Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
112,817 Yemek Tarifine 4,471,582,718 defa bakıldı



erik çilek kiraz önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2  Sonraki »
Altın Çilek


Zeynep Aksoy

Görünen o ki artık vazgeçilmezlerimizden birisi olacak altın çilek.
Altın çileği pek çok şekilde kullanabilirsiniz. Taze olarak tüketebilir veya kurutabilirsiniz.
Çilek yemeyi genel olarak herkes sever; fakat çoğumuz, "altın çilek" diye bir meyve olduğunu kısa bir süre öncesine kadar duymamışızdır. Başbakan, bir kuruyemişçiyi ziyareti sırasında bir kilo altın çilek alınca, hem başbakanın sağlık sırrı ortaya çıkmış oldu, hem de altın çilek bugüne kadar sahip olmadığı bir üne kavuştu. Artık aktarlarda, kuruyemişçilerde altın çilek soran çok.
Elbette bu durum üreticiye de umut ışığı oldu. Artan talep o kadar büyük boyutlara vardı ki Alanya Ziraat Odası Başkanı Turgut Musluoğlu, meyvenin taze ve kuru pazarlanmasını kolaylaştırmak ve altın çilek üretimini yaygınlaştırmak için bir işletme tesisi kurmayı düşündüklerini açıkladı.
Görünen o ki artık vazgeçilmezlerimizden birisi olacak altın çilek. Hem üreticiye, hem tüketiciye yarayacak. Gelin isterseniz henüz tanışmamış olanlanmız için biraz daha yakından tanıyalım bu mucize meyveyi.

Altın Çilek Nedir?
Altın çilek solanaceas ailesine ait olan yuvarlak bir meyvedir. Anavatanı Güney Amerika olan altın çilek ortalama 5-7 gram ağırlığındadır. Çapı da yaklaşık 2 santimetredir. Tazeyken doğal, kağıdımsı, sarımsı bir kabuk ile kaplı olan altın çileği yemek için bu kabuğun çıkarılması gerekir. Altın çilek pürüzsüz ve kolay şekil alan bir meyvedir. Parlak ve turuncu-sarı bir dış yüzeyi vardır Altın çileğin özü suludur, içinde ufacık açık sarı çekirdekleri vardır. Meyve dinlendikçe tadı daha tatlı hâle gelir. Altın çileği pek çok şekilde kullanabilirsiniz. Taze olarak tüketebilir veya kurutabilirsiniz. Meyve ve sebze salatalarına oldukça yakışan bir tadı vardır altın çileğin. Aynı zamanda çikolata ile kaplayarak tatlılarda da kullanabilirsiniz. Reçel ve sos yapımında kullanılması da önerilmektedir. Kek yapımında kullanılması da kekinize ayrı bir tat katacaktır.
Domuz gribinden, çeşitli kanser türlerine kadar etkisini gösteren, vücudu güçlendiren altın çileğin o kadar çok faydası var ki. Bol miktarda antioksidan içeren altın çilek yaşlılığı geciktirmek, kilo vermeye yardım etmek gibi birçok alanda vücuda yardımcı oluyor.

Sağlık Deposu
Altın çileğin tanınır hâle gelmesi ve yaygın bir şekilde tüketilmesi çok olumlu bir gelişme. Çünkü bu meyve tam bir sağlık deposu!
Domuz gribinden, çeşitli kanser türlerine kadar etkisini gösteren, vücudu güçlendiren altın çileğin o kadar çok faydası var ki. Bol miktarda antioksidan içeren altın çilek yaşlılığı geciktirmek, kilo vermeye yardım etmek gibi birçok alanda vücuda yardımcı oluyor. İşte altın çileğin bazı faydaları:
Altın çilek sindirim sistemindeki parazitleri yok ederek sindirimi kolaylaştırır.
Diyabet (şeker) hastalarına faydalıdır, şekeri düşürür.
C vitamini oranı yüksek olduğundan vücudu korumaya yardımcı olur.
Kanı arındırır.
Prostat ve boğaz hastalıklarının tedavisinde olumlu sonuçlar sağlar.
Kan dolaşımını düzenler.
Metabolizmayı hızlandırır.
İdrar söktürücüdür.
Göze de yararlıdır, görme sinirlerini yeniden yapılandınr.
Cilt kanserine karşı etkilidir.
Cildi gererek, yaşlanmanın etkilerini geciktirir.
Dünyanın en zengin lif oranına sahip
Zayıflamaya yardımcı olur. Düşük kalorilidir. Altın çileğin günde 7-8 adet tüketilmesi öneriliyor.

Haydi Altın Çileğe
Altın çilek egzotik bir meyve, yer kirazı olarak da biliniyor. Bu meyve en çok Mersin'in Silifke bölgesinde yetiştiriliyor. Akdeniz ve Karadeniz'de ise doğal olarak üreyebiliyor ancak buralardaki meyve yenilebilir değil. Artık Türkiye'nin pek çok yerinde deneme ekimleri yapılıyor.

Aylara Göre Bitkisel Yiyecekler ve Örnek Mönüler


Doğadan uzakta yaşamaya o kadar alıştık ve alıştırıldık ki, belki hangi mevsimde hangi sebzeler ve meyveler bulunur, onu bile unuttuk. Hoş, şimdi yapay yöntemlerle her mevsimde, her tür meyve ve sebze bulunuyor, ama biz size her mevsimin hakkını vererek, sizleri doğru yola çekmeyi denemek istiyoruz.
Bu arada, bazı "kılavuz" sebzeleri sofranızdaki salatalardan hemen hiç eksik etmemeye bakın. Bunlar, havuç, lahana, şalgam, pancar, pırasa, kereviz, soğan ve sarımsaktır.
Pancarı, Brüksel lahanasını ve ıspanağı çiğ yemekte büyük yarar olduğunu da anımsayın.
Mutfağınıza renk katacak bazı güzel kokulu otlarla baharatı da akıldan çıkarmayın. Bir hatırlatma: Melekotu, anason, fesleğen, tarçın, kapari, maydanoz, sarımsak, kişniş, kornişon, kimyon, tarhunotu, zencefil, karanfil, defne, nane, hardal, hindistancevizi, yabani mercanköşk, kırmızı biber, karabiber, biberiye, safran, kekik, adaçayı, yaban kekiği ve vanilya.

OCAK AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, mandalina, portakal, greyfrut, elma, armut.
Kuru meyveler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik, üzüm.
Sebzeler: Lahana, Brüksel lahanası, sarımsak, hoş kokulu otlar, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar, karnıbahar, yerelması, rezene, kurufasulye, marul, mercimek, şalgam, soğan, zeytin, karahindiba, patates,pırasa, kara turp, domates, kırmızı turp, balkabağı,

OCAK AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve, kuru üzümle yoğurt, iki dilim ballı kara ekmek, ballı kekik çayı
Öğle yemeği: Bir meyve, çiğ lahana salatası (yeşil ve kırmızı lahana), yulaf ezmesi, peynir
Akşam yemeği: Bir meyve, karışık salta, kereviz çorbası, bir dilim kek.

ŞUBAT AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, mandalina, portakal, greyfrut, armut, elma.
Kuru meyveler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, kuru erik, kuru üzüm.
Sebzeler: Sarmısak, hoş kokulu otlar, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar,lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, hindiba, kuru fasulye, marul, mercimek, kıvırcık salata, soğan, zeytin, karahindiba, pırasa, patates, domates

ŞUBAT AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve, beyazpeynirli üç dilim kara ekmek, ballı biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, karışık salata, patates, dolması, kuru yemiş.
Akşam yemeği: Bir meyve, krema kereviz çorbası, yeşil salata.

MART AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, portakal, greyfrut, armut, elma.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik,üzüm.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar, lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, rezene, kurufasulye, bezelye, yeşil salata, şalgam, soğan, zeytin, karahindiba, pırasa, kara turp, kırmızı turp, domates.

MART AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve suyu, patatesli omlet, ballı kaynamış adaçayı
Öğle yemeği: Bir meyve, karışık bir salata, karışık sebze çorbası, komposto
Akşam yemeği: Bir meyve, krema pırasa çorbası, Brüksel salatası artı yeşil salata, yoğurt.

NİSAN AYI
Taze meyveler: Ananas, limon, çilek, portakal, greyfrut, elma.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik, üzüm.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, kuşkonmaz, pancar, havuç, kereviz, mantar,lahana, Brüksel lahanası, dereotu, hindiba, ıspanak, rezene, bakla, kuru fasulye, marul, bezelye, şalgam, soğan, zeytin, kuzukulağı, pırasa, patates, kara turp, kırmızı turp, teke sakalı, domates.

NİSAN AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve suyu, ezme, balla karışık kekik çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, kekikli kuşkonmaz, pirinç çorbası, beyaz peynir.
Akşam yemeği: Bir meyve, enginar, kuzukulağı çorbası, limonlu turta.

MAYIS AYI
Taze meyveler: Ananas, kiraz, limon, çilek, portakal, greyfrut, elma
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma, incir, fındık, ceviz, erik, üzüm
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, kuşkonmaz, pancar, havuç, kereviz, mantar, lahana, karnıbahar, hıyar, kabak, dereotu, bakla, kuru fasulye, marul, bezelye, taze soğan, zeytin, kuzukulağı, pırasa, patates, kara turp, domates.

MAYIS AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Çilek, badem ezmesi sürülmüş üç dilim kara ekmek, ballı biberiye çayı.
öğle yemeği: Bir meyve, rokforlu yeşil salata, pırasalı krep dolması, limon peltesi.
Akşam yemeği: Bir meyve, rendelenmiş havuç salatası, domatesli bakla, yeşil salata.

HAZİRAN AYI
Taze meyveler: Kayısı, ananas, muz, kiraz, limon, çilek, ahududu, kavun, portakal, şeftali, armut, erik.
Kuru yemişler: Badem, hurma, incir, fındık, ceviz, üzüm.
Sebzeler: Taze sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, kuşkonmaz, taze havuç, mantar, karnıbahar, hıyar, kabak, dereotu, ıspanak, bakla, taze fasulye, marul, mercimek, taze soğan, zeytin, pırasa, patates, kırmızı turp,domates.

HAZİRAN AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Mevsim meyveleri kokteyli, yoğurt, ballı bir dilim kara ekmek, ballı bir bardak adaçayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, ceviz ezmesi gamitürlü salata, fesleğen gamitürlü buğday lapası.
Akşam yemeği: Bir meyve, domates salatası, biber dolması.

TEMMUZ AYI
Taze meyveler: Kayısı, muz, frenk üzümü, limon, çilek, ahududu, kavun, portakal, şeftali, armut, erik.
Kuru yemişler: Badem, hurma, incir, ceviz, fındık, üzüm.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, enginar, patlıcan, pancar, havuç, kereviz, mantar, hıyar, kabak, dereotu, ıspanak, barbunya fasulyesi (taze), yeşil fasulye, mercimek, soğan, zeytin, pırasa, dolmalık biber, patates, kara turp, kırmızı turp, domates.

TEMMUZ AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Taze meyve salatası, fındık ezmesi sürülmüş bir dilim kara ekmek, ballı bir bardak biberiye çayı.
öğle yemeği: Bir meyve, karışık salata, patlıcan (domatesle pişmiş), tuzsuz peynir.
Akşam yemeği: Bir meyve, hıyar salatası, naneli yoğurt, badem krema şeftali.

AĞUSTOS AYI
Taze meyveler: Kayısı, muz, limon, kavun, karpuz, zerdali, şeftali, armut, erik, üzüm.
Kuru yemişler: Badem, hurma, incir, fındık, ceviz.
Sebzeler: Sarımısak, hoş koklu otlar, enginar, patlıcan, pancar, havuç, mantar, hıyar, kabak, taze barbunya fasulyesi, yeşil fasulye, marul, mercimek, soğan, zeytin, dolmalık biber, patates, kırmızı turp, domates.

TEMMUZ AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Kırmızı erik, bademli ve kuru incirli yoğurt, ballı biberiyle çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, patates salatası, un çorbası, yoğurt.
Akşam yemeği: Bir meyve, karışık salata, kabaklı turta, balla dövülmüş ceviz.

EYLÜL AYI
Taze meyveler: Ananas, muz, limon, incir, çilek, ahududu, kavun, dut, fındık, ceviz, greyfrut, karpuz, kayısı, şeftali, armut, erik, üzüm.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, hurma.
Sebzeler: Sarımsak, hoş kokulu otlar, avokado, pancar, kereviz, havuç, mantar, lahana, hıyar, kabak, ıspanak, rezene, barbunya fasulyesi, yeşil fasulye, marul, mercimek, yeşil salata, mısır, soğan, zeytin, şalgam, dolmalık biber, patates, karaturp, kırmızı turp, domates.

EYLÜL AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Çilek, beyaz peynir sürülmüş üç dilim kara ekmek, bir bardak ballı adaçayı.
öğle yemeği: Bir meyve, mısır salatası, ayçiçeğiyle pişirilmiş türlü, yoğurt.
Akşam yemeği: Bir meyve, sarımsaklı un çorbası, domatesli yeşil salata, taze fındık.

EKİM AYI
Taze meyveler: Badem, ananas, kestane, limon, incir, kavun, fındık, ceviz, greyfrut, karpuz, armut, elma, üzüm.
Kuru yemişler: Hurma, Erik.
Sebzeler: Lahana, karnıbahar, kabak, ıspanak, rezene, yeşil fasulye, marul, mercimek, şalgam, soğan, zeytin, pırasa, dolmalık biber, patates, kara turp, kırmızı turp, domates.

EKİM AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah kahvaltısı: Bir meyve suyu, tahıi lapası, ballı bir bardak biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, karışık salata, mantarlı krep, peynir.
Akşam yemeği: Bir meyve, kırmızı turp. çılbır, elmalı turta.

KASIM AYI
Taze meyvelar: Ananas, kestane, limon, hurma, portakal, greyfurt, armut, elma, üzüm.
Kuru yemişler: Kayısı, badem, incir, fındık, ceviz, erik.
Sebzeler: Sarımsak, avokado, pancar, havuç, kereviz, mantar, lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, ıspanak, rezene, kuru fasulye, marul, mercimek, şalgam, soğan, zeytin, pırasa, patates, karaturp, kırmızı turp.

KASIM AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah Kahvaltısı: Bir meyve, üzümlü arpa lapası, bir bardak ballı biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, çiğ kereviz salatası, peynir soslu yeşil salata, komposto.
Akşam yemeği: Bir meyve, çiğ rezene salatası, mantar yumurta, peynirli turta.

ARALIK AYI
Taze meyveler: Kestane, badem, incir, ceviz, fındık erik.
Sebzeler: Sarımsak, havuç, kereviz, pancar, mantar, lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar, hindiba, rezene, kuru fasulye, mercimek, yeşil salata, nohut, şalgam, soğan, zeytin, pırasa, patates, karaturp, kırmızı turp, domates.

ARALIK AYI ÖRNEK MÖNÜSÜ:
Sabah Kahvaltısı: Bir meyve, badem püresi sürülmüş üç dilim kara ekmek, ballı bir bardak biberiye çayı.
Öğle yemeği: Bir meyve, pancarlı yeşil salata, fırında mantarlı darı, yoğurt.
Akşam yemeği: Bir meyve, yeşil salata, etsiz çiftlik kebabı, kuru yemiş (karışık).

BESİNLERİN DONDURULARAK SAKLANMASI


Besinlerin dondurularak saklanması besinleri bozan küf, maya ve bakterilerle bunların meydana getirdikleri enzimleri donma derecesinde tutarak faaliyetten alıkoyma esasına dayanır. Besinlerin dondurulmasında kullanılmak üzere 'deep freez' denilen özel dondurucu yapılmıştır. Besinleri evlerde, de buz dolaplarının buzluklarında dondurmak mümkündür. Dondurucu frijider, dondurucu kısım ve depo olmak üzere iki bölüm, dür. Dondurucu kısım deponun altında bulunur ve genellikle freon gazıyla doldurulmuş borularla çevrilidir. Frijiderin otomatik makinesi de bu kısmın altındadır. Makine çalıştığı zaman, borularda-ki freon gazı kompresör vasıtasıyla ve basınç etkisiyle sıvılaşıp tekrar gaz haline dönerken etraftan sıcaklık alır ve böylece soğutmayı sağlar. Dondurulmuş besinler ise depoda saklanır. Dondurulacak meyveler cinslerine göre işlenir. Çileklerin sapları, vişne, kayısı, erik gibi meyvelerin çekirdekleri çıkarılır; elma, armut ve şeftalinin kabuklan soyulur. Meyveler kararmamalan için, 4 litresinde 3 kaşık limon suyu bulunan suyun içine konur ve uzun süre bekletilmeden, dondurulacak kaba aktarılır.

MEYVELERİN KARARMASINI ÖNLEMEK:
Meyvelerin kararmasını önlemek için, askorbik asit veya limon tuzu kullanılır. Her ikisi de, şurup içinde saklanan meyvelerin, renklerini koruyan maddelerdir. Bunların dışında, 'buharlama' denilen bir usul daha vardır.

ASKORBİK ASİT VE LİMON TUZUNUN KULLANILMASI:
1) Askorbik asidin kullanılması: Askorbik asit, şurup içinde, kuru şekerle ve şekersiz olmak üzere 3 şekilde kullanılır.
a — Şurup içinde kullanma: Meyveler şeker şurubu içinde donduru-lacaksa, 1 litre şurubun içine 1/2 çay kaşığı askorbik asit, bir parça suda eritildikten sonra katılır.
b — Kuru şekerle kullanma: 1 litrelik kaplara konulacak kayısı, şeftali ve açık renkte kiraz için 2 çorba kaşığı suda eritilmiş 1/4 veya 1/2 çay kaşığı askorbik asit, meyveler şekerle karıştırılmadan önce üzerlerine serpilir.
c — Şekersiz kullanma: Her 1 litre hacmindeki kayısı veya şeftali için, 1/4 veya 1/2 çay kaşığı askorbik asit 2 çorba kaşığı suda eritilerek, meyveler kavanoza doldurulmadan önce üzerlerine serpilir.
2) Limon tuzunun kullanılması: Meyveler, her 1 litresine 1/4 çay kaşığı limon tuzu konulmuş suyun içinde 1 - 2 dakika bekletildikten sonra çıkarılır ve hemen şurupla veya kuru şekerle karıştırılıp kaplarına doldurulur.
3) Buharlama: Elma, armut, ayva gibi sert dokulu meyveler su buharına tutulur veya. sıcak suya batırı-lır, ısınınca çıkarılarak soğuk suya daldırıldıktan sonra suyu süzülüp kaplarına doldurulur.

DONDURULARAK SAKLANACAK BESİNLER
Sebzeler: Taze fasulye, kırmızı pancar, lahana, kuşkonmaz, havuç, karnabahar, brüksel lahanası, ıspanak, bezelye, mısır, bamya, taze kabak ve benzerleri.
Meyveler: Elma, armut, şeftali, erik, çilek, vişne, incir, üzüm, kavun gibileri.

DONDURULMUŞ BESİN KAPLARI
Dondurulmuş besinlerden iyi sonuç alabilmek için, bunların konulacağı kapların hava almayan, rutubet geçirmeyen, koku ve buhar sızdırmayan cinsten olması gerekir. Dondurulmuş besin kabı olarak en elverişlisi, 450-620 gramlık kavanozlardır. Bu tip kavanozlarda sağlamlık, sıcağı ve soğuğu kolay geçir-mezlik, ağız kısımlarının dip kısımlarından geniş olması gibi özellikler bulunmalıdır.

KAVANOZLARIN HAZIRLANMASI
Dondurulacak besinlerin konulacağı kavanozlar, sıcak sabunla iyice yıkandıktan sonra soğuk suyla durulanır. Kapaklar da aynı şekilde temizlenir. Dondurulacak besinler, serbest olarak su veya şurup ihtiva ediyorsa, kavanoz ağzında 2,5 cm. kadar boşluk bırakılır. Aksi halde kavanoz ağzına kadar doldurulur. Doldurulan kavanozların ağızları iyice silinir, kapakları kapatılıp vidaları sıkılır. İçindeki besinler donuncaya kadar, kavanozlar, ağız kısımları yukarı gelecek şekilde tutulmalıdır.

MEYVELERİN DONDURULMASI
A — MEYVELERİN HAZIRLANMASI
Tam olgunluktaki meyveleri hasat ettikten sonra hiç bekletmeden, soğuk, mümkünse buzlu suda yıkayıp süzmeli ve hemen, ufak partiler halinde, dondurulacakları kaba koymalı.
B — MEYVELERİN KAPLARDA DONDURULMASI
1) Şurupla dondurma: Önce boş kavanoza, 1 litre suya % 30 veya % 40 oranında şeker karıştırılarak elde edilmiş ve frijiderde iyice soğutulmuş şuruptan 1/2 bardak konur. Kap, ağız kısmında 2 cm. boşluk kalıncaya kadar meyveyle doldurulur, boşluğa aynı şuruptan ilâve edilir. Kavanoz hemen dondurucuya konur.
Şurubun hazırlanması: Şurup, çeşidine göre, su ve şeker karıştırılarak hazırlanır. 1 litrelik bir kavanoza 1-1,5 bardak şurup konur.
2) Şekerle dondurma: Meyveler az derin bir tencereye yayıldıktan ve üzerlerine, gerekli görülürse askor-bik asit serpildikten sonra şeker ilâve edilir. Düz bir tahta kaşıkla meyveler güzelce karıştırılır ve hemen kavanoza doldurulur. Kabın ağız kısmında 2 cm. boşluk bırakılır ve meyvelerin üzerine selofan veya parşömen kâğıdı yerleştirilir. Kavanoz, kapağı sıkıca kapatılarak, bekletilmeden dondurucuya konur.
3) Şekersiz dondurma: Bu usul daha çok buharlanan meyvelere uygulanır. Meyveler buharlama kavanozlara doldurulduktan sonra dondurucuya yerleştirilir.

Besinlerin Protein Değerleri


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Besinlerin yenebilen 100 gramlarının sağladığı ortalama protein miktarları:
BESİNLER PROTEİN (Gr.)
Et ve Et Ürünleri:
Sığır eti (orta yağlı) 18,7
Koyun eti (orta yağlı) 17,0
Tavuk 19,0
Tavşan 21,0
Keçi 18,4
Beyin 10,3
Yürek 16,5
Böbrek 16,0
Karaciğer 20,0
Akciğer 14,6
Dil 16,2
Sosis 12,5
Salam 12,1
Balık (orta yağlı) 19,0
Yumurta 12-13
Süt Türevleri
İnek sütü (orta yağlı) 3,5
Keçi sütü 3,3
Manda sütü 4,0
Yoğurt 3,2
Taze çökelek 35,0
Kuru çökelek 54,9
Kaşar peyniri 27,0
Beyaz peynir (yağlı) 22,5
Beyaz peynir (yağsız) 19,0
Tulum peyniri 15,9
Süt tozu (yağlı) 26,0
Süt tozu (yağsız) 36,0
Krema (%20 yağlı) 2,9

Kuru Baklagiller:
Bakla 25,0
Barbunya 21,0
Nohut 19,2
Fasulye 22,6
Börülce 23,1
Mercimek 23,7
Bezelye 22,5

Yağlı Tohumlar ve Kuruyemişler:
Kabak çekirdeği içi 30,3
Ayçiçeği çekirdeği içi 25,0
Karpuz çekirdeği içi 32,2
Susam 20,0
Ceviz içi 15,0
Kestane 2,8
Fındık içi 12,6
Yer fıstığı 25,5
Çam fıstığı 35,2
Badem içi 18,6
Yeşil fıstık 20,0
Yağlar ve Yağlı Besinler
Sadeyağ 0,3
Tereyağı 1,0
Zeytinyağı -
Margarin 0,6
Öteki bitkisel yağlar -
Siyah zeytin 1,8
Yeşil zeytin 1,5
Şeker ve Şekerli Besinler
Şeker -0
Reçel -0
Pekmez -0
Bal 0,3
Tahin helvası 10,5
Tahıl ve Ürünleri
Buğday 11,5
Mısır 9,4
Pirinç (az kepekli) 7,1
Pirinç (kepeksiz 6,7
Arpa 9,7
Buğday unu (%80 randımanlı 11,7
Buğday unu (%72 randımanlı) 10,9
Bulgur 12,5
Beyaz ekmek 7,2
Bazlama 8,7
Makarna 11,0
Tarhana 14,1

Sebzeler:
Ispanak 2,8
Semizotu 2,0
Asma yaprağı 3,8
Bakla 5,7
Bamya 2,2
Bezelye 7,0
Enginar 3,0
Domates 0,8
Fasulye 2,0
Lahana 1,7
Salatalık 0,7
Karnabahar 2,4
Yeşil kabak 0,6
Sarı kabak 1,0
Patlıcan 1,0
Marul 1,7
Patates 1,8
Pırasa 1,8
Yeşil soğan 1,5
Kuru soğan 1,4
Pancar 1,7

Meyveler:
Elma 0,3
Kayısı 0,8
Muz 1,2
İncir 1,4
Üzüm 0,6
Erik 0,6
Kiraz 1,8
Ayva 0,6
Limon 0,7
Portakal 0,8
Böğürtlen 0,8
Kara dut 0,9
Çilek 0,8
Nar 0,8
Armut 0,3
Şeftali 0,3
Kavun 0,5
Karpuz 0,5

Besinlerin, protein, yağ, karbonhidrat, su, tuz cetveli


Besinlerin protein, yağ, karbonhidrat, su, tuz ve kalori cetvelleri Prof. Cihat Abalıoğlu'nun "Teşhisten, Tedaviye" adlı kitabından alınmıştır.

100 gram besin........Protein - Yağ - Karbonhidrat - Su - Tuz - Kalori

Kasap etleri:
Sığır eti (normal)....20,0 - 8,0 - - — - 71 - - 130 - 158
Sığır eti yağsız......21,5 - 0,0 - 0,5 - 65,4 - - — - 94
Sığır eti az yağlı....19,9 - 7,3 - 0,4 - 71,0 - - — - 156
Yağlı sığır eti ve koyun eti......18,9 - 24,5 - 0,3 - 55,3 - - — - 307
Çok yağlı sığır eti ve koyun eti..20,5 - 38,5 - - — - 47,3 - - — - 425
Dana eti..21,0 - 7 - - - 71 - - - - 150
Koyun eti.19 - 7 - - - 73 - 170 - 143
Yağsız koyun eti......19,7 - 2,3 - 0,4 - 76,7 - - — - 109
Yağlı koyun eti.......17,0 - 28,4 - 0,3 - 53,5 - - - - 335
Kuzu eti (Bud, göğüs).17,8 - 22,6 - - — - 58,6 - - — - 283
Keçi eti..20,7 - 4,3 - 0,5 - 73,4 - - 84 - 127
Tavşan eti21 - 8 - - — - 70 - - — - 161

Sakatat
Dil.......15,7 - 17,6 - 0,1 - 65,6 - - — - 229
Yürek.....17,6 - 10,1 - 0,3 - 71,1 - - — - 167
Karaciğer.19,9 - 3,7 - 3,3 - 71,6 - 140 - 130
Böbrek....18,5 - 4,5 - 0,4 - 75,6 - 320 - 119
Dalak.....17,8 - 4,2 - 1,0 - 75,5 - - - - 116
Akciğer...15,2 - 2,5 - 0,6 - 79,9 - - — - 88
Dana beyni.9 - 8,6 - - — - 81 - - 290 - 117
Uykuluk...28 - - 0,4 - - — - 70 - - — - 119

Et mamulleri
Jambon....25 - 24 - - - - 49 - 3400 - 335
Yağsız jambon.........24,4 - 8,0 - - — - 61,7 - - — - 173
Yağlı jambon..........24,7 - 36,5 - - - - 28,1 - - — - 441
Sığır dili24,8 - 31,6 - - — - 35,7 - - — - 394
Sucuk.....27,8 - 48,4 - - — - 17 - 8000 - 564
Pastırma..27,13 - 15,88 - — - 36,22 - — - 316

Av etleri
Tavşan....23,0 - 1,1 - 0,5 - 74,2 - - - - 107
Keklik....24,3 - 1,4 - 0,5 - 72,4 - - - - 114
Karaca....20,8 - 1,9 - 0,4 - 75,8 - - - - 105
Yaban ördeği..........22,7 - 3,1 - 0,5 - 72,5 - - - - 124

Kümes etleri
Ördek.....21,0 - 5,0 - - - - 73 - - - - 132
Kaz...,...16 - 30,0 - - - - 52 - - - - 345
Tavuk.....20 - - 5,5 - - — - 74 - - 140 - 125
Hindi.....23,7 - 8,5 - 0,5 - 66,3 - 170 - 178

Balıklar
Yılan balığı..........18,0 - 7,8 - - - - 72,9 - - - - 146
Uskumru...18,9 - 8,9 - - — - 70,8 - - — - 160
Turna balığı..........18,4 - 0,5 - - — - 79,6 - - — - 80
Sazan balığı..........19,8 - 1,9 - - — - 77,9 - - — - 99
Sardalya (tuzlu)......26,5 - 3,3 - 0,7 - 46,8 - - - - 142
Kutu sardalya (zeytinyağlı).......23,9 - 14,4 - 1,3 - 54,2 - - — - 237
Ton balığı (konserve).27,2 - 17,3 - 0,3 - 48,1 - - — - 274
Balık yağı..- - 96 - - — - 0,5 - - — - 893

Süt ve sütten yapılan gıdalar
Anne sütü..1,3 - 3,8 - 6,8 - — - - — - 70
İnek sütü..3,4 - 3,6 - 4,8 - 87,5 - 160 - 67
Keçi sütü..3,6 - 3,9 - 4,7,87,1 - - 22 - 70
Manda sütü.5,6 - 7,0 - 4,6 - — - - — - 103
Yağsız süt.3,6 - 0,8 - 4,6 - 90,2 - - — - 41
Koyun sütü.5,4 - 6,1 - 4,7 - — - - — - 98
Kaymak (sulu)..........3,5 - 10,0 - 4,0 - 81,9 - - — - 124
Kaymak (koyu)..........2,7 - 30,0 - 3,0 - 64,0 - . 130 - 302
Ayran......3,7 - 8,7 - 3,7 - 90,9 - 160 - 37
Yoğurt (inek sütünden).3,7 - 4,4 - 2,2 - — - - — - 78
Tereyağı (tuzsuz)......0,7 - 83,7 - 0,8 - 14,8 - 690 - 785
Tuzlu tereyağı.........0,6 - 83,8 - 0,5 - 13,2 - 1500 - 784
Lor.......17,2 - 1,2 - 4,0 - 76,5 - — - 98
Süt tozu..25,2 - 26,0 - 37 - 5,3 - - — - 504

Peynirler
BEYAZ PEYNİRLER:
Edirne yağlı..........13,8 - 27,3 - - — - 55 - - 3200 - 310
Edirne yağsız.........18,7 - 0,7 - 11,7 - 61 - - 4250 - 131
Tulum peyniri.........26,0 - 14,7 - 3,3 - 50 - 2570 - 257
Dil peyniri...........22,3 - 21,3 - - — - 53 - - 60 - 290
Lor peyniri9,4 - 16,0 - 5,2 - 67 - - 10 - 209

KAŞAR PEYNİRİ
Balkan kaşarı.........25,4 - 28,3 - 3,9 - 36 - 3140 - 384
Kars kaşarı...........27,2 - 28,8 - 11,8 - 26 - 2580 - 428
Çerkez peyniri........34,9 - 43,5 - 1,3 - 12 - 4530 - 553

Yumurtalar
Kabukla beraber bir yumurta 50 gr..5,6 - 5,3 - 0,3 - 32,8 - - 70 - 74
Tavuk (kabuğu 5,5 gr.).3,8 - — - 0,2 - 25,3 - - — - 16
Yumurta beyazı (29,5 gr.)..2,5 - 4,9 - 0,4 - 7,9 - - — - 57
Yumurta sarısı (15,5 gr.)..8,5 - 8,7 - - — - 42,3 - - — - 114

Yağlar
Hayvani ve nebati yağlar.— - 99,0 - - — - — - - — - 920
Tereyağı (tuzlu)..0,6 - 83,8 - 0,5 - 13,2 - 1500 - 783
Sığır iç yağı.....0,5 - 98,2 - - — - 0,5 - - — - 915
Koyun iç yağı.....0,5 - 97,2 - - — - 0,5 - - — - 906
Balık yağı.— - 99,8 - - — - — - - — - 928
Margarin...0,4 - 84,6 - 0,4 - 12,3 - - — - 791
Vejetalin..— - .99,8 - - — - 0,15 - 1000 - 928 - 1500
Zeytinyağı, fıstık yağı— - 99,4 - 0,2 - 0,35 - — - 925
Jelatin...84,2 - 0,1 - - — - 13,6 - - — - 346

Unlar
Un........10 - - 2,2 - 73 - 12 - - 3 - 364
Yulaf unu, yulaf ezmesi...........14,4 - 6,8 - 66,5 - 9,8 - 203 - 395
Mısır unu..9,6 - 3,1 - 71,7 - 13,0 - - — - 362
Nişasta unu1 - - — - 84 - 14 - - 24 - 350
Patates unu0,9 - 0,1 - 80,7 - 17,8 - - 8 - 335
Gevrek unu.7,2 - 0,5 - 69,8 - 18,0 - - — - 320
ince kepek16,1 - 4,8 - 21,7 - 12,0 - - — - 248
Kalın kepek...........14,3 - 4,5 - 15,2 - 12,0 - - — - 167

Ekmekler
Buğday ekmeği.6,6 - 0,5 - 55,9 - 35 - - 500 - 257
Kara ekmek.8,0 - 1,0 - 45 - 40 - - 500 - 225
Ufak francala ekmeği.6,8 - 0,5 - 57,8 - 33,7 - 370 - 270
Çavdar ekmeği..7,5 - 0,3 - 52,8 - 38,5 - 560 - 246
Kara ekmek.6,5 - 0,6 - 48,3 - 42,0 - - - - 230
Mısır ekmeği.5,8 - 1,7 - 45,7 - 43,8 - 1380 - 227
Bisküvi....8,8 - 9,1 - 73,4 - 7,5 - 200 - 422
Makarna, şehriye vs.13,0 - 2,0 - 72,0 - 13,0 - - 67 - 370

Şeker ve şekerden yapılan gıdalar
Şeker......— - — - 100 - — - 130 - 410
Pekmez.....9,5 - — - 64,5 - 22,5 - Eser - 303
Süzme bal..0,4 - — - 81,0 - 18,5 - Eser - 334
Kakao......22,3 - 26,5 - 31,0 - 5,5 - - — - 465
Çikolata...7 - 27,0 - 55 - 1,5 - - 30 - 520
Sütlü çikolata.........6,9 - 31,7 - 48,0 - 2,5 - - 15 - 520
Ceviz-fındıklu çikolata..9,4 - 46,2 - 23,7 - 1,7 - - — - 565
Badem kurabiyesi.......11,1 - 23,9 - 23,0 - 10,1 - - — - 485
Badem ezmesi...........9,3 - 28,5 - 46,7 - 13,8 - - — - 495
Bonbon.....2,1 - 0,2 - 92,9 . 0,3 - - — - 388
Pralin.....3,6 - 12.4 - 74,8 - 7,5 - — - 436
Çikolatalı bonbon......6,6 - 20,0 - 64,7 - 6,4 - - — - 479

Kuru sebzeler
Mercimek..26 - - 1,9 - 52,8 - 12,3 - 138 - 341
Bezelye...23,4 - 1,9 - 52,7 - 13,8 - 58 - 330
Bakla.....25,7 - 1,7 - 47,3 - 14,0 - - — - 315
Fasuyle...23,7 - 2 - - 56,1 - 11,2 - - 93 - 346
Nohut.....25,7 - 1,8 - 57,2 - 11,3 - - - - 357
Patates....2,0 - - - 20 - 75 - - 82 - 90
Yerelması..1,9 - 0,2 - 16,4 - 79,1 - - — - 77

Kuru yemişler (kabuksuz)
Fıstık....27,5 - 14,5 - 15,7 - 7,5 - - — - 591
Fındık....17,4 - 62,6 - 7,2 - 7,1 - 110 - 628
Taze kestane.6,1 - 4,1 - 39,7 - 47,0 - - 10 - 226
Kuru badem.21,4 - 53,2 - 13,2 - 6,3 - - — - 637
Çam fıstığı.39,1 - 49,7 - 3,5 - 2,3 - - — - 367
Şam fıstığı.22,3 - 54,0 - 13,8 - 4,2 - - - - 650
Kuru ceviz.16,7 - 58,5 - 13,0 - 72 - - 170 - 666
Taze ceviz.13,8 - 48,2 - 10,7 - 23,5 - - - - 549

Taze meyveler
Elma (kabuk ve koçanla beraber).0,4 - 0,64 - 13 - 82 - - — - 58
Armut (kabuk ve koçanla beraber).0,4 - 0,26 - 13 - 79 - - — - 56
Kayısı.....0,9 - 1,20 - 10,5 - 80,5 - - 1 - 50
Kiraz......0,8 - 0,64 - 15,1 - 77,2 - 100 - 67
Vişne......0,9 - 1,7 - 11,3 - 80 - - 38 - 57
Şeftali....0,7 - 0,76 - 13,3 - 47,4 - - 3 - 61
Erik.......0,8 - 0,90 - 15,7 - 75,6 - - 2 - 71
Kara erik..0,7 - 0,75 - 13,9 - 77,1 - - — - 66
Portakal...0,8 - 1,35 - 12,6 - 84,3 - - 7 - 61
Muz........1,3 - 0,38 - 22,8 - 73,8 - 200 - 100
Limon......0,7 - 5,39 - 8,4 - 82,6 - - 7 - 37
Limon suyu.0,3 - 6,83 - 2,7 - 89,7 - - — - 40
Mandalin...0,8 - 1,42 - 8,5 - 87,5 - - 8 - 44
Zeytin.....3,2 - 39,9 - 8,6 - 25,5 - - 5 - 417
İncir......1,35 - - - 17,5 - 79 - - 70 - 77

Salkımlı meyveler
Çilek......1,3 - 1,84 - 7,8 - 85,4 - - — - 45
Ağaç çileği.1,4 - 1,64 - 6,8 - 84,0 - - 3 - 40
Üzüm.......0,7 - 0,77 - 17,7 - 79,1 - - 9 - 79
Dut........1,4 - 0,77 - 11,6 - 83,6 - - - - 56
Karpuz.....0,8 - 0,1 - 6,4 - 91,5 - - - - 30

Kuru meyveler
Erik (çekirdeğiyle beraber).1,9 - 0,5 - 51,4 - 26,9 - - - - 230
Hurma (çekirdeğiyle beraber).1,9 - 0,6 - 72,2 - 18,5 - - - - 315
incir......3,3 - 1,31 - 58,8 - 26,1 - - — - 270
Kuru üzüm..1,6 - 1,2 - 66,2 - 25,4 - - — - 295
Kuşüzümü...2,8 - 1,3 - 77,3 - 21,2 - - - - 341
YağlTzeytin % 14,5.....9,7 - — - 8,9 - 74,3 - - — - 172

Murabbalar
Domates salçası.5,4 - 3,12 - 14,6 - 67,3 - - — - 95
Erik marmeladı..1,5 - 1,54 - 54,8 - 39,6 - - — - 237
Kayısı reçeli"..0,6 - 0,99 - 68,4 - 29,2 - - — - 287
Portakal reçeli.0,4 - 0,72 - 71,7 - 26,4 - - - - 299
Çilek reçeli....0,6 - 0,75 - 63,2 - 29,3 - - — - 285
Ağaç çileği reçeli.1,1 - 1,26 - 68,5 - 27,7 - - - 290
Kiraz reçeli....1,0 - 0,84 - 68,4 - 27,7 - — - 285
Ayva reçeli.0,3 - 0,71 - 50,0 - 47,4 - - — - 206
Elma jölesi.0,3 - 1,09 - 47,7 - 23,6 - - — - 312

Taze sebzeler
Kereviz....1,4 - 0,3 - 8,8 - 77,3 - 250 - 45
Havuç......1,0 - — - 8,5 - 87 - - 61 - 40
Pancar.....1,3 - 0,1 - 6,8 - 79,9 - - 10 - 34
Şalgam.....0,8 - 0,1 - 3,9 - 94,2 - - 58 - 20
Bayır turpu1,9 - 0,1 - 8,4 - 86,9 - 120 - 43
Kırmızı turp1,2 - 0,2 - 3,8 - 93,3 - - 71 - 32
Sarımsak...6,8 - 0,1 - 26,3 - 64,7 - 50 - 137
Pırasa.....2,8 - 0,3 - 6,5 - 87,6 - - 40 - 41
Soğan......1,3 - 0,1 - 9,4 - 87,8 - - — - 45
Kuşkonmaz..1,6 - 0,1 - - 1,7 - 95,3 - - 69 - 14
Igpanak....2,3 - 0,3 - 1,8 - 93,3 - 210 - 20
Kuzukulağı.2,4 - 0,5 - 0,4 - 92,2 - - - - 16
Marul......2 - - - - 2,5 - 93,5 - - - - 20
Salatalık..1,4 - 0,3 - 1,9 - 94,9 - 271 - 23
Kıvırcık salata.1,8 - 0,1 - 2,6 - 94,1 - - — - 19
Tere.......1,9 - 0,1 - 0,5 - 92,3 - - — - 11
Maydanoz...3,7 - 0,7 - 6,7 - 85,1 - - — - 50
Karnabahar.2,5 - 0,3 - 4,6 - 90,9 - - 48 - 32
Brüksel lahanası.5,3 - 0,5 - 6,7 - 84,6 - - 66 - 54
Kırmızı lahana.1,7 - 0,2 - 4,8 - 91,6 - - 65 - 29
Lahana.....1,5 - 0,2 - 4,2 - 91,2 - - 94 - 25
Enginar....2,5 - 0,1 - 8,3 - 86,5 - - — - 45
Taze bezelye.6,6 - 0,5 - 12,4 - 77,7 - - 60 - 83
Çalı fasulye.2,6 - 0,2 - 6,3 - 89,1 - - — - 38
Ayşekadın fasulye.6,0 - 0,4 - 8,6 - 81,4 - - 96 - 64
Patlıcan...1,3 - 0,2 - 4,8 - 92,3 - - — - 27
Kabak......1,1 - 0,1 - 6,5 - 90,3 - - 28 - 32
Karpuz.....0,8 - 0,1 - 6,4 - 91,5 - - — - 30
Domates....0,9 - 1,7 - 3,4 - 79,9 - 110 - 33

Konserve sebzeler
Kuşkonmaz..1,5 - 0,1 - 2,3 - 94,4 - - — - 17
Çalı fasulye.1,1 - 0,1 - 2,6 - 94,4 - - - - 16
Mantar.....3 - 0,4 - 4,5 - 89 - - — - 35
Taze maya.16,2 - 1,3 - 5,5 - 75 - - — - 101
Kahve.....12,9 - 14,4 - 4,1 - 2,7 - - - - 286
Çay.......24,1 - 8,2 - - - 8,5 - - - 32
Sirke.....0,57 - 5,6 - 0,4 - 90,6 - - - - -

Boş Pay Hamurunun İçi İçin Gereçler


Yumuşak meyveler (çilek, kiraz, vişne püresi)
Pastacı krema
Kremalar (çiğ badem kreması)
Klasik çikolatalı muslar
Meyve püreleri ve sosları (incir, erik, elma vb. püreler)
Çikolatalı kestane tatlısı
Batirskoclu iç malzeme
Limon kordu
Tuzsuz badem, ceviz fındık, fıstık gibi çerezlerin bal veya reçellerle karıştırılıp hazırlanan harçlar
İsviçre merengi

Doktor Bitkiler


• Ürik asit, soğan ve üzümden fellik fellik kaçar;
• Albümin taze fasulye karşısında duramaz;
• Kansızlığın, havuç, üzüm, ıspanak, pancar, lahana, tereotu, kayısı, elma ve erik karşısında yüzü sapsarı kesilir.
• Kan dolaşımı bozuklukları ve damar sertliği, limon, maydanoz, sarımsak, domates ve armut karşısında daima pes eder,
• Keza romatizmanın yine limon, çilek, ahududu, üzüm, elma, armut, domates, pırasa, taze fasulye, soğan ve kereviz karşısında elleri ayakları titrer,
• Astım, nardan nefret eder.
• Safra ve böbrek taşları, domates, armut, üzüm, pırasa ve armutu görünce düşüp bayılırlar.
• Selülit limonun karşısında erir biter,
• Dereotu saç dökülmesine karşı birebirdir,
• Kolesterol karahindiba ve enginarı görünce, kaçar
• Yorgun kalp kerevizle, üzümle, soğanla ve narla içli dışlı olursa güçlenir,
• Spazmlar ve sinir krizleri ile uykusuzluk, mandalina, armut ve marul karşısında daima pes eder;
• Kabızlık, ancak zeytinyağı, prasa, erik, kiraz ve üzümle sökülüp atılır,
• Kalsiyum ve mineral eksikliklerinin havuç, pırasa, şalgam, lahana, pancar, badem, ıspanak, üzüm, elma, kiraz ve çilek karşısında hep korkudan dişleri takırdar,
• Şeker, soğanı, enginarı, pancarı zeytin ve zeytinyağını, fındığı, cevizi ve bademi gördü mü, erir gider,
• İshal, havuç, limon, nar ve kayısıdan nefret eder.
• Siğil, sarımsakla yumuşar,
• Ödemler ve bünyenin su tutma hali, soğan, armut, kavun, elma, kiraz, şeftali, dereotu ve patlıcan karşısında hemen buharlaşır, gider,
• Ülser ve midede asitlenme, havuçla lahana ile limonlarla üzüm, elma ve ananasla çözülür
• Kanser ve kansere yatkınlığın düşmanı sarımsak ve kırmızı pancardır,
• Karaciğer yetersizliği, karaciğerin büyümesi karahindiba, kuşkonmaz, havuç, enginar, zeytin, kereviz, turp, zeytinyağı ve greyfrut karşısında geriler.
• Boğaz ağrıları, dut, frenk üzümü, sarımsak, ıhlamur ve yosunu görünce, barış çubuğu tüttürmeyi yeğlerler.
• Basur, karpuz ve üzüm karşısında ufalır.
• Herpes'in amansız düşmanı elmadır.
• Tansiyon yüksekliği de sarımsak, maydanoz, limon, frenk üzümü ve armut karşısında hemen tonunu indirir.
• Bağırsak enfeksiyonları ve mide ekşimeleri ise, çay üzümü, tarhunotu, limon, elma ve domates çıkage-lince, kuşatmayı derhal kaldırır.
• Menapoza karşı tek çare.frenk üzümüdür
• Sinir depresyonu ve sinir zaafları, portakal, havuç, armut, şalgam, soğan, kuşkonmaz, badem, erik, incir ve diğer kuru yemişlerin huzurunda hemen diz çökerler.
• Şişmanlık, armudu görünce, söner, gider.
• Pankreas zafiyeti, patlıcan saldırısına karşı hiç direnemez.
• Deri hastalıkları, enginar, limon salatalık, kereviz, kuşkonmaz ve turp karşısında renk değiştirir.
• Böbrek bozuklukları daha üzüm, elma, kavun, kereviz, karahindiba ve tekesakalı görünür görünmez kirişi kırarlar.
• Ciltteki kırışıklıklar, havucun temasıyla düzelir.
• Enginar, domates, üzüm ve çayüzümü çıkageldi mi, üre bütün serinkanlılığını yitirir.
• Damarların zayıflığını, portakal, yeşil biber takviye eder
• Solunum yolları hastalıkları ve akciğer arızaları, turp, sarımsak, şalgam ve dereotu yanlarına yaklaşınca, nefes bile alamazlar.

El ile Yenilen Natürel Meyvelerin Servisi


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Natürel olarak servis edilen meyvelerin bir kısmı elle yenir. Bunlardan bazılarının kuverinde meyveye özel takımlar da yer alır. Örneğin üzüm için; üzüm makası, ve üzüm yıkama kabı yer alır. Üzüm mutfakta yıkanmış olarak servis kabına koyulur ve masaya getirilir.
Kayısı ve erik de elle yenilen meyvelerden olup ordövr tabağına mutfakta hazırlanmış olarak konuğun sağ tarafından servis edilir.
Kiraz ve vişne elle yenilen meyve olmasının yanı sıra üzüm gibi mutfakta yıkanarak tabağa konulabileceği gibi konuk masasında meyve yıkama tası ile birlikte de servis edilebilir.
Çilekler sapları ayıklanmış ve mutfakta yıkanmış olarak servis edileceği cam veya gümüş kase içerisine konulur. Dantel kâğıt konulmuş dessert tabağı üzerine yerleştirilerek konuğa servis edilir. Beraberinde konuğun arzusuna göre pudra şeker veya krem şanti ile servis edilir.

FRANSIZ PASTALARI


Fransızlar, bizdeki ağdalı hamur işlerinin ağırlığına mukabil, hafif hamur nevilerinden bulunan pastaları (gatoları) ve benzerlerini tercih etmişlerdir.
Çok güzel şekiller altında vücuda getirdikleri pastaları makbul bir tarzda; kremalarla, çikolâta, kestane, badem ezmeleri; diğer fondanlarla ve fıstık ve üzümlerle süslemeyi bilmişler ve aynca, elma, kayısı, erik, çilek ve vişne gibi meyvaların peltelerinden = marmelade'larından istifade etmişlerdir.
Bizde; kokulu Gümüşhane elmaları, Malatya kayısıları, Amasya erikleri, Arnavutköyü çilekleri ve Yarımcanın kiraz ve vişneleri meşhur olduğu gibi Avrupalılarca da (Reine Claude) dedikleri (frenk eriği) ve Myrobolan adı verilen Hint erikleri meşhurdur.
Bildiğimiz hamur tahtaları ve oklavalardan başka, bu imalâtı kolaylaştıracak, çeşit çeşit kalıplar da meydana getirmişlerdir.

Gıdaların saklama süreleri


Gıda türü Buzdolabı Derin dondurucu
Süt ürünleri
Tereyağı veya margarin 1 -2 hafta 6-8 ay
Peynir 5 gün
Yumurta (pişmiş) 1 hafta
Yumurta (çiğ) 1 hafta 12 ay
Süt 1 hafta 1 ay
Yoğurt 7-10 gün
Yağsız balıklar 1 gün 6 ay
Yağlı balıklar 1 gün 3 ay
Etler
Kuzu etleri 2-4 gün 6-9 ay
Dana eti (çiğ) 2-4 gün 6-12 ay
Tavuk veya hindi eti 1 -2 gün 6-7 ay
Pişirilmiş etler 2-4 gün 2-3 ay
Sosis 2-4 gün 2 ay
Kekler ve tartlar
Tartlar (çiğ meyveli) 1 gün 6-8 ay
Tartlar (pişmiş meyveli) 3 gün 2-4 ay
Kremalı kekler 2-4 ay
Kremasız kekler 2-4 ay
Elma ve narenciye 1 -2 hafta
Kiraz, çilek ve dut 2-3 gün 8-12 ay
Karpuz, şeftali, armut ve erik 3-5 gün 8-12 ay
Sebzeler
Pişirilmiş sebzeler 2-3 gün
Enginar, lahana, brokoli, fasulye
patlıcan, bezelye, biber, ıspanak 3-5 gün 8-12 ay
Kabak, havuç 1 hafta 8-12 ay
Mısır 1 gün 8-12 ay
Domates, yeşil salata ve kereviz 1 hafta

Günlük Karbonhidrat Gereksinimi


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Günlük karbonhidrat ihtiyacı bireyin yaşına cinsine fiziksel aktivite ve özel durumlarına göre değişmekle birlikte, günlük enerji ihtiyacının ortalama %50-60’ını karbonhidratlar karşılamalıdır.
Örneğin günlük enerji gereksinimi 2000 kkal olan bir bireyin karbonhidratlardan gelen enerji miktarı %60 olduğu düşünülürse;
2000 x (60/100) =1200 kkal
Bir gram karbonhidrat 4 kkal enerji verdiğine göre 122/4 = 300 gram karbonhidrat tüketmesi gerekir.

Cinsiyet ve yaşa göre günlük enerji gereksinimi tablosu ile besinlerin karbonhidrat içeriğini belirten tablo.

YAŞ ERKEK kkal/gün KIZ kkal/gün
1 1180 1160
2 1360 1250
3 1560 1520
4 1720 1670
5 1870 1790
6 2010 1900
7 2140 2010
8 2260 2110
9 2380 2210
10 2500 2300
11 2600 2350
12 2700 2400
13 2800 2450
14 2900 2500
15 3000 2500
16 3050 2420
17 3100 2340
18 3100 2270
19 3020 2200
yetişkin 3000 2200

Besinlerin yenebilen 100 gramlarının sağladığı ortalama karbonhidrat miktarları;
BESİNLER KARBONHİDRAT (g)
Et ve Et Ürünleri:
Sığır eti (orta yağlı) 0
Koyun eti (orta yağlı) 0
Tavuk 0
Tavşan 0
Keçi 0
Beyin 1,2
Yürek 2,0
Böbrek 0,8
Karaciğer 4,5
Akciğer 0
Dil 0,5
Sosis 1,8
Salam 1,1
Balık (orta yağlı) 0

Yumurta ve Süt Türevleri:
İnek sütü (orta yağlı) 5,5
Keçi sütü 5,0
Manda sütü 5,3
Yoğurt 5,4
Taze çökelek 3,2
Kuru çökelek 13,8
Kaşar peyniri 1,4
Beyaz peynir (yağlı) -
Beyaz peynir (yağsız) 3,8
Tulum peyniri 51,8
Süt tozu (yağlı) 37,0
Süt tozu (yağsız) 51,0
Krema (%20 yağlı) 3,7
Yumurta( ikiadet) 0,7
Kuru Baklagiller
Bakla 53,7
Barbunya 57,0
Nohut 56,7
Fasulye 55,9
Börülce 57,2
Mercimek 57,4
Bezelye 61,6

Yağlı Tohumlar ve Kuruyemişler:
Kabak çekirdeği içi 11,4
Ayçiçeği çekirdeği içi 14,5
Karpuz çekirdeği içi 9,4
Susam 13,9
Ceviz içi 13,9
Kestane 43,6
Fındık içi 16,7
Yer fıstığı 18,8
Çam fıstığı 2,4
Badem içi1 6,9
Yeşil fıstık 15,5
Yağlar ve Yağlı Besinler
Sade yağ -0
Tereyağı -0
Zeytinyağı -0
Margarin -0
Öteki bitkisel yağlar -0
Siyah zeytin 1,1
Yeşil zeytin 2,8
Şeker ve Şekerli Besinler
Şeker 99,5
Reçel 73,1
Pekmez 70,6
Bal 78,4
Tahin helvası 53,5
Tahıl ve Ürünleri
Buğday 69,3
Mısır 72,0
Pirinç (az kepekli) 78,0
Pirinç (kepeksiz 78,9
Arpa 68,9
Buğday unu (%80 randımanlı 74,3
Buğday unu (%72 randımanlı) 75,5
Bulgur 69,8
Beyaz ekmek 53,1
Bazlama 55,1
Makarna 76,3
Tarhana 58,8

Sebzeler:
Ispanak 3,5
Semizotu 3,8
Asma yaprağı 15,6
Bakla 9,8
Bamya 8,7
Bezelye 15,0
Enginar 7,8
Domates 4,0
Fasulye 5,4
Lahana 5,1
Hıyar 3,0
Karnabahar 4,0
Yeşil kabak 5,9
Sarı kabak 7,5
Patlıcan 5,1
Marul 3,2
Patates 17,5
Pırasa 13,0
Yeşil soğan 7,3
Kuru soğan 8,9
Pancar 8,7
Meyveler
Elma 14,0
Kayısı 12,7
Muz 23,2
İncir 17,8
Üzüm 16,2
Erik 11,5
Kiraz 13,8
Ayva 14,1
Limon 7,8
Portakal 10,1
Böğürtlen 15,9
Kara dut 19,8
Çilek 7,2
Nar 14,7
Armut 13,3
Şeftali 13,3
Kavun 5,7
Karpuz 6,1

Günlük Yağ Gereksinimi


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Bireyin diyet özelliğine göre değişmekle birlikte günlük alınacak enerjinin %25-35’ini yağlardan sağlanmasıyla, yağ gereksinimi karşılanabilir.
Günlük 3000 kalorilik enerji ihtiyacı olan bir kimsenin, bunun % 30’unu yağlardan karşılayabilmesi için 300x30/100= 900 kalorilik yani yaklaşık 900/9=100 gram yağ tüketmesi gerekir

Besinlerin yenebilen 100 gramlarının sağladığı ortalama yağ miktarları:
BESİNLER YAĞ (g.)
Et ve Et Ürünleri:
Sığır eti (orta yağlı) 18,2
Koyun eti (orta yağlı) 21,0
Tavuk 8,0
Tavşan 5,8
Keçi 9,2
Beyin 8,6
Yürek 4,5
Böbrek 7,0
Karaciğer 4,0
Akciğer 2,4
Dil 14,0
Sosis 27,6
Salam 27,5
Balık (orta yağlı) 8,0

Süt Türevleri:
İnek sütü (orta yağlı) 3,0
Keçi sütü 4,0
Manda sütü 7,0
Yoğurt 2,6
Taze çökelek 5,6
Kuru çökelek 11,7
Kaşar peyniri 31,7
Beyaz peynir (yağlı) 21,6
Beyaz peynir (yağsız) 0,7
Tulum peyniri 11,7
Süt tozu (yağlı) 27,0
Süt tozu (yağsız) 1,0
Krema (%20 yağlı) 20,0
Yumurta (iki adet) 11,5

Kuru Baklagiller:
Bakla 1,8
Barbunya 1,5
Nohut 6,2
Fasulye 1,6
Börülce 1,2
Mercimek 1,3
Bezelye 1,8

Yağlı Tohumlar ve Kuruyemişler:
Kabak çekirdeği içi 47,0
Ayçiçeği çekirdeği içi 45,0
Karpuz çekirdeği içi 45,7
Susam 51,4
Ceviz içi 64,4
Kestane 1,5
Fındık içi 62,4
Yer fıstığı 44,0
Çam fıstığı 51,0
Badem içi 54,1
Yeşil fıstık 53,8

Yağlar ve Yağlı Besinler:
Sadeyağ 98,7
Tereyağı 82,9
Zeytinyağı 100,0
Margarin 81,0
Öteki bitkisel yağlar 100,0
Siyah zeytin 21,0
Yeşil zeytin 13,5

Şeker ve Şekerli Besinler:
Şeker -0
Reçel -0
Pekmez 0,1
Bal -
Tahin helvası 28,0

Tahıl ve Ürünleri:
Buğday 2,2
Mısır 4,2
Pirinç (az kepekli) 1,1
Pirinç (kepeksiz 0,7
Arpa 1,9
Buğday unu (%80 randımanlı 1,5
Buğday unu (%72 randımanlı) 1,5
Bulgur 1,5
Beyaz ekmek 1,1
Bazlama 0,4
Makarna 1,1
Tarhana 3,9

Sebzeler:
Ispanak 0,4
Semizotu 0,4
Asma yaprağı 2,0
Bakla 0,4
Bamya 0,2
Bezelye 0,4
Enginar 0,2
Domates 0,3
Fasulye 0,2
Lahana 0,2
Hıyar 0,1
Karnabahar 0,2
Yeşil kabak 0,2
Sarı kabak 0,2
Patlıcan 0,3
Marul 0,2
Patates 0,1
Pırasa 0,2
Yeşil soğan 0,2
Kuru soğan 0,2
Pancar 0,1

Meyveler:
Elma 0,3
Kayısı 0,6
Muz 0,2
İncir 0,4
Üzüm 0,7
Erik 0,2
Kiraz 0,4
Ayva 0,3
Limon 0,6
Portakal 0,8
Böğürtlen 0,8
Karadut 1,1
Çilek 0,3
Nar 0,7
Armut 0,2
Şeftali 0,2
Kavun 0,1
Karpuz 0,1

Karışık Meyveli Krema


1 paket toz kremşanti
1,5 su bardağı süt
1 su bardağı tatlı süzme yoğurt
1 paket vanilya
2 yemek kaşığı bal
Üzeri için:
10 adet çilek veya erik (incecik doğranmış)
10 adet kayısı (incecik doğranmış)
10 adet kiraz veya kivi
1 yemek kaşığı limon suyu

Çilek, kayısı ve kirazı bir kaseye alıp üzerinde limon suyu gezdirdikten sonra karıştırın. Meyveleri buzdolabında bekletin. Diğer taraftan, kremşanti ve soğuk sütü derin bir kaba aktarıp mikserle koyulaşıncaya kadar çırpın. Yoğurt, vanilya ve balı da ekleyerek çırpmaya devam edin. Meyvelerin yarısını kremaya ekleyerek kaşıkla karıştırıp kaselere paylaştırın. Kalan meyvelerle de üzerini süsleyerek servise sunun.

Kavun Sepeti


1 adet kavun
4 adet taze kayısı
200 gram erik
200 gram çilek
300 gram kiraz
200 gram üzüm
Kürdan ve nane yaprakları

Kavunu sepet şeklinde kesip içindeki çekirdekleri alın ve kavunun içini dondurma kaşığı ile çıkartıp bir yere alın. İçini meyvelerle doldurup masaya koyun. Nane yapraklarıyla süsletin.

Kırmızı Marmelat


Yarım kg kiraz
Yarım kg çilek
Yarım kg vişne
Yarım kg kırmızı erik
2 kg şeker
2 adet limon

Meyveler yıkanır, çekirdekleri çıkarılır. Blenderden geçirerek püre haline getirilir. Daha sonra bir tencereye aktarılır. Üzerine şeker konur, karıştırılır. Tencerenin kapağı kapatılır, 2 saat kadar bekletilir. Süre sonunda tencere orta ateşli ocağa yerleştirilir. Çıkan köpükleri alınır. Marmelet 45 dakika piştikten sonra limon suyu katılır, 6-7 dakika daha pişirilir, ateşten alınır. Soğuyunca kavanozlara doldurulur.

Kırmızı Orman Sosu


1 su bardağı çilek
1 su bardağı vişne
1 su bardağı kiraz
1 su bardağı kırmızı erik
1 su bardağı toz şeker

Vişne, erik ve kirazın çekirdekleri çıkarılır. Çileklerin yaprakları alınır. Hepsi bir tencereye konur. Üzerine şeker gezdirilir. Kapak kapatılır, 1 saat bekletilir. Sonra orta ateşte meyveler şekillerini kaybedene dek pişirilir. Blenderden geçirilir.

Kırmızı Pelte


10 adet çilek
10 adet kiraz
10 adet vişne
10 adet kırmızı erik
1 küçük salkım siyah üzüm
1 su bardağı şeker
1,5 çay bardağı buğday nişastası
3 su bardağı su

Meyvaların çekirdekleri çıkarılır ve robottan geçirilir. Tencereye aktarılır. Üzerine su, nişasta ve şeker eklenir. Pürüz kalmayana kadar iyice karıştırılır. Sonra ateşe yerleştirilir. Sürekli karıştırarak kıvam alana kadar pişirilir. Kaselere konur.

Kolay Meyveli Tart


Bahar Görsoy

1 adet hazır sade pandispanyanın tek tarafı
1 küçük kase kiraz, çilek, yeşil üzüm tanesi
1 adet şeftali
1 adet erik
3 su bardağı şeftali suyu
1 çay bardağı toz şeker
1 çay bardağı nişasta
1 çay bardağı şeftali suyu (keki ıslamak için)

Tencereye şekeri, şeftali suyunu, nişastayı koyup pişirin. Servis tabağına aldığımız pandispanyayı şeftali suyu ile ıslayın. Üzerine yaptığınız muhallebiyi dökün. 10 dk donduktan sonra yazdığım meyveler ile süsleyin. Buzdolabında iki saat bekletin. Dilimleyerek soğuk servis yapın.


Komposto ve Hoşafları Hazırlamada Kullanılan Meyve Çeşitleri


Tatlı yiyeceklerin bir boyutunu meyveler oluşturur. Anadolu zengin bir meyve kültürüne sahiptir.
Meyveler genel olarak beslenmede su, vitamin, mineral maddeler ve karbonhidrat kaynağı olarak önem taşır. Birçok meyve belli vitaminleri önemli düzeyde içinde bulundurur. Özellikle taze meyveler C vitamini kaynağıdır. Minerallerden ise demir, çinko, bakır, sodyum, potasyum, fosfor, magnezyum içerir. Meyveler taşıdıkları karbonhidratlardan özellikle selüloz ile sindirime yardımcı olur, bağırsak sağlığında önemli rol oynar.
Meyveler çeşitli biçimlerde değerlendirilir.Hem taze olarak hem de kurutularak tüketilir.

Taze Meyveler:
Genellikle taze meyveler çiğ olarak tüketilir. Bunun yanında çeşitli kompostolar daha çok taze meyvelerden hazırlanır. Anadolu’da elma, kayısı, armut, ayva, vişne, portakal ve kızılcık gibi meyvelerin tazelerinden komposto yapılmaktadır.
Elma, en çok tüketilen meyvedir. Çok çeşitli cinsleri vardır. Ekşisi, tatlısı, sulusu, sert olanı yörelere göre değişir. Çeşitli tatlılarda kullanılan temel meyvelerdendir.
Kiraz ve vişne, Anadolu’da bolca üretilir. Kiraz daha çok sade olarak tüketilirse de kompostosu da yapılır. Taze vişneden daha çok reçel, şurup, komposto; kurusundan ise hoşaf yapılır.
Kayısı, şekerpare, zerdali gibi çok çeşitleri olan bir başka meyvedir. Hoş kokusu ve lezzetinin yanında besin değeri de son derece yüksektir. Komposto ve hoşaf hazırlamada taze ve kurusu en çok kullanılan meyvedir.
Ayva, çok uzun çağlardan beri bilinen meyvelerdendir.Sarı rengi,hoş kokusu ile sevilerek yenilir.Pişirildiğinde çiğ yenildiğinden daha lezzetli ve güzel kokulu olur.
Armut, çeşitli türleriyle Anadolu’da yaygındır.Daha çok çiğ tüketilmekle birlikte kurusu hoşaf yapımında çok kullanılır.
Şeftali, yaz aylarının en sevilen meyvelerindendir. Bol sulu ve tatlı olan bu meyvenin en önemli özelliği kabuğunun tüylü olmasıdır. Bir şeftali türü olan Nektarin ise tüysüzdür. Çekirdeği kolay ayrılana yarma şeftali, ete yapışık olana et şeftalisi adı verilir. Yarma şeftalinin aroması daha güzel olduğu için genellikle taze meyve olarak tüketilir.
Çilek, günümüzde gelişmiş seracılık sayesinde her mevsim kolaylıkla bulunmaktadır. Tüm pasta ve tatlılarda kullanılır. Ancak bahar mevsiminde yetişenler mis gibi kokusu ve tadı ile reçel, şerbet, komposto yapmada daha çok tercih edilir.
Kızılcık, Anadolu’da tanınan küçük kırmızı renkli görüntüsüyle hoş bir meyvedir. Daha çok kurusundan hoşaf, tazesinden komposto yapılır.
Taze meyvelerden komposto ve hoşaf hazırlanırken; çilek,vişne, kayısı, şeftali gibi yumuşak taze meyvelerden yapılan kompostolarda, önce şeker ve su birlikte kaynatılır. Küçük olan meyveler bütün olarak, iri olanlar ise dilimlenerek bu su içerisine ilave edilir. Kısık ateş üzerinde yumuşayıncaya kadar pişirilir. Ayva, elma, armut gibi sert meyvelerden komposto ve hoşaf hazırlanırken, meyvelerin önce kabukları soyulur, dilimlenir. Yumuşayıncaya kadar yeteri miktarda su ile haşlanır, sonra şekeri ilave edilir. Kısık ateşte renklenip, şekerli suyu biraz kıvamlaşıncaya kadar kaynatılır. Eğer meyveler şekerle birlikte haşlanırsa, meyveler yumuşamaz.

Kuru Meyveler:
Kuru meyveler, taze meyvelerin içerdikleri % 80-95 oranındaki suyun %10-20 oranlarına düşürülmesi ile elde edilir. Meyvelerin kurutulması çok eski dönemlere dayanır.
Kurutma işlemi, güneşte veya yapay olarak yapılmaktadır. Meyvelere kurutulmadan önce ön işlem olarak kükürtleme yapılır. Bunun nedeni kurutma sırasında oluşabilecek renk değişmesini önlemektir. Ancak güneşte kurutulan meyvelerin rengi bozulsa da daha lezzetli olur.
Meyvelerin kurutulması sonrası C vitamini dışında diğer besin ögeleri korunduğundan sağlık için oldukça yararlıdır. Kuru meyvelerde özellikle demir, kalsiyum, çinko, E vitamini ve şeker oranı daha fazladır.
Anadolu’da daha çok kayısı, vişne, erik, dut, elma, armut, üzüm, incir, kızılcık gibi meyveler kurutulur. Kurutulan bu meyveler de “ yak veya kak, çir, kişniş ” gibi isimler alır.
Kuru kayısı, lifli bir meyvedir. Bu nedenle besleyici özelliğinin yanı sıra sağlık için de çok yararlıdır. Genellikle güneşte bütün veya yarım halde kurutulur.
Erik, en çok kurutulan meyvelerden birisidir. Çeşitli cinsleri vardır (papaz eriği, mürdüm eriği gibi).
Üzüm, yurdumuzda en fazla kurutulan meyvedir. Çekirdekli ve çekirdeksiz olmak üzere başlıca iki çeşit üzüm kurutulur. Mutfaklarda çekirdeksiz olan sultani cinsi daha çok tercih edilir.
İncir, üzümde olduğu gibi en fazla kurutulan bir başka meyvedir. İncir, diğer meyvelerden farklı olarak önce ağaçta bırakılarak mümkün olduğunca kurumaya terk edilir. Sonra kuruyarak ağaçtan düşenlerde hasırlar üzerine serilerek gölgede kurutulur.
Elma ve Armut ise, kabukları soyulur, ikiye bölünür veya dilimlenerek kurulur.
Kurulmuş meyveler kuruyemiş ve daha çok da hoşaf yapımında kullanılır.
Kuru meyvelerden yapılacak hoşaflarda; kuru meyve akşamdan ıslatılır, kabarması sağlanır.Islatıldığı suda kaynatılarak yumuşatılır. Sonra şekeri ilave edilir. Şeker eriyinceye kadar 1-2 taşım kaynatılır. Soğuk olarak servisi yapılır.

Türk mutfağında uygulanan komposto ve hoşaf çeşitleri genel olarak şunlardır:
Kompostolar:
Ayva kompostosu
Elma kompostosu
Armut kompostosu
Kayısı kompostosu
Şeftali kompostosu
Erik kompostosu
Vişne kompostosu
Çilek kompostosu
Kiraz kompostosu
Ağaççileği kompostosu
Portakal kompostosu
Hoşaflar:
Ayva hoşafı
Elma hoşafı
Armut hoşafı
Kayısı hoşafı
Şeftali hoşafı
Erik hoşafı
Vişne hoşafı
İncir hoşafı
Karışık meyve hoşafı

KOMPOSTOLAR HAKKINDA


Meyveli tatlılardan olan kompostolar, vitamin içerdikleri gibi vücudumuza ısı ve enerjide verirler.
Komposto hazırlanırken şu hususlara dikkat edilir:
1 Yaş ve yumuşak meyveler için (Çilek, vişne, kiraz, kızılcık, kayısı, şeftali, portakal, mandalina v.b. gibi) meyve miktarına göre şurup hazırlanır. Temizlenip yıkanan meyveler kaynar şurubun içine atılır. (Meyvesine göre şeklini koruyacak şekilde) Birkaç taşım kaynatılır.
2 Sert olan ayva, elma, armut gibi meyveler önce pişirilir, ölçülü şeker ilave edilerek, ağzı açık olarak kaynatılır. Renk vermesi isteniyorsa ısısı azaltılarak bir müddet kaynatmaya devam edilir.
3 Kayısı, erik, kızılcık, vişne, üzüm, incir gibi kuru meyveler için ölçülü su kaynatılır. Meyveler yıkanıp içine atılır. Yumuşayıncaya kadar pişirilir. Şeker ilave edilip birkaç taşım daha kaynatılır.

KOMPOSTO VE HOŞAFI AYIRAN ÖZELLİK NEDİR?
Dilden dile söylenen 'komposto ve hoşaf aynı anlama mı gelir' cümlesi gerçekten doğru mu? Uzun zamandır biri birinin yerine kullanılan hoşaf ve komposto gerçekten aynı şey sanılmıştır. Ancak gerçek olan geleneksel sofralarımızın baş tacı olan hoşaf ve kompostonun birbirinden farklı olduğudur. Komposto ve hoşafı birbirinden ayıran en önemli özellik ise birinin kuru diğerinin yaş meyvelerle yapılıyor olmasıdır. Komposto mevsimin yaş meyvelerinden yapılan, hoşaf ise kuru meyvelerden yapılan içecektir.

Kuverin Meyve İçin Hazırlanması


Meyveler mönüde diğer tatlılara ve peynirlere alternatif olarak verilen yiyeceklerdir.
Konuklar tarafından doğrudan elle veya takım kullanılarak yenilir.
Elle yenilebilen meyveler, üzüm, çilek, kiraz, erik, kayısı, vişne, incir gibi taze meyveler veya kuru üzüm, kuru kayısı ceviz, fındık gibi kuru yemişlerden oluşur.
Takım kullanılarak yenilebilen meyveler ise kavun, karpuz, portakal, elma, armut, şeftali, muz, kivi, ananas, mango vb. taze meyvelerdir.Meyvelerin çeşitlerine ve özelliklerine göre kuverleri ve kuverde kullanılan takımları farklılık gösterir.

Malatya Mutfağı


http://www.kulturportali.gov.tr

Malatya’nın geleneksel mutfağında kış mevsimi yenilecek gıdalar yaz aylarından kurutulur. Bulgur kaynatılır; üzüm veya duttan pestil, pekmez yapılır; hoşaflık gün kurusu kayısı ve diğer meyveler kurutulur; turşu “basılır”. Yörenin tarımsal yapısı bulgur, un, süt ürünleri ve eti ana yemek malzemesi yapmıştır. Köftenin yeri özel ve önemlidir. Yalnız Malatya mutfağında “köfte” denince etten yapılan köfte anlaşılmamalıdır. Köfteden kastedilen bulgur ağırlıklı ve bir bölümü bazı meyvelerin ve sebzelerin yapraklarına sarılan yemeklerdir. Belli başlı köfteler şunlardır: Analı kızlı, içli köfte, sumaklı ekşili çorba, sıkma köfte, ayva köftesi, Polat köftesi, gıkırdaklı köfte, elmalı köfte, kurşun geçmez köftesi, gidirikli köfte, ciğer köftesi, haşhaşlı top köfte, kabaklı çimdik köfte, yumru köfte, yumurtalı sıkma köfte, yoğurtlu balkabağı köftesi, etli çiğ köfte, çiğleme, mercimekli çiğ köfte, keloğlan köftesi, yavandan patlıcanlı köfte, bulama köfte, hirçikli köfte, pat köftesi ve nahna (lahana) köftesi. Bazıları köfte olarak da adlandırılan sarmalar şunlardır: Dut yaprağı, kabak, pazı, ayva yaprağı, zeytinyağlı marul sarmaları, fasulye yaprağı sarması, pancar yaprağı sarması, soğan dolması, kabak çiçeği dolması, kiraz yaprağı dolması, isot dolması, balcan (patlıcan) dolması ve sığırdili dolması. Et tiridi, kabuk aşı, buğulama, sac kavurması, kaburga kebabı, kağıt kebabı, pıtpıtı pilavı gibi yemekler et ve sebzeden yapılır. Bunlardan kağıt kebabı, yağlı kuzu etinin “taraklık ve etevi” denilen yerinden, özel bir kağıt içinde, fırında buğulanarak yapılır ve çok tutulur. Kayısı, elma, ayva, kabak, çilek, erik, gül, vişne gibi türlerden reçel yapılır. Yine üzüm, kızılcık, vişne, erik ve gül gibi türlerden de şurup hazırlanır. Ayrıca biber, salatalık, domates, acur, lahana gibi sebzelerden turşu yapılır. Tatlı olarak dut helvası, üzüm pestili, köpük pestili, üzüm sucuğu, pekmez, çir kavurması, peynir tatlısı, deli kız baklavası, kaymaklı kayısı tatlısı, Arapgir’in peynir helvası, halbur tatlısı, dolma tatlısı, sütlaç ve çiğdemli sütlaç sayılabilir. Kesmece, haşhaşlı saç baklavası ve kabaktan yapılan çıtma tatlısı diğer bazı tatlı çeşitleridir. Kuşkusuz modern hayat geleneksel mutfağa büyük sekte vurmuş, yukarıda sayılan yiyecek ve içecekler sadece kırsal kesimde yaşayan birkaç aile tarafından hazırlanır olmuştur. Ama Malatyalı bu lezzete, damak zevkine alışkındır, vazgeçmek istememektedir. Bunun farkında olan bazı işletmeciler son yıllarda lokantalarında klasik lokanta yemeklerinin yanına yerel mutfaktan yemekler eklemiştir.

Malatya Mutfak Kültürü


Malatya geleneksel evlerinde mutfak ve kiler bulunur. Mutfak genellikle evin kuzeye bakan yönündedir. Kiler ise ya mutfağa bitişik ya da iki katlı evlerde alt katta bir bölümde bulunur. Mutfakta "Kaplık" ya da "terek" denilen raflar içerisinde kaplar bulunur. Mutfak veya kilerin bir tarafından "Aşlık"lar sıralanır. Kilerde yiyecek malzemelerinin yanı sıra kurutmalıklar, fazla eşya, buğday ve bunların elenmesinde kullanılan kalbur ve elek bulunur.
Yatakların bulunduğu yüklük bu bölümde yer alır. Ocak mutfağın bulunduğu uygun bir yerde bulunur. Ocağın bir metre üzerinde davlumbaz vardır. Zahire ve kışlık yiyecekler, kilerin serin bir yerinde muhafaza edilir. Turşular ve reçeller bidonlara konularak burada saklanır. Kışlık et kavurması tenekelere basılarak kilerde yerden yarım metre yüksekte bulunan kerevetlerin üzerine sıralanır.
Yemekler, yere serilen sofra bezi üzerinde konulan siniler üzerinde yenilir.
Malatya mutfak kültürü, zengin bir görünüm arz eder ve genellikle bulgur ağırlıklıdır. Özel günlerde yapılan kutlama, tören, çocuk görme, adak adama gibi günlerde yemeklerin çeşitliliği gözlenir. Doğum yapan lohusa kadını görmeye gidildiğinde Kuymak (Herle) götürülür.
Eve misafir geldiğinde, Hıdırellez haftasında, bir rüya görüldüğünde hayıra çıkması dileğinde ise "Kömbe" yapılır. Ayrıca, Hıdırellez'de "Hızır Kömbesi", "Sehen Kesmesi" gibi yiyecekler yapılarak en az yedi komşuya dağıtılır. Düğünlerde yemek türleri üç ana çeşit üzerinde yoğunlaşmıştır. Bunlar; etli bulgur pilavı, tiritli yemek ve mevsimine göre meyve, cacık ve salatadan oluşur.
Ölü ardından verilen yemekler ise düğünlerdeki yemek çeşitleri gibidir. Buna, "can aşı" veya "kırk yemeği" gibi genel ad verilir.
Bu tür yemeklere ek olarak "un helvası"da yapılır. Yeni bir işe başlama, eve yeni birşey alma, kemer atma gibi durumlarda kömbe yapma ve kurban keserek komşulara dağıtarak geleneği sürdürmektedirler.
Mutfak kültüründe önemli bir yeri ekmek çeşitleri tutar. Bunlar; tandır etmeği, yufka ekmek, kınalı ekmek, taplama ekmeği, bazlama, ekşili ekmek, ballı ekmek, otlu ekmek, pileke, dönderme, taş küllüğü, tutmaç, saç yüzü, yağlı ekmek, saç üstü...
Çorbalar; mercimek çorbası, kavurmalı erişte-bulgur çorbası, tarhana çorbası, kara çorba, pıtpıtı çorbası, gendime çorbası, kulak çorbası, döğme çorbası, pirinç çorbası, ayali çorba, pirpirim çorbası, kelle-paça çorbası, ekşili çorba, keşli çorba, gurut çorbası, aşure çorbası, malhıta çorbası vb. sayılabilir.
Köfteler; Malatya mutfağında önemli bir yer tutar. Ana malzeme bulgurdur. Malatya'da 70'den fazla köfte çeşidi olduğu bilinmektedir. Bazılarının isimleri şöyledir:
Analı-kızlı, içli köfte, sumaklı ekşili köfte, sıkmalı köfte, elmalı köfte, kurşun geçmez köftesi, gilgirikli köfte, ciğer köftesi, haşhaşlı top köfte, kel köfte, ıspanaklı dolma köfte, patatesli içli köfte, kabaklı çimdik köfte, yumru köfte, yumurtalı sıkma köfte, yoğurtlu balkabağı köftesi, etli çiğ köfte, çiğleme, mercimekli çiğ köfte, keloğlan köftesi, yavandan patlıcanlı köfte sayılabilir.
Sarma ve dolmalar: Dut yaprağı, kabak, pazı, zeytinyağlı marul sarmaları, asma yaprağı sarması, kiraz yaprağı, fasulye yaprağı sarması, pancar yaprağı sarması, soğan dolması, kabak çiçeği dolması sayılabilir.
Et ve sebze ağırlıklı Yemekler: Et tiridi, kabuk aşı, buğulama, sac kavurması, tiritli patates, tiritli fasulye, patlıcan dövmesi, boranı imam bayıldı, pancar kavurması ve sebzeli yemek çeşitleri sayılabilir.
Reçeller-Şuruplar-Turşular: Elma, ayva, kabak, çilek, erik, gül vb. gibi türlerden reçel yapılır. Yine üzümden kızılcık, vişne, erik, gül gibi türlerden şuruplar hazırlanır. Ayrıca; biber, salata lık, domates gibi sebzelerden turşu yapılır. Tatlı olarak dut helvası, üzüm pestili, köpük pestili, üzüm sucuğu, pekmez, çir kavurması, peynir tatlısı, deli kız baklavası, kaymak kayısı tatlısı, Arapgir'in peynir helvası, Halbur tatlısı, dolma tatlısı, sütlaç ve çiğdemli sütlaç sayılabilir.

MALATYA MUTFAK KÜLTÜRÜ


KÖFTELERİ: Analı-kızlı ,içli köfte,ekşili tiritli köfte,sıkma köftesi,kabaklı çimdik köfte,etli çiğköfte,çiğleme,mercimekli çiğ köfte ,yavandan patlıcanlı köfte, sumaklı ekşili köfte, ayva köftesi, polat köftesi, gıkırdaklı köfte, elmalı köfte, kurşungeçmez köftesi, gidirikli köfte, ciğer köftesi,haşhaşlı top köfte, yoğurtlu , yumru köfte, yumurtalı sıkma köfte, yoğurtlu balkabağı köftesi.

ÇORBALARI: Sumaklı ekşili çorba, Mercimek çorbası, kavurmalı erişte - bulgur çorbası, tarhana, kara çorba, pıtpıtı çorbası, gendime çorbası, kulak çorbası, döğme çorbası, pirinç çorbası, ayalı çorba, pirpirim çorbası, kelle - paça çorbası, ekşili çorba, keşli çorba, gurut çorbası, aşure çorbası, malhıta çorbası. soğuk yoğurt çorbası

YEMEK TÜRLERİ: Et tiridi, kabuk aşı, buğulama, sac kavurması ve çeşitli sebze yemekleri,Tava-bulgur yada pirinç pilavı, yöresel lahmacun türleri( etli, çökelekli, patatesli,yumurtalı) pirpirim salatası, yöre usulü su böreği . meşhur saçaklı pilavı ile servis edilen ana yemekleri ile kağıt kebabı özgün yemeklerin başında yer alır.

DOLMA TÜRLERİ: Karın-Bumbar dolması , soğan dolması, kabak çiçeği dolması ,Dut yaprağı, kabak, pazı, ayva yaprağı, zeytinyağlı marul sarmaları, fasulye yaprağı sarması, pancar yaprağı sarması, soğan dolması, kabak çiçeği dolması, Kiraz Yaprağı, fasulye yaprağı, Kuru Patlıcan, biber, salatalık dolması,

Battalgazi, mutfak kültürüyle çeşitlilik arzeder. Yöre mutfağı ev ekonomisi bütçesine bağlıdır. Yaygın meyvacılık, kurutulmuş gıda, pestil, şıra, pekmez ve turşuyu önemli kılar. Bu malzemeler yaz ve güz dönemlerinde kışa hazırlanır. un, bulgur, süt ürünleri ve et, ana yemek malzemesi olarak kullanılır.

Çorbalık ve köftelik olarak hazırlanan bulgur atalardan beri vardır ve var olmaya devam eder. Unlu mamüller içerisinde ise, tandır ekmeği, dürüm, katmer ve kömbe önem taşır. Köftelerin özel bir yeri vardır. Yöre mutfağının özel yemeklerinden biri kağıt kebabıdır. Taraklık ve etevi denilen yağlı kuzu etinin özel bir kağıt içinde buğulanarak fırında pişirilmesiyle yapılır. Tavuk eti ile yakında bulunan Barajda yetişen balık, yoğunlukla tüketillir.
Kurutulmuş gıda kullanımı yörede yaygındır. kayısısının (mişmiş) kurutulması zaten bir sanayidir. Ayrıca hoşaflık (gün kurusu) kayısı kurusu, elma, dut, armut, üzüm kuruları da ünlüdür.

REÇELLER, ŞURUPLAR, TATLILAR
Kayısı, Elma, ayva, kabak, çilek, erik, gül, vişne gibi türlerden reçel yapılır. Yine üzüm, kızılcık, vişne, erik ve gül gibi türlerden de şurup hazırlanır. Ayrıca; biber, salatalık, domates, acur, lahana gibi sebzelerden turşu yapılır. Tatlı olarak dut helvası, köpük pestili, üzüm sucuğu, pekmez, çir kavurması, peynir tatlısı, deli kız baklavası, kaymak kayısı tatlısı, peynir helvası, halbur tatlısı, dolma tatlısı, sütlaç ve çiğdemli sütlaç sayılabilir.

ALFABETİK 99 MALATYA YEMEĞİ
Alma galayısı, akıtma, apıştırma, borani, buğulama, bıcik, basduh gavurma, bililk, cennet çamuru, cumhur, cidebe, cüce, çeynak, çifteli, Çingen, çimişli, donaşı dolandırma, düdük, değirmen sulusu, dilenci, dövme pilavı, demir tatlısı, deli kız baklavası, etli garı, fetil ekmeği, fışfış, gendime pilavı, geleli kebabı, gelin öğüdü, gerdan tatlısı, herse, hışırık kebabı, hırhalı, hatun parmağı, helve, incik kebabı, irinti çorbası, keklik ekmeği, kurşun geçmez, kefenli, külünceli, kaşık ninnisi, kesmük, kınalı, kalbur hurbası, kulak çorbası, kömbe, kabuk aşı, kunya, kayısılı bohça, kuymak, loşekmek, mahluta, mıhlama, muhater, mırik, maşçorbası, nardan, omuzu baltalı, özemi, pasara, paaç, Polat, pirinçli hele, pirpirim salatası, pıtpıt, pepekuş salatası, pekmez helvası, taplama ekmeği, pervende, pelüze, paşaböreği, serun, sulu farı, sini, seçeli, saçaklı pilav, sümüt pilavı, samut salatası, saç yüzü, sütlü, sulu tevek, sifon tatlısı, şirinli, taplama ekmek, tırşikli, tıksa, tortor, yüksük çorbası, yarmacalı, zincir kebabı, zengin.

MEYVE KONSERVELERİNİN YAPILIŞINDA TAKİP EDİLECEK SIRA


İşleri daha düzenli yapabilmek için meyve konservelerini şöyle bir sıra takip ederek yapmak lâzımdır.
1- Meyvelerin tartılması: Meyve, konserveyi yapacak olanın bahçesinden toplanmışsa meyveler önce tartılır ve meyve miktarına göre kavanoz hazırlanır.
2- Gerekli kavanozların hazırlanması: Kavanozlar önceden gözden geçirilir, kapaklarının bozuk, kırık, çatlak olmamasına dikkat edilir. Sonra bunlar yukarıda anlatıldığı biçimde temizlenir ve steril duruma getirilir.
3- Meyvelerin yıkanması: Meyveler çeşitlerine göre yıkanmakla hem üzerlerindeki ilâç kalıntıları, tüyler giderilir, hem de mikropları azaltılır.
4- Kabuklarının soyulması için meyvelerin haşlanması: Bazı meyvelerin kabukları bıçakla soyunmayacağından bu gibiler yukarıda anlatıldığı biçimde haşlanırlar.
5- Meyvelerin dirileştirilmesi: Haşlanmış meyveler iyice yummayacaklarından ele alınamaz. Bunları diri-leştirmek için soğuk suya atmak gerekir.
6- Meyvelerin bölünmesi: Meyvelerin kavanozlara iyi istif edilebilmeleri için şeftali ve kayısı gibi olanları ortadan ikiye ayırılır; elma, armut, ayva gibileriyse dilimlere bölünür. Böylece meyvelerin çekirdek-leriyle sert olan çekirdek yatakları da atılmış olur.
7- Kavanozlara sıcak ve soğuk doldurma: Çilek, vişne, kiraz ve erik gibi meyveler kavanozlara soğuk olarak doldurulur. Şeftali, elma, armut, ayva ve benzerleriyse şurupta 2 - 5 dakika kadar kaynatıldıktan sonra kavanozlara istiflenir. Bunlardan kayısıyla şeftalinin soğuk olarak da kavanozlara doldurulması mümkünse de kaynatılmışlarıyla kavanozlara hem daha çok meyve konur, hem de meyvelerin kavanozların üst kısmında toplanması önlenmiş olur. İstiflemede dikkat edilecek bir nokta da meyvelerin kavanozların ağzına kadar doldurulmamasıdır. Kavanozların ağzında hiç olmazsa 2 1/2- 3 santimlik bir boşluk bırakılmalıdır. Bu boşluk pastörizasyon sırasında ısınan meyvelerin genişlemesiyle dolar.
8- Kavanozlara şurubun doldurulması: Meyveleıin içinde tutuldukları veya kaynatıldıkları şurup da soğuk veya kaynar bir durumda istiflenmiş meyvelerin üzerine dökülür. Şurubun doldurulmasında kavanozların ağızlarında ikibuçuk santimlik bir boşluk bırakılır ki buna «ısınma boşluğu» denir.
9- Kavanozdaki havanın çıkarılması: Meyvelerin kavanozlara istiflenmesi sırasında meyve katları arasında hava kabarcıkları kalabilir. Bunları çıkarmak üzendir. Bu gibi durumlarda kanmaca hafifçe yana eğilir, bir bıçakla meyveler hafifçe bastırılarak bu hava kabarcıkları çıkarılır. Hava kabarcıklarının çıkarılması için kavanozlar kendi eksenleri etrafında 5-10 defa sağa, sola da çe-virilebilir. Böylece havayla birlikte havadaki mikroplardan bir kısmı da çıkarılmış olur. Havadaki oksijenin meyvelere etkide bulunup oksitlenmesi de önlenmiş olur. Bu işlem konserve yapımının en önemli işlemlerinden biridir.
10- Kavanoz ağızlarının temizlenmesi: Kavanozlara meyvelerin istiflenmesi, şurubun doldurulması ve havanın çıkarılması işlemleri sırasında kavanozun ağzı şerbetlenebilir. Böyle bir kavanozun ağzı kapandığında kapak iyice yerine oturmayacak, dolayısıyla hava girmesine imkân verecek ve böylece çok kısa bir süre sonra da o konserve bozulacaktır. Bunun için kavanozdaki hava kabarcıklarının çıkarılması işleminden sonra kavanozun ağzı kaynar suyla ıslatılmış nemli ve temiz bir bezle silinmelidir.
11- Kavanoz kapaklarının kapatılması: Ağızları silinen kavanozların ağızları vakit kaybetmeden kapatılmalıdır.
12- Kavanozların pastörizasyon kazanına yerleştirilmesi: Ağızları kapanan kavanozlar, hemen içinde kaynar su bulunan pastörizasyon kazanlarına yerleştirilir. Kavanozların aralıklı konmasına ve tahta veya tel kafes üzerine oturtulmasına dikkat edilmelidir. Özel otoklav ve pastörizasyon sepetleri vardır. Böyle bir sepet temin edilirse çok daha iyi olur.
13- Konservelerin pastörize edilmesi: Pastörizasyon kazanındaki su kaynamaya başlayınca veya istenilen ısı derecesine ulaşınca kaynama süresinin hesaplanmasına başlanır. Bu süre her meyveye göre değişir ki buna ait bilgi her meyvenin pastörizasyon tarifi sırasında verilecektir. Suyun kaynaması bu sürenin sonuna kadar kesiksiz olarak devam edeceğinden ateşin buna göre ayarlanmasına dikkat edilmelidir.
14- Kavanozların pastörizasyon kazanından çıkarılması: Pastörize edilen konserve kavanozları özel maşayla teker teker veya tel sepetle toplu bir şekilde kazandan çıkarılınca bezle tutularak kavanozların kapakları iyice sıkıştırılır, telli kavanozların ise kısa teli hemen aşağı indirilerek bastırılır. Sıcak olan kavanozların çatlamamaları için bunları aralıklı olarak tahtaların veya kuru bezlerin üzerlerine sıralamak lâzımdır. Soğuk hava cereyanı da kavanozları çatlatabile-ceğinden buna da dikkat etmek gerekir.
15- Soğuyan kavanoz kapaklarının kontrolü: Üzerinden bir gece geçtikten sonra soğumuş olan kavanozların kapaklarını kontrol etmek gereklidir. İyi pastörize edilmiş madenî kapaklı kavanozların kapakları içeriye çökük durumda bulunur. Bu kavanozların vidalı bilezikleri hemen çıkarılmalıdır. Üzerleri maşalı kavanozların maşaları da çıkarılmalıdır. Kavanozları muayene ederken onları başaşağı ederek kapaklarında sızıntı olup olmadığına, içeri hava kabarcıklarının girip girmediğine bakılmalıdır. Sızıntılı ve hava girmiş kavanozların kapaklarını iyice sıkıştırıp yeniden pastörize etmeli veya bir - iki gün içinde kullanarak tüketmeli. İyi pastörize edilmiş kavanozların vidalı bilezik veya maşalarının çıkarılması gereklidir. Yoksa herhangi bir nedenle ileride kavanozdaki meyve bozulunca meydana gelen gaz çıkacak yer bulamayarak cam kavanozu patlatabilir. Kavanozları garantiye almak için bilezik ve maşalar çıkarılır. Böylece meydana gelecek gaz, kavanoz kapağını kolayca açar ve kavanoza bir şey olmaz.
16- Kavanozlann etiketlenmesi ve kilerlere kaldırılması: Kontrolü yapılan kavanozlara etiketleri yapıştırılmalı. (Bu etikete konservenin adı, yapılış tarihi ve varsa özellikleri yazılır) ve serin, havadar, rutubetsiz, karanlık kiler veya depodaki raflara yerleştirilmeli. Konserve depo veya kilerinin ideal sıcaklığı 15 santigrat derecesidir. Bu yerlerin ışık almaması gerekir. Yoksa kava-nozlardaki konservelerin rengi solar.

Meyve Satın Alırken Dikkat Edilecek Noktalar


Elma: Sert, düzgün, temiz kabuklu ve güzel renkli olmalıdır.
Portakal: İnce kabuklu, sert, parlak renkli meyvedir. Yumuşaklık veya ucunda beyazımsı küf hissi verenlerden uzak durulmalıdır.
Muz: Dolgun, aynı biçimde ve istenilen olgunlukta olmalıdır. Lekelenmiş veya çürümüş kabuklulardan sakınılmalıdır.
Şeftali: Kremsi veya sarı renkli kabuk olmalıdır. Olgun şeftaliler hafifçe ellendiğinde biraz yumuşaktır. Yeşil, çok sert veya çürük olmamalıdır.
Armut: Sert kabuklu bir meyvedir. Toplandıktan sonra gittikçe olgunlaşır.
Kivi: Olgun şeftali yumuşaklığında olmalıdır. Düzgün ve sağlam meyveleri seçilmelidir.
Ananas: Büyük, dolgun, yeşil yapraklı ve tatlı, taze görünüşlü meyvedir. Yumuşak benekli, çürük alanlı veya fermente olmuş kokululardan sakınılmalıdır.
Kavun: En az 2,5 kg ağırlığında, hafif yeşil renkli mumlu beyaz kabuğu vardır. Tamamen olgunlaşmış olanlar krem rengi kabuğa sahiptir.
Karpuz: Ağır, iyi şekillenmiş, kabuk ve çeşidinin karakteristik renginde olmalıdır. Olgun karpuzlar güzel kokulu ve dipleri hafif yumuşaktır. Sapı kuru ve kahve olmalı, yeşil olmamalıdır.
Kiraz- vişne: Dolgun, parlak renkli, tatlı veya ekşidir. Kırmızı kahve kabuklu, tatlı kiraz ve vişneler aromalıdır. Fazlaca yumuşak veya kurumuş veya koyu sapları olanlar alınmamalıdır.
Kayısı: Mümkün olduğunca çok altın-turuncu renkli ve dolgun olmalıdır. Lekeler, kabukta çatlak olmadıkça aromayı etkilemez.
Üzüm: Dolgun üzümler, yeşil ve bükülebilir sapa sıkıca yapışmışlardır. Renk, hoş koku ve olgunluğun en iyi işaretidir.
Erik: Olgunlaşmışların ucu hafifçe ellendiğinde yumuşaklık hissi verir.
Greyfurt: Sert, ince kabuklu, renkli ve ağırdır. En iyi greyfurtlar düzgün, ince kabuklu ve her iki ucu düz olanlardır.
Çilek: Sert, dolgun ve tamamen renklenmiş taneler olmalıdır.
Mango: Genellikle satıldığında oldukça serttir ve yenmeden önce daha çok olgunlaşmaya ihtiyacı vardır. Olgunlaştığında, yumuşakça basınç verir.

MEYVE ŞEKERLEMELERİ


MEYVESİ:
Sert meyvelerle yapılan meyve şekerlemeleri, yumuşak meyvelere göre (çilek, ağaççileği gibi) daha iyi sonuç verir. Kayısı, vişne ya da kiraz, şeftali, armut ve erik en elverişli meyvelerdir. Daha iyi sonuç almak için meyvelerin küçük ölçüde tutulması öğütlenir. Küçük meyvelerin (vişne ya da kiraz gibi) yalnızca çekirdekleri çıkarılır. Büyük meyveler ise (kayısı, erik, şeftali gibi) soyulup ikiye yada dörde bölünür. Her meyveyi, tadını kaybetmemesi için, tek başına şekerlemek daha iyi olur.
Şekerlemeyi hazırlamak için. meyveyi tartıp, büyük bir tencereye koyunuz. Üstünü soğuk suyla örterek, meyveler tam yumuşayana kadar fazla olmamak şartıyla kaynatıp, ağır ateşte pişiriniz. Meyveleri süzüp, ateşe dayanıklı bir cam kaseye koyarak, pişirdiğiniz suyu dökmeyiniz.

ŞERBETİ:
Her 500 gr meyve için 1+1/4 su bardağı meyvenin piştiği su ve 3/4 su bardağı şekeri dibi kalın bir tencereye koyup, yavaş yavaş kaynatarak, ince bir şerbet olana kadar pişiriniz.

MEYVENİN ŞEKERLENMESİ:
Sıcak şurubu ateşe dayanıklı cam kasedeki pişmiş meyvelerin üstüne döküp (şurubun meyveyi iyice örtmesine dikkat ediniz) 24 saat bir kenarda bekletiniz.
Ertesi gün şurubu bir başka tencereye süzüp 1/4 su bardağı şeker katarak kaynatınız. Tencereyi ateşten alıp, tekrar öteki tenceredeki meyvelerin üstüne döküp, 24 saat bekletiniz.
Aynı işlemi 2 gün daha tekrarlayınız.
5 gün, şurubu bir tencereye süzüp, 1/2 su bardağından biraz az şeker katarak kaynatınız. Tencereyi ateşten alıp, şurubu öteki tenceredeki meyvelerin üstüne dökerek, 2 gün bekletiniz.
Aynı işlemi tekrarlayıp, 4 gün daha bekletiniz.

KURUTULMASI;
Delikli bir kepçeyle meyveleri şerbetten çıkarıp, temiz ve kuru bir fırın tepsisine dağıtınız. Tepsiyi çok kısık fırında (130 C) ya da sıcak bir dolapta kurutunuz. Meyvelerin her taraflarının kuruması için, arada sırada döndürünüz. İyice kurumuş ve yapış yapış değilse, şekerlemeler olmuş demektir.

SAKLANMASI:
Şekerlemeleri, karton kutulara, bir kat meyve, üstüne bir kat yağlı kağıt sırasıyla doldurup kutunun ağzını kapatıp, iple bağlayarak saklayınız.

TOZ ŞEKERLİ GÖRÜNÜŞ VERİLMESİ:
Kurumuş meyve şekerlemelerini, kaynar suya batırıp, çıkararak kuruladıktan sonra toz şekere bulayınız.

Meyvelere Kültürel Bir Bakış


Kültür ve Turizm Bakanlığı

Tatlı yiyeceklerin bir diğer boyutunu meyveler oluşturur.Anadolu zengin bir meyve kültürüne sahiptir.Fakat toplumumuz sanayileştikçe meyvecilik de ölmektedir.Meyve yetiştirmek merak ve zevk işidir.İş yaşamı, boş zamanın kalmaması, nüfusun kentlere göçü, meyve ağacına ilgiyi azaltmıştır.
Meyvelerin kültürel boyutu derken çocukluk anıları olarak bahçelere meyve hırsızlığı için girişler akla geliyor.Köylerde, bağlık bahçelik yerlerde gruplar halindeki mahallenin çocukları dikenli telleri atlayarak geceleyin bahçelere dalıp çağla ya da başka meyve hırsızlıkları yaparlar ve bunları ileriki yıllarda zevkli anılar olarak anlatırlar.Kırşehirli Şemsi Yastıman bir şiirinde bu nostaljiyi şöyle anlatır.

Kasetten:
Üç arkadaş şöyle bir bahçe bulsak
Çalpıdan hatlayıp bir üzüm yolsak
Sabısı dutsa da bir rezil olsak
O tatlı günlere ermek istiyom.

Anadolu’da geleneksel hukuka göre iki komşunun bahçesinin tam sınırında bir meyve ağacı varsa, o ağacın sarkan dalları komşunun tarafında ise, o dalların meyvesi komşuya ait olur.Bahçesinin meyvelerini eşe dosta, konuya komşuya ikram etmek, Anadolu insanının en büyük zevkidir.Bahçelerde meyve yemeye çağırmak olduğu gibi, tabaklarla, sepetlerle meyve göndermek geleneği de hala yaygındır.
Eskiden bağ bozumu zamanı bağ sahipleri yolun kenarına çıkıp gelen geçene üzümlerini ikram ederlerdi.Bugün bağ bozumu zamanı Anadolu’da şenlikler düzenlenmektedir.Nevşehir, Avanos, Malatya, Arapkir, Denizli, Çal gibi.Asma yaprağı da sebze olarak değerlendirilir.Üzümün kökeninin İran ve Orta Asya olduğu söyleniyor.Üzümün olmamışına ‘koruk’ denir ve turşu yapılır.Yazın bağları olanlar bağ evine gider iki üç ay orada kalırlar.Sohbet için yapılan çardaklar da asmalarla süslenerek serinlik sağlanır.
Meyve toplama da kültürel bakımdan anlamlı gelenekler yaratmıştır.Konu komşu, çoluk çocuk, akraba, eş dost ve para ile tutulan işçiler güle oynaya, söyleşerek meyve toplarlar.Anadolu’da çeşitli iller, ilçeler, yetiştirdikleri meyveler ile anılırlar.Niğde elması, Ayaş dutu, Yuva’nın kavunu, Anamur muzu gibi. Bunlar lezzet bakımından, mis gibi kokusu bakımından ünlüdürler.Semt pazarlarında satıcılar meyveleri hep yetiştirdikleri yere göre satmaya çalışırlar ve müşteri çekerler.
Meyveler çeşitli biçimlerde değerlendirilmektedir.Hem taze olarak, hem kurutularak, hem de suyu çıkarılarak tüketilirler.Meyve suyu yapımı ayrı bir sanayi kolu olmuştur.Ülkemizde meyve suyu yapan fabrikalar açılmıştır.Doğal olarak yetişen meyvelerin tadı, lezzeti başka idi.Örneğin dışarıdan ithal muz geliyor, kocaman kocaman ve lezzeti yok.Ama bir Anamur muzunun mis gibi kokusu ve lezzeti var.
Elma, önce Küçük Asya’da Proto-Hitit çevrede yetiştirilip Mezopotamya’ya geçmiştir. “Almalık” elma bahçesidir.Erzincan Refahiye’de bir çeşit eriğe de alma denir. Isparta’nın ‘Almacuk’, elmaya benzer meyvesi olan küçük bir ağaçtır.Burdur’da yabani otlara verilen ad da almadır.Ankara’da Almacuk otu vardır.Elma, en çok tüketilen meyvedir.Anadolu’nun her yerinde yetişir.Çok çeşitli cinsleri vardır.Ekşisi, tatlısı, sulusu, sert olanı, yörelere göre değişir.Çeşitli tatlılarda da kullanılan temel bir maddedir.
Kiraz ve vişne de Anadolu’da bolca üretilir.Kirazın beşiği Giresun olarak bilinir.Ekşi kiraz dene vişneyi Avrupalılar çok seviyor.Vişne suyu da meyve suyu sanayinde başta gelmektedir.Kiraz ve vişne şenlikleri de Anadolu’da yaygın.Örneğin Ayaş’ta vişne, Uluborlu’da iri kiraz yetişir ve buralarda şenlikler yapılır.Vişneden reçel, pestil, ezme kurutularak hoşaf yapılır.Kiraz sadece taze olarak tüketilir.
İncir, her yerde yetişir.Dağda, kırda bayırda.İncir ağacı arsızdır.Harabe duvarlarının arasında yetişir.Ocağına incir dikmek deyimi buradan gelir.Yani, ocağı yıkılacak, harabe haline gelecek, yıkıntının arasından da incir çıkacak.Ama Ege yöresi, Aydın, incirin en güzel yetiştiği yöremizdir.İncire "yemiş" de denir.Karadut ve incirin vatanı Küçük Asya’dan Hindistan’a kadar uzanan alandır.Beyaz dut Çin kökenli olarak bilinir.
Malatya, kayısısı ve zerdalisi, (Doğu Anadolu ve İran kökenli) Bursa, şeftalisi, (Çin’den yayılmış) can eriği, Malta eriği bahar ve yaz meyveleridir.Kızılcık daha çok hoşaf yapılır.Muşmula az bilinir.Ama ‘Muşmula suratlı’ diyince buruşmuşluğu ifade eder.
Meyvelerin özellikleri, böylece insanların bazı yanlarına benzetilir.Elma yanaklı, kiraz dudaklı, üzüm gözlü gibi.Armut, çeşitli cinsleriyle Anadolu’da yaygındır.Yabanisine "Ahlat" denir.Çankırı dağlarında boldur.Alıç da yine dağlarda yetişir.Çankırı’da dağlardan alıç toplayıcılar onları ipe dizerek büyük kent pazarlarında satarlar.Ayının on türküsü varmış dokuzu ahlat üstüne imiş derler.
Kavun - Karpuzun Hindistan kökenli olduğu söyleniyor.Anadolu’da kavun karpuz tarlalarına ‘Bostan’ deniyor.Köylümüz yaz aylarında ve Eylül’de bol bol meyve yemiş oluyor böylece.Bir gölgeye oturup kavunu karpuzu kesip eş dostla yemek, en güzel zevklerden birisidir.İçki sofralarında kavunun ayrı bir yeri vardır. Kavun karpuz bütün olarak satılır.Fakat Rize’de karpuz sergilerinde dilim dilim olarak da satılıyor.
Son yıllarda ilkbahar aylarında İran’dan gelen karpuzlar tüketiliyor.Ama pek tatları yok.Bizimkiler Temmuz’da yetişiyor.Kavunun anavatanı ise Asya’dır.Buna, ‘Çin kavunu’ deniyor.Fakat normal kavun Afrika kökenlidir.Kavun ve karpuzun kaderini değiştiren Mısırlılar olmuş.Küçük ve tatsız karpuz ve kavunun ıslahını ilk kez Mısırlılar M.Ö. 5.y.y.da yapmışlar.İri, tatlı ve sulu kavun ve karpuzları onlara borçluyuz demek ki.Kavunu bugünkü tadına getirenler Akdenizli bahçıvanlardır.
Diyarbakır karpuzları irilikleriyle ünlüdür.Onu alıp eve getirmek bile bir dert.Bostanlarda güvercin gübresi kullanıldığı için iri karpuz yetişiyor.Dicle’nin sol kıyısında çok sayıda güvercinlik vardır.Burada güvencin gübresi elde edilir.Bu yörede karpuz idrar söktürücü, böbrek taşlarını düşürücü olarak bilinir.
Kavunun çok küçüklerine ‘Kelek’ denir ki turşu yapımında kullanılır.Kavun karpuz çekirdekleri kavrulur, tuzlanır, eğlencelik olarak tüketilir.“Kış kavunu” ise sonbahardan alınıp saklanarak kışın tüketilir.Bunlar önceleri hamdır.Asılarak ya da saman arasına gömülerek saklanır ve kışın olgunlaştıkça yenir. Çekirdeklerinden Güney ve Güneydoğu’da sübye adı verilen hoş lezzetli bir beyaz şerbet hazırlanır.
Portakal, turunç, limon, mandalina, narenciye grubundandırlar.C vitamini kaynağıdırlar.Taze olarak ve suyundan yararlanılır.Portakalın kökeni, güney Çin ve Çin Hindi yarım adası olduğu sanılmaktadır.Dilim dilim soyularak yeniden Yafa portakallarını insanlarımız oldukça özledi.Çünkü bol sulu Washingtonlar soyularak yenilmiyor.
Çilek, mis gibi kokusu olan, daha çok reçel ve şerbet (saklanan şurup) biçiminde tüketilir.Kış mevsiminde hormonlu, tatsız ve iri iri olanları çok pahalı olarak satılmaktadır.Bugün pastacılıkta kullanılmaktadır.İğde de gerek çiçeği, gerekse kendisinin güzel kokusuyla bilinir.Kırlarda sıra sıra iğde ağaçları, yöreye ayrı bir güzellik verir.
Anadolu’da çerez içinde ayrı bir öneme sahiptir.Kızılcık da sağlık amacıyla ve hoşaf yapılarak tüketilir.Ayva, taze olarak tüketilir ve komposto yapılır.Toplumumuzda, ayvanın çok olduğu mevsimde kış çok sert geçermiş inancı yaygındır.Ayvayı yemek deyimi de bir kimsenin zor bir duruma düşmesini ifade eder.Nar’da sıcak yörelerimizde yetişir.
Nar ekşisi, güney doğu yörelerimizde Lahmacunla tüketilir, ayrıca salatalarda kullanılır.Halk ilaçlarının çoğunda kullanılır.Yer adlarında da ayva ve nar çok kullanılır.Ayvalık, Ayvalı, Ayvacık, Narlı, Narlıdere, Narlıca gibi.Nar tanesi, nur tanesi, ayva gibi sararmak gibi deyimlerde var.Nar çiçeği rengi çok nefistir ve el sanatlarında başlıca motiflerdendir.
Son zamanlarda toplumumuz tropik bölgelerin meyvelerini da ithal yoluyla tanıdı.Kivi, ananas, avocado, vs. Kivi Karadeniz ve Akdeniz yörelerinde de yetiştirilmeye başlandı.Meyvelerden yemek de yapılıyor.(Haşlanarak ve kızartılarak) Örneğin Karadeniz fırında kızarmış elma, armuttan yapılan Böremit yemeği, borhana (elma yemeği) gibi.Ekşi yeşil erik elma, koruk, kelek (olgunlaşmamış kavun) turşu olarak da kullanılmaktadır.
Bazı yabani meyveler da tüketilir.Tavşan memesi (kırmızı meyve), ağ yemşen (Kuşburnuna benzer meyve), dığdığan (dağ yemişi), hesmıhan (kırmızı meyveli bir ağaç), zegur (çilek nevinden kırmızı meyve), kocayemiş, üngülüz-kadın budu, mormani (böğürtlen) bugün pasta yapımında da kullanılmaktadır.Üvem (buruk bir erik), şamana (kokulu kavun), öğütülmüş armut kurusuna ‘gavut’ denir.(Erzincan-Sivas)
Üvez, asılarak olgun duruma gelince yenir.Muşmuladan farklı bir lezzeti vardır. hurma da dinsel olarak anlamlı bir meyvedir.Bol vitamin kaynağı olan meyveler sağlıklı yiyeceklerin başında gelir.Birçok hastalıkları da önleyici etkileri vardır.Ayrıca pasta yapımında da bol miktarda kullanılır.Yazın dondurmalara da meyve sosu katılarak lezzetlendirilir.

MEYVELERİN SERVİS ŞEKLİ ve YENME YÖNTEMLERİ


Meyvelerin, masaya büyük yemişlikler içinde, düzgün sıralı ve istiflenmiş bir şekilde getirilerek, masanın tam orta kısmına yerleştirilmesi gerektiği gibi, her konuğun önüne de, içinde yarıya kadar su doldurulmuş olan ve bol denen metal ya da porselen kâseler koymak zorunluluğu yardır. (Buradaki zorunluluk ancak, etiketli, büyük ve resmî davetler içindir. İçten, gösterişsiz, kurumsuz, aile sofra veya davetlerde ise böyle bir zorunluluk söz konusu olamaz.)
Davetliler de meyvelerini, masanın ortasındaki yemişlikten, tabaklarına istediklerini alarak yemeleri gerekir.
İstediğimizi almak deyince; bu hiçbir zaman en büyük parçaları alttan, üstten aceleci davranışlarla kaparcasına almak anlamına gelmemelidir. Buradaki istediğimizi almaktan maksadımız, ancak istediğimiz cins meyveyi seçmek demektir.
Yoksa her önümüze gelen sıra veya yerlede meyve toplarcasına kapışacak olursak, istiflerin oynamasiyle bütün meyvelerin sofraya dağılmalarına neden vermiş oluruz.
Bu bakımdan, alacağımız meyveleri, ancak tarafımıza düşen kısımdan ve olanağmca küçüklerini seçerek üstte konacak büyüklerden sonraki ikinci sıralardan almamız zorunluğu vardır.
Bundan başka ev sahibi veya yanımızdaki herhangi bir davetli tarafından, tabağında ikiye kesilmiş olarak yarım meyve ikram edilecek olursa, bunlardan daima, küçük ve sapsız olanını seçmek gerekir. Saplı olan kısımlar, sofra görgüsünce şerefli parça olarak sayıldıklarından, bunların ancak ısrar karşısında almalıyız.
Meyvelerin yenme yöntem ve yollarına gelince: Bu her meyvenin çeşidine göre değiştiğinden, aşağıda cinslerine göre, bunların soyulma, kesilme ve yenme yantem ve yollarını sırasiyle anlatmaya çalışacağız. Şöyle ki :

Elma, armut ve şeftali: Bunları uzunluklarına doğru dörde kestikten sonra kesmiş olduğumuz parçalardan, birinin iç kısmına çatal batırarak, kabuk kısmmı bıçakla kesmeli soymalı ve çatalla ağıza götürüp yedikten sonra aynı işlemi diğer parçalar için de teker teker, tekrarlayarak bu tür meyveleri yemeliyiz.
Yukarıda, adı geçen meyveleri her ne şekilde olursa olsun helozoni bir şekilde (halk arasında fener yapma denen biçimde) soymak doğru olmadığı gibi dörde bölünmüş herhangi bir parçayı da elle tutarak soymak, ya da yemek doğru bir davranış değildir.

Erik, kayısı: Bunların kabuklarını soymak doğru değildir. Bu meyveleri büyüklüklerine göre, iki ya da dörde kestikten sonra çekirdeklerini çıkarmalı ve çatal batırarak yemelidir.

Kiraz, vişne: Tabağımıza almış olduğumuz kiraz veya vişneleri, saplarından tutarak sol elimizle ağzımıza götürdükten sonra çekirdekleri, sağ elimizde tuttuğumuz küçük kaşığa çıkarmalı, sonra da kaşıktaki çekirdekleri tabağımızın bir kenarına yavaşça bırakarak bunları yemeliyiz. Bununla beraber kiraz çekirdeklerini, kaşık yerine sağ avucumuzun içine alarak tabağımıza bırakarak yememiz de izin vardır. Vişneler el ve peçeteleri boyaması nedeniyle bunların çekirdeklerini avuçlarımıza almamız doğru olmaz.

Çilek: önümüze getirilen kâse içindeki krema çileklerle, tabağımıza almış olduğumuz küçük boydaki çilekleri büyük kaşıklarla yemek zorunluluğundayız. Çok büyük boyda olanlarını da, sağ elimizle birer birer alarak tabağımızın bir kenarına koymuş olduğumuz pudra şekerine batırarak yemeliyiz.
Tabağımızdaki çilekleri kaşıkla ezerek yemek kesinlikle doğru bir davranış olmaz.
Ağaç çileği: Bunları ise daima kaşıkla yemek zorunluluğu vardır.

Kavun: Fransız görgüsünce, önümüze getirilen kavunu keserek kabuğundan ayırdıktan sonra, çatal veya bıçakla küçük parçalara bölerek yemek gerekir. Amerikalılar ise, kavunu kabuğundan ayırmadan kaşıkla oyarak yemektedirler.

Karpuz: Dilimini kabuğundan ayırdıktan sonra, bıçakla küçük parçalara kesmeli, yedikten sonra çekirdeklerini sol elimize alarak, tabağın bir kenarına bırakarak yemelidir.
Karpuz diliminin üzerindeki çekirdekleri çatalla temizlemeye kalkışmak doğru bir davranış değildir. Aksi halde çekirdeklerin masa örtüsüne veya sağa sola sıçramalarına neden verilmiş olurunur. (Etiketli ve büyük davetlerde sofraya karpuz çıkarılması doğru olmaz).

İncir: İncirleri elle tutmak ve soymak doğru olmamakla beraber, bunları görgüye teorik bir anlatımda bulunmak uygun bir şekilde soy-dak da bir tecrübe ve alışkanlık işi olduğunu belirtmek isterim. Yine de incirlerin kolayca soyulabilmeleri konusunda teorik bir anlatımda bulunmak faydasız değildir. Şöyle ki :
Sol elimizde tuttuğumuz çatalı, tabağımızda sapı yukarı doğru getirilmiş olan incirin sol kısmına batırdıktan sonra, sağ elimizdeki bıçakla incirin kabuğunu aşağıya doğru yüzercesine sıyırıp çıkarmalı ve aynı şekilde diğer taraflardaki kabukları da soyduktan sonra, yine çatal incire batırılmış olarak bunu dörde kesmeli ve sonra da dörde bölünmüş parçalardan, sağ elimizde almış olduğumuz çatalla birer, birer alarak incirleri yemelidir.

Muz: Her iki uçlarını kestikten sonra sol kısmına çatal batırarak kabuğunu uzunluğuna doğru yararcasına kesmeli ve uzunluğuna ikiye kesmiş olduğumuz kabukların iki yanlarından çatal bıçakla çekerek ayırdıktan sonra, muzun ortaya çıkmasını sağlamalı. Sonra da ortaya çıkan muzdan küçük parçalar keserek, çatalla almalı ve bu kesilen parçaları yemelidir.

Portakal ve mandalina: Çok resmî ve yüksek sosyetelerde, portakal ve mandalinaya el dokundurmadan çatal bıçak ile soymak ve yemek zo-runluğu varsa da, özellikle portakalı çatal bıçakla soymak işlemi oldukça eziyetli ve güç olduktan başka aynı zamanda deney, alışkanlık ve bir yetenek sorunu olduğunu da unutmamak gerekir.
İşte bu nedenledir ki, bunları elle dokunmadan soymak zorunluğu olmasına rağmen birçok yüksek sosyete ve davetlerde portakalı bıçakla dilimlere kestikten sonra, elle kabuklarını soyarak yemektedirler. Bu şekil soyma her ne kadar bir alışkanlık, bir âdet haline gelmiş ise de, sofra görgüsünce portakalın aşağıda anlatacağımız şekil ve yolla soyulması gereklidir. Şöyle ki :
Sol elimizle tuttuğumuz çatalı portakalm sol kısmına batırdıktan sonra, sağ elimizdeki bıçakla portakalm sol kısmına batırdıktan sonra,
sağ elimizdeki bıçakla portakalın üstünden bir kapak çıkarmalı ve yine portakalın sol kısmına çatal batırılmış olduğu halde portakalın kabuklarını dilimlere kesmeli, sonra da dilimlere kesilmiş bu portakal kabuklarım bıçakla yüzercesine aşağıya doğru çekmeli ve bütün kabuklan bu şekilde soymlaıdır. Bundan sonra soyulmuş bu portakaldan bıçakla dilimler keserek, bunların birer birer çatala batırarak yemelidir.

Grapefruit (Greypfrut - Altıntop denilen iri limon çeşidi yemiş) : Ortalarından ikiye kesilmiş ve üstlerine bol miktarda pudra şekeri serpilmiş olarak sofraya getirilen greypfrutları tabaklarımıza aldığımızda, bunları ancak küçük kaşıkla oyarak yememiz zorunluluğu vardır.
Yukarıda, soyulma, kesilme ve yenme yöntemi ve şekillerini uzun uzun anlatmış olduğumuz meyvelerden her hangi biri olursa olsun, sere-monili, etiketli bir sofrada bunları yedikten sonra parmaklarımızı, önümüzde durmakta olan bol denen ve içinde halka halka kesilmiş limon dilimleri bulunan, yarıya kadar su dolu olan kâseye şöylece bir sokup çıkarmak, sonra da önümüzdeki peçeteye kurulayarak ellerimizdeki meyve suyu veya yapışıklığının giderilmesini, temizlenmesini sağlamamız zorunluluğu vardır.
(Paris'i ziyaret eden, Kaçar hanedanına bağlı İran Şahlarından biri şerefine verilen büyük bir ziyafette, yemekten sonra meyveler de yenip bitirdikten sonra, herkesin önünde durmakta olan, altın kâseler içindeki halka halka kesilmiş limon dilimleri bulunan suyu, Şah hazretleri limonata zannederek, kaldırıp içmesi üzerine, ziyafette bulunan Fransa kralı ve bütün devlet adamları da kendisini mahcup etmemek için, önlerindeki el yıkama suyunu Şah'ı takliden kaldırıp içtikleri söylenir.)

MEYVELERİN SERVİS VE YEME ŞEKİLLERİ


Sofraya geniş, yemişlik denilen, ayaklı kristal tabakiar içinde konulması gereken meyveleri sofranın orta yerine, konuk sayısına göre hesaplayarak koymak gerekir. Konuklar meyveleri, zamanı gelince, kendileri almalıdırlar. Bu alma işinde basit nezaket kurallarını gözönünde bulundurmak gerekir. Hiç bir davetli meyveler içinden en büyüğünü seçme çabasında görünmemelidir. En tepedeki mostradan sonraki ikinci sıradan başlayarak ve yeteri kadar alınmalıdır. Bir meyve, yenmeden ötekini almak da doğru değildir. Tabağa her meyveden bir tane almanın gereği yoktur, önce hangisinden yenmek isteniyorsa o, bitirildikten sonra öteki alınır.
Resmi sofralarda meyve yenildikten sonra meyveye bulaşan parmak uçlarını yıkamak (ıslatma derecesinde yıkamak) için küçük kâse içinde her konuğun önüne su konulur. Ancak, samimi sofralarda ıslak bez ya da peçete usûlü uygulanırsa da, bez veya peçeteler ne kadar temiz olursa olsun, bunu uygulamak doğru değildir.

Meyvelerin Yenilme şekilleri:
Kiraz, erik, vişne gibi taneleri küçük meyvalar elle ağıza alınmak suretiyle yenir. Ancak, çekirdeklerini ağızdan bir kaşığa almak ve sonra da tabağın kenarına koymak gerekir. Çekirdekler ağızdan elle alınmamalıdır.
Hele, vişne çekirdeğinin elle alınması hiç doğru olmaz. Vişne boyayıcı nitelikte olduğu, için elimizi sileceğimiz peçeteyi gereksiz yere lekelemekten kaçınmak gerekir.
Elma, armut, ise çatalla tutularak bıçakla ortadan dörde bölünerek yenir. Yine çatal batırılarak, önce iç kısmı temizlenir, sonra yine çatal batırı-larak kabukları soyulur ve çatalla' ağıza götürülür. Taneler, dolayısiyle dörde bölünen büyük olduğu takdirde bu dilimleri de çatal ve bıçak yardımı ile daha küçük, ağıza uygun dilimlere ayırıp yemek gerekir.
Şeftali ve kayısı, çatal batırılıp bıçakla ortasından ikiye bölündükten sonra çekirdeği bıçağın ucu ile alınır ve tabakta kesilerek yenir.
Çilek, küçük kaşıkla yenmelidir. Üzerine krema ya da pudra şekeri dökülmüş olan çilekler bazan çatal batırılarak yenmekte ise de sulu olmalar» halinde muhallebi kaşığı kullanmak normaldir.
Karpuz, kabuklu dilim halinde servis yapılır. Sağ ucundan başlanmak suretiyle ağıza alınacak büyüklükte kesilir, çekirdekleri bıçağın ucu ile temizlenip tabağın kenarına bırakıldıktan sonra ağıza alınır. Böylece, lokma lokma dilimin sol ucuna doğru gidilir. Lokmaları büyük almamak, suyunu ağıza alırken ya da aldıktan sonra akıtmamak gerekir.
Kavun da, karpuz gibi, kabuklu dilim halinde servis yapılır. Karpuz gibi yenir. Çekirdekleri dilim halinde sofraya gelmeden temizlenmiş olduğu için yenmesi daha rahat ve daha kolaydır.
İncir, sap kısmı yukarı gelecek şekilde sol yanından batırılan çatalla tutularak önce sapı kesilir, sonra yukardan aşağıya doğru soyulur. Soyma bittikten sonra ortadan ikiye ya da dörde kesilerek yenir. Kabuğu ile içi rahat ayrılabilen cins incirler dışındakilerin, elle soyularak yenmesi mümkündür.
Muz, uçları kesildikten sonru ortadan uzunlamasına yalnız kabuğu kesilerek yarılır, sağ taraftan bıçak, sol taraftan çatal kabuklu meyvenin arasına sokularak bütün halinde kabuğun içinden çıkarılır. Bıçak ve çatalla yuvarlak dilimler halinde kesilerek ağıta alınır.
Portakal çeşitli biçimlerde yenebilir
a) Portakal, kabuğu ile birlikte batırılan çatalın yardımı ile ortadan dörde bölünür, kabukları elle soyularak yenir.
b) Sol ele alınan portakalın kabuğu çizgi çizgi kesilerek elle soyulur, kendi dilimlerine ayrılarak yenir.
c) Sol elle tutulan portakalın kabuğu helezoni şekilde soyulur. Soyma bittikten sonra yine elle tutularak bıçakla küçük parçalar halinde kesilerek ağıza alınır. Portakalın hepsi birden parçalara ayrılmaz. Bir parça yendikten sonra öteki parça kesilir.
Mandalina, kabuğu zayıf olduğu için doğrudan doğruya elle soyularak yenir.
Greyfurt .sofraya portakal gibi bütün halde getirildiği takdirde portakalda yapıldığı şekillerde soyularak yenir. Ancak, tadının ekşiliği dolayı-siyie greyfurt bulunan sofralarda pudra şekeri de verilmelidir.
Portakal, mandalina ve greyfurt sofraya evvelce soyulmuş ve dilimlere ayrılmış olarak da servis yapılır. Bu, bir bakıma, daha pratik, yeme bakımından daha kolay bir şekildir.

Sayfa: 1, 2  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
istanbul escort | bayan escort | am yarak | porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle