılabilen bu iki tahılın besin değeri karşılaştınldığmda, bulgurun pirince oranla 2 katı protein ve 5 katı kadar B1 vitamini içerdiği görül tır. Bu dununda Akdeniz Bölgesinde bıılgunın diğer tahıllara oranla bol tüketilmesinin vazgeçilmemesi gereken bir alışkanlık olduğu söylenebilir.
Tahıllar enerji, protein, vitaminler yanında vücuda posa sağlar. Posa barsaklann düzenli çalışması, sindirim sistemi kanserleri ve kalp-damar lıastalıklarından konulmada önemli bir role sahiptir. Posa tanelerin kabuk kısmında yoğunlaşmıştır. Fazla saflaştınlmamış talul ürünleri (yüksek randımanlı un ) ve bulgur, iyice raline edilmiş beyaz un ve pirince oranla daha fazla posa sağlar.
Daha önce de bahsedildiği gibi tahıllann protein alımlınıza katkısı oldukça yüksektir. Ancak tahıl proteinlerinin yaklaşık yarısı vücutta kullanılabilmektedir. Örneğin; 100 gram yumurta ile 100 gram buğdayda hemen hemen aym miktarda protein bulunur (yaklaşık 12 gram) . Yumurta yediğimizde vücudumuz onun içindeki proteinin tamamına yakınını kullanırken, tahıl veya ürünlerini yediğimizde içindeki proteinin ancak yansını kullanır. Bu nedenle tahıllann protein kalitesi hayvansal besinlere oranla biraz düşüktür. Tahıllar mercimek, nohut gibi kunıbaklagillerle birlikte pişirildiğinde veya yendiğinde içindeki proteinin kullanılabilirliği artmaktadır. Örneğin pilavın mercimekli veya nohutlu pişirilmesi yada kurufasülye ve pilavın birlikte servis edilmesi gibi. Türk Mutfağı ve bu mutfak içinde Akdeniz bölgesi mutlağı bu ilkelere uygun pek çok yemek tarifesi içerir.
Türk Mutfağında tahıl yemekleri temel malzemesi tahıl olan yemeklerdir. Çorbalann büyük bölümü, pilavlar, dolma ve sannalar, börek ve çörekler, talııl kelleleri bu sınıfla yer alır. Ancak tarifeler incelendiğinde temel malzeme olan tahılın tek başına kullanılması yerine diğer malzemelerle kanştınlarak pişirme alışkanlığının çok yaygın olduğu göze çarpar. Örneğin , Türk Mutfağındaki yöresel pilav tariflerinde talııllar tek başuıa kullanılamaz. Etli kurubaklagilli, sebzeli veya hepsinin kanşımı ile hazırlanır ve genelde menüde 1. ve 2. grup yemekler yerine tek başına servis edilir. Tahıl yemeklerinin kanştınlarak pişirilme alışkanlığı yemeğin besin değerini artırdığı gibi lezzetini ve doyuruculuğunu da artırmaktadır. Et gibi pahalı besinlerin menüde tek başına 1. grup yemek olarak servis edilmesi yerine, tahıllarla birlikte kanşımda yer alması ve bu yemeğin menüde 1. ve 2. gıup yerine servis edilmesi menünün maliyetini de düşürür. Çünkü bu tür talul yemeklerinde tek et yemeklerine oranla daha az et kullanılabilmektedir.

Akdeniz Bölgesi Mutfağı Tahıl Yemeklerinin Sınıflandırılması ve Özellikleri

Çorbalar
Malzeme çeşitliliği çorbalarda da göze çarpar. Bu nedenle besin değerleri oldukça yüksektir. Bazı et yemekleri de çorba gibi bol sulu hazırlandığından bu sınıf içinde yer alabilir. En çok bilinen yöreye özgü çorba çeşitleri; Lcpe, Börek Çorbası, Yüksük Çorbası, Ekşili Çorba, Tatlılı Malluta Çorba, Analı Kızlı'dır.

Dolmalar
Akdeniz bölgesi mutfağında etli dolma içi hazırlanırken kıymaya tahıl olarak bulgur veya pirinç katılır. İçin tahıl-et oram diğer yörelerle karşılaştırıldığında daha yüksektir. Etli dolma içi genelde patlıcan, yeşil-kırmızı biber, kabak veya asma yaprağına doldurularak hazırlanır. Dolma yapımında ekşi (limon, turunç, nar, koruk v.b.) kullanımı yaygındır.

Börek ve Çörekler
Su böreği, Saç Böreği, Sıkma, Nokul en bilinen türleridir. Böreklerde kullanılan iç malzemelerinde diğer yörelere göre önemli bir fark göze çarpmaz. Börekler finn, saç veya kızartma yöntemleri ile pişirilir.

Köfteler ve Pilavlar
Yörede bulgurun en sık kullanıldığı yemek gurubudur. Köfte yapımına uygun bulgur ince taneli simit adıyla bilinen özel köftelik bulgur çeşididir. Akdeniz Bölgesi Mutfağımn köfte çeşitleri sade tahıl köfteleri, kurubaklagilli tahıl köfteleri ve bulgurlu-et köfteleri olarak sımflandınlabilir. Sade tahıl köftelerinden sarımsaklı köfte İçel-Adana yöresinde hazırlanır. Sade veya yoğurtla karıştırılarak servis edilir. Kurubaklagilli olanlar arasında ençok bilinen Mercimek Köftesi ( Malhıtah Köfte) dir. Sini Köftesi, Ekşili Köfte, Yoğurtlu Ufak Köfte, Öriik (Şiş Bulgurlu Köfte) en sık pişirilen bulgurlu et köfteleridir.
Akdeniz Bölgesi mutfağında pilav-salata benzeri yemekler olan Kısır ve Batınk malzeme zenginliği, pratik oluşları ile diğer tahıl yemekleri içinde özel bir yere sahiptir. Mercimekli bulgur pilavı (Müceddere) ve Haspurlu Pilav, bu bölgenin besin değeri yüksek lezzetli pilav çeşitlerindendir.
Bu gruptaki yemeklerden pek çoğu Akdeniz Bölgesi sımrlanm aşarak Türkiye'nin diğer bölgelerine yayılmıştır. Kısır, içli Köfte, Mercimekli Köfte, Mercimekli Pilav bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Tahıl Yemekleri Hazırlanırken ve Pişirilirken Yapılan Hatalı Uygulamalar
Yemek hazırlanırken yapılan hatalı uygulamalar yemeğin besin değerini olumsuz yönde etkiler ve yemeği sağlık yönünden zararlı hale getirebilir.
Tahıl yemeklerine ilişkin bu tür uygulamalar şöyle özetlenebilir.
Çorbalara, pilavlara yağın yakılarak eklenmesi
Pilav yapımında malzemelerin kavrulması,
Tahıl köftelerinin lıaşlama sularının dökülmesi,
Yemeklere yağın yakılarak eklenmesi veya yemeklik malzemelerin kavrulması yağın kimyasal bileşimini değiştirmekte, bu esnada sindirim sistemi ve vücuttaki dokuları tahrip edici hatta kansere bile neden olabilen toksik maddeler oluşturmaktadır.
Bir başka balalı uygulama besinlerin haşlama sulanma dökülmesidir. Bu uygulama besinin içindeki suda eriyen vitaminlerin ve minerallerin kaybına neden olmaktadır.
Kavurma ve yağın kızartılması uygulamalanııdan vazgeçilir ve haşlama sulan değerlendirilirse Akdeniz Bölgesi mutlağının zengin yemek çeşitlerinin besin değerleri korunmuş ve bu yemekler daha sağlıklı olarak üretilmiş olacaktır.
Akdeniz Bölgesi tahıl yemekleri ile beslenirken bu yemeklerin iyi bir enerji kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Bu gruptaki yemeklerin birer porsiyonları bazı çorbalar dışında türlerine göre 400-700 kal'lik enerji sağlar. Bir başka deyişle sadece bir porsiyon tahıl yemeği yendiğinde yetişkin bir insan kabaca günlük enerji aliminin yaklaşık 1/4'ünü karşılamış olacaktır. Eneıji vücuda ihtiyaçtan fazla alındığında yağ olarak depolanır ve şişmanlığa neden olur. Bu nedenle yüksek kalori veren her besin türünde olduğu gibi tahıl yemeklerinin de fazla tüketiminden kaçınılmalıdır.

Ali Nazik Pilavı


Malzemeler
2 adet bostan patlıcanı
1 çay fincanı sıvı yağ
200 gr. kıyma
4 diş sarımsak
1 su bardağı yoğurt
2 bardak pirinç
4 bardak su
tuz
kırmızıbiber
karabiber.

Yapılışı
Pirinçler iyice yıkanır, yağın bir kısmı tencereye koyulur ve kavrulur. Üzerine sıcak su dökülür kısık ateşte pişirilir. Diğer yanda patlıcanlar közlenir, kabukları soyulur. İçine dövülmüş sarımsaklar ve 3 kaşık yağ tuz koyulup püre haline getirilir. Pişen pilav şekilli bir kaba yerleştirilir, ortası çukurlaştırılır. Çukurlaştırılan yere patlıcan ezmesi yayılır. Onun üzerine sarımsaklanmış yoğurt serpiştirilir. Diğer yandan 3 kaşık yağda kavrulan karabiber ilave edilen kıymanın üstüne dökülür. Bir tavada bir kaşık yağda kırmızı biber çevrilir kıymaların üzerine gezdirilir. Kıyılmış maydanozla servis yapılır.

Ali Nazikli Pilav


1 Yemek Kaşığı Sana Klasik
2 Adet limonsuyu
2 Adet patlıcan
3 Diş sarımsak
200 gr kıyma
4 Çorba Kaşığı sıvıyağ
Pilav için:
1 Su bardağı pirinç
2 Su bardağı su
1 Çorba kaşığı margarin
1 Çorba kaşığı sıvıyağ
Tuz
Sosu için:
1 Su bardağı yoğurt
4 Diş sarımsak
Üzerine:
1 Tatlı kaşığı kırmızıbiber
1 Çorba kaşığı margarin

İyice yıkanmış pirinci, margarin ve sıvıyağ ile 4 dakika kadar kavurun. Üzerine sıcak su ve tuzu ekleyip önce orta ateşte sonra kısık ateşte, suyunu çekene dek pişirin. Bu arada patlıcanları közleyin. Kabuklarını soyup, içini bir kaba alın. Üzerine sarımsak, limon suyu ve 4 çorba kaşığı sıvıyağı ekleyin ve ezerek karıştırın. Sos için ; yoğurdun içine dövülmüş sarımsağı koyup, karıştırın. Kıymayı 1 çorba kaşığı margarinde 5 dakika kavurun. Servis tabağına önce pilavı koyup, ortasını hauz gibi açın. İçine patlıcanlı karışımı dökün. Üzerine yoğurt sosunu, en üste de kavrulmuş kıymayı koyun. Kırmızı biberi 1 çorba kaşığı margarinde kızdırıp, üzerine gezdirin ve servis yapın.

Alinazikli Pilav


2 adet bostan patlıcanı
3 diş sarımsak
2 adet limonun suyu
4 çorba kaşığı sıvıyağ
200 gram kıyma
1 çorba kaşığı margarin
Pilav için:
1 su bardağı pirinç
2 su bardağı su
1 çorba kaşığı margarin
1 çorba kaşığı sıvıyağ
tuz
Sosu için:
1 su bardağı yoğurt
4 diş sarımsak
Üzerine:
1 tatlı kaşığı kırmızı biber
1 çorba kaşığı margarin

İyice yıkanmış pirinci margarin ve sıvıyağ ile 4 dakika kadar kavurun. Üzerine sıcak su ve tuzu ekleyip önce harlı ateşte sonra kısık ateşte, suyu çekilene kadar pişirin. Bu arada patlıcanları közleyin ve içini çıkarıp bir kaba alın. Üzerine sarımsak, limon suyu ve 4 çorba kaşığı sıvıyağı katıp ezerek karıştırın. Yoğurdun içine dövülmüş sarımsağı koyup karıştırın. Kıymayı 1 çorba kaşığı margarinde 5 dakika kavurun. Servis tabağına önce pilavı koyup ortasını havuz gibi açın. İçine patlıcanlı karışımı dökün. Üzerine yoğurt sosunu, en üste de kavrulmuş kıymayı koyun. Kırmızıbiberi 1 çorba kaşığı margarinde kızdırıp üzerine gezdirin.


Antakya Boraniye Yemekleri


Anadolu yemek kültürünün her yemek için ayn ayn bir makale oluşturabilecek değere sahip olduğunun farkına bir an önce varmamız, mutfak değerimizi önce kendimize tanıtmamız, ondan sonra da dünyaya açılmanın zamanı gelmiştir. Bu değerlerin bir çoğu Antakya mutfağında saklı. Geçmişin kültür mozaiğini kendine has bir şekilde günümüze kadar taşıyan ender mutfaklardan ... Bir 1. yüzyıl yemeği olan "Borani", adını Abbasilerin ünlü hükümdan ve halifesi Harun-ul Reşid'in gelini, Abbasilerin 7. halifesi Memun'un eşinden almaktadır. Kendisinin çok yetenekli olduğu belirtilir. Yaşamı boyunca çok güzel yemek pişirdiği ve marifetli olduğundan ismi bugüne kadar taşınıp gelmiştir.
Borani isminin kısaltılmışı "Buran" olarak geçmektedir. Buran, Memun'la evlenirken çeyiz olarak yeşil ipek bir halı getirmiş, bu halının özelliği de üzerinin incilerle bezenmiş olmasıydı. Yine bir rivayete göre ana düğün yemeği bu halıya atfen ıspanak pirinçle pişirilmiş. Ispanak yeşil halıyı, pirinç de incileri temsil etmiş. Antakya mutfağında ıspanak, pirinç ve etten oluşan bir yemek olan ısbang-i hala yapılan bir yemek türü. Ancak Borani yemeklerinin tanıtılması ve yeryüzünde dolaşımını yazarken karşımıza patlıcan çıkmaktadır; Patlıcan 9. yüzyılda Hindistan'dan gelmiş bir sebze. ürjinal adı Badhijan olan ve bu yüzyılda popüler olmayan bu sebze için şöyle bir hikaye var:
Buran'ın pişirdiği patlıcan hakkında ne düşünürsün diye bedeviye sorulunca bedevi de "Hz. İsa'nın annesi Meryem ayıklasa, Hz. İbrahim'in karısı sara pişirse, Hz. Muhammed'in kızı Fatıma servis yapsa, bırakın yemeği tadına bakmam."
10. yüzyılda yazılan yemek kitabında verilen reçetelerin yüzde ikisi patlıcanla pişirilirken, 13. yüzyılda yazılan kitaplarda bu oran yüzde sekize çıkmış. Orta çağda yazılan yemek kitabında "patlıcan boraniyesi" yer almaktadır. Bu tarife baktığımız da et biraz kaynatılır, üzerine soğan ve baharat eklenir. Tuzlanıp kızartılan patlıcanlar etlerin üzerine konularak et suyu ilavesi ile pişirilir. Patlıcan boraniyesi, Antakya ve Osmanlı mutfağındaki musakka yemeği ile örtüşmektedir. Yine bir başka tarif; et kavruluro Soğan baharat eklenir, bir kenara alınır. Közlenen patlıcanlar bir tabağa alınıp üstüne etler konularak servis edilir. Bu yemeği de günümüzde görmek mümkün. Yine Buran'ın verdiği bir yemek reçetesinde; patlıcan kızartılır, içi boşaltılır. Baharatla karıştırılan kıyma içine doldurulur. Bu da günümüzün karnı yarığı.
15.yüzyılda yazılan yemek kitaplarında "buraniyyah" ın bir yemekler kategorisi haline geldiği gözlenir. İç Anadolu'da yoğurtla yapılan yemeklere genelde boraniye adı verilmektedir. Antakya mutfağında borani yemekleri genelde tuzlu yoğurtla yapılan yemekleri kapsamakta ve bu yemekler Kabak boraniyesi, Ispanak boraniyesi, Yeşil soğan boraniyesi, Bakla boraniyesi gibi farklılıklar gösterir. Boraniye yemekleri sadece Anadolu'da ve Antakya mutfağında değil, bir çok mutfakta yer almakta, ancak farklı reçetelerle ... Irak'ta yazılan "Bildiğimiz Yemekler" isimli kitapta "Boroniyyet­ol gor yemeği", kış kabağı, et, soğan, kişniş ve safran ... Bu reçeteyi Antakya mutfağı kabak boraniyesi olarak yapmış, ancak bir miktar değişikliğe maruz bırakmıştır. Orjinal reçetedeki soğan yerine sarımsak ve tuzlu yoğurdu ekleyerek farklı bir tat elde etmiştir.
Mısır ve Suriye'de borani yemekleri dolmalık kabak, kış kabağı, ıspanak ebegümeci ile yapılırken, İspanya'da, "Al boronia" patlıcanla ve zeytinyağı ile pişirilir. Balkan ülkelerinde borani etsiz ıspanak, domates, kuzu kulağı, ebegümeci ile pişirilmekte ... İran'da yemeğin içine yoğurt girmektedir. Aynı Antakya mutfağında olduğu gibi, Osmanlı mutfağında borani "Boran-i Hassa" olarak isimlendirilmiş. Bu yemek sıcak ve soğuk olarak yenebilen bir yemek olarak tarif edilmiş. Verilen tarif Antakya mutfağında pişen "ıspanak boraniyesi" ile örtüşmektedir.
Borani ile ilgili bu yazı Antakya mutfağının 9. ve 10. yüzyıl yemeklerini, bazılarını hiç değiştirmeden, bazılarını da kendi ağız tadına uydurarak, kendine has bir mutfak yaratabilmenin gururunu yaşamasının yanında, yüzyıllar içinde toplumsal kültür değerlerini mutfakla da yaşatabildiğini göstermiştir.

Arap Dolması (Adana)


40 adet kuru patlıcan
1 su bardağı pirinç
1 çorba kaşığı biber salça
1 çorba kaşığı domates salça
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı kuyruk yağı
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
Üzeri için:
1 adet limon
1 tatlı kaşığı nane
5 diş sarımsak

Patlıcanlar kaynar suya atılır ve yumuşayana kadar haşlanır. Bu arada iç malzemesi bir kaba konur, örselemeden yoğrulur. Patlıcanların içine gevşek doldurulur. İkinci patlıcan üzerine boş olarak geçirilir. Tencereye dizilir. Üzerine 2,5 su bardağı su konur. Dolma taşı bırakılır, kapak kapatılır. 20 dakika sonra dövülmüş sarımsak, limon ve kuru nane karışımı eklenir, ateşten alınır.

Arnavut Usulü Kuzu Pirzolası


8 kuzu pirzolası
200 gr (1 su bardağı) rafine yağ
2 büyük patlıcan (dilimlenip tuzlu suda bırakılmış)
1/2 limonun suyu
2 diş sarımsak (ortalarmdan ikiye bölünmüş)
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
60 gr (4 çorba kaşığı) tereyağı
4 orta boy domates (her biri dörde bölünmüş)
Pilavı:
60 gr (4 çorba kaşığı) tereyağı
2 orta boy soğan (ince doğranmış)
1 yeşil dolmalık biber (beyaz kısmı ve çekirdekleri ayıklanıp doğranmış)
1 kırmızı salçalık biber (beyaz kısmı ve çekirdekleri ayıklanıp doğranmış)
250 gr (1+1/3 su bardağı) pilavlık pirinç (yıkanıp, 30 dakika soğuk suda bırakılarak süzülmüş)
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 kahve kaşığı pul kırmızıbiber
1 çorba kaşığı limon suyu
450 gr (2+1/4 su bardağı) sıcak tavuk suyu

Önce fırınınızı orta sıcaklığa (180°C) getirip ısıtınız.
Pilavı yapmak için, tereyağı orta boy bir tencerede kızdırınız. Soğan, yeşil dolmalık biber ve kırmızı salçalık biberleri koyup, sürekli karıştırarak 8-10 dakika, soğanlar nar gibi olana kadar kavurunuz.
Pirinci katıp, sürekli karıştırarak 5 dakika kavurunuz. Tuz, biber, pul kırmızıbiber, limon suyu ve tavuk suyunu ekleyip, iyice karıştırdıktan sonra kaynamağa bırakınız. Kaynayınca, tencerenin kapağını kapatıp ateşten indirerek, fırının orta katında 25-30 dakika, pirinçler suyu çekene kadar pişiriniz.
Bu arada, derin bir tavaya rafine yağı koyup (yağ tavanın üçte birine kadar gelmiyorsa, biraz fazla yağ koymak gerekir), orta ateşte 40 saniye, içine atılan bir parça bayat ekmek kızarana kadar kızdırınız.
Yağa bir kaç patlıcan dilimi atıp, 2-3 dakika, renkleri hafif pembeleşene kadar kızartınız. Patlıcan dilimlerini delikli kepçeyle çıkarıp kağıt peçetenin üstünde fazla yağlarını süzdürünüz. Sonra ısıtılmış bir tabağa koyup, üstüne biraz limon suyu serperek, öteki patlıcan dilimleri kızarana kadar sıcak tutunuz. Aynı biçimde bütün patlıcanları kızartınca, yemek hazırlanana kadar sıcak kalmalarını sağlayınız.
Pirzolaların her tarafını önce sarımsakla, sonra da tuz ve biberle ovunuz.
Tereyağı, bir tavada, orta ateşte kızdırıp, pirzolaların her bir yanını 5-6 dakika, yumuşak oluncaya (ama içleri hafif pembe kalmalıdır) kadar kızartınız.
Delikli kepçeyle pirzolaları çıkarıp, tavaya, domates dilimlerini koyunuz. Sık sık döndürerek 3 dakika, sertliklerini kaybettirmeden ısıtınız.
Tavayı ateşten indirip, bir kenarda sıcak bekletiniz.
Tencereyi fırından çıkarıp, pilavı ısıtılmış, büyük ve yayvan bir servis tabağına boşaltınız. Pirzolaları pilavın üstüne sıralayıp, patlıcanları da çevresine döşedikten sonra, ısıttığınız domates dilimleriyle süsleyerek servis ediniz.

Aylara Göre Bitkisel Yiyecekler ve Örnek Mönüler


Doğadan uzakta yaşamaya o kadar alıştık ve alıştırıldık ki, belki hangi mevsimde hangi sebzeler ve meyveler bulunur, onu bile unuttuk. Hoş, şimdi yapay yöntemlerle her mevsimde, her tür meyve ve sebze bulunuyor, ama biz size her mevsimin hakkını vererek, sizleri doğru yola çekmeyi denemek istiyoruz.
Bu arada, bazı "kılavuz" sebzeleri sofranızdaki salatalardan hemen hiç eksik etmemeye bakın. Bunlar, havuç, lahana, şalgam, pancar, pırasa, kereviz, soğan ve sarımsaktır.
Pancarı, Brüksel lahanasını ve ıspanağı çiğ yemekte büyük yarar olduğunu da anımsayın.
Mutfağınıza renk katacak bazı güzel kokulu otlarla baharatı da akıldan çıkarmayın. Bir hatırlatma: Melekotu, anason, fesleğen, tarçın, kapari, maydanoz, sarımsak, kişniş, kornişon, kimyon, tarhunotu, zencefil, karanfil, defne, nane, hardal, hindistancevizi, yabani mercanköşk, kırmızı biber, karabiber, biberiye, safran, kekik, adaçayı, yaban kekiği ve vanilya.

OCAK AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, mandalina, portakal, greyfrut, elma, armut.
Kuru meyveler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik, üzüm.
Sebzeler: Lahana, Brüksel lahanası, sarımsak, hoş kokulu otlar, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar, karnıbahar, yerelması, rezene, kurufasulye, marul, mercimek, şalgam, soğan, zeytin, karahindiba, patates,pırasa, kara turp, domates, kırmızı turp, balkabağı,

OCAK AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve, kuru üzümle yoğurt, iki dilim ballı kara ekmek, ballı kekik çayı
Öğle yemeği: Bir meyve, çiğ lahana salatası (yeşil ve kırmızı lahana), yulaf ezmesi, peynir
Akşam yemeği: Bir meyve, karışık salta, kereviz çorbası, bir dilim kek.

ŞUBAT AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, mandalina, portakal, greyfrut, armut, elma.
Kuru meyveler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, kuru erik, kuru üzüm.
Sebzeler: Sarmısak, hoş kokulu otlar, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar,lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, hindiba, kuru fasulye, marul, mercimek, kıvırcık salata, soğan, zeytin, karahindiba, pırasa, patates, domates

ŞUBAT AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve, beyazpeynirli üç dilim kara ekmek, ballı biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, karışık salata, patates, dolması, kuru yemiş.
Akşam yemeği: Bir meyve, krema kereviz çorbası, yeşil salata.

MART AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, portakal, greyfrut, armut, elma.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik,üzüm.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar, lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, rezene, kurufasulye, bezelye, yeşil salata, şalgam, soğan, zeytin, karahindiba, pırasa, kara turp, kırmızı turp, domates.

MART AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve suyu, patatesli omlet, ballı kaynamış adaçayı
Öğle yemeği: Bir meyve, karışık bir salata, karışık sebze çorbası, komposto
Akşam yemeği: Bir meyve, krema pırasa çorbası, Brüksel salatası artı yeşil salata, yoğurt.

NİSAN AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, çilek, portakal, greyfrut, elma.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik, üzüm.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, kuşkonmaz, pancar, havuç, kereviz, mantar,lahana, Brüksel lahanası, dereotu, hindiba, ıspanak, rezene, bakla, kuru fasulye, marul, bezelye, şalgam, soğan, zeytin, kuzukulağı, pırasa, patates, kara turp, kırmızı turp, teke sakalı, domates.

NİSAN AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve suyu, ezme, balla karışık kekik çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, kekikli kuşkonmaz, pirinç çorbası, beyaz peynir.
Akşam yemeği: Bir meyve, enginar, kuzukulağı çorbası, limonlu turta.

MAYIS AYI
Taze meyveler: Ananas, kiraz, limon, çilek, portakal, greyfrut, elma
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik, üzüm
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, kuşkonmaz, pancar, havuç, kereviz, mantar, lahana, karnıbahar, hıyar, kabak, dereotu, bakla, kuru fasulye, marul, bezelye, taze soğan, zeytin, kuzukulağı, pırasa, patates, kara turp, domates.

MAYIS AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Çilek, badem ezmesi sürülmüş üç dilim kara ekmek, ballı biberiye çayı.
öğle yemeği: Bir meyve, rokforlu yeşil salata, pırasalı krep dolması, limon peltesi.
Akşam yemeği: Bir meyve, rendelenmiş havuç salatası, domatesli bakla, yeşil salata.

HAZİRAN AYI
Taze meyveler: Kayısı, ananas, muz, kiraz, limon, çilek, ahududu, kavun, portakal, şeftali, armut, erik.
Kuru yemişler: Badem, hurma, incir, fındık, ceviz, üzüm.
Sebzeler: Taze sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, kuşkonmaz, taze havuç, mantar, karnıbahar, hıyar, kabak, dereotu, ıspanak, bakla, taze fasulye, marul, mercimek, taze soğan, zeytin, pırasa, patates, kırmızı turp,domates.

HAZİRAN AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Mevsim meyveleri kokteyli, yoğurt, ballı bir dilim kara ekmek, ballı bir bardak adaçayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, ceviz ezmesi gamitürlü salata, fesleğen gamitürlü buğday lapası.
Akşam yemeği: Bir meyve, domates salatası, biber dolması.

TEMMUZ AYI
Taze meyveler: Kayısı, muz, frenk üzümü, limon, çilek, ahududu, kavun, portakal, şeftali, armut, erik.
Kuru yemişler: Badem, hurma, incir, ceviz, fındık, üzüm.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, patlıcan, pancar, havuç, kereviz, mantar, hıyar, kabak, dereotu, ıspanak, barbunya fasulyesi (taze), yeşil fasulye, mercimek, soğan, zeytin, pırasa, dolmalık biber, patates, kara turp, kırmızı turp, domates.

TEMMUZ AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Taze meyve salatası, fındık ezmesi sürülmüş bir dilim kara ekmek, ballı bir bardak biberiye çayı.
öğle yemeği: Bir meyve, karışık salata, patlıcan (domatesle pişmiş), tuzsuz peynir.
Akşam yemeği: Bir meyve, hıyar salatası, naneli yoğurt, badem krema şeftali.

AĞUSTOS AYI
Taze meyveler: Kayısı, muz, limon, kavun, karpuz, zerdali, şeftali, armut, erik, üzüm.
Kuru yemişler: Badem, hurma, incir, fındık, ceviz.
Sebzeler: Sarımısak, hoş koklu otlar, enginar, patlıcan, pancar, havuç, mantar, hıyar, kabak, taze barbunya fasulyesi, yeşil fasulye, marul, mercimek, soğan, zeytin, dolmalık biber, patates, kırmızı turp, domates.

TEMMUZ AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Kırmızı erik, bademli ve kuru incirli yoğurt, ballı biberiyle çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, patates salatası, un çorbası, yoğurt.
Akşam yemeği: Bir meyve, karışık salata, kabaklı turta, balla dövülmüş ceviz.

EYLÜL AYI
Taze meyveler: Ananas, muz, limon, incir, çilek, ahududu, kavun, dut, fındık, ceviz, greyfrut, karpuz, kayısı, şeftali, armut, erik, üzüm.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, avokado, pancar, kereviz, havuç, mantar, lahana, hıyar, kabak, ıspanak, rezene, barbunya fasulyesi, yeşil fasulye, marul, mercimek, yeşil salata, mısır, soğan, zeytin, şalgam, dolmalık biber, patates, karaturp, kırmızı turp, domates.

EYLÜL AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Çilek, beyaz peynir sürülmüş üç dilim kara ekmek, bir bardak ballı adaçayı.
öğle yemeği: Bir meyve, mısır salatası, ayçiçeğiyle pişirilmiş türlü, yoğurt.
Akşam yemeği: Bir meyve, sarımsaklı un çorbası, domatesli yeşil salata, taze fındık.

EKİM AYI
Taze meyveler: Badem, ananas, kestane, limon, incir, kavun, fındık, ceviz, greyfrut, karpuz, armut, elma, üzüm.
Kuru yemişler: Hurma, Erik.
Sebzeler: Lahana, karnıbahar, kabak, ıspanak, rezene, yeşil fasulye, marul, mercimek, şalgam, soğan, zeytin, pırasa, dolmalık biber, patates, kara turp, kırmızı turp, domates.

EKİM AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve suyu, tahıi lapası, ballı bir bardak biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, karışık salata, mantarlı krep, peynir.
Akşam yemeği: Bir meyve, kırmızı turp. çılbır, elmalı turta.

KASIM AYI
Taze meyvelar: Ananas, kestane, limon, hurma, portakal, greyfurt, armut, elma, üzüm.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, incir, fındık, ceviz, erik.
Sebzeler: Sarımsak, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar, lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, ıspanak, rezene, kuru fasulye, marul, mercimek, şalgam, soğan, zeytin, pırasa, patates, karaturp, kırmızı turp.

KASIM AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah Kahvaltısı: Bir meyve, üzümlü arpa lapası, bir bardak ballı biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, çiğ kereviz salatası, peynir soslu yeşil salata, komposto.
Akşam yemeği: Bir meyve, çiğ rezene salatası, mantar yumurta, peynirli turta.

ARALIK AYI
Taze meyveler: Kestane, badem, incir, ceviz, fındık erik.
Sebzeler: Sarımsak, havuç, kereviz, pancar, mantar, lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, hindiba, rezene, kuru fasulye, mercimek, yeşil salata, nohut, şalgam, soğan, zeytin, pırasa, patates, karaturp, kırmızı turp, domates.

ARALIK AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah Kahvaltısı: Bir meyve, badem püresi sürülmüş üç dilim kara ekmek, ballı bir bardak biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, pancarlı yeşil salata, fırında mantarlı darı, yoğurt.
Akşam yemeği: Bir meyve, yeşil salata, etsiz çiftlik kebabı, kuru yemiş (karışık).

AYLARA GÖRE PİŞİRİLEBİLECEK YEMEKLERİN LİSTESİ


Evlerde, her sabahın en önemli sorunu, o gün ne yemek yapılacağıdır. Hanımlar beylerine, aşçılar hanımlarına «bu gün ne pişireceğiz?» diye sorarlar ve çoğu kez düşünüp birşey bulamazlar. Hanımlarımızı bu güçlükten kurtarmak için, mevsimine göre her ay için bir yemek listesi yaptım. Bu listeden istedikleri yemeği seçip, sıkıntıdan kurtulurlar.

OCAK
Tarhana çorbası
Zeytinyağlı pırasa
Un çorbası
Fasulye pilâkisi
Mercimek çorbası
Pirinç pilâvı
Şehriye çorbası
Peynirli makarna
İşkembe çorbası
Arpaşehriye pilâvı
Pirinç çorbası
Kıymalı makarna
Pirzola Yufka pilâvı
Kızartma
Kuskus pilâvı
Kadınbudu
İrmik helvası
Kuru köfte
Un helvası
Tavuk kızartması
Baklava
Yağda köfte
Pandispanya tatlısı
Lahana bastısı
Tulumba tatlısı
Etli kuru bamya
Revani

ŞUBAT
İrmik çorbası
Düğün çorbası
Yoğurtlu buğday çorbası
Tapyoka çorbası
Lahana çorbası
Ciğer çorbası
Haşlama Izgara köfte
Zeytinyağlı fasulye (konserve)
Acem pilâvı
Yassı kadayıf
Yoğurtlu mantı
Keşkek
Süzme pilâv
Fırın makarna
Uskumru ızgarası
Soğanlı yahni
Lüfer ızgarası
Tavuk yahnisi
Etli lahana dolması
Etli salamura yaprak dolması
Yalancı salamura yaprak dolması
Şalgam
Şehriyeli pilâv
Ekmek kadayıfı
Tel kadayıf
Kadın göbeği
Sütlâç
Mahallebi


MART
Tarhana çorbası
Balık çorbası
Un çorbası
Sebze çorbası
Şehriye çorbası
Tereyağlı pirinç çorbası
İşkembe yahnisi
Ekşili köfte
Taskebabı
Biftek
Kıymalı yumurta
Etli patates
Zeytinyağlı yerelması
Zeytinyağlı nohut
Kıymalı ıspanak
Pırasa bastısı
Şalgam bastısı
Fasulye pilâkisi
Sigara böreği
Mercimekli bulgur pilâvı
Nohutlu pirinç pilavı
Su böreği
Peynirli makarna
Saray lokması
Elma kompostosu
Sütlü irmik helvası
Kuru kayısı kompostosu
Portakal kompostosu
Un helvası

NİSAN
Terbiyeli şehriye çorbası
Mercimek çorbası
İşkembe çorbası
İrmik çorbası
Sebze çorbası
Yumurtalı etsuyu
Patatesli kızartma
Etli kuru fasulye
Kuru fasulye
Zeytinyağlı bakla
Peynirli makarna
Mercimekli pirinç pilâvı
Yufka pilâvı
Kuskus pilâvı
Tavuk göğsü
Kimyonlu köfte
Pirzola
Koyun haşlaması
Düğün yahnisi
Pırasa kızartması
Zeytinyağlı ıspanak
Şalgam bastısı
Arpa şehriyesi pilâvı
Acem pilâvı
Pandispanya tatlısı
Balkabağı tatlısı
Tel kadayıf
Yassı kadayıf
Kuru erik kompostosu
Sütlâç

MAYIS
Soğanlı yahni
Kuzu kapaması
Patatesli kuzu kızartma
Kuzu pirzolası
Kuzu göğsü
Kaz palazı kızartması
Fasulye pilakisi
Etli taze yaprak dolması
Etli kuru bamya
Yumurtalı ıspanak
Zeytinyağlı bakla
Kıymalı ebegümeci
Tepsi böreği
Puf böreği
Acem pilâvı
Yoğurtlu mantı
Pirinç lâpası
Kalkanbalığı tavası
Torik tavası (sarımsaklı, sirkeli)
Ateşbalığı tavası
İstavrit tavası
Sütlâç
Lalanga
Kayısı kompostosu
Pirinçunu baklavası

HAZİRAN
Yağda yumurta
Peynirli omlet
Kuzu başı kızartması
Kuzu ciğeri yahnisi
Kuzu dolması
Ördek palazı kızartması
Etli semizotu
Taze yaprak yalancı dolması
Taze bakla bastısı
Zeytinyağlı enginar
Kabak dolması
Kabak kızartması
Suböreği
Kuzu pilâvı
Şehriyeli pilâv
Taze peynirli börek
Yumurtalı makarna
Yoğurtlu makarna
Mayonezli torik
Kefal pilakisi
Palamut fırını (taze domatesli)
Lüfer ızgarası
Pisi balığı tavası
Kılıçbalığı kebabı
Pandispanya tatlısı
Taze erik kompostosu
Çilek
Vişneli ekmek
Sütlü pelte
Nişasta helvası

TEMMUZ
Piliç kızartması
Piliç söğüşü
Kuzu söğüşü
Domatesli ızgara köftesi
Dana haşlaması
Salçalı sığır dili
Taze yaprak yalancı dolması
Zeytinyağlı bakla içi
Bezelye
Muska böreği
İstavrit tavası
Mayonezli kefal
Kıymalı pilâv
Domatesli pilâv
Özbek pilâvı
Etli taze bamya
Enginar dolması
Zeytinyağlı ayşekadın
Kabak imambayıldı
Etli ebegümeci
Etli domates dolması
Kıymalı buğday lapası
Vanilyalı sütlâç
Ekmek tatlısı
Taze kayısı kompostosu
Höşmerim
Zerde

AĞUSTOS
Patlıcan kebabı
Kavurmalı beğendi
Kuzu kaburga dolması
Kuzu şiş kebabı
Kuzu baş söğüşü
Kuzu haşlaması
Patlıcan bastısı
Patlıcan kızartması
Kabak dolması
Enginar bastısı
Zeytinyağlı fasulye
Bakla püresi
Kıymalı enginar ezmesi
Etli taze çalı fasulye
Etli taze bamya
Etli taze yaprak dolması
Torik tavası
Palamut ızgarası
Sebzeli fasulye pilâkisi
Tereyağlı pilâv
Süzme pilâv
Patlıcan pilâvı
Yumurtalı makarna
Taze erik kompostosu
Taze kayısı kompostosu
Vişne kompostosu
Sütlü mahallebi
Taze peynir tatlısı
Vişneli pelte

EYLÜL
Piliç kızartma
Taze peynirli sigara böreği
Piliç haşlaması
Kuzu pirzolası
Koyun söğüşü
Kimyonlu köfte
Domatesli ızgara köftesi
Patlıcan bastısı
Semizotu bastısı
Bakla içli enginar
Peynirli mücver
Kabak oturtması
Zeytinyağlı çalı fasulye
Vişneli pelte
Çilekli pelte
Zeytinyağlı ayşekadın
Etli bamya
Türlü
Kıymalı puf böreği
Acem pilâvı
Patlıcanlı pilâv
Domatesli pilâv
Yumurtalı makarna
Yoğurtlu tatar böreği
Makarna (ala milanez)
Mercimekli pirinç pilâvı
Vişneli ekmek
Çilek reçeli
Şeftali kompostosu
Ayva kompostosu

EKİM
Terbiyeli paça
Torik fırında
Dana kızartması
Palamut tavası
Tavuk söğüşü
Ateşbalığı ızgarası
Domatesli pirzola
Patlıcan kebabı
Peynirli makarna
Omlet sufle
Salçalı pilâv
Kıymalı yumurta
Patlıcanlı pilâv
İmambayıldı
Yufka pilâvı
Patlıcan kızartması
Vanilyalı krem
Patlıcan yalancı dolması
Taze kayısı bastısı
Etli enginar
Sütlü elmasiye
Patatesli kuşkonmaz
Tavuk söğüşü
Terbiyeli kereviz
Elma kompostosu
Kabak dolması
Armut kompostosu

KASIM
Salçalı yahni
Kuzu fırın
Kuzu yüreği ızgara
Kotlet pane
Dana kızartması
Salçalı sığır dili
Biber yalancı dolması
Türlü güveç
Asmakabağı dolması
Etli yaprak dolması
Domates dolması
Patlıcan çöp kebabı
Patlıcan bastısı
Patlıcan karnıyarık
Patlıcan tavası
Etli kereviz
Etli taze fasulye
Palamut ızgarası
Domatesli makarna
Salçalı makarna
Yumurtalı makarna
Şehriyeli pilâv
Kuzu pilâvı
Tepsi böreği
Mürdümeriği kompostosu
Cevizli güllâç
Çikolatalı krema
Baba tatlısı
Erikli pasta

ARALIK
Patates püreli köfte
Salçalı sığır kızartması
Salçalı börek yahnisi
Hindi kızartması
Kıymalı bamya
Mantar kızartması
Yumurtalı ıspanak
Patlıcan oturtması
Patlıcan silkmesi
Patlıcan ekşili
Domates dolması
Uskumru ızgara
Uskumru tava
Uskumru dolması
Biftek (alangle)
Dana yüreği sote
Hindi söğüşü
Tatar böreği
Kıymalı makarna
Salçalı pilâv
Hamsili pilâv
Elmalı pasta
Armutlu pasta
Meyvalı elmasiye
Revani
Sütlü pelte
Yassı kadayıf
Dilberdudağı

Bademli Pilavlı Patlıcanlı Köfte


Begüm Serap Akdemir

Köfte için:
Kıyma
Patlıcan
Kuru soğan
Sarımsak
Galeta unu
Yumurta
Tarçın
Yenibahar
Karabiber
Tuz
Kişniş
Pilav için:
2 su bardağı pirinç
100 gr. iç badem (kabukları soyulmuş)
1 adet kuru soğan
½ demet dereotu
2 su bardağı su
1,5 tatlı kaşığı yenibahar
1 tatlı kaşığı tarçın
Tuz
Karabiber
Köftelerin kızartılması için:
Galeta unu
Sıvı yağ ya da tereyağı

Kıyma, közlenmiş ve küçük küçük doğranmış patlıcan, küçük küçük doğranmış soğan, iyice ezilmiş sarımsak, galeta unu, yumurta, tarçın, yenibahar, karabiber, tuz ve kişniş bir kaba alınır, iyice karıştırılıp yoğurulur. Bu harçtan küçük küçük parçalar alınıp el içinde yuvarlanarak köfte yapılır. Bu köfteler galeta ununa bulanır ve kızdırılmış sıvı yağda kızartılır. Kızartılan köfteler kağıt havlu üzerine alınarak fazla yağın gitmesi sağlanır. Ayrı bir kapta kabukları soyulmuş olan bademler pembeleşinceye kadar yağda kavrulurlar. Bademlere yıkanmış ve süzülmüş pirinç eklenir. Pirinç tane tane olana kadar kavrulur. Küçük küçük doğranmış soğan eklenir ve karıştırılarak kavrulur. Yenibahar tarçın ve tuz eklenir. Üzerine sıcak su konulur, ağzı kapatılarak pişirilir. Altı kapanmadan hemen önce ince ince kıyılmış dereotu ilave edilir. Pilav demlendikten sonra pilav ve köfteler bir servis tabağına alınarak birlikte servis edilir.


Beykoz Kebabı


Malzeme:
1 kg kuşbaşı kuzu eti
100 gr Teremyağ
2 çorba kaşığı Bizim Ayçiçek Yağı
2 adet soğan
2 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı salça
5 adet domates
5 adet iri kemer patlıcan
3 adet sivri biber
8 adet kültür mantarı
Tuz, karabiber
2 adet kesme şeker
4 dal taze kekik
4 dal taze biberiye
1 su bardağı Bizim Pilavlık Pirinç
1 tablet Bizim Mutfak Et Bulyon
su
Tuz

Soğanlar, 3 adet domates ve sarımsakları soyup zar şeklinde doğrayın. Teremyağ'ın yarısını orta boy bir tencerede eritip soğan ve sarımsakları kavurun. Etleri ilave ederek birkaç dakika daha kavurun. Doğranmış domatesler ile salçayı ekleyin. Tencerenin kapağını kapatıp orta ateşte arada bir karıştırarak etler yumuşayıncaya kadar pişirin. Pirinç pilavı için pirinci sıcak suda bekletin. Bol suyla yıkayıp süzün. Kalan Teremyağ'ı eritip pirinci kavurun. 1,5 su bardağı sıcak suda eritilmiş et bulyonu ilave edin. Bir taşım kaynatıp ateşi kısın, pirinçler suyunu çekene dek pişirin. Ocaktan alın, demlenmeye bırakın. Patlıcanları uzunlamasına 6 eşit parçaya kestikten sonra tuzlayarak 15 dakika bekletin. Daha sonra bol suda yıkayın. Bir tavaya biraz sıvıyağ alıp kızdırın. Patlıcanların her iki tarafını kızartıp soğumaya bırakın. Soğuyan patlıcanları küçük bir kasenin içerisine yıldız şeklinde yerleştirin. Pişirmiş olduğunuz etli karışımı patlıcanların ortasına yerleştirip patlıcanların karşılıklı kenarlarını üst üste getirerek üzerini kapatın. Kapattığınız bölüm alta gelecek şekilde bir fırın tepsisine dizin. Üzerine dilimlenmiş kalan 2 adet domates, sivri biber ve bütün olarak mantarı yerleştirerek sabit durması için kürdanla tutturun. Etten kalan sosu tepsiye ilave ederek önceden ısıtılmış 180 derece fırında 15 dakika pişirin. Servis tabağına pirinç pilavını alıp üzerine Beykoz kebabını yerleştirin. Üzerine sosundan gezdirerek dökün. Sıcak servis yapın.

Bölgelere Göre Yöresel Yemekler


Yasemin Ertaş - Makbule Gezmen Karadağ

Ülkemizde bölgelere göre besin tüketim durumu incelendiğinde 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) kesin rapor sonuçları henüz açıklanmadığından bu konudaki en son veriler 1994 yılı Hane Halkı Tüketim Harcamaları ve Gelir Dağılımı Araştırması’na dayanılarak yapılan çalışmalardan elde edilmektedir. Buna göre;
En yüksek meyve tüketimi Ege bölgesinde,
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğurt tüketimi süt tüketiminden daha fazla,
En yüksek balık tüketimi Karadeniz bölgesinde,
En düşük balık tüketimi Güneydoğu Anadolu bölgesinde,
Kümes hayvanı tüketimi sadece Ege Bölgesinde koyun ve kuzu eti tüketiminden fazla,
İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde kümes hayvanı tüketimi ve balık tüketimi yüzdeleri eşit,
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde sıcak içecekler (özellikle çay) kola tüketiminden daha fazla,
En yüksek kola tüketimi Akdeniz bölgesinde,
Bütün bölgelerde meyve suyu tüketimi sıcak içecek tüketiminin daha aşağısında bulunmuştur.
Türkiye genelinde, tahıl ve tahıl ürünlerinin tüketimi ilk sırada yer alırken ikinci sırada sebze tüketimi gelmektedir. Tahıl gurubundan buğday, genellikle ekmek, makarna ve bulgur seklinde, mısır Karadeniz bölgesinde tüketilmektedir. Et ve et ürünlerinin tüketim yüzdesi diğer besin gruplarının tüketimleri içerisinde yalnızca %3’dür. Mercimek, nohut ve kuru fasulye en fazla tüketim alışkanlığı olan kurubaklagil ürünleridir. Süt ürünlerinden ise yoğurt ve peynir en fazla tercih edilen ürünlerdir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı bölgelerinde zeytinyağı tüketim alışkanlığı yaygındır.

A. Akdeniz Bölgesi
Geleneksel Akdeniz beslenme sistemi, çok genel hatlarıyla tahıl (özellikle buğday), zeytinyağı, sebze-meyve, su ürünleri, süt türevleri, baharat ve şaraba dayandırılmaktadır. Akdeniz beslenme sisteminde birinci sırayı alan tahılın, özellikle buğdayın tarihin ilk dönemlerinden itibaren Akdeniz’de yetiştiği söylenmektedir. Bulgur, kuskus, yarma, firik gibi buğday ürünlerinin kullanımı özellikle Akdeniz ve Güney’de yaygındır. Akdeniz bölgesinde tahıllarla yapılan yemekler; çorbalar (analıkızlı, ekşili çorba, yüksük çorbası), dolmalar (patlıcan, yeşil- kırmızı biber, kabak veya asma yaprağı dolması), börek ve çörekler (su böreği, sıkma, saç böreği), köfte ve pilavlar (sarımsaklı köfte, mercimek köfte, ekşili köfte) olarak sınıflandırılabilir (16).
Zeytin ve zeytinyağı geleneksel Akdeniz beslenme biçiminin ikinci önemli yönünü oluşturur. Özellikle Hatay’da zeytinyağının geleneksel üretimi hala sürdürülmektedir. “Su zeyti” adı verilen bu yöntemle üretilen zeytinyağı ev halkının gereksinimini karşılamaya yöneliktir.
Akdeniz beslenme sisteminin diğer bir karakteristik yönünü deniz ürünleri oluşturur; ancak Akdeniz deniz ürünleri yönünden verimliliği düşük bir denizdir ve Doğu’ya doğru gidildikçe balık avı alanlarının da azaldığı görülür. Bu nedenle, Akdeniz mutfağı et yemekleri yönünden incelendiğinde, kebapların ve pidelerin egemen olduğu gözlenmiştir. Et, bulgur, pirinç gibi çeşitli tahıllarla ya da sebzelerle karışım halinde tüketilir. Simit kebabı, içli köfte, elbasan tava, tas kebabı, patlıcan kebabı, orman kebabı, dolmalar, etli sebze yemekleri bunlara örnektir.
Akdeniz iklimiyle yetişen turunçgillerin dışında, anavatanının Akdeniz olduğu belirtilen beyaz ve kırmızı pancar, pazı, bamya; Hindistan kaynaklı patlıcan ve salatalık Akdeniz’de tüketilen sebzelerden birkaçını oluşturur. Akdeniz bölgesindeki sebzelerin çoğu, kıymalı, kuşbaşı etli, soğanlı olarak su ile pişirildiği görülmektedir. Sebze yemeklerini sınıflandıracak olursak; etli sebze yemekleri (patlıcan karnıyarık ya da musakka vb.), kızartmalar ve diğer sebze yemekleri ile (patlıcan, kabak, biber kızartması vb. ) zeytinyağlı sebze yemekleridir.
1. Adana Mutfağı: Adana mutfağına hamur işleri, etli ve sebzeli yemekler hakimdir. Adana mutfağında maydanoz, nane, kırmızıbiber, kırmızı pul biber, sumak, karabiber, kimyon, süs biberi, kekik, nar ekşisi soğan, sarımsak vb. gibi tat vericilerin oldukça kullanılmaktadır. Ana yiyecek maddeleri ekmek, yufka, hamur işleri ile zengin kebap ve sebze çeşitleridir. Salça olarak evde yapılan biber salçası tercih edilir, kuyruk ve iç yağı yemeklerde kullanılır. Son zamanlarda koyun eti ile birlikte dana etinin kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Adana mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bulgurlu Çorba: Taze sağılmış sütün bulgurla kaynatılması ve üzerine naneli tereyağı eklenmesiyle yapılmaktadır.
Adana Kebabı: Adana kebabı makine kıymasıyla değil, pala benzeri bir araç olan zırhla doğranmış kuzu etinden yapılmaktadır. Kuyruk yağı, tuz ve pul biber ile yoğurulan kıyma şişe dizilerek kömür ateşinde pişirilmektedir. Adana kebabına soğan eklenmemektedir.
Şalgam Suyu: İalgamın çorbası ve dolması dışında en çok turşusu yapılır ve özellikle suyu kebapların yanında tüketilmektedir.
2. Isparta Mutfağı: Isparta’da çorbalar pişirildikten sonra üzerine kızdırılmış tereyağı, nane ve kırmızı biber dökülür. Bulgur çorbası, ıspanak çorbası, miyana, oğmaç, sakalı sarkan çorbası, topalak çorbası gibi çorbalar sıklıkla pişirilmektedir. Et yemekleri sebze, yoğurt, pirinç ve bulgurla beraber yapılmaktadır. Yörede yetişen bütün sebzelerin yemekleri etli ve etsiz olmak üzere iki şekilde pişirilir. Ispanak, kabak ve bakla gibi sebzelerin yoğurtla yapılan yemeklerine borani adı verilir. Yazın kurutulup kışın yenen bakla, bamya, kabak, fasulye, patlıcan, biber önce sıcak suda haşlanır, bir süre soğuk suda bekletildikten sonra kullanılır. Yörede su kaynaklarının ve gölün olmasından dolayı balık yemekleri de yapılır. Eğirdir gölünden dişli, sıraz, sazan gibi balıklar avlanmaktadır. Balıklar genellikle yağda kızartılarak yenmektedir. Balık dolması ve balık yahnisi yöreye özgü balık yemeklerindendir. Yörede madımak, semiz, ebe gümeci, ibrahim, tavuk kursağı, ümmü, sirken, ısırgan, kuzukulağı, toklu başı, pancarlık, labada gibi yöresel adlarla bilinen otlar kırlardan toplanarak yağ, soğan ve kıymayla pişirilir. Bölgeye özgü bazı hamur tatlıları, samsa, tosmankara, mafiş, süt tatlıları ise zerde, höşmerimdir. Bunlardan başka haşhaş helvası, karga beyni ve derdimi alan gibi tatlılar da yapılmaktadır. Isparta mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Keşkek: Dibeklerde kepeği soyulmuş buğday az su ile kazanlarda haşlanır. İçerisine kurumuş kaburga etleri konur, yumuşayınca et kemiklerinden sıyrılır ve buğdayla dövülerek karıştırılır. Üzerine tereyağı ve salça eklenir.
Samsa: Yumurta, un, su, tuz ile hamur yoğrulup yufka gibi ince açılır. 10 cm genişliğinde şeritler halinde kesilir. Bir köşesine ezilmiş ceviz, tarçın ve toz şeker veya pekmez konur. Sonra küçük kareler halinde katlanır ve ağzı bastırılarak pişirilir. 15-20 dk kadar bir çarşaf üzerinde nem gidinceye kadar bekletilir ve şişe dizilerek yağda kızartılır. Üzerine şerbeti dökülür.

B. Karadeniz Bölgesi
Karadeniz halkının büyük bir kısmı gelirini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye mısır üretiminin %45’i, fındık üretiminin %80’inden fazlası, çay üretiminin %65’i Karadeniz bölgesinden sağlanmaktadır. Pirinç, fasulye, ayçiçeği, soğan, patates, elma, tütün diğer en önemli ürünleridir. Karadeniz bölgesinin en önemli hayvansal gelir kaynağını balıkçılık oluşturmasına rağmen iç bölgelerde balık tüketimi sınırlıdır. Hatta sahilden yalnızca 20- 30 kilometre içeride bulunan ilçelerin köylerinde bile deniz balıkları nadiren tüketilmektedir. Karadeniz bölgesinde balık başta olmak üzere mısır, mısır unundan yapılan yiyecekler, kara lahana, taze ve kuru fasulye, patates ve pirinç en çok tüketilen yiyeceklerdir. Çorbalar kıyı ve iç bölgelerde farklılık göstermektedir. Kıyılarda balık, kara lahana ve yöre otlarıyla yapılan çorbalar; iç bölge şehirlerinde tarhana türleri daha yaygındır. Et ve kümes hayvanları klasik mutfak ile aynı özellikleri taşımakta, kümes hayvanları bölgenin batı bölümünde böreklerde de kullanılmasıyla farklılık göstermektedir. Deniz ürünlerinden hamsi başta olmak üzere balık, çorbadan pilavlara, böreklere kadar çok çeşitli yemeklerin yapımında kullanılmaktadır. Yıl boyunca tüketilen gelenekselleşmiş hamsi yemeklerine hamsili içli tava, hamsili pide, hamsili pilav, hamsili börek, hamsi köftesi, hamsi buğulama, hamsi tava, hamsi çorbası ve hamsi kuşu örnek olarak verilebilir. Bakla kıyılarak sarma ve dolma içi olarak kullanılmaktadır. Karadeniz’e özgü pirinçli bir sebze yemeği olan dibleler, her tür sebze ve otla yapılmaktadır. Sebzeler mıhlama ve ezme olarak da değerlendirilmektedir. Yenebilen yabani otlar ve mantar türleri çorbadan böreğe her yerde kullanılmaktadır. Zılbıt kavurması ve sakarca kayganası bu yemeklere örnektir. Bolu’da paşa pilavı olarak adlandırılan patates salatası tüm bölgenin salatasıdır. Tatlılar incelendiğinde; Rize’nin ünlü laz böreği ile birlikte baklava ve helva türlerine rastlanmaktadır. Bölgede sütün son derece lezzetli olması sütlü tatlılara ayrı bir özellik katmaktadır. Mısır ekmeği fırında, tavada, pilekide yapılan türleriyle oldukça fazla kullanılmaktadır. Muhlama ve kuymak ise yörenin çok ünlü iki yiyeceği olup, doğuda daha fazla olmak kaydıyla tüm bölgede yapılmaktadır. Karadeniz mutfağına ait özellikler genel hatlarıyla özetlendiği gibidir. Bu bölgeye ait bir ilimiz olan Rize’nin mutfağını örnek olarak verecek olursak; birçok bölgede birinci yemek olarak tüketilen çorbaların Rize’de pek fazla bilinmediği görülür. Sofraya önden sıcak olarak getirilen yemekler genellikle turşu kavurması ve muhlama gibi yemeklerdir. Bazı çorba benzeri manca adı verilen sulu yemekler ise genellikle bu tava yemeklerinden sonra tüketilmektedirler. Yöreye özgü hamsili yiyeceklerin başında hamsili ekmek, hamsili pilav, hamsi çığırtası, hamsi köftesi ve kiremitte hamsi gelmektedir. Rize mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Muhlama: Yuvarlak, yassı, yağsız, tuzlu ve sert Rize peyniri küçük parçalar halinde doğranarak suya konur. Mısır unu tereyağında kavrularak su katılıp pişirilir. Kaynamaya yakın peynirler eklenerek muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırılır.
Hamsikoli (Hamsili Ekmek): Kılçıkları ayrılan hamsilerin pazı, taze soğan, kuru soğan, pırasa yaprağı, mısır unu, iç yağı, tereyağı ve nane ile plekide pişirilmesi ile yapılır. Hamura su yerine kaymak süt ve yumurta katılırsa daha lezzetli olduğu söylenmektedir.
Pepeçura: Siyah üzümlerin şırası alınarak kaynatılır ve üzerine mısır unu ve gerekirse şeker eklenerek soğuk servis edilir.

C. Ege Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler seçilen birkaç ilimizin mutfakları irdelenerek verilmiştir. İllerin seçiminde bulundukları bölümler göz önüne alınmıştır. Ege bölümünden İzmir ili örneği, İç Batı Anadolu bölümünden Kütahya ve Afyonkarahisar illeri örnek olarak seçilmiştir.
1. İzmir mutfağı: Zeytinyağlı yemeklerin ve salataların ön plana çıktığı İzmir mutfağında arapsaçı, hindiba, labada, kümülez, radika, dalgan, sarmaşık, keme dikeni, şevketi bostan, turpotu, ebegümeci, hardalotu, roka, tere ve çibes gibi otlar yemeği yapılan veya yemeğe lezzet katmak için eklenen yiyecekler arasındadır. İzmir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Dalyan Böreği: Taze soğan, taze sarımsak, ısırgan otu incecik doğranır, lor peyniri, yumurta sarısı ve süt ile karıştırılır. Yufkanın içine serpilerek rulo şeklinde sarılır. Üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına verilir.
İzmir Köfte: Et iyice dövüldükten sonra soğan suyu, tuz, karabiber, ekmek içi, yumurta ve çeşitli baharatlar ile yoğrulup küçük parçalar halinde yağda kızartılır. Üzerine domates konularak pişirilir (20).
2. Kütahya Mutfağı: Kütahya’da tarımda tahılların yaygın olmasından ötürü hamur işleri ve bulgur işleri, hayvancılığın ön planda olmasından dolayı da et ürünleri dolayısıyla etli yemek türleri yaygındır. Küp eti, güveç, yahni, kavurma ve köfteler, labada, lahana, yaprak sarmaları, domates, biber, patates, patlıcan dolmaları yurdun diğer köşelerindeki gibi etli yemekleri oluşturur. Kütahya’da çorbaların özel bir yeri vardır. Kızılcık tarhanası, miyane çorbası, oğmaç, teke ve sıkıcık çorbaları ile tutmaç çorbası hem kışın hem de oruç ayı ramazanda sofralara ilk gelen yiyeceklerdendir. Ev makarnası denen erişte, bulgur ve tarhana yörede en çok tüketilen yiyecekler arasındadır. Yazdan biber, fasulye, patlıcan gibi sebzelerin kurutulması geleneği hala sürmektedir. Yerli halk sebze kurutması yanında salça, erişte, bulgur, nişasta, tarhana, turşu gibi genel tüketim maddelerini evde kendileri hazırlamaktadır. Haşhaşlı, şibit denen saç pidesi beslenmedeki değişime karşın hala yaygın olarak yapılmaktadır. Kütahya’da böreklerde oldukça çeşitlilik görülmektedir. Haşhaşlı ekmek, gökçemen hamursuzu, parmak pide, gözleme, tereyağlı şibit, su böreği, mantı çeşitleri, cimcik, hamur işlerinin en sevilenleridir. Günlük yiyecekler arasında tarhana ve bulgur önemli bir yer tutar. Ayrıca kızılcık tarhanası yapılmaktadır. Kütahya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kızılcık Tarhanası: Ergin kızılcıklar haşlama suyuna sıvı yağ ve tuz konularak haşlanır. Un teknelere dökülür. Kızılcık eriyince teknelere dökülür. Kızılcıklar ve un katılaşıncaya kadar karıştırılırarak yoğrulur. Sonra beyaz bir bez üzerine ufak parçalar halinde serilerek terasta, güneşte kurutulmaya bırakılır. Sonra kalburdan geçirilir, tekrardan güneşte kurutulur. Diğer tarhana gibi bekletilmez.
3. Afyonkarahisar Mutfağı: Tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu ilde bu durum çeşit olarak yöresel yemeklere de yansımaktadır. Afyon yöresi yemekleri incelendiğinde; et yemekleri, hamur işleri ve sebze yemeklerinin yaygın olarak yapıldığı görülmektedir. Bölgeye özgü bazı ürünlerin (örneğin haşhaş) yöre yemeklerinde yoğun olarak kullanılması çeşit zenginliğinin oluşmasında etkilidir. Afyon mutfağının genel özellikleri şu şekilde sıralanabilir: Haşhaş ve haşhaş yağı (özellikle hamur işlerinde) yaygın olarak kullanılır. Yöresel yemeklerde et kullanımı yaygındır. Afyon mutfağında et yemekleri kendi yağı ile pişirilir. Ayrıca yağ ilavesi yapılmaz. Yörede buğdaydan elde edilen göce, düğü (ince çekilmiş bulgur) ve nohut yemeklerde en çok kullanılan yiyeceklerdir. Örneğin nohut bütün musakkalara katılır. Yemeklerde iç ya da böbrek yağından sızdırılarak yapılan “don yağı” kullanılır. Hamur işleri Afyon mutfağında önemli yere sahiptir. Çoğunlukla haşhaş ilavesi ile hazırlanan hamur işlerinde, başta mercimek olmak üzere peynir, patates ve kıyma iç malzemesi olarak kullanılır. Afyon mutfağında birçok sebzenin yemeği yapılmaktadır. Patlıcan, kabak, pırasa ve maydanoz musakkası yapılan sebzelerdir. Patlıcan önemli bir yere sahiptir ve 20’den fazla çeşitte yemeği yapılmaktadır. Bunlardan patlıcan böreği Afyon’a özgü bir yemektir. Kaymak, Afyon’a özgü bir üründür ve Afyon mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alır. Kaymak, bal ve reçel ile kahvaltılık olarak tüketildiği gibi meyvelerden yapılan tatlılar ile birlikte ekmek kadayıfında da kullanılır. Afyon’da sade pilav pek yapılmaz. Pilavlar domates, havuç, patlıcan gibi sebzelerle veya mercimek, nohut gibi kuru baklagillerle birlikte pişirilir.

D. İç Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler bölgenin Yukarı Kızılırmak bölümünden Sivas ili örneği, Yukarı Sakarya bölümünden Eskişehir ili örneği ve Konya bölümünden Konya ili örneği verilerek incelenmiştir.
1. Sivas Mutfağı: Sivas’da bilinen çorbalar içerisinde kışın en çok peskütan çorbası, bahar ve yaz aylarında ise pancar çorbası tüketilmektedir. Bu çorbalar dışında keş, toyga, kesme, urumeli (tarhana), katıklı çorba gibi daha birçok çorba çeşidi bulunmaktadır. Koyun etine dayanan Türk mutfağının bu özelliğini Sivas mutfağında da görmek mümkündür. Sığır ve dana etleri daha çok sucuk ve pastırma yapımında kullanılmaktadır. Sivas’da etle yapılan yemekler; sebzeli et, Sivas tavası, soğanlı et, pehli, çirli et ve söğüş gibi yemeklerdir. Yurdumuzun hemen her tarafında yetişebilen yaz ve kış mevsimlerine ait sebzelerle, baharda başta madımak olmak üzere kendiliğinden yetişen evelik, ebegümeci, ısırgan, gelin parmağı gibi otlarla yapılan yemekler Sivas’ın sebze yemeklerini oluşturmaktadır. Sivas mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Peskütan Çorbası: Yeterli peskütan su ile karıştırılıp ayran kıvamına getirildikten sonra yarma, yeşil mercimek ve kemikli kıyma atılıp tuzu ile pişirilir. Üzerine yağ, soğan ve nane karışımı eklenir.
2. Eskişehir Mutfağı: Eskişehir mutfağında beslenmenin temelini buğdaydan elde edilen ürünler oluşturmaktadır. Ebegümeci, kuzukulağı, madımak gibi yöresel sebzeler ise zeytinyağı ile pişirildiği gibi etli yemeklere lezzet verilmesi için de kullanılmaktadır. Hamur işleri açısından zengin bir yemek kültürüne sahip Eskişehir, çiğ börek, gözleme ve bükme ile ünlüdür. Eskişehir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çiğ Börek: Kıyma, soğan, domates, karabiber, yeşil biber, maydanoz ve tuz ile hazırlanan iç malzemesinin, el ile açılan küçük ve ince hamur parçalarına konulup kızartılmasıyla elde edilir.
Ekmek Uğması: Bayat ekmeğin küçük parçalar halinde soğan, margarin ve tereyağı ile kavrulduktan sonra üzerine süt ve yumurta ilave edilmesiyle hazırlanır.
3. Konya Mutfağı: Çok zengin bir beslenme kültürüne sahip Konya mutfağına genellikle kuzu ve koyun etinden yapılan yemekler ile hamur işleri hakimdir. Konya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Etli Ekmek: Orta yağlı kıyma, soğan, domates, biber ve maydanozdan oluşan karışım pide hamuru üzerine yayılarak fırına sürülür. Kıyma yerine ince kıyılmış et ile hazırlananına ise bıçak arası adı verilir.
Tirit: Kemikli koyun ve kuzu eti su ile kaynatılarak et suyu bayat ekmek veya pide parçalarının üzerine dökülür. Soğan ve kıyma karışımı ekmeklerin üzerine konarak sarımsaklı ya da sade yoğurt ile kızdırılmış tereyağı dökülerek servis edilir.

E. Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler ise, Gaziantep ve Şanlıurfa illerimizin mutfak kültürleri incelenerek verilmiştir.
1. Gaziantep Mutfağı: Gaziantep yemekleri çok ve çeşitlidir. Bunda, tarih ve coğrafyasının etkisi vardır. Bu kentin sofralarında, yurdun öbür yörelerinde yapılmakta olan kimi et, sebze, hamur yemeklerinden başka, ata yurdundan göçüp gelirken birlikte getirip korudukları yemeklerle, güney komşumuz Suriye’den geçmiş olanlar da yer almaktadır. Karakavurma, borani, sarıksak aşı, pişi, börek çorbası veya diğer adıyla tutmaç, birinciye; bulgur ve etle yapılan yemekler ile kimi tatlılar ikinciye örnektir. Gaziantep’te yemek türü çokluğunun bir nedeni de yapılış yöntemlerinin ve kullanılan gereçlerin çeşitli olmasındandır. Yemeklerinde hasbir adı verilen safran, tarhın denilen bir nane türü, yoğurt, kırmızıbiber, sarımsak önemli yer tutar. Ayrıca kimi meyvelerden, yerel sebze ve bitkilerden, yemek türleri ortaya çıkarılmıştır. Gaziantep’te 18 tür çorba saptanmıştır. Çorbalar pişirildikten sonra yüzlerine, yakılmış sade yağ ile nane, kırmızıbiber, karabiber, hasbir konur. Bunlar çorbanın türüne göre değişir. Bu çorbalar içine giren nesnelere göre mercimek, malhıta, maş, lebeniye, pirinç, un çorbaları, döğmeli alaca çorba, yoğurtlu döğme çorbası, öz çorbası, tarhana, tavuk, börek, bulgur, püsürük, uyduruk, muni, aşure, şehriye çorbaları şeklinde adlandırılır. Gaziantep’de yapılan sebze yemekleri yoğurtlu sebze yemekleri ve salçalı sebze yemekleri olarak ayrılmaktadır. Yoğurtlu sebze yemeklerinde ve yoğurdun girdiği çorbalarda, yoğurt içine bir iki yumurta kırıldıktan sonra kullanılır. Yoğurtlu sebze yemeklerinin eti haşlanmak suretiyle hazırlanır. Yoğurtla karıştırıldıktan sonra yanmış sadeyağla nane veya haspir de konulur. Bu tür yemeklerin başlıcaları patates, keme, kuru ve taze fasulye, bakla, soğan, sarımsak, tüylü acurun çekirdeksiz bölümü, çiğdem, badem çağlası gibi sebzelerle yapılırlar. Salçalı, etli sebze yemekleri “tava” genel adıyla anılır. Yapıldığı sebzeye göre, patates, keme, bakla, fasulye, sarımsak, çiğdem, kenger, bamya, lolaz, kabuğu sertleşmemiş ceviz, erik, domates tavaları gibi isim alır. Kabak ve patlıcanla yapılan salçalısına musakka denir. Bir de yarım tava, unutbeni, etli salçalı yemek arasındadır. Bu yemeklerde kuşbaşı da kıyma da kullanılır. Gaziantep’te bulgur ve pirincin yanında olgunlaşan buğdayların ateşte ütülmesiyle elde edilen ve “firik” denilen bir tür bulgurdan da pilav yapılır. Her üç maddeden yapılan pilavlar etin türüne ve içine konan başka yiyeceklere göre adlandırılırlar. Gaziantep’de baklava ve sarığıburması en çok yapılan iki şerbetli tatlılardır. Gaziantep mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çağla Aşı: Çağlaların çekirdekleri çıkartılıp 5 dk kaynatıldıktan sonra soğuk suya konarak birkaç saat bekletilir. Başka bir yerde kaynatılan parça etin üzerine nohut ve tuz eklendikten sonra çağlalar katılır. Yoğurt, yumurta ve zeytinyağı bir tarafta pişirilir ve yemeğe eklenir. Üzerine kızdırılmış yağ, karabiber ve haspir dökülür.
2. Şanlıurfa Mutfağı: Sebze kullanımının sınırlı olduğu kent mutfağında, yabancı yiyecekler olarak nitelenen domatese “frenk”, patlıcana ise “frenk balcanı” adı verilir. Urfa mutfağı yağ ve baharat kullanımı açısından Arap mutfağından etkilenmiştir. Urfa’nın ünlü çiğköftesi ve kebabı başta olmak üzere hemen hemen her yemekte kullanılan en değerli baharat isottur. Şanlıurfa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bostana: Domates, yeşil biber, isot, yeşil soğan, maydanoz, semizotu (pirpirim), taze nane ve nar pekmezi ile karıştırılarak hazırlanan bir salata çeşididir.
Şıllık: Sıra gecelerinde çiğ köfteden sonra ikram edilir. Un, ceviz içi, şeker ve yağ ile hazırlanıp sacda pişirilerek üzerine şerbet dökülen bir tür tatlıdır.

F. Doğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Erzurum-Kars bölümünden Erzurum ili örneği, Yukarı Murat-Van bölümünden Van ili örneği seçilerek verilmiştir.
1. Erzurum Mutfağı: Erzurum’un mutfak kültürünün şekillenmesinde İpek yolu üzerinde bulunmasının yanı sıra iklim koşulları da etkili olmuştur. Geleneksel mutfak kültüründe et, bakliyat, tahıl, hayvansal yağlar, kurutulmuş sebze ve meyveler önem kazanmıştır. Erzurum’da yaz kış tüm sebzeler etle pişirilmektedir. Koyun eti kuşbaşı ve kemikli et olarak, sığır eti ise kıyma olarak kullanılmaktadır. Son yirmi yılda tekrar önem kazanan çağ kebabı kuzu etinden yapılan bir tür et dönerdir. Erzurum’da da tüm bölge şehirlerinde olduğu gibi yemeklerde kullanılan taze sebze dışında kurutulmuş veya salamurası yapılmış sebze ve meyveler de kullanılmaktadır. Kurutulan sebzelerin başında taze fasulye gelmektedir. Yeşil fasulyenin dışında, evelik, kızılca, mananık, ebe gümeci, madımak (kuşekmeği) gibi yeşillikler de gölgede kurutularak saklanır. Erzurum mutfağında kahvaltıda mutlaka tandırda yapılan Erzurum ketesi ve Erzurum pastası denilen hamur işleri bulunur. Ketenin özelliği içerisine un kokusu gidinceye kadar tereyağı ile pembeleştirmeden kavrulan unun konulmasıdır. Erzurum’a özgü bir diğer hamur işi ise kadayıf dolmasıdır. Normal kadayıftan daha nemli hazırlanan kadayıfın içerisine dövülmüş ceviz konarak sarma gibi sarılan ve yumurtaya batırılıp kızartılan bu kadayıf türü eskiden yalnızca evlerde yapılırken şuan ticari olarak da yapılmaktadır.
2. Van Mutfağı: Başlıca geçim kaynağı hayvancılık olduğu için et ve süt ürünleriyle biçimlenen beslenme, 1970’lerden sonra karayolu bağlantısının sağlamlaştırılmasıyla sebze yönünden de zenginlik kazanmıştır. Ancak, Van kuru ve soğuk bir iklime sahip olduğu için evde hazırlanan peynir, keşkek, kavurma gibi yiyecekler kilerde, daha çok toprağa gömülerek; turp, lahana ve havuç gibi sebzeler ise daha çok kuyulama yöntemi ile serin ve karanlık yerlerde muhafaza edilmektedir. Van’da evin bir köşesini oluşturan tandır evinde lavaş ve taptapa denilen ev ekmekleri günümüzde de hala pişirilmektedir. Van’da özellikle Nisan ve Mayıs aylarında gölden çıkarılan balıklarla balık tüketimi artmaktadır. Van balığı ve inci kefali gibi balıklar genellikle bulgur, yoğurt ve salçayla yapılan ayran aşıyla birlikte tüketilmektedir. Doğu Anadolu’nun kimi yörelerinde de yapılan otlu peynir Van mutfağı ile anılmaktadır. Otlu peynir koyun sütü ve özel peynir mayası ile yörede yetişen otların karışımıyla yapılmaktadır. Bu otlar; yabanıl sarımsak (sırma), dağnanesi, Mustafa çiçeği (mendo), maydanoz, kekik, helis (çaşur), manda ve hotoz gibi taze otlardır. Van mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kavut: Taze kavrulmuş buğdayın çekilip öğütülerek tereyağında kavrulup bulamaç haline getirilmesiyle hazırlanır. İsteğe göre içine yumurta kırılabilir.
Çatçingir: Sengeser ve kelledos isimleriyle anılan türleri vardır. Sengeser’de kavurma soğanla su eklenerek yeniden kavrulur ve ayrı bir ateşte hazırlanan mercimek, kurutulmuş kaymak ve süzülmüş yoğurta eklenerek pişirilir. Kellodos’da ise kavurma bol soğanla kavrulur ve su eklenir. Parçalanmış lavaş ekmekleri ve ceviz üzerine dökülür.

G. Marmara Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Güney Marmara bölümünden Bursa ili örneği ve Ergene bölümünden Tekirdağ ili örneği seçilerek incelenmiştir.
1. Bursa Mutfağı: Yeşil Bursa olarak anılan yörede sebze ve meyve tarımı gelişmiş olsa da et ve etli yemekler ön plandadır. Bulgur, erişte, tarhana ve kuskus ise etin yanında garnitür olarak kullanılmaktadır. Bursa, İskender kebabı, birçok yörede pişirilen ancak yöresel bir yemek olan İnegöl köftesi ve kestane şekeri ile ünlüdür. Bursa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Gavata: Yeşil domatese benzeyen bir sebze olan gavata doğranıp haşlanır ve soğanla kavrulan koyun etine katılır.
İnegöl Köfte: İçine baharat, ekmek, maydanoz, yumurta katılmadan yalnızca kıyma ve kuru soğan ile yapılan köfte yoğurulduktan sonra buzdolabında dört gün bekletilerek pişirilmektedir.
2. Tekirdağ Mutfağı: Keşkek, kesme makarna, kuskus, tarhana gibi Anadolu’ya özgü yemeklerin yanı sıra; Trakya’nın tatlı türleri ve meyveler de beslenmeyi çeşitlendirmektedir. Karadeniz’de olduğu gibi mısır unu Trakya mutfağında da önemli bir yere sahiptir. Mısır unu ve lahana ile yapılan mısır unu dolması, pırasayla yapılan pireşe, ıspanakla yapılan zennig yöreye özgü yemeklerdendir. Tekirdağ’da, üzümden elde edilen şıranın içine irmik atılıp koyulaştırılarak üzerine dövülmüş karanfil serpilip şıra tarhanası elde edilmektedir. Tekirdağ mutfağına ait bazı yöresel yemekler; Tekirdağ Köftesi: Dana etinin kaburga kısmından yapılan kıymaya rendelenmiş kuru soğan, ekmek ve yumurta ilave edilerek hamur gibi yoğurulur. Üzerine baharat ve tuz eklenerek yuvarlak köfteler şeklinde yağlı tavada kızartılır.
Elbasan Tava: Et haşlanır ve üzerine yoğurt, yumurta, tuz ve karabiber sosu dökülerek fırına verilir.
Papaz Mancası: Közlenmiş patlıcan, yeşil biber ve domates ezilir ve üzerine zeytinyağı ile maydanoz eklenir.

Bulgurlu Pirinçli Etli Dolma


Bahar Gürsoy

1 su bardağı pilavlık pirinç
1 su bardağı iri pilaavlık bulgur
250 gr kıyma
1 adet rendelenmiş kuru soğan
2 diş rendelenmiş sarımsak
1 tatlı kaşığı domates ve biber salça
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı nar ekşisi
1 çay bardağı sıvı yağ
5 su bardağı su
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kuru nane
Karabiber
Pul biber
6 adet orta boy dolmalık biber ve domates
2 adet orta boy kabak ve patlıcan
1 adet küçük doğranmış şekilde domates (dolmaların üzerine kapak için)
1 tutam ince kıyım maydonoz ve dereotu
1 çay kaşığı tuz (suyu için)
1 tatlı kaşığı domates ve biber salçası (üzeri için 2 yemek kaşığı su ile eritin)

Derin bir kaba kıymayı ve tereyağını, nar ekşisini koyalım. Sonra kalan dolma içi malzemelerini katıp kaşıkla karıştırın. Diğer tarafta sebzeleri yıkayın. Patlıcanı, kabağı üçe bölün ve ortalarına oyun. Domatesin içini tatlı kaşığı ile çıkartın. Dolma biberlerin ortalarındaki tohumlarını çıkartın ve yıkayın. Hazırlanan iç malzemeyi içlerine doldurun. Domatesleri kapak olarak kapatın. Düz bir tencereye dizin, en üste domates dolmaları gelsin. Yanından suyunu ve salça ile karıştırıp üzerine güzelce dökün. Tuzunu serpin, yağı gezdirin. Porselen tabağı kapadıktan sonra tencerenin kapağını kapatın, çok kısık ateşte 1 saat pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

Not: Patlıcanlara tuz serpip yıkayın, yoksa kararır.


Burdur mutfak kültürü


Burdur mutfak kültüründe dağlık ormanlık alanlardan toplanan kekik, nane gibi hoş kokulu bitkilerle hazırlanan et yemekleri yaygın. Keçi etinden yapılan Burdur şiş kebabının ünü kent sınırlarını aşmış. Et, balık, sebze çeşitliliği yöre mutfağına zenginlik katıyor. Burdur'un yöresel yemeklerinden; testi kebabı, Burdur şiş, kabak helvası, ceviz ezmesi, ceviz helvası, Burdur muhallebisini sayabiliriz. Yörede özel günlerde ve davetlerde et suyundan pişirilmiş, pirinç çorbası, soğan kazan eti veya pirinç pilavı, sac kebabı, sac böreği, et böreği ve katmer yapılır. Kışlık yiyecek yapımı arasında; pekmez, salça, reçel, turşu, bulgur, tarhana, zeytin, salamura, pestil yer alır. Ayrıca, bamya, patlıcan, biber gibi sebzeler kurutularak iplere dizilir ve kışın yenir. Bu sebzelerden konserve de yapılır. Ayrıca makarna ve erişte kesme de yaygındır. Burdur ve çevresinde hamur işleri de mutfak kültüründe önemli bir yere sahip. Peynirli, patatesli, kıymalı ve karışık gözleme çeşitleri, tahinli, haşhaşlı, gömbe, katmer, pişi ve pideler yapılır. Bunlar daha çok kandil, bayram, doğum gibi özel günlerde hazırlanan yemek çeşitleri. Yörede sütten ve yoğurttan; peynir, çökelek, höşmerim, tereyağı, süzme yoğurt, yoğurtlu çorba, ıspanak türü sebzeler haşlanarak yoğurtlu yemekleri, patates veya makarna haşlanarak borana yapılıyor. Borana, süzme veya koyu yoğurt, tereyağı, biber, sarımsak, patates, haşlanmış yumurta ile yapılan bir yemek türü. Yörede çeşitli şifalı olduğuna inanılan ot, sebze ve meyveler hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Örneğin; ayva yaprağı iyice yıkanır, su ile kaynatılır. İçine şeker koymadan içilir. İnanışa göre öksürüğe iyi gelirmiş.

CİĞVE


MALZEMESİ:
3'er patlıcan, sivri biber ve yeşil domates
1 soğan
1 baş sarımsak
2 kaşık pirinç
1 demet fesleğen
sıvıyağ
tuz.

Patlıcanları alacalı soyup uzunlamasına ikiye bölün, biberleri temizleyin ve bunları 3 parmak genişliğinde doğrayın. Küp küp doğranmış soğanı, patlıcanları ve biberleri yağda yumuşayıncaya kadar sote edin. Üzerine dörde bölerek domatesleri, pirinci ve diş diş sarımsakları ilave edip kısık ateşte çevirerek pişirin. Gerekirse su ekleyin. Pirinçlerler pişince iri doğranmış fesleğeni yemeğe karıştırın.

Cive (görsel)


Türkçe altyazılıdır.


Büyük ekran seyretmek için tıklayın

Mütevazı Lezzetler mutfağından selamlar sevgiler
bu bölümümüzde yöresel bir tarif paylaşacağız
Antalya'ya özgü "zeytinyağlı patlıcan bastı"
yani; "Cive"
ama isterseniz önce malzemeleri öğrenelim
5 adet patlıcan (yaklaşık 1 kilo)
5 adet orta boy domates
5 adet sivri biber
2 adet orta boy kuru soğan
3 diş sarımsak
1 çay bardağı pirinç
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
2 tatlı kaşığı kuru nane
1 çay bardağı zeytinyağı
ve 1 tatlı kaşığı tuz
malzemelerden sonra patlıcanları soyarak başlayalım
herzaman olduğu gibi patlıcanı çubuklu şekilde soyuyoruz
neden böyle yapıyoruz?
çünkü patlıcan çok yumuşak bir sebze
bütün kabuklarını soyarsak hemen dağılır
bu yüzden bu yöntemi yıllardır kullanıyoruz
şimdi patlıcanları kuşbaşı büyüklüğünde doğruyoruz
ve hazırladığımız tuzlu suya atıyoruz
yaklaşık yarım saat acısının gitmesi için bekliyoruz
patlıcanın acısı çıkarken biz de diğer malzemeleri hazırlayarak devam edelim
öncelikle soğanı ince doğruyoruz
şimdi biberleri doğruyalım
biberleri herzamankinden biraz iri doğrayacağız
tohumlarını çıkarttık
tahta kirlenmeden sarımsakları da doğruyalım
kirlenmden derken; domatesleri de doğrayacağız, o yüzden
son olarak domatesleri doğruyoruz
domatesleri de alışık olduğumuzdan biraz daha iri doğramamız gerekiyor
çünkü yöresel şekli böyle
artık malzemelerimizi doğradıktan sonra...
ocağın yanına pişirmeye gidebiliriz
tencereyi ateşe yerleştirdik
zeytinyağını da bıraktık
şimdi soğanı ilave ediyoruz
soğanı çok fazla kavurmayacağız
şöyle yarım kavrulunca biberi ilave edeceğiz
soğan şeffaflaşmaya başladı
şimdi biberleri ilave ediyoruz
biberleri de çok fazla kavurmayacağız
artık patlıcanı da ilave edelim
şimdi biraz da tuz ekleyelim
ve karıştıralım
bu şekilde 15 dakika kapaklı olarak pişecek
sonra diğer malzemeleri ilave edeceğiz
patlıcanlarımız oldukça yumuşadı, şöyle bir karıştıralım
şimdi üzerine koyacağımız malzemelerden sonra...
alt-üst ederek karıştırmayacağız
onun için düzeltelim
biraz tuz da ilave edelim
sarımsak katıyoruz
yıkadığımız pirinci...
farkındaysanız su ilave etmiyoruz
domatesin suyuyla su ihtiyacımızı gideriyoruz
pul biber...
ve kuru nane...
bol miktarda
şimdi tencerenin kapağını kapatıyoruz
bir 15 dakika kadar pişiriyoruz
artık yemeğimiz pişti
şöyle alt-üst edecek kadar karıştırıyoruz
kapağını tekrar kapatıyoruz
ve ateşi de kapatıyoruz
soğuduktan sonra servise sunabiliriz
cive tam soğumadı ama, şöyle bir tabağa alalım
bana kalırsa; ertesi günü tüketilirse daha iyi
kenarına da maydanoz koyalım ve servise sunalım
Mütevazı Lezzetler mutfağında bu bölümümüzde...
Antalya'ya uzandık
güzel lezzetli bir sebze tarifi paylaştık
"Cive"
en kısa sürede deneyin ve bizleri hatırlayın
görüşmek üzere

Çörekotlu Pilav Üstü Tavuk


Elif Korkmazel

200 gram mantar
600 gram derili tavuk eti
1 çay bardağı zeytinyağı
3 çorba kaşığı çörek otu
2 su bardağı pirinç
2 soğan
1 havuç
4 diş sarımsak
3 kemer patlıcan
3 sivri biber
4 domates
2 çorba kaşığı tereyağı

Kuşbaşı doğranmış mantarları suyunu bırakıp çekene dek zeytinyağında pişirin. Tavuk etlerini derileriyle birlikte iri parçalar halinde kesip üzerine yerleştirin, kızartın. Daha sonra mantar ve etleri fırın kabına aktarın, çörek otu serpin ve bir saat pişirin. Küp doğranmış soğanı, havucu ve sarımsağı tencerede kavurun. Alacalı soyduğunuz patlıcanları küçük küpler halinde doğrayın ve üzerine ekleyin. Sivri biberleri de irice doğrayıp ilave edin, kavurmaya devam edin. Domatesini koyduktan 5 dakika sonra pirinci ve 2 su bardağı suyu ekleyip hiç karıştırmadan, tencerenin kapağını sıkıca kapatın. Kısık ateşte 25 dakika pişmeye bırakın. Tereyağını koyun. Servis tabağına alıp üzerine kızarmış tavukları dizin.

Doldurulmuş Patlıcan


2 adet patlıcan
100 gram basmati pirinci
400 gram kuşbaşı et
1 adet soğan
2 diş sarımsak
400 gram domates
Yarım çay kaşığı tarçın
Yarım çay bardağı dolmalık fıstık
Yarım çay bardağı file fıstık
50 gram kuru üzüm
Yarım limonun suyu
1 yemek kaşığı margarin
Tuz
Karabiber
1 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz
2 adet ince dilimlenmiş domates

Patlıcanları enine ortadan ikiye kesin. Kenarlardan 1 cm bırakarak içini çıkartın ve tuzlu suda bekletin. Fırını 180 dereceye ayarlayın. Patlıcanları kurulayıp fırında 15 dakika pişirin. Pirinci tuzlu suda haşlayın ve süzün. Ufak doğranmış kuşbaşı etleri margarin ile yüksek ateşte soteleyerek pişirin. Küp doğranmış soğan ve sarımsakları ekleyin ve pembeleşinceye kadar pişirmeye devam edin. Domates ve baharatları ekleyip sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Limon suyu, pirinç, tuz, kuru üzüm, kıyılmış maydanoz ve dolmalık fıstıkları ekleyip karıştırın. Hazırladığınız karışımı patlıcanların içlerine paylaştırıp her birinin üzerine ince dilimlenmiş domates dizin. Patlıcanları fırın kabına yerleştirip bir miktar sıcak su dökün. Üzerini alüminyum folyo ile örtün ve fırında 35 dakika pişirin. Folyoyu kaldırıp 8-10 dakika daha pişirin. üzerine file fıstık ve kıyılmış maydanoz serpiştirip sıcak servis yapın.

Domates Cilvesi (Antalya)


Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Bir tencereye soğan, domates, patlıcan, biber doğranır yağ, pirinç ve tuz ilave edilerek kavrulur. Ateşten indirilmesine yakın sarımsak, nane, fesleğen konur. Sıcak olarak servis yapılır.

Domates Soslu Etli Patlıcan


4 patlıcan
500 gr kuzu kıyması
2 tatlı kaşığı tuz
5 çorba kaşığı zeytinyağı
1 soğan (ince doğranmış)
1 diş sarımsak (dövülmüş)
1 çorba kaşığı maydanoz (kıyılmış)
1 kahve kaşığı pul kırmızıbiber
1 limonun kabuğu (rendelenmiş)
1 tatlı kaşığı tuz
1 kahve kaşığı karabiber
125 gr (2 su bardağı) haşlanmış pirinç
1 limonun suyu
Sosu :
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 soğan (ince rendelenmiş)
1 diş sarımsak (dövülmüş)
400 gr domates (kabukları soyulup, kuşbaşı doğranmış)
1 çay kaşığı tuz

Sosu hazırlamak için, 1 çorba kaşığı zeytinyağı küçük bir tencerede orta ateşte kızdırınız. Soğanları koyup, nar gibi olana kadar kavurunuz. Sarımsağı katıp, 1 dakika kızarttıktan sonra domates ve tuzu ekleyiniz. Hepsini iyice karıştırıp, kaynatınız. Tencerenin kapağını kapatıp, ateşi kısarak 20-25 dakika, sos koyulaşana kadar pişiriniz. (Sosu, arasıra tahta kaşığın tersiyle ezerek, karıştırınız.)
Patlıcanları yıkayıp, keskin bir bıçakla saplarından itibaren ikiye kesiniz. Kabuğunu zedelemeden içlerini boşaltarak, içlerine biraz tuz serpiniz. Oyulmuş patlıcanları oyulmuş yanları alta gelecek biçimde, büyük bir tabak yada tepsinin üstüne koyup, bir kenara bırakınız. Oyduğunuz patlıcan içlerini bir kaseye koyup, bir kenara bırakınız.
Büyük bir tavaya 4 çorba kaşığı zeytinyağı koyup, harlı atsşte kızdırınız. Soğanı koyup, pembeleşene kadar kızartınız. Sarımsağı ekleyip 1 dakika kızartarak, kıymayı katınız. Patlıcan içleri, maydanoz, pul kırmızıbiber, limon kabuğu rendesi, tuz ve biberi katıp, tencerenin kapağını kapatarak ağır ateşte 25 dakika pişiriniz. Haşlanmış pirinci katıp, iyice karıştırınız.
Önce, fırınınızı orta sıcaklığa (190°C) getirip, ısıtınız. Oyulmuş patlıcanların kabuklarını kağıt peçeteyle sildikten sonra her birini kalan 1 çorba kaşığı zeytinyağıyla yağlayıp, büyük bir tepsiye diziniz. Tavayı ateşten alıp, patlıcanların içlerini tavadaki et ve pirinç harcıyla doldurunuz. Üstlerine limon suyunu serpip, fırında 40 dakika, kabukları pişip üstleri pembeleşene kadar pişiriniz.
Patlıcanları ısıtılmış bir servis tabağına aktarıp, yanında domatesli sosuyla servis ediniz.

Ekşili Dolma (Güdül Ankara)


Güdül Kaymakamlığı

Yağ eritildikten sonra, doğranmış olan domates biber ve patlıcan kavrulur.Yeteri Kadar kavrulduktan sonra üzerine pirinç ve su ilave edilir. Kaynadıktan sonra kısık ateşte pişirilir. Üstüne limon sıkılır, dövülmüş sarımsak konur. Tuz da ilave edilerek karıştırılır.

Ekşili Etli Patlıcan Musakkası (Kahramanmaraş)


Kahramanmaraş Valiliği
Hacı Ali Özturan


1 kg patlıcan (ya da ona esdeger patlıcan kurusu)
150 g kuşbası et
1 sogan
2 yemek kasıgı yemeklik yag
1 yemek kasıgı karısık salça
1-2 yemek kasıgı sumak eksisi
2-3 diş sarımsak
Tuz

1 kg patlıcan yıkandıktan sonra baş kısımları kesilir. Sonra her biri dörde dilinir ve ortalarından kesilerek parmak parmak dogranır. (Eger patlıcanlar kuruysa; önce yumusayıncaya dek haslanır. Sonra çesme suyunda ve ara ara suyu degistirilerek 1-2 saat dinlendirilir.)
Bir tencerede kusbası et; baska bir tencerede, aksamdan ıslanmış nohutlar haslanır.
Bir tencerede 1 sogan, hafif pembelesinceye dek 2 kasık yemeklik yagda kavrulur. Üzerine 1 yemek kasıgı karısık salça konur. Haslanmış nohut ve haslanmış kuşbası etler de konduktan sonra kavurmaya sürdürülür. Yeterince kavrulduktan sonra patlıcanlar konur. Çok az sıcak su konarak pisirilir. İndirmeye yakın 1-2 yemek kasıgı sumak eksi ve 2-3 diş ezilmiş sarımsak konur.
Etli eksili patlıcan musakkasının yanında pirinçli ve bulgurlu pilavlarla ayran ve yesillikler bulundurulur.

EKŞİLİ KURU DOLMA (Adana)


MALZEME LİSTESİ
10 adet kurutulmuş dolmalık biber
10 adet kurutulmuş patlıcan
750 gr orta yağlı kıyma
1 çay bardağı ince bulgur
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 yemek kaşığı biber salça
1 yemek kaşığı domates salça
4 baş orta boy soğan
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pul kırmızıbiber
Sosu için;
1 yemek kaşığı biber salça
1 yemek kaşığı kuru nane
8 diş sarımsak
2 yemek kaşığı margarin
4 yemek kaşığı nar ekşisi

YAPILIŞI
Kuru dolmalık malzeme bir gece önceden ıslatılır. Ertesi gün yumuşayan dolmalık malzemenin suyu süzülür. Yeniden su ilavesiyle 10 dakika haşlanarak süzülür.
Kıyma, nohut, bulgur, ince doğranmış soğan, pirinç, domates salçası, biber salçası, tuz, karabiber ve kırmızıbiber bir kapta karıştırılır.
Dolmalık biber ve patlıcan bu karışımla doldurularak tencereye dizilir. Dolma az su konularak pişirilir.
Sos hazırlanırken önce yağ eritilir, dövülmüş sarımsak biraz kavrulur. Salça, nane ve nar ekşisi katılarak 5 dakika pişirilir.
Pişmiş dolmaların üzerine döküldükten sonra 15 dakika daha birlikte kaynatılarak servis yapılır.

Ekşili Patlıcan Dolması


MALZEMELER
1 Kg Dolmalik Patlican
1.5 Su Bardagi Dolmalik Pirinç
3 Domates
3 Aci Sivribiber
1 Sogan
1 Demet Maydanoz
1/2 Su Bardagi Zeytinyagi
2 Su Bardagi Su
Karabiber, Nane, Tuz
Sos malzemesi:
4 Çorba Kasigi Zeytinyagi
2 Limonun Suyu
1 Tatli Kasigi Nane
10-12 Dis Sarmisak
1 Çay Bardagi Su

YAPILIŞ TARİFİ
Patlicanlari oyup tuzlu suda 10-15 dakika bekletin.
Pirinci yikayip suyunu süzün. Sogan, maydanoz, soyulmus domates ve
sivribiberleri küçük küçük dograyin.
Zeytinyagi, pirinç, domates, 3 maydanoz, biber, soğan, tuz ve baharati
karistirin.
Patlicanlari hazirladiginiz karisimla doldurup 1 dilim domatesle kapatin.
Tencereye dizip suyunu ilave edin. Bir tutam tuz ekleyip agir ateste 20-25
dak. pisirin.
Iri dövülmüs sarımsaklari 4 çorba kasigi zeytinyağı ile 1-2 dakika kavurun.
1 tatli kasigi nane ekleyip kavurmaya devam edin. Limon suyu ve 1 çay
bardagi su ekleyip bir tasim kaynatin.
Dolma pisince üzerine hazirladiginiz naneli gezdirip 4-5 dakika daha
pisirin. Arzunuza göre ilik veya soguk olarak servis yapin.

Erikli Dolma


250 gr yağlı kıyma
2 adet patlıcan
½ kg kabak
6 adet dolmalık biber
125 gr asma yaprağı
½ kg domates
1 yemek kaşığı biber salça
2 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı margarin
½ kg can eriği
2-3 adet soğan
½ baş sarımsak
½ çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı tuz

Dolmalık sebzelerin içlerini çıkarın. Yaprakları hafifçe haşlayın. Pirinci ayıklayın ve yıkayın. Soğan ve sarımsakları ince kıyın. Çıkarılmış sebze içlerini doğrayın. Domateslerin kabuklarını temizleyin, çekirdeklerini çıkarın ve ufak ufak doğrayın. Bir kapta kıyma, domates, kıyılmış sebze içleri, yağ, salça, doğranmış soğan, sarımsak, tuz ve karabiberi iyice karıştırın. Pirinci ilave ederek yoğurun. Sebzelerin içine malzemeyi doldurun ve ağızlarını kapatın. Dolmaları tencereye yerleştirin. Yaprakları doldurup ayrı bir tencereye yerleştirin. Üzerlerine ve çevresine yıkanmış erikleri yerleştirin. Her iki tencereye de az miktarda tuz ve su ilave ederek dolmaları önce hızlı daha sonra yavaş ateşte pişirin. Dolmalar dinlendikten sonra eriklerle birlikte servis yapın.

Erikli Dolma


500 gr domates
1 yemek kaşığı biber salça
2 su bardağı pirinç
250 gr yağlı kıyma
2 adet patlıcan
2-3 adet kabak
6 adet dolmalık biber
Yarım kg can eriği
2-3 adet soğan
2 yemek kaşığı margarin
1 baş sarımsak
Karabiber
Tuz

Dolmalık sebzelerin içlerini çıkarın. Pirinci ayıklayın ve yıkayın. Soğan ve sarmısakları ince kıyın. Çıkarılmış sebze içlerini doğrayın. Domateslerin kabuklarını temizleyin, çekirdeklerini çıkarın ve ufak ufak doğrayın. Bir kapta kıyma, domates, kıyılmış sebze içleri, yağ, salça, doğranmış soğan, sarımsak, tuz ve karabiberi iyice karıştırın. Pirinci ilave ederek yoğurun. Sebzelerin içine malzemeyi doldurun ve ağızlarını kapatın. Dolmaları tencereye yerleştirin. Üzerlerine ve çevresine yıkanmış erikleri yerleştirin. Tencereye de az miktarda tuz ve su ilave ederek dolmaları önce hızlı daha sonra yavaş ateşte pişirin. Dolmalar dinlendikten sonra eriklerle birlikte servis yapın.


ETLİ ANTEP DOLMASI (Gaziantep)


Malzeme:
5'er adet patlıcan, biber, kabak kurusu
Yarım kg dolmalık kıyma
1 su bardağı pirinç
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kırmızı biber
1 çay kaşığı kimyon ve nane
1/2 demet maydanoz
1 çorba kaşığı domates salça
1 tatlı kaşığı biber salça
1 çay bardağı su
1 tatlı kaşığı tuz
Sosu için:
1 su bardağı su
3 diş sarımsak
1 adet limon
1 tatlı kaşığı biber salça

Yapılışı:
Patlıcan biber ve kabak kurularını bir miktar su içinde yarım saat kadar haşlayın. Kıyma, pirinç, baharatlar, ince kıydığınız maydanozu ve biberi, salçaları, su ve tuzu karıştırarak içi hazırlayın. Bu harcı haşlayıp suyunu süzdüğünüz dolmaların içlerine fazla sıkıştırmadan doldurun. Dolmalan bir tencereye dizin. Tencereye yarısını biraz geçecek şekilde sıcak su ilâve edin. Kısık ateşte pişirin. Sarımsakları dövün, içine 1 limon suyu, 1 bardak su ve biber salçasını katın ve 6-7 dakika kadar bu karışımı kaynatın. Servis yaparken bu sosu dolmaların üzerine dökün.

Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort
istanbul escort | bayan escort | am yarak | porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle