Çilek
Gülgiller familyasından, çiçekleri beyaz, yemişi olgunlaşma döneminde pembe, olgunlaştığında kırmızı renkli olan çilek, ilkbahar ve yaz mevsiminin aranılan meyvesidir.
Şili’de keşfedilen "kırmızılı kadın çilek" oradan Fransa’ya getirilmiş ve sonrasında dünyaya yayılmıştır.
Yüzlerce çeşidi olmasına rağmen ülkemizde sadece belli başlı 6 çeşidi yetiştirilir.
Bunlar; iri meyveli olana frenk çileği, turfanda yetişen sera çileği, aroması yüksek olan Arnavut çileği, genelde reçel yapımında kullanılan Ereğli Osmanlı çileği, Bursa çileği ve ormanlarda yabani olarak yetişen yaban çileğidir. Bu arada unutmadan; Tarsus’un da çileği çok meşhurdur.
Genelde sofralarda, taze olarak yerine alan bu meyve, üzerine pudraşeker serpilerek yendiğinde ayrı bir lezzet keşfi oluşturuyor.
Taze olarak tüketilir dediysek asla marifetinin bu kadar olduğunu düşünmeyin.
Ayrıca pastacılık, reçel, marmelat, komposto, dondurma, şıra yapımında da onu ön saflarda görebilirsiniz.
Ayrıca bayanlara duyurulur; katkısız çilek püresini az miktarda sütle karıştırdığınızda, cilt için canlandırıcı maske elde edilmektedir.
Kullanım alanının geniş olmasına rağmen mevsiminin kısa sürmesi ve dayanaksız olması kısa sürede tüketilmesini gerektirir.
Çileğin ömrünü uzatmak istiyorsanız, yıkamadan geniş bir kap içerisinde buzdolabında saklayın.
Tam anlamıyla C vitamini imalatçısı diyebileceğimiz çilek, çocuk felci, ağız ve deri yaralarını oluşturan virüsler için yok edici bir etkiye sahiptir.
Kansere yakalanma riskini azaltır.
İdrar sökücü olmasının yanısıra romatizma ve gut hastalığından kaynaklanan ağrıyı, iltihabı azaltıcı güce sahiptir.
Ciltteki akne ve sivilcelere iyi gelir.
Ayrıca sinirleri kuvvetlendirip, bağırsak kurtlarını döker, ateşi düşürür.
Çekirdekleri meyvesinin dışında olan tek meyvedir.
Yaklaşık 600’den fazla çeşidi vardır.
Düzenli olarak tüketildiğinde öğrenme kapasitesini geliştirir.
