Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
116,434 Yemek Tarifine 4,725,837,974 defa bakıldı



fındık tavuk önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Kamp Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki »
ALİ PAŞA PİLAVI


100 gr koyun kıyması
1 ufak dilim ekmek içi
1/2 kahve kaşığı tuz
1/2 kahve kaşığı karabiber
2 çorba kaşığı dolmalık fıstık
1+1/2 çorba kaşığı tereyağı
400 gr pirinç
100 gr (7 çorba kaşığı) yağ
1 çay kaşığı tuz
750 gr (3+3/4 su bardağı) et ya da tavuk suyu.

Köftesinin ve fıstığının hazırlanışı:
Ekmek içini ıslatıp, bir süre beklettikten sonra iyice sıkınız.
Çukurca bir kaba kıyma, tuz ve biberi birlikte koyup, iyice yoğurunuz. Fındık büyüklüğünde hazırlayacağınız köfteleri hafif unlayarak, tereyağının yarısıyla pişene kadar kızartınız. Köfteleri tavadan çıkardıktan sonra, aynı tavada fıstığı, altın sarısı bir renk alana kadar kızartınız.
Pilavının Hazırlanışı:
Pirinci ayıklayarak üstünü kapatacak kadar ılık su koyunuz. Tuzunu da ekleyerek 1-1,5 saat kadar bir kenarda bekletiniz.
Islatmış olduğunuz pirinci süzüp, bol suda yıkayınız. Süzerek ayrı bir kaba alınız.
Önce, yağı tencerede yakmadan kızartınız ve ocağınızı orta sıcaklığa getiriniz. Süzülmüş pirinci tencereye koyup üç dört dakika kadar sürekli karıştırarak kavurunuz. Tuzunu ve suyunu ekleyerek önce kuvvetli sonra da orta kuvvette ateşte 20 dakika pişiriniz. Tencereyi ateşten aldıktan sonra kapağını açarak, pilavın üstünü temiz bir bezle kapatıp demlenmesi için 15-20 dakika bekletiniz.
Hazırladığınız pilâvı, pirinçleri ezmemeye dikkat ederek ortası boş bir kalıba koyunuz ve servis tabağınıza çevirerek boşaltınız. Ortasına da köftesini ve fıstığını doldurarak servis ediniz.

ALİ PAŞA PİLAVI


2 kahve fincanı beyaz fıstık
1 dilim beyaz ekmek içi
200 gram az yağlı koyun kıyması
1/2 tatlı kaşığı tuz
Az karabiber
1 kahve fincanı un
2 çorba kaşığı tepeleme yağ
2,5 su bardağı pirinç (500 gram)
4,5 su bardağı tavuk suyu veya et suyu (yoksa su)
3 çorba kaşığı yağ (125 gram)
1 tatlı kaşığı tuz

1) Beyaz fıstığı yıkayıp 20 dakika suda ıslayarak süzdürünüz. Ekmek içini bol suda 10 dakika ıslatıp sıkarak süzdürünüz.
2) Bir kaba çıkarıp üzerine kıymayı, tuzu, biberi ilâve ediniz.
3) İyice yoğurup küçük fındık büyüklüğünde yuvarlayarak köfteler yapınız ve hafif unlanmış bir tepsiye koyunuz.
4) Sonra tavada 1 kaşık kızgın yağda 1'er dakika altüst ederek ve sallayarak köfteleri kızartınız ve bir kaba boşaltınız.
5) Başka bir tavaya kalan yağı koyup kızdırıp fıstığı ilâve ediniz. Hafifçe karıştırarak sarartınız. Sonra ateşten alınız.
6) Pirinci temizleyip bir tencereye koyarak üzerini 4 parmak kapatıncaya kadar ılık su ile doldurup içine 2 çorba kaşığı tuz ilâve ediniz ve karıştırıp 2 saat suyun içinde bekletiniz.
7) Aynı tencerede pirinci kırmadan ve dökmeden karıştırarak 4-5 defa suyunu süzdürüp yıkayınız ve bir süzgece çıkarıp suyunu tamamen süzdürünüz.
8) Bir tencereye yağı koyup, kızartınız. Pirinci ilâve ederken orta ateşte bir kevgirle altüst karıştırarak 4 dakika kavurunuz.
9) Sonra tuzunu ve kaynar olarak et suyunu ilâve ederek 4 dakika kuvvetli ateşte kavurup 1 kere karıştırdıktan sonra kapağını kapatarak fırında veya ağır ateşte 17 dakika pişiriniz.
10) Ateşten alıp 20 dakika dinlendirdikten sonra köfte ve fıstıkları ilâve ediniz. Karıştırarak servis yapınız.

Alipaşa Pilavı


1/2 kg pirinç
3,5 su bardağı et suyu (veya tavuk suyu)
200 gr kıyma
1 dilim bayat ekmek içi
1 kahve fincanı çamfıstığı
6 çorba kaşığı tereyağı
Tuz
Karabiber

Pirinç ayıklandıktan sonra ılık tuzlu suyun içine atılır ve en az 1 saat bu suda ıslatılır. 4-5 defa bol suda yıkandıktan sonra sularının süzülmesi için süzgece konur. Bir tencereye 4 çorba kaşığı tereyağı konur. Yağ kızınca içine suyu süzülmüş pirinç atılır ve tahta bir kaşıkla karıştırarak 4-5 dakika kavrulur. Sonra kaynar durumdaki et suyu (veya tavuk suyu) ve yeteri kadar tuz katıldıktan sonra 3 dakika kadar karıştırılarak kaynatılır. Tencerinin kapağı örtülür ve orta ateşte 18-20 dakika pişirilir. Pilav piştikten sonra 15-20 dakika dinlendirilir. Diğer tarafta bir dilim ekmeğin kabuğu çıkarılır, suda ıslatıldıktan sonra sıkılarak suyu çıkarılır. İyice ufalanır ve kıymaya konur. Yeteri kadar tuz ve karabiber de serpildikten sonra kıyma iyice yoğrulur. Bu kıymayla fındık büyüklüğünde köftecikler yapılır ve içinde iki çorba kaşığı kızgın tereyağı bulunan tavada güzelce kızartılır. Çamfıstıkları da tavadaki yağda aynı biçimde pembeleşinceye kadar kızartılır. Dinlendirilen pilav servis tabağına boşaltılıp, üzerine çamfıstığı ve köfteler serpiştirilerek servis yapılır.


ML® Ali Paşa Pilavı için tıklayın

Arap Mutfağı


http://www.herkessofraya.com

Tavuk, kuzu, dana ve deve etleri yoğun olarak kullanılmaktadır. Etlere eşlik eden yoğurt ve labne gibi süt ürünleri yemeği tamamlamaktadır. Pilavlar bu mutfağın olmazsa olmazlarıdır.
Yoğurt, beyaz peynir, krema ve tereyağı oldukça sık tüketilen süt ürünleridir.
Susam, safran, nane, kekik, sumak, sarımsak, tarçın, kimyon gibi baharatlar sıklıkla kullanılır.
Pirinç ve bulgur en çok kullanılan tahıllardır. Buğday ise ekmek yapımında kullanılır.
Labne: Oldukça koyu, süzme yoğurt ile peynir arasında bir kıvama sahip süt ürünü.
Kahvaltılar çabucak hazırlanan hamur işleri ve çay ile geçirilir. Labne; zeytin, zeytinyağı ve nane eşliğinde sunulur. Kahvaltılarda çay ve kahve tüketilir. Daha zengin kahvaltılarda zeytinyağı, sarımsak ve limon eşliğinde sunulan bir çeşit fava da bulunmaktadır.
Öğle yemekleri günün en zengin öğünüdür. Genellikle salata eşliğinde sunulan et yemekleri ana öğünü oluşturur. Ana tabağın yanında ekmek, pirinç ya da bulgur pilavı, pişmiş ve çiğ sebzelerden oluşan salatalar sunulur. Yemeklerde içecek kullanılmaz.
Akşam yemekleri genellikle hafif atıştırmalıklarla geçiştirilir. Günün en en önemsiz öğünüdür. Bu öğün hafif yemekler, birkaç salata veya meyveler eşliğinde yapılır.
Zatar: 30’dan fazla kuruyemiş ve baharatın ince ince çekilmesiyle elde edilen bir çeşit aperatiftir. Zeytinyağı ve sıcak ekmek eşliğinde servis edilir.
Marak: Domates sosu ile birlikte pişirilen çeşitli sebze ve etlerin pirinç pilavıyla karıştırılması sonucu elde edilen yaygın bir yemek türü.
Sık kullanılan baharatlardan biri olan tarçın hem et yemeklerinde hem de tatlılarda kullanılır. Safran ise hemen hemen tüm yemeklerde lezzet artırıcı olarak kullanılmaktadır. Yer fıstığı, badem, kabuklu fıstık, leblebi, fındık gibi bir çok kuruyemiş türü de salatalardan tatlılara kadar geniş bir kullanım alanı bulmuştur.
Mujadara: Haşlanmış pirinç ve mercimek ile yapılan bir çeşit pilav. Bolca karamelize soğan, kimyon ve tarçın eşliğinde servis edilir.

Azer Atbaş Ankara


BA Kendinizi tanıtır mısınız?

AA Ben Azer Atbaş. Uzun yıllardır TRT Ankara Radyosunda program yapımcısı olarak görev yapmaktayım. Evli ve iki kız annesiyim.

BA İşinizi yaparken olmaz olmaz prensipleriniz var mı?

AA Yıllardır pek çok değişik konuda programlar yaptım…Bence en önemlisi konuyu en yetkili ağızdan aktarmak. O işi gerçekten bilen, o ışte emek sarfeden kişilerin emeklerini doğru biçimde dinleyiciye aktarmak gerek…Konuğu programa çağırmadan önce mutlaka ön araştırma yapar, konuk ve konuşacağımız konu hakkında bilgi toplarım.

BA Mesleğinizi yapmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?

AA Bu mesleği yapmak isteyen gençlerin etraflarında olan bitenle yakından ilgilenmeleri gerek. Gündemi takip etmeleri gerek. Bir de bu iş biraz usta çırak ilişkisini gerektiriyor. Pek çok konuyu yaparken, dinlerken öğreniyorsunuz.Programa katılan her konuk size de bir şeyler katıyor…Siz de haliyle zaman içinde uzmanlaşıyorsunuz… Bir süre sonra dışarıda dolaşırken, bir gazeteyi dergiyi okurken size konu olabilecek şeyler hemen gözünüze çarpıyor…. Ya da her şeyi artık o gözle incelemeye başlıyorsunuz.

BA Mutfakla ilgili programlar yaptığınızı biliyoruz. Yemek programları hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz? (Konuk seçimi, konu seçimi gibi)

AA Tek bir konuya takılıp kalmamak adına önce konu çeşitliliğine yer vermeye çalıştım…Mutfak çok geniş bir alan. Yörelerımıze göre yemek tarifleri çok farklılık gösteriyor. Yemekle uğraşan her kesimden insanları programa konuk etmeye çalıştım….Bazen bir beslenme ve diyet uzmanı, bazen üniversitelerde yemek kültürü üzerine ders veren öğretim üyesi, bir lokanta sahibi, ünlü otellerimizin aşçıları, yarışmalarda derece alan öğrenciler, internette yemek siteleri olan insanlar programa konuk oldular…Kısaca yemek ve mutfakla ilgili her konuyu dinleyicilere aktarmaya çalışıyoruz. Ama programın süresinin benim talep ettiğimden daha kısa olması , yöresel mutfaklara çok fazla girmeme olanak tanımadı. İleriki yıllarda tekrar yaparsam belki biraz daha kapsamlı , farklı olabilir.

BA Mutfağa karşı özel bir ilginiz var mı? Bu ilginizi yapımlarınıza yansıtıyor musunuz?

AA Evet…Ben genç kızken, evlenmeden önce mutfağa giren, pek çok yemeği yapmasını bilen biriydim.Annem ev hanımıydı ve çok güzel yemekler yapardı. Evde yemekler günlük (her gün sabahtan öğleye kadar) yapılırdı. O gün pişen yemek öğle ve akşam yenir, akşam tencereler yıkanırdı. Ertesi gün farklı bir yemek pişerdi. Evlendikten sonra eşim de yemeğe çok düşkün olduğu için aynı sistem ben de de sürdü…Çocukların bakımını evde bakıcılar üstlendiği zamanlar da bile her işe yardımcı oldukları halde yemek işini hiç onlara bırakmadım , hep kendim yaptım…Ayrıca yemekle ilgili yayınları okumayı, televizyondaki yemek programlarını izlemeyi severim.Tabii ki bu birikim programlarıma da yansıyordur diye düşünüyorum.

BA Yemek yayını sonrasında "ben de bu tarifi denemek isterim" dediğiniz oluyor mu?

AA Tabii ki oluyor. Yemek çok geniş bır alan.Ne kadar yemek çeşidi bilirseniz bilin, her programda yeni tarifler, yeni teknikler öğreniyorum… Dinlerken mantığımın kabul ettiği tarifleri hemen not alır bir kağıda yazar sonra da evdeki yemek defterime yazarım.

BA Yemek programları yaparken başınızdan geçen ilginç anılarınızı anlatır mısınız?

AA İstanbul’da istiklal caddesinde Maraş mutfağını günümüze taşıyan, babadan oğula geçen bir işletmede röportaj yapmıştık. Program yayınlandıktan sonra İstanbul’dan bir dinleyici beni aradı. Programı dinlediğini, çok beğendiğini işletme sahibinin konuşmasından, samimiyetinden çok etkilendiğini en kısa zamanda gitmek istediğini söyledi. Programda lokantanın adını, yerini reklam olmaması için söylememiştik. Kendisine lokantanını yerini tarif ettiğimde karşılıklı olarak ikimizde çok şaşırdık. Çünkü beyefendi benim tarif ettiğim mekanın karşısındaki bir binaya haftada üç gün gidiyormuş. Ama bizim programı dinleyince böyle bir yerin varlığından haberdar oldu. En kısa sürede gideceğini belirterek teşekkür etti. Ben de amacıma ulaşabildiğim için mutlu oldum.

BA Anneniz size yemek yapmayı öğretti mi? Kızlarınıza yemek yapmayı öğretiyor musunuz? Merakları var mı?

AA Evet, annem yemek yaparken sürekli anlatır, öğretirdi. Bir kadının ne kadar tahsil yaparsa yapsın mutlaka yemek pişirmesini bilmesi gerektiğini söylerdi…Kızlarımda mutfakta uğraşmayı severler. Bizim evde öğlen sofradan kalkmadan akşama ne yiyeceğimiz konuşulurdu çünkü. Özellikle küçük kızım pasta yapmayı sever. Hamur la uğraşmak ona keyif veriyor. Büyük kızım da internetten, yemek sitelerinden yararlanarak değişik tarifler denemeyi seviyor.

BA Eşiniz yemek yapmayı biliyor mu?

AA Sürekli yemek yapmayı sevmese de, aç kalmayacak kadar bilir.

BA Mutfağınızda yöresel yemekler yer alıyor mu? (Adlarını verebilir misiniz?)

AA Evet. Ben Azeriyim.Azerilere özgü pek çok yöresel yemeğimiz var. Annem sürekli bu yemekleri pişirdiği için ben de yapıyorum. Azeri mutfağında pilavın özel bir yeri var. Pilav diğer yemeklerin yanında garnitür olarak değil, başlı başına ana yemek olarak sunulur. Pilavsız misafir yemeği olmaz. Pilav süzme veya çekme şeklinde hazırlanır. Eti ayrıca hazırlanır. Etine göre de isimlendirilir. Süzme üzümlü pilav, müsembeli pilav(eti patlıcanlı olan), kazmaklı pilav, sütlü çehme (su yerine süt konularak yapılan bir pilav çeşidi), vişneli pilav, döşeme pilav(tavuk eti ve pirinçle yapılır) gibi pek çok pilav çeşidi vardır…Ayrıca yöreye özgü, çorbalar ( Gatı aşı, erişte aşı, borç gibi) vardır.

BA Yöresel yemekleri yaparken malzeme temininde sıkıntı yaşıyor musunuz?

AA Hayır. Bir şekilde kullanılan malzemeler bana ulaşıyor. Baharatları aktarda buluyoruz. Azeri yemeklerinin pek çoğunda zerdeçal (yöredeki ismi sarıkök) karabiberle eşit oranda karıştırılarak kullanılır. Burada olmayanı da memlekete gidip gelenler getiriyor. Her gelen getirir ve olmayana verir. Özellikle lepe (Nohutun kabuğu soyulduktan sonra ikiye bölünmüş hali) ve evelik kurusu memleketten gelir.

BA Yurt dışında bulunduğunuz zaman Türk yemeklerini arıyor musunuz?

AA Üç, dört günlük kısa seyahatlerde pek yemek aramam ama süre uzarsa Türk yemeğini özlerim, ararım.

BA Yemek yaparken, malzeme seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?

AA Sebzelerin taze olması önemli. Semt pazarlarını bu yüzden severim. Yeşilliklerin, sebzelerin en iyisini, en tazesini alabiliyorsunuz. Vakit buldukça pazara giderim. Ispanak, semizotu gibi çabuk solan sebzeleri aldığım gün pişiririm. Et ve tavuk haşladığımda sularını plastik bardaklarda dondurucuya koyar, gerektiğinde kullanırım.

BA Hazır yemekler konusunda ki düşüncelerini alabilir miyiz?

AA Hazır yemekler birçok insan için bir seçenek olabilir ama ben hiç kullanmıyorum. Sadece yurt dışına gittiğimde bir iki defa hazır konserve almıştım. Hazır çorba bile almam.

BA Mutfağınızda kış hazırlığı yapıyor musunuz?

AA Evet….Çünkü her sebzeyi, meyveyi mevsiminde yemek gibi bir alışkanlığım var. Bir ara geçirdiğim bir rahatsızlıktan sonra beslenmenin önemiyle yakından ilgilendim. Doktorlar her sebzeyi mevsiminde yemem gerektiği söylediler. Bu yüzden, buzdolabından ayrı 4 çekmeceli bir derin dondurucu aldım. Yaz sebzelerini kışın kullanmak için donduruyorum. (Barbunya, bezelye, yeşil fasulye, bamya, dolma biber, sivri biber v.b) Örneğin, kışın hiç domates almam. Kışın kullanacağım domatesin bir kısmını derin dondurucuya koyarım, bir kısmını da konserve yaparak kavanoza. Turşuyu evde kendim yaparım, hazır turşular aşırı tuzlu ve asitli geliyor bana.

BA En güzel hangi yemekleri yaparsınız? Bize bir kaç tarifi, ölçüleriyle verebilir misiniz?

AA Deniz ürünleri hariç, et ve sebzeyle yapılan bütün yemekleri yaparım. Ama özellikle pilavı güzel yaparım. Yapımı çok kolay, lezzetli bir erişteli pilav tarifi vermek isterim.
1 su bardağı pirinç
1,5 su bardağı erişte
1 yemek kaşığı tuz
2 adet iri patates
tereyağı – sıvıyağı
Yapılışı: Bir tencereye bolca su konur.(Teflon tencere olması tercih edilir.) Su kaynayınca içine bir yemek kaşığı tuz ve pirinç konur. Pirinçler biraz kaynayıp hafif yumuşayınca erişte de konur. Yaklaşık beş dakika kaynayıp erişteler yumuşayınca bir süzgece süzülür…Tencerede tereyağı eritilir. (Arzu edenler biraz da sıvı yağ ekleyebilir. Ben ağır olmasın diye tereyağı ile fındık yağını karıştırarak kullanıyorum.) Bir kaseye yağ aktarılır. Patatesler soyulur. Yarım cm. kalınlığında yuvarlak dilimlenir. Tencerenin altını kapatacak şekilde patatesler yan yana dizilir. Üzerine süzgeçteki erişteli pirinç dökülür. Kasedeki yağ da delikli kepçeyle her tarafına gelecek şekilde üzerine serpilir. Tencere kısık ateşe konur. Ara sıra tencereyi ocak üzerinde çevirerek patateslerin hepsinin kızarması sağlanır. Sonra yuvarlak, geniş bir tabağa ters çevrilir. Altta pilav üzerinde de kızarmış patatesler
olur.Afiyet olsun.

Bir de Azerilere özgü bir dolma tarifi vereyim:
Lepeli Dolma (Patlıcan ve dolma biberiyle yapılır)
Malzemesi :
750 gr. kemiksiz koyun kuşbaşı (yaklaşık)
1 çay bardağı lepe
1 kilo patlıcan
4-5 tane dolma biberi
3 domates (veya 1 kaşık salça)
2 soğan
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı zerdeçal(sarıkök)
Tuz
Tereyağı –sıvı yağ

Yapılışı:
Patlıcanların sadece kafaları kesilir. Kabukları soyulmaz. Bir yerinden uzunlamasına bıçakla bir çizik açılır.(Karnıyarıktaki gibi) Bütün olarak kaynar suda 5 dakika haşlanır.biraz yumuşayınca çıkarılır soğuk suya atılır Soğuk suyun altında içindeki çekirdekler boşaltılır ve sıkılıp kenara konur. Parça et nohut büyüklüğünde küçük küçük doğranır. Haşlanır. Bir tarafta da lepe haşlanır.Sonra tencereye yağ konur. (Arzunuza göre tereyağı, sıvıyağ veya karışık) iki soğan doğranır, soğanla birlikte haşlanan etler biraz kavrulur, domatesler küçük doğranıp ilave edilir. Haşlanan lepe konur.Tuz, karabiber ve zerdeçal ilave edilir. Ocağın altı söndürülür…Daha önce hafif haşlanan patlıcanların içine tuz ile karabiber ve zerdeçal karıştırılarak hafif sürülür…Sonra patlıcana ve dolma biberlerine hazırlanan iç doldurulur. Tencereye biraz salçalı su ve sıcak su eklenir ocağa konur, kısık ateşte su iyice çekinceye kadar pişirilir.

BA Peki Azer hanım, çok teşekkür ederim.

AA Ben de size teşekkür ederim.






B VİTAMİNLERİ


Boza B grubu vitamin kaynağıdır. B vitaminleri yağların hazmolmasını kolaylaştırdığı için ishallerin meydana gelmesini önler. Ayrıca sinirleri dinlendirir, cilt sağlığını ve tırnakların kırılmamasını sağlar.
B-1,B-2,B-6 ve B-12 vitaminlerini icine alan gruptur. Istah, sindirim ve sinir sistemi icin gereklidir.
B grubu vitaminler; tahillar, yagsiz et, bobrek, yurek, beyin, karaciger, yerfistigi, tavuk, ceviz, yumurta, kepek ekmegi ve yagli tohumlarda bulunur.
Beslenme uzmanları kırk çeşit B vitamini tesbit etmişlerdir. Bunların tamamı tuz ve şeker gibi suda tahallül eder. Vücutta depolanmaları mümkün değildir. Bunun için günlük alınmaları gerekir.
Özellikleri: Suda erir, vücutta depo edilmez. Yiyeceklerin pişme suyu dökülürse kaybolur.
Faydaları: Gelişme, sinir ve sindirim sistemlerinin çalışmasını sağlar.
Eksikliği halinde: İştahsızlık, yorgunluk, mide, bağırsak bozukluğu, kabızlık, gelişme geriliği, sinir iltihapları görülür.
Bulunduğu gıdalar: Maya, karaciğer, et, balık, yumurta sarısı, süt, yağsız peynir, hububat, kuru baklagil, kuru kayısı, ıspanak, bezelyede bulunur.

Önceleri tek bir vitaminden, sonraları farklı bir çok maddeden ibaret olduğu anlaşılan B vitaminleri, birbirlerinin tamamlayıcısı durumunda oldukları için genellikle toplu halde verilirler. Toplu verilmeleri halinde daha yararlı olan bu vitaminlerin her birine ayrı ayrı adlar ve bazılarına da sayılar verilmiştir.
B vitamini kompleksi dediğimiz bu vitaminler topluluğunda şu B vitaminleri vardır :

1 B1 vitamini: Sığır etinde, tahıl kabuklarında ve bira mayasında bol miktarda bulunmaktadır.
Ayrıca iştahsızlık, sinir ağrıları ve gebelik hallerinde vücudun B1 vitaminine olan ihtiyacı çoğalır. Bu yüzden gebelere, iştahsızlara ve sinir ağrısı çekenlere bu vitaminden verilir.
B1 vitamini bol miktarda bakla, soya fasulyesi ve domuz etinde, bol sayılacak miktarda ekmek, ceviz, fındık, kuru bezelye ve yürekte, küçümsenmeyecek miktarda da karnabahar, kuşkonmaz, mısır ekmeği ve patateste bulunur.

2 B2 vitamini: Bu vitaminin noksanlığı gözde bazı bozukluklara, karanlıkta görme azalmasına yol açar. Fazla ışıktan korkma duygusu bile meydana getirir.
Rengi sarı bir pigment olan B2 vitamininin noksanlığında meydana gelen belirtilerde dilin kırmızılaşması, dudaklarda, ağız köşelerinde çatlakların meydana gelmesi de vardır.
Bu vitaminin noksanlığı daha çok açlık çekilen ülkelerde, esir kamplarında görülür.
B2 vitamini ağızdan ilâç şeklinde alınabilir. Ayrıca içinde bu vitaminin bulunduğu besinler de verilmek üzere belirtilerin yok edilmesi mümkün olur.
B2 vitamini süt tozu iie böbrek ve karaciğerde çok bol miktarda, peynir, süt, badem, yürek, kuru bezelye ve kuru fasulyede ise bol miktarda bulunur. Ayrıca mantar, kuşkonmaz, yer fıstığı, soya fasulyesi ve yeşil fasulyede de bu vitamin vardır.

3 Nikotin Asidi: Nikotinin okside olması ile meydana gelen bu vitamin ette, karaciğerde ve mayada bulunur. Bu vitaminin eksik olduğu vücutlarda pelegra adı verilen hastalık kendini gösterir. Bu hastalıkta,
başta ruhi bozukluklar olmak üzere ishal, kansızlık, deri iltihapları ve ağız içinde yaralar ortaya çıkar. Ancak, hastaya nikotin asidi verilerek bu belirtileri kısa zamanda yok etmek mümkündür.
Bu vitamin damarlar üzerinde etkilidir. Deri damarlarının bozukluklarında, beyin damarlarının sıkışma ve tıkanma durumlarında, astımda, göğüs anjininde bu vitamin kullanılır. Ancak, nikotin asidinin amid şekli damarları genişletmez, bu nedenle pelegranın tedavisinde nikotinamid kullanmak yolu seçilir.

4 Folik Asit: Yeşil yapraklı sebzelerde, buğdayda, yulafta, bira mayasında, balıkta, soya fasulyesinde, pirinçte, kesilmiş sütte, yumurta sarısında bulunur. B vitaminleri arasında önemli bir yeri bulunmaktadır.
Bu vitaminin eksikliği kansızlığa sebep olur. Akyuvarlarda, kanın pıhtılaşmasına yarayan hücrelerde (trombosit) azalmaya yol açar.
Böyle hastalara folik asit verilmek suretiyle kansızlığın üç - dört gün içinde giderilmesi mümkün olur, akyuvarlarda trombositlerin fazlalaşması sağlanır.
Karaciğer sirozu ile gebelik ve loğusalıktan ileri gelen kansızlıklarda folik asit çok kullanılır. Ayrıca çocukluk çağı kansızlıkları ile beslenme bozukluğu kansızlıklarında da bu vitamin yararlıdır.
Bu vitamin eksikliğinde hastanın durumuna gereken önem verilmeli, noksanlık giderilmelidir.

5 B12 vitamini: İnsan bağırsağındaki çeşitli bakterilerin de oluşturduğu bu vitamin pek çok bitkinin kökünde, sığırın böbreğinde, karaciğerinde ve dilinde vardır.
Bu vitaminin en önemli yararı kan yapıcı olmasıdır. Bir çok etkilerinin yanında bu niteliğinden dolayı gereği çok olan B12 vitamini, içinde fosforla siyanür de bulunan organik bir bileşiktir. Kırmızı renktedir. Bu rengi kobalttan alır.
Bileşim yönünden birbirine yakın, fakat etki bakımından farklı pek çok çeşidi vardır.
İğneyle ve ağız yolu ile kansızlara verilen bu vitamin, sinir iltihaplarında, bilhassa siyatiklerde önemli rol oynar.

6 B6 vitamini: Kimyasal adı «prydoxine» dir. Gebelerin bulantı ve kusmalarında, kansızlıklarda kullanılır. Sebzelerin bir çoğunda, karaciğerde, buğdayda ve bira mayasında vardır.

7 Biyolin: Vücuttaki noksanlığınaa ruhi bozukluk, kansızlık, deride döküntüler meydana gelir. Yumurta sarısında ve karaciğerde bol miktarda bulunur. Mayada da biyotin vardır. Bu vitamine «H vitamini» adı da verilir.

Baharatlı Tavuk Kanatları


12 adet tavuk kanadı
400 gr kestane unu
500 ml fındık yağı
1/2 çorba kaşığı zencefil
1 çay bardağı soya sos
1/2 çay bardağı pirinç sirkesi
1/2 çay kaşığı pul biber
1 çay kaşığı yeni bahar
1/2 çay kaşığı kimyon

Un, yağ ve tavuk dışındaki tüm malzemeleri karıştırın.
Tavukları karışıma ilave edin ve en az 1 saat buzdolabında marine edin.
Tavukları süzdürün ve kestane ununa bulayın.
Fındık yağında kanatlar renk değiştirene kadar kızarttıktan sonra kağıt havluya çıkartın.

Baharatlı Tavukla İspanyol Böreği (Empanadas)


Hamur için :
2 Su Bardağı Buğday Unu (200g)
Mısır Unu (60g)
8 Yemek Kaşığı Tereyağı
2 Adet Yumurta
1 Tutam Taze Kekik Veya Toz Kekik
1/2 Çay Kaşığı Tuz
İçi için:
3-4 adet Yıkanmış ve Kuşbaşı Doğranmış Tavuk Göğsü
1 Limon Suyu
2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
1 Adet Soğan (İnce Kıyılmış)
1 Adet Kırmızı Biber (İnce kıyılmış)
2 Adet Yeşil Biber (İnce kıyılmış)
1 Yemek Kaşığı Ezilmiş Sarmısak
1 çay Kaşığı Kimyon
Bir Tutam İnce Kıyılmış taze kişniş ve Maydanoz
Tuz ve Karabiber
Üzeri için:
1-2 Yemek Kaşığı Su
1 Adet Yumurta
Kızartmak için:
Mısır veya Fındık Yağı
Portakal Sosu için:
Salsa Sos:
1 Çay bardağı Taze Portakal Suyu
1 Çay Kaşığı Hazır Acı Sos veya Kırmızı Toz Biber

Un ve mısır ununu eleyerek bir karıştırma kabına aktarın. Üzerine tuz, ve tereyağını ilave edin.
Parmak uçlarınızla, tereyağı eriyip, karışım kum kıvamına gelene kadar ovuşturun.
Üzerine kekik ve yumurtayı ekleyin. Hamur kıvamını Alana kadar yoğurun. Gerekirse 1-3 yemek kaşığı sui lave edin.
Hamurun üzerini filmle kapatarak buzdolabında 30 dakika dinlendirin.
Bir karıştırma kabında tavuğu limon suyu, kişniş ve maydanoz ile marine edin.
Orta boy bir tencerede, sıvıyağı kızdırın, sarmısak, biberler, kimyon ve soğanı soteleyin. Üzerine tuz, karabiber ve isteğinize gore acı baharatlar ekleyip, tavuklu karışıma ekleyin.
Buzdolabında dinlenmiş hamuru, cevizden biraz daha büyük parçalar halinde yuvarların ve merdane yardımıyla açın.
İçerisine, 1er yemek kaşığı tavuklu karışım ilave edip, e böreği şeklinde kapatın.
1 lt kızgın yağda her iki tarafı eşit kızaracak şekilde, altın rengini alana kadar kızartın.
Havlu peçete üzerine alıp yağın fazlasını alın, portakallı sos ile servis edin.


Baharatlı ve Erişteli Tavuk Çorbası


Eyüp Sevinç

1 bütün tavuk
50 gr noodle (sıcak suda bekletilmiş)
4 adet katı haşlanmış yumurta (dilimlenmiş)
1,5 su bardağı soya filizi
5 yemek kaşığı kereviz sapı (iri doğranmış)
½ adet kırmızı soğan (yemeklik doğranıp kızartılmış)
Baharatlı macun için;
15 adet kıska soğan (shallot)
10 diş sarımsak
15 adet fındık
2 parmak kalınlığında taze zencefil
2 çay kaşığı toz zerdeçal
2 yemek kaşığı taze kişniş
3 yemek kaşığı sıvıyağ
3 sap lemongrass (ezilmiş)
1 yemek kaşığı rendelenmiş lime kabuğu

Tavuğu 1,5 lt suda 30 dakika kadar haşlayın. Baharatlı macun için; soğanları, sarımsakları, fındıkları ve zencefili doğrayın. Zerdeçalla ve yeterli miktarda yağ ile birlikte robotta çektirin. Kalan yağı bir tavada ısıtın. Kalan baharatlarla birlikte hazırladığınız macunu sürekli karıştırarak orta ateşte 4-5 dakika süreyle çevirin. Hazırladığınız macunu tavuğun bulunduğu tencereye aktarın ve beraberce 20 dakika kaynatın. Tuz ve karabiberini ekleyerek lezzetlendirin. Tavuğu sudan çıkarın. Kemiklerini temizleyip etlerini parçalara bölün. Baharatlı tavuk suyunu süzün ve tekrar tencereye alıp ocakta ısıtın. Servis kaselerinizi hazırlayın. İçlerine tavuk etlerini, noodle’ı yumurta dilimlerini, soya filizlerini ve kereviz saplarını paylaştırın. Üzerlerine baharatlı tavuk suyundan ilave edin ve kızarmış kırmızı soğanlardan serpiştirerek servis edin.


Ballı Tavuk Göğsü


100 gr tavukgögsü
1 çay bardağı süt
200 gr tozbadem
200 gr pirinçten hazırlanan sübye
50 gr margarin
Bir tutam tuz
Biraz bal
2 bardak sıvıyağ
Biraz fındık
Biraz tarçın
Biraz gülsuyu
Biraz ceviz

100 gram tavuk göğsünü haşlayın. Sıcakken eti didikleyin. Blenderden geçirin (karışım krema gibi olmalı). Tavuğu bir tencereye aktarın. Sütü, bademi, margarini, sübyeyi ve tuzu ekleyin. Kısık ateşte iyice kıvam bulup, artık kaşığa toplanan bir hamur olana dek karıştırarak pişirin. Hamuru iyice soğuyuncaya dek dinlendirin. Elinizle ufak toplar halinde yuvarlayın. Fritözde veya kızdırılmış bol sıvıyağda iyice kızartın hepsini. Servis yaparken üzerine bal ve arzu ettiğiniz malzemeleri ekleyin.

Bebeklere Dengeli Beslenme


Bebeğiniz artık yaşamının ikinci yılına girdi, yürümeye bile başladı. Onun ilerdeki yaşamı için de büyük önem taşıyan bu dönemde, dengeli bir beslenme programı izlemek şart. Bunun için proteinden minerallere kadar her türlü besini almalı.
Çabucak büyüyüp, yürümeye başlayan bebeğiniz, gelişimi için bol miktarda proteine, enerji için karbonhidratlar ile yağlara, vücudu için yağda eriyebilen vitaminlere ve kemiklerinin daha iyi gelişebilmesi için de kalsiyuma gereksinim duyar. Bu dönemde bebeğinizin ihtiyaç duyduğu günlük besin miktarı:
2-3 su bardağı süt (içmesi ve yemeklerine karıştırmak için)
3-4 çorba kaşığı tahıl ve tohum tarzı besinler
1-2 çorba kaşığı et, tavuk, balık, yumurta, fındık, fıstık (fıstık ezmesi de olabilir)
3-4 çorba kaşığı sebze ve/veya meyve (meyve ve sebzelerden en az biri bol C vitamini içeren narenciye, çilek, böğürtlen, domates, kabak, brokoli olmalı). Bu sebze ve meyvelerin suyunu da sıkabilirsiniz.
Bebeğin kişisel besin ihtiyacı değişiklikler gösterebilir. Bazı bebekler çok iştahlıyken bazılarına yemek yedirmek bir işkencedir. Sizin çocuğunuzun enerjisi, hareketliliği ve iştahı onun günlük besin ihtiyacını belirleyen temel değişkenlerdir. Bebeğinizin günlük besin gereksinimini saptamanın yolu onun hasta olma sıklığı, gözle görülür halsizlik, yorgunluk durumları ve rahatsız geçirdiği gecelerin sıklığını not etmenizdir.
Eğer yukarıda saydığımız durumlar çocuğunuzda görülmüyorsa, sağlıklı ve mutluysa kesinlikle iyi besleniyor demektir. Fazla yemek yemek bebeğinizin sağlığı açısından sakıncalıdır. Yukarıdaki listede verdiğimiz miktarlar hareketli bir çocuğun hayatının ikinci yılma başlarken, gelişimi açısından yeterli olacaktır. Eğer çocuğunuz yemeğini "sömürür gibi" yiyor ve biraz daha vermeniz için gözünüzün içine bakıyorsa, katı kalpli olun ve "hayır" deyin. Unutmayın, sağlıklı bir yetişkin olması sizin onu bebeklikten itibaren iyi beslemenize bağlı. Eğer çocuğunuzun yemeğe hiç merakı yoksa bu çözümlenmesi gereken bir soruna işaret eder. Hiç kuşkusuz çocuğunuzun onun yemesini istediğiniz yemekleri yemesi için fazla zorlamak iyi bir yöntem değil. Eğer bebeğiniz bu hafta yeşil sebzelere ilgi duymuyorsa o zaman ona tahıl bazlı yiyecekler verebilirsiniz. Eğer tahıl istemiyorsa ona kepekli ekmek, tost ekmeği veya kraker yedirmeyi deneyebilirsiniz. Eğer yoğurda hayır diyorsa o zaman sütlü pudingleri veya yine sütle hazırlanmış tatlıları deneyin. Yemek konusunda bir noktaya kadar çocuğunuzun kişiliğine saygı gösterin.
DENGELİ BİR REJİM: Bebeğinizin ilgi gösterdiği yiyeceklere dikkat edin. Seçimleri size çoğu kez alışılmadık, hatta garip gelse bile çoğu kez dengeli bir beslenme şeklini tutturduğunu göreceksiniz. İki üç haftada bir değiştirilen bir yemek programı, çocuğa her gün dayatılan ve değişmeyen bir programdan çok daha başarılı olacaktır. Çocuğunuzu geniş bir yelpaze oluşturan değişik yiyeceklere bir an önce alıştırabilirseniz, uzun vadede yaptığınız işin yararlarını anlayacaksınız. Eğer bu hafta bebeğiniz sadece ve sadece fıstık ezmeli ekmek yemek istiyorsa onu başka şeyler yemeye zorlamak yerine ekmeğin beyaz unla değil daha besleyici unlarla yapılmış olmasına dikkat etmeniz yeterli. Ancak arada ekmeğin üzerine peynir veya çeşitli sebzeler koyarak tepkisini ölçmeye çalışın. Eğer bu formül de işe yaramazsa nasıl olsa gelecek hafta tercihini değiştirecektir.
SUYUN ÖNEMİ: Bebek beslenmesinin temel taşı, aynen yetişkinlerde de olduğu gibi su. Bebeğin sağlıklı gelişimi açısından içtiği suyun içinde zengin minerallerin bulunması son derece önemli.

Besinlerin Doğru Pişirilmesi


1 Sebze yemeği yaparken, bir kilo sebzeye iki yemek kaşığı sıvıyağ koyun. Etli sebze yemeklerinde ise dışardan yağ ilavesi yapmanıza gerek yok.
2 Pişirirken yağda kızartma, kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu ısıda pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz.
3 Yemeklere lezzet vermek için sadece yağa ve sosa odaklanmayın. Sebze ve baharatlarla farklı tatlar yaratın.
4 Sos ve çorbaları krema yerine düşük yağlı sütle pişirin.
5 Evde tuzu ve yağı daha az tüketmesi gereken birey varsa herkese aynı tencerede yemek pişirin. Daha sonra bir miktar ayırıp tuz ve yağ ilave edin.
6 Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya az miktarda pekmez deneyin.
7 Dondurulmuş patatesi kızartmak yerine bir de fırınlayarak deneyin.
8 Yemek pişirmeye zamanınız yoksa sebzeyi haşlayıp salataya karıştırın veya yoğurtla deneyin.
9 Kek ve ya kurabiyelerde yağı azaltmak için yağsız süt tercih edin.
10 Izgaranızı sadece et, tavuk ve balık için değil, domates, biber, kabak, mantar, soğan dahil diğer tüm sebzeler için deneyebilirsiniz.
11 Tavaya yağ koymadan pişirme yapmak istiyorsanız biraz su damlatın ve kısık ateşte pişirme yöntemi uygulayın.
12 Fırında yağsız pişirme için yağlı kağıttan faydalanın.
13 Tavuğu haşladıktan sonra suyunu, üzerindeki yağı alıp daha sonra sebze veya çorbalarınıza ekleyebilirsiniz.
14 Katı meyve veya sebze sıkacağından çıkan posayı keklerin içine koyarak posa tüketiminizi artırabilirsiniz.
15 Bir yumurta ve iki yumurta beyazını karıştırın. Tavaya yağ yerine çok az su koyup sebzelerle beraber pişirin.
16 Çay saati canınız börek isterse bir yufka içine üç yemek kaşığı lor peyniri, biraz maydanozla gözleme şeklinde dörde katlayın. Bir tatlı kaşığı zeytinyağla üç yemek kaşığı light yoğurdu üzerine sürün ve teflon tavada hafif ateşte iki yüzünü pişirin.
17 Pirinç yerine bulgur tercih edin. Glisemik indeksi düşük olan bulgur, kan şekeri seviyenizi dengeler, içerdiği lif ve proteinler pirince göre daha yüksektir. İki yemek kaşığı bulgur bir ince dilim ekmeğe eşittir.
18 Hamurlu ve yağlı tatlılar yerine meyveleri fırınlayın veya kuru meyvelerle tatlı yapmayı deneyin.
19 Meyve suyundan gelen kaloriyi azaltmak için sulandırın veya maden suyuyla karıştırın.
20 Domates ve soğanı yemeklerde bol kullanın. Kalori değeri düşük, su oranı yüksek olduğu için doyurucudur ve antioksidant kapasitesi yüksek.
21 Et veya tavuğun yanına karbonhidrat içeren patates, pilav yerine kalorisi çok düşük olan mantarı seçin. Soğan, domates ve taze sebzelerle sote edebilirsiniz.
22 Patatesi kızartmak yerine fırında sütle pişirmek çocuklarınız için çok daha iyi bir seçimdir.
23 Yulaf, kepek unu ve kuru meyvelerle kendi müslinizi hazırlayabilir, fındık, ceviz, badem ekleyebilrisiniz.
24 Tarçın şeker ihtiyacını azaltır meyve salatası, bitki çayları ve sütünüzün içine eklemeyi deneyin.
25 Evde mutlaka taze sebze ve meyve bulundurun. Çocuğunuzun atıştırma alışkanlığı varsa salatalık, havuç ve minik domateslere farklı şekiller verin.

Besinlerin Protein Değerleri


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Besinlerin yenebilen 100 gramlarının sağladığı ortalama protein miktarları:
BESİNLER PROTEİN (Gr.)
Et ve Et Ürünleri:
Sığır eti (orta yağlı) 18,7
Koyun eti (orta yağlı) 17,0
Tavuk 19,0
Tavşan 21,0
Keçi 18,4
Beyin 10,3
Yürek 16,5
Böbrek 16,0
Karaciğer 20,0
Akciğer 14,6
Dil 16,2
Sosis 12,5
Salam 12,1
Balık (orta yağlı) 19,0
Yumurta 12-13
Süt Türevleri
İnek sütü (orta yağlı) 3,5
Keçi sütü 3,3
Manda sütü 4,0
Yoğurt 3,2
Taze çökelek 35,0
Kuru çökelek 54,9
Kaşar peyniri 27,0
Beyaz peynir (yağlı) 22,5
Beyaz peynir (yağsız) 19,0
Tulum peyniri 15,9
Süt tozu (yağlı) 26,0
Süt tozu (yağsız) 36,0
Krema (%20 yağlı) 2,9

Kuru Baklagiller:
Bakla 25,0
Barbunya 21,0
Nohut 19,2
Fasulye 22,6
Börülce 23,1
Mercimek 23,7
Bezelye 22,5

Yağlı Tohumlar ve Kuruyemişler:
Kabak çekirdeği içi 30,3
Ayçiçeği çekirdeği içi 25,0
Karpuz çekirdeği içi 32,2
Susam 20,0
Ceviz içi 15,0
Kestane 2,8
Fındık içi 12,6
Yer fıstığı 25,5
Çam fıstığı 35,2
Badem içi 18,6
Yeşil fıstık 20,0
Yağlar ve Yağlı Besinler
Sadeyağ 0,3
Tereyağı 1,0
Zeytinyağı -
Margarin 0,6
Öteki bitkisel yağlar -
Siyah zeytin 1,8
Yeşil zeytin 1,5
Şeker ve Şekerli Besinler
Şeker -0
Reçel -0
Pekmez -0
Bal 0,3
Tahin helvası 10,5
Tahıl ve Ürünleri
Buğday 11,5
Mısır 9,4
Pirinç (az kepekli) 7,1
Pirinç (kepeksiz 6,7
Arpa 9,7
Buğday unu (%80 randımanlı 11,7
Buğday unu (%72 randımanlı) 10,9
Bulgur 12,5
Beyaz ekmek 7,2
Bazlama 8,7
Makarna 11,0
Tarhana 14,1

Sebzeler:
Ispanak 2,8
Semizotu 2,0
Asma yaprağı 3,8
Bakla 5,7
Bamya 2,2
Bezelye 7,0
Enginar 3,0
Domates 0,8
Fasulye 2,0
Lahana 1,7
Salatalık 0,7
Karnabahar 2,4
Yeşil kabak 0,6
Sarı kabak 1,0
Patlıcan 1,0
Marul 1,7
Patates 1,8
Pırasa 1,8
Yeşil soğan 1,5
Kuru soğan 1,4
Pancar 1,7

Meyveler:
Elma 0,3
Kayısı 0,8
Muz 1,2
İncir 1,4
Üzüm 0,6
Erik 0,6
Kiraz 1,8
Ayva 0,6
Limon 0,7
Portakal 0,8
Böğürtlen 0,8
Kara dut 0,9
Çilek 0,8
Nar 0,8
Armut 0,3
Şeftali 0,3
Kavun 0,5
Karpuz 0,5

Besinlerin, protein, yağ, karbonhidrat, su, tuz cetveli


Besinlerin protein, yağ, karbonhidrat, su, tuz ve kalori cetvelleri Prof. Cihat Abalıoğlu'nun "Teşhisten, Tedaviye" adlı kitabından alınmıştır.

100 gram besin........Protein - Yağ - Karbonhidrat - Su - Tuz - Kalori

Kasap etleri:
Sığır eti (normal)....20,0 - 8,0 - - — - 71 - - 130 - 158
Sığır eti yağsız......21,5 - 0,0 - 0,5 - 65,4 - - — - 94
Sığır eti az yağlı....19,9 - 7,3 - 0,4 - 71,0 - - — - 156
Yağlı sığır eti ve koyun eti......18,9 - 24,5 - 0,3 - 55,3 - - — - 307
Çok yağlı sığır eti ve koyun eti..20,5 - 38,5 - - — - 47,3 - - — - 425
Dana eti..21,0 - 7 - - - 71 - - - - 150
Koyun eti.19 - 7 - - - 73 - 170 - 143
Yağsız koyun eti......19,7 - 2,3 - 0,4 - 76,7 - - — - 109
Yağlı koyun eti.......17,0 - 28,4 - 0,3 - 53,5 - - - - 335
Kuzu eti (Bud, göğüs).17,8 - 22,6 - - — - 58,6 - - — - 283
Keçi eti..20,7 - 4,3 - 0,5 - 73,4 - - 84 - 127
Tavşan eti21 - 8 - - — - 70 - - — - 161

Sakatat
Dil.......15,7 - 17,6 - 0,1 - 65,6 - - — - 229
Yürek.....17,6 - 10,1 - 0,3 - 71,1 - - — - 167
Karaciğer.19,9 - 3,7 - 3,3 - 71,6 - 140 - 130
Böbrek....18,5 - 4,5 - 0,4 - 75,6 - 320 - 119
Dalak.....17,8 - 4,2 - 1,0 - 75,5 - - - - 116
Akciğer...15,2 - 2,5 - 0,6 - 79,9 - - — - 88
Dana beyni.9 - 8,6 - - — - 81 - - 290 - 117
Uykuluk...28 - - 0,4 - - — - 70 - - — - 119

Et mamulleri
Jambon....25 - 24 - - - - 49 - 3400 - 335
Yağsız jambon.........24,4 - 8,0 - - — - 61,7 - - — - 173
Yağlı jambon..........24,7 - 36,5 - - - - 28,1 - - — - 441
Sığır dili24,8 - 31,6 - - — - 35,7 - - — - 394
Sucuk.....27,8 - 48,4 - - — - 17 - 8000 - 564
Pastırma..27,13 - 15,88 - — - 36,22 - — - 316

Av etleri
Tavşan....23,0 - 1,1 - 0,5 - 74,2 - - - - 107
Keklik....24,3 - 1,4 - 0,5 - 72,4 - - - - 114
Karaca....20,8 - 1,9 - 0,4 - 75,8 - - - - 105
Yaban ördeği..........22,7 - 3,1 - 0,5 - 72,5 - - - - 124

Kümes etleri
Ördek.....21,0 - 5,0 - - - - 73 - - - - 132
Kaz...,...16 - 30,0 - - - - 52 - - - - 345
Tavuk.....20 - - 5,5 - - — - 74 - - 140 - 125
Hindi.....23,7 - 8,5 - 0,5 - 66,3 - 170 - 178

Balıklar
Yılan balığı..........18,0 - 7,8 - - - - 72,9 - - - - 146
Uskumru...18,9 - 8,9 - - — - 70,8 - - — - 160
Turna balığı..........18,4 - 0,5 - - — - 79,6 - - — - 80
Sazan balığı..........19,8 - 1,9 - - — - 77,9 - - — - 99
Sardalya (tuzlu)......26,5 - 3,3 - 0,7 - 46,8 - - - - 142
Kutu sardalya (zeytinyağlı).......23,9 - 14,4 - 1,3 - 54,2 - - — - 237
Ton balığı (konserve).27,2 - 17,3 - 0,3 - 48,1 - - — - 274
Balık yağı..- - 96 - - — - 0,5 - - — - 893

Süt ve sütten yapılan gıdalar
Anne sütü..1,3 - 3,8 - 6,8 - — - - — - 70
İnek sütü..3,4 - 3,6 - 4,8 - 87,5 - 160 - 67
Keçi sütü..3,6 - 3,9 - 4,7,87,1 - - 22 - 70
Manda sütü.5,6 - 7,0 - 4,6 - — - - — - 103
Yağsız süt.3,6 - 0,8 - 4,6 - 90,2 - - — - 41
Koyun sütü.5,4 - 6,1 - 4,7 - — - - — - 98
Kaymak (sulu)..........3,5 - 10,0 - 4,0 - 81,9 - - — - 124
Kaymak (koyu)..........2,7 - 30,0 - 3,0 - 64,0 - . 130 - 302
Ayran......3,7 - 8,7 - 3,7 - 90,9 - 160 - 37
Yoğurt (inek sütünden).3,7 - 4,4 - 2,2 - — - - — - 78
Tereyağı (tuzsuz)......0,7 - 83,7 - 0,8 - 14,8 - 690 - 785
Tuzlu tereyağı.........0,6 - 83,8 - 0,5 - 13,2 - 1500 - 784
Lor.......17,2 - 1,2 - 4,0 - 76,5 - — - 98
Süt tozu..25,2 - 26,0 - 37 - 5,3 - - — - 504

Peynirler
BEYAZ PEYNİRLER:
Edirne yağlı..........13,8 - 27,3 - - — - 55 - - 3200 - 310
Edirne yağsız.........18,7 - 0,7 - 11,7 - 61 - - 4250 - 131
Tulum peyniri.........26,0 - 14,7 - 3,3 - 50 - 2570 - 257
Dil peyniri...........22,3 - 21,3 - - — - 53 - - 60 - 290
Lor peyniri9,4 - 16,0 - 5,2 - 67 - - 10 - 209

KAŞAR PEYNİRİ
Balkan kaşarı.........25,4 - 28,3 - 3,9 - 36 - 3140 - 384
Kars kaşarı...........27,2 - 28,8 - 11,8 - 26 - 2580 - 428
Çerkez peyniri........34,9 - 43,5 - 1,3 - 12 - 4530 - 553

Yumurtalar
Kabukla beraber bir yumurta 50 gr..5,6 - 5,3 - 0,3 - 32,8 - - 70 - 74
Tavuk (kabuğu 5,5 gr.).3,8 - — - 0,2 - 25,3 - - — - 16
Yumurta beyazı (29,5 gr.)..2,5 - 4,9 - 0,4 - 7,9 - - — - 57
Yumurta sarısı (15,5 gr.)..8,5 - 8,7 - - — - 42,3 - - — - 114

Yağlar
Hayvani ve nebati yağlar.— - 99,0 - - — - — - - — - 920
Tereyağı (tuzlu)..0,6 - 83,8 - 0,5 - 13,2 - 1500 - 783
Sığır iç yağı.....0,5 - 98,2 - - — - 0,5 - - — - 915
Koyun iç yağı.....0,5 - 97,2 - - — - 0,5 - - — - 906
Balık yağı.— - 99,8 - - — - — - - — - 928
Margarin...0,4 - 84,6 - 0,4 - 12,3 - - — - 791
Vejetalin..— - .99,8 - - — - 0,15 - 1000 - 928 - 1500
Zeytinyağı, fıstık yağı— - 99,4 - 0,2 - 0,35 - — - 925
Jelatin...84,2 - 0,1 - - — - 13,6 - - — - 346

Unlar
Un........10 - - 2,2 - 73 - 12 - - 3 - 364
Yulaf unu, yulaf ezmesi...........14,4 - 6,8 - 66,5 - 9,8 - 203 - 395
Mısır unu..9,6 - 3,1 - 71,7 - 13,0 - - — - 362
Nişasta unu1 - - — - 84 - 14 - - 24 - 350
Patates unu0,9 - 0,1 - 80,7 - 17,8 - - 8 - 335
Gevrek unu.7,2 - 0,5 - 69,8 - 18,0 - - — - 320
ince kepek16,1 - 4,8 - 21,7 - 12,0 - - — - 248
Kalın kepek...........14,3 - 4,5 - 15,2 - 12,0 - - — - 167

Ekmekler
Buğday ekmeği.6,6 - 0,5 - 55,9 - 35 - - 500 - 257
Kara ekmek.8,0 - 1,0 - 45 - 40 - - 500 - 225
Ufak francala ekmeği.6,8 - 0,5 - 57,8 - 33,7 - 370 - 270
Çavdar ekmeği..7,5 - 0,3 - 52,8 - 38,5 - 560 - 246
Kara ekmek.6,5 - 0,6 - 48,3 - 42,0 - - - - 230
Mısır ekmeği.5,8 - 1,7 - 45,7 - 43,8 - 1380 - 227
Bisküvi....8,8 - 9,1 - 73,4 - 7,5 - 200 - 422
Makarna, şehriye vs.13,0 - 2,0 - 72,0 - 13,0 - - 67 - 370

Şeker ve şekerden yapılan gıdalar
Şeker......— - — - 100 - — - 130 - 410
Pekmez.....9,5 - — - 64,5 - 22,5 - Eser - 303
Süzme bal..0,4 - — - 81,0 - 18,5 - Eser - 334
Kakao......22,3 - 26,5 - 31,0 - 5,5 - - — - 465
Çikolata...7 - 27,0 - 55 - 1,5 - - 30 - 520
Sütlü çikolata.........6,9 - 31,7 - 48,0 - 2,5 - - 15 - 520
Ceviz-fındıklu çikolata..9,4 - 46,2 - 23,7 - 1,7 - - — - 565
Badem kurabiyesi.......11,1 - 23,9 - 23,0 - 10,1 - - — - 485
Badem ezmesi...........9,3 - 28,5 - 46,7 - 13,8 - - — - 495
Bonbon.....2,1 - 0,2 - 92,9 . 0,3 - - — - 388
Pralin.....3,6 - 12.4 - 74,8 - 7,5 - — - 436
Çikolatalı bonbon......6,6 - 20,0 - 64,7 - 6,4 - - — - 479

Kuru sebzeler
Mercimek..26 - - 1,9 - 52,8 - 12,3 - 138 - 341
Bezelye...23,4 - 1,9 - 52,7 - 13,8 - 58 - 330
Bakla.....25,7 - 1,7 - 47,3 - 14,0 - - — - 315
Fasuyle...23,7 - 2 - - 56,1 - 11,2 - - 93 - 346
Nohut.....25,7 - 1,8 - 57,2 - 11,3 - - - - 357
Patates....2,0 - - - 20 - 75 - - 82 - 90
Yerelması..1,9 - 0,2 - 16,4 - 79,1 - - — - 77

Kuru yemişler (kabuksuz)
Fıstık....27,5 - 14,5 - 15,7 - 7,5 - - — - 591
Fındık....17,4 - 62,6 - 7,2 - 7,1 - 110 - 628
Taze kestane.6,1 - 4,1 - 39,7 - 47,0 - - 10 - 226
Kuru badem.21,4 - 53,2 - 13,2 - 6,3 - - — - 637
Çam fıstığı.39,1 - 49,7 - 3,5 - 2,3 - - — - 367
Şam fıstığı.22,3 - 54,0 - 13,8 - 4,2 - - - - 650
Kuru ceviz.16,7 - 58,5 - 13,0 - 72 - - 170 - 666
Taze ceviz.13,8 - 48,2 - 10,7 - 23,5 - - - - 549

Taze meyveler
Elma (kabuk ve koçanla beraber).0,4 - 0,64 - 13 - 82 - - — - 58
Armut (kabuk ve koçanla beraber).0,4 - 0,26 - 13 - 79 - - — - 56
Kayısı.....0,9 - 1,20 - 10,5 - 80,5 - - 1 - 50
Kiraz......0,8 - 0,64 - 15,1 - 77,2 - 100 - 67
Vişne......0,9 - 1,7 - 11,3 - 80 - - 38 - 57
Şeftali....0,7 - 0,76 - 13,3 - 47,4 - - 3 - 61
Erik.......0,8 - 0,90 - 15,7 - 75,6 - - 2 - 71
Kara erik..0,7 - 0,75 - 13,9 - 77,1 - - — - 66
Portakal...0,8 - 1,35 - 12,6 - 84,3 - - 7 - 61
Muz........1,3 - 0,38 - 22,8 - 73,8 - 200 - 100
Limon......0,7 - 5,39 - 8,4 - 82,6 - - 7 - 37
Limon suyu.0,3 - 6,83 - 2,7 - 89,7 - - — - 40
Mandalin...0,8 - 1,42 - 8,5 - 87,5 - - 8 - 44
Zeytin.....3,2 - 39,9 - 8,6 - 25,5 - - 5 - 417
İncir......1,35 - - - 17,5 - 79 - - 70 - 77

Salkımlı meyveler
Çilek......1,3 - 1,84 - 7,8 - 85,4 - - — - 45
Ağaç çileği.1,4 - 1,64 - 6,8 - 84,0 - - 3 - 40
Üzüm.......0,7 - 0,77 - 17,7 - 79,1 - - 9 - 79
Dut........1,4 - 0,77 - 11,6 - 83,6 - - - - 56
Karpuz.....0,8 - 0,1 - 6,4 - 91,5 - - - - 30

Kuru meyveler
Erik (çekirdeğiyle beraber).1,9 - 0,5 - 51,4 - 26,9 - - - - 230
Hurma (çekirdeğiyle beraber).1,9 - 0,6 - 72,2 - 18,5 - - - - 315
incir......3,3 - 1,31 - 58,8 - 26,1 - - — - 270
Kuru üzüm..1,6 - 1,2 - 66,2 - 25,4 - - — - 295
Kuşüzümü...2,8 - 1,3 - 77,3 - 21,2 - - - - 341
YağlTzeytin % 14,5.....9,7 - — - 8,9 - 74,3 - - — - 172

Murabbalar
Domates salçası.5,4 - 3,12 - 14,6 - 67,3 - - — - 95
Erik marmeladı..1,5 - 1,54 - 54,8 - 39,6 - - — - 237
Kayısı reçeli"..0,6 - 0,99 - 68,4 - 29,2 - - — - 287
Portakal reçeli.0,4 - 0,72 - 71,7 - 26,4 - - - - 299
Çilek reçeli....0,6 - 0,75 - 63,2 - 29,3 - - — - 285
Ağaç çileği reçeli.1,1 - 1,26 - 68,5 - 27,7 - - - 290
Kiraz reçeli....1,0 - 0,84 - 68,4 - 27,7 - — - 285
Ayva reçeli.0,3 - 0,71 - 50,0 - 47,4 - - — - 206
Elma jölesi.0,3 - 1,09 - 47,7 - 23,6 - - — - 312

Taze sebzeler
Kereviz....1,4 - 0,3 - 8,8 - 77,3 - 250 - 45
Havuç......1,0 - — - 8,5 - 87 - - 61 - 40
Pancar.....1,3 - 0,1 - 6,8 - 79,9 - - 10 - 34
Şalgam.....0,8 - 0,1 - 3,9 - 94,2 - - 58 - 20
Bayır turpu1,9 - 0,1 - 8,4 - 86,9 - 120 - 43
Kırmızı turp1,2 - 0,2 - 3,8 - 93,3 - - 71 - 32
Sarımsak...6,8 - 0,1 - 26,3 - 64,7 - 50 - 137
Pırasa.....2,8 - 0,3 - 6,5 - 87,6 - - 40 - 41
Soğan......1,3 - 0,1 - 9,4 - 87,8 - - — - 45
Kuşkonmaz..1,6 - 0,1 - - 1,7 - 95,3 - - 69 - 14
Igpanak....2,3 - 0,3 - 1,8 - 93,3 - 210 - 20
Kuzukulağı.2,4 - 0,5 - 0,4 - 92,2 - - - - 16
Marul......2 - - - - 2,5 - 93,5 - - - - 20
Salatalık..1,4 - 0,3 - 1,9 - 94,9 - 271 - 23
Kıvırcık salata.1,8 - 0,1 - 2,6 - 94,1 - - — - 19
Tere.......1,9 - 0,1 - 0,5 - 92,3 - - — - 11
Maydanoz...3,7 - 0,7 - 6,7 - 85,1 - - — - 50
Karnabahar.2,5 - 0,3 - 4,6 - 90,9 - - 48 - 32
Brüksel lahanası.5,3 - 0,5 - 6,7 - 84,6 - - 66 - 54
Kırmızı lahana.1,7 - 0,2 - 4,8 - 91,6 - - 65 - 29
Lahana.....1,5 - 0,2 - 4,2 - 91,2 - - 94 - 25
Enginar....2,5 - 0,1 - 8,3 - 86,5 - - — - 45
Taze bezelye.6,6 - 0,5 - 12,4 - 77,7 - - 60 - 83
Çalı fasulye.2,6 - 0,2 - 6,3 - 89,1 - - — - 38
Ayşekadın fasulye.6,0 - 0,4 - 8,6 - 81,4 - - 96 - 64
Patlıcan...1,3 - 0,2 - 4,8 - 92,3 - - — - 27
Kabak......1,1 - 0,1 - 6,5 - 90,3 - - 28 - 32
Karpuz.....0,8 - 0,1 - 6,4 - 91,5 - - — - 30
Domates....0,9 - 1,7 - 3,4 - 79,9 - 110 - 33

Konserve sebzeler
Kuşkonmaz..1,5 - 0,1 - 2,3 - 94,4 - - — - 17
Çalı fasulye.1,1 - 0,1 - 2,6 - 94,4 - - - - 16
Mantar.....3 - 0,4 - 4,5 - 89 - - — - 35
Taze maya.16,2 - 1,3 - 5,5 - 75 - - — - 101
Kahve.....12,9 - 14,4 - 4,1 - 2,7 - - - - 286
Çay.......24,1 - 8,2 - - - 8,5 - - - 32
Sirke.....0,57 - 5,6 - 0,4 - 90,6 - - - - -

BEYİNLİ PİRİNÇ PİLAVI


500 gram pirinç (2 bardak)
1 sığır ya da 3 koyun beyni
750 gram su, ya da et suyu (3 bardak)
80 gram sadeyağı, ya da tereyağı
80 gram margarin (4 çorba kaşığı)
Tuz

1 Akar musluk altında tutmak suretiyle üstünün zarı soyulmuş 1 sığır, ya da 3 koyun beyni fındık büyüklüğünde parçalara doğranarak kenara ayrılır.
2 Bir tepsiye 2 tepeleme dolu bardak pirinç koyarak taş ve darılarını ayıklamalı, sonra pirincin iyice üstünü kaplayacak kadar sıcakça su ile 1 dolu çorba kaşığı da tuz ilâve ettikten sonra, su iyice soğuyuncaya kadar bir tarafa bırakmalıdır. (Suyun çok sıcak olmamasına dikkat etmelidir).
3 Su soğuyunca, pirinçlerden duru bir su çıkıncaya kadar, üç beş defa soğuk suda yıkamalı, sonra da iyice süzmelidir.
4 Sonra bir tencereye; 4 silme çorba kaşığı sade, ya da tereyağı, 4 silme çorba kaşığı margarin koyarak, yağı hafifçe kızdırmak, sonra kızdırılmış bu yağa 3 bardak su, ya da et suyu varsa tavuk suyu ile bir silme çorba kaşığı da tuz ilâve ederek, yağlı suyu kaynamaya bırakmalı, sonra da kaynamakta olan bu suya, küçük doğranmış beyin ve yıkanmış süzmüş olduğumuz pirinçleri katarak, tencerenin kapağı kapatılmış olarak, pirinçler suyunu çekinceye kadar önce kuvvetlice, sonra da orta kuvvetteki ateşte olmak üzere pişmeye bırakmalıdır.
5 Pirinç suyunu çekince; tencerenin üstüne bir peçete, peçetenin üstüne de tencerenin kapağını kapattıktan sonra, çok hafif ateşte pilavı yarım saat kadar demlendirme've iyice bir karıştırdıktan sonra servis yapmalıdır.

Biberiyeli Hindi ve Tuzda Patates


Malzemeler
4 adet hindi göğsü
4 sap biberiye
500 gr. ufak boy patates
750 ml. tavuk suyu
2 yemek kaşığı fındık yağı
20 gr. inceltilmiş deniz tuzu
Karabiber

Hazırlanışı:
Biberiyeyi hindi göğsünün ortasına gelecek şekilde yerleştirin, hindi göğsünü rulo şeklinde sararak mutfak ipiyle bağlayın. NutriCook tenceresine fındık yağını koyun, hindi etlerini her tarafları kahverengi olacak şekilde kızartın. Hindileri kağıt havlu üstünde süzülmeye bırakın.
Patatesleri yıkayın; kabuklarını soymadan ikiye kesin. NutriCook tenceresine tavuk suyunu koyun. Hindi ve patatesleri NutriCook buhar sepetine dizin. Buhar sepetini tencereye yerleştirin ve NutriCook’un kapağını kapatın.
Akıllı kontrol saatini 12 dakikaya ayarlayın. 3. programı seçin. Buhar çıkışı gerçekleştiğinde ateşi kısın, böylece geri sayım başlamış olur. İşaret belirdiğinde ateşi kapatın ve program seçiciyi buhar konumuna getirin. Böylece düşük basınçta buharlı pişirme otomatik olarak başlar.
Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra, NutriCook’un kapağını açın. Hindi ve patatesleri servis tabağına alın. Patateslerin üzerine deniz tuzu serpin. Kıyılmış biberiye ilavesi ile servis yapabilirsiniz.

Boşnak Mutfağı


Nedim Atilla

Osmanlı'nın Balkanlar'dahi varlığı kimi yerlerde 500 yıl, en az bulunduğu yerde ise 400 yıl sürdü. Macaristan'daki bulunuş bile 150 yılı aşıyor. Daha sonraları tersine bir göç başladı ve Balkanların en seçkin yemek kültürü olan Boşnak Mutfağı, Anadolu'da kendine geniş bir yer buldu. Bugün İstanbul'un Yenibosna semti başta olmak üzere, Bursa, Manisa'nın Akhisar ilçesi, İzmir'in Çamdibi gibi semtleri Boşnak Mutfağı'nın yaşadığı merkezler. Boşnak yemeklerine şöyle bir göz attığımızda çoğunun tanıdık geldiğini görmek olasıdır. Asırlar boyunca birlikte yaşanmış olmanın ortaklıklarını hemen anlamak mümkündür.
Boşnak Mutfağı'nda etin ayrı bir yeri vardır. Sabah kahvaltı dahil günün bütün öğünlerinde bolca tüketilen etin yanı sıra sivri biber de Boşnak Mutfağı'nda önemli bir yere sahiptir. Boşnak gastronomisi üzerine çalışmalar yapan değerli dostumuz, aşçıbaşı Emrullah Gümüştaş mutfağın özelliklerini şöyle anlatıyor:
• Dengeli baharat kullanımı ile öne çıkar. Soslu yemekleri de Anadolu'dan farklı değildir. Et, sebze ve sosu ile birlikte pişirilen yemekler, bizim tencere yemeklerimizden başkası değildir.
• Boşnaklar, basit, kendi suyunda pişirilerek yapılan lezzetli yemeklere sahiptirler. Domates, patates, soğan, sarımsak, biber, hıyar, havuç, lahana, mantar, ıspanak, kabak, kuru fasulye, taze fasulye, erik, süt, kırmızıbiber, paparika, krema (paylaka) temel besinleridir.
• Et olarak dana ve kuzu eti kullanılır. Eti başlıca özellik olarak ızgara tüketirler. Bosancki locan (lahana ve ızgara etli), börek ve pida (pide) etli ve peynirli olarak tüketilir. Tabii ki patatesli ve ıspanaklı olanları da vardır. Yerel tatlardan; cevapcici, burek, dolma, sarma, pilaf, goulash, aivar ve Ortadoğu tatlıları kullanılmaktadır.
• Çorbalar: Tarhana (Boşnak tarhanası), pasulj çorba (salamlı fasulye çorbası), kupus çorba (ekşi lahana çorbası), begova çorba (tavuk, sebze ve yumurtalı) Bosna'da masalarda eksik olmayan çorbalardandır.
• Dolmalar: Kabak, biber, patates, soğan, lahana ve karalahana yaprağı veya üzüm yaprağından yapılmaktadır. Tencereye itina ile dizilen dolmaların üzerine, yağlı kağıt örtülüp, sıkıca kapatılan kapakla, tencerede az suyla pişirilir. Dolmada her içine konan gıda kendi orijinal tadını saklaması için, bu yöntemle pişirilerek sunulur. Böylece çok özel ve eşsiz bir tat oluşur.
• Pideyi çok severler. Sadece 'burek' diye anılan pide etlidir. Peynirli yemeklerin başında peynirli kol böreği şeklindeki sirnica gelir. Ispanaklısı ise zeljanica'dır. Patatesli krompirusa ve kabaklısı ise tikvinica diye adlandırılır.
• Tatlıları arasında baklava baş sıradadır. Tufahije dedikleri elma tatlısının üzerine krem şanti ve fındık koyup, servis edilir. Sape (kuru tereyağlı kurabiye) pek ünlüdür.
• Etli yemekler: Cevap (Arapça'dan geçmiş küçük kesilmiş ve soslu et parçaları anlamına gelmektedir. Bugün en çok kullanılan tipi ise, pide arasında köfte şeklindedir), pljeskavica (cevap'a benzer ve hamburger şeklinde), raznjici (şişte değişik et parçaları), jagnjetina (kuzu çevirmesi), teletina ispod saca (sac altında dana eti. Saca Türkçe sacdan gelmektedir. Et ve ekmek iki metal sac arasında pişirilir.) Boşnaski lonac (meşhur Boşnak et yemeği. İrice kesilmiş etlerden yapılır).
• Ekmekler: Kvrgusa (ekmek üzerinde tavuk veya et), kljukusa (ekmek, parçalar halinde doğranıp sarımsak yoğurtla yenir), ljevaca (sebzeli ekmek), ustipci s kajmakom (yerel ve tipik peynirli lokma).

Bölgelere Göre Yöresel Yemekler


Yasemin Ertaş - Makbule Gezmen Karadağ

Ülkemizde bölgelere göre besin tüketim durumu incelendiğinde 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) kesin rapor sonuçları henüz açıklanmadığından bu konudaki en son veriler 1994 yılı Hane Halkı Tüketim Harcamaları ve Gelir Dağılımı Araştırması’na dayanılarak yapılan çalışmalardan elde edilmektedir. Buna göre;
En yüksek meyve tüketimi Ege bölgesinde,
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğurt tüketimi süt tüketiminden daha fazla,
En yüksek balık tüketimi Karadeniz bölgesinde,
En düşük balık tüketimi Güneydoğu Anadolu bölgesinde,
Kümes hayvanı tüketimi sadece Ege Bölgesinde koyun ve kuzu eti tüketiminden fazla,
İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde kümes hayvanı tüketimi ve balık tüketimi yüzdeleri eşit,
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde sıcak içecekler (özellikle çay) kola tüketiminden daha fazla,
En yüksek kola tüketimi Akdeniz bölgesinde,
Bütün bölgelerde meyve suyu tüketimi sıcak içecek tüketiminin daha aşağısında bulunmuştur.
Türkiye genelinde, tahıl ve tahıl ürünlerinin tüketimi ilk sırada yer alırken ikinci sırada sebze tüketimi gelmektedir. Tahıl gurubundan buğday, genellikle ekmek, makarna ve bulgur seklinde, mısır Karadeniz bölgesinde tüketilmektedir. Et ve et ürünlerinin tüketim yüzdesi diğer besin gruplarının tüketimleri içerisinde yalnızca %3’dür. Mercimek, nohut ve kuru fasulye en fazla tüketim alışkanlığı olan kurubaklagil ürünleridir. Süt ürünlerinden ise yoğurt ve peynir en fazla tercih edilen ürünlerdir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı bölgelerinde zeytinyağı tüketim alışkanlığı yaygındır.

A. Akdeniz Bölgesi
Geleneksel Akdeniz beslenme sistemi, çok genel hatlarıyla tahıl (özellikle buğday), zeytinyağı, sebze-meyve, su ürünleri, süt türevleri, baharat ve şaraba dayandırılmaktadır. Akdeniz beslenme sisteminde birinci sırayı alan tahılın, özellikle buğdayın tarihin ilk dönemlerinden itibaren Akdeniz’de yetiştiği söylenmektedir. Bulgur, kuskus, yarma, firik gibi buğday ürünlerinin kullanımı özellikle Akdeniz ve Güney’de yaygındır. Akdeniz bölgesinde tahıllarla yapılan yemekler; çorbalar (analıkızlı, ekşili çorba, yüksük çorbası), dolmalar (patlıcan, yeşil- kırmızı biber, kabak veya asma yaprağı dolması), börek ve çörekler (su böreği, sıkma, saç böreği), köfte ve pilavlar (sarımsaklı köfte, mercimek köfte, ekşili köfte) olarak sınıflandırılabilir (16).
Zeytin ve zeytinyağı geleneksel Akdeniz beslenme biçiminin ikinci önemli yönünü oluşturur. Özellikle Hatay’da zeytinyağının geleneksel üretimi hala sürdürülmektedir. “Su zeyti” adı verilen bu yöntemle üretilen zeytinyağı ev halkının gereksinimini karşılamaya yöneliktir.
Akdeniz beslenme sisteminin diğer bir karakteristik yönünü deniz ürünleri oluşturur; ancak Akdeniz deniz ürünleri yönünden verimliliği düşük bir denizdir ve Doğu’ya doğru gidildikçe balık avı alanlarının da azaldığı görülür. Bu nedenle, Akdeniz mutfağı et yemekleri yönünden incelendiğinde, kebapların ve pidelerin egemen olduğu gözlenmiştir. Et, bulgur, pirinç gibi çeşitli tahıllarla ya da sebzelerle karışım halinde tüketilir. Simit kebabı, içli köfte, elbasan tava, tas kebabı, patlıcan kebabı, orman kebabı, dolmalar, etli sebze yemekleri bunlara örnektir.
Akdeniz iklimiyle yetişen turunçgillerin dışında, anavatanının Akdeniz olduğu belirtilen beyaz ve kırmızı pancar, pazı, bamya; Hindistan kaynaklı patlıcan ve salatalık Akdeniz’de tüketilen sebzelerden birkaçını oluşturur. Akdeniz bölgesindeki sebzelerin çoğu, kıymalı, kuşbaşı etli, soğanlı olarak su ile pişirildiği görülmektedir. Sebze yemeklerini sınıflandıracak olursak; etli sebze yemekleri (patlıcan karnıyarık ya da musakka vb.), kızartmalar ve diğer sebze yemekleri ile (patlıcan, kabak, biber kızartması vb. ) zeytinyağlı sebze yemekleridir.
1. Adana Mutfağı: Adana mutfağına hamur işleri, etli ve sebzeli yemekler hakimdir. Adana mutfağında maydanoz, nane, kırmızıbiber, kırmızı pul biber, sumak, karabiber, kimyon, süs biberi, kekik, nar ekşisi soğan, sarımsak vb. gibi tat vericilerin oldukça kullanılmaktadır. Ana yiyecek maddeleri ekmek, yufka, hamur işleri ile zengin kebap ve sebze çeşitleridir. Salça olarak evde yapılan biber salçası tercih edilir, kuyruk ve iç yağı yemeklerde kullanılır. Son zamanlarda koyun eti ile birlikte dana etinin kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Adana mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bulgurlu Çorba: Taze sağılmış sütün bulgurla kaynatılması ve üzerine naneli tereyağı eklenmesiyle yapılmaktadır.
Adana Kebabı: Adana kebabı makine kıymasıyla değil, pala benzeri bir araç olan zırhla doğranmış kuzu etinden yapılmaktadır. Kuyruk yağı, tuz ve pul biber ile yoğurulan kıyma şişe dizilerek kömür ateşinde pişirilmektedir. Adana kebabına soğan eklenmemektedir.
Şalgam Suyu: İalgamın çorbası ve dolması dışında en çok turşusu yapılır ve özellikle suyu kebapların yanında tüketilmektedir.
2. Isparta Mutfağı: Isparta’da çorbalar pişirildikten sonra üzerine kızdırılmış tereyağı, nane ve kırmızı biber dökülür. Bulgur çorbası, ıspanak çorbası, miyana, oğmaç, sakalı sarkan çorbası, topalak çorbası gibi çorbalar sıklıkla pişirilmektedir. Et yemekleri sebze, yoğurt, pirinç ve bulgurla beraber yapılmaktadır. Yörede yetişen bütün sebzelerin yemekleri etli ve etsiz olmak üzere iki şekilde pişirilir. Ispanak, kabak ve bakla gibi sebzelerin yoğurtla yapılan yemeklerine borani adı verilir. Yazın kurutulup kışın yenen bakla, bamya, kabak, fasulye, patlıcan, biber önce sıcak suda haşlanır, bir süre soğuk suda bekletildikten sonra kullanılır. Yörede su kaynaklarının ve gölün olmasından dolayı balık yemekleri de yapılır. Eğirdir gölünden dişli, sıraz, sazan gibi balıklar avlanmaktadır. Balıklar genellikle yağda kızartılarak yenmektedir. Balık dolması ve balık yahnisi yöreye özgü balık yemeklerindendir. Yörede madımak, semiz, ebe gümeci, ibrahim, tavuk kursağı, ümmü, sirken, ısırgan, kuzukulağı, toklu başı, pancarlık, labada gibi yöresel adlarla bilinen otlar kırlardan toplanarak yağ, soğan ve kıymayla pişirilir. Bölgeye özgü bazı hamur tatlıları, samsa, tosmankara, mafiş, süt tatlıları ise zerde, höşmerimdir. Bunlardan başka haşhaş helvası, karga beyni ve derdimi alan gibi tatlılar da yapılmaktadır. Isparta mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Keşkek: Dibeklerde kepeği soyulmuş buğday az su ile kazanlarda haşlanır. İçerisine kurumuş kaburga etleri konur, yumuşayınca et kemiklerinden sıyrılır ve buğdayla dövülerek karıştırılır. Üzerine tereyağı ve salça eklenir.
Samsa: Yumurta, un, su, tuz ile hamur yoğrulup yufka gibi ince açılır. 10 cm genişliğinde şeritler halinde kesilir. Bir köşesine ezilmiş ceviz, tarçın ve toz şeker veya pekmez konur. Sonra küçük kareler halinde katlanır ve ağzı bastırılarak pişirilir. 15-20 dk kadar bir çarşaf üzerinde nem gidinceye kadar bekletilir ve şişe dizilerek yağda kızartılır. Üzerine şerbeti dökülür.

B. Karadeniz Bölgesi
Karadeniz halkının büyük bir kısmı gelirini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye mısır üretiminin %45’i, fındık üretiminin %80’inden fazlası, çay üretiminin %65’i Karadeniz bölgesinden sağlanmaktadır. Pirinç, fasulye, ayçiçeği, soğan, patates, elma, tütün diğer en önemli ürünleridir. Karadeniz bölgesinin en önemli hayvansal gelir kaynağını balıkçılık oluşturmasına rağmen iç bölgelerde balık tüketimi sınırlıdır. Hatta sahilden yalnızca 20- 30 kilometre içeride bulunan ilçelerin köylerinde bile deniz balıkları nadiren tüketilmektedir. Karadeniz bölgesinde balık başta olmak üzere mısır, mısır unundan yapılan yiyecekler, kara lahana, taze ve kuru fasulye, patates ve pirinç en çok tüketilen yiyeceklerdir. Çorbalar kıyı ve iç bölgelerde farklılık göstermektedir. Kıyılarda balık, kara lahana ve yöre otlarıyla yapılan çorbalar; iç bölge şehirlerinde tarhana türleri daha yaygındır. Et ve kümes hayvanları klasik mutfak ile aynı özellikleri taşımakta, kümes hayvanları bölgenin batı bölümünde böreklerde de kullanılmasıyla farklılık göstermektedir. Deniz ürünlerinden hamsi başta olmak üzere balık, çorbadan pilavlara, böreklere kadar çok çeşitli yemeklerin yapımında kullanılmaktadır. Yıl boyunca tüketilen gelenekselleşmiş hamsi yemeklerine hamsili içli tava, hamsili pide, hamsili pilav, hamsili börek, hamsi köftesi, hamsi buğulama, hamsi tava, hamsi çorbası ve hamsi kuşu örnek olarak verilebilir. Bakla kıyılarak sarma ve dolma içi olarak kullanılmaktadır. Karadeniz’e özgü pirinçli bir sebze yemeği olan dibleler, her tür sebze ve otla yapılmaktadır. Sebzeler mıhlama ve ezme olarak da değerlendirilmektedir. Yenebilen yabani otlar ve mantar türleri çorbadan böreğe her yerde kullanılmaktadır. Zılbıt kavurması ve sakarca kayganası bu yemeklere örnektir. Bolu’da paşa pilavı olarak adlandırılan patates salatası tüm bölgenin salatasıdır. Tatlılar incelendiğinde; Rize’nin ünlü laz böreği ile birlikte baklava ve helva türlerine rastlanmaktadır. Bölgede sütün son derece lezzetli olması sütlü tatlılara ayrı bir özellik katmaktadır. Mısır ekmeği fırında, tavada, pilekide yapılan türleriyle oldukça fazla kullanılmaktadır. Muhlama ve kuymak ise yörenin çok ünlü iki yiyeceği olup, doğuda daha fazla olmak kaydıyla tüm bölgede yapılmaktadır. Karadeniz mutfağına ait özellikler genel hatlarıyla özetlendiği gibidir. Bu bölgeye ait bir ilimiz olan Rize’nin mutfağını örnek olarak verecek olursak; birçok bölgede birinci yemek olarak tüketilen çorbaların Rize’de pek fazla bilinmediği görülür. Sofraya önden sıcak olarak getirilen yemekler genellikle turşu kavurması ve muhlama gibi yemeklerdir. Bazı çorba benzeri manca adı verilen sulu yemekler ise genellikle bu tava yemeklerinden sonra tüketilmektedirler. Yöreye özgü hamsili yiyeceklerin başında hamsili ekmek, hamsili pilav, hamsi çığırtası, hamsi köftesi ve kiremitte hamsi gelmektedir. Rize mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Muhlama: Yuvarlak, yassı, yağsız, tuzlu ve sert Rize peyniri küçük parçalar halinde doğranarak suya konur. Mısır unu tereyağında kavrularak su katılıp pişirilir. Kaynamaya yakın peynirler eklenerek muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırılır.
Hamsikoli (Hamsili Ekmek): Kılçıkları ayrılan hamsilerin pazı, taze soğan, kuru soğan, pırasa yaprağı, mısır unu, iç yağı, tereyağı ve nane ile plekide pişirilmesi ile yapılır. Hamura su yerine kaymak süt ve yumurta katılırsa daha lezzetli olduğu söylenmektedir.
Pepeçura: Siyah üzümlerin şırası alınarak kaynatılır ve üzerine mısır unu ve gerekirse şeker eklenerek soğuk servis edilir.

C. Ege Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler seçilen birkaç ilimizin mutfakları irdelenerek verilmiştir. İllerin seçiminde bulundukları bölümler göz önüne alınmıştır. Ege bölümünden İzmir ili örneği, İç Batı Anadolu bölümünden Kütahya ve Afyonkarahisar illeri örnek olarak seçilmiştir.
1. İzmir mutfağı: Zeytinyağlı yemeklerin ve salataların ön plana çıktığı İzmir mutfağında arapsaçı, hindiba, labada, kümülez, radika, dalgan, sarmaşık, keme dikeni, şevketi bostan, turpotu, ebegümeci, hardalotu, roka, tere ve çibes gibi otlar yemeği yapılan veya yemeğe lezzet katmak için eklenen yiyecekler arasındadır. İzmir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Dalyan Böreği: Taze soğan, taze sarımsak, ısırgan otu incecik doğranır, lor peyniri, yumurta sarısı ve süt ile karıştırılır. Yufkanın içine serpilerek rulo şeklinde sarılır. Üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına verilir.
İzmir Köfte: Et iyice dövüldükten sonra soğan suyu, tuz, karabiber, ekmek içi, yumurta ve çeşitli baharatlar ile yoğrulup küçük parçalar halinde yağda kızartılır. Üzerine domates konularak pişirilir (20).
2. Kütahya Mutfağı: Kütahya’da tarımda tahılların yaygın olmasından ötürü hamur işleri ve bulgur işleri, hayvancılığın ön planda olmasından dolayı da et ürünleri dolayısıyla etli yemek türleri yaygındır. Küp eti, güveç, yahni, kavurma ve köfteler, labada, lahana, yaprak sarmaları, domates, biber, patates, patlıcan dolmaları yurdun diğer köşelerindeki gibi etli yemekleri oluşturur. Kütahya’da çorbaların özel bir yeri vardır. Kızılcık tarhanası, miyane çorbası, oğmaç, teke ve sıkıcık çorbaları ile tutmaç çorbası hem kışın hem de oruç ayı ramazanda sofralara ilk gelen yiyeceklerdendir. Ev makarnası denen erişte, bulgur ve tarhana yörede en çok tüketilen yiyecekler arasındadır. Yazdan biber, fasulye, patlıcan gibi sebzelerin kurutulması geleneği hala sürmektedir. Yerli halk sebze kurutması yanında salça, erişte, bulgur, nişasta, tarhana, turşu gibi genel tüketim maddelerini evde kendileri hazırlamaktadır. Haşhaşlı, şibit denen saç pidesi beslenmedeki değişime karşın hala yaygın olarak yapılmaktadır. Kütahya’da böreklerde oldukça çeşitlilik görülmektedir. Haşhaşlı ekmek, gökçemen hamursuzu, parmak pide, gözleme, tereyağlı şibit, su böreği, mantı çeşitleri, cimcik, hamur işlerinin en sevilenleridir. Günlük yiyecekler arasında tarhana ve bulgur önemli bir yer tutar. Ayrıca kızılcık tarhanası yapılmaktadır. Kütahya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kızılcık Tarhanası: Ergin kızılcıklar haşlama suyuna sıvı yağ ve tuz konularak haşlanır. Un teknelere dökülür. Kızılcık eriyince teknelere dökülür. Kızılcıklar ve un katılaşıncaya kadar karıştırılırarak yoğrulur. Sonra beyaz bir bez üzerine ufak parçalar halinde serilerek terasta, güneşte kurutulmaya bırakılır. Sonra kalburdan geçirilir, tekrardan güneşte kurutulur. Diğer tarhana gibi bekletilmez.
3. Afyonkarahisar Mutfağı: Tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu ilde bu durum çeşit olarak yöresel yemeklere de yansımaktadır. Afyon yöresi yemekleri incelendiğinde; et yemekleri, hamur işleri ve sebze yemeklerinin yaygın olarak yapıldığı görülmektedir. Bölgeye özgü bazı ürünlerin (örneğin haşhaş) yöre yemeklerinde yoğun olarak kullanılması çeşit zenginliğinin oluşmasında etkilidir. Afyon mutfağının genel özellikleri şu şekilde sıralanabilir: Haşhaş ve haşhaş yağı (özellikle hamur işlerinde) yaygın olarak kullanılır. Yöresel yemeklerde et kullanımı yaygındır. Afyon mutfağında et yemekleri kendi yağı ile pişirilir. Ayrıca yağ ilavesi yapılmaz. Yörede buğdaydan elde edilen göce, düğü (ince çekilmiş bulgur) ve nohut yemeklerde en çok kullanılan yiyeceklerdir. Örneğin nohut bütün musakkalara katılır. Yemeklerde iç ya da böbrek yağından sızdırılarak yapılan “don yağı” kullanılır. Hamur işleri Afyon mutfağında önemli yere sahiptir. Çoğunlukla haşhaş ilavesi ile hazırlanan hamur işlerinde, başta mercimek olmak üzere peynir, patates ve kıyma iç malzemesi olarak kullanılır. Afyon mutfağında birçok sebzenin yemeği yapılmaktadır. Patlıcan, kabak, pırasa ve maydanoz musakkası yapılan sebzelerdir. Patlıcan önemli bir yere sahiptir ve 20’den fazla çeşitte yemeği yapılmaktadır. Bunlardan patlıcan böreği Afyon’a özgü bir yemektir. Kaymak, Afyon’a özgü bir üründür ve Afyon mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alır. Kaymak, bal ve reçel ile kahvaltılık olarak tüketildiği gibi meyvelerden yapılan tatlılar ile birlikte ekmek kadayıfında da kullanılır. Afyon’da sade pilav pek yapılmaz. Pilavlar domates, havuç, patlıcan gibi sebzelerle veya mercimek, nohut gibi kuru baklagillerle birlikte pişirilir.

D. İç Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler bölgenin Yukarı Kızılırmak bölümünden Sivas ili örneği, Yukarı Sakarya bölümünden Eskişehir ili örneği ve Konya bölümünden Konya ili örneği verilerek incelenmiştir.
1. Sivas Mutfağı: Sivas’da bilinen çorbalar içerisinde kışın en çok peskütan çorbası, bahar ve yaz aylarında ise pancar çorbası tüketilmektedir. Bu çorbalar dışında keş, toyga, kesme, urumeli (tarhana), katıklı çorba gibi daha birçok çorba çeşidi bulunmaktadır. Koyun etine dayanan Türk mutfağının bu özelliğini Sivas mutfağında da görmek mümkündür. Sığır ve dana etleri daha çok sucuk ve pastırma yapımında kullanılmaktadır. Sivas’da etle yapılan yemekler; sebzeli et, Sivas tavası, soğanlı et, pehli, çirli et ve söğüş gibi yemeklerdir. Yurdumuzun hemen her tarafında yetişebilen yaz ve kış mevsimlerine ait sebzelerle, baharda başta madımak olmak üzere kendiliğinden yetişen evelik, ebegümeci, ısırgan, gelin parmağı gibi otlarla yapılan yemekler Sivas’ın sebze yemeklerini oluşturmaktadır. Sivas mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Peskütan Çorbası: Yeterli peskütan su ile karıştırılıp ayran kıvamına getirildikten sonra yarma, yeşil mercimek ve kemikli kıyma atılıp tuzu ile pişirilir. Üzerine yağ, soğan ve nane karışımı eklenir.
2. Eskişehir Mutfağı: Eskişehir mutfağında beslenmenin temelini buğdaydan elde edilen ürünler oluşturmaktadır. Ebegümeci, kuzukulağı, madımak gibi yöresel sebzeler ise zeytinyağı ile pişirildiği gibi etli yemeklere lezzet verilmesi için de kullanılmaktadır. Hamur işleri açısından zengin bir yemek kültürüne sahip Eskişehir, çiğ börek, gözleme ve bükme ile ünlüdür. Eskişehir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çiğ Börek: Kıyma, soğan, domates, karabiber, yeşil biber, maydanoz ve tuz ile hazırlanan iç malzemesinin, el ile açılan küçük ve ince hamur parçalarına konulup kızartılmasıyla elde edilir.
Ekmek Uğması: Bayat ekmeğin küçük parçalar halinde soğan, margarin ve tereyağı ile kavrulduktan sonra üzerine süt ve yumurta ilave edilmesiyle hazırlanır.
3. Konya Mutfağı: Çok zengin bir beslenme kültürüne sahip Konya mutfağına genellikle kuzu ve koyun etinden yapılan yemekler ile hamur işleri hakimdir. Konya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Etli Ekmek: Orta yağlı kıyma, soğan, domates, biber ve maydanozdan oluşan karışım pide hamuru üzerine yayılarak fırına sürülür. Kıyma yerine ince kıyılmış et ile hazırlananına ise bıçak arası adı verilir.
Tirit: Kemikli koyun ve kuzu eti su ile kaynatılarak et suyu bayat ekmek veya pide parçalarının üzerine dökülür. Soğan ve kıyma karışımı ekmeklerin üzerine konarak sarımsaklı ya da sade yoğurt ile kızdırılmış tereyağı dökülerek servis edilir.

E. Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler ise, Gaziantep ve Şanlıurfa illerimizin mutfak kültürleri incelenerek verilmiştir.
1. Gaziantep Mutfağı: Gaziantep yemekleri çok ve çeşitlidir. Bunda, tarih ve coğrafyasının etkisi vardır. Bu kentin sofralarında, yurdun öbür yörelerinde yapılmakta olan kimi et, sebze, hamur yemeklerinden başka, ata yurdundan göçüp gelirken birlikte getirip korudukları yemeklerle, güney komşumuz Suriye’den geçmiş olanlar da yer almaktadır. Karakavurma, borani, sarıksak aşı, pişi, börek çorbası veya diğer adıyla tutmaç, birinciye; bulgur ve etle yapılan yemekler ile kimi tatlılar ikinciye örnektir. Gaziantep’te yemek türü çokluğunun bir nedeni de yapılış yöntemlerinin ve kullanılan gereçlerin çeşitli olmasındandır. Yemeklerinde hasbir adı verilen safran, tarhın denilen bir nane türü, yoğurt, kırmızıbiber, sarımsak önemli yer tutar. Ayrıca kimi meyvelerden, yerel sebze ve bitkilerden, yemek türleri ortaya çıkarılmıştır. Gaziantep’te 18 tür çorba saptanmıştır. Çorbalar pişirildikten sonra yüzlerine, yakılmış sade yağ ile nane, kırmızıbiber, karabiber, hasbir konur. Bunlar çorbanın türüne göre değişir. Bu çorbalar içine giren nesnelere göre mercimek, malhıta, maş, lebeniye, pirinç, un çorbaları, döğmeli alaca çorba, yoğurtlu döğme çorbası, öz çorbası, tarhana, tavuk, börek, bulgur, püsürük, uyduruk, muni, aşure, şehriye çorbaları şeklinde adlandırılır. Gaziantep’de yapılan sebze yemekleri yoğurtlu sebze yemekleri ve salçalı sebze yemekleri olarak ayrılmaktadır. Yoğurtlu sebze yemeklerinde ve yoğurdun girdiği çorbalarda, yoğurt içine bir iki yumurta kırıldıktan sonra kullanılır. Yoğurtlu sebze yemeklerinin eti haşlanmak suretiyle hazırlanır. Yoğurtla karıştırıldıktan sonra yanmış sadeyağla nane veya haspir de konulur. Bu tür yemeklerin başlıcaları patates, keme, kuru ve taze fasulye, bakla, soğan, sarımsak, tüylü acurun çekirdeksiz bölümü, çiğdem, badem çağlası gibi sebzelerle yapılırlar. Salçalı, etli sebze yemekleri “tava” genel adıyla anılır. Yapıldığı sebzeye göre, patates, keme, bakla, fasulye, sarımsak, çiğdem, kenger, bamya, lolaz, kabuğu sertleşmemiş ceviz, erik, domates tavaları gibi isim alır. Kabak ve patlıcanla yapılan salçalısına musakka denir. Bir de yarım tava, unutbeni, etli salçalı yemek arasındadır. Bu yemeklerde kuşbaşı da kıyma da kullanılır. Gaziantep’te bulgur ve pirincin yanında olgunlaşan buğdayların ateşte ütülmesiyle elde edilen ve “firik” denilen bir tür bulgurdan da pilav yapılır. Her üç maddeden yapılan pilavlar etin türüne ve içine konan başka yiyeceklere göre adlandırılırlar. Gaziantep’de baklava ve sarığıburması en çok yapılan iki şerbetli tatlılardır. Gaziantep mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çağla Aşı: Çağlaların çekirdekleri çıkartılıp 5 dk kaynatıldıktan sonra soğuk suya konarak birkaç saat bekletilir. Başka bir yerde kaynatılan parça etin üzerine nohut ve tuz eklendikten sonra çağlalar katılır. Yoğurt, yumurta ve zeytinyağı bir tarafta pişirilir ve yemeğe eklenir. Üzerine kızdırılmış yağ, karabiber ve haspir dökülür.
2. Şanlıurfa Mutfağı: Sebze kullanımının sınırlı olduğu kent mutfağında, yabancı yiyecekler olarak nitelenen domatese “frenk”, patlıcana ise “frenk balcanı” adı verilir. Urfa mutfağı yağ ve baharat kullanımı açısından Arap mutfağından etkilenmiştir. Urfa’nın ünlü çiğköftesi ve kebabı başta olmak üzere hemen hemen her yemekte kullanılan en değerli baharat isottur. Şanlıurfa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bostana: Domates, yeşil biber, isot, yeşil soğan, maydanoz, semizotu (pirpirim), taze nane ve nar pekmezi ile karıştırılarak hazırlanan bir salata çeşididir.
Şıllık: Sıra gecelerinde çiğ köfteden sonra ikram edilir. Un, ceviz içi, şeker ve yağ ile hazırlanıp sacda pişirilerek üzerine şerbet dökülen bir tür tatlıdır.

F. Doğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Erzurum-Kars bölümünden Erzurum ili örneği, Yukarı Murat-Van bölümünden Van ili örneği seçilerek verilmiştir.
1. Erzurum Mutfağı: Erzurum’un mutfak kültürünün şekillenmesinde İpek yolu üzerinde bulunmasının yanı sıra iklim koşulları da etkili olmuştur. Geleneksel mutfak kültüründe et, bakliyat, tahıl, hayvansal yağlar, kurutulmuş sebze ve meyveler önem kazanmıştır. Erzurum’da yaz kış tüm sebzeler etle pişirilmektedir. Koyun eti kuşbaşı ve kemikli et olarak, sığır eti ise kıyma olarak kullanılmaktadır. Son yirmi yılda tekrar önem kazanan çağ kebabı kuzu etinden yapılan bir tür et dönerdir. Erzurum’da da tüm bölge şehirlerinde olduğu gibi yemeklerde kullanılan taze sebze dışında kurutulmuş veya salamurası yapılmış sebze ve meyveler de kullanılmaktadır. Kurutulan sebzelerin başında taze fasulye gelmektedir. Yeşil fasulyenin dışında, evelik, kızılca, mananık, ebe gümeci, madımak (kuşekmeği) gibi yeşillikler de gölgede kurutularak saklanır. Erzurum mutfağında kahvaltıda mutlaka tandırda yapılan Erzurum ketesi ve Erzurum pastası denilen hamur işleri bulunur. Ketenin özelliği içerisine un kokusu gidinceye kadar tereyağı ile pembeleştirmeden kavrulan unun konulmasıdır. Erzurum’a özgü bir diğer hamur işi ise kadayıf dolmasıdır. Normal kadayıftan daha nemli hazırlanan kadayıfın içerisine dövülmüş ceviz konarak sarma gibi sarılan ve yumurtaya batırılıp kızartılan bu kadayıf türü eskiden yalnızca evlerde yapılırken şuan ticari olarak da yapılmaktadır.
2. Van Mutfağı: Başlıca geçim kaynağı hayvancılık olduğu için et ve süt ürünleriyle biçimlenen beslenme, 1970’lerden sonra karayolu bağlantısının sağlamlaştırılmasıyla sebze yönünden de zenginlik kazanmıştır. Ancak, Van kuru ve soğuk bir iklime sahip olduğu için evde hazırlanan peynir, keşkek, kavurma gibi yiyecekler kilerde, daha çok toprağa gömülerek; turp, lahana ve havuç gibi sebzeler ise daha çok kuyulama yöntemi ile serin ve karanlık yerlerde muhafaza edilmektedir. Van’da evin bir köşesini oluşturan tandır evinde lavaş ve taptapa denilen ev ekmekleri günümüzde de hala pişirilmektedir. Van’da özellikle Nisan ve Mayıs aylarında gölden çıkarılan balıklarla balık tüketimi artmaktadır. Van balığı ve inci kefali gibi balıklar genellikle bulgur, yoğurt ve salçayla yapılan ayran aşıyla birlikte tüketilmektedir. Doğu Anadolu’nun kimi yörelerinde de yapılan otlu peynir Van mutfağı ile anılmaktadır. Otlu peynir koyun sütü ve özel peynir mayası ile yörede yetişen otların karışımıyla yapılmaktadır. Bu otlar; yabanıl sarımsak (sırma), dağnanesi, Mustafa çiçeği (mendo), maydanoz, kekik, helis (çaşur), manda ve hotoz gibi taze otlardır. Van mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kavut: Taze kavrulmuş buğdayın çekilip öğütülerek tereyağında kavrulup bulamaç haline getirilmesiyle hazırlanır. İsteğe göre içine yumurta kırılabilir.
Çatçingir: Sengeser ve kelledos isimleriyle anılan türleri vardır. Sengeser’de kavurma soğanla su eklenerek yeniden kavrulur ve ayrı bir ateşte hazırlanan mercimek, kurutulmuş kaymak ve süzülmüş yoğurta eklenerek pişirilir. Kellodos’da ise kavurma bol soğanla kavrulur ve su eklenir. Parçalanmış lavaş ekmekleri ve ceviz üzerine dökülür.

G. Marmara Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Güney Marmara bölümünden Bursa ili örneği ve Ergene bölümünden Tekirdağ ili örneği seçilerek incelenmiştir.
1. Bursa Mutfağı: Yeşil Bursa olarak anılan yörede sebze ve meyve tarımı gelişmiş olsa da et ve etli yemekler ön plandadır. Bulgur, erişte, tarhana ve kuskus ise etin yanında garnitür olarak kullanılmaktadır. Bursa, İskender kebabı, birçok yörede pişirilen ancak yöresel bir yemek olan İnegöl köftesi ve kestane şekeri ile ünlüdür. Bursa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Gavata: Yeşil domatese benzeyen bir sebze olan gavata doğranıp haşlanır ve soğanla kavrulan koyun etine katılır.
İnegöl Köfte: İçine baharat, ekmek, maydanoz, yumurta katılmadan yalnızca kıyma ve kuru soğan ile yapılan köfte yoğurulduktan sonra buzdolabında dört gün bekletilerek pişirilmektedir.
2. Tekirdağ Mutfağı: Keşkek, kesme makarna, kuskus, tarhana gibi Anadolu’ya özgü yemeklerin yanı sıra; Trakya’nın tatlı türleri ve meyveler de beslenmeyi çeşitlendirmektedir. Karadeniz’de olduğu gibi mısır unu Trakya mutfağında da önemli bir yere sahiptir. Mısır unu ve lahana ile yapılan mısır unu dolması, pırasayla yapılan pireşe, ıspanakla yapılan zennig yöreye özgü yemeklerdendir. Tekirdağ’da, üzümden elde edilen şıranın içine irmik atılıp koyulaştırılarak üzerine dövülmüş karanfil serpilip şıra tarhanası elde edilmektedir. Tekirdağ mutfağına ait bazı yöresel yemekler; Tekirdağ Köftesi: Dana etinin kaburga kısmından yapılan kıymaya rendelenmiş kuru soğan, ekmek ve yumurta ilave edilerek hamur gibi yoğurulur. Üzerine baharat ve tuz eklenerek yuvarlak köfteler şeklinde yağlı tavada kızartılır.
Elbasan Tava: Et haşlanır ve üzerine yoğurt, yumurta, tuz ve karabiber sosu dökülerek fırına verilir.
Papaz Mancası: Közlenmiş patlıcan, yeşil biber ve domates ezilir ve üzerine zeytinyağı ile maydanoz eklenir.

Brokolili Tavuk Çorbası


Malzeme:
1 paket Bizim Mutfak Kremalı Tavuk Çorbası
5 su bardağı su
100 gram brokoli
3 çorba kaşığı Bizim Ayçiçek Yağı
6 çorba kaşığı konserve mısır
3 çorba kaşığı kıyılmış fındık

Ayçiçek yağını bir tavaya alıp çiçeklerine ayırdığınız brokoliyi birkaç dakika sote edin. Üzerine mısırı ilave edin. Bir-iki kez çevirip ocaktan alın. Suyu bir tencereye alıp üzerine Bizim Mutfak Kremalı Tavuk Çorbası paketinin içindekileri boşaltın. Kaynayana kadar karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlayınca, üzerine sote ettiğiniz sebzeleri ilave edin. 10 dakika kısık ateşte pişirip ocaktan alın. Kıyılmış fındıkla süsleyerek servis yapın.

Not: Bu çorbaya, yapışmaz yüzeyli tavada kavurduğunuz susam da çok yakışacaktır.


ML® Brokolili Tavuk için tıklayın

Bulgur Köfteli Mantı


Malzemeler
2 su bardağı ince köftelik bulgur
2 yemek kaşığı irmik
2 su bardağı sıcak su
1 adet orta boy kuru soğan
4 çay kaşığı domates salçası (isteğe bağlı)
1 adet yumurta
1 su bardağı un
2 çay kaşığı tuz, karabiber
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
Sosu için;
4 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yemek kaşığı domates salça
1 yemek kaşığı tatlı biber salça
2 su bardağı sıcak et ya da tavuk suyu (haşlama suyunu da kullanabilirsiniz)
1 çay kaşığı tuz, karabiber
3 su bardağı sarımsak yoğurt

Yapılışı:
Sosun hazırlanması için; sıvıyağ, 0 biber ve domates salçası küçük ytl bir tencereye aktarılıp orta ısılı ateşte, sürekli karıştırılarak 2-3 dakika kadar pişirilir. Üzerine sıcak et ya da tavuk suyu (köftenin haşlama suyu da kullanılabilir) eklenip tuz ve karabiber serpilir. Sık sık karıştırılarak kaynayıncaya kadar pişirilip ocaktan alınır, irmik ve, bulgur ağzı kapaklı derin bir kaba alınır. Üzerine 2 su bardağı kaynar su ve rendelenmiş soğan eklenip ağzı kapatılır. Bulgurun şişmesi ve yumuşaması için 20 dakika kenarda bekletilir. Arada sırada karıştırılarak ezilmesi gerekir. Diğer taraftan, yumuşayıp şişen bulgur derin bir kaseye koyulur. Üzerine tuz, baharatlar ve salça ilave edilip yoğrulur. Un ve yumurta eklenip en az 5-6 dakika, macun kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Bu yoğurma aşaması çok önemlidir bu aşama sayesinde köfteler haşlama sırasında dağılmaz. Vıcık vıcık ses gelinceye ve bulgur iyice özleşinceye kadar yoğrulması gerekir. Eller suya batınlarak köfte harcından fındık büyüklüğünde parçalar koparılıp avuçlar arasında yuvarlanır. 8-10 su bardağı tuzlu su bir tencerede kaynatılıp bulgurlu köfteler tencereye aktarılır ve kaynayan suda 7-8 dakika kadar haşlanır. Pişen köfteler zaten su yüzüne çıkacaktır. Köfteler el kevgiri yardımıyla tencereden alınıp kenarda bekleyen servis tabağına alınır. Üzerine sıcak haldeki salçalı sos gezdirilir. Üzerine sarımsak yoğurt gezdirilip pulbiber ve maydanozla süslenerek servise sunulur.

Not: Köftelerin haşlandığı suya et ya da tavuk suyu tableti atılması yemeğin lezzetine lezzet katar.

BULGUR PİLAVI


Malzeme :
2 bardak bulgur,
2 adet soğan,
2 adet domates,
4 bardak su (et veya tavuk suyu),
3 kaşık yağ,
tuz,
karabiber.

Yapılışı:
1- Bir tencereye yağı ve küçük doğranmış soğanı koyarak hafifçe öldürünüz.
2- Domateslerin kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkarıp fındık büyüklüğünde doğrayıp soğanlara ilave edip domatesler ölünceye kadar kavurmağa devam ediniz.
3- Sonra 4 bardak suyu, tuzu karabiberi koyup kaynatınız.
4- Su kaynayınca taşlan ayıklanmış bulguru ilave edip orta hararetli ateşte 15-20 dakika suyunu iyice çekinceye kadar kaynatınız.
5- Pilav suyunu çekince ocaktan indirip yarım saat dinlendiriniz.
6- Demlenen pilavı bir iki defâ karıştırıp servis tabağına koyup servis yapınız.

Cennet Mantısı


1 kg un
1 adet yumurta
2 çay kaşığı kırmızı biber
250 gr tavuk kıyması
1 adet kuru soğan
1 demet maydanoz
50 gr tereyağı
300 gr tavuk incik
Yeteri kadar tuz
Yeteri kadar su

Un, yumurta, tuz ve sudan hamur elde edilir. Yarım saat bekledikten sonra bezelere bölüp tahtada açılır. Karelere bölünür. Tavuk kıymaya soğan, tuz, biber, maydanoz ilave edilip her kareye fındık büyüklüğünde parçalar konur. Dört ucundan birleştirilir. Tepsiye dizilir. 50 gr eritilmiş kızdırılmış tereyağı ve biraz sıcak su üzerinde gezdirilir. 180 derece ısınmış fırında pişirilir. Haşlanan tavuk incikler üzerine konularak servis yapılır.


Cevizli Tavukgöğsü Salatası


400 gr. haşlanmış tavuğun göğüs eti
2 adet yeşil ekşi elma
1 adet limon
100 gr. iri dövülmüş ceviziçi
1 adet kırmızı dolmalık biber
1 adet kıvırcık salata
150 gr. rende kaşar peyniri
250 gr. yoğurt
1 tatlı kaşığı sert hardal
8 çorba kaşığı zeytinyağı
2 çorba kaşığı üzüm sirkesi
Yeterince tüz, karabiber

YAPILIŞI:
Kıvırcık salatayı ayıklayıp yıkayın. Yıkadıktan sonra durulayın. Ekşi elmayı soyup kararmaması için limon suyu sürün. Rendenin iri ve düz tarafıyla ince tabaka halinde rendeleyin. Dolmalık kırmızı biberi yıkayıp, tohumunu ayıkladıktan sonra ince uzun şeritler halinde doğrayın. Haşlanmış tavuk göğüs etlerini fındık büyüklüğünde doğrayın. Derin bir kabın içinde dövülmüş ceviziçini, hardalı, tuzu, karabiberi, zeytinyağını, sirkeyi karıştırıp çatalla çırpın. Bu karışımı yoğurtla karıştırıp bütünleştirin. Servis tabağının içine kıvırcık salata yapraklarını döşeyin. Üzerine hazırladığınız malzemeyi harmanlayıp dökün. Birkaç dövülmemiş ceviziçi ile süsleyip ikram edin.

Cheesecake


http://multicooker.com

Labne Peyniri – 230 g
Fındık – 180 g
Şeker – 110 g
Ekşi krema– 100 g
Tereyağı – 80 g
Tavuk yumurtası – 50 g (1 ad.)
Кraker – 40 g
Un– 15 g
Limon kabuğu rendesi – 6 g
Vanilya – 3 g

Kraker ve fındığı blenderden geçirin. Ekşi kremayı, labneyi, şekeri (100 g), unu, limon kabuğu rendesini ve vanilyayı ayrı bir kaba koyunuz ve mikserle karıştırın. Diğer bir haznede kıvamlı bir köpük elde edene kadar yumurtayı çırpın ve labneli karışımı ekleyin. Fındıklı bisküvi, şeker (10 g) ve yumuşatılmış yağı karıştırın. Hazneye pişirme kağıdını serin. Düzleştirerek hafifçe elinizle ezin. Hamur üzerine içi koyun. Kapağı kapatın. Çok fonksiyonlu pişiricinin çalışma modunu HAMUR İŞİ pişirme süresini 50 dakika olarak ayarlayın ve “Başlat” tuşuna basın. Çalışma modu bitene kadar pişirin. Buzdolabında 4 saat soğumaya bırakın. Soğutulmuş kekin üzerine çilek şurubunu dökerek servis yapın.


Chutney Sos


MALZEMELER
250 ml elma sirkesi
125 gr toz seker
2 çorba kaşığı pekmez
1/2 çay kaşığı tuz
1/4 çay kaşığı kırmızı pul biber
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı chili powder
1/2 çay kaşığı karabiber
1/2 çay kaşığı karanfil
1/2 çay kaşığı kişniş
1 çay kaşığı zencefil
2 diş ezilmiş sarımsak
Yarim kg fındık iriliğinde dogranmis elma
250 gr seftali ceviz iriliğinde dogranmis

YAPILIŞ TARİFİ
Bütün bu malzemeyi kısık ateşte arada bir karıştırarak bir saat pişiriniz.
Soğuyunca cam bir kavanoza alıp buz dolabına kaldırınız. Bir yıl müddetle
lezzetinden hiç bir şey kaybetmeden durur.
Izgara et, tavuk ve sosislerin yanına veya üstüne sos olarak konur. Sos
soğuk olarak servis yapilir.

Ciğerli Pilav


2,5 su bardağı pirinç
1 çay bardağı çam fıstığı
200 gr Keskinoğlu tavuk ciğeri
1 çay bardağı kuşüzümü
3 çorba kaşığı tereyağı
4 su bardağı tavuk suyu
2 adet soğan yarım demet dereotu
tuz
karabiber

2.5 su bardağı pirinçleri ayıklayıp ılık suda 20 dakika bırakın. 1 çay bardağı çam fıstığını ayıklayın. Üzümleri temizleyip 20 dakika suda bekletilin. Ciğerleri temizledikten sonra fındık büyüklüğünde doğrayın. Soğanı ince ince kıyın. Bir tencerede bir çorba kaşığı tereyağı ile çam fıstığını biraz pembeleşinceye kadar kavurun. Soğanları ilave ederek iyice kavurun. İçine ciğerleri katıp biraz daha kavurun. Tavuk suyunu bir tencereye koyup kaynatın. İçine biber, yenibahar ve suyu süzülen kuş üzümü ilave edin. Pirinçleri yıkayıp iyice süzdürün. Bir tencereye iki çorba kaşığı tereyağını koyun üzerine pirinci ilave edin ve yedi-sekiz dakika kavurun. İçine önceden hazırlamış olduğunuz kuş üzümlü harcı ilave edin. Bir taşım da kaynattıktan sonra kapağı kapalı olarak fırına verin. 15-20 dakika fırında pişirdikten sonra beş dakika demlendirmeye bırakın. Pilav demini aldıktan sonra içine dereotu ilave edilip karıştırın. Sıcak olarak servis yapın.

CİĞERLİ PİLÂV


500 gr. pilâv
150 gr. kuzu veya tavuk ciğeri
175 gr. tereyağı
150 gr. bezelye
7,5 desilitre et suyu
50 gr. kaşer peyniri
Tuz
Biber
Biraz domates salçası.

Sâde pilâv yapılır. Bundan kalan 25 gr. yağ ile nohut büyüklüğünde doğranmış ciğer tavada kavrulur. Doğranmış iki domates veya fındık kadar domates ezmesi, tuz ve biber konur, iki kepçe kadar su ilâve edilir. Bir kepçe suyu kalıncaya kadar kaynatıldıktan sonra bir kalıp veya içi yuvarlak bir kâsenin ortasına ciğer, küme hâlinde konur. Kenarlarına da bezelye konur. Üstüne pilâv doldurulur. Kevgirle bastırılarak biraz sıkıştırılır. Servis tabağına çevrilir. Ciğerlerin üzerine küme hâlinde, rendelenmiş peynir konur. Ciğerin salçası üstüne gezdirilerek dökülür.

Çamfıstıklı Balık


4 Balık filetosu (800 gr sazan, levrek veya beyaz etli herhangi bir balık)
1 limon
sos için tereyağı
1 çorba kaşığı fındık
200 gram çamfıstığı
2 diş sarımsak
1 dilim ekmek
1 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz
1 bardak balık suyu (veya tavuk suyu)

Limon kabuğunun karı kısmından ince şeritler çıkartın. Bu şeritleri, üzerine kıyılmış sarımsak, tereyağı, çam fıstığı, (seçimlik karanfil) balık suyu ve limon suyunu koyarak, hepsini bir tabanın içinde karıştırın. Tavayı düşük ısılı bir ateşe oturun. İçine balık dilimlerini atarak en az 2 saat boyunca pişirin. Suyu eksilirse ilave balık suyu koyabilirsiniz. Piştikten sonra süzgeçle süzülmüş pişme sosu ve kıyılmış maydanoz ile birlikte servis edin.

Çerkes Tavuğu


100-250 gram tavuk butu
150-200 gram tavuk göğüs eti
4 diş sarımsak
200 gram ceviz içi
2 dilim bayat ekmek
1 çay bardağı tavuk suyu
yarım çay bardağı süt
yarım çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kişniş
1 çay kaşığı pul biber
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz

Tavuk etlerini haşlayın, çıkartıp soğumaya bırakın, haşlama suyunu süzün, bir kenara ayırın. Ekmek dilimlerinin kenar kabuklarını çıkartın, çukur bir kaba koyun, üzerlerine tavuk suyunu dökün. Cevizin beşte biri kadarını kenara ayırın, kalan cevizi ve sarmısağı havanda ezin. Soğuyan tavuk etlerinin varsa kemiklerini ve derilerini ayıklayın, didikleyin, yayvan bir kaba koyun. Tavuk suyunu emen ekmekleri bir kaba alın, üzerlerine dövülmüş ceviz içini, ezilmiş sarmısağı, kişnişi, karabiberi ve gerektiği kadar tuzu koyun ve iyice karıştırın, istediğiniz kıvamda olmasını sağlayana kadar sütü ilave edin. Boza kıvamına gelmiş olan karışımın yarısını didiklenmiş tavuk etleri ile karıştırın ve tabağa yayın. Kalan karışımı tabaktakilerin üzerine dökerek bir bıçak veya kaşık yardımıyla şekil verin. Küçük bir tavaya zeytinyağını, ayırmış olduğunuz ceviziçini, pul biberi koyun, yağı yakmayacak kadar ısıtın ve çerkes tavuğunun üzerine serpin. Ezme işleminde blender veya mutfak robotu kullanabilirsiniz. Ceviz yerine fındık ile de deneyebilirsiniz.

Çerkez Tavuğu


Malzemeler
2 tam göğüs tavuk
1,5 lt. İçim Yoğurt
6 diş sarımsak
1 demet maydanoz
500 gr. ceviz içi
2 yemek kaşığı İçim Tereyağı
Pul biber

Hazırlanışı
2 tam göğüs yıkanıp haşlanır. Sonra bir tasa konup soğuması için beklenir. 1,5 litre yoğurda 6 diş sarımsak, bir demet maydanoz kıyılıp karıştırılır. Haşlanmış tavuk göğsü ufak ufak kıymık haline getirilerek, hazırlanan sarımsaklı yoğurdun içine konur. 500 gr. ceviz içi, ayrı bir kapta fındık büyüklüğünde parçalanıp, hazırlanan harca konulur ve karıştırılır. 2 yemek kaşığı tereyağında bir çay kaşığının yarısı kadar pul biber kavrulur. Servis tabaklarına konan harcın üzerinde gezdirilir ve servise sunulur.

Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle