Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
114,272 Yemek Tarifine 4,569,969,559 defa bakıldı



ciğer soğan önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2, 3 ... 28, 29, 30  Sonraki »
2 CİĞER SOTE


Ciğerin siyahını, beyazını ve yüreğini tencereye kuşbaşı doğrayınız, içine ince doğranmış 2 soğan, biber, 1,5 kaşık sadeyağ koyunuz, kuvvetli ateşte kızartınız. Kızarmaya başlayınca yarısına kadar su, ya da etsuyu, biraz da Baharat ilâve ediniz. Suyu çekilip yağı kalıncaya kadar pişiriniz.

Ablam Usulu Ciğer Sote


Yarım kg dana ciğeri
1 adet iri kuru soğan
2 adet sivri biber
1 adet domates
1 çay bardağı sıvıyağ
Yarım tatlı kaşığı karabiber
Yarım tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı tuz

İnce kıyılmış soğan yağda soldurulur. Üzerine kuşbaşı doğranmış ciğer ve ince kıyılmış biber katılır. Orta ateşte ara sıra karıştırarak ciğer suyunu bırakana kadar kavrulur. Kimyon, tuz, karabiber ve rendelenmiş domates eklenir. Kapağı kaptılır, 20 dakika daha pişirilir.


ML® Kuzu Ciğeri Sotesi için tıklayın


Açma Muska Böreği (Ciğerli)


Hamuru için:
350 gram ekstra un
1 adet yumurta
1/2 çorba kaşığı tuz
1/2 limonun suyu
3/4 bardak su (150 gram)
2 kahve fincanı suyu alınmış tereyağı (60 gram)
Hamuru yağlamak için:
100 gram yağ
Ciğerli iç;
250 gram koyun ciğeri
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1/2 çorba kaşığı dolmalık fıstık
1 adet orta boy soğan
1/2 çorba kaşığı kuşüzümü
Yarım su bardağı su
1/2 çay kaşığı tarçın
1/2 çay kaşığı kimyon
1/2 çay kaşığı pulbiber
1/2 çay kaşığı karabiber
1/2 çay kaşığı tuz

1) Sinirleri ve zarı soyulmuş ciğeri 1 cm.'lik küpler halinde doğrayınız, sıvıyağda dolmalık fıstıkları pembeleştiriniz. Doğradığımız soğanları ekleyip, şeffaflaştırınız.
2) Üzümü ekleyiniz. Soğanlar suyunu çekene kadar pişiriniz. Ardından ciğeri ekleyip, ciğerler renk değiştirene dek kavurunuz.
3) Sonra yarım bardak suyu ilave ediniz.
4) Ciğerler suyunu çekene dek pişirip kimyonu, tarçını, karabiber, tuz ve pulbiberi ilave edip, ciğerleri soğutunuz.
5) Mermerin üzerine unu eleyip ortasını havuz gibi açınız. İçine tuz, limon suyu, soğuk su ve yağı ilâve edip, kuvvetli yoğurarak top gibi bir hamur yapınız. Hamurun tam ortasından, karşılıklı yarı kalınlığına kadar bıçakla keserek dört kulak meydana getiriniz ve üzerine ıslatılıp sıkılmış bir bez örterek yarım saat dinlendiriniz.
6) Hamuru 50'şer gramlık 10 eşit parçaya bölüp, her birini yuvarlak bir top gibi yuvarlayınız. Kurumamaları için alt ve üstlerine hafif rafine yağı sürüp, tekrar hafifçe yuvarladıktan sonra, bir tepsiye diziniz ve üzerlerine ıslatılıp sıkılmış bir bez örterek 30 dakika dinlendiriniz.
7) Sonra mermerin üzerine iki hamur çıkarıp, her ikisini de 18 santimlik tabak gibi yassıltınız.
8) Hamurun bir tanesinin tam ortasına 20 gram erimemiş yumuşak yağ koyarak, kenarlarına bulaştırmadan yağı yayınız ve üzerine yağsız diğer hamuru kapatarak kenarlarını alttan ve üstten çimdikler gibi sıkıştırınız.
9) Diğerlerini de aynı şekilde hazırlayıp, rafine yağı ile yağlanmış bir tepsiye diziniz; üzerlerini hafifçe yağlayarak ıslatılıp sıkılmış bir bezle kapatınız ve 30 dakika dinlendiriniz. Sonra, hamur açılmaya hazırdır.
10) Hamuru açınız. Üzerine yağmur yağar gibi elinizle tereyağı serpiniz.
11) Sonra enine ortadan 1 kere kesip, sonra boyuna 5'er santim genişliğinde hamurları kurdela gibi dilimleyiniz.
12) Hamurların uçlarına hazırlanan ciğerli iç harcını koyunuz. Hamuru üçgen şeklinde katlayarak muska şekline getiriniz.
13) Bütün muskaları bu şekilde hazırladıktan sonra tepsiye dizip orta hararetli fırında 10 dakika pişirip 1 kişiye 7'şer adet servis yapınız.

Açma Sigara Böreği (Ciğerli)


Hamuru için:
350 gram ekstra un
1 adet yumurta
1/2 çorba kaşığı tuz
1/2 limonun suyu
3/4 bardak su (150 gram)
2 kahve fincanı suyu alınmış tereyağı (60 gram)
Hamuru yağlamak için:
100 gram yağ
Ciğerli iç;
250 gram koyun ciğeri
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1/2 çorba kaşığı dolmalık fıstık
1 adet orta boy soğan
1/2 çorba kaşığı kuşüzümü
Yarım su bardağı su
1/2 çay kaşığı tarçın
1/2 çay kaşığı kimyon
1/2 çay kaşığı pulbiber
1/2 çay kaşığı karabiber
1/2 çay kaşığı tuz

1) Sinirleri ve zarı soyulmuş ciğeri 1 cm.'lik küpler halinde doğrayınız, sıvıyağda dolmalık fıstıkları pembeleştiriniz. Doğradığımız soğanları ekleyip, şeffaflaştırınız.
2) Üzümü ekleyiniz. Soğanlar suyunu çekene kadar pişiriniz. Ardından ciğeri ekleyip, ciğerler renk değiştirene dek kavurunuz.
3) Sonra yarım bardak suyu ilave ediniz.
4) Ciğerler suyunu çekene dek pişirip kimyonu, tarçını, karabiber, tuz ve pulbiberi ilave edip, ciğerleri soğutunuz.
5) Mermerin üzerine unu eleyip ortasını havuz gibi açınız. İçine tuz, limon suyu, soğuk su ve yağı ilâve edip, kuvvetli yoğurarak top gibi bir hamur yapınız. Hamurun tam ortasından, karşılıklı yarı kalınlığına kadar bıçakla keserek dört kulak meydana getiriniz ve üzerine ıslatılıp sıkılmış bir bez örterek yarım saat dinlendiriniz.
6) Hamuru 50'şer gramlık 10 eşit parçaya bölüp, her birini yuvarlak bir top gibi yuvarlayınız. Kurumamaları için alt ve üstlerine hafif rafine yağı sürüp, tekrar hafifçe yuvarladıktan sonra, bir tepsiye diziniz ve üzerlerine ıslatılıp sıkılmış bir bez örterek 30 dakika dinlendiriniz.
7) Sonra mermerin üzerine iki hamur çıkarıp, her ikisini de 18 santimlik tabak gibi yassıltınız.
8) Hamurun bir tanesinin tam ortasına 20 gram erimemiş yumuşak yağ koyarak, kenarlarına bulaştırmadan yağı yayınız ve üzerine yağsız diğer hamuru kapatarak kenarlarını alttan ve üstten çimdikler gibi sıkıştırınız.
9) Diğerlerini de aynı şekilde hazırlayıp, rafine yağı ile yağlanmış bir tepsiye diziniz; üzerlerini hafifçe yağlayarak ıslatılıp sıkılmış bir bezle kapatınız ve 30 dakika dinlendiriniz. Sonra, hamur açılmaya hazırdır.
10) Hamuru açınız. Üzerine yağmur yağar gibi elinizle tereyağı serpiniz.
11) Sonra enine ortadan 1 kere kesip, sonra boyuna 10'ar santim genişliğinde hamurları kurdela gibi dilimleyiniz.
12) Hamurların uçlarına ciğerli harcını koyunuz. Harcın çıkmaması için hamurun iki ucunu harcın üzerine hafif kıvırınız.
13) Sonra hamuru harcın üzerine kapatarak sıkıştırmadan sigara sarar gibi sarınız. Diğerlerini de hazırladıktan sonra tepsiye dizip orta hararetli fırında 10 dakika pişiriniz. 4 adet 1 porsiyon olarak servis yapınız.

Adapazarı Usulü Kuzu Budu (Sakarya)


1 büyük soğan (ince doğranmış)
2 diş sarımsak (dövülmüş)
100 gr (1/2 su bardağı) kuru üzüm
125 gr tavuk ciğeri
1/2 çorba kaşığı yenibahar
1 kahve kaşığı karabiber
1 kahve kaşığı kimyon
1 su bardağı haşlanmış pirinç
3 kg'lık 1 kuzu budu (kemikleri çıkarılıp, fazla yağları ayıklanmış)
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
30 gr (2 çorba kaşığı) tereyağı
2 tatlı kaşığı un
1 çorba kaşığı domates salça
2 tatlı kaşığı kırmızıbiber
1+1/4 su bardağı tavuk suyu
Harcı:
60 gr (4 çorba kaşığı) tereyağı

Önce fırınınızı orta sıcaklığa (190°C) getirip ısıtınız.
Harcı hazırlamak için tereyağı, orta ateşte, büyük bir tavada kızdırıp soğan, sarımsak ve kuru üzümleri, arasıra karıştırarak 5-6 dakika, soğanlar yumuşak ve saydam olana kadar kavurunuz. Delikli kepçeyle, tavadakileri alıp, orta boy bir kasede soğumaya bırakınız.
Tavuk ciğerlerini tavaya koyup sık sık karıştırarak 6-7 dakika kavurunuz. Delikli kepçeyle ciğerleri çıkarıp, kesme tahtasına koyunuz. Keskin bir bıçakla ciğerleri elden geldiğince ince kıyınız.
Ciğerleri, kasedeki soğanlı karışıma katıp yenibahar, karabiber, kimyon ve haşlanmış pirinci ekleyiniz. Tahta kaşıkla iyice karıştırarak, bir kenarda soğumaya bırakınız.
Kemikleri çıkarılmış kuzu budunu, yağlı kısmı alta gelecek biçimde kesme tahtasına yayınız. Ciğer-pirinç karışımmı etin üstüne boşaltıp tuz ve biberi serpiniz. Eti sıkıca sarıp, 2,5 cm arayla bağlayınız.
Kuzu budunu büyük bir tencereye koyup, tereyağı küçük küçük parçalar halinde üstüne serpiştiriniz. Tencereyi fırının orta katına sürüp, eti arasıra suyundan alıp üstüne gezdirerek 2 saat, bıçağın sivri ucu ete batırıldığında açık pembe su akana kadar pişiriniz.
Tencereyi fırından çıkarıp, eti kesme tahtasına koyarak dilim dilim keserek, ısıtılmış bir servis tabağına diziniz.
Tencerede 1 çorba kaşığı yağ bırakıp kalanını dökünüz. Tencereyi orta ateşe oturtup, unu ekleyiniz.
Sürekli karıştırarak, yavaş yavaş domates salçası, kurmızıbiber ve tavuk suyunu katıp kaynattıktan sonra, 1 dakika pişiriniz. Tencereyi ateşten alıp, sosu tadarak, gerekiyorsa biraz daha tuz ve biber atınız. Sosu etin üstüne döküp servis ediniz.

agız kokması

Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.
İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.
Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.

Tedavi Yöntemleri
Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yapın. Tam bir ağız muayenesi yaptırın. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir.

İleri dişeti hastalıkları ve/veya diş çürükleri tedavi edilmelidir.

Ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir.

İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir.

Ağız kuruluğuna mani olmak için gün boyu su için.

Tükürük salgısını hareketlendirin: bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur.

Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler (elma muhteşem bir ilaçtır) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğrayın.

Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüller alın.

Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının (ya da, sarımsak ve soğanı pişirerek yemeyi tercih edin). Çoğunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir.

Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin.

Kahve taneleri çiğneyin, portakal veya limon kabuğu emin.

Alkol ve sigarayı bırakın.

Ağız Kokusunun Diğer
Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar
Şeker hastalığı (Diyabet) (aseton kokusu)
Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi)
Karaciğer yetmezliği
Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu)
Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır)

AİDS (HIV Virüsü)


Ahmet Maranki

AİDS bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Mikrobu HIV (hiv) adı verilen virüstür. HIV girdiği vücudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan vücutta, HlVIn etkisinin yanı sıra, çeşitli mikroplarda hastalıklara neden olur.
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına "Anti-HIV testi" denir. Anti-HIV antikorların ELISA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır.
Anti-HIV testinin pozitif olması kanda HIV virüsünün olduğunu gösterir. Ancak anti-HIV testinin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Bu nedenle, kişinin HIV pozitif (seropozitif) olduğunu söyleyebilmesi için, VVesternblood testi denen doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif olması gerekmektedir.
Anti-HIV testi, üniversite, sigorta ve devlet hastanelerinin mikrobiyoloji laboratuarlarında ve özel laboratuarlarda yaptırabilir. HIV bulaştıktan sonra, AİDS hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre, 3-15 yıl, hatta bazen daha uzun bir süre sonra ortaya çıkar.
HIV bulaştığı vücutta çeşitli hücrelere, özellikle CD4T kan hücrelerine yerleşerek çoğalır. Zarar gören CD4T hücreleri giderek azalır ve bunun sonucu olarak vücudun bağışıklık sistemi yıkıma uğrar. Vücut direnci zayıflayan hastada, lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride tekrarlanan uçuk, pamukçuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük, tüberküloz, akciğer hastalıkları gibi belirtiler ortaya çıkar.
Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması durumunda AİDS düşünülebilir. Kesin tanı için anti-HIV testi yapılır.

Bitkisel Kürler:
Meyan Kökü bitkisinin içinde bulunan "glycyrrhizin" isimli bileşeni, virüsün sağlıklı hücrelere sirayet ederek genetik özelliklerini değiştirmeleri gibi birçok viral çoğalma sürecini engelleyici özelliğe sahiptir. Meyan kökü çayı, birçok virüse etkilidir. Yapılan araştırmalarda, glycyrrhizinin test tüplerinde HIV virüsünün çoğalmasını ^HMH engellediğine dair bazı bulgulara varılmıştır. Herhangi bir bitki çayından 1 litre hazırlayıp, içine 30 gram meyan kökü atıp içilmesi önerilir.
Sarı kantaronda "Hypericin ve sudohypericin"adı verilen iki bileşik bulunur. Araştırmalarda bu bileşiklerin HIV'e karşı etkili oldukları, keşfedilmiştir. ^Hfl Düzenli olarak sarı kantaron bitkisini kullanan kişilerin, alkol, saman nezlesi ve tirozin gibi ilaçlardan uzak durmaları gerekir. Hamileler kesinlikle sarı kantaron kullanmamalıdır. Sarı kantaron kullanıldığı sürece yoğun güneş ışınlarına maruz kalınmamalıdır. Bitkinin tamamından elde edilen bir tentür alıp, günde birkaç kez bir bardak meyve suyuna 20-25 damla atarak içilmesi önerilir.
Aloeveranın içeriğindeki "acemannan" adlı bileşiğin son derece güçlü bir bağışıklık sistemi uyarıcısı olduğuna dair bir takım kanıtlar bulunmuştur. Deney tüplerinde yapılan araştırmalar ile "acemannanın" HIV'e karşı etkili olduğu görülmüştür. Bu bitki için önerilen miktar, günde 4 kez 250 miligrama kadardır. Aloe vera suyunu, şifalı bitki satan hemen hemen her dükkanda bulabilirsiniz.
Lavvrence Review of Natural Products v dergisinde yer alan bir yazıya göre, yapılan Bk çalışmalarda dulavrat otu özütünün HlV'e karşı etkili olduğu saptanmıştır.
Klinik deneyler, sarımsağın AİDS, Hg herpes ve zatürree gibi virüslere karşı etkili olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar aynı zamanda sarımsakta bulunan ajoen bileşiğinin, HIV'in vücutta yayılmasını yavaşlattığını gösteren kanıtlar elde etmiştir. Günde 4-5 diş sarımsak yemek, bu fırsatçı virüslerden korunmaya yardımcı olmaktadır.
Soğan güçlü bir antioksidan bileşik olan kuersetin bakımından en zengin kaynaklardan bir tanesidir. Soğan aynı zamanda sarımsakla aynı antiviral etkilere sahiptir.
Armut, kafeik asit ve klorojenik asit bakımından son derece zengin bir kaynaktır. Kafeik asit bir bağışıklık sistemi uyarıcısıdır. Klorojenik asitin de HlV'e karşı etkili olduğu, bilim adamlarınca saptanmıştır.

Akciğer Kavurması (Bayburt)


500 gram akciğer
2 adet çarliston biber
2 adet domates
2 adet kuru soğan
3 çorba kaşığı tereyağı
Tuz
Kırmızı biber

Ciğeri bütün olarak tuzlu suda yumuşayana kadar haşlayın. Haşlanmış ciğeri ince ince doğrayın. Tereyağını tencerede eritin. Ciğeri soğanla birlikte kavurun. Üzerine ince kıyılmış çarliston biberlerini ve domatesi ekleyin. 10 dakika kavurun. Tuz ve kırmızı biberle lezzetlendirerek servis yapınız.

AKCİĞER YAHNİ


750 gram kuzu akciğer
6 adet soğan
2 adet domates
2 adet sivri biber
Yarım bardak ayçiçek yağı

Ciğerleri ufak ufak doğrayın. Suda haşlayıp çıkarın. Yağda soğanlarla beraber 20 dakika kavurun. Domatesleri ve biberleri de katın tuzunu da ekip 20 dakika da öyle kavurun.

AKCİĞER YAHNİSİ


Kullanılacak malzeme:
2 koyun akciğeri,
3/4 bardak sadeyağ,
4 baş soğan,
1 çorba kaşığı domates salçası,
1 tatlı kaşığı kekik,
2 demet dereotu,
1 çay kaşığı tarçın,
6 bardak su, yeteri
kadar tuz ve karabiber.

Yapımı:
İki koyun akciğerini iyice yıkadıktan sonra fındık iriliğinde parçalara doğramalı ve tekrar bol akarsuda iyice yıkamalı. Ciğerlerin suyu süzülünce bunları bir tencereye koymalı ve üstünü örtecek kadar suyla doldurup kabı ateşe oturtmalı.
Su kaynamaya başlayınca yüzünde birikecek köpükleri kevgirle alıp atmalı. Köpükler tükenince tencerenin kapağını örtmeli ve orta ısılı ateşte yarım saat kadar haşlamalı. Sonra suyunu süzüp ciğerleri bir kenara bırakmalı.
Beri yanda ateşe oturtulacak bir tencereye sadeyağın yarısıyle yarım ay biçiminde ince doğranmış soğanları koyup karıştırarak kavurmalı. Devamlı olarak kavrulacak soğanlar renk değiştirmeye başlayınca kalan sadeyağla bir kenara bırakılmış ciğerleri katmalı. Soğanlarla on dakika kavurduktan sonra bunlara az suda eritilmiş salçayı, kekiği, karabiberle tuzu ve 6 bardak suyu katmalı; tencerenin ağzını örtmeli. Ciğerler iyice pişinceye kadar yani iki saat kadar tenceredekileri kaynatmalı. Bu işler olurken dereotunu temizleyip bol suda yıkamalı ve ince ince doğramalı. Akciğer pişlnce bunu servis tabağına aktarmalı. Dereotunu üstüne serpip sofraya götürmeli ve sıcak sıcak servis yapmalı.


Fotoğraf "seferber" tarafından gönderildi. 21.07.2016

AKCİĞER YAHNİSİ


Malzeme:
1 kilo akciğer
3 adet domates
4 adet soğan
6 kaşık tereyağı
Kekik
Karabiber
Kırmızıbiber
Tuz

Yapılışı:
Kuşbaşı doğranmış ciğerleri haşlayın. Tereyağda soğanları kavurup ciğeri ilâve edin. Kuşbaşı doğradığınız domatesleri ve diğer baharatları koyup, biraz su katın ve kısık ateşte üzeri kapalı bir şekilde pişirin.


ML® Mantarlı Ciğer Yahnisi için tıklayın

AKCİĞER YAHNİSİ


Malzeme:
1 adet koyun akciğeri
3 adet soğan
1 çay bardağı sıvı yağ
1 büyük domates
tuz
1 çorba kaşığı kemik
1 kahve kaşığı karabiber
1 demet dereotu
6 bardak su

Yapılışı:
Bir tencereye fındık büyüklüğünde doğranmış ciğerleri koyduktan sonra su ve tuz koyup haşlayınız. Diğer taraftan bir tencereye yağ ve piyaz şeklinde doğranmış soğanı koyup kavurunuz. Haşlanmış ciğerlerin suyunu süzüp soğanlara ilave ediniz. Doğranmış domates, kekik, dereotu, kırmızı biber, tuz, karabiber, su ilave edip pişiriniz.

AKCİĞERLİ PİLAV


Malzeme:
1 su bardağı pirinç
2 soğan
tuz
kırmızı biber
karabiber
1 koyun akciğeri
1 demet maydanoz
1 çay bardağı sıvı yağ

Yapılışı:
Akciğer iri parçalar halinde doğranarak, haşlanır. Suyu süzülüp, et makinasından geçirilir. İki soğan ince kıyıarak bir tencereye yağla beraber konup hafif kavrulur. Kıyılmış ciğer ilave edip bir müddet kavrulur. Tuz ve baharatları ilave ettikten sonra 2 su bardağı sıcak su ve pirinç ilave edilir. Bir taşım kaynattıktan sonra küçük fırın tepsisine dökülür. Üzeri kalın kağıtla örtülüp; kızgın fırına verilir. Suyunu çekene kadar pişirilir.

ALABALIK DOLMASI


Kullanılacak malzeme (10 kişilik) :
2.5 kiloluk bir alabalık.
100 gram tereyağ,
50 gram tavuk ciğeri,
50 gram jambon,
küçük 1 baş soğan,
1 kahve fincanı, kıyılmış maydanoz,
1 kaşık kurutulmuş ekmek tozu,
1 körpe havuç,
yeteri kadar tuz.

Yapımı:
Alabalığın pullarını kazıyıp içini çıkardıktan ve yüzgeçlerini kesip attıktan sonra bunun içini, dışını bol suda iyice yıkamalı. Jambonla tavuk ciğerini makineden geçirerek kıymalı. Buna 50 gram tereyağı katmalı ve karışımı İyice karıştırarak macun durumuna getirmeli. Sonra bu macunla balığın karnını doldurmalı. Balığın yanlarını uzunlamasına hafifçe kesmeli ve öylece bir kenarda bırakmalı Üstü kazınmış havuçta soğanı birlikte rendelemeli. Buna kıyılmış maydanozu katmalı. Kurutulmuş ekmek tozunu da kattıktan sonra karışımı karıştırarak birbirine iyice yedirmeli. Kalan tereyağını bir belik tenceresine koymalı, karışımı da kattıktan sonra kabı orta ısılı ateşe oturtmalı. Kaptakileri karıştırarak bir süre kavurduktan sonra bunların üstüne balığı oturtmalı, tuzladıktan sonra tencereyi orta ısılı bir fırına sürmeli. Vakit vakit tenceredeki salçayla üstü ıslatılacak batığı iyice pişirmeli. Sonra kabı fırından alıp sofraya götürmeli ve sıcak sıcak servis yapmalı.

Alman Usulü Tavuk


2,5 kg'lık 1 tavuk (temizlenmiş)
90 gr (6 çorba kaşığı) tereyağı (yumuşatılmış)
1 büyük soğan (ince doğranmış)
1 tavuk katısı
4 tavuk ciğeri (ince doğranmış)
1 çorba kaşığı fesleğen (kıyılmış)
1 çorba kaşığı maydanoz (ince kıyılmış)
125 gr lor peyniri
60 gr (2/3 su bardağı) bayat ekmek içi (ufalanmış)
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
Sosu:
1+1/4 su bardağı tavuk suyu
125 gr (1/2 su bardağı) krema
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber

Önce, fırınınızı yüksek sıcaklığa (220 C) getirip, ısıtınız.
Küçük bir tavaya 30 gr (2 çorba kaşığı) tereyağı koyup, orta ateşte eritiniz. Yağ kızınca soğan, tavuk katısı, tavuk ciğerleri, fesleğen ve maydanozu ekleyip, arasıra karıştırarak 5-6 dakika, soğanlar pembeleşincaye kadar pişiriniz.
Tavayı ateşten alıp, soğan karışımını orta boy bir kaseye aktararak 10 dakika soğutunuz. Peynir ve ufalanmış bayat ekmek içini ekleyip, 1/2 tatlı kaşığı tuz ve 1/2 tatlı kaşığı biber serperek, çatalla eze eze birbirine iyice karıştırınız. Tavuğu büyük bir tepsiye koyup hazırladığınız harcı kaşıkla içine doldurduktan sonra, iğne iplikle dikiniz yada sicimle bağlayınız. Kalan 1/2 tatlı kaşığı tuz ve 1/2 tatlı kaşığı biberle tavuğu ovunuz. Geniş sırtlı bir bıçakla kalan 60 gr (4 çorba kaşığı) yağı tavuğun üstüne sürünüz.
Tepsiyi fırına sürüp, tavuğu 15 dakika pişiriniz. Fırının sıcaklığını orta sıcaklığa (180° C) düşülüp, 1 saat daha pişiriniz.
Bu arada sosu hazırlamak için büyük bir kasede tavuk suyu, krema, tuz ve biberi iyice karıştırınız. Tepsiyi fırından alıp, sosu tavuğun üstüne dökünüz. Tepsiyi yeniden fırına sürüp, tavuğu yarım saat daha pişiriniz.
Tepsiyi fırından alıp, tavuğu ısıtılmış bir servis tabağına yerleştirerek, ipliği çıkarıp atınız. Madeni bir kaşıkla tepsideki sosun üstünde biriken fazla yağları alıp, sosu ısıtılmış bir sos kabına boşaltarak, tavukla birlikte servis ediniz.

Not: Alman usulü tavuk, yanında maydanozlu patates ve taze bezelyeyle, öğle yada akşam yemeklerinde servis edilebilir.

ANTAKYA MUTFAGINDA SAKATAT YEMEKLERi


Hatay Valiliği
Antakya Mutfağı - Süheyl Budak


(Yenilebilen dört ayaklı hayvanların kesiminden elde edilen kol, but ve kaburgalarının dışında kalan kısımlara sakatat denir. Türk mutfağında sakatatlardan hazırlanan çok sayıda yemek vardır. Önce sakatatları bölümlere ayıralım.
Baş, Beyin, Böbrek, Bağırsak, Akciğer, Dalak, Dil, İşkembe, Karaciğer, Paça,ayak, Şirden, Uykuluk, Yürek
Bu on üç bölümden meydana gelen kısımların her birinden yapılan yemek adlarını da tasnif ettikten sonra Antakya mutfağında kendine has yemeklerin yapımlarını yazacağım.

Baş' tan yapılan yemekler
Kelle-Paça çorbası (Antakya)
Kelle etli bulgur pilavı (Antakya)
Baş fırında
Kuzu başı tandır
Baş yahnisi
Baş paçası
Tranç kelle çorbası (Ege Bölgesi)

Beyinden yapılan yemekler
Beyin tava
Beyin haşlama
Sebzeli beyin
Beyin kapama
Beyin salatası
Beyin köftesi (Ege Bölgesi)
Terbiyeli beyin
Domatesli Beyin

Böbrekle yapılan yemekler
Böbrek şişte (Antakya)
Böbrek tava
Böbrek sote
Böbrek mantar
Böbrek ızgara
Böbrek dolması (Antakya)
Böbrek çorbası (Antakya)

Bağırsakla yapılan yemekler
Kokareç
Mumbar dolması (Antakya)
Mumbar dolması fırında (Antakya)
Humra dolması (Antakya)
Sasiço (Antakya)

Akciğerden yapılan yemekler
Hamis (Antakya)
Akciğer yahnisi
Akciğer, yürek kavurması (Antakya)

Dalakla yapılan yemekler
Dalak kağıtta (Antakya) Dalak haşlama
Dalak domatesli sote
Dalak dolması (Rum Mutfağı)

Dil ile yapılan yemekler
Dil haşlama
Dil söğüş
Dil etli bulgur pilavı (Antakya)
Dil füme
Dil salatası
Dil rosto
Dil şiş (Antakya)

İşkembe ile yapılan yemekler
İşkembeli bulgur pilavı (Antakya)
Saçta işkembe (Ege Bölgesi)
İşkembe söğüş (Ege Bölgesi)
Sebzeli işkembe yahnisi
İşkembe haşlama
İşkembe tuzlarna
Nohutlu işkembe
İşkembe yahnisi
Soğanlı dana işkembesi Kumbar dolması (Ege Bölgesi) İşkembe kavurması

Karaciğerden yapılan yemekler
Ciğer çorbası (Osmanlı Mutfağı, Ali Eşref Dedenin Yemek Risalesi)
Kuzu eiğer yahni
Kuzu ei ğer dilimli tava Kuzu ciğer ızgara
Ciğer kebabı (Urfa)
Ciğer kebabı (Gaziantep)
Ciğer kebabı (Antakya)
Ciğer sarma
Arnavut ciğeri
Ciğer terin
Zeytinyağında ciğer kavurması (Antakya) Yufkalı ciğer (Ege Bölgesi)
Taze soğan ciğer
Ceviz salça ciğer
Ekşili ciğer
Ciğer köftesi (Van mutfağı)

Paça ile yapılan yemekler
Paça haşlama
Terbiyeli Beykoz paçası Paça çorbası
Nohutlu paça (Ege Bölgesi)
Paça yahni (Ali Eşref dedenin yemek risalesi) Paça kebabı (Ege Bölgesi)
Yoğurtlu paça

Şirdenden yapılan yemekler
Şirden dolması (Antakya, Adana)
Şirden kağıtta (Antakya)

Uykuluklardan yapılan yemekler Uykuluk kağıtta (Antakya)
Uykuluk tava
Uykuluk ızgara
Uykuluk fırında
Uykuluk kebabı
Sebzeli uykuluk
Çilavlı uykuluk sarması Uykuluk sote (Trakya usulu)

Yürekle yapılan yemekler
Yürek ızgara
Yürek şiş
Yürek tava
Yürek yahni

Seksen altı yemekten oluşan bir senfoni, bir yemek oluşumu; Türk mutfağı açısından önemli bir yemek bölümü ... Baharatlar ve kullanılacak malzemelerin incelikleri ile farklı yemek lezzetlerinin oluşturacağı kategori sayısının 100'ü bulmasına hiç şaşmayın. Yüz yemek reçetesi, üstelik bir hayvanın kullanılmayan diğer bölümlerinin değerlendirilmesi açısından önemli. Bu yemekler Avrupa'da yapılmadığı içindir ki kurutulup işlenmekte ve yem olarak tekrar hayvanlara verilmektedir. Bunun sonucu sonucu deli dana hastalıklarının hortladığı ve büyük maddi hasarlar getirdiği iddia edilmektedir.
Şimdi Antakya mutfağında pişirilen sakatat yemeklerine ve farklı özelliklerine bakalım. İlk sayfada sunmuş olduğum yemeklerin çoğunu Antakya mutfağında da görmek mümkün. Ancak onlardan 18 çeşidi Antakya mutfağına has görünen yemeklerdir. Bu yemeklerden bazıları Osmanlı Türk mutfağında değişik reçetelerle görülebilmektedir. Osmanlı mutfağında sakatatlarla ilgili mutfak malzemelerine ait belgelerde, Fatih Sultan Mehmet dönemine ait, saraya alınan yemekler listesinde 616 baş ve paça ile 180 işkembe alındığı göz önüne alınırsa bu tür yemeklerin sıkça yapıldığına kanaat getirebiliriz.
Antakya mutfağına has yemek örneklerine baktığımızda kağıtta şirden, böbrek çorbası, fırında mumbar, kelle etli bulgur pilavı, uykuluk kağıtta (enfes bir lezzet), böbrek dolması; bu yemek Antakya mutfağına Roma döneminin etkisinden kalan bir yemek çeşidi. .. (Bu konudaki geniş açıklama Antakya mutfağının diğer mutfaklarla etkileşimi.) Yine kağıtta koç yumurtası, Antakya yöresine has bir yemek çeşidi. Kağıtta yemeklerden bahsederken kağıtta dalak'dan söz edelim. Bilindiği gibi dalak enine ve boyuna kesilmek suretiyle kesik yerlerin içine kuyruk yağı yerleştirilerek kağıt üzerine serilip fırında pişirilen bir özgün bir yemek.
Kağıtta sunulan yemekler açısından Antakya mutfağı geniş bir yemek listesi sunabilen bir mutfak.
Biraz da kelle - paça çorbasından söz edelim; bundan 30-40 yıl öncesine gidip nostalji yapalım. Eskiden, kebapçıların sabahleyin verdikleri çorba kelle-paça çorbasıydı. Akşamdan hazırlanan baş ve paçalar (ayak) tertemiz ve bozulmamış şekli ile tepsiye yerleştirilir. Hatta bir kelle de vitrine ağzında maydanoz süslemesiyle konulurdu.
"Bu kebapçıda kelle paça çarbası içilir" anlamını ifade ederdi. Kelle - paçanın suyu büyük kalayıı bakır tencerede hazır bekletilir. Gelen müşteri çorba istediğinde hazır bulunan tereyağından bir miktar alınıp tavaya konulur. Üstüne tencereden hazır kelle paça suyundan dökülerek su ısıtılır. Kellenin yan yüzlerindeki etlerden ve paçadan koparılan etler de tavaya atılır. Dövülmüş sarımsak ilave ederek bir taşım kaynadıktan sonra servis edilirdi. Zamanla kebapçılar bu işi teker teker bıraktı ve bu çorba içme geleneği Antakya'da yok oldu. Yine de kelle paça veya işkembe çorbası yapılıp içiliyoL Ancak sabah yerine akşamları ...
Sakatat yemekleri genellikle fakir mutfak yiyeceği olarak algılanan bir yemek türü. Çünkü ete göre çok ucuz olan bu ham madde daha çok dar gelirli insanların yediği bir yemek. Ancak kokoreç bu anlayışın dışında. Eskiden işkembecilerde tandır veya fırında kelle, kokoreç, çeşitli işkembe çorbası mevcuttu. 1970'1i yıllarda bu tür işkembecilerin sonuncusu olan İstanbul Vezneciler'deki bir işkembeciden işkembeciliğin tarihçesini dinleme şansına sahip oldum. Söze sakatat yemeklerinden yola çıkmıştık. Ancak yazının çoğunu işkembeye ayırdık. Bana göre bu yemeklerin en ilginçleri böbrek dolması ile sasiço; etle bağırsağın beraberliğinde ızgarada pişen bu yemeğe benzerlik gösteren yemeği, Kazak Mutfağında görmekteyiz.
Yine kuyruk yağı ve ciğerin pişirilme tekniği, Kazak mutfağında olduğu gibi Antakya mutfağında ise ciğer ve yürek karışık olarak kuyruk yağıyla beraber yapılan tavası var. Ancak bu yemek genelde Kurban bayramında yapılan bir yemek türü ... Yazımızı bir şiirle bitirelim.
"Ya kelle, ya paça, ya et sögürtme, Onlara benzemez kuzu çevirme"

ANTAKYA USULÜ KUZU CİĞERLİ CARTLAK KEBABI (Hatay)


Necip Usta

1 adet kuzu ciğeri (500 gram)
400 gram kuyrukyağı
1/2 tatlı kaşığı tuz
1/2 tatlı kaşığı kekik
Garnitürü için:
2 adet orta boy soğan, piyaz doğranmış
1 bağ kıyılmış maydanoz (1 tatlı kaşığı somak ile beraber ovulmuş)
2 adet küçük domates (4'er parçaya bölünmüş)
4 adet sivribiber
Pidesi için:
4 adet kebap pidesi

1) Ciğerlerin altındaki sinirleri ve zarını temizleyiniz. Sonra 1'er santim büyüklüğünde dört köşe zar gibi doğrayınız.
2) Yağı da aynen doğrayıp 4 adet şiş kebabı şişine sıra ile birer ciğer ve birer yağ tekrar ciğer tekrar yağ ve aynı şekilde arka arkaya eşit olarak şişlere saplayıp tuzlayınız.
3) Domates ve biberleri de başka bir şişe saplayınız.
4) Masaya göndermeden 5 dakika önce kızgın ızgarada şişlerdeki ciğerleri ve diğer şişteki domatesleri ve biberleri 2'şer 3'er dakika alt ve üst pişirip kekiği serpiniz.
5) Şişlerden çıkarmadan şişleri ayrı ayrı pidelere sarınız. Tevzi tabağına yerleştiriniz. Yanına domates ile biberleri ve maydanozla karıştırılmış soğanı koyup servis yapınız.

ANTEP MUTFAĞININ GENEL ÖZELLİKLERİ


Yörede etli ve sebzeli yemeklerin çoğu yoğurtla pişirilir.
Kazan yemeklerinde kabın kalın, ateşin harsız olması yeğlenir.
Etli yemeklerde hayvan gövdesinin hangi bölümünün hangi yemeğe yakıştığı bilinmesi gerekir. Örneğin; lahmacuna kaburga eti, bamyaya koyun eti, çiğ köfteye but eti iyi olur.
Yemeklerde kullanılan ürünlerin yerli olması yeğlenir.
Yemeklerde kullanılan baharat değişiktir. Örneğin; ciğer kebabında kimyon, aşurede rezene, sütlaçta tarçın…
Kelle paçanın derisi yüzülmez ütülenerek temizlenir.
Burada tam yedi çeşit ekşi bulundurulur ve yemeğine göre kullanılır: limon, limon tuzu, koruk, koruk pekmezi, sumak tozu, sumak ekşisi,nar ekşisi. Örneğin; bamyaya koruk, sulu salataya sumak ekşisi konulur.
Hem sağlık hem tat ve iştah verici olan sarımsak her yemekte kullanılır.
Dolmalar çok ince oyulur içinde kıyma değil pirinç ve bulgur yoğunluktadır. pişirilirken altına ilikli kemik, bol ekşili sarımsak ve nane kullanılır.
Çiğköfte sert simit(bulgurun ince çekilmişine simit, onunda ince çekilmişine de sitti simit denir.)buz ve limon kabuğu ile yoğrulur. Yoğrulurken su yerine domates suyu kullanılır.
Başka yörelerde yapılmayan zeytin piyazı çok güzel bir katıktır. Kırık zeytin(taşla dövülmüş çekirdeği alınmış) bıçakla kıyılır; una ceviz içi, nar, tuz, biber, kimyon ve biraz zeytinyağı konur, maydanozla süslenir, dürüm dürüm yenir.
Tahin ve pekmez bile çok kolay olmasına rağmen burada ateş üstünde eritilerek karıştırılır, daha can çekici olması sağlanır.
Lahmacunun harcına soğan değil, sarımsak demet demet doğranır.
Mevsiminde bol bol yenen marul pekmeze batırılarak yenir.
Buğday haşlamasına yörede “hedik” denir. İyice haşlandıktan sonra ceviz içi, nar tanesi, rezene, tarçın ve toz şeker konup ikram edilir. Bunu özellikle çocuklar çok sever.
Yaz boyu tüketilen kavun ve karpuz çekirdekleri yıkanıp kurutulur ve gerektiğinde kavrularak tuzlanır, eğlencelerde kuru yemiş olarak yenir.

Antik Mısır Yadigârı Enginar


Anadolujet Magazin

Türk mutfağında özellikle zeytinyağlısı yapılan enginarın karaciğere çok faydalı bir glikozit barındırdığı ispatlanmış.
Enginar ve yabani atası kenger ya da deve dikeninin Kuzey Afrika kökenli olduğu son yıllarda yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Günümüzden yaklaşık dokuz bin yıl önce Akdeniz havzasına inen ve burada yaygınlaşan enginara antik Mısır duvar kesimlerinde rastlanmasının yanında, o dönemde çorbasının yapıldığı bilinmekte. Akdeniz’in kuzey kıyılarına yayılması, antik Roma ve Yunan mutfaklarında yer almaya başlaması da iki bin yıl öncesine dayanıyor. Romalıların bu bitkiyi ballı sirkede bekletip, bir nevi turşusunu kurdukları birinci yüzyılda yaşayan Plinius tarafından aktarılıyor. Bizans mutfağında önemli bir yere sahip olan enginara verilen “kinara” adı ,bizdeki enginar kelimesinin de kaynağı. Bu gizemli bitki karşımıza 16. yüzyılın sonlarında İngiltere Kralı 8. Henry’in sofrasında çıkıyor.
İspanya’dan Osmanlı İmparatorluğu’na göç eden Seferad Yahudileri arasında çok sevilen enginar, önce Ortaköy’de daha sonra da Bayrampaşa’da yetiştirilmiştir. İzmir’in Urla ilçesinde tatlısı da yapılan enginarın vahşi versiyonu olan kengerden, Sivas Divriği’de meşhur kengeraşı yapılmakta. Soğan, salça ve bulgur ilavesi ile yapılan bu yemek yörede sevilerek yenir. Kenger bitkisinin kökünden elde edilen sakız, Orta Anadolu’da peynir mayası olarak da kullanılır. Doğu Anadolu’da ise bir tür kahvesi yapılır. Gelin sevilen sebzenin sofralarımıza kattığı lezzetlerden bazılarına göz atalım.

ARAP USULÜ TERBİYELİ TAVUK YAHNİSİ


900 gramlık bir piliç veya yarka
50 gram sadeyağ
1 kaşık dömiglas
20 küçük baş soğan
2 kaşık çiğ krema
2 yumurta
1 limon
1 demet maydanoz
1 dal adaçayı
birkaç tane dövülmemiş karabiber
yeteri kadar tuz, süt ve un
4 bardak tavuk suyu

Yapımı: Pilicin tüylerini yolup içini temizledikten ve ince tüylerini tütsüledikten sonra bol akarsuda iyice yıkamalı. Sonra bu kümes hayvanını düzenli bir biçimde parçalara bölmeli. Tavuğun ödü dikkatle ayrılıp atılmış ciğerini, katısını ve yüreğini temizleyip bol suda yıkamalı ve küçük parçalara doğramalı.
Bir güvece 30 gram sadeyağı koymalı, yağ ısınınca, una bulanmış piliç parçalarını içine atmalı ve bunları hafifçe kızartmak Dört bardak ılık tavuk suyuyla dömiglası, adaçayını ve dövülmemiş karabiberleri, kabukları ayıklanmış soğanları tüm olarak katmalı. Güvecin kapağını örtmeli ve orta ısılı ateşte piliç parçalarıyle soğanları pişirmeli. Vakit vakit karıştırılacak piliç parçalarıyle soğanlar pişince bunları bir kevgirle güveçten çıkarıp bir kenara almalı.
Güveçteki suyu, adaçayıyla karabiberleri çıkarıp attıktan sonra ince delikli tel süzgeçten geçirmeli.
Bir kaşık kadar unu az bir sütün içinde iyice karıştırmalı. Buna çiğ kremayla süzülmüş olan tavuğun salçasını katmalı, iyice karıştırmalı ve deminki güvece boşaltıp orta ısılı bir ateşe oturtmalı. Gerekirse tuz katmalı ve piliç parçalarıyle soğanları da güvece attıktan sonra karışımın kaynamasını beklemeli. Tam kaynayacağı vakit (kaynatmamalı) kabı ateşten indirmeli. Piliç parçalarıyle soğanları sıcak bir yerde tutulan servis tabağına almalı. Limon suyuyla yumurtaları iyice çırpmalı. Çırpmaya ara vermeden tavuk suyundan birkaç kepçeyi azar azar katmalı. Terbiye, katılan sularla ısınınca güveci ateşe oturtmalı ve çabuk çabuk karıştırırken terbiyeyi içine boşaltmalı. Karıştırmaya ara vermeden bir taşım kaynattıktan sonra servis tabağındaki piliç parçalarıyle soğanların üstüne dökmeli. Temizlenmiş, yıkanmış ve kıyılmış maydanozu da serptikten sonra sıcak sıcak servis yapmalı.


ML® Fırında Terbiyeli Tavuk için tıklayın
ML® Tavuk Yahnisi için tıklayın

ML® Tavuk Yahnisi (görsel)

ARJANTİN FİLETOSU


Kullanılacak malzeme (4 kişi için):
Her biri 250 gram gelecek 4 süt danası filetosu,
200 gram dana böbreği,
150 gram koyun karaciğeri,
30 gram margarin yağı,
2 baş soğan,
1 diş sarımsak,
1 demet kıyılmış maydanoz,
1 tutam kırmızı biber,
1/2 limonun suyu,
2 kaşık sirke,
bol zeytinyağı,
yeteri kadar tuz ve karabiber.

Yapımı : Dana filetolarının yağlı ve sinirli yerlerini kesip attıktan sonra bunları et döveceğiyle iyice dövüp bir tabağa yanyana dizmeli. Üzerlerine eşit ölçüde zeytinyağı dökerek bunu iyice yaymalı ve bir kenarda dinlenmeğe bırakmalı. Et, bu zeytinyağında yarım saat kadar dinlendikten sonra odun kömürü ateşinin dört parmak yukarısına bir ızgara oturtmalı. Filetoların önce bir yanlarını sonra öbür yanlarını nar gibi kızartmalı. Filetonun kızartılması sırasında böbrekle ciğeri kuşbaşı iriliğinde parçalara doğramalı.
Bir güvece margarin yağını koyup kabı kuvvetli bir ateşe oturtmalı. Güveçteki yağ eriyince doğranmış ciğerle böbreği katmalı. Tahta bir kaşıkla karıştırarak bunları iyice kızartmalı. Fileto kızarınca bunu sıcak bir yerde tutulan servis tabağına yanyana koymalı. Bunların üzerine de güveçte kızartılmış böbrek, ciğer ve salçasını dökmeli.
Beri yanda şöyle bir salça hazırlamalı: Soğanı rendelemeli, sarımsağı havanda dövmeli bunları kıyılmış maydanozla karıştırmalı. Tuzlayıp biberlemeli ve iki kaşık sirkeyle yarım limon suyunu ve bir - iki kaşık zeytinyağını katıp çırparcasına karıştırmalı. Sonra bu salçayı, salça kâsesine koymalı ve sıcak yemekle birlikte sofraya götürüp servis yapmalı.


ML® Rozaryo Böreği için tıklayın


ARNAVUT YAHNİSİ


MALZEMELER
1 Kuzu Ciğeri
500 gr Kuzu Eti
100 gr Mantı Hamuru
1 Avuç Nohut
1 Adet Sivribiber
1-2 Arnavut Biberi
1 Pırasa
Tuz
Karabiber
Kırmızıbiber
Kekik
1 Kuzu Beyni
2 Çorba Kaşığı tereyağı
1 Adet Soğan

YAPILIŞI
Tereyağını bir tencereye alın. Kızdırdıktan sonra yemeklik doğranmış soğan ve zar biçimindedoğranmış olan kuzu etlerini tencereye alıp, kavurun. İçine yeterince suyu ilave edin.
Suyunu çektikten sonra akşamdan ıslanmış nohutu tencereye koyun.
Pişerken küçük kesilmiş ciğer,sivribiber, arnavut biberi ve mantı hamurunu sırayla ilave edin. Kısık ateşte birlikte pişirin.
Pırasayı yıkayıp, ayıklayın. Halka halka doğrayın. Tencereye ilave edin.
Tuz, karabiber,kırmızı biber ve beynini birkaç parçaya bölünmüş olarak tencereye alın. 5 dakika daha pişirip,sıcak servis yapın.


ML® Arnavut Yahnisi için tıklayın

Arnavut Ciğeri


1 adet kuzu ciğeri
yarım su bardağı un
1,5 çorba kaşığı kırmızı biber
1 su bardağı zeytinyağı

Ciğerlerin zarını soyup, damarlı yerlerini çıkartın. Suyunun iyice çıkması için delikli süzgece çıkartın. Daha sonra 1 çorba kaşığı kırmızı biberi ilave edip iyice karıştırın. Ciğeri una bulayın, fazla unlarını silkeleyin, kızdırılmış zeytinyağına katın. Kavrulan ciğerleri bir tabağa çıkarın. Tavada artan yağda yarım çorba kaşığı kırmızı biberi hafifçe yakın. Tabaktaki ciğerlerin üzerine gezdirip, dilerseniz piyazlık kesilmiş soğan ve maydanoz karışımı ile servis yapın.


ML® Arnavut Ciğeri için tıklayın



ML® Arnavut Ciğeri (görsel)

Arnavut Ciğeri


1 adet koyun ciğeri
yarım su bardağı un
1 çorba kaşığı kırmızı biber
1 su bardağı çiçek yağı
4 iri soğan
3 adet patates
yarım demet maydanoz
yarım çorba kaşığı kırmızı pul biber
tuz

Zarları soyulmuş ve küp küp doğranmış ciğere tuz ve kırmızı biber koyarak karıştırın. Bir tavaya 1 bardak çiçek yağı koyun ve kızdırın. Yağ kızınca ciğeri unlayarak azar azar atın. 1 dakika kadar daha pişince çıkarın ve bir kaba koyun. Ciğerin tamamı böyle pişirildikten sonra patatesleri de küp şeklinde kesip, aynı şekilde kızartın ve ciğerlere katın. Soğanları yarım ay biçiminde doğrayın. Bir kapta tuzladıktan sonra yıkayıp suyunu süzün ve kıyılmış yarım demet maydanoz ve yarım kaşık kırmızı pul biber ile karıştırarak ciğer tabağının kenarına garnitür plarak servis yapın.

Ciğer Pane (görsel)

ARNAVUT CİĞERİ


4 Kişilik MALZEMELER
2 baş soğan
1 koyun karaciğeri
1/2 su baradağı un
1/2 demet maydanoz
1.5 çorba kaşığı kırmızı biber
1 bardak zeytinyağı (ya da mısırözü yağ)
tuz

HAZIRLANIŞI
Karaciğerin ince zarını soyun, sinirli kısımlarını çıkarın. Daha sonra karaciğeri bir tahta üzerine koyup, fındık iriliğinde parçalar doğrayın. Bu parçaları büyük bir kabın içine koyun ve üzerine bir kaşık kırmızı biber serpip iyice karıştırın. 30 dakika kadar dinlendirip, ciğer parçalarını önce bol una bulayın ardından üzerindeki fazla unun dökülmesi için silkeleyin ve içinde bir bardak zeytinyağı kızdırdığınız tavanın içine birer avuç birer avuç atın. Karıştırarak yaklaşık bir dakika pişirdikten sonra delikli kepçe yardımıyla yağını süzüp, servis tabağına alın. Ciğerin pişiridikten sonra üzerine biraz tuz serpin. Tavadaki yağın dörtte birini alın, üzerine yarım çorba kaşığı kırmızıbiber koyun. Ateşte iyice karıştırdıktan sonra, biberli yağı ciğerin üzerine gezdirip, dökün. Bu arada, ince ince doğrayıp, tuzla ovduğunuz soğanın suyunu süzün. Sonra, temizleyip ince kıydığınız maydanoz ve soğanı karıştırarak piyaz yapın ve bu piyazı servis tabağının kenarına koyup, ciğerle birlikte servis yapın.


ML® Pirinçli Ciğer için tıklayın

Arnavut Ciğeri


MALZEMELER
1 Koyun Karaciğeri
½ Bardak Un
1 Bardak Sıvı Yağ
1.5 Çorba Kaşığı Kırmızı Biber
2 Soğan
1 Demet Maydanoz
Tuz

YAPILIŞI
Ciğerin zarını soyun. Yarım parmak eninde dilimlere doğrayın. Yıkayıp, sularını süzün. Ciğerlerin suyu iyice süzülüp, kuruyunca una bulayın.
Kızgın sıvı yağa ikişer üçer atın. Bir dakika kadar pişirip tavadan alın.
Çıkarıp üzerine tuz serpin.
Tavadaki yağın üçte birine kırmızı biberi serpin. Kızdırıp, ciğerlerin üzerine gezdirin. Soğanları soyup, piyazlık doğrayın. Tuz, serpip, elinizle mıncıklayarak, tuzu soğana yedirin. İçine ince kıyılmış maydanozu karıştırın. Ciğerin yanında servis yapın.


ML® Ciğer Bifteği için tıklayın

Arnavut Ciğeri


1 koyun karaciğeri
1,5 tatlı kaşığı tuz
4 adet iri soğan
1 bağ kıyılmış maydanoz
1 çay kaşığı kırmızı biber
500 gr. bitkisel yağ
un

Zarını temizlediğiniz ciğeri, her kenarı 1,5 santim uzunluğunda yani tavla zarının bir buçuk büyüklüğünde doğrayın. Soğanı, piyaz soğanı gibi doğrayıp 1 tatlı kaşığı tuzla iyice ovun, yıkadıktan sonra maydanozla karıştırıp bir kenara alın. Ciğerleri hafif unlayın, kalbura alarak iyice silkeleyerek unun fazlasını alın. Yağı dumanı tütünceye kadar ısıttıktan sonra ciğerin yarısını atın, kızartın ateşten alın, sonra diğer yarısını da aynı şekilde kızartın. Üzerine tuz ve biberi serpip maydanozla soğanla servis edin.


ML® Arnavut Köftesi için tıklayın

Arnavut ciğeri


Malzemeler:
500 gr kuzu ciğeri
1 çorba kaşığı un
2 çay bardağı zeytinyağı
Tuz Patates püresi için:
1 kg patates
15 gr tereyağı
1 su bardağı süt
2 çorba kaşığı rendelenmiş taze kaşarpeyniri
Garnitür için:
2 kırmızı soğan
1 demet maydanoz
1 çorba kaşığı sumak
1 çay kaşığı kırmızı tozbiber
Tuz

Hazırlanışı:
Patates püresi için, patateslerin kabuklarını soyup dilimleyin. Tencereye alıp 1 litre su ekleyip haşlayın. Suyunu süzün. Tereyağı, süt ve kaşarpeyniri ekleyip püre halinde ezin.
Garnitür için, soğanların kabuklarını soyup piyaz şeklinde doğrayın. Maydanozu yıkayıp kıyın. Soğan, maydanoz, sumak, toz kırmızıbiber ve tuzu bir kapta harmanlayın.
Bir tencerede zeytinyağını ısıtın. Ciğerleri unlayıp eledikten sonra yağda 1-2 dakika kızartın ve yağını süzün. Servis tabağına önce patates püresini sonra da ciğeri yayın. Soğanlı garnitür ile sıcak olarak servis yapın.


ML® Mantarlı Ciğer Yahnisi için tıklayın

ARNAVUT CİĞERİ


Malzeme :
1 koyun karaciğeri
2 kahve fincanı un
1 bardak çiçek yağı veya bir küçük paket margarin yağı
3 çay kaşığı kırmızı biber
5 adet soğan
1 demet maydanoz
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı :
Karaciğerin zarı itina ile soyulur, kalın damar ve özürleri çıkarılıp keskin bir bıçakla kuşbaşı doğranır ve bol su ile yıkandıktan sonra kalın bir kaba kâğıt üzerine yayılarak suyunu çekmeye bırakılır. Ciğerler iyice kuruduktan sonra kırmızı bibere bulamr. Diğer tarafta yağ dumanı tütercesine tavada kızdırılır ve kırmızı bibere bulanmış olan ciğerler una bulanıp hafifçe silkelendikten sonra bu kızgın yağa atılıp böylece bir iki dakika kadar çevrilir ve bu işlem parti parti bütün ciğerler bitene kadar devam eder. Bir tarafta tuzla ovulup suya atılmış ve gayet ince kıyılmış soğan ve gene ince kıyılmış maydanoz karışımı tabakta kızgın olarak dumanları tüten ciğerlerin üstünü kapatacak şekilde serpilir ve hepsinin üstüne de arzuya göre tuz ilâve edilip bir tabak ile kapatılarak sofraya getirilene kadar öylece dinlendirilir. Servisten evvel arzu edilirse üzerine tavadaki kızgın yağdan biraz gezdirilir.


ML® Kağıtta Ciğer için tıklayın

ARNAVUT CİĞERİ


1 adet koyun karaciğeri
1/2 çorba kaşığı kırmızı biber
1/2 bardak un
1 çorba kaşığı kırmızı biber
3 baş soğan
tuz
1 demet maydanoz
220 gram zeytinyağı (1 bardak)

1) İnce zarları itinalı bir surette soyulmuş ve sinirli yerleri çıkarılmış 1 adet koyun ciğerini fındık büyüklüğünde küçük parçalara kestikten sonra bol suda bir defa yıkamalı, sonra da kaim delikli süzgece koyarak sularının iyice süzülmesini temin etmelidir.
2) Sonra küçük kesilmiş, yıkanmış ciğerlere 1 çorba kaşığı kırmızı biber ilâve ederek iyice bir karıştırmalı, sonra da ciğerlerden ancak birer avuç kadar alarak, una batırmak suretiyle unlamah (unlandıktan sonra ciğerleri avuç veya elek içinde iyice, silkmek suretiyle ciğerlere fazla yapışmış unların dökülmesini temin etmelidir) sonra da unlamış ve iyice silkelemiş olduğumuz ciğerleri bir küçük kuşane içinde dumanı tütercesine çok kızdırılmış, 1 bardak zeytinyağına atıp delikli kepçe ile şöyle bir karıştırdıktan sonra ancak 1 dakika zarfında çıkarmak suretiyle bütün ciğerleri böylece azar azar pişirmelidir (ciğerleri kuşaneye her atışta yağın dumanı tütercesine kızgın bir halde olması lâzımdır.)
3) Sonra pişirerek tabağa almış olduğumuz ciğerleri tüzladıktan sonra kuşanedeki yağın ancak dörtte birini başka bir kaba alıp iyice kızdırmalı, sonra da ateşten alarak içine 1/2 çorba kaşığı kırmızı biber atıp karıştırdıktan sonra tuzlamış olduğumuz ciğerlerin üzerlerine gezdirmeli ve yanında yarım ay şeklinde ince doğranmış, tuz ile oğulmuş, yıkanmış ve içine. 1/2 demet maydonoz katılmış 3 baş soğan piyazı olduğu halde servis yapmalıdır.

ML® Erişteli Ciğer Çorbası (görsel)

Sayfa: 1, 2, 3 ... 28, 29, 30  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort
istanbul escort | bayan escort | am yarak | porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle