Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
116,361 Yemek Tarifine 4,719,491,622 defa bakıldı



tavuk patates patlıcan önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Kamp Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2, 3, 4  Sonraki »
Açık Büfe Yiyecekleri


Soğuk yiyecekler:
Soğuk hors d’oeuvre çeşidi olarak servis edilen her türlü yiyecek açık büfede yer alır.
Zeytinyağlılar, somon füme, dil füme, galantinler, soğuk pateler, dana ve tavuk jambon, belvü usulü bütün balıklar, bütün istakoz vb. kabuklular, soğuk et tabakları (rozbif, tavuk, kuzu vb), karides kokteyl, Türk mutfağı mezeleri, kanapeler ve çeşitli soğuk soslar, vb. Özellikle aspik uygulamaları soğuk büfede çok önemlidir. Yiyeceklerin bekleme sırasında kurumasını önler ve pırıltılı görünümü ile ışık saçar ve görünümü güzelleştirir.
Salatalar: Çeşitli süslenmiş salatalar, marul, havuç kompozisyonları, karışık salatalar, patlıcan salatası, Rus salatası, mısır salatası vb.
Soslar: Her türlü salata sosu, soğuk soslar ve dip soslar.
Mezeler: Meze olarak kullanılan her türlü yiyeceği kapsar. Türk mutfağı mezeleri, tarator, tarama, humus, soğuk etler, turşular, söğüş salatalar vb.
Zeytinyağlılar : Dolmalar, sarmalar, zeytinyağlı sebze yemekleri zeytinyağlı fasulye, enginar, kereviz, piyaz vb.
Peynirler: Her türlü peynir açık büfede yer alabilir, sindirimi kolaylaştırıcı etkisinden dolayı yemek arasında (içki ile beraber) veya yemeğin sonunda yer alabilir. Kaliteli ve pahalı peynirlerin olması büfenin kalitesinin göstergesidir.
Soğuk Etler : Dil füme, galantinler, soğuk pateler, dana ve tavuk jambon, soğuk et tabakları tavuk, kuzu vb. Özellikle roti usulü pişirilmiş etler süslenerek ve dilimlenerek dekore edilir. Rose boeuf (rozbif), kümes hayvanları hindi, tavuk, ördek vb sunulabilir.
Soğuk Balıklar: Somon füme, belvü usulü bütün balıklar, çeşitli balık fümeleri, mayonezli soğuk balık ve her türlü deniz ürünü.

Sıcak Yiyecekler:
Bir veya iki çeşit çorba, en az iki çeşit börek, kebaplar, kuzu eti yemeği, tavuk kızartması veya yemeği, dana eti yemekleri, bir veya iki çeşit balık yemeği, çeşitli garnitürler (sebze, pilav, makarna, patates vb. ), köfte, tencere yemekleri, çeşitli sıcak soslar vb.
Çorbalar: Tercihen iki çeşit çorba olmalıdır. Çorbalar farklı malzemelerden hazırlanır. Örneğin, birisi yoğurtlu veya kremalı beyaz bir çorba ise diğeri kırmızılı sebze çorbası veya etli bir çorba olması uygun olur. Böylece farklı tercih yapan gruplara hitap edilmiş olur.
Börekler: En az iki çeşit farklı börek içleri ile hazırlanmış börek seçilmelidir.
Pilavlar: Pilav çeşitleri sade olarak garnitür amaçlı düşünülebilir. Bunun yanında etli, sebzeli pilav çeşitlerine de yer verilebilir.
Makarnalar: Makarna çeşitleri sade olarak garnitür amaçlı düşünülebilir. Bunun yanında soslu, etli, sebzeli makarna çeşitlerine de yer verilebilir.
Et Yemekleri : Tencere fırın, tava veya ızgarada hazırlanmış kebaplar, kuzu eti yemeği, tavuk kızartması veya yemeği, dana eti yemekleri sunulabilir. Konukların yanında şov amaçlı ızgara ve alevli et yemekleri hazırlanabilir.
Ayrıca açık büfeler; bütün kuzu, et dolmaları gibi hazırlanması uzun süren alakart restaurantlarda verilmesi mümkün olmayan özellikli ve güzel Türk Mutfağı yemeklerini sunma imkanı sağlar.
Balıklar: Bir veya iki çeşit balık yemeği olması uygun olur. Özellikle sahil işletmelerinde çeşitli balıklar ve balık yemekleri olmalıdır.
Mantılar: Makarna, börek veya sıcak yemek çeşitleri arasında düşünülebilir. Önceden hazılanabilen ve büfe için sunumu kolay sevilen yemekler arasındadır.
Soslar: Et yemekleri veya mantı, makarna gibi yiyeceklerin yanında verilen sıcak soslar yemeğin yanına sos kabı ve kaşığı ile konulmalıdır.
Garnitürler: Et yemekleri yanında verilebilen sebze, pilav, makarna, patates vb. çeşitli garnitürler yemeğin yanında servis maşası ile sunulmalıdır.

Tatlılar ve Meyveler:
İki veya üç çeşit Türk tatlısı, sütlaç, çikolatalı mus, üç dört çeşit yaş pasta, iki üç çeşit meyveli turta, puding, krem karamel, kazandibi, meyve kompozisyonları, meyve kompostosu, taze meyve sepetleri, meyve salatası, meyve suları, vb.
Hamur Tatlıları: Baklava çeşitleri, kızartılarak yapılan tatlılar, revani veya yöresel hamur tatlılarının her türlüsü olabilir.
Sütlü Tatlılar: Sütlaç, muhallebi, kazandibi vb. her türlü sütlü tatlı olabilir.
Yaş Pastalar Ve Pötibörler: Renkli ve gösterişli olmaları sebebi ile her türlüsü büfeye zenginlik ve renk katar.
Meyveli Tatlılar: Hafif olmaları sebebiyle tatlı seçenekleri arasında yer almalıdır. Ayva, elma, kabak ve meyve salataları vb.
Meyveler : Mevsimlere göre taze, renkli, bütün veya dilimlenmiş meyve seçeneklerine yer verilmelidir.
Ekmek Büfesi: Yiyecekler sıralandıktan sonra en son ayrı bir grup halinde tereyağı, ekmek, peçete, çatal ve bıçak takımı yer alır.
İçecekler: İçki büfesinin düzenlenmesi ve içkilerin servisi (dağıtımı) garsonlara aittir. Meşrubatlar, meyve suları, su, gazoz vb. büfeye konabilir.

Show yemekleri:
Açık büfenin özelliğinin yiyeceklerin gösterişli hazırlanması olduğunu, konunun başından beri vurgulanmaktadır. Ancak büfenin ve grubun özelliğine göre bazı yemekler gösteri amaçlı hazırlanır. Örneğin konuklar roti kuzu, kümes hayvanları, çok katlı yaş pasta gibi Konuklar her zaman görme ve tatma imkanı bulamadıkları yiyeceklerden tatmaktan ayrı bir haz duyarlar. Kendilerini özel konuk olarak hissederler.
Bunun yanında bazı yemekler de müşterinin gözü önünde hazırlanır. Yemeğin yapılışını görmek, hazırlıkları yapan ve yemek pişiren aşçıları izlemek konuklar için ayrı bir zevktir. Örneğin, ızgara etler, saç kavurma gibi et yemekleri, kızartılarak yapılan hamur tatlıları, künefe gibi Türk tatlıları… otantik giysili aşçılar tarafından; Maraş dondurmasının oyunlar eşliğinde sunulması, çiğ köftenin yoğrulması ve gözleme vb. yöresel börek ve ekmeklerin yapılması özellikle yabancı konuklar olmak üzere her kesimin ilgisini çekmektedir.
Ancak, açık büfe açık havada kurulmuşsa pişirilerek yapılan şov yemekleri konukların önünde hazırlanabilir. Kapalı mekanlar için uygun değildir. Ayrıca resepsiyon büfesi ve gala büfesi gibi konusu ciddiyet gerektiren büfelerde yukarıda belirtilen animasyonlar yapılmaz.
Daha çok tatil yerleri için yapılması uygundur.

Altın Mutfak Ardahan


BA Sizi tanıyabilir miyiz?

HA Hürriyet Altın, burası Altın Mutfak.

BA Burası kaç senedir faaliyet gösteriyor?

HA 3 yıldır, oğlumla beraber işletiyoruz.

BA Aynı anda kaç kişiyi ağırlayabiliyorsunuz?

HA 200 kişiye kadar ağırlayabiliyoruz.

BA Daha çok hangi yemekler var?

HA Haşlama, kaburga, çoban kavurma, sebzeli kebap, orman kebabı, çiftlik kebabı, patlıcanın her türlü yemeğini yapıyoruz, islim kebabı, karnıyarık, musakka, sonra patates yemekleri, kurufasulye, nohut, tavuk yemeklerimiz var, fırında tavuk, soslu tavuk.

BA Günde kaç çeşit yemek çıkıyor?

HA Yukarıda saydıklarım dönüşümlü olarak çıkıyor, mevsime göre değişiyor, ayrıca her gün mantımız var, Ardahan mantısı.

BA Ardahan mantısının özelliği nedir?

HA Büzgülü olması.

BA İçinde ne var?

HA İçinde çiğ kıyma var, haşlandıktan sonra üzerine yoğurt, salça sosu ve tereyağı döküyoruz.

BA Tatlılardan neler var?

HA Ev baklavası var, şekerpare, revani, midye tatlısı ve şöbiyet yapıyoruz. Sütlü tatlılardan sütlaç, keşkül, muhallebi ve aşure yapıyoruz.

BA Ardahan'a özgü neler var?

HA Ardahan'a özgü hamur işlerimiz var; kete, feselli ve katmerimiz var.

BA Feselli nasıl bir şey?

HA Feselli de kete gibi ama saçta pişiyor. Un, su, tuzdan oluşan hamur yoğuruyoruz, mayasız ve yumuşak hamur yapıyoruz, bundan ince yufka açıyoruz, yağlayıp, katlıyoruz, kat kat...

BA Zarf gibi mi katlıyorsunuz?

HA Evet zarf gibi katlayıp tekrar oklava ile açıyoruz, bir tür milföy hamuru oluyor. Saçın büyüklüğünde açıp saçta pişiriyoruz.

BA Yağ olarak ne kullanıyorsunuz?

HA Tereyağı kullanıyoruz, biraz da sıvıyağ katıyoruz.

BA Ardahan mutfağında ön planda olan malzeme hangisi?

HA En önemli malzememiz et.

BA Dana, kuzu?

HA İkisi de fark etmez. İkinci planda tavuk, balık buralarda olmadığı için yok gibi bir şey.

BA Buranın özgün sebzeleri neler?

HA Evelekotu, ısırganotu, evellik, ebemgümeci gibi sebzelerimiz var, onlar da ancak baharda oluyor.

BA Kurutmaları yapılmıyor mu?

HA Pek yapılmıyor.

BA Çorbalardan neler var?

HA Ezogelin, yayla, düğün, kelle paça, işkembe, şehriye, yarma, hünkar gibi çorbalarımız var.

BA Hünkar nasıl?

HA Hünkar tavuk, süt, kremadan yapılıyor. Çok az tereyağında un kavuruyoruz üzerine soğan rendeliyoruz, tavuğu önceden haşlıyoruz, küçük parçalara ayırıyoruz, soğanla birlikte onu da katıyoruz, tavuk suyu biraz da süt katıyoruz, biraz da zerdeçal katıyoruz. Üzerine de nane ve pul biber kavurup döküyoruz.

BA Çok güzel özgün bir çorbanız varmış. Müşterileriniz daha çok hangi kesimden geliyor?

HA Burada yaşayan memurlar, öğretim üyesi, doktoru, hemşiresi, hakimi, savcısı, polisi tüm memurlar geliyor.

BA Önemli bir açığı dolduruyorsunuz, böyle bir yer açmak nasıl aklınıza geldi?

HA Bizim değişik işlerimiz de var, bizi bu işe halkımız teşvik etti, biz de açtık. Bizden sonra bu tip işletmelerden baya açıldı.

BA Ardahan'da yöresel tatlı ürünleri yapan bir yer yok mu?

HA Yok öyle bir yer yok. Tatlıları bir burada üretiyoruz.

BA Türkiye'nin her tarafında böyle kültürel tatlarımız var ama bunların ortaya çıkması için işletmelerde yapılıp satılması lazım.

HA Evet evlerde yapılan tatların işletmelerde de yapılması lazım, bu şekilde tanınabilir.

BA Biraz da kazınızdan bahseder misiniz?

HA Kışın kazımız olur, genelde aralık ayında kesilir, değişik pişiririz, bişi ile yeriz, pilavla yeriz, köyler de her çeşit yemeğe et olarak da katılır.

BA Kaz seviliyor mu?

HA Çok lezzetli olur, biz severek yeriz.

BA Kaz Ardahan'ın mı, Kars'ın mı?

HA Bizim, şimdi mevsimi değil, Aralık ayında çok lezzetli olur. Onlar da küçükbaş hayvanlar gibi besiye çekilir biraz yağ bağlar ve Aralık ayı beklenir.

BA Bundan sonra idealleriniz neler?

HA Benim idealim yok yaşlandım, çocuklarım için çalışıyorum.

BA Kaç yaşınızdasınız?

HA 54 yaşındayım.

BA Daha gençsiniz, kaç çocuğunuz var?

HA Bir kızım, bir de oğlum var.

BA Çok teşekkür ederim vakit ayırdınız, Allah hayırlı ve bol iş versin.

HA Amin, sağ olun.









Arap Pilavı


http://migros.com.tr

1 bütün tavuk
4 su bardağı pirinç
3 adet patates
2 adet patlıcan
5 çay kaşığı kimyon
5 çay kaşığı karabiber

1. Tüm tavuğu tuzla suda haşlayın.
2. Pirinçleri ılık suda bekletin.
3. Patates ve patlıcanı küp küp doğrayın.
4. Patlıcanlar tuzlu suda bekletin ve kurulayın.
5. Patatesleri ve patlıcanları kızartın.
6. Kızartılan patlıcan ve patateslerin üzerine karabiber ve kimyon serpin.
7. Haşlanan tavuğun beyaz etleri deriden ve kemiklerinden ayırın.
8. Büyük parçalar halinde tavuk etlerini kesip didikleyin.
9. Tavuk etlerini tencerenin içine serin.
10. Baharatlı patlıcan ve patatesleri karıştırıp tenceredeki tavuğun üzerine koyun.
11. Pirinci ekleyin, karabiber ve tuz serpin.
12. Pirinçle diğer malzemelerin üzerini örtün.
13. Tencereye tavuk suyu ve sıcak su ekleyerek pişirin.
14. Pilavı servis tabağına ters çevirerek servis edin.


AYLARA GÖRE PİŞİRİLEBİLECEK YEMEKLERİN LİSTESİ


Evlerde, her sabahın en önemli sorunu, o gün ne yemek yapılacağıdır. Hanımlar beylerine, aşçılar hanımlarına «bu gün ne pişireceğiz?» diye sorarlar ve çoğu kez düşünüp birşey bulamazlar. Hanımlarımızı bu güçlükten kurtarmak için, mevsimine göre her ay için bir yemek listesi yaptım. Bu listeden istedikleri yemeği seçip, sıkıntıdan kurtulurlar.

OCAK
Tarhana çorbası
Zeytinyağlı pırasa
Un çorbası
Fasulye pilâkisi
Mercimek çorbası
Pirinç pilâvı
Şehriye çorbası
Peynirli makarna
İşkembe çorbası
Arpaşehriye pilâvı
Pirinç çorbası
Kıymalı makarna
Pirzola Yufka pilâvı
Kızartma
Kuskus pilâvı
Kadınbudu
İrmik helvası
Kuru köfte
Un helvası
Tavuk kızartması
Baklava
Yağda köfte
Pandispanya tatlısı
Lahana bastısı
Tulumba tatlısı
Etli kuru bamya
Revani

ŞUBAT
İrmik çorbası
Düğün çorbası
Yoğurtlu buğday çorbası
Tapyoka çorbası
Lahana çorbası
Ciğer çorbası
Haşlama Izgara köfte
Zeytinyağlı fasulye (konserve)
Acem pilâvı
Yassı kadayıf
Yoğurtlu mantı
Keşkek
Süzme pilâv
Fırın makarna
Uskumru ızgarası
Soğanlı yahni
Lüfer ızgarası
Tavuk yahnisi
Etli lahana dolması
Etli salamura yaprak dolması
Yalancı salamura yaprak dolması
Şalgam
Şehriyeli pilâv
Ekmek kadayıfı
Tel kadayıf
Kadın göbeği
Sütlâç
Mahallebi


MART
Tarhana çorbası
Balık çorbası
Un çorbası
Sebze çorbası
Şehriye çorbası
Tereyağlı pirinç çorbası
İşkembe yahnisi
Ekşili köfte
Taskebabı
Biftek
Kıymalı yumurta
Etli patates
Zeytinyağlı yerelması
Zeytinyağlı nohut
Kıymalı ıspanak
Pırasa bastısı
Şalgam bastısı
Fasulye pilâkisi
Sigara böreği
Mercimekli bulgur pilâvı
Nohutlu pirinç pilavı
Su böreği
Peynirli makarna
Saray lokması
Elma kompostosu
Sütlü irmik helvası
Kuru kayısı kompostosu
Portakal kompostosu
Un helvası

NİSAN
Terbiyeli şehriye çorbası
Mercimek çorbası
İşkembe çorbası
İrmik çorbası
Sebze çorbası
Yumurtalı etsuyu
Patatesli kızartma
Etli kuru fasulye
Kuru fasulye
Zeytinyağlı bakla
Peynirli makarna
Mercimekli pirinç pilâvı
Yufka pilâvı
Kuskus pilâvı
Tavuk göğsü
Kimyonlu köfte
Pirzola
Koyun haşlaması
Düğün yahnisi
Pırasa kızartması
Zeytinyağlı ıspanak
Şalgam bastısı
Arpa şehriyesi pilâvı
Acem pilâvı
Pandispanya tatlısı
Balkabağı tatlısı
Tel kadayıf
Yassı kadayıf
Kuru erik kompostosu
Sütlâç

MAYIS
Soğanlı yahni
Kuzu kapaması
Patatesli kuzu kızartma
Kuzu pirzolası
Kuzu göğsü
Kaz palazı kızartması
Fasulye pilakisi
Etli taze yaprak dolması
Etli kuru bamya
Yumurtalı ıspanak
Zeytinyağlı bakla
Kıymalı ebegümeci
Tepsi böreği
Puf böreği
Acem pilâvı
Yoğurtlu mantı
Pirinç lâpası
Kalkanbalığı tavası
Torik tavası (sarımsaklı, sirkeli)
Ateşbalığı tavası
İstavrit tavası
Sütlâç
Lalanga
Kayısı kompostosu
Pirinçunu baklavası

HAZİRAN
Yağda yumurta
Peynirli omlet
Kuzu başı kızartması
Kuzu ciğeri yahnisi
Kuzu dolması
Ördek palazı kızartması
Etli semizotu
Taze yaprak yalancı dolması
Taze bakla bastısı
Zeytinyağlı enginar
Kabak dolması
Kabak kızartması
Suböreği
Kuzu pilâvı
Şehriyeli pilâv
Taze peynirli börek
Yumurtalı makarna
Yoğurtlu makarna
Mayonezli torik
Kefal pilakisi
Palamut fırını (taze domatesli)
Lüfer ızgarası
Pisi balığı tavası
Kılıçbalığı kebabı
Pandispanya tatlısı
Taze erik kompostosu
Çilek
Vişneli ekmek
Sütlü pelte
Nişasta helvası

TEMMUZ
Piliç kızartması
Piliç söğüşü
Kuzu söğüşü
Domatesli ızgara köftesi
Dana haşlaması
Salçalı sığır dili
Taze yaprak yalancı dolması
Zeytinyağlı bakla içi
Bezelye
Muska böreği
İstavrit tavası
Mayonezli kefal
Kıymalı pilâv
Domatesli pilâv
Özbek pilâvı
Etli taze bamya
Enginar dolması
Zeytinyağlı ayşekadın
Kabak imambayıldı
Etli ebegümeci
Etli domates dolması
Kıymalı buğday lapası
Vanilyalı sütlâç
Ekmek tatlısı
Taze kayısı kompostosu
Höşmerim
Zerde

AĞUSTOS
Patlıcan kebabı
Kavurmalı beğendi
Kuzu kaburga dolması
Kuzu şiş kebabı
Kuzu baş söğüşü
Kuzu haşlaması
Patlıcan bastısı
Patlıcan kızartması
Kabak dolması
Enginar bastısı
Zeytinyağlı fasulye
Bakla püresi
Kıymalı enginar ezmesi
Etli taze çalı fasulye
Etli taze bamya
Etli taze yaprak dolması
Torik tavası
Palamut ızgarası
Sebzeli fasulye pilâkisi
Tereyağlı pilâv
Süzme pilâv
Patlıcan pilâvı
Yumurtalı makarna
Taze erik kompostosu
Taze kayısı kompostosu
Vişne kompostosu
Sütlü mahallebi
Taze peynir tatlısı
Vişneli pelte

EYLÜL
Piliç kızartma
Taze peynirli sigara böreği
Piliç haşlaması
Kuzu pirzolası
Koyun söğüşü
Kimyonlu köfte
Domatesli ızgara köftesi
Patlıcan bastısı
Semizotu bastısı
Bakla içli enginar
Peynirli mücver
Kabak oturtması
Zeytinyağlı çalı fasulye
Vişneli pelte
Çilekli pelte
Zeytinyağlı ayşekadın
Etli bamya
Türlü
Kıymalı puf böreği
Acem pilâvı
Patlıcanlı pilâv
Domatesli pilâv
Yumurtalı makarna
Yoğurtlu tatar böreği
Makarna (ala milanez)
Mercimekli pirinç pilâvı
Vişneli ekmek
Çilek reçeli
Şeftali kompostosu
Ayva kompostosu

EKİM
Terbiyeli paça
Torik fırında
Dana kızartması
Palamut tavası
Tavuk söğüşü
Ateşbalığı ızgarası
Domatesli pirzola
Patlıcan kebabı
Peynirli makarna
Omlet sufle
Salçalı pilâv
Kıymalı yumurta
Patlıcanlı pilâv
İmambayıldı
Yufka pilâvı
Patlıcan kızartması
Vanilyalı krem
Patlıcan yalancı dolması
Taze kayısı bastısı
Etli enginar
Sütlü elmasiye
Patatesli kuşkonmaz
Tavuk söğüşü
Terbiyeli kereviz
Elma kompostosu
Kabak dolması
Armut kompostosu

KASIM
Salçalı yahni
Kuzu fırın
Kuzu yüreği ızgara
Kotlet pane
Dana kızartması
Salçalı sığır dili
Biber yalancı dolması
Türlü güveç
Asmakabağı dolması
Etli yaprak dolması
Domates dolması
Patlıcan çöp kebabı
Patlıcan bastısı
Patlıcan karnıyarık
Patlıcan tavası
Etli kereviz
Etli taze fasulye
Palamut ızgarası
Domatesli makarna
Salçalı makarna
Yumurtalı makarna
Şehriyeli pilâv
Kuzu pilâvı
Tepsi böreği
Mürdümeriği kompostosu
Cevizli güllâç
Çikolatalı krema
Baba tatlısı
Erikli pasta

ARALIK
Patates püreli köfte
Salçalı sığır kızartması
Salçalı börek yahnisi
Hindi kızartması
Kıymalı bamya
Mantar kızartması
Yumurtalı ıspanak
Patlıcan oturtması
Patlıcan silkmesi
Patlıcan ekşili
Domates dolması
Uskumru ızgara
Uskumru tava
Uskumru dolması
Biftek (alangle)
Dana yüreği sote
Hindi söğüşü
Tatar böreği
Kıymalı makarna
Salçalı pilâv
Hamsili pilâv
Elmalı pasta
Armutlu pasta
Meyvalı elmasiye
Revani
Sütlü pelte
Yassı kadayıf
Dilberdudağı

Ayvalık Mutfağı


Nergis Kılıç

Ayvalık Mutfağı, başta zeytinyağı olmak üzere, deniz ürünleri ve bulunduğu coğrafyaya has yetişen, Ege otları olarak adlandırılan çeşitli otların ağırlıklı yer tuttuğu, geleneksel Türk Mutfağı ile göçmen mutfağının tecrübelerinin birleştiği, Akdeniz tipi beslenme rejiminin hâkim olduğu özgün bir yöresel Türk Mutfağı örneğidir.
Ayvalık Mutfağı, Girit ve Midilli Göçmenleri’nin getirdiği beslenme kültürünün derin izlerini taşır. Bu nedenle pek çok Ayvalık yemeği Rumca isimler almıştır: kydonia, akivadis, papucaki, vb. Ayvalık’ta özel günlerde yapılan pek çok yemeğin doğuş yeri de Girit ve Midilli Adaları’dır. Örneğin Sura, Midilli mübadillerinin getirdiği, Kurban Bayramı’nda yapılan bir yemektir. Kuzu kolundan yapılır, zeytinyağı ile pişirilir ki bu durum da kırmızı et yemeklerinde bile zeytinyağının kullanılabildiği bir mutfağa özgüdür ancak. Yine Midilli Göçmenleri’nin getirdiği Ada Köftesi, fazlaca kekik içerir ve zeytinyağında kızartılır.
Yine ilginç bir isme sahip olan Çurlama, Girit Mutfağı’ndan kalma bir ziyafet yemeğidir.
Ege Adaları’ndan gelen mübadillerin Ayvalık Mutfağı’ndaki ağırlığı göz ardı edilemez. Bununla birlikte bu mutfağı şekillendiren en önemli unsur zeytinyağı olmuştur. Ayvalık yemeklerinde zeytinyağından başka bir yağ düşünülemez. Bunda en büyük etken coğrafya ve iklimdir tabii ki ama sağlıklı beslenme bilincinin tam olarak kazanıldığı bir toplum kesinlikle zeytinyağından başka bir yağ tercih etmeyecektir.
Ayvalık’ta zeytinyağı yalnızca yemeklerde değil, çiğ olarak da tüketilmektedir. Kekik ve pul biberle tatlandırılmış çiğ zeytinyağına ekmek banmak, sabah kahvaltılarında zeytin tüketmek gibi beslenme alışkanlıklarının ilk doğuş yeri Ayvalık’tır.
Ayvalık Mutfağı’nın ‘sağlıklı mutfak’ kimliği kazanmasını sağlayan otlar, deniz ürünleri ve zeytinyağlıların ardından, bu mutfağı oluşturan diğer unsurlar kısaca özetlenebilir.
Türk Mutfağı’nın genelinde olduğu gibi, Ayvalık Mutfağı’nda da et yemekleri mevcuttur. Ancak kırmızı et bu mutfakta çok fazla tüketilmez, et yemekleri de genellikle özel günlerde yapılırlar. Bu yemeklerin ayırt edici özelliği, zeytinyağı kullanılarak yapılmalarıdır. Bu şekilde daha hafif ve hazmı kolay hale gelirler.
Gardumi (bağırsak dolması), Ayvalık’ın en eski et yemeklerinden birisidir.
Zor ve uğraştırıcıdır. Bugün bu yemeği yapanların sayısı da oldukça azalmıştır. Süt kuzusunun kalın bağırsaklarının iç malzemesiyle doldurulmasıyla yapılır. Oğlak dolması, Hıdrellez’de yapılması gelenek olan bir et yemeğidir. Oğlak etinin zeytinyağında kavrulan iç malzemesiyle doldurulmasıyla yapılır. Midilli kökenli bir yemek olan Sura, kuzu kolu doldurularak yapılır. Kurban Bayramı yemeğidir.
Geleneksel Türk yemeklerinden biri olan keşkek de düğün, bayram gibi özel günlerde Ayvalık’ta yapılan yemeklerdendir. Kıymalı bir yemek olan Papara, Midilli kökenli Ada köftesi, bu mutfağın ön plana çıkan diğer et yemekleri arasındadır.
Yukarıdaki örneklerin yanı sıra, Ayvalık otları ile yapılan et yemekleri de mevcuttur. Kuzu etli arapsaçı(rezene), kuzu etli mühliye, kuzu etli şevket-i bostan, kıymalı ebegümeci, ayva zeytinli papaz yahnisi bu yemeklerin başlıcalarıdır.
Ayvalık Mutfağı, hamur işleri açısından da özgün örnekler barındırır.
Bunlarda Balkan Göçmenlerinin ağırlığı hissedilir. Boşnak Böreği, hemen bütün Ayvalık fırınlarında bulunabilen, Bosnalı göçmenlerin getirdiği bir börek çeşididir.
Patates ve kıyma kullanılarak yapılır. Kabak çiçeği böreği, bölgenin ünlü bitkisi kabak çiçeği ve taze lor peyniri ile yapılır. Patlıcanlı Rum Böreği, kabak ve kelle peyniri ile yapılan Koliçita, lor peynirli Kalçunya, tavuk ve yufka ile yapılan Çullama, lor peynirli sigara böreği Ayvalık Mutfağı’nın başlıca hamur işleridir. Bu örneklerin çoğu Bulgar, Yugoslav ve Boşnak Göçmenlerin Ayvalık Mutfağı’na kazandırdığı çeşitlerdir. Ayvalık Mutfağı’nın Balkan kimliği, hamur işlerinde daha fazla ön plana çıkar.
İspanyol yemeği Paella’dan esinlenen Ayvalık Paellası, deniz ürünleri ve pirinçle yapılan bir tür pilavdır.
Akdenizli kimliğinin sonucu olarak, Ayvalık Mutfağı’na özgü birkaç peynir çeşidi de farklı tadıyla öne çıkar. Kelle(sepet) peyniri ve lor peyniri bunların başlıcalarıdır. Bu peynirler kahvaltılık ya da meze olarak, çeşitli salatalarda garnitür olarak, bazı tatlı ve böreklerde katkı maddesi olarak sıkça kullanılır. Yöreye özgü meşhur Yörük sepetlerinde bekletilerek yapıldığı için sepet görünümünü alan kelle(sepet) peyniri genellikle kahvaltılık ve meze olarak, tuzsuz lor peyniri de genellikle börek ve tatlılarda kullanılır.
Ayvalık tatlıları da yöresel unsurların sıkça kullanıldığı çeşitlerdir. Lor peyniri ile yapılan lor tatlısı ve lor baklavası, en özgün haliyle Cunda Adası’nda bulunabilecek olan çifte kavrulmuş lokma tatlısı, Ege’ye özgü sakızın kullanıldığı sakızlı kurabiye, sakızlı muhallebi, sakızlı dondurma Ayvalık’ta tadılabilecek olan başlıca tatlı çeşitleridir.
Sakızın kullanım alanı son yıllarda oldukça genişlemiştir. Ayvalık’ta ve Ege’nin başka birçok bölgesinde sakızlı Türk kahvesi oldukça rağbet görmektedir.
Sakız reçeli de farklı bir reçel türü olarak dikkat çekmektedir.
Ayvalık’ta yapılan arıcılığa paralel olarak Ayvalık balı ve poleni de tadı ve kalitesiyle göze çarpmaktadır. Her ne kadar zeytinyağının popülaritesini gölgeleyemeyecek olsa da, Ayvalık balı da marka olmaya adaydır.
Son yıllarda Ayvalık adıyla birlikte en çok anılan yiyecek kuşkusuz Ayvalık tostudur. Tost yapan hemen her yerde bir ‘Ayvalık tostu’na rastlanmaktadır. Oysaki bu yapılan tostların pek çoğunun gerçek Ayvalık tostuyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Aslında Ayvalık tostunu farklı yapan, ekmeğidir. Nohut mayası ile mayalandığı için farklı bir tat arz eden bu ekmek yalnızca Ayvalık fırınlarında orijinal haliyle yapılır. Benzerini başka yerlerde bulmak zordur. Gerçek Ayvalık tostu, bu ekmek kızartıldıktan sonra arasına başka bir kapta pişirilmiş salam, sucuk, sosis ve taze dilimlenmiş domates, salatalık turşusu, isteğe bağlı olarak ketçap, mayonez ilave edilmesiyle yapılır. Pek çok yerde Ayvalık tostu adı altında yapılan tostlara konulan Rus salatası ise, gerçek Ayvalık tostunda kesinlikle yoktur.
Ayvalık Mutfağı’nın Akdenizli karakterinin öne çıkarılması gerekirken, yurt içindeki bilinirliğinin bile Ayvalık tostundan ibaret olması da ayrıca düşündürücüdür.
Ayvalık Mutfağı, göçmen kültürünün izlerini barındıran, özellikle Yunan Adaları’ndaki beslenme kültürüyle büyük paralellik gösteren, kozmopolit yapısıyla dikkat çeken bir Akdeniz Mutfağı örneğidir. Farklı kültürlerin etkisinde şekillenmiş olması ve coğrafi avantajı, bu mutfağı zengin kılmıştır.
Ayvalık Mutfağı’nın asıl kalbinin attığı yer olarak Cunda (Alibey) Adası’nı gösterebiliriz. Cunda Adası’nın sahil şeridinde yer alan balık lokantaları, Ayvalık’a özgü en eski yemeklerin yapıldığı ve bu bölgede yüzyıllardan beri süregelen yemek kültürünün yaşatılmasına katkıda bulunan yerlerdir. Ayvalık Mutfağı’nın tanıtılmasında bu lokantalar kadar başarılı olabilecek başka bir yer olmadığı rahatlıkla söylenebilir.


Azer Atbaş Ankara


BA Kendinizi tanıtır mısınız?

AA Ben Azer Atbaş. Uzun yıllardır TRT Ankara Radyosunda program yapımcısı olarak görev yapmaktayım. Evli ve iki kız annesiyim.

BA İşinizi yaparken olmaz olmaz prensipleriniz var mı?

AA Yıllardır pek çok değişik konuda programlar yaptım…Bence en önemlisi konuyu en yetkili ağızdan aktarmak. O işi gerçekten bilen, o ışte emek sarfeden kişilerin emeklerini doğru biçimde dinleyiciye aktarmak gerek…Konuğu programa çağırmadan önce mutlaka ön araştırma yapar, konuk ve konuşacağımız konu hakkında bilgi toplarım.

BA Mesleğinizi yapmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?

AA Bu mesleği yapmak isteyen gençlerin etraflarında olan bitenle yakından ilgilenmeleri gerek. Gündemi takip etmeleri gerek. Bir de bu iş biraz usta çırak ilişkisini gerektiriyor. Pek çok konuyu yaparken, dinlerken öğreniyorsunuz.Programa katılan her konuk size de bir şeyler katıyor…Siz de haliyle zaman içinde uzmanlaşıyorsunuz… Bir süre sonra dışarıda dolaşırken, bir gazeteyi dergiyi okurken size konu olabilecek şeyler hemen gözünüze çarpıyor…. Ya da her şeyi artık o gözle incelemeye başlıyorsunuz.

BA Mutfakla ilgili programlar yaptığınızı biliyoruz. Yemek programları hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz? (Konuk seçimi, konu seçimi gibi)

AA Tek bir konuya takılıp kalmamak adına önce konu çeşitliliğine yer vermeye çalıştım…Mutfak çok geniş bir alan. Yörelerımıze göre yemek tarifleri çok farklılık gösteriyor. Yemekle uğraşan her kesimden insanları programa konuk etmeye çalıştım….Bazen bir beslenme ve diyet uzmanı, bazen üniversitelerde yemek kültürü üzerine ders veren öğretim üyesi, bir lokanta sahibi, ünlü otellerimizin aşçıları, yarışmalarda derece alan öğrenciler, internette yemek siteleri olan insanlar programa konuk oldular…Kısaca yemek ve mutfakla ilgili her konuyu dinleyicilere aktarmaya çalışıyoruz. Ama programın süresinin benim talep ettiğimden daha kısa olması , yöresel mutfaklara çok fazla girmeme olanak tanımadı. İleriki yıllarda tekrar yaparsam belki biraz daha kapsamlı , farklı olabilir.

BA Mutfağa karşı özel bir ilginiz var mı? Bu ilginizi yapımlarınıza yansıtıyor musunuz?

AA Evet…Ben genç kızken, evlenmeden önce mutfağa giren, pek çok yemeği yapmasını bilen biriydim.Annem ev hanımıydı ve çok güzel yemekler yapardı. Evde yemekler günlük (her gün sabahtan öğleye kadar) yapılırdı. O gün pişen yemek öğle ve akşam yenir, akşam tencereler yıkanırdı. Ertesi gün farklı bir yemek pişerdi. Evlendikten sonra eşim de yemeğe çok düşkün olduğu için aynı sistem ben de de sürdü…Çocukların bakımını evde bakıcılar üstlendiği zamanlar da bile her işe yardımcı oldukları halde yemek işini hiç onlara bırakmadım , hep kendim yaptım…Ayrıca yemekle ilgili yayınları okumayı, televizyondaki yemek programlarını izlemeyi severim.Tabii ki bu birikim programlarıma da yansıyordur diye düşünüyorum.

BA Yemek yayını sonrasında "ben de bu tarifi denemek isterim" dediğiniz oluyor mu?

AA Tabii ki oluyor. Yemek çok geniş bır alan.Ne kadar yemek çeşidi bilirseniz bilin, her programda yeni tarifler, yeni teknikler öğreniyorum… Dinlerken mantığımın kabul ettiği tarifleri hemen not alır bir kağıda yazar sonra da evdeki yemek defterime yazarım.

BA Yemek programları yaparken başınızdan geçen ilginç anılarınızı anlatır mısınız?

AA İstanbul’da istiklal caddesinde Maraş mutfağını günümüze taşıyan, babadan oğula geçen bir işletmede röportaj yapmıştık. Program yayınlandıktan sonra İstanbul’dan bir dinleyici beni aradı. Programı dinlediğini, çok beğendiğini işletme sahibinin konuşmasından, samimiyetinden çok etkilendiğini en kısa zamanda gitmek istediğini söyledi. Programda lokantanın adını, yerini reklam olmaması için söylememiştik. Kendisine lokantanını yerini tarif ettiğimde karşılıklı olarak ikimizde çok şaşırdık. Çünkü beyefendi benim tarif ettiğim mekanın karşısındaki bir binaya haftada üç gün gidiyormuş. Ama bizim programı dinleyince böyle bir yerin varlığından haberdar oldu. En kısa sürede gideceğini belirterek teşekkür etti. Ben de amacıma ulaşabildiğim için mutlu oldum.

BA Anneniz size yemek yapmayı öğretti mi? Kızlarınıza yemek yapmayı öğretiyor musunuz? Merakları var mı?

AA Evet, annem yemek yaparken sürekli anlatır, öğretirdi. Bir kadının ne kadar tahsil yaparsa yapsın mutlaka yemek pişirmesini bilmesi gerektiğini söylerdi…Kızlarımda mutfakta uğraşmayı severler. Bizim evde öğlen sofradan kalkmadan akşama ne yiyeceğimiz konuşulurdu çünkü. Özellikle küçük kızım pasta yapmayı sever. Hamur la uğraşmak ona keyif veriyor. Büyük kızım da internetten, yemek sitelerinden yararlanarak değişik tarifler denemeyi seviyor.

BA Eşiniz yemek yapmayı biliyor mu?

AA Sürekli yemek yapmayı sevmese de, aç kalmayacak kadar bilir.

BA Mutfağınızda yöresel yemekler yer alıyor mu? (Adlarını verebilir misiniz?)

AA Evet. Ben Azeriyim.Azerilere özgü pek çok yöresel yemeğimiz var. Annem sürekli bu yemekleri pişirdiği için ben de yapıyorum. Azeri mutfağında pilavın özel bir yeri var. Pilav diğer yemeklerin yanında garnitür olarak değil, başlı başına ana yemek olarak sunulur. Pilavsız misafir yemeği olmaz. Pilav süzme veya çekme şeklinde hazırlanır. Eti ayrıca hazırlanır. Etine göre de isimlendirilir. Süzme üzümlü pilav, müsembeli pilav(eti patlıcanlı olan), kazmaklı pilav, sütlü çehme (su yerine süt konularak yapılan bir pilav çeşidi), vişneli pilav, döşeme pilav(tavuk eti ve pirinçle yapılır) gibi pek çok pilav çeşidi vardır…Ayrıca yöreye özgü, çorbalar ( Gatı aşı, erişte aşı, borç gibi) vardır.

BA Yöresel yemekleri yaparken malzeme temininde sıkıntı yaşıyor musunuz?

AA Hayır. Bir şekilde kullanılan malzemeler bana ulaşıyor. Baharatları aktarda buluyoruz. Azeri yemeklerinin pek çoğunda zerdeçal (yöredeki ismi sarıkök) karabiberle eşit oranda karıştırılarak kullanılır. Burada olmayanı da memlekete gidip gelenler getiriyor. Her gelen getirir ve olmayana verir. Özellikle lepe (Nohutun kabuğu soyulduktan sonra ikiye bölünmüş hali) ve evelik kurusu memleketten gelir.

BA Yurt dışında bulunduğunuz zaman Türk yemeklerini arıyor musunuz?

AA Üç, dört günlük kısa seyahatlerde pek yemek aramam ama süre uzarsa Türk yemeğini özlerim, ararım.

BA Yemek yaparken, malzeme seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?

AA Sebzelerin taze olması önemli. Semt pazarlarını bu yüzden severim. Yeşilliklerin, sebzelerin en iyisini, en tazesini alabiliyorsunuz. Vakit buldukça pazara giderim. Ispanak, semizotu gibi çabuk solan sebzeleri aldığım gün pişiririm. Et ve tavuk haşladığımda sularını plastik bardaklarda dondurucuya koyar, gerektiğinde kullanırım.

BA Hazır yemekler konusunda ki düşüncelerini alabilir miyiz?

AA Hazır yemekler birçok insan için bir seçenek olabilir ama ben hiç kullanmıyorum. Sadece yurt dışına gittiğimde bir iki defa hazır konserve almıştım. Hazır çorba bile almam.

BA Mutfağınızda kış hazırlığı yapıyor musunuz?

AA Evet….Çünkü her sebzeyi, meyveyi mevsiminde yemek gibi bir alışkanlığım var. Bir ara geçirdiğim bir rahatsızlıktan sonra beslenmenin önemiyle yakından ilgilendim. Doktorlar her sebzeyi mevsiminde yemem gerektiği söylediler. Bu yüzden, buzdolabından ayrı 4 çekmeceli bir derin dondurucu aldım. Yaz sebzelerini kışın kullanmak için donduruyorum. (Barbunya, bezelye, yeşil fasulye, bamya, dolma biber, sivri biber v.b) Örneğin, kışın hiç domates almam. Kışın kullanacağım domatesin bir kısmını derin dondurucuya koyarım, bir kısmını da konserve yaparak kavanoza. Turşuyu evde kendim yaparım, hazır turşular aşırı tuzlu ve asitli geliyor bana.

BA En güzel hangi yemekleri yaparsınız? Bize bir kaç tarifi, ölçüleriyle verebilir misiniz?

AA Deniz ürünleri hariç, et ve sebzeyle yapılan bütün yemekleri yaparım. Ama özellikle pilavı güzel yaparım. Yapımı çok kolay, lezzetli bir erişteli pilav tarifi vermek isterim.
1 su bardağı pirinç
1,5 su bardağı erişte
1 yemek kaşığı tuz
2 adet iri patates
tereyağı – sıvıyağı
Yapılışı: Bir tencereye bolca su konur.(Teflon tencere olması tercih edilir.) Su kaynayınca içine bir yemek kaşığı tuz ve pirinç konur. Pirinçler biraz kaynayıp hafif yumuşayınca erişte de konur. Yaklaşık beş dakika kaynayıp erişteler yumuşayınca bir süzgece süzülür…Tencerede tereyağı eritilir. (Arzu edenler biraz da sıvı yağ ekleyebilir. Ben ağır olmasın diye tereyağı ile fındık yağını karıştırarak kullanıyorum.) Bir kaseye yağ aktarılır. Patatesler soyulur. Yarım cm. kalınlığında yuvarlak dilimlenir. Tencerenin altını kapatacak şekilde patatesler yan yana dizilir. Üzerine süzgeçteki erişteli pirinç dökülür. Kasedeki yağ da delikli kepçeyle her tarafına gelecek şekilde üzerine serpilir. Tencere kısık ateşe konur. Ara sıra tencereyi ocak üzerinde çevirerek patateslerin hepsinin kızarması sağlanır. Sonra yuvarlak, geniş bir tabağa ters çevrilir. Altta pilav üzerinde de kızarmış patatesler
olur.Afiyet olsun.

Bir de Azerilere özgü bir dolma tarifi vereyim:
Lepeli Dolma (Patlıcan ve dolma biberiyle yapılır)
Malzemesi :
750 gr. kemiksiz koyun kuşbaşı (yaklaşık)
1 çay bardağı lepe
1 kilo patlıcan
4-5 tane dolma biberi
3 domates (veya 1 kaşık salça)
2 soğan
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı zerdeçal(sarıkök)
Tuz
Tereyağı –sıvı yağ

Yapılışı:
Patlıcanların sadece kafaları kesilir. Kabukları soyulmaz. Bir yerinden uzunlamasına bıçakla bir çizik açılır.(Karnıyarıktaki gibi) Bütün olarak kaynar suda 5 dakika haşlanır.biraz yumuşayınca çıkarılır soğuk suya atılır Soğuk suyun altında içindeki çekirdekler boşaltılır ve sıkılıp kenara konur. Parça et nohut büyüklüğünde küçük küçük doğranır. Haşlanır. Bir tarafta da lepe haşlanır.Sonra tencereye yağ konur. (Arzunuza göre tereyağı, sıvıyağ veya karışık) iki soğan doğranır, soğanla birlikte haşlanan etler biraz kavrulur, domatesler küçük doğranıp ilave edilir. Haşlanan lepe konur.Tuz, karabiber ve zerdeçal ilave edilir. Ocağın altı söndürülür…Daha önce hafif haşlanan patlıcanların içine tuz ile karabiber ve zerdeçal karıştırılarak hafif sürülür…Sonra patlıcana ve dolma biberlerine hazırlanan iç doldurulur. Tencereye biraz salçalı su ve sıcak su eklenir ocağa konur, kısık ateşte su iyice çekinceye kadar pişirilir.

BA Peki Azer hanım, çok teşekkür ederim.

AA Ben de size teşekkür ederim.






BAHÇIVAN SANDALI


MALZEMELER
1 kg. patlıcan
1 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patates
2 adet sivribiber
1 kase bezelye
200 gr. sotelik doğranmış tavuk eti
Yarım demet dereotu ve maydanoz
Tuz
Kekik
pul biber
karabiber
1 kase sarımsak yoğurt veya 100 gr. kaşar peyniri rendesi
kızartmak için ay çiçek yağı
2 çorba kaşığı margarin
1 çorba kaşığı domates salça

HAZIRLANIŞI
Patlıcanları alacalı soyup, tuzlu suda 20 dakika bekletin. Bol suyla yıkayın. Ay çiçek yağında önlü arkalı kızartın. Bir tencerede 2 çorba kaşığı margarini eritin. Tavuk etlerini, kızdırdığınız yağın içine atin renkleri dönene kadar soteleyin. Küp küp doğranmış havuç, kabak, patates, ufak doğranmış sivri biber ve bezelyeyi ekleyin. Ateşte 5 dakika soteleyin. Tencerenin kapağını kapatıp, hiç su koymadan sebzeleri 10 dakika daha pişirin. İçine maydanoz, dereotu, tuz, karabiber, kekik ve pulbiber koyup harmanlayın. Patlıcanları tepsiye alıp, ortalarını açın ve hazırladığınız içle doldurun. 1 kaşık salçayı 1 bardak suyla ezin. Patlıcanların olduğu tepsiye dökün. Üzerine alüminyum folyo kapatın. 200 derecelik fırında 20 dakika pişirin. Arzuya göre sarımsak yoğurt veya kasar peyniri rendesi ile servis yapın.


ML® Tavuklu Patates Musakkası için tıklayın
ML® Patlıcanlı Tavuk Sote için tıklayın

Bebek Beslenmesi


http://eticicibebe.com

Bebeğiniz için en önemli ve uygun besin anne sütüdür. Özellikle ilk 6 ay anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını tamamen karşılar. Normal şartlar devam ettiği sürece başka hiçbir ek bir besine ihtiyaç duyulmaz. Ek gıdalara 6. aydan sonra başlanmalıdır. Bebeğinize yalnızca anne sütüyle beslendiği dönemde su vermenize gerek yoktur. İshal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum olursa verdiğiniz su mutlaka öncesinde kaynatılmış olmalıdır.

Elma ve/veya şeftali püresi, pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi, yoğurt, sebze püresi ilk başlanacak ek besinlerdir. Sağlıklı bebek beslenmesi açısından alerji yapma riski olan turunçgiller, yumurta, ekmek, balık ve et bebeğinize vereceğiniz ilk besinler arasında yer almaz.

Sebze püresini başlangıçta havuç, patates, pirinç ve yağ ekleyerek hazırlamalısınız. Zaman içinde maydanoz, kabak, ıspanak, kereviz, karnabahar gibi sebzeler ekleyebilirsiniz. Pırasa ve taze fasulye gibi sebzeler, püre haline getirilmeleri zor olduğu için erken dönemde sebze püresinde kullanılmayabilir. Bekletilme süresine bağlı olarak sebzelerde vitamin kaybı olduğu için sebze püresini günlük hazırlamanız ve tüketmeniz önemlidir. Patlıcan vitamin ve mineral içermediğinden bebeğiniz için uygun bir besin değildir.

Bebek gelişimi açısından demir alımı çok önemlidir. 6-12 aylar arasında bebeğinizin demir gereksinimi artar. Bu nedenle ek besinlerin içeriğinin demirden zengin olmasına dikkat etmelisiniz. Demirden zengin ve demir yararlanımı yüksek besinler karaciğer, kırmızı et, tavuk etinin beyaz olmayan kısımları ile demirden zenginleştirilmiş tahıllı bebek mamalarıdır. Yumurta sarısı, kuru baklagiller demirden zengindir ancak emilimi düşüktür. Bunlarda var olan demirden yararlanmak için, C vitamininden zengin domates, turunçgiller, sivri biber gibi besinlerle birlikte hazırlanmalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi demir kaynaklarıdır.

İlk 6 ay sadece anne sütü

6. ayı dolunca:
• Anne sütü
• Yoğurt (ilk başlanacak ek gıda)
• Meyve püresi
• Pirinç unu

7. ayı dolunca:
• Anne sütü
• Yumurta sarısı (Azdan başlayıp bir hafta içinde tama çıkılır.)
• Meyve püresi
• Yoğurt
• Et (tavuk eti, dana eti)
• Sebze püresi veya sebze çorba
• Pekmez

8. ayı dolunca:
• Anne sütü
• Kıymalı, sebzeli hafif ezilmiş ev yemekleri
• Kahvaltıda tam yumurta veya pastörize peynir (tuzu alınmış)
• Kurubaklagil (Kuru fasulye, nohut, mercimek) çorbaları veya ezmeleri
• Meyve suyu veya meyve püresi
• Pekmez
• Yoğurt

9. ayı dolunca:
Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir. Ancak günlük menüsünde aşağıdakiler mutlaka olmalıdır.
• Anne sütü
• Ev yemekleri
• Tarhana, mercimek çorbası, unlu ve yoğurtlu çorbalar
• Yoğurt
• Pastörize peynir
• Yumurta - Etler (tavuk eti, balık eti, dana eti)
• Taze meyve veya meyve suyu

Bebek bakımı için bebek beslenmesinin yanı sıra dikkat edilmesi gereken diğer unsurlar da incelenmelidir.

Besinlerin Protein Değerleri


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Besinlerin yenebilen 100 gramlarının sağladığı ortalama protein miktarları:
BESİNLER PROTEİN (Gr.)
Et ve Et Ürünleri:
Sığır eti (orta yağlı) 18,7
Koyun eti (orta yağlı) 17,0
Tavuk 19,0
Tavşan 21,0
Keçi 18,4
Beyin 10,3
Yürek 16,5
Böbrek 16,0
Karaciğer 20,0
Akciğer 14,6
Dil 16,2
Sosis 12,5
Salam 12,1
Balık (orta yağlı) 19,0
Yumurta 12-13
Süt Türevleri
İnek sütü (orta yağlı) 3,5
Keçi sütü 3,3
Manda sütü 4,0
Yoğurt 3,2
Taze çökelek 35,0
Kuru çökelek 54,9
Kaşar peyniri 27,0
Beyaz peynir (yağlı) 22,5
Beyaz peynir (yağsız) 19,0
Tulum peyniri 15,9
Süt tozu (yağlı) 26,0
Süt tozu (yağsız) 36,0
Krema (%20 yağlı) 2,9

Kuru Baklagiller:
Bakla 25,0
Barbunya 21,0
Nohut 19,2
Fasulye 22,6
Börülce 23,1
Mercimek 23,7
Bezelye 22,5

Yağlı Tohumlar ve Kuruyemişler:
Kabak çekirdeği içi 30,3
Ayçiçeği çekirdeği içi 25,0
Karpuz çekirdeği içi 32,2
Susam 20,0
Ceviz içi 15,0
Kestane 2,8
Fındık içi 12,6
Yer fıstığı 25,5
Çam fıstığı 35,2
Badem içi 18,6
Yeşil fıstık 20,0
Yağlar ve Yağlı Besinler
Sadeyağ 0,3
Tereyağı 1,0
Zeytinyağı -
Margarin 0,6
Öteki bitkisel yağlar -
Siyah zeytin 1,8
Yeşil zeytin 1,5
Şeker ve Şekerli Besinler
Şeker -0
Reçel -0
Pekmez -0
Bal 0,3
Tahin helvası 10,5
Tahıl ve Ürünleri
Buğday 11,5
Mısır 9,4
Pirinç (az kepekli) 7,1
Pirinç (kepeksiz 6,7
Arpa 9,7
Buğday unu (%80 randımanlı 11,7
Buğday unu (%72 randımanlı) 10,9
Bulgur 12,5
Beyaz ekmek 7,2
Bazlama 8,7
Makarna 11,0
Tarhana 14,1

Sebzeler:
Ispanak 2,8
Semizotu 2,0
Asma yaprağı 3,8
Bakla 5,7
Bamya 2,2
Bezelye 7,0
Enginar 3,0
Domates 0,8
Fasulye 2,0
Lahana 1,7
Salatalık 0,7
Karnabahar 2,4
Yeşil kabak 0,6
Sarı kabak 1,0
Patlıcan 1,0
Marul 1,7
Patates 1,8
Pırasa 1,8
Yeşil soğan 1,5
Kuru soğan 1,4
Pancar 1,7

Meyveler:
Elma 0,3
Kayısı 0,8
Muz 1,2
İncir 1,4
Üzüm 0,6
Erik 0,6
Kiraz 1,8
Ayva 0,6
Limon 0,7
Portakal 0,8
Böğürtlen 0,8
Kara dut 0,9
Çilek 0,8
Nar 0,8
Armut 0,3
Şeftali 0,3
Kavun 0,5
Karpuz 0,5

Besinlerin, protein, yağ, karbonhidrat, su, tuz cetveli


Besinlerin protein, yağ, karbonhidrat, su, tuz ve kalori cetvelleri Prof. Cihat Abalıoğlu'nun "Teşhisten, Tedaviye" adlı kitabından alınmıştır.

100 gram besin........Protein - Yağ - Karbonhidrat - Su - Tuz - Kalori

Kasap etleri:
Sığır eti (normal)....20,0 - 8,0 - - — - 71 - - 130 - 158
Sığır eti yağsız......21,5 - 0,0 - 0,5 - 65,4 - - — - 94
Sığır eti az yağlı....19,9 - 7,3 - 0,4 - 71,0 - - — - 156
Yağlı sığır eti ve koyun eti......18,9 - 24,5 - 0,3 - 55,3 - - — - 307
Çok yağlı sığır eti ve koyun eti..20,5 - 38,5 - - — - 47,3 - - — - 425
Dana eti..21,0 - 7 - - - 71 - - - - 150
Koyun eti.19 - 7 - - - 73 - 170 - 143
Yağsız koyun eti......19,7 - 2,3 - 0,4 - 76,7 - - — - 109
Yağlı koyun eti.......17,0 - 28,4 - 0,3 - 53,5 - - - - 335
Kuzu eti (Bud, göğüs).17,8 - 22,6 - - — - 58,6 - - — - 283
Keçi eti..20,7 - 4,3 - 0,5 - 73,4 - - 84 - 127
Tavşan eti21 - 8 - - — - 70 - - — - 161

Sakatat
Dil.......15,7 - 17,6 - 0,1 - 65,6 - - — - 229
Yürek.....17,6 - 10,1 - 0,3 - 71,1 - - — - 167
Karaciğer.19,9 - 3,7 - 3,3 - 71,6 - 140 - 130
Böbrek....18,5 - 4,5 - 0,4 - 75,6 - 320 - 119
Dalak.....17,8 - 4,2 - 1,0 - 75,5 - - - - 116
Akciğer...15,2 - 2,5 - 0,6 - 79,9 - - — - 88
Dana beyni.9 - 8,6 - - — - 81 - - 290 - 117
Uykuluk...28 - - 0,4 - - — - 70 - - — - 119

Et mamulleri
Jambon....25 - 24 - - - - 49 - 3400 - 335
Yağsız jambon.........24,4 - 8,0 - - — - 61,7 - - — - 173
Yağlı jambon..........24,7 - 36,5 - - - - 28,1 - - — - 441
Sığır dili24,8 - 31,6 - - — - 35,7 - - — - 394
Sucuk.....27,8 - 48,4 - - — - 17 - 8000 - 564
Pastırma..27,13 - 15,88 - — - 36,22 - — - 316

Av etleri
Tavşan....23,0 - 1,1 - 0,5 - 74,2 - - - - 107
Keklik....24,3 - 1,4 - 0,5 - 72,4 - - - - 114
Karaca....20,8 - 1,9 - 0,4 - 75,8 - - - - 105
Yaban ördeği..........22,7 - 3,1 - 0,5 - 72,5 - - - - 124

Kümes etleri
Ördek.....21,0 - 5,0 - - - - 73 - - - - 132
Kaz...,...16 - 30,0 - - - - 52 - - - - 345
Tavuk.....20 - - 5,5 - - — - 74 - - 140 - 125
Hindi.....23,7 - 8,5 - 0,5 - 66,3 - 170 - 178

Balıklar
Yılan balığı..........18,0 - 7,8 - - - - 72,9 - - - - 146
Uskumru...18,9 - 8,9 - - — - 70,8 - - — - 160
Turna balığı..........18,4 - 0,5 - - — - 79,6 - - — - 80
Sazan balığı..........19,8 - 1,9 - - — - 77,9 - - — - 99
Sardalya (tuzlu)......26,5 - 3,3 - 0,7 - 46,8 - - - - 142
Kutu sardalya (zeytinyağlı).......23,9 - 14,4 - 1,3 - 54,2 - - — - 237
Ton balığı (konserve).27,2 - 17,3 - 0,3 - 48,1 - - — - 274
Balık yağı..- - 96 - - — - 0,5 - - — - 893

Süt ve sütten yapılan gıdalar
Anne sütü..1,3 - 3,8 - 6,8 - — - - — - 70
İnek sütü..3,4 - 3,6 - 4,8 - 87,5 - 160 - 67
Keçi sütü..3,6 - 3,9 - 4,7,87,1 - - 22 - 70
Manda sütü.5,6 - 7,0 - 4,6 - — - - — - 103
Yağsız süt.3,6 - 0,8 - 4,6 - 90,2 - - — - 41
Koyun sütü.5,4 - 6,1 - 4,7 - — - - — - 98
Kaymak (sulu)..........3,5 - 10,0 - 4,0 - 81,9 - - — - 124
Kaymak (koyu)..........2,7 - 30,0 - 3,0 - 64,0 - . 130 - 302
Ayran......3,7 - 8,7 - 3,7 - 90,9 - 160 - 37
Yoğurt (inek sütünden).3,7 - 4,4 - 2,2 - — - - — - 78
Tereyağı (tuzsuz)......0,7 - 83,7 - 0,8 - 14,8 - 690 - 785
Tuzlu tereyağı.........0,6 - 83,8 - 0,5 - 13,2 - 1500 - 784
Lor.......17,2 - 1,2 - 4,0 - 76,5 - — - 98
Süt tozu..25,2 - 26,0 - 37 - 5,3 - - — - 504

Peynirler
BEYAZ PEYNİRLER:
Edirne yağlı..........13,8 - 27,3 - - — - 55 - - 3200 - 310
Edirne yağsız.........18,7 - 0,7 - 11,7 - 61 - - 4250 - 131
Tulum peyniri.........26,0 - 14,7 - 3,3 - 50 - 2570 - 257
Dil peyniri...........22,3 - 21,3 - - — - 53 - - 60 - 290
Lor peyniri9,4 - 16,0 - 5,2 - 67 - - 10 - 209

KAŞAR PEYNİRİ
Balkan kaşarı.........25,4 - 28,3 - 3,9 - 36 - 3140 - 384
Kars kaşarı...........27,2 - 28,8 - 11,8 - 26 - 2580 - 428
Çerkez peyniri........34,9 - 43,5 - 1,3 - 12 - 4530 - 553

Yumurtalar
Kabukla beraber bir yumurta 50 gr..5,6 - 5,3 - 0,3 - 32,8 - - 70 - 74
Tavuk (kabuğu 5,5 gr.).3,8 - — - 0,2 - 25,3 - - — - 16
Yumurta beyazı (29,5 gr.)..2,5 - 4,9 - 0,4 - 7,9 - - — - 57
Yumurta sarısı (15,5 gr.)..8,5 - 8,7 - - — - 42,3 - - — - 114

Yağlar
Hayvani ve nebati yağlar.— - 99,0 - - — - — - - — - 920
Tereyağı (tuzlu)..0,6 - 83,8 - 0,5 - 13,2 - 1500 - 783
Sığır iç yağı.....0,5 - 98,2 - - — - 0,5 - - — - 915
Koyun iç yağı.....0,5 - 97,2 - - — - 0,5 - - — - 906
Balık yağı.— - 99,8 - - — - — - - — - 928
Margarin...0,4 - 84,6 - 0,4 - 12,3 - - — - 791
Vejetalin..— - .99,8 - - — - 0,15 - 1000 - 928 - 1500
Zeytinyağı, fıstık yağı— - 99,4 - 0,2 - 0,35 - — - 925
Jelatin...84,2 - 0,1 - - — - 13,6 - - — - 346

Unlar
Un........10 - - 2,2 - 73 - 12 - - 3 - 364
Yulaf unu, yulaf ezmesi...........14,4 - 6,8 - 66,5 - 9,8 - 203 - 395
Mısır unu..9,6 - 3,1 - 71,7 - 13,0 - - — - 362
Nişasta unu1 - - — - 84 - 14 - - 24 - 350
Patates unu0,9 - 0,1 - 80,7 - 17,8 - - 8 - 335
Gevrek unu.7,2 - 0,5 - 69,8 - 18,0 - - — - 320
ince kepek16,1 - 4,8 - 21,7 - 12,0 - - — - 248
Kalın kepek...........14,3 - 4,5 - 15,2 - 12,0 - - — - 167

Ekmekler
Buğday ekmeği.6,6 - 0,5 - 55,9 - 35 - - 500 - 257
Kara ekmek.8,0 - 1,0 - 45 - 40 - - 500 - 225
Ufak francala ekmeği.6,8 - 0,5 - 57,8 - 33,7 - 370 - 270
Çavdar ekmeği..7,5 - 0,3 - 52,8 - 38,5 - 560 - 246
Kara ekmek.6,5 - 0,6 - 48,3 - 42,0 - - - - 230
Mısır ekmeği.5,8 - 1,7 - 45,7 - 43,8 - 1380 - 227
Bisküvi....8,8 - 9,1 - 73,4 - 7,5 - 200 - 422
Makarna, şehriye vs.13,0 - 2,0 - 72,0 - 13,0 - - 67 - 370

Şeker ve şekerden yapılan gıdalar
Şeker......— - — - 100 - — - 130 - 410
Pekmez.....9,5 - — - 64,5 - 22,5 - Eser - 303
Süzme bal..0,4 - — - 81,0 - 18,5 - Eser - 334
Kakao......22,3 - 26,5 - 31,0 - 5,5 - - — - 465
Çikolata...7 - 27,0 - 55 - 1,5 - - 30 - 520
Sütlü çikolata.........6,9 - 31,7 - 48,0 - 2,5 - - 15 - 520
Ceviz-fındıklu çikolata..9,4 - 46,2 - 23,7 - 1,7 - - — - 565
Badem kurabiyesi.......11,1 - 23,9 - 23,0 - 10,1 - - — - 485
Badem ezmesi...........9,3 - 28,5 - 46,7 - 13,8 - - — - 495
Bonbon.....2,1 - 0,2 - 92,9 . 0,3 - - — - 388
Pralin.....3,6 - 12.4 - 74,8 - 7,5 - — - 436
Çikolatalı bonbon......6,6 - 20,0 - 64,7 - 6,4 - - — - 479

Kuru sebzeler
Mercimek..26 - - 1,9 - 52,8 - 12,3 - 138 - 341
Bezelye...23,4 - 1,9 - 52,7 - 13,8 - 58 - 330
Bakla.....25,7 - 1,7 - 47,3 - 14,0 - - — - 315
Fasuyle...23,7 - 2 - - 56,1 - 11,2 - - 93 - 346
Nohut.....25,7 - 1,8 - 57,2 - 11,3 - - - - 357
Patates....2,0 - - - 20 - 75 - - 82 - 90
Yerelması..1,9 - 0,2 - 16,4 - 79,1 - - — - 77

Kuru yemişler (kabuksuz)
Fıstık....27,5 - 14,5 - 15,7 - 7,5 - - — - 591
Fındık....17,4 - 62,6 - 7,2 - 7,1 - 110 - 628
Taze kestane.6,1 - 4,1 - 39,7 - 47,0 - - 10 - 226
Kuru badem.21,4 - 53,2 - 13,2 - 6,3 - - — - 637
Çam fıstığı.39,1 - 49,7 - 3,5 - 2,3 - - — - 367
Şam fıstığı.22,3 - 54,0 - 13,8 - 4,2 - - - - 650
Kuru ceviz.16,7 - 58,5 - 13,0 - 72 - - 170 - 666
Taze ceviz.13,8 - 48,2 - 10,7 - 23,5 - - - - 549

Taze meyveler
Elma (kabuk ve koçanla beraber).0,4 - 0,64 - 13 - 82 - - — - 58
Armut (kabuk ve koçanla beraber).0,4 - 0,26 - 13 - 79 - - — - 56
Kayısı.....0,9 - 1,20 - 10,5 - 80,5 - - 1 - 50
Kiraz......0,8 - 0,64 - 15,1 - 77,2 - 100 - 67
Vişne......0,9 - 1,7 - 11,3 - 80 - - 38 - 57
Şeftali....0,7 - 0,76 - 13,3 - 47,4 - - 3 - 61
Erik.......0,8 - 0,90 - 15,7 - 75,6 - - 2 - 71
Kara erik..0,7 - 0,75 - 13,9 - 77,1 - - — - 66
Portakal...0,8 - 1,35 - 12,6 - 84,3 - - 7 - 61
Muz........1,3 - 0,38 - 22,8 - 73,8 - 200 - 100
Limon......0,7 - 5,39 - 8,4 - 82,6 - - 7 - 37
Limon suyu.0,3 - 6,83 - 2,7 - 89,7 - - — - 40
Mandalin...0,8 - 1,42 - 8,5 - 87,5 - - 8 - 44
Zeytin.....3,2 - 39,9 - 8,6 - 25,5 - - 5 - 417
İncir......1,35 - - - 17,5 - 79 - - 70 - 77

Salkımlı meyveler
Çilek......1,3 - 1,84 - 7,8 - 85,4 - - — - 45
Ağaç çileği.1,4 - 1,64 - 6,8 - 84,0 - - 3 - 40
Üzüm.......0,7 - 0,77 - 17,7 - 79,1 - - 9 - 79
Dut........1,4 - 0,77 - 11,6 - 83,6 - - - - 56
Karpuz.....0,8 - 0,1 - 6,4 - 91,5 - - - - 30

Kuru meyveler
Erik (çekirdeğiyle beraber).1,9 - 0,5 - 51,4 - 26,9 - - - - 230
Hurma (çekirdeğiyle beraber).1,9 - 0,6 - 72,2 - 18,5 - - - - 315
incir......3,3 - 1,31 - 58,8 - 26,1 - - — - 270
Kuru üzüm..1,6 - 1,2 - 66,2 - 25,4 - - — - 295
Kuşüzümü...2,8 - 1,3 - 77,3 - 21,2 - - - - 341
YağlTzeytin % 14,5.....9,7 - — - 8,9 - 74,3 - - — - 172

Murabbalar
Domates salçası.5,4 - 3,12 - 14,6 - 67,3 - - — - 95
Erik marmeladı..1,5 - 1,54 - 54,8 - 39,6 - - — - 237
Kayısı reçeli"..0,6 - 0,99 - 68,4 - 29,2 - - — - 287
Portakal reçeli.0,4 - 0,72 - 71,7 - 26,4 - - - - 299
Çilek reçeli....0,6 - 0,75 - 63,2 - 29,3 - - — - 285
Ağaç çileği reçeli.1,1 - 1,26 - 68,5 - 27,7 - - - 290
Kiraz reçeli....1,0 - 0,84 - 68,4 - 27,7 - — - 285
Ayva reçeli.0,3 - 0,71 - 50,0 - 47,4 - - — - 206
Elma jölesi.0,3 - 1,09 - 47,7 - 23,6 - - — - 312

Taze sebzeler
Kereviz....1,4 - 0,3 - 8,8 - 77,3 - 250 - 45
Havuç......1,0 - — - 8,5 - 87 - - 61 - 40
Pancar.....1,3 - 0,1 - 6,8 - 79,9 - - 10 - 34
Şalgam.....0,8 - 0,1 - 3,9 - 94,2 - - 58 - 20
Bayır turpu1,9 - 0,1 - 8,4 - 86,9 - 120 - 43
Kırmızı turp1,2 - 0,2 - 3,8 - 93,3 - - 71 - 32
Sarımsak...6,8 - 0,1 - 26,3 - 64,7 - 50 - 137
Pırasa.....2,8 - 0,3 - 6,5 - 87,6 - - 40 - 41
Soğan......1,3 - 0,1 - 9,4 - 87,8 - - — - 45
Kuşkonmaz..1,6 - 0,1 - - 1,7 - 95,3 - - 69 - 14
Igpanak....2,3 - 0,3 - 1,8 - 93,3 - 210 - 20
Kuzukulağı.2,4 - 0,5 - 0,4 - 92,2 - - - - 16
Marul......2 - - - - 2,5 - 93,5 - - - - 20
Salatalık..1,4 - 0,3 - 1,9 - 94,9 - 271 - 23
Kıvırcık salata.1,8 - 0,1 - 2,6 - 94,1 - - — - 19
Tere.......1,9 - 0,1 - 0,5 - 92,3 - - — - 11
Maydanoz...3,7 - 0,7 - 6,7 - 85,1 - - — - 50
Karnabahar.2,5 - 0,3 - 4,6 - 90,9 - - 48 - 32
Brüksel lahanası.5,3 - 0,5 - 6,7 - 84,6 - - 66 - 54
Kırmızı lahana.1,7 - 0,2 - 4,8 - 91,6 - - 65 - 29
Lahana.....1,5 - 0,2 - 4,2 - 91,2 - - 94 - 25
Enginar....2,5 - 0,1 - 8,3 - 86,5 - - — - 45
Taze bezelye.6,6 - 0,5 - 12,4 - 77,7 - - 60 - 83
Çalı fasulye.2,6 - 0,2 - 6,3 - 89,1 - - — - 38
Ayşekadın fasulye.6,0 - 0,4 - 8,6 - 81,4 - - 96 - 64
Patlıcan...1,3 - 0,2 - 4,8 - 92,3 - - — - 27
Kabak......1,1 - 0,1 - 6,5 - 90,3 - - 28 - 32
Karpuz.....0,8 - 0,1 - 6,4 - 91,5 - - — - 30
Domates....0,9 - 1,7 - 3,4 - 79,9 - 110 - 33

Konserve sebzeler
Kuşkonmaz..1,5 - 0,1 - 2,3 - 94,4 - - — - 17
Çalı fasulye.1,1 - 0,1 - 2,6 - 94,4 - - - - 16
Mantar.....3 - 0,4 - 4,5 - 89 - - — - 35
Taze maya.16,2 - 1,3 - 5,5 - 75 - - — - 101
Kahve.....12,9 - 14,4 - 4,1 - 2,7 - - - - 286
Çay.......24,1 - 8,2 - - - 8,5 - - - 32
Sirke.....0,57 - 5,6 - 0,4 - 90,6 - - - - -

Bölgelere Göre Yöresel Yemekler


Yasemin Ertaş - Makbule Gezmen Karadağ

Ülkemizde bölgelere göre besin tüketim durumu incelendiğinde 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) kesin rapor sonuçları henüz açıklanmadığından bu konudaki en son veriler 1994 yılı Hane Halkı Tüketim Harcamaları ve Gelir Dağılımı Araştırması’na dayanılarak yapılan çalışmalardan elde edilmektedir. Buna göre;
En yüksek meyve tüketimi Ege bölgesinde,
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğurt tüketimi süt tüketiminden daha fazla,
En yüksek balık tüketimi Karadeniz bölgesinde,
En düşük balık tüketimi Güneydoğu Anadolu bölgesinde,
Kümes hayvanı tüketimi sadece Ege Bölgesinde koyun ve kuzu eti tüketiminden fazla,
İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde kümes hayvanı tüketimi ve balık tüketimi yüzdeleri eşit,
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde sıcak içecekler (özellikle çay) kola tüketiminden daha fazla,
En yüksek kola tüketimi Akdeniz bölgesinde,
Bütün bölgelerde meyve suyu tüketimi sıcak içecek tüketiminin daha aşağısında bulunmuştur.
Türkiye genelinde, tahıl ve tahıl ürünlerinin tüketimi ilk sırada yer alırken ikinci sırada sebze tüketimi gelmektedir. Tahıl gurubundan buğday, genellikle ekmek, makarna ve bulgur seklinde, mısır Karadeniz bölgesinde tüketilmektedir. Et ve et ürünlerinin tüketim yüzdesi diğer besin gruplarının tüketimleri içerisinde yalnızca %3’dür. Mercimek, nohut ve kuru fasulye en fazla tüketim alışkanlığı olan kurubaklagil ürünleridir. Süt ürünlerinden ise yoğurt ve peynir en fazla tercih edilen ürünlerdir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı bölgelerinde zeytinyağı tüketim alışkanlığı yaygındır.

A. Akdeniz Bölgesi
Geleneksel Akdeniz beslenme sistemi, çok genel hatlarıyla tahıl (özellikle buğday), zeytinyağı, sebze-meyve, su ürünleri, süt türevleri, baharat ve şaraba dayandırılmaktadır. Akdeniz beslenme sisteminde birinci sırayı alan tahılın, özellikle buğdayın tarihin ilk dönemlerinden itibaren Akdeniz’de yetiştiği söylenmektedir. Bulgur, kuskus, yarma, firik gibi buğday ürünlerinin kullanımı özellikle Akdeniz ve Güney’de yaygındır. Akdeniz bölgesinde tahıllarla yapılan yemekler; çorbalar (analıkızlı, ekşili çorba, yüksük çorbası), dolmalar (patlıcan, yeşil- kırmızı biber, kabak veya asma yaprağı dolması), börek ve çörekler (su böreği, sıkma, saç böreği), köfte ve pilavlar (sarımsaklı köfte, mercimek köfte, ekşili köfte) olarak sınıflandırılabilir (16).
Zeytin ve zeytinyağı geleneksel Akdeniz beslenme biçiminin ikinci önemli yönünü oluşturur. Özellikle Hatay’da zeytinyağının geleneksel üretimi hala sürdürülmektedir. “Su zeyti” adı verilen bu yöntemle üretilen zeytinyağı ev halkının gereksinimini karşılamaya yöneliktir.
Akdeniz beslenme sisteminin diğer bir karakteristik yönünü deniz ürünleri oluşturur; ancak Akdeniz deniz ürünleri yönünden verimliliği düşük bir denizdir ve Doğu’ya doğru gidildikçe balık avı alanlarının da azaldığı görülür. Bu nedenle, Akdeniz mutfağı et yemekleri yönünden incelendiğinde, kebapların ve pidelerin egemen olduğu gözlenmiştir. Et, bulgur, pirinç gibi çeşitli tahıllarla ya da sebzelerle karışım halinde tüketilir. Simit kebabı, içli köfte, elbasan tava, tas kebabı, patlıcan kebabı, orman kebabı, dolmalar, etli sebze yemekleri bunlara örnektir.
Akdeniz iklimiyle yetişen turunçgillerin dışında, anavatanının Akdeniz olduğu belirtilen beyaz ve kırmızı pancar, pazı, bamya; Hindistan kaynaklı patlıcan ve salatalık Akdeniz’de tüketilen sebzelerden birkaçını oluşturur. Akdeniz bölgesindeki sebzelerin çoğu, kıymalı, kuşbaşı etli, soğanlı olarak su ile pişirildiği görülmektedir. Sebze yemeklerini sınıflandıracak olursak; etli sebze yemekleri (patlıcan karnıyarık ya da musakka vb.), kızartmalar ve diğer sebze yemekleri ile (patlıcan, kabak, biber kızartması vb. ) zeytinyağlı sebze yemekleridir.
1. Adana Mutfağı: Adana mutfağına hamur işleri, etli ve sebzeli yemekler hakimdir. Adana mutfağında maydanoz, nane, kırmızıbiber, kırmızı pul biber, sumak, karabiber, kimyon, süs biberi, kekik, nar ekşisi soğan, sarımsak vb. gibi tat vericilerin oldukça kullanılmaktadır. Ana yiyecek maddeleri ekmek, yufka, hamur işleri ile zengin kebap ve sebze çeşitleridir. Salça olarak evde yapılan biber salçası tercih edilir, kuyruk ve iç yağı yemeklerde kullanılır. Son zamanlarda koyun eti ile birlikte dana etinin kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Adana mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bulgurlu Çorba: Taze sağılmış sütün bulgurla kaynatılması ve üzerine naneli tereyağı eklenmesiyle yapılmaktadır.
Adana Kebabı: Adana kebabı makine kıymasıyla değil, pala benzeri bir araç olan zırhla doğranmış kuzu etinden yapılmaktadır. Kuyruk yağı, tuz ve pul biber ile yoğurulan kıyma şişe dizilerek kömür ateşinde pişirilmektedir. Adana kebabına soğan eklenmemektedir.
Şalgam Suyu: İalgamın çorbası ve dolması dışında en çok turşusu yapılır ve özellikle suyu kebapların yanında tüketilmektedir.
2. Isparta Mutfağı: Isparta’da çorbalar pişirildikten sonra üzerine kızdırılmış tereyağı, nane ve kırmızı biber dökülür. Bulgur çorbası, ıspanak çorbası, miyana, oğmaç, sakalı sarkan çorbası, topalak çorbası gibi çorbalar sıklıkla pişirilmektedir. Et yemekleri sebze, yoğurt, pirinç ve bulgurla beraber yapılmaktadır. Yörede yetişen bütün sebzelerin yemekleri etli ve etsiz olmak üzere iki şekilde pişirilir. Ispanak, kabak ve bakla gibi sebzelerin yoğurtla yapılan yemeklerine borani adı verilir. Yazın kurutulup kışın yenen bakla, bamya, kabak, fasulye, patlıcan, biber önce sıcak suda haşlanır, bir süre soğuk suda bekletildikten sonra kullanılır. Yörede su kaynaklarının ve gölün olmasından dolayı balık yemekleri de yapılır. Eğirdir gölünden dişli, sıraz, sazan gibi balıklar avlanmaktadır. Balıklar genellikle yağda kızartılarak yenmektedir. Balık dolması ve balık yahnisi yöreye özgü balık yemeklerindendir. Yörede madımak, semiz, ebe gümeci, ibrahim, tavuk kursağı, ümmü, sirken, ısırgan, kuzukulağı, toklu başı, pancarlık, labada gibi yöresel adlarla bilinen otlar kırlardan toplanarak yağ, soğan ve kıymayla pişirilir. Bölgeye özgü bazı hamur tatlıları, samsa, tosmankara, mafiş, süt tatlıları ise zerde, höşmerimdir. Bunlardan başka haşhaş helvası, karga beyni ve derdimi alan gibi tatlılar da yapılmaktadır. Isparta mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Keşkek: Dibeklerde kepeği soyulmuş buğday az su ile kazanlarda haşlanır. İçerisine kurumuş kaburga etleri konur, yumuşayınca et kemiklerinden sıyrılır ve buğdayla dövülerek karıştırılır. Üzerine tereyağı ve salça eklenir.
Samsa: Yumurta, un, su, tuz ile hamur yoğrulup yufka gibi ince açılır. 10 cm genişliğinde şeritler halinde kesilir. Bir köşesine ezilmiş ceviz, tarçın ve toz şeker veya pekmez konur. Sonra küçük kareler halinde katlanır ve ağzı bastırılarak pişirilir. 15-20 dk kadar bir çarşaf üzerinde nem gidinceye kadar bekletilir ve şişe dizilerek yağda kızartılır. Üzerine şerbeti dökülür.

B. Karadeniz Bölgesi
Karadeniz halkının büyük bir kısmı gelirini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye mısır üretiminin %45’i, fındık üretiminin %80’inden fazlası, çay üretiminin %65’i Karadeniz bölgesinden sağlanmaktadır. Pirinç, fasulye, ayçiçeği, soğan, patates, elma, tütün diğer en önemli ürünleridir. Karadeniz bölgesinin en önemli hayvansal gelir kaynağını balıkçılık oluşturmasına rağmen iç bölgelerde balık tüketimi sınırlıdır. Hatta sahilden yalnızca 20- 30 kilometre içeride bulunan ilçelerin köylerinde bile deniz balıkları nadiren tüketilmektedir. Karadeniz bölgesinde balık başta olmak üzere mısır, mısır unundan yapılan yiyecekler, kara lahana, taze ve kuru fasulye, patates ve pirinç en çok tüketilen yiyeceklerdir. Çorbalar kıyı ve iç bölgelerde farklılık göstermektedir. Kıyılarda balık, kara lahana ve yöre otlarıyla yapılan çorbalar; iç bölge şehirlerinde tarhana türleri daha yaygındır. Et ve kümes hayvanları klasik mutfak ile aynı özellikleri taşımakta, kümes hayvanları bölgenin batı bölümünde böreklerde de kullanılmasıyla farklılık göstermektedir. Deniz ürünlerinden hamsi başta olmak üzere balık, çorbadan pilavlara, böreklere kadar çok çeşitli yemeklerin yapımında kullanılmaktadır. Yıl boyunca tüketilen gelenekselleşmiş hamsi yemeklerine hamsili içli tava, hamsili pide, hamsili pilav, hamsili börek, hamsi köftesi, hamsi buğulama, hamsi tava, hamsi çorbası ve hamsi kuşu örnek olarak verilebilir. Bakla kıyılarak sarma ve dolma içi olarak kullanılmaktadır. Karadeniz’e özgü pirinçli bir sebze yemeği olan dibleler, her tür sebze ve otla yapılmaktadır. Sebzeler mıhlama ve ezme olarak da değerlendirilmektedir. Yenebilen yabani otlar ve mantar türleri çorbadan böreğe her yerde kullanılmaktadır. Zılbıt kavurması ve sakarca kayganası bu yemeklere örnektir. Bolu’da paşa pilavı olarak adlandırılan patates salatası tüm bölgenin salatasıdır. Tatlılar incelendiğinde; Rize’nin ünlü laz böreği ile birlikte baklava ve helva türlerine rastlanmaktadır. Bölgede sütün son derece lezzetli olması sütlü tatlılara ayrı bir özellik katmaktadır. Mısır ekmeği fırında, tavada, pilekide yapılan türleriyle oldukça fazla kullanılmaktadır. Muhlama ve kuymak ise yörenin çok ünlü iki yiyeceği olup, doğuda daha fazla olmak kaydıyla tüm bölgede yapılmaktadır. Karadeniz mutfağına ait özellikler genel hatlarıyla özetlendiği gibidir. Bu bölgeye ait bir ilimiz olan Rize’nin mutfağını örnek olarak verecek olursak; birçok bölgede birinci yemek olarak tüketilen çorbaların Rize’de pek fazla bilinmediği görülür. Sofraya önden sıcak olarak getirilen yemekler genellikle turşu kavurması ve muhlama gibi yemeklerdir. Bazı çorba benzeri manca adı verilen sulu yemekler ise genellikle bu tava yemeklerinden sonra tüketilmektedirler. Yöreye özgü hamsili yiyeceklerin başında hamsili ekmek, hamsili pilav, hamsi çığırtası, hamsi köftesi ve kiremitte hamsi gelmektedir. Rize mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Muhlama: Yuvarlak, yassı, yağsız, tuzlu ve sert Rize peyniri küçük parçalar halinde doğranarak suya konur. Mısır unu tereyağında kavrularak su katılıp pişirilir. Kaynamaya yakın peynirler eklenerek muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırılır.
Hamsikoli (Hamsili Ekmek): Kılçıkları ayrılan hamsilerin pazı, taze soğan, kuru soğan, pırasa yaprağı, mısır unu, iç yağı, tereyağı ve nane ile plekide pişirilmesi ile yapılır. Hamura su yerine kaymak süt ve yumurta katılırsa daha lezzetli olduğu söylenmektedir.
Pepeçura: Siyah üzümlerin şırası alınarak kaynatılır ve üzerine mısır unu ve gerekirse şeker eklenerek soğuk servis edilir.

C. Ege Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler seçilen birkaç ilimizin mutfakları irdelenerek verilmiştir. İllerin seçiminde bulundukları bölümler göz önüne alınmıştır. Ege bölümünden İzmir ili örneği, İç Batı Anadolu bölümünden Kütahya ve Afyonkarahisar illeri örnek olarak seçilmiştir.
1. İzmir mutfağı: Zeytinyağlı yemeklerin ve salataların ön plana çıktığı İzmir mutfağında arapsaçı, hindiba, labada, kümülez, radika, dalgan, sarmaşık, keme dikeni, şevketi bostan, turpotu, ebegümeci, hardalotu, roka, tere ve çibes gibi otlar yemeği yapılan veya yemeğe lezzet katmak için eklenen yiyecekler arasındadır. İzmir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Dalyan Böreği: Taze soğan, taze sarımsak, ısırgan otu incecik doğranır, lor peyniri, yumurta sarısı ve süt ile karıştırılır. Yufkanın içine serpilerek rulo şeklinde sarılır. Üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına verilir.
İzmir Köfte: Et iyice dövüldükten sonra soğan suyu, tuz, karabiber, ekmek içi, yumurta ve çeşitli baharatlar ile yoğrulup küçük parçalar halinde yağda kızartılır. Üzerine domates konularak pişirilir (20).
2. Kütahya Mutfağı: Kütahya’da tarımda tahılların yaygın olmasından ötürü hamur işleri ve bulgur işleri, hayvancılığın ön planda olmasından dolayı da et ürünleri dolayısıyla etli yemek türleri yaygındır. Küp eti, güveç, yahni, kavurma ve köfteler, labada, lahana, yaprak sarmaları, domates, biber, patates, patlıcan dolmaları yurdun diğer köşelerindeki gibi etli yemekleri oluşturur. Kütahya’da çorbaların özel bir yeri vardır. Kızılcık tarhanası, miyane çorbası, oğmaç, teke ve sıkıcık çorbaları ile tutmaç çorbası hem kışın hem de oruç ayı ramazanda sofralara ilk gelen yiyeceklerdendir. Ev makarnası denen erişte, bulgur ve tarhana yörede en çok tüketilen yiyecekler arasındadır. Yazdan biber, fasulye, patlıcan gibi sebzelerin kurutulması geleneği hala sürmektedir. Yerli halk sebze kurutması yanında salça, erişte, bulgur, nişasta, tarhana, turşu gibi genel tüketim maddelerini evde kendileri hazırlamaktadır. Haşhaşlı, şibit denen saç pidesi beslenmedeki değişime karşın hala yaygın olarak yapılmaktadır. Kütahya’da böreklerde oldukça çeşitlilik görülmektedir. Haşhaşlı ekmek, gökçemen hamursuzu, parmak pide, gözleme, tereyağlı şibit, su böreği, mantı çeşitleri, cimcik, hamur işlerinin en sevilenleridir. Günlük yiyecekler arasında tarhana ve bulgur önemli bir yer tutar. Ayrıca kızılcık tarhanası yapılmaktadır. Kütahya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kızılcık Tarhanası: Ergin kızılcıklar haşlama suyuna sıvı yağ ve tuz konularak haşlanır. Un teknelere dökülür. Kızılcık eriyince teknelere dökülür. Kızılcıklar ve un katılaşıncaya kadar karıştırılırarak yoğrulur. Sonra beyaz bir bez üzerine ufak parçalar halinde serilerek terasta, güneşte kurutulmaya bırakılır. Sonra kalburdan geçirilir, tekrardan güneşte kurutulur. Diğer tarhana gibi bekletilmez.
3. Afyonkarahisar Mutfağı: Tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu ilde bu durum çeşit olarak yöresel yemeklere de yansımaktadır. Afyon yöresi yemekleri incelendiğinde; et yemekleri, hamur işleri ve sebze yemeklerinin yaygın olarak yapıldığı görülmektedir. Bölgeye özgü bazı ürünlerin (örneğin haşhaş) yöre yemeklerinde yoğun olarak kullanılması çeşit zenginliğinin oluşmasında etkilidir. Afyon mutfağının genel özellikleri şu şekilde sıralanabilir: Haşhaş ve haşhaş yağı (özellikle hamur işlerinde) yaygın olarak kullanılır. Yöresel yemeklerde et kullanımı yaygındır. Afyon mutfağında et yemekleri kendi yağı ile pişirilir. Ayrıca yağ ilavesi yapılmaz. Yörede buğdaydan elde edilen göce, düğü (ince çekilmiş bulgur) ve nohut yemeklerde en çok kullanılan yiyeceklerdir. Örneğin nohut bütün musakkalara katılır. Yemeklerde iç ya da böbrek yağından sızdırılarak yapılan “don yağı” kullanılır. Hamur işleri Afyon mutfağında önemli yere sahiptir. Çoğunlukla haşhaş ilavesi ile hazırlanan hamur işlerinde, başta mercimek olmak üzere peynir, patates ve kıyma iç malzemesi olarak kullanılır. Afyon mutfağında birçok sebzenin yemeği yapılmaktadır. Patlıcan, kabak, pırasa ve maydanoz musakkası yapılan sebzelerdir. Patlıcan önemli bir yere sahiptir ve 20’den fazla çeşitte yemeği yapılmaktadır. Bunlardan patlıcan böreği Afyon’a özgü bir yemektir. Kaymak, Afyon’a özgü bir üründür ve Afyon mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alır. Kaymak, bal ve reçel ile kahvaltılık olarak tüketildiği gibi meyvelerden yapılan tatlılar ile birlikte ekmek kadayıfında da kullanılır. Afyon’da sade pilav pek yapılmaz. Pilavlar domates, havuç, patlıcan gibi sebzelerle veya mercimek, nohut gibi kuru baklagillerle birlikte pişirilir.

D. İç Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler bölgenin Yukarı Kızılırmak bölümünden Sivas ili örneği, Yukarı Sakarya bölümünden Eskişehir ili örneği ve Konya bölümünden Konya ili örneği verilerek incelenmiştir.
1. Sivas Mutfağı: Sivas’da bilinen çorbalar içerisinde kışın en çok peskütan çorbası, bahar ve yaz aylarında ise pancar çorbası tüketilmektedir. Bu çorbalar dışında keş, toyga, kesme, urumeli (tarhana), katıklı çorba gibi daha birçok çorba çeşidi bulunmaktadır. Koyun etine dayanan Türk mutfağının bu özelliğini Sivas mutfağında da görmek mümkündür. Sığır ve dana etleri daha çok sucuk ve pastırma yapımında kullanılmaktadır. Sivas’da etle yapılan yemekler; sebzeli et, Sivas tavası, soğanlı et, pehli, çirli et ve söğüş gibi yemeklerdir. Yurdumuzun hemen her tarafında yetişebilen yaz ve kış mevsimlerine ait sebzelerle, baharda başta madımak olmak üzere kendiliğinden yetişen evelik, ebegümeci, ısırgan, gelin parmağı gibi otlarla yapılan yemekler Sivas’ın sebze yemeklerini oluşturmaktadır. Sivas mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Peskütan Çorbası: Yeterli peskütan su ile karıştırılıp ayran kıvamına getirildikten sonra yarma, yeşil mercimek ve kemikli kıyma atılıp tuzu ile pişirilir. Üzerine yağ, soğan ve nane karışımı eklenir.
2. Eskişehir Mutfağı: Eskişehir mutfağında beslenmenin temelini buğdaydan elde edilen ürünler oluşturmaktadır. Ebegümeci, kuzukulağı, madımak gibi yöresel sebzeler ise zeytinyağı ile pişirildiği gibi etli yemeklere lezzet verilmesi için de kullanılmaktadır. Hamur işleri açısından zengin bir yemek kültürüne sahip Eskişehir, çiğ börek, gözleme ve bükme ile ünlüdür. Eskişehir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çiğ Börek: Kıyma, soğan, domates, karabiber, yeşil biber, maydanoz ve tuz ile hazırlanan iç malzemesinin, el ile açılan küçük ve ince hamur parçalarına konulup kızartılmasıyla elde edilir.
Ekmek Uğması: Bayat ekmeğin küçük parçalar halinde soğan, margarin ve tereyağı ile kavrulduktan sonra üzerine süt ve yumurta ilave edilmesiyle hazırlanır.
3. Konya Mutfağı: Çok zengin bir beslenme kültürüne sahip Konya mutfağına genellikle kuzu ve koyun etinden yapılan yemekler ile hamur işleri hakimdir. Konya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Etli Ekmek: Orta yağlı kıyma, soğan, domates, biber ve maydanozdan oluşan karışım pide hamuru üzerine yayılarak fırına sürülür. Kıyma yerine ince kıyılmış et ile hazırlananına ise bıçak arası adı verilir.
Tirit: Kemikli koyun ve kuzu eti su ile kaynatılarak et suyu bayat ekmek veya pide parçalarının üzerine dökülür. Soğan ve kıyma karışımı ekmeklerin üzerine konarak sarımsaklı ya da sade yoğurt ile kızdırılmış tereyağı dökülerek servis edilir.

E. Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler ise, Gaziantep ve Şanlıurfa illerimizin mutfak kültürleri incelenerek verilmiştir.
1. Gaziantep Mutfağı: Gaziantep yemekleri çok ve çeşitlidir. Bunda, tarih ve coğrafyasının etkisi vardır. Bu kentin sofralarında, yurdun öbür yörelerinde yapılmakta olan kimi et, sebze, hamur yemeklerinden başka, ata yurdundan göçüp gelirken birlikte getirip korudukları yemeklerle, güney komşumuz Suriye’den geçmiş olanlar da yer almaktadır. Karakavurma, borani, sarıksak aşı, pişi, börek çorbası veya diğer adıyla tutmaç, birinciye; bulgur ve etle yapılan yemekler ile kimi tatlılar ikinciye örnektir. Gaziantep’te yemek türü çokluğunun bir nedeni de yapılış yöntemlerinin ve kullanılan gereçlerin çeşitli olmasındandır. Yemeklerinde hasbir adı verilen safran, tarhın denilen bir nane türü, yoğurt, kırmızıbiber, sarımsak önemli yer tutar. Ayrıca kimi meyvelerden, yerel sebze ve bitkilerden, yemek türleri ortaya çıkarılmıştır. Gaziantep’te 18 tür çorba saptanmıştır. Çorbalar pişirildikten sonra yüzlerine, yakılmış sade yağ ile nane, kırmızıbiber, karabiber, hasbir konur. Bunlar çorbanın türüne göre değişir. Bu çorbalar içine giren nesnelere göre mercimek, malhıta, maş, lebeniye, pirinç, un çorbaları, döğmeli alaca çorba, yoğurtlu döğme çorbası, öz çorbası, tarhana, tavuk, börek, bulgur, püsürük, uyduruk, muni, aşure, şehriye çorbaları şeklinde adlandırılır. Gaziantep’de yapılan sebze yemekleri yoğurtlu sebze yemekleri ve salçalı sebze yemekleri olarak ayrılmaktadır. Yoğurtlu sebze yemeklerinde ve yoğurdun girdiği çorbalarda, yoğurt içine bir iki yumurta kırıldıktan sonra kullanılır. Yoğurtlu sebze yemeklerinin eti haşlanmak suretiyle hazırlanır. Yoğurtla karıştırıldıktan sonra yanmış sadeyağla nane veya haspir de konulur. Bu tür yemeklerin başlıcaları patates, keme, kuru ve taze fasulye, bakla, soğan, sarımsak, tüylü acurun çekirdeksiz bölümü, çiğdem, badem çağlası gibi sebzelerle yapılırlar. Salçalı, etli sebze yemekleri “tava” genel adıyla anılır. Yapıldığı sebzeye göre, patates, keme, bakla, fasulye, sarımsak, çiğdem, kenger, bamya, lolaz, kabuğu sertleşmemiş ceviz, erik, domates tavaları gibi isim alır. Kabak ve patlıcanla yapılan salçalısına musakka denir. Bir de yarım tava, unutbeni, etli salçalı yemek arasındadır. Bu yemeklerde kuşbaşı da kıyma da kullanılır. Gaziantep’te bulgur ve pirincin yanında olgunlaşan buğdayların ateşte ütülmesiyle elde edilen ve “firik” denilen bir tür bulgurdan da pilav yapılır. Her üç maddeden yapılan pilavlar etin türüne ve içine konan başka yiyeceklere göre adlandırılırlar. Gaziantep’de baklava ve sarığıburması en çok yapılan iki şerbetli tatlılardır. Gaziantep mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çağla Aşı: Çağlaların çekirdekleri çıkartılıp 5 dk kaynatıldıktan sonra soğuk suya konarak birkaç saat bekletilir. Başka bir yerde kaynatılan parça etin üzerine nohut ve tuz eklendikten sonra çağlalar katılır. Yoğurt, yumurta ve zeytinyağı bir tarafta pişirilir ve yemeğe eklenir. Üzerine kızdırılmış yağ, karabiber ve haspir dökülür.
2. Şanlıurfa Mutfağı: Sebze kullanımının sınırlı olduğu kent mutfağında, yabancı yiyecekler olarak nitelenen domatese “frenk”, patlıcana ise “frenk balcanı” adı verilir. Urfa mutfağı yağ ve baharat kullanımı açısından Arap mutfağından etkilenmiştir. Urfa’nın ünlü çiğköftesi ve kebabı başta olmak üzere hemen hemen her yemekte kullanılan en değerli baharat isottur. Şanlıurfa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bostana: Domates, yeşil biber, isot, yeşil soğan, maydanoz, semizotu (pirpirim), taze nane ve nar pekmezi ile karıştırılarak hazırlanan bir salata çeşididir.
Şıllık: Sıra gecelerinde çiğ köfteden sonra ikram edilir. Un, ceviz içi, şeker ve yağ ile hazırlanıp sacda pişirilerek üzerine şerbet dökülen bir tür tatlıdır.

F. Doğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Erzurum-Kars bölümünden Erzurum ili örneği, Yukarı Murat-Van bölümünden Van ili örneği seçilerek verilmiştir.
1. Erzurum Mutfağı: Erzurum’un mutfak kültürünün şekillenmesinde İpek yolu üzerinde bulunmasının yanı sıra iklim koşulları da etkili olmuştur. Geleneksel mutfak kültüründe et, bakliyat, tahıl, hayvansal yağlar, kurutulmuş sebze ve meyveler önem kazanmıştır. Erzurum’da yaz kış tüm sebzeler etle pişirilmektedir. Koyun eti kuşbaşı ve kemikli et olarak, sığır eti ise kıyma olarak kullanılmaktadır. Son yirmi yılda tekrar önem kazanan çağ kebabı kuzu etinden yapılan bir tür et dönerdir. Erzurum’da da tüm bölge şehirlerinde olduğu gibi yemeklerde kullanılan taze sebze dışında kurutulmuş veya salamurası yapılmış sebze ve meyveler de kullanılmaktadır. Kurutulan sebzelerin başında taze fasulye gelmektedir. Yeşil fasulyenin dışında, evelik, kızılca, mananık, ebe gümeci, madımak (kuşekmeği) gibi yeşillikler de gölgede kurutularak saklanır. Erzurum mutfağında kahvaltıda mutlaka tandırda yapılan Erzurum ketesi ve Erzurum pastası denilen hamur işleri bulunur. Ketenin özelliği içerisine un kokusu gidinceye kadar tereyağı ile pembeleştirmeden kavrulan unun konulmasıdır. Erzurum’a özgü bir diğer hamur işi ise kadayıf dolmasıdır. Normal kadayıftan daha nemli hazırlanan kadayıfın içerisine dövülmüş ceviz konarak sarma gibi sarılan ve yumurtaya batırılıp kızartılan bu kadayıf türü eskiden yalnızca evlerde yapılırken şuan ticari olarak da yapılmaktadır.
2. Van Mutfağı: Başlıca geçim kaynağı hayvancılık olduğu için et ve süt ürünleriyle biçimlenen beslenme, 1970’lerden sonra karayolu bağlantısının sağlamlaştırılmasıyla sebze yönünden de zenginlik kazanmıştır. Ancak, Van kuru ve soğuk bir iklime sahip olduğu için evde hazırlanan peynir, keşkek, kavurma gibi yiyecekler kilerde, daha çok toprağa gömülerek; turp, lahana ve havuç gibi sebzeler ise daha çok kuyulama yöntemi ile serin ve karanlık yerlerde muhafaza edilmektedir. Van’da evin bir köşesini oluşturan tandır evinde lavaş ve taptapa denilen ev ekmekleri günümüzde de hala pişirilmektedir. Van’da özellikle Nisan ve Mayıs aylarında gölden çıkarılan balıklarla balık tüketimi artmaktadır. Van balığı ve inci kefali gibi balıklar genellikle bulgur, yoğurt ve salçayla yapılan ayran aşıyla birlikte tüketilmektedir. Doğu Anadolu’nun kimi yörelerinde de yapılan otlu peynir Van mutfağı ile anılmaktadır. Otlu peynir koyun sütü ve özel peynir mayası ile yörede yetişen otların karışımıyla yapılmaktadır. Bu otlar; yabanıl sarımsak (sırma), dağnanesi, Mustafa çiçeği (mendo), maydanoz, kekik, helis (çaşur), manda ve hotoz gibi taze otlardır. Van mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kavut: Taze kavrulmuş buğdayın çekilip öğütülerek tereyağında kavrulup bulamaç haline getirilmesiyle hazırlanır. İsteğe göre içine yumurta kırılabilir.
Çatçingir: Sengeser ve kelledos isimleriyle anılan türleri vardır. Sengeser’de kavurma soğanla su eklenerek yeniden kavrulur ve ayrı bir ateşte hazırlanan mercimek, kurutulmuş kaymak ve süzülmüş yoğurta eklenerek pişirilir. Kellodos’da ise kavurma bol soğanla kavrulur ve su eklenir. Parçalanmış lavaş ekmekleri ve ceviz üzerine dökülür.

G. Marmara Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Güney Marmara bölümünden Bursa ili örneği ve Ergene bölümünden Tekirdağ ili örneği seçilerek incelenmiştir.
1. Bursa Mutfağı: Yeşil Bursa olarak anılan yörede sebze ve meyve tarımı gelişmiş olsa da et ve etli yemekler ön plandadır. Bulgur, erişte, tarhana ve kuskus ise etin yanında garnitür olarak kullanılmaktadır. Bursa, İskender kebabı, birçok yörede pişirilen ancak yöresel bir yemek olan İnegöl köftesi ve kestane şekeri ile ünlüdür. Bursa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Gavata: Yeşil domatese benzeyen bir sebze olan gavata doğranıp haşlanır ve soğanla kavrulan koyun etine katılır.
İnegöl Köfte: İçine baharat, ekmek, maydanoz, yumurta katılmadan yalnızca kıyma ve kuru soğan ile yapılan köfte yoğurulduktan sonra buzdolabında dört gün bekletilerek pişirilmektedir.
2. Tekirdağ Mutfağı: Keşkek, kesme makarna, kuskus, tarhana gibi Anadolu’ya özgü yemeklerin yanı sıra; Trakya’nın tatlı türleri ve meyveler de beslenmeyi çeşitlendirmektedir. Karadeniz’de olduğu gibi mısır unu Trakya mutfağında da önemli bir yere sahiptir. Mısır unu ve lahana ile yapılan mısır unu dolması, pırasayla yapılan pireşe, ıspanakla yapılan zennig yöreye özgü yemeklerdendir. Tekirdağ’da, üzümden elde edilen şıranın içine irmik atılıp koyulaştırılarak üzerine dövülmüş karanfil serpilip şıra tarhanası elde edilmektedir. Tekirdağ mutfağına ait bazı yöresel yemekler; Tekirdağ Köftesi: Dana etinin kaburga kısmından yapılan kıymaya rendelenmiş kuru soğan, ekmek ve yumurta ilave edilerek hamur gibi yoğurulur. Üzerine baharat ve tuz eklenerek yuvarlak köfteler şeklinde yağlı tavada kızartılır.
Elbasan Tava: Et haşlanır ve üzerine yoğurt, yumurta, tuz ve karabiber sosu dökülerek fırına verilir.
Papaz Mancası: Közlenmiş patlıcan, yeşil biber ve domates ezilir ve üzerine zeytinyağı ile maydanoz eklenir.

Cevirmali Pilav (Hakkari)


Ayten Kara

Malzeme
2 patlıcan
3 patates
5-6 carlıston bıber
1 bütün tavuk
karabıber
tuz
yag
1 kg pırınc

Yapılışı:
Sebzeleri dogradıktan sonra kızartıyoruz. bu arada pirincimizi kaynamış tuzlu suda bekletıyoruz daha sonra tavugumuzu haşlayıp onuda kızartıyoruz kızarmış tavuk ve sebzemızi tencerenın dıbıne düzgün bür şekilde yerleştırıyoruz.daha sonra suda beklettıgımız pırıncı yıkayıp karabıber tuz ekleyıp onuda malzememızın üstüne boşaltıyoruztabi sırayı bozmuyacak şakılde bır cay bardagı sıvı yag ve yeterınce su ekleyıp kısık ateşte pişiriyoruz. Pişen pilavımızı servıs ıcın bır tepsıye ters bır şekılde boşaltıyoruz.


ML® Tavuklu Patates Musakkası için tıklayın

Çiğ mi Yoksa Pişmiş mi?


Domates piştikçe yararı artıyor. Havuç haşlanırsa içerdiği antikanserojen maddelerin yararı ikiye katlanıyor, C vitamini ve magnezyum içeren besinler ise pişirilmemeli. Hangi besinlerin çiğ ya da pişmiş olarak tüketilmesi gerektiğini biliyor musunuz?
Çiğ meyve ve sebzelerin sağlığımız üzerindeki önemi, ilk kez 80'li yıllarda tıp gündemine oturdu. Doktor Max Bircher-Benner, çiğ besinlerin fotosentez aracılığı ile güneş enerjisini depoladıkları ve yiyen kişiye aktardıkları tezini bu yıllarda öne sürmüştü. O tarihten sonra yapılan sayısız araştırma, bu tezin doğruluğunu kanıtladı. Evet, günde beş porsiyon çiğ meyve ve sebze yemek, kanser türlerini yok ediyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Ancak yapılan son araştırmalarda ortaya çıkan bir diğer gerçek şu ki, meyve ve sebzelerdeki bazı besinsel değerlerin etkisi, ısınma sonucunda artıyor. Örneğin domates, güçlü bir antioksidan olan ve kanser hücrelerini öldüren 'licopen' adlı bir madde içeriyor. Yüksek ısıya dayanıklı olan bu maddenin ısı derecesi arttıkça, gücü ve etkisi 3-4 kat artıyor. Uzmanların araştırmalarına göre yüksek ısıda uzun süre pişirilen domates salçası ve ketçap kanseri önlüyor.

Çiğ besinin avantajları...
Çiğ meyve ve sebzelerin en büyük avantajı, tadını ve besinsel değerlerini koruması. Çünkü bazı vitamin ve mineraller ısınınca yok oluyor. Örneğin C vitamini ısıya dayanıksız olduğu için turunçgiller, kivi ve çileğin çiğ tüketilmesi gerekiyor. E ve B6 vitaminleri de ısınma sonucunda etkisini kaybediyor. Bazı mineraller de pişme sonucunda olumsuz etkileniyor. Örneğin magnezyumun yüzde 60-75'i yok oluyor. Bu nedenle magnezyum kaynağı olan besinleri mümkün olduğunca çiğ tüketmeye özen gösterin.
Çiğ besinlerin bir başka avantajı da, az kalori içermesi. Çünkü meyve ve sebzeleri pişirirken yağ, tuz şeker gibi kalorisi yüksek maddeler ekliyoruz.
Çiğ besinler organizmanın daha düzenli çalışmasına katkıda bulunuyor. Pişmiş besin ağırlıklı beslenme alışkanlığında, sadece enfeksiyon durumunda harekete geçen akyuvarlar hızla çoğalıyor. Bu da organizmayı yoruyor.

Pişmiş besinin avantajları...
Hiç kuşku yok ki, bazı meyve ve sebzeler pişince bakterilerden arınıyor. Hele kaynama süresi artıkça mikroplar tamamen yok oluyor.
Pişmiş besinler, bazı vitamin ve minerallerin alımını kolaylaştırıyor. Örneğin pancar çiğ olarak B1 vitamini alımını engelliyor. Oysa pişirilince aynı vitaminin alımını kolaylaştırıyor.

Çiğ mi pişmiş mi yiyelim?
Yapraklı sebzeleri çiğ ya da az su ile kısa sürede pişirerek yiyin. Köklü sebzeler ise iyi pişirilmeli, aksi takdirde hazımsızlık yapabilir. Örneğin soğan kalın dilimlenmiş ve yeterince pişirilmemişse içerdiği maddeler nedeniyle acımtırak olur. Brokoli ve lahana gibi sebzeler de uzun süre pişirilirse tadı bozulur.

Lahanagilleri pişirmeyin Lahana, karnabahar ve Brüksel lahanası, asit folik, C vitamini ve betakaroten açısından son derece zengindir. Pişirilince besinsel değerlerinin büyük kısmını kaybederler. Bu nedenle çiğ salata olarak yenmeli ya da buharda pişirilmelidir.

Kabak az pişmeli Orta boy bir kabak, çiğ ya da az pişmiş yenirse, yetişkin bir insanın günlük folik asit ihtiyacının yüzde 50'sini karşılar. Haşlanmış kabakta karoten maddesi etkili bir antioksidandır. Özellikle kirli havaya maruz kaldığımız şu günlerde bol bol haşlanmış kabak yiyin. Ancak besinsel değerlerinin büyük bölümünün kabuğunda olduğunu unutmadan.

Maydanoz ve biberi çiğ yiyin Hepsi zengin birer C vitamini kaynağı olduğu için çiğ yemelisiniz. Eğer biberi hazmetmekte güçlük çekerseniz buharda pişirin. Bu pişirme yöntemi C vitamininin kaybolmasını önlüyor.

Pancarı mutlaka pişirin Çiğ pancarda bulunan bir madde, B1 vitamini alımını önlüyor. Bu madde yüksek ısıya maruz kaldığında ise etkisini kaybediyor. Pancarı salatada kullanacaksanız bile haşlayın.

Tahıl ve kurubaklagiller Bu besinler piştiği zaman içeriğindeki nişastalı maddeleri hazmetmek kolaylaşıyor. Ayrıca ısınma sonucunda liflerin besin değerleri artıyor ve daha etkili oluyor.

Patlıcan ve patates iyi pişmeli İkisi de sinir sisteminin düzenli çalışmasını engelleyen bazı toksit maddeler içeriyorlar. Ancak iyi pişirildikleri zaman bu maddeler etkisiz hale geliyor. Özellikle patatesin çok iyi pişmesi gerekiyor.

Et çeşidine göre. Fileto gibi kemiksiz etleri yüksek ateşte ve kısa sürede pişirin. Tavuk but orta ateşte veya fırında, tavuk göğüs eti uzun süre ve iyi pişirilmeli. Balığı haşlama, ızgara ya da buğulama olarak hazırlamanızda fayda var.

Makama ve pilav diri kalmalı Makarnayı çok pişirirseniz vitamin kaybına uğrar ve hazmetmesi güçleşir. Pilav ise uzun süre piştiği zaman nişasta ve vitamin değeri azalır.

Yumurta çok pişmesin En yararlısı yumurtayı 'rafadan' pişirmek. Uzun süre pişirirseniz yumurta akında bulunan 'avidina' adlı madde, sarısında bulunan besinsel değerleri yok ediyor.

Süt ve süt ürünleri Pastörize sütü pişirmenize gerek yok. Isıtınca yüzeyinde biriken kaymak, sütün besinsel değerlerinin büyük bölümünü içerir. Nedense çoğumuz bu kaymağı ayırmakla hata ediyoruz. Ayrıca, pastörize süt kaynatılırsa içerdiği B1 ve B2 vitaminleri kayboluyor. Ancak pastörize ya da sterilize edilmemiş açık süt mutlaka kaynatılmalı.

Peynir ve yoğurt ise besinsel değerlerinden çiğ olarak yararlanılan vitamin ve mineral yönü zengin temel besinler.

Düşük Karbonhidrat Diyeti


12 Gün diyeti olarak da adlandırılan bu diyet, düşük karbonhidrat esasına dayanıyor. Dolayısıyla şekerli ve nişastalı besinler öğünlerde yer almıyor. Düşük karbonhidrat diyetini 12 gün uyguladıktan sonra, 2 gün aranın ardından tekrar başlayabilirsiniz, iki günlük sürede dilediğiniz her şey serbest! İstediğiniz kiloya indikten sonra da haftanın 5 günü uygulayıp, 2 gün ara vermek şartıyla diyete devam edebilirsiniz.

Kahvaltı
• Yarım greyfurt ya da 120 ml taze sıkılmış greyfurt suyu
• En az 2 yumurta ve 2 dilim pastırma (antrikot, çemensiz ya da böreklik pastırma olabilir)
• 2 bardak su
• istenirse sadece 1 fincan kahve ya da çay

Öğle yemeği
• Yarım greyfurt ya da 120 ml taze sıkılmış greyfurt suyu
• Soslu salata
• Et, balık ya da tavuk
• 2 bardak su
• İstenirse sadece 1 fincan kahve, çay ya da light gazoz, cola

Akşam yemeği
• Yarım greyfurt ya da 120 mi taze sıkılmış greyfurt suyu
• Et, balık ya da tavuk
• Karbonhidrat oranı 5 gramı geçmeyen herhangi bir sebze (tereyağı ve herhangi bir baharatla pişirebilirsiniz.)
• Salata
• 2 bardak su
• İstenirse sadece 1 fincan kahve, çay ya da light gazoz, cola

Atıştırmak için
• Sadece su
• Yatmadan önce bir şeyler atıştırmak istiyorsanız: 250 ml diyet süt ya da domates suyu

Önerilen besinler:
Fasulye filizi, domates, karnabahar, kereviz, mantar, dolmalık biberler, taze soğan, turp, lahana, brüksel lahanası, şalgam, karahindiba, brokoli, salatalık, ıspanak, yeşil fasulye, patlıcan, hardal bitkisi, kabak, bamya, kıvırcık salata, mayonez, salata sosu (sosun karbonhidrat miktarı düşük olmalı ve mayonez benzeri bir sos olmamalı), biftek, pirzola, karbonhidrat miktarı düşük sosis, tavuk, hindi, balık, ton balığı, ciğer ve diğer sakatatlar, çöp şiş, kavurma.

Uzak Durun:
Süt ürünleri, peynir, tatlı, ekmek, patates, havuç, kuru fasulye, bezelye, pancar, soğan, mısır gevreği, mısır, nişastalı sebzeler, patates cipsi, makarna, mısır cipsi, jöle, reçel, fındık, meyve, düşük kalorili, yağsız ya da diyet salata sosu.

Her öğünde mönüde olanların tamamını yemelisiniz.
Bu diyet, seçilmiş besinlerin vücuttaki yağları yaktığı esasına dayandığı için herhangi bir besini atlamamanız gerekiyor.
Greyfurt, bu diyetin en önemli besinlerinden. Yağ yakma görevini üstlendiği için reçetede belirtilen greyfurt miktarını mutlaka yemeli ya da suyunu içmelisiniz. Fazlasını tüketmeyin.
Öğün aralarında herhangi bir şey yememelisiniz. Eğer çok acıkıyorsanız, öğünlerdeki et, sebze, salata miktarlarını artırabilirsiniz.
Çay, kahve ya da sodalı içecekler, içeriğindeki kafein nedeniyle yağ yakma işlemini yavaşlatıyor. Dolayısıyla hiç içmemek gerekiyor. Kahvesiz yaşayamam diyorsanız günde 1 taneden fazla tüketmeyin. Her gün 8-10 bardak su içmeyi ihmal etmeyin.

Erişteli Tavuklu Patlıcan


1 adet tavuk Göğsü
4 adet patlıcan
2 adet haşlanmış Patates
1 adet soğan
1 adet yumurta
100 Gram kaşar Peyniri
2 çay kaşığı tuz
2 çay kaşığı karabiber
2 su Bardağı erişte
1 kase domates Sosu
1 çorba Kaşığı domates Salçası
1 tutam fesleğen
3 yemek kaşığı yağ

Tavuk göğsünü kemiklerinden ayırın. Kıyma makinesinde geçirip, kıyma haline getirin. Ya da satırla ince ince kıyarak da kullanabilirsiniz. Kıyma haline gelen tavuğu karıştırma kabına alıyoruz. Üzerine haşlanmış patatesi rendeleyin. Soğanı rendeleyin ve yumurtayı kırın. Sarımsağı ince kıyıp, ilave edin. Tuzunu serpip, karabiberi değirmenden çekiyoruz. Ve elimizle yoğurmaya başlayalım. Biraz yoğurduktan sonra üzerine kaşar peynirleri küp küp doğrayıp ilave edelim. Kıvamını galeta unu koyarak ayarlayalım. Özdeşleşmesi için iyice yoğuruyoruz ve köfte harcını dinlenmeye bırakıyoruz. Patlıcanları saplarıyla birlikte uzunlamasına ortadan ikiye keselim. İçli olan kısmına tuz serpiyoruz. Karabiberi değirmenden çekiyoruz. Izgara tavaya az sana klasik yağ koyuyoruz. Ve patlıcanları önlü arkalı kızartıyoruz. Kızarttığımız patlıcanları yağ ile yağlanmış fırın tepsisine dizelim. Ayrı bir tarafta taze fesleğenleri ince ince doğrayalım. Tepsideki patlıcanların üzerine paylaştırıp, yayalım. Hazırlamış olduğumuz tavuk köfte harcına patlıcan boyunda şekil verip, patlıcanların üzerine yerleştiriyoruz. Tavuk yağsız bir et olduğu için, kurumasın diye üzerine sana klasik yağ koyuyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişmeye bırakıyoruz. Ayrı bir tarafta erişteyi hazırlamaya başlayalım. Tencereye su koyup kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra tuzunu koyup, erişteleri içine atıyoruz. Haşlıyoruz. Eriştenin sosunu hazırlamaya başlayalım. Ayrı bir tencereye sana klasik yağı döküyoruz. Sarımsakları ince ince doğrayıp, tencereye atıyoruz. Taze fesleğenleri doğrayıp, ilave ediyoruz. Karıştırarak kavuralım. Ardından domates sosunu ve salçayı ilave ediyoruz. Karıştırarak kavuruyoruz. Tuzunu serpip, karabiberi değirmenden çekiyoruz. Sosumuz kıvamını aldıktan sonra haşlanan ve suyunu süzdüğümüz erişteleri, sosu pişirdiğimiz tencereye boşaltalım. Karıştırarak harmanlayalım. 1-2 taşım kaynadıktan sonra ocağın altını kapatalım.Geniş bir servis tabağının ortasına erişteyi boşaltıyoruz. Kenarlarına da fırından çıkan patlıcanları dizerek servise hazırlıyoruz.


Etli Türlü


200 gram kuşbaşı et
1 adet soğan
1 adet patlıcan
1 adet patates
1 adet kabak
1 çorba kaşığı salça
2 diş sarımsak
2 çorba kaşığı tereyağı
Tuz, karabiber, kekik

Öncelikle eti bir tencerenin içine koyup kendi suyunu bırakıp çekinceye kadar pişirin. Üzerine tereyağını, rendelenmiş soğanı ve salçayı koyup çok az sıcak su ilave edip 5 -10 dakika pişirin. Etler biraz pişince daha sonra üzerine irice doğranmış kabak, patlıcan ve patatesi koyun. Ezilmiş sarımsak ve baharatları da ilave edip birlikte 20 dakika pişirin. Sıcak sıcak servis yapın.

Not: Aynı yemeği isterseniz tavuk eti ile yapabilirsiniz.

Fas Usulü Sebzeli Tavuk Buğulama


1 bütün tavuk
2 adet domates
2 adet patates
2 adet patlıcan
2 adet biber
2 adet havuç
2 adet kabak
10 adet taze fasulye
2 adet soğan
Yarım bardak sıvıyağ
1 tutam tuz

Tavuğu kemikli doğrayıp bir tencereye koyun. Patatesi, patlıcanı, biberi, havucu, kabağı, soğanı, domatesi soyun. Durumlarına göre doğrayın. Taze fasulyeyi ince ince kıyın. Tuzunu, biberini, yağını katarak hepsini karıştırın. Tavuklara katıp ağzını sıkı kapatın. 45 dakika pişirin. 30 dakika açmadan dinlendirin. Sıcak servis yapın.

Fas Usulü Tavuk Göğsü


Malzemeler:
1 adet piliç göğsü
Yarım kabak
Yarım havuç
Yarım patlıcan
1 adet biber
Yarım çorba kasesi haşlanmış nohut
1 adet patates
1 tutam tuz
1 tutam karabiber
Tavuk marinası için:
1 tutam kuru kişniş
1 tutam köri
2 diş sarımsak
Yarım çay bardağı limon suyu
1 tutam zerdeçal
1 tutam tuz
1 çay bardağı ay çiçek yağı
Sosu için:
1 çorba kaşığı ince
doğranmış taze zencefil
2 diş sarımsak
Yarım soğan
1 çorba kaşığı salça
1 tutam kimyon
1 çorba kaşığı acı sos
1 adet domates
1 su bardağı tavuk suyu

Hazırlanışı:
Piliç göğsünü tavuk marinasındaki malzemeler ile marine edin. 170 derecedeki fırında 25 dakika pişirin. Küp olarak doğradığınız havuç, kabak, patlıcan, biber ve domatesi sırasıyla soteleyip haşlanmış nohudu ilave ederek pişirin. Tuzunu ve karabiberi ilave edin. Sos için; ince doğranmış sarımsak, zencefil, soğan ve domatesi soteleyerek baharatlarını ilave edin. Salçasını ve acı sosu koyup ardından tavuk suyunu ilave ederek kaynatın. Son olarak süzdürün. Sotelediğiniz sebzeleri tabağınıza koyun. İnce bir şekilde dilimlenmiş tavuğu üzerine yerleştirin. Üzerine kibrit şeklinde doğradığınız patatesleri fritözde pişirerek garnitür olarak kullanın.


ML® Tavuklu Patates Musakkası için tıklayın
ML® Patlıcanlı Tavuk Sote için tıklayın

Fırında Gökkuşağı


Pelin Yanık

½ kilo tavuk göğüs eti
7 adet yeşil biber
7 adet kırmızı biber
3 adet patates
3 adet patlıcan
1 bardak bezelye
1 yemek kaşığı tereyağı
1 bardak rendelenmiş kaşar
1 çay bardağı süt
Tuz

Tavanın içine tereyağını eritin. Tavukları tavada alt-üst edip kırmızı biberi ilave edin. 6-7 dk çatal yardımı çevirerek pişirin. Biberleri yıkayıp jülyen şekilde kesin. Aynı şekilde patlıcanları jülyen kesip tuzlu suda bekletin. Başka bir tavada ise tere yağını eritip daha önceden yıkayıp süzdüğümüz kırmızı biber, yeşil biber ve patlıcanları sırası ile pişirin. Diğer yandan patatesleri soyup bir tencere içerisinde püre için haşlayın. Tadının daha güzel olması için haşlanırken su yerine süt koyabilirsiniz. Patatesler haşlandıktan sonra çatal yardımı ile ezin. İçine tereyağ tuz ve sütü ilave edip tekrar ocağa koyup kaşık yardımı ile malzemeleri yedirin. En sonunda bezelyeyi ilave edip bezelyeler ezilmeden karıştırın. Bu aşamalardan sonra borcam tepsisinde sırasıyla tavuk, kırmızı biber, yeşil biber, patlıcan ve bezelyeli püreyi dizin. 200 derece fırında 20 dk kadar pişiriyoruz. Son 5 dk kala fırından çıkarıp rendelenen kaşarları serpin. Tekrar fırına verip kaşarlar eridikten sonra çıkarın.


Fırında Sebzeli Krep


İçine:
2 çorba kaşığı margarin,
1 adet soğan,
1 adet havuç,
1 adet patates,
1 adet patlıcan,
1 adet tavuk göğsü,
6-7 adet taze fasulye,
1 adet defne yaprağı,
tuz,
karabiber
Krebi için:
1 su bardağı un,
1.5 su bardağı süt,
1 adet yumurta,
tuz,
karabiber
Üzerine:
2 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri

Margarini eritin. Yemeklik doğranmış soğanı ilave edip, sara-rıncaya dek çevirin. Küçük doğradığınız patlıcanı, havucu, patatesi ekleyip, sote edin. Kuşbaşı doğranmış tavuğu ilave edin. Fasulyeleri ayrı bir kapta haşlayın. Tencereye ekleyin. Baharat ve tuzunu ayarlayın. Tencerenin kapağını Kapatıp, kısık ateşte 5-10 dakika pişirin.
Ocaktan alın. Defne yaprağını katın. Hazırladığınız harcı soğumaya bırakın. Bu arada krebi hazırlayın.
Bunun için, un, süt, yumurta, tuz ve karabiberi karıştırın. Karışımdan bir kepçe alıp, yağlanmış teflon tavaya dökün. Tavayı hafifçe eğip, karışımın her tarafa eşit miktarda yayılmasını sağlayın. Bir kaç dakika sonra küçük bir spatula yardımıyla kenarını hafifçe kaldırıp pişip pişmediğini kontrol edin. Çevirerek diğer tarafını da pişirin. Krebi tavadan alın. Karışım bitene dek bu işlemi tekrarlayın. Kreplerin araşma sebzeli harcı doldurun. Dilediğiniz şekilde katlayın. En üstte kaşar peynirini rendeleyin ve serpin. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında üzeri kızarana dek pişirin.


ML® Krep için tıklayın


Fırında Sebzeli Krep


2 çorba kaşığı margarin
1 adet soğan, havuç, patates, patlıcan
1 adet tavuk göğsü
Tuz
Karabiber
Krep için:
1 su bardağı un
1.5 su bardağı süt
1 adet yumurta
Tuz
Karabiber

Soğanı margarinde kavurun. Küçük doğranmış patlıcan, havuç ve patatesi de katıp soteleyin. Kuşbaşı doğranmış tavuğu ilave edin. Baharat ve tuzunu ayarlayıp pişirin. Krep için verilen bütün malzemeleri karıştırın. Yapışmaz yüzeyli tavada birer kepçe dökerek pişirin. Kreplerin arasına sebzeli harcı koyun, dilediğiniz şekilde katlayın. Üzerlerine rendelenmiş kaşar peyniri serpip fırında peynirler eriyinceye kadar tutun.

Fırında Sebzeli Krep


2 Yemek Kaşığı Sana Klasik
1 Adet tavuk göğsü
1 Su Bardağı un
1 Adet yumurta
1 Fiske tuz, karabiber
100 gr kaşar peyniri
1 Adet soğan, havuç, patates, patlıcan
1,5 Su Bardağı süt

Soğanı margarinle kavurun. Küçük doğranmış patlıcan, havuç ve patatesi de katıp soteleyin. Kuşbaşı doğranmış tavuğu ilave edin. Baharat ve tuzunu ayarlayıp pişirin. Krep için verilen bütün malzemeleri karıştırın. Yapışmaz yüzeyli tavada birer kepçe dökerek pişirin. Kreplerin arasına sebzeli harcı koyup katlayın. Üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpip fırında peynirler eriyinceye kadar tutun.

FIRINDA SEBZELİ PİLİÇ


2 Piliç
2 Bardak Krema
1 Fincan zeytinyağı
2 Bardak tavuk suyu
1 Fincan un
1 Fincan sirke
2 Domates
1 Limon kabuğu
4 Dolmalık biber
2 Defne yaprağı
10 Mantar
Yeteri kadar tuz.
4 Soğan

Unlayıp, tuzladığınız piliçleri zeytinyağında kızartın. Başka kapta, domates, ince doğranmış dolmalık biber, mantar, ve soğanı, krema tavuk suyu, sirke, defne yaprağı, limon kabuğu, karabiber, karanfil ve tuzla karıştırıp piliçlere katın ve 45 dakika pişirin. Sonra piliçleri ayırıp, üstlerini yağlayarak 20 dakika fırında kızartın. Tabağa aldığınız zaman birlikte pişen sosu dökün. Patates tava veya patlıcan beğendi ile servis yapın.

Fırında Sebzeli Tavuk


Emine Beder

4 tavuk budu
5-6 adet orta boy patates
2 iri patlıcan
4-5 sivribiber
2 orta boy domates
1 çorba kaşığı salça
4 çorba kaşığı sıvıyağ
4-5 dis sarımsak
4-5 sivri biber

Patlıcanları alacalı soyup kalın dilimler halinde keserek tuzlu suda yarım saat bekletelim ve kızartalım. Patatesleri soyup kalın yuvarlak dilimler halinde keserek bir kaba alalım. İçine tuzu ve sıvı yağı ekleyip karıştıralım. Tavuk butlarını fırın kabına yerleştirelim. Kenarlarda kalan boşluklara patates dilimlerini hafifçe üst üste gelecek şekilde sırt sırta, aralarına sivri biberleri dizelim. Patlıcan dilimlerini ve domates dilimlerini yerleştirdikten sonra üzerlerine dilimlenmiş sarımsakları serpelim. 220°'de ısıtılmış fırında, butların ve patateslerin üzeri hafifçe pembeleşene dek pişirelim. Salçayı 1,5-2 su bardağı sıcak su ile ezerek inceltip fırın kabına boşaltalım ve üzerini alüminyum folyo ile kapatalım. Butları ve patatesleri fırında ikinci kez, 15-20 dk. daha pişirerek servis yapalım.

Not: ikinci pişme esnasında haşlanmış bezelye de ilave edebilirsiniz.

Fırında Sebzeli Tavuk


3 adet patlıcan
2 adet soğan
1 kg tavuk
4 adet patates
8 adet kırmızı (papia) biber
Yeteri kadar sıvı yağ
Yeteri kadar tuz karabiber

Yağlanmış fırın tepsisine ilk önce soyduğumuz ve halka halka doğradığımız patatesleri diziyoruz doha sonra zebra şeklinde soyduğumuz patlıcanları patateslerin üzerine diziyoruz ve ardından kırmızı biber ve soğanıda aynı şekilde dizdiktan sonra en üste parçalanmış tavuğumuzu dizip üzerine tuz karabiber ekledikten sonra 180 derecelik fırında yaklaşık 40/45 dakika pişiriyoruz.

Fırında Soslu Tavuk


6 adet tavuk but
6 adet tavuk kanadı
4 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı salça
1 adet patates
1 adet patlıcan
2 diş sarımsak
Bir miktar pulbiber
Bir miktar sıvıyağ
Bir miktar nane

Bir kapta salça, yoğurt, sıvıyağ karıştırarak sos haline getirin. Sosun içine sarımsağı rendeleyip nane, pulbiber ve tuzu da ilave edin. Patates ve patlıcanları istediğiniz şekilde doğrayın. Yıkadığınız tavukları, doğradığınız patlıcan ve patatesleri bu sosa bulayın. Borcama yerleştirin. Artan sosu da üzerine ekleyin. 1 çay bardağı su ekleyip 180 derece fırında pişirin. Arada suyunu kontrol edin, azalınca az su ekleyin.

Fırında Tavuklu Patlıcan Kebabı


1 adet tavuk
4 adet patlıcan
2 adet sivribiber
2 adet domates
1 adet kuru soğan
1 adet patates
2-3 diş sarımsak
2 yemek kaşığı margarin
1 yemek kaşığı salça
Kızartmak için sıvıyağ
1 tatlı kaşığı kekik, karabiber, pulbiber
1 tatlı kaşığı tuz

Soğanları ince ince doğrayın.
Tavukları küçük parçalar haline getirin.
Bir tencerede soğanları kavurun ardından tavuk parçalarınıda tencereye ekleyin ve pişirin.
Doğradığınız patlıcan, biber ve patatesleri bol sıvıyağda kızartın.
Fırın tepsisine önce tavuk etlerini daha sonrada kızarttığınız sebzeleri sırasıyla dizin, aralarına fındık büyüklüğünde sana margarinleri koyun.
Domatesleri rendeleyin ve karabiber, kekik, tuz ilave edip pişirin.
Domates sosunu tepsiye dökün.
200 C fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin.


GARNİTÜR HAZIRLAMA METODLARI


Yemeklerde kullanılacak garnitürlerin hazırlanmasında, başlıca 3 metod vardır.
1) Haşlama.
2) Yağda kızartma.
3) Izgarada pişirme.

1. Haşlama: Sebzeler pişebileceği miktar kadar suyla, ağzı 1-2 dakika açıp kaynatılıp (yeşilliğini muhafaza için) sonra kapağı kapatılıp istenilen yumuşaklığa gelince suyu süzülür. Sonra bir tavaya çok az tereyağı konup suyu süzülen sebzeler tereyağından geçirilir. Bu esnada tuzu da konur. Bu usulde garnitür yapmağa «sote yapma» denir. Taze yeşil fasulye, havuç, bezelye, karnabahar, brüksel lahanası v.s. t sebzelerden bu şekilde sote yapılır.
İkinci bir usulde sebzeler haşlanıp ezilir, sonra tereyağ, süt veya et suyu veya su ile pişirilip garnitür hazırlanır.
Bu usulde garnitür hazırlamaya «püre» yapma denir. Patates, patlıcan sütle püre yapılır. Ispanak, havuç, et suyu veya suyla pişirilip püre yapılır. Et, balık, tavuk, v.s. nin yanında kulanılır.

2. Yağda kızartma: Sebzeler ayıklanıp, yıkanıp istenilen şekilde doğranıp zeytinyağı veya benzeri yağlarla kızartılır. Et, balık, tavuk pilav v.s. de kullanılır. Örneğin : Patlıcan, biber, patates v.s. sebzeler.

3. Izgarada pişirme: Ayıklanmış yıkanmış sebzelerin doğrudan doğruya ızgarada pişirilmesidir. Patlıcan, domates, sivri biber ızgarada pişirilip ızgarada yapılmış et, balık v.s. yemeklerin yanında kullanılır.
Kestane ve elma püresi de et yemeklerinin yanında garnitür olarak kullanılır. Pilav bazen garnitür olarak kullanılır.

Garnitürün Tanımı ve Önemi


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Her türlü besinin özelliğine uygun olarak hazırlanan yiyeceğin lezzetini ve besin değerini arttıran süsleyici ve tamamlayıcı maddelere garnitür denir.
Garnitür hazırlama yemeklerin sunumu açısından oldukça önemlidir. Yemeğin görünüşünü güzelleştirerek satışının artmasına olumlu katkıda bulunur. Garnitür aynı zamanda ana yemeğin besin değerini ve lezzetini de arttırır. Tabakta porsiyon zenginliği sağlar.

Garnitür Hazırlarken Dikkat Edilecek Noktalar:
Garnitür ile ana yemek renk, lezzet ve besin değeri açılarından uyumlu olmalıdır.
Garnitürün pişirme yöntemi ile ana yemeğin pişirme yöntemi uyumlu olmalıdır.
Garnitür hazırlarken lezzet vermesi için kullanılan ot ve baharatlar dikkatli seçilmelidir.
Garnitürler; nişastalı garnitürler (patates garnitürleri, pilav çeşitleri) ve sebze garnitürleri olarak ikiye ayrılır. Ana yemeğin yanında bir nişastalı bir de sebze garnitürü kullanılmalıdır.

Servise Sunum İlkeleri:
Sebze garnitürleri hiç bekletilmeden servis yapılmalıdır. Bu nedenle servis saati dikkate alınarak pişirilmeleri gerekir. Fakat zorunlu hallerde bekletilmesi gerekirse ben-mari denilen mutfak araçlarında bekletilirler. Ben-mari mutfakta kullanılan içinde sıcak su bulunan kaptır. Genellikle çelikten yapılırlar. Soğuması istenmeyen çorba, sos vb. yiyecekler bu plakaların üzerine konur. Ben-marideki suyun elektrik ve ya gazla sürekli sıcak olması sağlanır.

Garnitürler;
Servis yapılırken üzerine ince kıyılmış maydanoz serpilebilir.
Sebze garnitürleri kendi sularıyla servis yapılabilirler.
Sıcak olarak servis yapılırlar.
Bütün olarak (çok miktarda) pişirilmişse uygun miktarda porsiyonlara ayrılarak servis edilirler.
Renk ve lezzet açısından ana yemekle uyumlu olmalarına dikkat edilir.
Açık büfelerde kullanılacaksa kendi kabında reşoların içinde servis edilirler. Büfede ana yemeğin yanında bulunurlar.

Haşlayarak Sebze Garnitürü Hazırlama İlkeleri:
Ateşin bulunmasından sonra yiyecekler ateş üzerinde pişirilmeye başlanmıştır. İlk kullanılan yöntemlerden birisi de haşlayarak pişirmedir. Haşlama işleminin yapılabilmesi için sızıntı yapmayan kaplara ihtiyaç vardır. Taş devrinden sonra taşların içleri yontularak ilk pişirme kapları yapılmıştır. Madenlerin bulunması ve işlenmesiyle mutfak araçları da şekillenmeye başlamıştır.
Haşlayarak pişirmede haşlama suyunun sıcak ya da soğuk olması, haşlama kabının kapağının açık ya da kapalı olması gibi farklı uygulamalar kullanılabilir. Haşlama nasıl yapılırsa yapılsın uygulama sırasında dikkat edilmesi gereken kurallar vardır.
Bunlar;
Yiyeceklerin haşlanarak pişirilmesinde kaynama başladıktan sonra ısı düşürülmelidir.
Yiyeceğin suyu da kullanılacaksa pişirmeye soğuk su ile başlanmalı, sebzenin yalnızca kendisi kullanılacaksa kaynar suya atılarak pişirilmelidir.
Haşlama suyunun kalitesi de önemlidir. Sert sular yiyeceğin daha geç pişmesine neden olacağı ve lezzetini olumsuz etkileyeceği için kullanılmamalıdır.
Sebzeleri haşlarken et suyu kullanılabilir.
Enginar, kereviz gibi sebzeler haşlanırken limon suyu kullanılabilir.
Haşlama suyuna çok az yağ ilave edilebilir.
Pişirilen yiyeceğin özelliğine göre kapak açık ya da kapalı olabilir (karnabahar, kereviz, lahana vb.).

Bouilli (Bol Kaynar Suda Haşlayarak) Pişirmeye Uygun Sebzeler:
Boulli bol kaynar suda pişirme yöntemidir. Pişirme ısısı 100 0C olmalıdır. Bouilli pişirme hem sıcak su ile hem de soğuk su ile yapılabilir. Tencereye soğuk su konur ve tencere ateşe oturtulur. Suyun ısınması beklenmeden yiyecekler içine atılır. Tencerenin kapağı kapatılır ve pişme süresince kapak kapalı tutulur. Böylece haşlanan yiyeceklerin suyu emmesi sağlanır. Ayrıca yiyeceklerin dış yüzeyinde sertlik ve sıkılık oluşması önlenmiş olur. Bu yöntem genellikle pişmesi için uzun süre gereken kurubaklagiller, patates, havuç gibi sebzelerde kullanılır.
Kurubaklagiller haşlanmadan önce ıslatılmalıdır. Pişirilirken karbonat vb maddeler kesinlikle kullanılmaz. Haşlama suyuna tuz atılmaz. Su miktarı sebzelerin üzerini örtecek kadar olmalıdır.
Taze fasulye, bezelye, bakla, ıspanak, karnabahar, Brüksel lahanası, patlıcan, kabak, patates vb sebzeler hafif tuzlu suda haşlandıktan sonra tereyağı ilave edilerek et, tavuk, balık yemeklerinin yanında garnitür olarak kullanılırlar.
Sebze püreleri; haşlanarak pişirilen sebzeler blenderden geçirildikten sonra katkı maddeleri ilave edilerek hazırlanıp garnitür olarak kullanılır.
Taze mısır taneleri haşlanıp süzülür. Tuzlanır. İstenirse krema, beşamel sos veya kızdırılmış tereyağı ile ızgara etlerin ve soslu et yemeklerinin yanında garnitür olarak kullanılır.
Bouilli pişirmede sebzenin özelliğine ve hazırlanacak garnitüre göre haşlama suyuna katkı malzemeleri ilave edilebilir (tuz, sirke vb).
Bu pişirme yöntemi sebze garnitürleri dışında et suları, bazı soslar, sert etler, kümes hayvanları, av hayvanları, pilav, makarna, yumurta, çorba, kabuklu deniz ürünlerinin pişirilmesinde de kullanılır.

Poche (Kaynar Derecedeki Kaynamayan Suda) Garnitür Hazırlama:
Poché kaynar derecedeki kaynamayan suda pişirme yöntemidir. Bu yöntemde kaynama ile yapısı bozulabilecek yiyecekler pişirilir.
Poché için derince bir kap ve su gereklidir. Su miktarı içine atılacak yiyeceğin üzerini geçecek kadar olmalıdır. Su kaynatılır. İçine pişirilecek yiyeceğin özelliğine göre katkı malzemeleri, tüm sebzeler için tuz konur. Su kaynadıktan sonra kaynama hareketi yok olacak şekilde ocağın ısısı düşürülür. Isı 65–85 0C olmalıdır. Sonra içine önceden ayıklanıp yıkanmış yiyecekler atılarak pişirilir. Elma, bal kabağı, brokoli, armut, beyaz kabak bu yöntemle pişirilir. Taze enginar göbekleri poché pişirildikten sonra eritilmiş tereyağı dökülerek özel et yemekleriyle servis yapılır.
Poché pişirme yöntemi sebze garnitürleri dışında yumurta, balık, körpe etler, körpe kümes hayvanları, köfte çeşitlerinde de kullanılır. Krem karamelin fırında pişirilmesi de bu yönteme göre hazırlanır.

Bouilli ve poché yöntemlerine göre hazırlanan sebze garnitürleri;
Izgarada pişen et, tavuk, balık yemeklerinin yanında.
Diyet mutfağında.
Sos ile pişirilen et yemeklerinin yanında servis yapılabilirler.

Gaziantep yemekleri


Gaziantep yemekleri, Türk ve Dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Nineden toruna bir miras titizliği ile öğretilen yemeklerin ve tatlıların yapımında kullanılan malzemelerin seçimindeki titizlik, hazırlama ve pişirmede gösterilen beceri, yemeklerin yapımında kullanılan ve yemeklere değişik tat ve lezzet veren baharatlar, salçalar, soslar ve karışımlar, Gaziantep yemekleri ve tatlılarının şöhrete kavuşmasına ve aranılan damak tadı olmasına neden olmuştur.

Gaziantep yemeklerinde tüm yemek pişirme teknikleri cömertçe kullanılmıştır. (Haşlama, ızgara, tava, sote, kavurma, tencere yemeği, fırın yemekleri vb.) Ayrıca yörede yetişen tüm meyve ve sebzeler Gaziantep mutfağında hak ettiği yeri almıştır.

Antep mutfağı, bir hazinedir, bir güzel sanattır. Aracı ile, gereci ile pişireni ile ürünü ile yiyeni ile bir uygarlıktır, bir kültürdür. Antepli karınca kadar çalışkandır. Her ailenin bebeklikten kurtulmuş tüm bireyleri, bahardan başlayarak güz sonuna dek kış dönemi için yoğun bir hazırlık devresine girer. Antepli kadın doğal lideri bulunduğu aile ekibi ile bu çetin ve uzun çalışmaları akraba ve komşularının da ciddi yardımları ile tasasız sürdürür ve rahatlıkla bitirir. Böylece evde, kuruluklar, salçalar, reçeller, nişasta, bulgurlar, turşular ve şire hazırlama çabaları tamamlandığında evin erkeği de çarşıdan ve pazardan alınacak malzemeleri (peynir, yağ, odun, kömür, lambalık gaz, zeytinyağı, pekmez, bal, tahin, tah pekmezi, nohut, kurufasulye, mercimek, maş, lolaz, bakla, patates, şeker, tuz, baharat, çay, kahve, ıhlamur, ceviz, antepfıstığı, badem, çam fıstığı, üzüm, incir, sabun, kil, tütün, sigara kâğıdı, kibrit ve yumurta) sağlamış olur. Gece ayazı başladığında da aylardan beri evde besiye çekilen topaçlık koyun kesilip topaçlar yapılınca kış hazırlığı tamamlanmış olur.

Gaziantep mutfağı denince kimi çarşıdan, pazardan alınan, kimi bağ, bahçe ya da evlerde yapılan bu gereçler mutfakta, kilerde, haznada, bardakaltında ya da mağarada pişiricinin emrine amadedir. Antepli her hanım; bazı beylerin ve ahçıların bildikleri yerel yemek ve tatlılar, yerine, yemekleri gününe ve gereğine göre yapar.

Gaziantep yemeklerinin ve tatlılarının yapılışından sunuluşuna kadar tüm merhalelerin görülebileceği otantik ve çağdaş lokantalar ilimizde mevcuttur.

Antep Yemeklerinin Bazıları:
a) Köfteler : İçli Köfte, Çiğ köfte, Ekşili ufak köfte, Malhıtalı (mercimekli) köfte, Yoğurtlu ufak köfte, Yağlı köfte, İç katması (kısır), Tene katması, Patatesli köfte, Yumurtalı köfte, Arap köftesi, Ayvalı köfte, Haveydi Köftesi, Omaç, Sini Köftesi, Süzek Yapması, Akıtmalı Köfte, Yapma ve diğerleri.

b) Kebaplar: Kuşbaşı Kebap (Tike Kebabı),Kıyma Kebabı, Altı ezmeli kıyma ve tike kebabı, Cağırtlak Kebabı, Ciğer Kebabı, Sarımsak Kebabı, Soğan Kebabı, Tikeli Soğan Kebabı, Kemeli Kıyma Kebabı, Kemeli Tike Kebabı, Sebzeli Kebap, Yeni Dünya Kebabı, Ayva Kebabı, Elma Kebabı, Firenk Kebabı, Simit Kebabı, Patlıcan Kebabı, Kazan Kebabı, Kabak Kebabı, Kilis Kebabı, Ekşili Kebap, Yoğurtlu Kebap, Ayvalı Tas Kebabı ve diğerleri.

c) Çorbalar: Alaca Çorba, Ezo Gelin Çorbası ,Lebeniye,Öz Çorbası,Maş Çorbası,Süzme Mercimek Çorbası,Şirinli Çorba,Soğan Çorbası,Sebze Çorbası,Dövmeli Alaca Çorba,Yoğurtlu Dövme Çorbası,Börek Çorbası,Tarhana Çorbası,Ekşili Mercimek Çorbası,Keme Çorbası ve diğerleri.

d) Et Yemekleri :Gaziantep mutfağının en önemli özelliklerinden biri de, yemeklerde et olarak koyun etinin kullanılmasıdır.Etin belli bölgeleride yapılacak yemekte iyi sonuç verir. mesela; budun iç kısımlarından yapılan köfte, daha iyi tutar. Küşlemeden yapılan kebap, çok yumuşak olur.Kasaplar koyunun hangi bölgesinin etinin hangi yemekte daha iyi sonuç vereceğini bildiği için bundan 25-30 sene önce et almaya gelenlere hangi yemeği yapacağını sorar ona göre et verirlerdi. Ekşili Daraklık Tavası,Et Paçası,Kelle Paça,Tavuk Paçası,İncik Haşlaması,Paşa Köftesi,Sebzeli Tavuk Kızartması,Beyran,Fırında Tavuk ve diğerleri.

e) Tavalar – Kavurmalar –Kızartmalar : Saçma Tavası, Sarımsak tavası,Domates Tavası, Bakla Tavası,Fasulye Tavası,Kabak tavası,Keme Tavası,Patates Tavası,Ayva Tavası, Elma tavası,Erik Tavası,Taze Ceviz Tavası,Kara Kavurma,Et Kavurması(Topaç),Ciğer Kavurması,Et Kızartması ve diğerleri.

f) Dolmalar-Sarmalar : Karışık Dolma,Patlıcan Dolması,Biber Dolması,Domates Dolması, Kabak Dolması,Haylan Kabağı Dolması,Köse Sefer Kabağı Dolması,Hıyar Dolması,Firikli Acır Dolması,Havuç Dolması,Pırasa Dolması,Kuru Soğan Dolması,Patates Dolması,Enginar Dolması,Yumurta Dolması,Mumbar Dolması,Kaburga Dolması,Şirden Dolması (Karın Dolması),Bulgurlu Yaprak Sarması,Pirinçli Yaprak Sarması,Peynir Yağlı Yaprak Sarması,Lahana Sarması,Pancar Sarması,Kabak Oturtması,Karışık Antep Dolması, Fıstıklı Yaprak Sarması ve diğerleri.

g) Pilavlar : Özbek Pilavı,Havuçlu Pilav,Dövme Aşı,Meyhane Pilavı,Firik Pilavı,İç Pilavı,Mercimekli Aş,Loğlazlı Aş,Çiğdem Aşı,Kemeli Pilav,Kömeç Aşı (Ebegümeci-Buğlama), Pancarlı Pirinç Pilavı,Pancarlı Bulgur Pilavı,Etli Nohutlu Pilav,Kabak Kabuğu Pilavı,Kabak Pilavı,Malhıtalı Aş,Simit Aşı,Şehriyeli Bulgur Pilavı,Şehriyeli Pirinç Pilavı ve diğerleri.

h) Yoğurtlu Yemekler : Gaziantep’te yapılan yoğurtlu yemekler, üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemekler değildir. Bu yemeklerin özelliği, yoğurtlarının ayrıca pişirilerek yemeğe katılmasıdır. Bu şekilde yapılan yoğurtlu yemekler : Çağala Aşı,Orman,Sahte Yuvarlama,Sarımsak Aşı,Şiveydiz,Yoğurtlu Bakla,Yoğurtlu Bezelye,Yoğurtlu Çiğdem Aşı,Yoğurtlu Elma Aşı,Yoğurtlu Fasulye,Yoğurtlu Kabak,Yoğurtlu Keme,Yoğurtlu Köfte,Yoğurtlu Mantar,Yoğurtlu Patates,Yoğurtlu Soğan Yahnisi,Yuvarlama ve diğerleri.

ı) Sebzeli Yemekler : Yaz mevsiminde sebzeler bol olduğu için, bu yemekler daha çok yaz mevsiminde yapılmaktadır. Bu sebzelerin bir kısmı da kurutulmak suretiyle, kış aylarına saklanır. Acur Oturtması,Alinazik,Ayva Tavası,Bezelyeli Köfte,Borani,Çiğdem Aşı, Doğrama, Patates Tavası, Domatesli Alinazik,Ebegümeci Buğlaması,Ekşili Tüylü Acur,Elma Tavası,Erik Tavası,Etli Taze Fasulye,Haylan Kabağı Musakkası,Kabak Musakkası, Kabak Oturtması, Kabaklama, Karnıyarık,Keme Aşı,Köfteli Domates Tavası,Pancarlı Aş,Patates Oturtması, Patlıcan Musakkası, Patlıcan Yarma,Pirpirim Aşı,Salçalı Bakla,Salçalı Patates, Sarımsak Tava, Soğan Aşı, Taze Bamya ve diğerleri.

i) Zeytinyağlı Yemekler : Gaziantep’te önemli miktarda zeytincilik yapıldığından zeytinyağlı yemeklerde Gaziantep Mutfağında önemli yer tutmaktadır. Bunlardan bazıları; Arpacık Soğanlı Kereviz, Zeytinyağlı Bamya,Zeytinyağlı Börülce,Zeytinyağlı Dolma,Zeytinyağlı Enginar, Zeytinyağlı Fasulye,Öcce,Zeytinyağlı Havuç,Zeytinyağlı Ispanak, Zeytinyağlı İmambayıldı, Zeytinyağlı Kabak,Zeytinyağlı Lahana Sarması,Zeytinyağlı Pancar Sarması, Zeytinyağlı Pancar Kavurması,Zeytinyağlı Pilaki,Zeytinyağlı Yaprak Sarması, Zeytinyağlı Yer Elması,Ekmek Aşı ve diğerleri.

j) Hamur İşleri : Lahmacun ( Gaziantep usulü ), Kemeli Lahmacun,Peynirli Börek,Şekerli Peynirli Börek,Topaçlı Börek,Topaçlı Zeytin böreği,Yeşil Zeytin Böreği,Kakırdak Böreği, Pirinçli Börek,Pişi Böreği, Çökelek ve Lor Semseği,Bazı-Bazlama ve diğerleri.

k) Piyazlar-Salatalar-Cacıklar : Maş Piyazı,Fasulye Piyazı,Loğlaz Piyazı,Patates Piyazı,Pirpirim Piyazı,Aşotu Piyazı,Yeşil Zeytin piyazı,Çoban Salatası,Domates Salatası,Koruk Salatası, Patlıcan Salatası (Söğürme),Köşker Salatası, Salatalık Cacığı, Asma Yaprağı Piyazı, Humus, Nohut Piyazı,Yarpuz Piyazı,Yeşil Zeytin Piyazı,Peynirli Taze Kekik Salatası ve diğerleri.

l) Turşular : At Elması Turşusu, Biber (kırmızı ve yeşil) Turşusu, Çelem Turşusu, Domates Turşusu, Fasulye Turşusu, Havuç Turşusu, Salatalık (Hıyar) Turşusu, Hita (acur) Turşusu, Kelek Turşusu , Kırmızı Pancar Turşusu, Koruk Turşusu, Lahana Turşusu, Marul Turşusu,Patlıcan Turşusu, Sarımsak Turşusu.

m) Tatlılar, Pastalar ve Reçeller : Baklava, Havuç Dilim, Özel Kare Baklava, Şöibiyet, Bülbül Yuvası, Dolama,Fıstık Ezmesi, Kurabiye, Kırma Kadayıf, Fıstıklı Kadayıf, Burma Kadayıf, Aşure, Zerde, Sütlaç(Sütlü), Bastık, Nişe Helvası, İrmik Helvası, Tahin Helvası,Cevizli Helva,Leblebili Helva,Küncülü Helva,Tel Helva, Kuymak, Kaygana, Şıllık(akıtma),Kerebiç, Mayanalı Kahke, Hedik ve diğerleri. Reçeli yapılabilen her meyvenin reçeli yapılır; ancak, Kabak, Ham ceviz, Körpe Patlıcan, Haylan kabağı kabuğu reçeli yöreseldir.

n) Şıra Grubu: Sucuk (cevizli, fıstıklı, bademli), Besni küpüklü sucuk (Ceviz, Fıstık) Bastık, Muska (Ceviz, Fıstık, Badem) , Tarhana (Simit ve bastıkla pişirilir, dilimlenir), Dilme, Ölbe tarhanası (Tarhana, ceviz, fıstık, badem, zencefil, karanfil, tarçın ve bazı baharatlarla yapılan güçlendirici bir macun).

o) Bazı Özel Kahvaltılıklar: Katmer, Kaymak, Muhammara, Yeşil Zeytin Ekşileme, Tarhana Eritmesi.

ö) Serinletici İçecekler: Miyan şerbeti, Tah (ağacında çürümüş ve ekşimiş üzümden yapılan pekmez) şerbeti, Urmu Dut (ekşi siyah dut) Şerbeti, Gül şurubu, Limonata, Üzüm suyu, Pekmez Şerbeti, Koruk şerbeti, Karsanbaç (karla pekmez karışımı), Haytalı (sütlü pelte, gül şurubu ve karla yapılır)...

Sayfa: 1, 2, 3, 4  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası
daima en iyi adresler sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan sizlere sunacak sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan fantaziler ve dul bayanlar sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan sizlere gelmektedir sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan detay seks adresleri sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan sayesinde sizde komedi sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan ve en iyi yatak ve bayan isimleri sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan adresleri bulmak kolay izmit travesti sakarya travesti bekleriz.

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle