Limon
Kökleri Hindistan ve Uzakdoğu ülkelerine dayanan limon ağacı oradan Sicilya’ya, sonra da tüm ılımansıcak bölgelere yayılmış.
Hikayesi böyle başlayan “minyon sarışın”ı biz her ne kadar sonbahar-kış meyvesi olarak biliyor olsak da, bol güneşli ve gece-gündüz arasındaki farkın az olduğu iklimlerde yediveren çeşidi olan “mayer limon” yılın her mevsiminde meyve vermekte.
Portakal limon karışımı bir tada sahip olan bu limon cinsi dikildikten bir yıl sonra meyve vermeye başlıyor.
Mayer limonun kabuğunun iki katı büyüklüğünde kalın kabuklu ve genelde kabuğunun rendesi için tercih edilen cinsine ise Lizbon limonu deniliyor. Bir diğer limon cinsi ise çok iri oluşuyla dikkat çeken, reçel ve marmelat yapımında kullanılan “ağaç kavunu” cinsi.
Salatalarda, tatlılarda, zeytinyağlı yemeklerde, çorbalarda, soslarda, içeceklerde ve deniz mahsullerinde kullanılabilen limon, ülkemizde Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişir.
Sadece bizim mutfağımızda değil birçok yabancı mutfakta da geniş bir tüketim alanına sahip olan limonu İtalyanlar makarna soslarında rende olarak, Avustralyalılar tütsülenmiş etle yapılan geleneksel yemeklerinde, Kuzey Afrikalılar ise turşu olarak tüketirler.
Limon, Ege ve Akdeniz mutfağının ana malzemesi olan otların yanında her zaman baş eşlikçi olarak yer alır.
Birçok yemeğe, sebzelerin kararmasını önlemek için limon suyu eklenir. Ayrıca limon kabuğundan esans, kozmetik maddeleri yapılmaktadır.
Limon kabuğunun bir diğer hüneri ise etkili bir tonik görevi görmesidir.
Laf aramızda sürekli iyi yönlerinden bahsettiğimiz limonun ufacık bir de kusuru bulunur. Siz siz olun kestiğiniz limonu uzun süre mermer tezgahlarınızın üzerinde bulundurmayın çünkü; içeriğindeki asitten dolayı mermer tezgahların parlaklığını kaybetmesine sebep olur.
