Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
114,415 Yemek Tarifine 4,576,828,105 defa bakıldı



elma şeker pirinç önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki »
Aklınızda Bulunsun!


• Balıkları temizlemeden yarım saat kadar dondurucuda bekletirseniz, temizleme işi sizi daha az yorar. Balık pişirirken hiç de hoş olmayan bir koku kaplar evi... Bunu önlemek içinde kabın veya tavanın içine birkaç defne yaprağı atmayı deneyin.
• Açıkta unutulan ve bayatlayan bisküvileri küçük fırın tepsisi içinde birkaç dakika ısıtırsanız, yeniden tazelik kazandıklarını görürsünüz.
• Sodalı içeceklerin gazlarının kaçmasını engellemek için buzdolabının içine baş aşağı yerleştirin.
• Taze ekmek kolay kesilmez; parçalanır, dağılır. Muntazam dilimler elde etmek için, ekmek bıçağınızı kaynar suya sokup biraz bekletin, sonra hemen kurulayıp ekmeği dilimlemeye başlayın. Sık sık hatta her dilimde bıçağı sıcak suya sokmanızda fayda vardır.
• Açılmakta direnen cam kavanozların altına sert bir şekilde vurursanız açılacaklardır.
• Yeterince olmamış limonlardan beklenildiği kadar su çıkmaz. Bu tür limonları kesmeden önce, birkaç dakikalığına çok sıcak suya batırıp bekletin. Limonların daha fazla su verdiğini göreceksiniz.
• Eğer naneyi doğrayarak kullanacaksanız üzerine biraz şeker serpin böylece nanenin kokusunu arttırmış olursunuz.
• Pirinç, fasulye, mercimek, kuru bakla ve benzerlerini saklarken böcek oluşmasını önlemek için kavanoz ya da kutunun içine 2-3 diş sarımsak koyun.
• Sucukları serin bir yere asmak yetmez. Zamanla üstlerini beyaz bir küf kaplar. Bunu önlemek için zaman zaman sucukların üstünü yarıya kestiğiniz bir limonla silin.
• Çok yağlı taze süt, kaynatılırken çoğu kez dibi tutar. Tencerenin dibini temizlemek de güç olur. Bunun için sütü kaynama kabına koymadan önce, kabı temiz su ile çalkalayın. Kurutmadan içine sütü döküp kaynatın. Dibi tutmayacaktır.
• Havucun rengini kaybetmemesi için kaynayan suyun içinden aldıktan sonra hemen soğuk suyun altına tutup birkaç dakika bu şekilde bekletin.
• Tuz topaklanıyorsa tuzluğun içine birkaç adet pirinç koyun. Pirinç tuzun rutubetini alacak ve topaklaşmayı önleyecektir.
• Ekmekler bayatladığı zaman robotta çekip galeta unu haline getirin. Dondurucuya atıp gerektiği zaman kullanın.
• Kaşar peynirinin kurumasından şikayetçiyseniz ağzı kapalı bir kavanoz içinde muhafaza edin.
• Kabuklarını soyduğunuz meyvelerin kararmalarını önlemek için limonla ovun.
• Domatesler pörsümüş ise yarım saat boyunca tuzlu su dolu bir kabın içinde ve buzdolabında bekletirseniz çok daha güzel görünecektir.
• Mumların ömrünü uzatmak için kullanmadan iki saat önce buzdolabının derin dondurucusuna koyarak bekletin.
• Taze ve yumuşak meyvelerden komposto yaparken önce şekerli suyu kaynatın. Sonra meyveleri ekleyin. Böylece meyvelerin parçalanmasını önlersiniz. Kuru ve sert meyvelerde ise tam tersine şeker, meyve piştikten sonra eklenmelidir.
• Bir elmanın kabuğunu lahananın pişme suyuna katarsanız hem hazmı kolaylaşır hem de yemeğin kokusu çabuk yok olur.

ANTEP ÖZEL GÜN YEMEKLERİ


1.BAYRAM YEMEKLERİ:
Gaziantep’te Ramazan Bayramı yiyecekleri; yuvarlama, pirinç pilavı, etli dolma, tatlı olarak; zerde, sütlaç, kurabiye ve baklavadır.
Kurban bayramında ise; kara kavurma, kebaplar, kelle, paça, bumbar dolması yaygın olarak yapılan yemeklerdir.

2. KANDİL YEMEKLERİ:
Kandillerde ve Kadir gecesinde HAYRAT yapılmaktadır; ancak kandillerde hayrat yapılırken bazı yörelerimizde olduğu gibi, özel çörek, helva gibi yiyeceklerin dağıtılması belirlenmemiştir. Herkes istediği yiyecek veya içeceği hayrat olarak dağıtabilir. Çoğunlukla helva dağıtılması tercih edilmektedir.

3.RAMAZAN YEMEKLERİ:
Ramazanda sadece çok yakın akrabalar arasında iftar yemekleri düzenlenmektedir. Ramazanın ilk günü “keşkek” yemeği pişirilir. Özel bir yemek yoktur; ancak hazırlanması zor, güzel yemeklerin yapılmasına özen gösterilmektedir.

4. HAC YEMEKLERİ
Eskiden hacca gidenler için hazırlanan yiyeceklerin en önemlisi “ Hac helvası” denilen bir çeşit un helvasıdır. Ayrıca hacdan dönenler yakın akrabalar tarafından yemeğe davet edilirler.

5. SIRA GEZMELER
Yemekli sıra gezmelerinde konuklara yuvarlama,içli köfte,çiğ köfte,dolma,öz çorbası, özbek pilavı gibi yemekler ile baklava, kadayıf ve helva gibi tatlılar ikram edilmektedir.
Yemeksiz sıra gezmelerinde ise her türlü şire, çerez ve meyvenin bulunduğu “fekke” adı verilen sofra kurulmaktadır.

6. KIR YEMEKLERİ ( Sahreler, Seybanalar)
Gaziantep’te “Sahre” denilen yemekli kır gezintilerinde tercih edilen yemekler; dolma, sarma, dürüm, köfte ve piyaz çeşitleri, hedik, her türlü çerezler, şireler, mevsim meyveleri, hemen ilk göze çarpanlardandır.


7. DOĞUM, EVLENME VE ÖLÜM YİYECEKLKERİ
DOĞUM : Doğumlarda loğusanın sütünü arttırıcı yemekler yapılmaktadır: kuymak, pekmezli unlu kuymak, simit aşı, muni çorbası, Arap köfte, çiğ köfte yaygındır.
DİŞ HEDİĞİ: çocuğun ilk dişi göründüğünde “diş hediği” yapılması, hediğin renkli şekerlerle süslenmesi, komşulara dağıtılması ve onların da çocuğa hediyeler vermesi hala devam eden bir gelenektir.
EVLENME : Nişanda kız evine gönderilen yiyecekler; lahmacun, yoğurt, tatlı ve mevsim meyveleridir. Nişan sürecince kız evi oğlan evi tarafından “ nişanlı sahresine (yemekli kır gezintisi) ” davet edilir.
Gaziantep’te gerdek gecesinde gelin ve güvey için “fekke” denilen sofra hazırlanır.
Düğünlerde pişirilen yemekler; doğrama, kamışlı yahni, kabaklama, pilav, dolma, lahmacun, elma aşı,öz çorbası, elma tavası, kıymalı patates, kuru fasulye ve şehriyeli pilav gibi yemekler yapılır.
ÖLÜ YEMEĞİ: Ölü evine yemek gönderilmesi yörede çok eskiden beri devam eden bir gelenektir. Ölü evine gönderilen yemek mevsime ve kişilere göre değişmektedir. Özel bir yemek yoktur.

8. DAVET YEMEKLERİ
Ailenin maddi durumuna göre değişmesine rağmen en fazla yapılanlar; yuvarlama, özbek pilavı, et paçası, içli köfte ile tatlı olarak; aşir çorbası, baklava, künefedir.

9.HAMAM YEMEKLERİ
Hamamda yenilen yemeklerin başında; dolma, pirpirim aşı, maş piyazı, peynir dürümü, Arap köftesi, çiğ köfte, yağlı köfte, çeşitli çerezler gelmektedir. Erkeklerin hamamda yedikleri yemekler kadınlar gibi çeşitli olmayıp genelde çiğ köfte tercih edilmektedir.

Arap Kızı Pastası


6-8 kişilik Gerekli malzeme:
10 çorba kaşığı tereyağı Yaklaşık
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
5 yumurta
2 çorba kaşığı süt
1 50 gr bitter çikolata
2 çorba kaşığı pirinç unu
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı un
6 çorba kaşığı kayısı marmelatı veya dilediğiniz reçel
Krema malzemesi:
150 gr bitter çikolata
4 kahve fincanı pudra şekeri
Süsleme malzemesi:
3-4 parça süt çikolata
1 tatlı kaşığı kakao
Yarım muz
1 dilim elma
1 soyulmuş badem
2 yumuşak şeker
2 adet inci şeker

Oda ısısında bekletilmiş tereyağını şeker ve vanilya ile çırpın. Yumurtaların sarılarını aklarından ayırın. Yumurta sarılarını vanilyalı karışıma tek tek ilave edip çırpın.
Süt, benmari usulü eritilmiş çikolata, pirinç unu ve kabartma tozu ile karıştırılmış unu ekleyip düzgün bir hamur elde edinceye kadar çırpın.
Yumurta aklarını kar haline gelinceye kadar çırpın ve hazırladığınız karışıma ekleyin. 24 santim çapındaki bir kalıba döküp önceden ısıtılmış fırında 40 dakika pişirin. Soğuyunca yatay olarak ortadan ikiye kesin. Alttaki kekin üzerine reçel sürün. Diğer keki üstüne kapatın.
Kremayı hazırlamak için çikolatayı benmari usulü eritip pudra şekerini ekleyin ve karıştırın. Gerekirse 3-4 kaşık soğuk su ilave edebilirsiniz. Hazırladığınız kremanın 1 kaşığını süsleme için ayırıp kalanını pastanın üzerine spatula ile sürün. Soğuması için buzdolabında 5-10 dakika bekletin.
Sütlü çikolata parçalarını rendeleyip zenci kızın kıvırcık saçlarını yapın. Muzu ağız şeklinde kesip üzerine kakao serpin ve pastanın üzerine yerleştirin. Kabuğu soyulmuş bademi enlemesine ikiye ayırıp gözleri yapın ve uçlarına birer damla eritilmiş kakao damlatın. Elma dilimini burun şekli vererek kesin ve pastanın üzerine yerleştirip çikolata ile süsleyin. Yumuşak şekerler ve inci şekerlerle küpelerini yapın.


ML® Hicaz Pulu için tıklayın


Aşure


1 kg. buğday
2 kilo şeker
yarım kg. nohut
yarım kg. kuru fasulye
yarım kg. kuru üzüm
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı kuru incir
1 su bardağı kuru kayısı
1 su bardağı ceviz
1 su bardağı nar
tarçın
1 su bardağı fındık
1 paket çam fıstığı
1 paket kuş üzümü
3 adet ince doğranmış elma

Buğday akşamdan pişirilir. Nohut, kuru fasulye, kuru üzüm akşamdan ıslatılır. Ertesi gün ayrı ayrı haşlanır (suları süzülmez). Bütün bu malzeme büyük bir tencerede karıştırılır. Aşurenin kıvamına göre su ilave edilir. Kaynamaya başlayınca incir, kayısı, elma ve şeker katılıp bal rengine gelinceye kadar pişirilir. Aşure hiç bekletilmeden kaselere boşaltılır, üzeri ceviz, fındık, üzüm, nar, fıstık ve tarçınla süslenir.


ML® Aşure Çorbası için tıklayın



AŞURE


Malzeme:
500 gr aşurelik buğday
100 gr kuru üzüm
200 gr incir
1 su bardağı pirinç
1 kilo şeker
üstü için bir miktar fındık fıstık
100 gr kuş üzümü
250 gr fasulye
250 gr nohut
200 gr kayısı
yarım kilo elma

Yapılışı:
Akşamdan ayrı tencerelerde buğday, nohut, fasulye ıslanır. Sabahleyin suları süzülerek hepsi ayrı ayrı pişirilir. Buğdayın suyu bolca olmalıdır. Buğday pişip kabarınca içine pirinç, nohut, fasulye, doğranmış kayısı, üzüm ilave ederek pişirilir. Soyulmuş ve doğranmış elma da ilave ederek kıvamı koyulaşmaya başlayınca ayrı kapta doğranmış ve haşlanmış incirin suyu süzülüp aşurenin içine atılır. Şeker de ilave edilerek bir müddet daha pişirilip kaselere boşaltılır. Üzeri tarçın, fındık, fıstık, varsa nar taneleriyle süslenir.

Aşure (Kayseri)


Kayseri Ticaret Odası

1 kase buğday
1 kase kuru fasulye
1 kase nohut
1 adet portakal
1 adet elma
Yarım çay bardağı gül suyu
1,5 kase toz şeker
1 tatlı kaşığı vanilya
1 fincan kuru üzüm
1 fincan kuru kayısı
500 gr süt
1 çorba kaşığı nişasta
3 çorba kaşığı pirinç
Üzeri için;
Kuru kayısı
Kuru incir
Dolmalık fıstık
Nar
Tarçın
Kuş üzümü

Akşamdan ıslatılmış buğdaylar haşlanır. İlk kaynama suyu dökülür. Kuru fasulye ve nohut da haşlanır. Yarıdan biraz fazla haşlanan buğdayın içine kuru fasulye ve nohut da eklenip birlikte biraz kaynatılır. Ayrı bir yerde haşlanmış pirinç de dâhil edilip, biraz daha kaynatılır. Kuru üzüm, portakal kabuğu, süt, şeker ilave edip kaynatmaya devam edilir. Gül suyu, vanilya, küp doğranmış kuru kayısı ve elma ilave edilir. Elmalar yumuşayınca nişasta, biraz suyla kaynamakta olan aşureye yedirilir. Biraz daha kaynatılıp servis kâselerine paylaştırılır. Üzeri tanelenmiş nar ve tarçınla süslenerek servisi yapılır.


Ayva


THY Skylife

Anadolu insanının yüzü doğaya dönüktür. Doğanın bereketini türkülerine, şiirlerine, hatta deyimlerine katmaktan geri durmaz. Örnekse, lafı fazla dolandırmadan "Havada ayva var" deyiverir, kışın uzun ve soğuk geçtiğini anlatmak için. Tarih boyunca kimi zaman aşkı, sevdayı, kimi zaman da hüznü ve ayrılığı simgeledi ayva. Şiirlerde, şarkılarda, türkülerde ise en çok nar ile anıldı. Manilerde bile birbirinden ayrılmadılar. Orhan Veli, "Gelirli" adlı şiirinde; "İstanbul'dan ayva gelir, nar gelir / Döndüm baktım bir edalı yar gelir", dememiş miydi? Ya Çankırı yaren sohbetleri... "Şu ayva yarılacak / Yar bana darılacak / Sana olan muhabbet / İkiye ayrılacak..." Peki, "Karadut" adlı şiirinde sevgilisine "gülen ayvam, ağlayan narımsın" diyen Bedri Rahmi Eyüboğlu"na ne demeli...
İnsanoğlu eski çağlardan beri bilinen bir bitki olan ayvanın nimetlerini keşfetmekte gecikmedi. Roma uygarlığında parfüm yapımında meyve ve çiçekleri kullanılan ayva, ağacından meyvesine kadar simgesel anlamlar da üstlendi. Kimi zaman bağlılığı, kimi zaman da aşkı simgelediğine inanıldı. Solon'un evlilik öncesi genç kızlara ayva yemeleri gerektiğini söylemesi de belki bundandı. Gülgiller familyasından, elma ve armudun yakın akrabası olan ayvanın Latince ismi Cydonia oblonga ya da Cydonia vulgaris. Adını Girit'teki Cydonia kasabasından aldığı söyleniyor. Bazı kaynaklar Anadolu, Yunanistan ve Kırım'ı ayvanın anayurdu olarak gösteriyor.
Ülkemizde pek çok yerde yetişen ayvanın en çok bardak ayvası, demir ayvası, ekmek ayvası, limon ve eşme ayvası türleri biliniyor. Bunlardan bardak ayvası özellikle Kocaeli yöresinde yetişiyor. Üzeri sık tüylü, gevrek etli, sulu ve mayhoş olan bu tür, eylül ayı sonlarında toplanıp hevenk yapılıyor ve bir süre kilerde saklanıyor. Ekim ayında olgunlaşan demir ayvası ise etinin sıkılığından dolayı bu adı almış. Kocaeli bölgesinde eylül ayında toplanan, meyveleri şubat ayına kadar saklanabilen ekmek ayvası ise buruk olmadığı için yaygın olarak tercih edilen bir tür. Kabuğu limon sarısı rengindeki limon ayvası da ekmek ayvası kadar makbul bir tür. Son yıllarda Marmara bölgesinde çok yetiştirilen eşme ayvasının da sofralık değeri yüksek. Uygun koşullarda saklandığında mart ayı sonuna kadar bulunabiliyor ayva.
Geleneksel mutfağımızda ayvanın kullanım alanı hayli geniş. Ülkemizde taze olarak bol bol tüketildiği gibi Anadolu'da pek çok yörede mangalda közlenerek de yeniyor. Kış aylarında kaymaklı ayva tatlısından vazgeçemiyoruz. Peltesi, pastası, jölesi, sakızlı tatlısı, şekerlemesi, reçeli, çevirmesi, kompostosu ve hoşafı, tatlı ve içecek olarak tükettiğimiz diğer çeşitler. Yöre mutfaklarımızda ise çeşit çeşit ayvalı yemekler görüyoruz. Pirinç ya da bulgurla yapılan pilavlar, dolmalar, kebaplar, yahniler, salatalar, ayva gallesi, ayva boranası derken, Anadolu kadınının hayal gücüyle renklenen lezzetli bir sofra çıkıyor karşımıza.

Ayva Bastısı (Konya)


1 kg ayva
2 sb su
3 yk sadeyağ veya tereyağı
2 yk pirinç
1 sb şeker veya üzüm pekmezi

Ayvaların kabuklarını soyun, çekirdek yataklarını çıkarın, yıkayın, dilimleyin, kulaklıya dizin, su koyun, kapağı kapatın. Hafif ateşte ayvalar yumuşayınca yağ ve pirinci ilave edin, pirinçler pişince, şeker veya pekmezi dökün. Yağına binince tencerede 10 dk dinlendirin. Porselen tabağa düzenleyin sıcak olarak sofraya alın.

Not: Elma ve armutla da aynı şekilde bastı yapılır.

AYVA DOLMASI (Konya)


MALZEME LİSTESİ
6 adet iri boy şekilli ayva veya elma İç malzemesi;
250 gr orta yağlı koyun kıyması (veya kuzu koldan kıyma)
1 Türk kahve fincanı pirinç
1 yemek kaşığı toz şeker
2 çay kaşığı tuz
Ayrıca;
2 su bardağı sıcak su
1 su bardağı üzüm pekmezi
100 gr tereyağı

YAPILIŞI
Derin bir kabın içine kıymayı, yıkanmış süzülmüş pirinci, toz şekeri ve tuzu koyup iyice yoğurun. Bu arada ayvaları iyice yıkayıp, soymadan üstlerini kapak olacak şekilde kesin.
Dolma oyacağıyla çekirdek yataklarını çıkarıp, kenar kalınlığı 1 cm olacak şekilde içini oyun. Sonra da hazırladığınız kıymalı iç malzemesini doldurup geniş bir tencereye dik olarak dizin. Tereyağını ayvaların üzerine, parçalayarak dağıtın. Sonra da ayvaların kapaklarını kapatın.
Sıcak suyu tencerenin kenarından içine aktarın. Orta ısılı ateşte, kapağı kapalı olarak kaynatın. Kaynayınca altını kısın ve kısık ateşte ayvalar yumuşayıncaya dek pişirin.Son olarak pekmezi ayvaların üzerine gezdirip 15 dakika daha pişirip ocaktan alın. Sıcak olarak servise sunun.

Azerbaycan Mutfağı


Dr. Mehmet AKMAN Dr. Mustafa METE
Türk ve Dünya Mutfakları


Ülkelerin coğrafyasına bağlı olarak gelişen yaşam biçimi, o ülkenin mutfağını da belirlemektedir. Bu özellik Azeri mutfağının da şekillenmesini sağlamıştır. Ülkenin dağlık bölgelerinde hayvancılık çok gelişmiştir. Dört mevsimin bir arada yaşandığı ülkede, Hazar Denizinde yetişen balıklar, Azeri mutfağında büyük yer tutmaktadır. Aynı zamanda Hazar Denizine özgü bir balık olan Mersin balığından elde edilen havyar, tüm dünya mutfaklarının en seçkin malzemeleri arasında yerini almıştır.
Zengin bir kültüre sahip olan Azerilerin mutfakları da çok zengindir. Azeriler için yemek yapmak kadar, yemek de çok önemlidir. Baş yemekleri pilavdır. Aş olarak da bilinen pilavın 30'dan fazla çeşidi vardır. "Aş” tören ve davet sofralarının ana yemeğini oluşturmaktadır. Bu pilav, büyük ve oval bir tepside masaya getirilip ve ortaya konmaktadır. Azeri pilavının en büyük özelliği ince uzun pirinç türleri ile hazırlanması ve bol yağlı olmasıdır. Bu mutfakta pilav asla sade yenmemekte yanında mutlaka et veya sebze yenmektedir. "Şakabaklı aş" denen pilav çeşidi ise sade hazırlanıp, ayrı bir tabakta kestaneli bir yemekle birlikte sunulup ve ikisi birlikte yenmektedir. "Levengi aşı" ise tavuğun veya balığın doldurulması ile hazırianmaktadır. Dolgu malzemesi olan ve Levengi adı verilen karışım tatlı ve ekşi olarak hazırlanıp, tatlı olanına "Şirin levengi" adı verilmektedir. "Turşu Levengi " ise kayısı veya erikle hazırlanan tuzlu ve meyveli bir karışımdır.
Diğer pilav çeşitlerine gelince; "Kever" adım verdikleri pırasanın yeşil kısmı, maydanoz ve dereotu ile hazırlanan "Sebzeli Aş", ceviz ve kuşbaşı etle hazırlanan "Fincan Aş'ı", kum üzüm ve şekerle hazırlanan "Şüüt Aşö", kumtulmuş sebzelerle hazırlanan "Evelik Aş'ı", tavukla hazırladıkları "Cüceli Aş" belli başlı pilav çeşitlerini oluşturuyor. Ayrıca "Düşpere" adını verdikleri, çorba sululuğunda hazırlanan mantı ile, düşpereyle yedikleri "Kutap" adlı sacda pişirdikleri ve ekmek gibi yenen yemekleri çok meşhurdur. Kahvaltı hariç, her öğünde mutlaka et yeniyor. Azeriler et yemediklerinde kendilerini doymuş kabul etmemektedir.
Süt ve süt ürünleri de Azerilerin beslenmesinde büyük bir yer tutmaktadır. Kahvaltılarda peynir ve tereyağı ince bir ekmek türü olan lavaşın araşma dürüm şeklinde koyup yeniyor. Zeytin ise pek yaygın değildir. Azeriler bolca yoğurt tüketmekte ve uzun ömürlü olmalarını da yoğurt yemelerine bağlamaktadırlar. Yoğurdu sade yedikleri gibi çorba yapımında da kullanmaktadırlar. Öğünler arasında meyve yeme alışkanlığı son derece yaygındır. Kendi yetiştirdikleri elma , armut, karpuz, ceviz gibi meyveleri düzenli olarak tüketmektedirler. Yemeklerle birlikte gazoz türü içecek yerine bu meyvelerin özlerinden hazırladıkları şerbetleri içmektedirler. "Albuhara" adım verdikleri kurutulmuş meyveleri birçok yemekte kullanmaktadırlar. Azeriler arasında et suyu kullanımı da çok yaygındır. Çorbalarında krema yerine balık, tavuk ve koyun etinden hazırladıkları et suyunu tercih etmektedirler. Sebze yemekleri de Azeri mutfağında büyük bir yere sahiptir. Sebzeleri mutlaka etli pişirmektedirler. Kenger ota, tere ve gulağ adı verilen yöresel otlardan hazırlanan sebze yemekleri çok meşhurdur. Pazarlarda satılan tuzlu balıkları ise sade pilavın yanında yemektedirler. Azeri mutfağında tatlıya pek yer yoktur. Buna rağmen halılara, şekerbura, şeker çöreği ve başka mutfaklardan esinlendikleri pastaların lezzeti de tadılmaya değerdir. Hamur tatlısı pek yapılmaz, daha çok marmelat türü ve otlu tatlı yapılmaktadır.
Azeri dilinde cüce denilen pilicin altın gibi kızarması için derisi sarı kök denilen bir baharat ile ovulur. Aynı etkiyi safran veya zerdeçal kullanarak da yaratabilirsiniz. Malzemeler arasında görülen mayonez ise Azeri mutfağındaki Rus etkisinin bir sonucudur.

baharatlar


Acı Kırmızı Toz Biber: Acı ve tatlı taze biberlerin kurutulup, dövülmesinden elde edilmiştir.Sıcak yöre yemeklerinin çoğunda kullanılır.

Adaçayı: Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Ege bölgesinde, çay yapılan bir aromalı ot. Avrupa ülkelerinin mutfaklarında kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde kullanılır.

Anason: Anayurdu Mısır olan anason, maydanozgillerden bir bitkinin küçük, yeşilimsi, taylı ve baharlı bir tohumudur. Hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır.

Ardıç: Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Kümes hayvanlarının etlerinin pişirilmesinde ve dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır.

B

Beyaz Toz Biber: Karabiberin dış kabuğu alınmış ve öğütülmüş olanıdır. Karabiberden daha keskin kokuludur ama tadı karabibere göre daha hafiftir.

Biberiye: Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, et yemeklerinde ve soslarda kullanılır. Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır.

C-Ç

Çemenotu: Sert, kahverengimsi sarı renkli bir tohumdur. Öğütülmüş olarak turşularda, çorbalarda, soslarda, güveçlerde ve et yemeklerinde kullanılır.

Cevz-i Bevva: Sıcak bölgelerde yetişen bir ağacın bir yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır.

Çörekotu: Çöreklerde ve ekmeklerin üzerine pişirilirken serpilir. Salatalarda da çörekotu kullanılabilir.

D

Defne: Çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda ayrıca bazı turşu ve konservelerde kullanılır.

Dereotu: Maydonozdan sonra en çok kullanılan taze ot. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Birçok salata ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılır.

Dolmalık Fıstık: Özellikle dolma içlerinde kullanılır.

F

Frenk fesleğeni: Nanegillerden tropik kökenli bir ot. Domatesle mükemmel bir uyumu vardır. Patlcan ve biberli yemeklerle de önerilir. Sarmısakla birleştiğinde biberli bir tat kazanır.

Frenk maydanozu: Yerli maydanozun kıvırcık yapraklısı. Kokusu daha hafiftir. Süslemeye çok uygundur.

H

Hardal: Bu bitkinin tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Izgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır.

Haşhaş Tohumu: Haşhaş bitkisinin tohumudur. Mavi-siyah veya beyaz renkte olur. Ekmek, çörek, börek gibi fırın ürünlerinde kullanılır.Ayrıca kavrularak salata, kanape ve sebze yemeklerine de katılır.

Hintcevizi: Bir diğer adı müskat'tır. Beşamel sos ve benzerleri ile peynirli yemeklerde kullanılır. En ince rendeden çekilir. Acımsı tadından ötürü çok küçük miktarlarda kullanılmalıdır.

K

Karabiber: Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemekte bütün veya toz durumda kullanmak mümkündür.


Kakule: Sıcak iklimlerde yetişen kakulenin tohumları küçük ve beyazımsı renktedir. İştah açıcı ve mide bozukluklarını giderici özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır.

Karanfil: Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcukları kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, soğanla birlikte bazı yahnilerde kullanılır. Elma ile ilginç bir uyumu vardır.

Kerbel: Bir maydanoz türüdür. Salatalarda kullanılır.

Kereviz: Kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitkidir. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı yerlerde yaprakları çiğ olarak da kullanılmaktadır.

Kekik: Etlerde, ızgaralarda, sebzelerde ve balıklarda kullanılır. Özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol kullanılır.

Kimyon: Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Türk mutfağında, köftelerde, bazı et yemeklerinde ve sucuk yapımında kullanılır.

Kişniş: Kişniş genellikle şuruplarda kullanılmaktadır. Kişniş şekeri pastacılıkta ve bazı et yemeklerinde de kullanılmaktadır. Bitkinin yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.

Köftebaharı: Köftelerde kullanılır.

Köri: Kimyon, biber, zerdeçal, kişniş, karanfil, kakule, zencefil, hintcevizi, demirhindi ve acı kırmızı biberden oluşan bir baharat karışımıdır.

Kuru Tarhun: Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır.

Kuşüzümü: Pilav, dolma içleri ve bazı tatlılarda kullanılır.

M

Maydanoz: Her türlü salata ve yemekte kullanılır. Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sularında bu köklerden yararlanılmaktadır.

Melisotu: Salata veya taze meyveler ile kullanılır.
Mercanköşk: Kekiğe çok yakın bir ottur. Salatalardan başka et yemeklerinde, sebzelerle de kullanılır. Genellikle yemeğe pişmesine yakın konur. Sindirimi kolaylaştırıcı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.

Miskotu: Kaz, ördek, yılanbalığı gibi yağlı yiyeceklerde ve yahnilerde kullanılır.

Muskat: (küçük hindistancevizi) Kullanılan kısmı tohumudur. Itırlı bir tada ve kokuya sahip olan muskat çok sert olduğundan rendelenmiş olarak da satılır. Antiseptik, iştah açıcı, mide ve kalbi kuvvetlendirici ve safra taşlarının erimesine yardımcı özellikleri vardır.

N

Nane: Çorbalardan sebzelere kadar birçok yemekte kullanılır. Etlerden koyun ve kuzuya konulur.Ayrıca genellikle salatalarda da kullanılır.

P
Pul Kırmızı Biber: Acı taze biberlerin kurutulup pul haline getirilmesi ile yapılır.

R

Rezene: Anason kokulu bir ot. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır.

Roka: Yaprakları turp yaprağına benzeyen bir bitkidir. Salata olarak veya tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Ayrıca, servis tabaklarının süslemesinde de kullanılır.

S

Safran: Safran, kullanıldığı yemeğe sapsarı bir renk verir. Keskin ve hafif acımsı bir tadı vardır. Bazı balık ve deniz mahsulleri yahnilerinde, pilavlarda ve sütlü, pirinçli tatlılarda kullanılır. Zeytinyağında ise hiç erimez. Ayrıca safrandan zerde adı verilen bir tatlı da yapılır.

Sumak: Toz haline getirilerek kullanılmaktadır. Ekşimsi bir tadı vardır. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılır.

Susam: Simit ve benzer çeşitli hamurlu yiyeceklerde ya da tahin yapmında kullanılır.

T

Tarçın (çubuk):Bazı pasta, kek, bisküviler ve sütlü tatlılarda ayrıca boza, salep gibi içeceklerde kullanılmaktadır.

Tarhun:Bazı soslarda, salçalı et yemeklerde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda kullanılır.

Tatlı Kırmızı Toz Biber: Tatlı kırmızı biberlerin kurutulup toz haline getirilmesiyle elde edilir. Pek çok yemekte kullanılır.

Tere: Bu bitkinin yaprakları genellikle salata olarak yenir. Servis tabakların süslenmelerinde de kullanılır.

Toz Tarçın: Çubuk tarçının kullanıldığı her yerde kullanılır.

V
Vanilya: Meksika kökenli bir baharat. Pastacılık ve şekercilikte krema, kek, dondurma, komposto, poşe meyveler ve sütlü tatlıları lezzetlendirmek için kullanılır.

Y

Yenibahar: Kullanılan kısmı meyvesidir. İştah açıcı, gaz söktürücü ve kabıza karşı etkilidir. Mutfakta ise etli yemeklerde, köfte, sosis, çeşitli tatlı ve dolmalarda kullanılır.

Z

Zencefil: Bir bitkinin toprak altında kalan gövdesinin kurutulmasıyla elde edilir. Genellikle şerbet ve meşrubat yapımında kullanılmaktadır.


Zerdeçal: Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte bir bitkidir. Et, balık, yumurta yemeklere katılır. Ayrıca kimi zaman safranın yerine de kullanılmaktadır.

Baharatlar ve Kullanım Alanları


Adaçayı : Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Ege bölgesinde, çay yapılan bir aromalı ot. Avrupa ülkelerinin mutfaklarında kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde kullanılır. Anason : Anayurdu Mısır olan anason, maydanozgillerden bir bitkinin küçük, yeşilimsi, taylı ve baharlı bir tohumudur. Hamur işlerinde, gevreklerde, çöreklerde kullanılır.
Ardıç : Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Kümes hayvanlarının etlerinin pişirilmesinde ve dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır.
Biberye: Sert, kahverengimsi sarı renkli bir tohumdur. Öğütülmüş olarak turşularda, çorbalarda, soslarda, güveçlerde ve et yemeklerinde kullanılır.
Çemenotu : Sert, kahverengimsi sarı renkli bir tohumdur. Öğütülmüş olarak turşularda, çorbalarda, soslarda, güveçlerde ve et yemeklerinde kullanılır
Çörekotu : Çöreklerde ve ekmeklerin üzerine pişirilirken serpilir. Salatalarda da çörekotu kullanılabilir.
Defne : Çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda ayrıca bazı turşu ve konservelerde kullanılır.
Dereotu : Maydonozdan sonra en çok kullanılan taze ot. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Birçok salata ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılır.
Dolmalık Fıstık : Özellikle dolma içlerinde kullanılır.
Maydanoz : Her türlü salata ve yemekte kullanılır. Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sularında bu köklerden yararlanılmaktadır.
Melisotu : Salata veya taze meyveler ile kullanılır.
Mercanköşk : Kekiğe çok yakın bir ottur. Salatalardan başka et yemeklerinde, sebzelerle de kullanılır. Genellikle yemeğe pişmesine yakın konur. Sindirimi kolaylaştırıcı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.
Miskotu : Kaz, ördek, yılanbalığı gibi yağlı yiyeceklerde ve yahnilerde kullanılır.
Muskat : (küçük hindistancevizi) Kullanılan kısmı tohumudur. Itırlı bir tada ve kokuya sahip olan muskat çok sert olduğundan rendelenmiş olarak da satılır. Antiseptik, iştah açıcı, mide ve kalbi kuvvetlendirici ve safra taşlarının erimesine yardımcı özellikleri vardır.
Nane : Çorbalardan sebzelere kadar birçok yemekte kullanılır. Etlerden koyun ve kuzuya konulur.Ayrıca genellikle salatalarda da kullanılır.
Pembebiber : Özellikle soslarda, et ve balık yemeklerinde kullanılır.
Pimpinel : Bir anason türüdür. Genellikle çorba, sebze ve balık yemeklerinde kullanılır.
Pul Kırmızı Biber : Acı taze biberlerin kurutulup pul haline getirilmesi ile yapılır.
Rezene : Anason kokulu bir ot. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır.
Safran : Safran, kullanıldığı yemeğe sapsarı bir renk verir. Keskin ve hafif acımsı bir tadı vardır. Bazı balık ve deniz mahsulleri yahnilerinde, pilavlarda ve sütlü, pirinçli tatlılarda kullanılır. Zeytinyağında ise hiç erimez. Ayrıca safrandan zerde adı verilen bir tatlı da yapılır.
Sumak : Toz haline getirilerek kullanılmaktadır. Ekşimsi bir tadı vardır. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılır.
Susam : Simit ve benzer çeşitli hamurlu yiyeceklerde ya da tahin yapmında kullanılır.
Tarçın (çubuk) :  Bazı pasta, kek, bisküviler ve sütlü tatlılarda ayrıca boza, salep gibi içeceklerde kullanılmaktadır.
Tarhun : Bazı soslarda,  salçalı et yemeklerde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda kullanılır 
Roka : Yaprakları turp yaprağına benzeyen bir bitkidir. Salata olarak veya tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Ayrıca, servis tabaklarının süslemesinde de kullanılır.
Tatlı Kırmızı Toz Biber : Tatlı kırmızı biberlerin kurutulup toz haline getirilmesiyle elde edilir. Pek çok yemekte kullanılır.
Tere : Bu bitkinin yaprakları genellikle salata olarak yenir. Servis tabakların süslenmelerinde de kullanılır.
Toz Tarçın : Çubuk tarçının kullanıldığı her yerde kullanılır.
Vanilya : Meksika kökenli bir baharat. Pastacılık ve şekercilikte krema, kek, dondurma, komposto, poşe meyveler ve sütlü tatlıları lezzetlendirmek için kullanılır.
Yenibahar : Kullanılan kısmı meyvesidir. İştah açıcı, gaz söktürücü ve kabıza karşı etkilidir. Mutfakta ise etli yemeklerde, köfte, sosis, çeşitli tatlı ve dolmalarda kullanılır.
Zencefil : Bir bitkinin toprak altında kalan gövdesinin kurutulmasıyla elde edilir. Genellikle şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır.
Zerdeçal : Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte bir bitkidir. Et, balık, yumurta yemeklere katılır. Ayrıca kimi zaman safranın yerine de kullanılmaktadır.
Karabiber : Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemekte bütün veya toz durumda kullanmak mümkündür.
Kakule : Sıcak iklimlerde yetişen kakulenin tohumları küçük ve beyazımsı renktedir. İştah açıcı ve mide bozukluklarını giderici özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır.
Karanfil : Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcukları kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, soğanla birlikte bazı yahnilerde kullanılır. Elma ile ilginç bir uyumu vardır.
Kerbel : Bir maydanoz türüdür. Salatalarda kullanılır.
Kereviz : Kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitkidir. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı yerlerde yaprakları çiğ olarak da kullanılmaktadır.
Kekik : Etlerde, ızgaralarda, sebzelerde ve balıklarda kullanılır. Özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol kullanılır.
Kimyon : Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Türk mutfağında, köftelerde, bazı et yemeklerinde ve sucuk yapımında kullanılır.
Kişniş : Kişniş genellikle şuruplarda ve likörlerde kullanılmaktadır. Kişniş şekeri pastacılıkta ve bazı et yemeklerinde de kullanılmaktadır. Bitkinin yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.
Köftebaharı : Köftelerde kullanılır.
Köri : Kimyon, biber, zerdeçal, kişniş, karanfil, kakule, zencefil, hintcevizi, demirhindi ve acı kırmızı biberden oluşan bir baharat karışımıdır.
Kuru Tarhun : Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır. Kuşüzümü : Pilav, dolma içleri ve bazı tatlılarda kullanılır.
Damla Sakızı: Bazı sütlü tatlılarda, muhallebilerde, aşure de ve dondurma yapımında kullanılır.
Sarımsak: Yemeklerde, buğulamalarda, dolmalarda, köftelerde, soslarda, kavurmalarda, çorbalarda kullanılır.
Kapari: Turşu halinde buğulamalarda, salatalarda kullanılır.
Fesleğen: Et yemeklerinde, salatalarda kullanılır.

Bal Kabaklı Muhallebi


6. aydan itibaren
Hacer Kaya – Altan bebeğin annesi


Malzemeler:
2 çorba kaşığı haşlanmış balkabağı
100 ml balkağının haşlama suyu
2 çorba kaşığı Aptamil Sütlü Pirinçli
1 tatlı kaşığı pekmez

Hazırlanışı:
Haşlanmış balkabağı 100 ml haşlama suyu ile birlikte ezilirek karıştırılır. Üzerine 2 çorba kaşığı Aptamil Sütlü Pirinçli ilave edilir ve karıştırılır. Bebeğinizin balkabaklı leziz muhallebisi hazır.
Bebeğiniz tatlı yemeyi seviyorsa, elma suyu, üzüm suyu, pekmez gibi doğal şeker kaynakları ile bu tadı sağlayabilirsiniz. Bebeğinizin mamasında şeker kullanmayın.

Ballı Elmalı Kek


4 adet yumurta
1,5 su bardağı şeker
1,5 su bardağı yoğurt
1 paket tereyağı
2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı tarçın
3,5 su bardağı un
Üzeri için:
3 adet iri elma
3 çorba kaşığı bal
3 çorba kaşığı fındık

Yumurta, şeker beyazlana kadar çırpılır. Üzerine erimiş tereyağı ve diğer malzemeler eklenir, karıştırılır. Sonra yağlanmış fırın tepsisine dökükülür. Elmalar soyulur, ince dilimlenir. Kek harcının üzerine dizilir. Bal incecik akıtılarak elma dilimlerine gezdirilir. En son iri çekilmiş fındık serpilir. 170 derece ılık fırına verilir. Kızarıp, kabarana kadar pişirilir. Servis için kare kesilir.


ML® Ballı Pirinçli Kek için tıklayın

Besinlerin Protein Değerleri


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Besinlerin yenebilen 100 gramlarının sağladığı ortalama protein miktarları:
BESİNLER PROTEİN (Gr.)
Et ve Et Ürünleri:
Sığır eti (orta yağlı) 18,7
Koyun eti (orta yağlı) 17,0
Tavuk 19,0
Tavşan 21,0
Keçi 18,4
Beyin 10,3
Yürek 16,5
Böbrek 16,0
Karaciğer 20,0
Akciğer 14,6
Dil 16,2
Sosis 12,5
Salam 12,1
Balık (orta yağlı) 19,0
Yumurta 12-13
Süt Türevleri
İnek sütü (orta yağlı) 3,5
Keçi sütü 3,3
Manda sütü 4,0
Yoğurt 3,2
Taze çökelek 35,0
Kuru çökelek 54,9
Kaşar peyniri 27,0
Beyaz peynir (yağlı) 22,5
Beyaz peynir (yağsız) 19,0
Tulum peyniri 15,9
Süt tozu (yağlı) 26,0
Süt tozu (yağsız) 36,0
Krema (%20 yağlı) 2,9

Kuru Baklagiller:
Bakla 25,0
Barbunya 21,0
Nohut 19,2
Fasulye 22,6
Börülce 23,1
Mercimek 23,7
Bezelye 22,5

Yağlı Tohumlar ve Kuruyemişler:
Kabak çekirdeği içi 30,3
Ayçiçeği çekirdeği içi 25,0
Karpuz çekirdeği içi 32,2
Susam 20,0
Ceviz içi 15,0
Kestane 2,8
Fındık içi 12,6
Yer fıstığı 25,5
Çam fıstığı 35,2
Badem içi 18,6
Yeşil fıstık 20,0
Yağlar ve Yağlı Besinler
Sadeyağ 0,3
Tereyağı 1,0
Zeytinyağı -
Margarin 0,6
Öteki bitkisel yağlar -
Siyah zeytin 1,8
Yeşil zeytin 1,5
Şeker ve Şekerli Besinler
Şeker -0
Reçel -0
Pekmez -0
Bal 0,3
Tahin helvası 10,5
Tahıl ve Ürünleri
Buğday 11,5
Mısır 9,4
Pirinç (az kepekli) 7,1
Pirinç (kepeksiz 6,7
Arpa 9,7
Buğday unu (%80 randımanlı 11,7
Buğday unu (%72 randımanlı) 10,9
Bulgur 12,5
Beyaz ekmek 7,2
Bazlama 8,7
Makarna 11,0
Tarhana 14,1

Sebzeler:
Ispanak 2,8
Semizotu 2,0
Asma yaprağı 3,8
Bakla 5,7
Bamya 2,2
Bezelye 7,0
Enginar 3,0
Domates 0,8
Fasulye 2,0
Lahana 1,7
Salatalık 0,7
Karnabahar 2,4
Yeşil kabak 0,6
Sarı kabak 1,0
Patlıcan 1,0
Marul 1,7
Patates 1,8
Pırasa 1,8
Yeşil soğan 1,5
Kuru soğan 1,4
Pancar 1,7

Meyveler:
Elma 0,3
Kayısı 0,8
Muz 1,2
İncir 1,4
Üzüm 0,6
Erik 0,6
Kiraz 1,8
Ayva 0,6
Limon 0,7
Portakal 0,8
Böğürtlen 0,8
Kara dut 0,9
Çilek 0,8
Nar 0,8
Armut 0,3
Şeftali 0,3
Kavun 0,5
Karpuz 0,5

Bibimguksu


www.asyagurme.com

200 Gram Somyeon Noodle , (Buğday unlu noodle)
1 Adet Soğan (Küçük Boy), İnce dilimlenmiş (yarım ay şeklinde), suda bekletilmiş
2 Avuç Karışık Maskolin Salata, Yıkanmış
1 Yemek Kaşığı Susam Yağı
Sosu için:
2 Yemek Kaşığı Acı Biber Ezmesi
1 Yemek Kaşığı Soya Sosu
1 Yemek Kaşığı Pirinç Sirkesi
2 Yemek Kaşığı Elma Sirkesi
2 Yemek Kaşığı Toz Şeker
1 Diş Sarımsak, İnce kıyılmış
½ Tatlı Kaşığı Beyaz Susam
Servis için:
1 Adet Katı Pişmiş Yumurta, Ortadan ikiye kesilmiş

Sosu hazırlamak için bir kasede acı biber ezmesi, soya sosu, pirinç sirkesi, elma sirkesi, şeker, ince kıyılmış sarımsak ve susam tanelerini çırparak karıştırın. Hazırladığınız karışımı bir kenarda bekletin.
Derin bir tencerede yeterli ölçüde suyu kaynatın. Su kaynadıktan sonra noodleları ilave edin ve birbirlerine yapışmamaları için ara sıra karıştırarak 3 dakika haşlayın. Pişen noodleları bir süzgece aktarın ve soğumaları için 2-3 dakika boyunca soğuk sudan geçirin. Fazla suyunu iyice süzdürüp, geniş bir kaseye alın.
Yıkayıp, kuruttuğunuz salata yapraklarını, suda beklettiğiniz soğan dilimlerini ve hazırladığınız sos karışımını noodleların üzerine döküp, iyice karıştırın. Son olarak susam yağını da ilave edin ve tüm malzemeleri tekrar karıştırın.
Hazırladığınız noodle karışımından bir miktar alıp, bir servis kasesine aktarın. Üzerine katı pişmiş yumurta dilimlerini yerleştirip, oda sıcaklığında servis edin.


Bisküvili Muhallebi


1 lt. süt
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı pirinç unu
1 paket vanilya
Bisküvi karışımı için:
2 çorba kaşığı toz şeker
1 paket sade bisküvi
1 çay bardağı ceviz yada fındık içi
1 adet elma
1 muz

Bir kapta sütü ve pirinç ununu iyice 1 karıştırın. Koyulaşmaya başlayınca şekerini ekleyerek muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Son olarak vanilyayı ekleyin. Bisküvileri töz haline getirin. Rendelenmiş elmaları şekerle' karıştırarak 2 dk. kadar pişirin. Muzu, fındığı bisküvi karışımının içine ilave edin. Kupların içine sırayla bir kat bisküvi karışımı bir katta muhallebi koyarak kat kat döşeyin. Üzerini süslemek için dövülmüş ceviz ya da fındık içi serpin. Dolapta soğuduktan sonra servis yapın.


ML® Muhallebi için tıklayın


Bölgelere Göre Yöresel Yemekler


Yasemin Ertaş - Makbule Gezmen Karadağ

Ülkemizde bölgelere göre besin tüketim durumu incelendiğinde 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) kesin rapor sonuçları henüz açıklanmadığından bu konudaki en son veriler 1994 yılı Hane Halkı Tüketim Harcamaları ve Gelir Dağılımı Araştırması’na dayanılarak yapılan çalışmalardan elde edilmektedir. Buna göre;
En yüksek meyve tüketimi Ege bölgesinde,
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğurt tüketimi süt tüketiminden daha fazla,
En yüksek balık tüketimi Karadeniz bölgesinde,
En düşük balık tüketimi Güneydoğu Anadolu bölgesinde,
Kümes hayvanı tüketimi sadece Ege Bölgesinde koyun ve kuzu eti tüketiminden fazla,
İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde kümes hayvanı tüketimi ve balık tüketimi yüzdeleri eşit,
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde sıcak içecekler (özellikle çay) kola tüketiminden daha fazla,
En yüksek kola tüketimi Akdeniz bölgesinde,
Bütün bölgelerde meyve suyu tüketimi sıcak içecek tüketiminin daha aşağısında bulunmuştur.
Türkiye genelinde, tahıl ve tahıl ürünlerinin tüketimi ilk sırada yer alırken ikinci sırada sebze tüketimi gelmektedir. Tahıl gurubundan buğday, genellikle ekmek, makarna ve bulgur seklinde, mısır Karadeniz bölgesinde tüketilmektedir. Et ve et ürünlerinin tüketim yüzdesi diğer besin gruplarının tüketimleri içerisinde yalnızca %3’dür. Mercimek, nohut ve kuru fasulye en fazla tüketim alışkanlığı olan kurubaklagil ürünleridir. Süt ürünlerinden ise yoğurt ve peynir en fazla tercih edilen ürünlerdir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı bölgelerinde zeytinyağı tüketim alışkanlığı yaygındır.

A. Akdeniz Bölgesi
Geleneksel Akdeniz beslenme sistemi, çok genel hatlarıyla tahıl (özellikle buğday), zeytinyağı, sebze-meyve, su ürünleri, süt türevleri, baharat ve şaraba dayandırılmaktadır. Akdeniz beslenme sisteminde birinci sırayı alan tahılın, özellikle buğdayın tarihin ilk dönemlerinden itibaren Akdeniz’de yetiştiği söylenmektedir. Bulgur, kuskus, yarma, firik gibi buğday ürünlerinin kullanımı özellikle Akdeniz ve Güney’de yaygındır. Akdeniz bölgesinde tahıllarla yapılan yemekler; çorbalar (analıkızlı, ekşili çorba, yüksük çorbası), dolmalar (patlıcan, yeşil- kırmızı biber, kabak veya asma yaprağı dolması), börek ve çörekler (su böreği, sıkma, saç böreği), köfte ve pilavlar (sarımsaklı köfte, mercimek köfte, ekşili köfte) olarak sınıflandırılabilir (16).
Zeytin ve zeytinyağı geleneksel Akdeniz beslenme biçiminin ikinci önemli yönünü oluşturur. Özellikle Hatay’da zeytinyağının geleneksel üretimi hala sürdürülmektedir. “Su zeyti” adı verilen bu yöntemle üretilen zeytinyağı ev halkının gereksinimini karşılamaya yöneliktir.
Akdeniz beslenme sisteminin diğer bir karakteristik yönünü deniz ürünleri oluşturur; ancak Akdeniz deniz ürünleri yönünden verimliliği düşük bir denizdir ve Doğu’ya doğru gidildikçe balık avı alanlarının da azaldığı görülür. Bu nedenle, Akdeniz mutfağı et yemekleri yönünden incelendiğinde, kebapların ve pidelerin egemen olduğu gözlenmiştir. Et, bulgur, pirinç gibi çeşitli tahıllarla ya da sebzelerle karışım halinde tüketilir. Simit kebabı, içli köfte, elbasan tava, tas kebabı, patlıcan kebabı, orman kebabı, dolmalar, etli sebze yemekleri bunlara örnektir.
Akdeniz iklimiyle yetişen turunçgillerin dışında, anavatanının Akdeniz olduğu belirtilen beyaz ve kırmızı pancar, pazı, bamya; Hindistan kaynaklı patlıcan ve salatalık Akdeniz’de tüketilen sebzelerden birkaçını oluşturur. Akdeniz bölgesindeki sebzelerin çoğu, kıymalı, kuşbaşı etli, soğanlı olarak su ile pişirildiği görülmektedir. Sebze yemeklerini sınıflandıracak olursak; etli sebze yemekleri (patlıcan karnıyarık ya da musakka vb.), kızartmalar ve diğer sebze yemekleri ile (patlıcan, kabak, biber kızartması vb. ) zeytinyağlı sebze yemekleridir.
1. Adana Mutfağı: Adana mutfağına hamur işleri, etli ve sebzeli yemekler hakimdir. Adana mutfağında maydanoz, nane, kırmızıbiber, kırmızı pul biber, sumak, karabiber, kimyon, süs biberi, kekik, nar ekşisi soğan, sarımsak vb. gibi tat vericilerin oldukça kullanılmaktadır. Ana yiyecek maddeleri ekmek, yufka, hamur işleri ile zengin kebap ve sebze çeşitleridir. Salça olarak evde yapılan biber salçası tercih edilir, kuyruk ve iç yağı yemeklerde kullanılır. Son zamanlarda koyun eti ile birlikte dana etinin kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Adana mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bulgurlu Çorba: Taze sağılmış sütün bulgurla kaynatılması ve üzerine naneli tereyağı eklenmesiyle yapılmaktadır.
Adana Kebabı: Adana kebabı makine kıymasıyla değil, pala benzeri bir araç olan zırhla doğranmış kuzu etinden yapılmaktadır. Kuyruk yağı, tuz ve pul biber ile yoğurulan kıyma şişe dizilerek kömür ateşinde pişirilmektedir. Adana kebabına soğan eklenmemektedir.
Şalgam Suyu: İalgamın çorbası ve dolması dışında en çok turşusu yapılır ve özellikle suyu kebapların yanında tüketilmektedir.
2. Isparta Mutfağı: Isparta’da çorbalar pişirildikten sonra üzerine kızdırılmış tereyağı, nane ve kırmızı biber dökülür. Bulgur çorbası, ıspanak çorbası, miyana, oğmaç, sakalı sarkan çorbası, topalak çorbası gibi çorbalar sıklıkla pişirilmektedir. Et yemekleri sebze, yoğurt, pirinç ve bulgurla beraber yapılmaktadır. Yörede yetişen bütün sebzelerin yemekleri etli ve etsiz olmak üzere iki şekilde pişirilir. Ispanak, kabak ve bakla gibi sebzelerin yoğurtla yapılan yemeklerine borani adı verilir. Yazın kurutulup kışın yenen bakla, bamya, kabak, fasulye, patlıcan, biber önce sıcak suda haşlanır, bir süre soğuk suda bekletildikten sonra kullanılır. Yörede su kaynaklarının ve gölün olmasından dolayı balık yemekleri de yapılır. Eğirdir gölünden dişli, sıraz, sazan gibi balıklar avlanmaktadır. Balıklar genellikle yağda kızartılarak yenmektedir. Balık dolması ve balık yahnisi yöreye özgü balık yemeklerindendir. Yörede madımak, semiz, ebe gümeci, ibrahim, tavuk kursağı, ümmü, sirken, ısırgan, kuzukulağı, toklu başı, pancarlık, labada gibi yöresel adlarla bilinen otlar kırlardan toplanarak yağ, soğan ve kıymayla pişirilir. Bölgeye özgü bazı hamur tatlıları, samsa, tosmankara, mafiş, süt tatlıları ise zerde, höşmerimdir. Bunlardan başka haşhaş helvası, karga beyni ve derdimi alan gibi tatlılar da yapılmaktadır. Isparta mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Keşkek: Dibeklerde kepeği soyulmuş buğday az su ile kazanlarda haşlanır. İçerisine kurumuş kaburga etleri konur, yumuşayınca et kemiklerinden sıyrılır ve buğdayla dövülerek karıştırılır. Üzerine tereyağı ve salça eklenir.
Samsa: Yumurta, un, su, tuz ile hamur yoğrulup yufka gibi ince açılır. 10 cm genişliğinde şeritler halinde kesilir. Bir köşesine ezilmiş ceviz, tarçın ve toz şeker veya pekmez konur. Sonra küçük kareler halinde katlanır ve ağzı bastırılarak pişirilir. 15-20 dk kadar bir çarşaf üzerinde nem gidinceye kadar bekletilir ve şişe dizilerek yağda kızartılır. Üzerine şerbeti dökülür.

B. Karadeniz Bölgesi
Karadeniz halkının büyük bir kısmı gelirini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye mısır üretiminin %45’i, fındık üretiminin %80’inden fazlası, çay üretiminin %65’i Karadeniz bölgesinden sağlanmaktadır. Pirinç, fasulye, ayçiçeği, soğan, patates, elma, tütün diğer en önemli ürünleridir. Karadeniz bölgesinin en önemli hayvansal gelir kaynağını balıkçılık oluşturmasına rağmen iç bölgelerde balık tüketimi sınırlıdır. Hatta sahilden yalnızca 20- 30 kilometre içeride bulunan ilçelerin köylerinde bile deniz balıkları nadiren tüketilmektedir. Karadeniz bölgesinde balık başta olmak üzere mısır, mısır unundan yapılan yiyecekler, kara lahana, taze ve kuru fasulye, patates ve pirinç en çok tüketilen yiyeceklerdir. Çorbalar kıyı ve iç bölgelerde farklılık göstermektedir. Kıyılarda balık, kara lahana ve yöre otlarıyla yapılan çorbalar; iç bölge şehirlerinde tarhana türleri daha yaygındır. Et ve kümes hayvanları klasik mutfak ile aynı özellikleri taşımakta, kümes hayvanları bölgenin batı bölümünde böreklerde de kullanılmasıyla farklılık göstermektedir. Deniz ürünlerinden hamsi başta olmak üzere balık, çorbadan pilavlara, böreklere kadar çok çeşitli yemeklerin yapımında kullanılmaktadır. Yıl boyunca tüketilen gelenekselleşmiş hamsi yemeklerine hamsili içli tava, hamsili pide, hamsili pilav, hamsili börek, hamsi köftesi, hamsi buğulama, hamsi tava, hamsi çorbası ve hamsi kuşu örnek olarak verilebilir. Bakla kıyılarak sarma ve dolma içi olarak kullanılmaktadır. Karadeniz’e özgü pirinçli bir sebze yemeği olan dibleler, her tür sebze ve otla yapılmaktadır. Sebzeler mıhlama ve ezme olarak da değerlendirilmektedir. Yenebilen yabani otlar ve mantar türleri çorbadan böreğe her yerde kullanılmaktadır. Zılbıt kavurması ve sakarca kayganası bu yemeklere örnektir. Bolu’da paşa pilavı olarak adlandırılan patates salatası tüm bölgenin salatasıdır. Tatlılar incelendiğinde; Rize’nin ünlü laz böreği ile birlikte baklava ve helva türlerine rastlanmaktadır. Bölgede sütün son derece lezzetli olması sütlü tatlılara ayrı bir özellik katmaktadır. Mısır ekmeği fırında, tavada, pilekide yapılan türleriyle oldukça fazla kullanılmaktadır. Muhlama ve kuymak ise yörenin çok ünlü iki yiyeceği olup, doğuda daha fazla olmak kaydıyla tüm bölgede yapılmaktadır. Karadeniz mutfağına ait özellikler genel hatlarıyla özetlendiği gibidir. Bu bölgeye ait bir ilimiz olan Rize’nin mutfağını örnek olarak verecek olursak; birçok bölgede birinci yemek olarak tüketilen çorbaların Rize’de pek fazla bilinmediği görülür. Sofraya önden sıcak olarak getirilen yemekler genellikle turşu kavurması ve muhlama gibi yemeklerdir. Bazı çorba benzeri manca adı verilen sulu yemekler ise genellikle bu tava yemeklerinden sonra tüketilmektedirler. Yöreye özgü hamsili yiyeceklerin başında hamsili ekmek, hamsili pilav, hamsi çığırtası, hamsi köftesi ve kiremitte hamsi gelmektedir. Rize mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Muhlama: Yuvarlak, yassı, yağsız, tuzlu ve sert Rize peyniri küçük parçalar halinde doğranarak suya konur. Mısır unu tereyağında kavrularak su katılıp pişirilir. Kaynamaya yakın peynirler eklenerek muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırılır.
Hamsikoli (Hamsili Ekmek): Kılçıkları ayrılan hamsilerin pazı, taze soğan, kuru soğan, pırasa yaprağı, mısır unu, iç yağı, tereyağı ve nane ile plekide pişirilmesi ile yapılır. Hamura su yerine kaymak süt ve yumurta katılırsa daha lezzetli olduğu söylenmektedir.
Pepeçura: Siyah üzümlerin şırası alınarak kaynatılır ve üzerine mısır unu ve gerekirse şeker eklenerek soğuk servis edilir.

C. Ege Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler seçilen birkaç ilimizin mutfakları irdelenerek verilmiştir. İllerin seçiminde bulundukları bölümler göz önüne alınmıştır. Ege bölümünden İzmir ili örneği, İç Batı Anadolu bölümünden Kütahya ve Afyonkarahisar illeri örnek olarak seçilmiştir.
1. İzmir mutfağı: Zeytinyağlı yemeklerin ve salataların ön plana çıktığı İzmir mutfağında arapsaçı, hindiba, labada, kümülez, radika, dalgan, sarmaşık, keme dikeni, şevketi bostan, turpotu, ebegümeci, hardalotu, roka, tere ve çibes gibi otlar yemeği yapılan veya yemeğe lezzet katmak için eklenen yiyecekler arasındadır. İzmir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Dalyan Böreği: Taze soğan, taze sarımsak, ısırgan otu incecik doğranır, lor peyniri, yumurta sarısı ve süt ile karıştırılır. Yufkanın içine serpilerek rulo şeklinde sarılır. Üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına verilir.
İzmir Köfte: Et iyice dövüldükten sonra soğan suyu, tuz, karabiber, ekmek içi, yumurta ve çeşitli baharatlar ile yoğrulup küçük parçalar halinde yağda kızartılır. Üzerine domates konularak pişirilir (20).
2. Kütahya Mutfağı: Kütahya’da tarımda tahılların yaygın olmasından ötürü hamur işleri ve bulgur işleri, hayvancılığın ön planda olmasından dolayı da et ürünleri dolayısıyla etli yemek türleri yaygındır. Küp eti, güveç, yahni, kavurma ve köfteler, labada, lahana, yaprak sarmaları, domates, biber, patates, patlıcan dolmaları yurdun diğer köşelerindeki gibi etli yemekleri oluşturur. Kütahya’da çorbaların özel bir yeri vardır. Kızılcık tarhanası, miyane çorbası, oğmaç, teke ve sıkıcık çorbaları ile tutmaç çorbası hem kışın hem de oruç ayı ramazanda sofralara ilk gelen yiyeceklerdendir. Ev makarnası denen erişte, bulgur ve tarhana yörede en çok tüketilen yiyecekler arasındadır. Yazdan biber, fasulye, patlıcan gibi sebzelerin kurutulması geleneği hala sürmektedir. Yerli halk sebze kurutması yanında salça, erişte, bulgur, nişasta, tarhana, turşu gibi genel tüketim maddelerini evde kendileri hazırlamaktadır. Haşhaşlı, şibit denen saç pidesi beslenmedeki değişime karşın hala yaygın olarak yapılmaktadır. Kütahya’da böreklerde oldukça çeşitlilik görülmektedir. Haşhaşlı ekmek, gökçemen hamursuzu, parmak pide, gözleme, tereyağlı şibit, su böreği, mantı çeşitleri, cimcik, hamur işlerinin en sevilenleridir. Günlük yiyecekler arasında tarhana ve bulgur önemli bir yer tutar. Ayrıca kızılcık tarhanası yapılmaktadır. Kütahya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kızılcık Tarhanası: Ergin kızılcıklar haşlama suyuna sıvı yağ ve tuz konularak haşlanır. Un teknelere dökülür. Kızılcık eriyince teknelere dökülür. Kızılcıklar ve un katılaşıncaya kadar karıştırılırarak yoğrulur. Sonra beyaz bir bez üzerine ufak parçalar halinde serilerek terasta, güneşte kurutulmaya bırakılır. Sonra kalburdan geçirilir, tekrardan güneşte kurutulur. Diğer tarhana gibi bekletilmez.
3. Afyonkarahisar Mutfağı: Tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu ilde bu durum çeşit olarak yöresel yemeklere de yansımaktadır. Afyon yöresi yemekleri incelendiğinde; et yemekleri, hamur işleri ve sebze yemeklerinin yaygın olarak yapıldığı görülmektedir. Bölgeye özgü bazı ürünlerin (örneğin haşhaş) yöre yemeklerinde yoğun olarak kullanılması çeşit zenginliğinin oluşmasında etkilidir. Afyon mutfağının genel özellikleri şu şekilde sıralanabilir: Haşhaş ve haşhaş yağı (özellikle hamur işlerinde) yaygın olarak kullanılır. Yöresel yemeklerde et kullanımı yaygındır. Afyon mutfağında et yemekleri kendi yağı ile pişirilir. Ayrıca yağ ilavesi yapılmaz. Yörede buğdaydan elde edilen göce, düğü (ince çekilmiş bulgur) ve nohut yemeklerde en çok kullanılan yiyeceklerdir. Örneğin nohut bütün musakkalara katılır. Yemeklerde iç ya da böbrek yağından sızdırılarak yapılan “don yağı” kullanılır. Hamur işleri Afyon mutfağında önemli yere sahiptir. Çoğunlukla haşhaş ilavesi ile hazırlanan hamur işlerinde, başta mercimek olmak üzere peynir, patates ve kıyma iç malzemesi olarak kullanılır. Afyon mutfağında birçok sebzenin yemeği yapılmaktadır. Patlıcan, kabak, pırasa ve maydanoz musakkası yapılan sebzelerdir. Patlıcan önemli bir yere sahiptir ve 20’den fazla çeşitte yemeği yapılmaktadır. Bunlardan patlıcan böreği Afyon’a özgü bir yemektir. Kaymak, Afyon’a özgü bir üründür ve Afyon mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alır. Kaymak, bal ve reçel ile kahvaltılık olarak tüketildiği gibi meyvelerden yapılan tatlılar ile birlikte ekmek kadayıfında da kullanılır. Afyon’da sade pilav pek yapılmaz. Pilavlar domates, havuç, patlıcan gibi sebzelerle veya mercimek, nohut gibi kuru baklagillerle birlikte pişirilir.

D. İç Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler bölgenin Yukarı Kızılırmak bölümünden Sivas ili örneği, Yukarı Sakarya bölümünden Eskişehir ili örneği ve Konya bölümünden Konya ili örneği verilerek incelenmiştir.
1. Sivas Mutfağı: Sivas’da bilinen çorbalar içerisinde kışın en çok peskütan çorbası, bahar ve yaz aylarında ise pancar çorbası tüketilmektedir. Bu çorbalar dışında keş, toyga, kesme, urumeli (tarhana), katıklı çorba gibi daha birçok çorba çeşidi bulunmaktadır. Koyun etine dayanan Türk mutfağının bu özelliğini Sivas mutfağında da görmek mümkündür. Sığır ve dana etleri daha çok sucuk ve pastırma yapımında kullanılmaktadır. Sivas’da etle yapılan yemekler; sebzeli et, Sivas tavası, soğanlı et, pehli, çirli et ve söğüş gibi yemeklerdir. Yurdumuzun hemen her tarafında yetişebilen yaz ve kış mevsimlerine ait sebzelerle, baharda başta madımak olmak üzere kendiliğinden yetişen evelik, ebegümeci, ısırgan, gelin parmağı gibi otlarla yapılan yemekler Sivas’ın sebze yemeklerini oluşturmaktadır. Sivas mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Peskütan Çorbası: Yeterli peskütan su ile karıştırılıp ayran kıvamına getirildikten sonra yarma, yeşil mercimek ve kemikli kıyma atılıp tuzu ile pişirilir. Üzerine yağ, soğan ve nane karışımı eklenir.
2. Eskişehir Mutfağı: Eskişehir mutfağında beslenmenin temelini buğdaydan elde edilen ürünler oluşturmaktadır. Ebegümeci, kuzukulağı, madımak gibi yöresel sebzeler ise zeytinyağı ile pişirildiği gibi etli yemeklere lezzet verilmesi için de kullanılmaktadır. Hamur işleri açısından zengin bir yemek kültürüne sahip Eskişehir, çiğ börek, gözleme ve bükme ile ünlüdür. Eskişehir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çiğ Börek: Kıyma, soğan, domates, karabiber, yeşil biber, maydanoz ve tuz ile hazırlanan iç malzemesinin, el ile açılan küçük ve ince hamur parçalarına konulup kızartılmasıyla elde edilir.
Ekmek Uğması: Bayat ekmeğin küçük parçalar halinde soğan, margarin ve tereyağı ile kavrulduktan sonra üzerine süt ve yumurta ilave edilmesiyle hazırlanır.
3. Konya Mutfağı: Çok zengin bir beslenme kültürüne sahip Konya mutfağına genellikle kuzu ve koyun etinden yapılan yemekler ile hamur işleri hakimdir. Konya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Etli Ekmek: Orta yağlı kıyma, soğan, domates, biber ve maydanozdan oluşan karışım pide hamuru üzerine yayılarak fırına sürülür. Kıyma yerine ince kıyılmış et ile hazırlananına ise bıçak arası adı verilir.
Tirit: Kemikli koyun ve kuzu eti su ile kaynatılarak et suyu bayat ekmek veya pide parçalarının üzerine dökülür. Soğan ve kıyma karışımı ekmeklerin üzerine konarak sarımsaklı ya da sade yoğurt ile kızdırılmış tereyağı dökülerek servis edilir.

E. Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler ise, Gaziantep ve Şanlıurfa illerimizin mutfak kültürleri incelenerek verilmiştir.
1. Gaziantep Mutfağı: Gaziantep yemekleri çok ve çeşitlidir. Bunda, tarih ve coğrafyasının etkisi vardır. Bu kentin sofralarında, yurdun öbür yörelerinde yapılmakta olan kimi et, sebze, hamur yemeklerinden başka, ata yurdundan göçüp gelirken birlikte getirip korudukları yemeklerle, güney komşumuz Suriye’den geçmiş olanlar da yer almaktadır. Karakavurma, borani, sarıksak aşı, pişi, börek çorbası veya diğer adıyla tutmaç, birinciye; bulgur ve etle yapılan yemekler ile kimi tatlılar ikinciye örnektir. Gaziantep’te yemek türü çokluğunun bir nedeni de yapılış yöntemlerinin ve kullanılan gereçlerin çeşitli olmasındandır. Yemeklerinde hasbir adı verilen safran, tarhın denilen bir nane türü, yoğurt, kırmızıbiber, sarımsak önemli yer tutar. Ayrıca kimi meyvelerden, yerel sebze ve bitkilerden, yemek türleri ortaya çıkarılmıştır. Gaziantep’te 18 tür çorba saptanmıştır. Çorbalar pişirildikten sonra yüzlerine, yakılmış sade yağ ile nane, kırmızıbiber, karabiber, hasbir konur. Bunlar çorbanın türüne göre değişir. Bu çorbalar içine giren nesnelere göre mercimek, malhıta, maş, lebeniye, pirinç, un çorbaları, döğmeli alaca çorba, yoğurtlu döğme çorbası, öz çorbası, tarhana, tavuk, börek, bulgur, püsürük, uyduruk, muni, aşure, şehriye çorbaları şeklinde adlandırılır. Gaziantep’de yapılan sebze yemekleri yoğurtlu sebze yemekleri ve salçalı sebze yemekleri olarak ayrılmaktadır. Yoğurtlu sebze yemeklerinde ve yoğurdun girdiği çorbalarda, yoğurt içine bir iki yumurta kırıldıktan sonra kullanılır. Yoğurtlu sebze yemeklerinin eti haşlanmak suretiyle hazırlanır. Yoğurtla karıştırıldıktan sonra yanmış sadeyağla nane veya haspir de konulur. Bu tür yemeklerin başlıcaları patates, keme, kuru ve taze fasulye, bakla, soğan, sarımsak, tüylü acurun çekirdeksiz bölümü, çiğdem, badem çağlası gibi sebzelerle yapılırlar. Salçalı, etli sebze yemekleri “tava” genel adıyla anılır. Yapıldığı sebzeye göre, patates, keme, bakla, fasulye, sarımsak, çiğdem, kenger, bamya, lolaz, kabuğu sertleşmemiş ceviz, erik, domates tavaları gibi isim alır. Kabak ve patlıcanla yapılan salçalısına musakka denir. Bir de yarım tava, unutbeni, etli salçalı yemek arasındadır. Bu yemeklerde kuşbaşı da kıyma da kullanılır. Gaziantep’te bulgur ve pirincin yanında olgunlaşan buğdayların ateşte ütülmesiyle elde edilen ve “firik” denilen bir tür bulgurdan da pilav yapılır. Her üç maddeden yapılan pilavlar etin türüne ve içine konan başka yiyeceklere göre adlandırılırlar. Gaziantep’de baklava ve sarığıburması en çok yapılan iki şerbetli tatlılardır. Gaziantep mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çağla Aşı: Çağlaların çekirdekleri çıkartılıp 5 dk kaynatıldıktan sonra soğuk suya konarak birkaç saat bekletilir. Başka bir yerde kaynatılan parça etin üzerine nohut ve tuz eklendikten sonra çağlalar katılır. Yoğurt, yumurta ve zeytinyağı bir tarafta pişirilir ve yemeğe eklenir. Üzerine kızdırılmış yağ, karabiber ve haspir dökülür.
2. Şanlıurfa Mutfağı: Sebze kullanımının sınırlı olduğu kent mutfağında, yabancı yiyecekler olarak nitelenen domatese “frenk”, patlıcana ise “frenk balcanı” adı verilir. Urfa mutfağı yağ ve baharat kullanımı açısından Arap mutfağından etkilenmiştir. Urfa’nın ünlü çiğköftesi ve kebabı başta olmak üzere hemen hemen her yemekte kullanılan en değerli baharat isottur. Şanlıurfa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bostana: Domates, yeşil biber, isot, yeşil soğan, maydanoz, semizotu (pirpirim), taze nane ve nar pekmezi ile karıştırılarak hazırlanan bir salata çeşididir.
Şıllık: Sıra gecelerinde çiğ köfteden sonra ikram edilir. Un, ceviz içi, şeker ve yağ ile hazırlanıp sacda pişirilerek üzerine şerbet dökülen bir tür tatlıdır.

F. Doğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Erzurum-Kars bölümünden Erzurum ili örneği, Yukarı Murat-Van bölümünden Van ili örneği seçilerek verilmiştir.
1. Erzurum Mutfağı: Erzurum’un mutfak kültürünün şekillenmesinde İpek yolu üzerinde bulunmasının yanı sıra iklim koşulları da etkili olmuştur. Geleneksel mutfak kültüründe et, bakliyat, tahıl, hayvansal yağlar, kurutulmuş sebze ve meyveler önem kazanmıştır. Erzurum’da yaz kış tüm sebzeler etle pişirilmektedir. Koyun eti kuşbaşı ve kemikli et olarak, sığır eti ise kıyma olarak kullanılmaktadır. Son yirmi yılda tekrar önem kazanan çağ kebabı kuzu etinden yapılan bir tür et dönerdir. Erzurum’da da tüm bölge şehirlerinde olduğu gibi yemeklerde kullanılan taze sebze dışında kurutulmuş veya salamurası yapılmış sebze ve meyveler de kullanılmaktadır. Kurutulan sebzelerin başında taze fasulye gelmektedir. Yeşil fasulyenin dışında, evelik, kızılca, mananık, ebe gümeci, madımak (kuşekmeği) gibi yeşillikler de gölgede kurutularak saklanır. Erzurum mutfağında kahvaltıda mutlaka tandırda yapılan Erzurum ketesi ve Erzurum pastası denilen hamur işleri bulunur. Ketenin özelliği içerisine un kokusu gidinceye kadar tereyağı ile pembeleştirmeden kavrulan unun konulmasıdır. Erzurum’a özgü bir diğer hamur işi ise kadayıf dolmasıdır. Normal kadayıftan daha nemli hazırlanan kadayıfın içerisine dövülmüş ceviz konarak sarma gibi sarılan ve yumurtaya batırılıp kızartılan bu kadayıf türü eskiden yalnızca evlerde yapılırken şuan ticari olarak da yapılmaktadır.
2. Van Mutfağı: Başlıca geçim kaynağı hayvancılık olduğu için et ve süt ürünleriyle biçimlenen beslenme, 1970’lerden sonra karayolu bağlantısının sağlamlaştırılmasıyla sebze yönünden de zenginlik kazanmıştır. Ancak, Van kuru ve soğuk bir iklime sahip olduğu için evde hazırlanan peynir, keşkek, kavurma gibi yiyecekler kilerde, daha çok toprağa gömülerek; turp, lahana ve havuç gibi sebzeler ise daha çok kuyulama yöntemi ile serin ve karanlık yerlerde muhafaza edilmektedir. Van’da evin bir köşesini oluşturan tandır evinde lavaş ve taptapa denilen ev ekmekleri günümüzde de hala pişirilmektedir. Van’da özellikle Nisan ve Mayıs aylarında gölden çıkarılan balıklarla balık tüketimi artmaktadır. Van balığı ve inci kefali gibi balıklar genellikle bulgur, yoğurt ve salçayla yapılan ayran aşıyla birlikte tüketilmektedir. Doğu Anadolu’nun kimi yörelerinde de yapılan otlu peynir Van mutfağı ile anılmaktadır. Otlu peynir koyun sütü ve özel peynir mayası ile yörede yetişen otların karışımıyla yapılmaktadır. Bu otlar; yabanıl sarımsak (sırma), dağnanesi, Mustafa çiçeği (mendo), maydanoz, kekik, helis (çaşur), manda ve hotoz gibi taze otlardır. Van mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kavut: Taze kavrulmuş buğdayın çekilip öğütülerek tereyağında kavrulup bulamaç haline getirilmesiyle hazırlanır. İsteğe göre içine yumurta kırılabilir.
Çatçingir: Sengeser ve kelledos isimleriyle anılan türleri vardır. Sengeser’de kavurma soğanla su eklenerek yeniden kavrulur ve ayrı bir ateşte hazırlanan mercimek, kurutulmuş kaymak ve süzülmüş yoğurta eklenerek pişirilir. Kellodos’da ise kavurma bol soğanla kavrulur ve su eklenir. Parçalanmış lavaş ekmekleri ve ceviz üzerine dökülür.

G. Marmara Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Güney Marmara bölümünden Bursa ili örneği ve Ergene bölümünden Tekirdağ ili örneği seçilerek incelenmiştir.
1. Bursa Mutfağı: Yeşil Bursa olarak anılan yörede sebze ve meyve tarımı gelişmiş olsa da et ve etli yemekler ön plandadır. Bulgur, erişte, tarhana ve kuskus ise etin yanında garnitür olarak kullanılmaktadır. Bursa, İskender kebabı, birçok yörede pişirilen ancak yöresel bir yemek olan İnegöl köftesi ve kestane şekeri ile ünlüdür. Bursa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Gavata: Yeşil domatese benzeyen bir sebze olan gavata doğranıp haşlanır ve soğanla kavrulan koyun etine katılır.
İnegöl Köfte: İçine baharat, ekmek, maydanoz, yumurta katılmadan yalnızca kıyma ve kuru soğan ile yapılan köfte yoğurulduktan sonra buzdolabında dört gün bekletilerek pişirilmektedir.
2. Tekirdağ Mutfağı: Keşkek, kesme makarna, kuskus, tarhana gibi Anadolu’ya özgü yemeklerin yanı sıra; Trakya’nın tatlı türleri ve meyveler de beslenmeyi çeşitlendirmektedir. Karadeniz’de olduğu gibi mısır unu Trakya mutfağında da önemli bir yere sahiptir. Mısır unu ve lahana ile yapılan mısır unu dolması, pırasayla yapılan pireşe, ıspanakla yapılan zennig yöreye özgü yemeklerdendir. Tekirdağ’da, üzümden elde edilen şıranın içine irmik atılıp koyulaştırılarak üzerine dövülmüş karanfil serpilip şıra tarhanası elde edilmektedir. Tekirdağ mutfağına ait bazı yöresel yemekler; Tekirdağ Köftesi: Dana etinin kaburga kısmından yapılan kıymaya rendelenmiş kuru soğan, ekmek ve yumurta ilave edilerek hamur gibi yoğurulur. Üzerine baharat ve tuz eklenerek yuvarlak köfteler şeklinde yağlı tavada kızartılır.
Elbasan Tava: Et haşlanır ve üzerine yoğurt, yumurta, tuz ve karabiber sosu dökülerek fırına verilir.
Papaz Mancası: Közlenmiş patlıcan, yeşil biber ve domates ezilir ve üzerine zeytinyağı ile maydanoz eklenir.

Buhara Pilavı (Gaziantep)


4 Parça kuzu incik
2 Su Bardağı Pilavlık Pirinç
2 Adet Küçük Havuç
1 Adet Küçük ayva
1 Adet küçük yeşil elma
1 Çorba Kaşığı Antep Fıstığı
2 Çorba Kaşığı Badem
Yeteri Kadar Tereyağı, zeytinyağı tuz, karabiber

Kuzu incikleri tereyağı ve zeytinyağı karışımında bir tencerede çevirerek kızartın. Üzerine 4 bardak su ve biraz tuz ilave edip etler yumuşayana kadar pişirin. Etlerin suyunu süzüp sıcak olarak pilav için muhafaza edin. Etleri kemiklerinden ayırın.
Pirinci ılık sıcak ve tuz eklenmiş suyla ıslatıp 20 dk bekletin. Ayva, elma ve havucu soyup jülyen şeritler halinde ince ince dilimleyin.
Tereyağı ve zeytinyağını pilav tenceresine koyup kızdırın. İçine bademleri ve fıstıkları ekleyip 1-2 dk kavurun. Havuç, elma ve ayva dilimlerini ilave edip bir fiske şeker ve tuz ekleyin. 2-3 dakika soteleyip havuç ve meyve dilimlerini tencerenin dibinde düzeltin. Üzerine etleri düzgünce yerleştirin.
Yıkanmış ve süzülmüş pirinci boşaltıp üzerini düzleyin. Tuz, karabiber serpiştirip 3 bardak sıcak et suyu ilave edin. Kapağını kapatıp kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Tencereyi düz servis tepsisine ters çevirerek pilavı çıkarın. Sıcak olarak servis yapın.


Dakgangjeong


www.asyagurme.com

450-500 Gram Tavuk Göğüs, Kuşbaşı doğranmış
½ Su Bardağı Patates Nişastası veya Mısır Nişastası
2-3 Yemek Kaşığı Ayçiçek Yağı
Marine için:
½ Su Bardağı Süt
½ Çay Kaşığı Tuz
1 Tutam Karabiber
1 Çay Kaşığı Sarımsak Ezmesi
1 Çay Kaşığı Taze Zencefil Rendesi
Sosu için:
1 Yemek Kaşığı Soya Sosu
2 Yemek Kaşığı Elma Sirkesi veya Pirinç Sirkesi
1 Yemek Kaşığı Acı Biber Ezmesi (Gochujang)
3 Yemek Kaşığı Bal
2 Tatlı Kaşığı Susam Yağı
1 Yemek Kaşığı Esmer Şeker
1 Tatlı Kaşığı Sarımsak Ezmesi
1 Tatlı Kaşığı Taze Zencefil Rendesi
1 Tutam Karabiber
Üzeri için:
1-2 Yemek Kaşığı Kaju Fıstığı veya Yer Fıstığı, Dövülmüş

Tavukları kuşbaşı doğramadan önce bir kaseye yerleştirin ve üzerine 1/2 su bardağı süt ilave edip, en az 2 saat buzdolabında bekletin. Ardından tavukları iyice süzdürüp, kuşbaşı doğrayın. Tekrardan bir kaseye alın ve üzerine tuz, karabiber, rendelenmiş zencefil, sarımsak ezmesi ilave edip, iyice karıştırın. Hazırladığınız karışımı iyice marine olması için yaklaşık 20-30 dakika daha bekletin.
Geniş bir tavada soya sosu, elma sirkesi, acı biber ezmesi, bal, susam yağı, esmer şeker, karabiber, sarımsak ezmesi ve taze zencefil rendesini iyice karıştırıp, kaynamaya bırakın. Sos kaynamaya başlayınca ocağın altını kısın ve sos koyulaşana dek yaklaşık 3-4 dakika karıştırarak pişirmeye devam edin. Ardından ocağın altını kapatın ve hazırladığınız sos karışımını bir kenarda bekletin.
Marine edilmiş tavukların üzerine 1/2 su bardağı kadar mısır veya patates nişastasını ilave edip, her tarafının eşit şekilde kaplanması için iyice karıştırın. Ayçiçek yağını yapışmaz bir tavada ısıtın. Tava ısınınca mısır nişastasına bulanmış tavuk parçalarını ilave edin ve orta dereceli ateşte altın sarısı renk alana dek yaklaşık 4-5 dakika kızartın. Ardından mutfak havlusu serilmiş bir tabağa alıp, fazla yağını emdirin.
Önceden hazırladığınız sos karışımını kısık ateşte tekrardan ısıtın ve içine kızarmış tavuk parçalarını ilave edip, her tarafının sosa bulanması için yaklaşık 1-2 dakika daha karıştırarak pişirmeye devam edin. Ardından ocağın altını kapatın ve tavukları bir servis tabağına alıp, üzerine dövülmüş kaju veya yer fıstığı serpiştirin.


Divriğide Mutfak Kültürü


Divriği Kaymakamlığı

Divriği, zengin bir yemek ve mutfak kültürüne, sofra görgüsüne ve geleneklerine sahip bir yöredir. Sonbaharda geleneksel olarak etlerden kavurma/etlik yapılır. Bitkisel besinlerden en çok kullanılan buğdaydır. İlçe sınırları içinde yetişen sebzeler, kendiliğinden yetişen bitkiler, sofralarda zengin bir çeşitlilik olarak karşımıza çıkar. Divan-ı Lügat-it Türk'te yer alan kömbe, kuymak, tutmaç, umaç ve ugut, Divriği mutfağında pişen yemeklerdendir. Elma, ayva ve armut meyvelerinin kurularına gah, kayısı ve erik kurusuna çir, dut kurusuna ise çemiç adı verilmiştir. Ayrıca, Divriği cevizi ünlüdür. Kurubaklagiller Divriği mutfağında önemli yer tutan diğer bir besindir. Baharatlardan ise en çok reyhan, anuhotu (anık) isimli dağ reyhanı ve kekik kullanılır.

Pilavlar

Alatlı pilav: Diğer adları; Divriği pilavı, muhaşerli pilav, ak pilav, çocukların deyimiyle de uyuyan pilavdır. Bayramlarda düğünlerde, özel misafirler için ve iftar sofralarında pişer.

Pilav için önce muhaşer hazırlanır. Muhaşer, ıslatılarak kabuğu çıkmış ve ikiye ayrılmış nohuttur. Daha sonra üzüm ayıklanır. Pilavda kullanılan üzüm, bu yörede bamya, parmak ya da Besni üzümü adıyla bilinir. Et olarak koyun, keçi, tavuk, hindi hatta geyik eti, bıldırcın eti, keklik eti konulabilir. Kefleme yapılır. Kefleme etin kemikten ayrılıp parmak büyüklüğünde parçalara bölünmesidir. Keflenmiş et sinilere serilir, üzerine alat (pilava lezzetini veren baharat); bahar, karabiber, karanfil ve tuzdan oluşan karışım serpilerek üzeri tülbentle örtülür. Bu işlemler bir gün önceden yapılır. Daha sonra kuru soğan ve alat katılır. Baharatlı soğan yağda bir iki kez çevrilir. Bir gün önceden hazırlanmış karışım konur ve karıştırılır. Üzerine tuzlu suda bekletilip süzülmüş pirinç ve yeteri kadar su eklenip pişmeye bırakılır. Pişmeye yakın tereyağı eritilip dökülür. Piştikten sonra üzerine temiz bir bez örtülüp demlenmeye bırakılır. Tepsi ya da lengere ters çevrilerek sofraya getirilir. Üzüm hoşafı ile ikram edilir.

Ayrıca Dibi döşemeli pilav, Çandır Baba pilavı, Pullu pilav yöre yemeklerindendir.

Çorbalar: Tırta, Baduç aşı, Düğürcek aşı (pıt pıt aşı), Ekşi aşı (eşgiaşı), Helle aşı, Bulgurlu süt aşı, Sütlü yarma aşı, Tırhıt, Umaç aşı, Tutmaç aşı, İnce erişte aşı, Yoğun erişte aşı, Kellecoş, Tirit, Pastigan aşı, Borana

Et Yemekleri ve Köfteler: Beyran, Gömlek dolması, Köz kebabı (külbastı), Kuzu dolması, Ciğer sarması, İskembe (has)-Mumbar (sucuk), Tavuk-hindi (culluh) dolması, İri köfte (içli köfte), Ayranlı köfte/yoğurtlu köfte.

Sarmalar: Karayaprak sarması, Herdemgüzeli sarması, Evelik sarması, Kazankarası sarması

Yörede Yetişen Bitkiler ve Sebzeler: Herdemgüzeli (perdemgüzeli), evelik, pürpürüm, kazankarası, yemlik, tellice, kuşkuş (guşguş) ve yüksüfotu gibi bitkiler bahçelerde kendiliğinden yetişir. Akpancar tarlalarda, ışkın (eşkın), madımak (madımalak), kuzu kulağı, teke sakalı, hıyarcık, kasnı, kenger, çiriş ise kırlardan ve dağlardan toplanan bitkilerdir. Ayrıca; Baduç kavurması, Patlıcan kabuğu yemeği, Kabak çiçeği dolması, Sarmısaklı kök, Yer elması, Kazankarası, Göbelek, göbek (mantar), Yarpuz/narpuz, Yemlik bulunur.

Diğer yemekler: Keşkek, Gendime pilavı, Pancar pilavı, Cumur, Sırım

Hamurişleri ve Tatlılar: Babikko, Bazık, Beksimet (peksimet), Bisi, Hurma, Gatmer (katmer), Kopili, Kömbe, Dönderme, Kapama, Külleme, Pazik, Yufka kızartması yörede yapılan başlıca hamurişleridir. Divriği mutfağında sütlü tatlılar, meyve ve baklagiller ile yapılan tatlılar ve unlu tatlılar yer almaktadır. Aslak (kuru kayısı) kavurması, incir kavurması, ayva dolması, sütlü pekmezli elma dolması, cevizli elma dolması, cevizli havuç, ballı börek, ballı kabak, bastık (dut pekmezi) kavurması (kombis), datlas (aşure), hasirde, kar helvası, hurma-tava hurması, kadayıf (gadeyif), kaygana/ballı yumurta,kuymak (guymah), baklava (paglava), dilber dudagı, hanım bilegi, sarıgı burma, sütlaç (süt ası), tohinik, tel tel (tel helvası), ugut yörede yapılan başlıca tatlılardır. Ayrıca gül, kabak, karakemas (erik türü) reçelleri, gül şurubu, vişne, kayısı, kızılcık şerbeti yöresel reçel ve şerbetlerdir.

Kiler (kilar) kültürü: Divriği mutfağında kiler, önemli bir yer tutar. Yazdan sebze, meyve, süt ürünleri ile kış ayları için çeşitli hazırlıklar yapılır. Hem ekonomik yönden, hem de besin yönünden yemeklere destek olur. Yörede yapılan başlıca turşular şunlardır; Alıç (Aluç) turşusu (bir çeşit dağ meyvesi), Baduç tursuşu (yeşil fasülye), Dip turşusu (pancar kökü), Kabak turşusu, Karpuz-kelek turşusu, Tırhik armudu turşusu. Hazırlıklar içinde kurutmalıklar önemli bir yer tutar. Baduç kurutması, Bamya kurusu, Biber kurusu, Kabak kurusu, Patlıcan kurusu, Anuh kurusu, İreyhan kurusu, Maydanoz kurusu, Nane kurusu yörede hazırlanan kurutmalıklardır. Kabuğu soyularak kurutulan meyveler kak, çekirdekli olup kurutulanlar çir ismini alırlar. Bunlar şöyle sıralanabilir; Elma gahı, Armut gahı, Ayva gahı, Erik çiri, Kızılcık çiri, Aşlak (kayısı) çiri, Berge çiri, Vişne kurusu. Ezmeler, adından da anlaşılacağı gibi ezilip pişirilerek elde edilen meyve ve sebzelerdir. Bunları şöyle sıralayabiliriz; Erik ezmesi, Kayısı ezmesi, Kızılcık ezmesi, Domates ezmesi (pelver), Biber ezmesi. Bastık (bastıh), meyvelerin ezilip, pişirilip süzüldükten sonra yeniden kaynatılıp koyulaştırılarak bez ya da tepsiye serilerek pestil haline getirilmesine denir. Ekşi kış eriği veya aluçar (can eriği) bastığı, Berge (Aşısız kaysı) bastığı, Dut bastıgı, Hamam bastıgı (karışık meyveler) yörede yapılır. Bunlardan başka ayrıca saruç, Dut pekmezi (tutbalı), Sütlü pekmez de yörede hazırlanan yiyecek türleridir. Saruç, içi ceviz ya da meyveyle, dışı dut ya da üzüm şırasıyla elde edilen eğlencelik yiyecek türüdür. Sütlü pekmez dut pekmezinin içine süt ilave edilerek yapılır.

Özel Gün Yemekleri
Şeker Goru: Nişanlı kıza oğlan evi tarafından kayınvalidesi, görümcesi, yengesi hatta komşusu tarafından şeker ikramı yapılması geleneğine şeker goru denir. Bu gelenek halen sürmektedir.

Elmalı Semah: Düğünden önce kız evinde kına gecesi yapılırken, oğlan evinde damat arkadaşlarıyla elmalı semah yapar. Sarmalar, köfteler, ciğer kavurmaları, ve salataların yanında; meyveler, özellikle de bol elma yiyerek gençlerin çalgılar eşliğinde neşe eğlendikleri, karşılıklı kaşık havası oynadıkları bir tören olan elmalı semah bir çeşit bekârlığa veda, evliliğe uğurlar olsun toplantısıdır.

Hacı Düğünü ve Hacı Yemeği: Hacıların döndüğü gün, ya kendi evinde ya da bir yakınının evinde 10-15 kişilik bir karşılama yemeği yapılır. Eğer evde nişanlı gençler ya da sünnet olacak çocuk varsa bunların düğünü hacı yemeği ile birlikte yapılır ki buna hacı düğünü adı verilir. Eğer yoksa bu yemeğe sadece hacı yemeği adı verilir.

Çandır Baba Pilavı: Mahalle çocukları Çandır Baba aracılığıyla yağmur yağmasını isterler. Bir sırığa korkuluk gibi eski püskü elbiseler giydirilir ve kuvvetli bir çocuk Çandır Baba adı verilen bu korkuluğu alır ve öne düşer, arkada mahallenin diğer çocukları hep bir ağızdan tekerleme söylerler. Bunu söyleyerek mahalleyi dolaşan çocuklar gittikleri evlerin kapılarını çalarak bulgur ve yağ isterler. Kimi ev yağ, kimi ev bulgur verir, kimi evler de çocuklara, öncü bir yağmur gibi su serperler. Topladıkları malzemelerle, yaşlı bir hanım tarafından evlerine buyur edilirler. Kadın dua ederek pilavı ocağa koyar. Birlikte oturulup yenilir. Böylece sofradan kalkmadan duaların kabul edildiğine inanılır.

Köylerde Ekin Törenleri: Ekine başlamadan önce ve ekin sonrasında geleneksel törenler yapılır. Ekin biçmeye başlamadan önce yapılan törenlere, "ziyarete gitme", ekin biçiminin son gününde "ekin salavatlama" ve harmanın kaldırılmasından birkaç hafta sonra yapılan törenlere de "ziyarete gitme" denir. Ziyarete gitme Orta Asya'dan getirilmiş bir gelenektir. Ziyaret yerleri ise, köylerine yakın olan bir ermiş türbesi, su gözesi, kutsal bir ağaç, karlı bir dağ olabilir. Köylüler hep birlikte gittikleri ziyarette, kurban keser, pişirilen etli bulgur pilavını yerler ve topluca dua ederler.

DOLDURULMUŞ ELMA KABAĞI


http://www.ozpak.com.tr

2 su bardağı pirinç ve tavuk sosu ile hazırlanmış pilav
1 adet küçük boy balkabağı
1 çorba kaşığı yumuşak margarin
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı tarçın
1 su bardağı şekersiz elma suyu
1/2 su bardağı ince doğranmış kereviz
1/2 su bardağı kavrulmuş fıstık
1/4 su bardağı esmer şeker
1/2 şeker kaşığı soğan tozu
1/2 şeker kaşığı zencefil
4 adet küçük boy kabukları soyulmuş elma

Balkabağını ortadan ikiye bölüp fırın kabına koyun. 350 derece ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pişirin. Kabağı ters çevirip bir fırça yardımı ile yağlayın. Üzerine tuz ve tarçını serpiştirin. Bir kabın içinde pilav, elma suyu, kereviz, fıstık, esmer şeker, soğan tozu ve zencefili iyice harmanlayın. Bu harçtan kabakların içine doldurup 20 dakika kadar daha fırınlayın. Üzerini elma ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

DONDURULMUŞ ELMA KABAĞI


MALZEMELER

2 su bardağı pirinç ve tavuk sosu ile hazırlanmış pilav
1 adet küçük boy balkabağı
1 çorba kaşığı yumuşak margarin
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı tarçın
1 su bardağı şekersiz elma suyu
1/2 su bardağı ince doğranmış kereviz
1/2 su bardağı kavrulmuş fıstık
1/4 su bardağı esmer şeker
1/2 şeker kaşığı soğan tozu
1/2 şeker kaşığı zencefil
4 adet küçük boy kabukları soyulmuş elma


HAZIRLANIŞI

Balkabağını ortadan ikiye bölüp fırın kabına koyun. 350 derece ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pişirin. Kabağı ters çevirip bir fırça yardımı ile yağlayın. Üzerine tuz ve tarçını serpiştirin. Bir kabın içinde pilav, elma suyu, kereviz, fıstık, esmer şeker, soğan tozu ve zencefili iyice harmanlayın. Bu harçtan kabakların içine doldurup 20 dakika kadar daha fırınlayın. Üzerini elma ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

(4 kişilik)

Her servis 438 kalori, 7 gr protein, 14 gr yağ, 79 gr karbonhidrat, 5 gr doğal lif, 8 miligram kolesterol ve 536 miligram sodyum içerir.

Ekşili Tatlar


Anadolujet Magazin

Çok eskilere bakıldığında yemek ve salatalarda kullanılan tatlı ve ekşi sosların Çin’den dünyaya yayıldığı biliniyor.
Günümüz Çin mutfağında özel kâseler ve hoş kaşıklarla servis yapılan ekşili tatların; çorba, balık, salata ve hatta bazı tatlıvari yiyeceklere de eklendiğini rahatlıkla görebiliriz. Yabancıların en çok tükettiği mayonez ve ketçap gibi sosları; farklı baharatlarla (ananas, yeşil soğan, kapari, pirinç sirkesi, ançuez, esmer şeker) zenginleştirip, kendi damak zevklerine göre uyarlayarak Çin mutfağında kullanmaktalar.
Yemek kültürümüze göz attığımızda Orta Asya’dan Anadolu’ya yerleşimin başlamasıyla yüzyıllar boyunca yazdan kış için hazırlanan yiyeceklerde yöreye uygun enfes ekşiler yapıldığı görülür. Nar, sumak, erik, karadut, demirhindi, ekşi elma, kızılcık, koruk ve ayvadan yapılan soslar, günümüzde de severek tükettiğimiz ekşilerdir. Mevsiminde yapılan bu ekşiler özel küplerde kilerlerde saklanır. Yine o dönemlerde ekşilerin boğaz ağrısı ve öksürükte ilaç olarak da kullandığı bilinir.
Bu nefis tatlar, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu’da halen yapılarak yemeklerde zevkle kullanılmakta.
Bunun yanı sıra unutulmuş veya unutulmaya yüz tutmuş çağla, ekşi yonca, kuzu kulağından yapılan ekşileri de hatırlamakta yarar var.

Elma Bastısı


500 g sert dokulu elma
3 çorba kaşığı tereyağı
1 kahve fincanı pirinç
1 su bardağı şeker veya pekmez
2 su bardağı su

Elmalar yıkanır kabukları soyularak çekirdek yatakları çıkartılır. Dilim dilim doğranarak kısa kenarlı bir tencereye dizilir.
Suyunu ekleyerek hafif ateşte yumuşayıncaya kadar pişirilir.
Elmalar yumuşadıktan sonra yağ ve pirinç eklenir.
Pirinçler de piştikten sonra şeker veya pekmez eklenerek ateşten alınır.

Elmalı Bonbon Tatlısı


Elmalı toplar için;
35-40 adet pötibör bisküvi
1 adet orta boy tatlı elma
125 gr eritilip ılıtılmış bitkisel margarin
1 çay bardağı süt (normal boy çay bardağı)
5 yemek kaşığı pudraşekeri
2 tepeleme yemek kaşığı kakao
1 çay bardağı çekilmiş ceviz içi
Sos için;
1,5 tepeleme yemek kaşığı un
1 litre süt
2 yemek kaşığı pirinç unu
3 adet yumurtanın sarısı
1 paket vanilya
1 su bardağı tozşeker

Bisküvileri elinizle kırarak ya da robotta çekerek derin bir kaba koyun. Üzerine soyup rendeledikten sonra suyunu iyice sıktığınız elmayı ekleyip eritilmiş yağı, sütü, pudraşekerini ve fındığı ilave edip kaşıkla karıştırın ve yumuşaması için bir kenarda 5 dakika kadar bekletin. Yoğur-duğunuz bisküvili karışımdan kabuklu ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp parçaları avuçlarınız arasında yuvarlayarak toplar yapın ve bu topları geniş bir kaba (kenarları yüksek bir borcam ya da porselen kap kullanabilirsiniz) yerleştirin. Buzdolabına koyup en az 30 dakika kadar bekletin. Diğer taraftan, sosu hazırlamak için; un, pirinç unu, vanilya ve tozşekeri orta boy bir tencereye koyun. Yumurta sarılarını ekleyip bir taraftan tel çırpıcı yardımıyla çırparken, bir taraftan da sütü yavaş yavaş ilave edin. Orta ısılı ateşte, karıştırmaya devam ederek kayna-yıncaya kadar pişirin. Kaynayan sosu ocaktan alıp başka bir tencereye aktarın ve karıştırarak ılık hale getirin. Ilık hale gelen sosu profitterollein üzerine gezdirin. Buzdolabına koyup iyice soğumalarını bekleyin. Üzerlerini hindistancevizi ya da toz fındıkla süsleyerek servise sunun.

Not: İsterseniz kup bardaklarda da ikram edebilirsiniz.

ML® Kestaneli Bonbon (görsel)

ELMALI ÇİKOLATA SOSLU KEK


Malzemeler
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
3 adet elma
Biraz tarçın
Aldığı kadar un
Sosu İçin
1 kaşık nişasta
1 kaşık pirinç unu
1 su bardağı şeker
2 su bardağı süt
1 paket kakao (pişirilecek)
Yapılışı
(Sıvı yağdan yarım kahve fincanı ayırın). Normal kek hamuru yapılır. Ayrı bir yerde yarım kahve fincanı yağa bir miktar tarçın eklenir. Soğutulmuş ve dilimlenmiş elmalar bu karışıma bulanarak yağlanmış kek kalıbına dizilir. Üzerine hazırlanan kek hamuru dökülerek 1700 C fırında pişirilir. (bu arada pişirilen krema ılık halde olacak) Kek soğuduktan sonra elmalar üste gelecek şekilde kalıptan çıkarılır. Soğuk kekin üzerine ılık krema sürülür.

Elmalı Çikolata Soslu Kekler


3 adet yumurta
6 kahve fincanı toz şeker
30 gr margarin
3 kahve fincanı süt
9 kahve fincanı esmer un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
5 adet Amasya elma
1 su bardağı süt
Yarım çay bardağı esmer şeker
1 yemek kaşığı toz çikolata sosu
1 çay kaşığı pirinç unu
1 çay kaşığı un un
40 gr çikolata
1 fincan Fındık içi

Kek için şekeri ve yumurtayı çırpıyoruz ve diğer kek malzemelerini, margarini, rendelenmiş Amasya elmasını ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Kek karışımının kıvamı koyu oluyor.
Bu karışımdan istediğimiz büyüklükte toplar yapıp yağlı tepsiye diziyoruz ve önceden ısıtılmış 160-170 derece fırında yaklaşık 40-45 dakika pişiriyoruz
Kekler pişince soğumaya bırakıyoruz.
Çikolata Sosu İçin; 1 su bardağı sütü ve yarım çay bardağı toz şekeri bir tencereye koyup, ocağın üzerine alın. Şeker eriyene kadar karıştırın. Şeker eridikten sonra 1 yemek kaşığı toz çikolata sozu, 1 çay kaşığı pirinç ununu, 1 çay kaşığı un ve 40 gr bitter çikolatayı ilave edip, pişirin. Koyu bir kıvam alınca ocaktan alıp, soğumaya bırakın.
Soğumuş olan elmalı top keklerin üzerine hazırladığınız çikolata sosunu dökün. Üzerine toz fındık serpiştirerek, servis edebilirsiniz.


Elmalı Esmer Muhallebi


1 kg süt
2 adet elma
1 çorba kaşığı margarin
1 su bardağı şeker
1 su bardağı pirinç unu
1 çorba kaşığı kakao

Elmalar rendelenir, margarinle birlikte kavrulur. Üzerine soğuk süt, kakao, şeker ve pirinç unu eklenir ve koyulaşana kadar pişirilir. Kaselere konur, soğuyunca servis edilir.

Elmalı Ev Pastası


2 paket pötibör bisküvi
3 adet elma
Krema için:
4 su bardağı süt
1 çay bardağı pirinç unu
1 çay bardağı nişasta
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 çorba kaşığı margarin

Krema malzemesi soğuk olarak bir tencereye konur, iyice çırpılır. Sonra orta ateşe konur, sürekli karıştırarak kıvam alana dek pişirilir. Borcama 1 sıra bisküvi dizilir. Üzerine ince dilimlenmiş elmalar sıralanır. Sonra ılık kremanın bir kısmı gezdirilir. 3 kat olacak şekilde işlemler tekrarlanır. Son kat kremayla tamamlanır ve düzeltilir. Bir gece buzdolabında dinlendirilir. Ertesi günü ikram edilir.

Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort
istanbul escort | bayan escort | am yarak | porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle