Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
117,763 Yemek Tarifine 4,924,291,054 defa bakıldı


yaprak pirinç soğan önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Kamp Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2, 3 ... 31, 32, 33  Sonraki »
2 Lahana Dolması


250 gr. karalahana yaprağı
250 gr. beyaz lahana yaprağı
500 gr. dolmalık kıyma
2 baş soğan
1 demet taze soğan
2 çorba kaşığı katıyağ
1 çorba kaşığı domates salça
1 adet limon
3 çorba kaşığı pirinç
Yeteri kadar tuz, biber, maydanoz

YAPILIŞI
Beyaz lahananın koçan kısmını bıçakla oyarak çıkarınız. Yıkayıp, oyulan kısma tuz koyarak az suda haşlayınız. Yapraklar yumuşayınca kullanacaklarınızı ayırınız. Kara lahana yapraklarını da tuzlu suda haşlayınız. Soğanları, incecik yemeklik doğrayıp kıymaya ilave ediniz. Pirinci, çok az sulandırılmış yarım kaşık salçayı, ince kıyılmış maydanozu ekleyip iyice karıştırınız. Yoğururken tuzunu, biberini ekiniz. Yağsızsa biraz yağ, sertse biraz su ilave edip, dolma içinizi hazır ediniz. Şimdi gelelim bizim dolmanın özelliğine. Alışılagelmişin dışında dolmalarımızı biraz büyük saracağız. İki adet dolma bir porsiyon gelecek şekilde. Bunun için yaprakların kalınlarını kullanmalıyız. Sardığımız iri dolmaları fırına girecek bir tepsiye diziniz.Taze soğanları ince ince doğrayıp üzerine serpiştiriniz. Kalan yarım kaşık salçayı sulandırıp üzerine dökünüz. Dolmaların yarı beline kadar sıcak su ekleyiniz. Bir limonun suyunu üzerine sıkınız. Orta hararetli fırında 35-40 dakika civarında pişirip, ikram ediniz.

Acılı Dağ Köftesi


500 gr kıyma
100 gr kaşar rendesi
1 adet kuru soğan
1 demet taze soğan
1 demet maydanoz
3 yaprak pazı
1 bardak pirinç unu
1 kutu acılı ezme
1 bardak ceviz içi
2 kaşık yağ
Tuz
Karabiber
Kekik

Kıyma, soğan, tuz, kaşar rendesi, karabiber ve kekik konur iyice yoğurulur. Köfte harcından bir çorba kaşığı büyüklüğünde harç alınıp elde açılıp ortasına bir çay kaşığı acılı ezme ve bir parça ceviz konup bohça şeklinde kapatılır. Yağlı kağıt köfte adetine göre parçalara ayrılır. Taze soğan, nane ve pazı ince ince kıyılır, 1 çay kaşığı tuzla hafif ovulur, kağıtlara eşit olarak bölünür, üzerine 1 çay kaşığı yağ konur .Hazırlanan köfteler tepsideki kağıtların üzerine dizilir. 15 dk pişirilir, kağıt ile servis yapılır.

Adaçaylı Hindi


1 adet büyük boy soğan (doğranmış)
1 diş sarımsak (ince kıyılmış)
2 adet kereviz sapı (iri doğranmış)
2 adet havuç (küp doğranmış)
12 yaprak adaçayı
300 ml piliç suyu
1 paket Banvit Hindi Göğüs Kuşbaşı
150 gr kepekli pirinç
450 gr küp domates (konserve)
1 damla acısso
2 adet kabak (soyulmuş ve dilimlenmiş)
Tuz, karabiber (arzuya göre)

Büyük bir tencereye soğan, sarımsak, kereviz, havuç, 8 adet adaçayı ve piliç suyunu koyup kaynama noktasına getirdikten sonra tencerenin kapağı kapalı olarak yaklaşık 5 dak. pişirin.
Etleri tencereye ilave edip sebzelerle karıştırın ve yine tencerenin kapağı kapalı olarak 5 dak. daha pişirin.
Pirinci ve domatesleri ekleyip, acıssoyu da kattıktan sonra arzu ettiğiniz miktarda tuz ve karabiber serpin ve tekrar kaynama noktasına getirip, üzeri kapalı olarak yaklaşık 25 dak. pişirin.
Kabakları da ekledikten sonra, ara ara karıştırarak, pirinçler yumuşayana kadar yaklaşık 10 dak. daha pişirin.
Tencereyi ateşten alın ve pişirken kullandığınız adaçaylarını çıkarıp, kalan adaçayı yapraklarıyla süsleyerek servis yapın.


Akdeniz Bölgesi Sebze Yemekleri ve Beslenmemizdeki Yeri


Öğr. Gör. Mehmet AKMAN

Büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır diye tanımlanan beslenme, organik bir süreçtir. Aynı zamanda kültürel bir olgudur ve toplumdan topluma farklılık gösterir. Her toplumun kendine özgü bir beslenme alışkanlığı vardır ( Karakapıcı ve Sağlam 1985).
Türk toplumu; yemek türü, tadı, özelliği bakımından diğer kültürlerden oldukça farklılık göstermektedir. Türkler arasında yemek yeme alışkanlıkları; tarihsel olarak, bölgesel olarak, hatta köy, kent gibi yerleşim birimlerine göre de değişiklik göstermektedir ( Yaman 1988).
Türklerin, Orta Asya'da ki bölgelerden göç edip bugün yaşadıkları bölgelere, özellikle Anadolu'ya ulaşmalan sürecinde mutfak kültürlerinde önemli değişmeler olduğu tarihi eserlerdeki kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bugün Türkiye'nin çeşitli yörelerinde Türk halkının mutfağında pişirilen ve softalarında sunulan yemekler arasında çok eski tarihi geçmişe dayalı örnekler yanında Türk toplumundaki sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle şekillenmiş ve ülkemize özgü dununa gelmiş yemeklerde bulunmaktadır. Böylece, Türk Mutfağı; çok zengin, çok lezzetli ve çok beğenilen bir düzeye ulaşarak (Köksal 1987), bugün dünyanın üç büyük mutfağından birisi dununum gelmiştir ( Karakapıcı ve Sağlam 1985, Göksel 1994).

Beslenmede Sebzelerin Yeri ve Önemi
Tarih öncesi çağların insanının, hayvansal besinler yamnda azda olsa bazı yabani otlan yiyerek yaşamım sürdürdüğü bilinmektedir.
Bundan 5.000 yıl önce Ön Asya'da başlayan Neolitik Çağ, beslenme tarihinde de önemli bir yer almaktadır. Çünkü bu çağda daha çok hayvansal yiyeceklerle beslenme döneminden, tarla ürünlerinin de önemli miktarlarda tüketildiği bir döneme geçilmiştir.
Bu dönemde o zamana dek çiğ olarak yada ateşte kızartılarak tüketilen yiyecekler kadınlar tarafından (topraktan çanak, çömlek yapılması keşfedildikten sonra) kap içinde pişirilmiş ve böylece yemek yapma sanaü doğmuştur (Arlı 1982).
Türklerin Cilalı Taş Devrinde yaşadıkları bölgede sebze ve meyve çeşitlerinin sınırlı olduğu, XI. yüzyıla gelindiğinde ise bitkisel kaynaklı besin maddelerinden geniş ölçüde yararlanıldığı bilinmektedir. Ispanak, Kamı bahar, Kabak, Turp, Soğan, Havuç, Sarmısak, Patlıcan, Hardal, Karapazı ve Şalgam gibi sebzelerin yetiştirildiği bilinmesine karşın bu sebzelerden Kabak ve Karapazı dışında olanlardan yemek ve salata yapıldığı hakkında bilgi bulunmamaktadır ( Genç 1981).
Bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan yurdumuzda hemen her çeşit sebze ve meyve yetişmektedir. Hatta yemek yapmaya elverişli yabani otlar yönünden de topraklarımız zengindir. Türkler taze sebzeleri kurutarak ve konserve yaparak kış yiyecekleri hazırlamak için yüzyıllardan beri kullanmışlardır ( Birer 1990).

Sebzelerden Yapılan Yemekler
Sebzelerin çoğunun kıymalı, kuşbaşı etli, soğanlı olarak su ile pişirildiği görülmektedir ( Birer 1990).
Sebze yemeklerini sınıflandıracak olursak;
1. Etli Sebze Yemekleri: Bunlar parça et yada kıyması sebzelerden daha az olan yemeklerdir. Örneğin soğan yahnisi bir sebze, soğanlı yahni ise bir et yemeğidir.
Türk Mutfağında çok çeşitli yemekleri yapılması ve sık tüketilmesi nedeniyle büyük bir yeri olan patlıcandan karnıyarık , patlıcan musakka ve oturtma gibi pek çok elli yemekler yapılmaktadır. Basü sebze yemekleri adından da anlaşılacağı gibi sebzeler üst üste dizilerek yapılmaktadır. Oturtma ve musakkalar basünlarak yapılan yemeklerdendir.
Yeşil yapraklı sebzeler ve kendiliğinden yetişen yenebilir bitkilerle, çeşitli kıymalı yemekler yapılmaktadır. Halk özellikle kırsal yörelerde çok tüketilen, kendiliğinden yetişen otların değerli birer besin olduğunu bilmektedir.
2. Kızartmalar ve Diğer Sebze Yemekleri: Yağda doğrudan doğruya yada un ve yumurtadan yapılan bulamaca baünlarak kızartılan biber, patlıcan, kabak gibi sebzelerden yapılan kızartmalar domates sosu veya sarmısakh, sarmısaksız yoğurtla birlikte tüketilmektedir.
Etsiz sade, yağla kavrulup pişirilen yemeklerden kabak kalye, kabağın diğer değerlendirilme şekli olan mücver, Anadolu'da geçmişi yeni olan patatesten yapılan köfte de Türk Mutlağının belirtmeğe değer çeşitlerindendir.
3. Zeytinyağlı Sebze Yemekleri: Zeytinyağı Anadolu'da Samsun-İskenderun hattının baüsmda kalan bölgelerde daha çok kullanılır. En çok tüketildiği yerler ise Ege, Marmara ve Akdeniz bölgeleridir. Soğuk olarak tüketilen zeytinyağlı yemekler;
a. Bastı zeytinyağlılar: Bunlar, sebzelerin birbiri üzerine dizilerekı bastmlarak) pişirilen yemeklerdir.
b. Tepside pişen zeytinyağlılar: Şekilleri bozulmasın diye tepsiye dizilerek (bastmlarak) pişirilen yemekler. Örneğin patlıcandan yapılan imambayıldı bu tip yemeklerdendir.
c. Zeytinyağlı dolmalar: Biber. Lahana, Yaprak gibi sebzeler; pirinç, soğan, dolmalıkfistık, kuş üzümü gibi malzemelerden değişik şekillerde hazırlanan içle doldurulurlar. Bu yemekler hiç su kalmaymcaya değin pişirilirler.
d. Pilakiler: Bol soğanla pişirilen , havuç, patates gibi malzemeler katılan, zeytinyağlı yemeklerden pilakilerde çoğunlukla sarmısak da kullanılır (fasülye ve balık pilakilen).
e. Salata ve Turşular: Bunlar Türk softasında yemek arasında tüketilen ekşi olduğu için iştah açan yardımcı yiyeceklerdendir. Salatalar çoğunlukla sebzelerden hazırlanırlar. Kendiliğinden yetişen yenebilir otlarla yapılan salatalarında özellikle kırsal yörelerdeki halkımızın beslenmesinde olumlu katkıları vardır.
Turşular ise; sebzelerden tuzlu su veya sirke ile yapılan iştah açıcı çeşitlerdir (Arlı 1981).

Sebzelerin Besin Değeri
insan vüeudunun büyümesi, gelişmesi, yenilenmesi, zinde ve verimli olarak çalışabilmesi için gerekli olan enerji kaynaklarının, proteinlerin, vitaminler ve madenlerin herbirinin bir arada yeter miktarlarda alınması zorunludur. Hiçbir besin bu gereksinmelerin tümünü bir arada sağlayamaz. Bu nedenle, değişik besin gruplarından bir arada, yeterli miktarlarda yenmesi, dengeli beslenmenin temelini oluşturur.
Belli başlı besin gruplarından olan sebzeler; C vitamini m n temel kaynağıdırlar. Ayrıca A ve B vitaminleri ile bazı gerekli minerallerine sağlarlar. Sindirim sistemi fonksiyonlarını aruncı posanın da en önemli kaynağı sebzelerdir.
Türk yemeklerinden olan dolmalan ele alacak olursak, her grup yiyeceği içerdiklerini görürüz. Etli sebze yemeklerinin genelde pilavlar ve ayran (cacık)la servis edilmesi sonucu dengeli karışımlar elde edilmektedir. Örneğin; ıspanak, pirinç (bulgur) ve kıyma ile pişirilmekte ve yoğurtla yenmektedir. Böylece, bir yemekte her gruptan besin bulunduğundan, vücudun gereksinmesi olan; protein, vitaminler ve mineraller aynı anda bulunmaktadır (Baysal 1987).
Besinleri Hazırlanması ve Pişirilmesinde Dikkat Edilecek Noktalar
Bitkilerin yenebilen kısımları sebze ve meyve olarak bilinir. Bu kısımlar bitkilerin kök, gövde, yaprak, çiçek ve meyveleri olabilir. Gerek sebzeler, gerekse meyveler çok çeşitlidir. Yemeklere renk, lezzet, koku yada kıvam yönünden çeşitlilik verirler. Bu durum yemekleri monotonluktan kurtarır. Sebzelerin bu özelliklerini ve besin değerlerini mümkün olduğu kadar korumak için hazırlama ve pişirme şekillerine dikkat etmek gerekir (Ünver 1987).

Dikkat edilecek bu noktaları özetlersek;
1. Sebzeler önce yıkanmalı, ayıklanmalı ve kullanılacağı zaman doğranmalıdır. Doğranmış sebzelerin fazla bekletilmemesi aksi takdirde hava teması ile vitamin kaybının arttığı bilinmektedir.
2. Sebzeler mümkün olduğunca yeneceği zaman hazırlanmalı, hazırlanıp bekletilmemelidir.
3. Önce kaynar su veya sıcak kanşını hazırlanmalı, sebzeler buna atılıp kısa zamanda pişirilmelidir. Çünkü sebzeler, ne kadar kısa zamanda pişerse vitamin kaybı da o derece az olmaktadır. Bundan dolayı pişirme şuasında tencerenin kapağı kapalı tutulmalıdır.
4. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler, doğrandıktan sonra su içinde bekletilip, bol suda haşlanmaktadır ve pişirme sulan dökülmektedir. Hatla bazı yörelerimizde "acısı gitsin" anlayışı ile tuzla ovulup ondan sonra yıkanıp haşlanmakladır. Bu uygulama sebzenin doğal tad ve rengi ile, vitamin ve minerallerinin büyük ölçüde kaybına neden olmaktadır.
5. Sebzeler, özellikle de yeşil yapraklılar zaten suludur. Bu bakımdan ancak sebzenin pişeceği kadar su konur veya hiç su konulmamalıdır.
6. Patates, pancar gibi sebzeler yıkandıktan sonra yetecek kadar kaynar suya aülarak kabuğu içinde pişirilir. Çiğ olarak patatesin kabuğunun soyulması ve bekletilmesi ile vitamin kaybı artmaktadır. Pişen patatesin kabuğu kolay soyulduğu için kabuktan başka kısımlar aülmamış olmaktadır.
7. Sebzeler pişirilirken soda ve karbonat konmamalıdır. Bu gibi maddeler vitaminlerin kaybına neden olmaktadırlar.
8. Renklerinin bozulmaması, kötü bir görünüm almaması ve vitamin kayıplarına neden olmamak için salalalatnn sirke veya limonunun yeneceği zaman ilave edilmesi gerekmektedir.
9. Karnabahar ve lahana gibi sebzelerin uzun süre pişirilmesi hoşa gitmeyen bir koku ve lezzetin oluşmasına neden olmaktadır. Çünkü pişirme süresi uzadıkça kuvvetli koku veren kükürtlü maddeler oluşmaktadır. Bundan dolayı karnıbahar ve lahana gibi sebzeler ancak yumuşayıncaya kadar pişirilmelidir.
10. Özellikle patlıcan ve patates ile yapılan yemeklerde, sebzenin önceden yağda kızartılması genel bir uygulamadır. Diğer bazı sebze yemeklerinde de benzer uygulamalar yapılmaktadır. Sebzenin çektiği yağa birde kıyma veya parça etin yağı eklenince, sebze yemeği olmasına karşın, enerji değeri artmaktadır. Eneıji yönünden sınırlı diyet alanlar ve şişlmanlama riski bulunanlarda bu uygulamadan kaçınılmalıdır ( Baysal 1985 , Baysal 1987 ).

Akdeniz Ülkelerinin ve Akdeniz Bölgemizin Mutfağı
Tarihin söylencelerle karıştığı ilk çağlardan bu yana, Akdeniz farklı medeniyetleri birbiri ile ilişkileııdiıen büyük bir kültür potası olmuştur. Akdeniz mutfak kültürü ise birbirinin peşi sıra gelen farklı medeniyetleri ve farklı insan topluluklarını birbirine bağlayan ortak beğenilerin, benzer yaşam tarzlarının en temel ilâde alanlarından biri olmuştur.
Bu denizi çevreleyen nisbeten sert ve kıraç topraklarda, başlangıçta zeytin ağacı, limon ve portakal ağaçlan, kokulu otlar ve bol bol bulunan deniz ürünleri Akdeniz Mutfak kültürünün sağlam alt yapısını oluşturmuş; çağlarla gelişen tanın ile birlikte yaygınlaşan yaş sebzeler, baklagiller ise mutfak çeşitliliğini ve zenginliğini getirmişlerdir.
Bugün zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz Mutfağı, tüm zenginliği ile birkez daha, yüksek teknoloji ürünü gıdalanıı tek düzeliği ve sağlık üzerindeki bilinen olumsuz etkileri karşısında Amerika'dan Avrupa'ya modem toplumlarda sağlıklı beslenmenin yeni ve sarsılmaz rehberi olmaktadır.
Zeytinyağı ve ona dayalı olarak oluşan zengin Akdeniz Mutfağının sağlıklı bir beslenme açısından vazgeçilmez önemi olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından belirtilmektedir ( Köknar 1995).
Çünkü modern toplumlunu ciddi sorunlarından biri olan "yağ tüketimi" , günümüzde üzerinde önemle durulan konulann başında gelmektedir ( Şavkay 1995).
Bir lıeslenıııe piramidi olarak somutlanan bu diyette de sebze ve meyveler ile zeytin ve zeytinyağı'nın günlük alınması gereken yiyecekler arasında bulunduğu dikkat çekmektedir.
Bu diyeti günlük beslenmemizin aynlmaz bir parçası haline getirecek en güçlü teşvik unsuru ise hiç kuşkusuz, yüzlerce yılın birikim ve deneyiminden süzülerek gelen, Akdeniz Mutfağı yemekleri olacaktır ( Köknar 1995 ).
Ülkemizde bölge üıünleriııe dayanan Akdeniz Bölgesi Mutlağı; Antalya, Burdur ve Ispartayı içine alan batı bölümü, Adıma, Antakya, Gaziantep, İçel, Kahramanmaraş'ı içine alan doğu bölümü olarak incelenebilir. Akdeniz Mutfağı, yer yer aynı yemeklerle birleşse de, doğu ve batı bölümlerinde önemli farklılıklar göstermektedir. Bölgenin batı bölümünde sebze yemekleri daha la/.la tüketilmektedir. Doğuda hemen hemen her yemeğe çeşitli ekşiler ( alııd, nar, turunç, limon ) ilave edilmektedir. Tüm bölgede patlıcan değişik yemek adlan altında en fazla tüketilen sebzelerdendir ( Halıcı 1983 ).

Sonuç
Geneklikle, ürettiğini tüketme şeklindeki yaşamdan, satın alarak beslenme yaşamına geçişte «allaştırılmış besinlerin tüketimine yöııelinmektedir. Kentleşen yada sanayi tarımı (tütün, pamuk v.b.) yapan kırsal topluluklarda, sebze tüketimi de azalmaktadır. 13u topluluklarda sebze tüketiminin azalmasının başlıca nedenleri; kendilerinin üretmemeleri, sebzelerin değerlerini bilmedikleri için satın alma gereği duymamalaıı ve kent pazarlarına gitmeuıeleridir.Bu durum yaşam şeklindeki değişmenin beslenme üzerindeki olumsuz, etkisini göstermektedir ( Baysal 1987 ).
Bölgemizde, özellikle de Silifke ve çevresinde sanayi tanını yapılmamakladır. Bunun yanısıra gerek seracılık, gerekse bahçe sebze ve meyveciliği yaygın şekilde yapılmaktadır. Yöremizde yılın büyük kısmında pekçok meyve ve sebze yetiştirilmektedir ( Askuı 1988 ). Bundan dolayı yöre halkının beslenmesinde sebze ve meyveye büyük önem verilmektedir. Sebze ve meyvelerin lıazırlanma ve pişirilmesinde dikkat edilecek kurallara uyulduğu takdirde bu besin grubunun yöre insanının beslenmesine katkısı büyük olacaktır.

Alabalık dolması


Malzemeler
1.5 kg alabalık
2 orta boy soğan
2 orta boy domates (250 gr)
yarım demet maydanoz
10-15 tane taze asma yaprağı
3 çorba kaşığı kuşüzümü
3 çorba kaşığı çamfıstığı
1/4 su bardağı pirinç
1/2 su bardağı zeytinyağı
7-8 defne yaprağı
2 limon
karabiber

Maydanoz ve asma yapraklarım incecik kıyın. Soğanları ikiye bölün, halka halka kesin. Domatesleri soyup ufak küp şeklinde doğrayın. Yağı bir tencereye koyup ısıtın. Çam fıstıklarını ekleyin, renkleri pembele-şince soğan halkalarını ilave edin. Onların da rengi dönünce pirinçleri ekleyin 2 - 3 dakika kavurun. Asma yaprakları, maydanoz, domates, kuşüzümleri, karabiber ve 100 ml su ekleyip bir taşım kaynatıp ateşten alın. Kapağını kapatıp dinlendirin. İç malzemesi biraz soğuyunca balıkları bir daha yıkayıp kağıt havlu ile kurulayın, az yağlanmış tepsiye dizin. İçlerine malzemeyi paylaştırın, üzerlerine kabuğu soyulmuş limonları dilimleyin, defne yapraklarını aralarına serpiştirin. 180C fırında 30-35 dakika pişirin.


ML® İstavrit Dolması için tıklayın

AMBASADÖR ÇORBASI


(POTAGE AMBASSADEUR)

8 kişilik MALZEME :
250 gr. kuru bezelye
2 çorba kaşığı margarin
2 adet orta boy soğan
2 adet orta boy patates
1/2 küçük kereviz
1/2 küçük pırasanın beyazı
1 tatlı kaşığı tuz
15 su bardağı et suyu

YAPILIŞI :
Bezelyeyi akşamdan veya 6 saat önce bol suda ıslayınız
Sonra yıkayıp süzdürünüz
Sebzeleri temizleyip piyaz gibi doğrayınız
Bir tencereye yağı koyup eritip sebzeleri ilâve ediniz
Orta ateşte 3 - 4 dakika kavurup bezelyeyi ilâve ediniz
İki - üç dakika daha kavurup tuzunu ve suyunu ilâve edip ağır ateşte bir buçuk saat pişirip ateşten alınız
Püre makinasından veya süzgeçten suyu ile beraber geçirip aşağıda haşlanmış pirinç ve yeşil salatayı ilâve edip servis ediniz

GARNİTÜRÜ :
(4 çorba kaşığı pirinç 6 yaprak yeşil salata) Yeşil salatayı tütün gibi ince doğrayıp bir dakika kaynar suda haşlayıp süzdürünüz
Pirinci 20 dakika kaynatarak haşlayıp soğutup süzdürünüz
Not: Taze bezelye zamanı kum bezelye yerine 500 gr. taze iç bezelye kullanarak hazırlayınız.

Ananas ve Taze Kişnişli Tavuk (Tayland)


http://www.lezzetsirri.com

1/2 kg. tavuk göğüs eti
1/4 taze ananas veya 2 dilim konserve ananas
1 çorba kaşığı sıvıyağ
4 diş sarımsak
4 taze soğan
1 çorba kaşığı balık sosu
1 çorba kaşığı yeşil limon suyu veya limon suyu
8-9 dal taze kişniş
3-4 dal taze nane

Tavuk etini derin dondurucuya koyarak dondurun. Donunca buzluktan çıkarıp ince ince kıyın. Donmuş eti daha rahat kıyarsınız.
Ananasın kabuğunu soyup etli kısmını küçük parçalara bölün. Naneyi ve kişnişi kıyın. Soğan ve sarımsakları temizleyip ince ince kıyın.
Bir Wok'ta veya altı kalın bir tavada yağı kızdırın, içine sarımsakları ve taze soğanları atın, 1 dakika kadar kızartarak tavadan alın.
Wok'u harlı ateşte iyice kızdırın içine etleri iki seferde atarak 3'er dakika kızartın. Daha sonra tüm etleri Wok'a koyun.
Kızarmış soğan ve sarımsakları ilave edin. Üzerine ananasları, balık sosunu ve limon suyunu ekleyin, iyice karıştırarak 2-3 dakika kadar pişirin. Servis yapmadan önce üzerine taze kişniş ve naneleri atın. Yavaşça karıştırıp servis tabağına alın. Üzerini nane ve kişniş yaprakları ile süsleyerek yanında buharda pişmiş pirinçle servis yapın.

Anka Kuşu Yuvası (Çin)


500 g pirinç eriştesi
600 g tavuk göğsü (haşlanmış)
25 cl. (1 su bardağı) limon suyu (taze sıkılmış)
2 1/2 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi
3 tatlı kaşığı tatlı biber sosu
4 çorba kaşığı taze nane yaprağı (kıyılmış)
1 çorba kaşığı taze kişniş (ya da maydanoz; kıyılmış)
250 g sultani bezelye (kılçıkları ayıklanıp, 1 dakika kaynar suda haşlandıktan sonra, süzdürülerek, ince şeritler halinde kesilmiş)
2 tatlı kaşığı soya sosu
1/2 tatlı kaşığı susamyağı
1 çorba kaşığı taze fesleğen (kıyılmış)
1 1/2 çorba kaşığı ayçiçek yağı
2 tatlı kaşığı taze zencefil (ince doğranmış)
3 iri havuç (kazınıp, ince çubuklar halinde doğranmış)
5 taze soğan (verevine çok ince doğranmış)
300 g soya fasulyesi filizi
3 çorba kaşığı hindistancevizi sütü (doğal tadında)
1 1/2 tatlı kaşığı tuz
Süsleme için:
1 göbek salata (yapraklarına ayrılmış)
2 iri kırmızı dolmalık biber (sap ve çekirdekleri temizlendikten sonra, her biri önce boylamasına 2'ye kesilmiş, sonra her parça ince şeritler halinde kesilmiş)
nane dalları
2 limon (her biri 8'e kesilmiş; isteğe bağlı)

Bir salata kâsesinde didiklenmiş tavuk etleri, limon suyunun 2 çorba kaşığı, limon kabuğu rendesinin 1 tatlı kaşığı, tatlı biber sosunun 1 tatlı kaşığı, kıyılmış nane yapraklarının 1 çorba kaşığı ve kıyılmış kişnişleri (ya da maydanozları) karıştırıp, kâseyi bir kenara bırakın.
Başka bir salata kâsesinde sultani bezelye şeritleri, soya sosu, susamyağı ve fesleğenleri karıştırıp, kâseyi bir kenara bırakın.
Pirinç eriştelerini bir tencereye koyup, üstlerini iyice örtecek kadar su ekledikten sonra, bir kenarda 15 dakika bekletin.
Bu arada, ayçiçek yağının 1/2 çorba kaşığını kalın dipli bir tavaya koyup, tavayı harlı ateşe oturtarak, yağı kızdırın. Yağ kızınca zencefil parçaları ve havuç çubuklarını tavaya koyup, ateşi biraz kısın ve sebzeleri orta ateşte sürekli karıştırarak 1 dakika pişirin. 2 çorba kaşığı su ekleyip, tavanın üstünü örterek, sebzeleri buharda 2 dakika daha pişirdikten sonra, tavayı ateşten alıp, sebze karışımını bir kâseye aktarın ve üstlerine kalan limon suyundan 2 çorba kaşığı gezdirerek, kâseyi bir kenara bırakın.
Pirinç eriştelerini bir süzgeçte süzüp, soğuksu altında çalkaladıktan sonra, yeniden iyice süzdürüp, bir çukur tabağa aktarın.
Sebzeleri pişirdiğiniz tavayı kâğıt mutfak havlusuyla iyice temizleyip, kalan ayçiçek yağını koyarak, tavayı orta ateşe oturtun ve yağı ısıtın. Isınınca taze soğan parçalarını koyup, sürekli karıştırarak 30 saniye pişirin. Soya fasulyesi filizlerini koyup, sürekli karıştırarak 1 dakika pişirdikten sonra, tavayı ateşten alıp, karışımı bir tabağa aktararak, soğumaya bırakın.
Sosu hazırlamak için bir salata kâsesinde hindistancevizi sütü, tuz, kalan limon kabuğu rendesi, kalan limon suyu, kalan tatlı biber sosu, kalan nane yapraklarını karıştırıp, bu sosu çukur tabakta ki eriştelerin üstüne gezdirin.
Göbek salata yapraklarını yuvarlak bir servis tabağına döşeyip, yaprakların ortasına çukur tabaktaki erişteleri aktarın. Eriştelerin üstüne, dıştan içe doğru daireler halinde kırmızı dolmalık biber şeritleri, zencefilli havuç çubukları, fesleğenli sultani bezelyeler ve soğan soya fasulyesi filizi karışımını döşeyin. Ortada kalan boşluğa baharatlı tavukları yerleştirip, salatayı nane dalları ve limon dilimleriyle (isteğe bağlı) süsleyerek, oda sıcaklığına ininceye kadar beklettikten sonra, servis yapın.

NOT: BU SALATANIN ADI, EŞMERKEZLİ DAİRELER BİÇİMİNDE YERLEŞTİRİLEN SEBZE VE ERİŞTE HALKALARININ, DOĞU'DA ÇOĞUNLUKLA ANKA KUŞUYLA SİMGELENDİRİLEN DOĞAN GÜNEŞİ ANDIRMALARINDAN KAYNAKLANMAKTADIR.


ML® Bülbül Yuvası için tıklayın



Fotoğraf "BEYAZ BALİNA" tarafından gönderildi. 25.05.2015

Ankara Yemek Kültürü


Kültür ve Turizm Bakanlığı

Türk yemek kültüründe çeşitli illerimizin ayrı özellikleri var.Her ilimiz yiyecek türleri bakımından kendine özgü özellikleriyle tanınır.Hatta bazı illerimiz, sadece yiyecekleriyle meşhur olmuşlardır.Kayseri mantısı, Bursa İskenderi, Ankara Tavası gibi.Bu bölümde Ankara’yı yemek ve yiyecek kültürü açısından ele alacağız. Bugün Ankara, Türk yiyecek kültüründe son derece çeşitlenmiş bir duruma gelmiştir.

Geleneksel Olarak Ankara’nın Yemek Kültüründeki Yeri
Ankara, tüm Türkiye’de geleneksel olarak bazı yemek ve yiyecekleriyle tanınmıştır.

Ankara Balı
Kokusu ve lezzeti bakımından Türkiye’nin en ünlü balları arasındadır.Rengi beyazdır.Ankara kırlarında bulunan çeşitli bitki ve meyve ağaçlarının çiçekleri bakımından özel bir lezzet ve kokuya sahiptir.

Ankara Yuva Kavunu
Koyu yeşil renkli kabuklu ve yuvarlak olup, lezzetli, sulu, yenen kısmı kalın ve ince kabukludur.Evlerde serin yerlerde bekletilerek de kışın bile yenir.

Ankara Armudu
Bugün çok azalmıştır.Genç kuşaklar böyle bir armut türünün varlığından bile habersizdir.Yeşil renkli, yuvarlak ve sulu, tatlı bir armuttur.Diğer armutlar gibi değildir.Buna kış armudu da denir.Sonbaharda çok sert ve susuzdur.Sert halinde toplanır.
Serin yerde bekletilerek yumuşaması ve sulanması sağlanır.Bir diğer Ankara armut türü ise, yumuşak sulu ve kokulu yaz armududur ve kumludur.Bu iki tür Ankara armudu Türkiye’de tanınmıştır.Fakat eski kaynaklarda Ankara’da 38 çeşit armut yetiştirildiği de belirtilmektedir.

Atatürk Orman Çiftliği Mamulleri
Atatürk’ün kurduğu Atatürk Orman Çiftliği’nde elde edilen süt, yoğurt ve dondurma bütün Türkiye tarafından sevilerek tüketilen ürünler arasındadır.

Ankara Tavası
Ünlü geleneksel Ankara yemeğidir.Kısaca, etli pilav denebilir.Yağlı koyun eti, fırın ya da tandırda kızartılarak pilav üzerine konur.Yahut et, haşlanmış olarak da pilavla yenir.Büyük tavada pişirildiği için bu ad verilmiştir.Daha çok toplu yemek gelenekleri arasında yer alır.
Düğün, ölüm, hıdrellez, mesire gibi belli zamanlarda tüketilir.Yanında cacık, turşu, salata ya da hoşaf ile yenir.Bugün toplu yemek yenen kurumlarda şehriyenin pilavı ile etlerin kavurma biçiminde küçük küçük doğranıp pişirildiği yemeğe de Ankara tavası deniyor.Yani buna etli şehriye pilavı da denebilir.
Katma Aşı
Yarma buğday ve yoğurtla yapılır.
Toygar Çorbası
Pirinç, buğdaya yoğurt katılarak elde edilir.
Pastırma, sucuk
Yörenin eski yiyecekleri arasındadır.

Ankara Döneri
Sade koyun etinden, kıyma kullanılmadan hazırlanan, yaprak etlerden pişirilerek yenen dönerdir.Bugün kentin her semtinde bu tür dönerciler bulunur.Ayrıca dönerci lokantaları da var.Daha çok, ekmek arası tüketim yaygınlaşmıştır.Ayaküstü tüketim (fast food) olarak daha fazla tüketilir.

Bazı ilçelerinin Ünlüleri
Kızılcahamam pirinci, Kalecik ayvası, Ayaş dutu, vişnesi, Beypazarı havucu.Ankara’nın çeşitli ilçelerine ait köylerde hamur işleri oldukça yaygındır.Özellikle gözleme, çok sevilen popüler ve çok tüketilen bir yiyecektir.Yine mantı, börek, çörek, yufka, bazlama gibi hamur işleri de tercih edilen yiyecekler arasındadır.
Bir tahıl yöresi olarak da her türlü buğday, fasulye, nohut, mercimek, soğan, patates gibi hammaddelerden yapılan yemekler, çorbalar (yoğurtlu çorba, yarma aşı, tarhana vs gibi) da bir çeşitlilik göstermektedir.

Metropoliten Olarak Ankara’nın Yemek Kültüründeki Yeri
Ankara, metropoliten bir yöre olarak 10 milyona yakın nüfusu ile yemek kültürü açısından tam bir çeşitliliğe ve farklılaşmaya uğramıştır.Özellikle batı ülkelerindeki yemek tarzı çok yaygınlaşmıştır.Bunların başında, ayaküstü yiyeceklerin (fast food) yer aldığı ticari kuruluşlar, hem kent merkezinde, hem de çeşitli semtlere dağılmıştır. Buralarda, ekmek arası döner, köfte, balık tüketilir.
Geleneksel kebapçı dükkanları da oldukça yaygındır.Her türlü Türk kebapları, buralarda vardır.Pide, döner, Adana Kebap, lahmacun gibi.Geleneksel Türk yemeklerinin yapıldığı bazı lokantalar az olmakla birlikte, yine de vardır.Çünkü, fast food dükkanlarının çoğalmasıyla bu tür lokantaların sayısı azalmıştır.Ankara, göç alan bir yer olduğu için, ülkenin her yerinden gelen insanlar, kendi yemek kültürlerini de buraya taşıyarak, bir çeşitliliğe neden olmuşlardır.
Bir diğer çeşitleme ise etnik restoranların açılması ile gerçekleşmiştir. Ankara’da da artık Batı ülkelerinin büyük kentlerinde görülen etnik restoranlar açılmıştır. Çin lokantaları, Meksika lokantaları, İtalyan lokantaları, Japon lokantaları bunlar arasındadır.Pahalı oldukları için üst sosyo-ekonomik kesimlere hitap eden bu lokantalara zaman zaman, bayramlarda, hafta sonlarında, konuk ağırlamada başvurulmaktadır.Artık oralar, Batı ülkelerindeki gibi bir akşamı geçirmek, eğlenmek için gidilen yerler olmuşlardır.
Pastaneler, tatlıcılar da özellikle genç kuşakların gittiği yerlerdir.Bunların dışında bazı özel yemeklerin yendiği lokantalar da açılmıştır.Örneğin sadece mantı yenilen dükkanlar, işkembe çorbası yenen restoranlar, balıkçılar, tavukçular gibi.Sadece dondurma satan dükkanlar da bunlar arasında sayılabilir.Uluslararası tanınmış fast food firmaları da yaygınlaşmıştır:Örneğin Mc Donald’s, Burger Kıng, Kentucky Fried Chicken, Pizza Hut gibi.Gözleme, börek gibi geleneksel yiyecekler de ayrı bir kategori oluştururlar.
Görüldüğü gibi, Ankara bugün yemek, yiyecek kültürü açısından oldukça çeşitlenmiş bir manzara göstermektedir.Hem Batı kültürünün hem geleneksel kültürün, hem bazı etnik grupların yiyecek kültürünün yer aldığı karmaşık bir yapıya sahip olmuş Ankara, kuşkusuz büyük bir kültür mozaiği durumuna gelmiştir.
Her kesimden olan insanların yiyecek kültürünün yer aldığı böyle bir merkez, yerli ve yabancı, herkesin ilgisini çekmektedir.Esasen Ankara, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri, Atatürk zamanında bir başkent olarak lüks lokantalar, nezih yemek yerleri olarak da ülkemizin çeşitli yörelerinin yemeklerinin sergilendiği bir yerdi. Buralara daha çok diplomatlar, milletvekilleri ve politikacılar gitmekteydi.

Arap Sarması


250 gr. yağlı zırh kıyması
2 su bardağı pirinç
3 tane kuru soğan
1 çorba kaşığı salça
1 tatlı kaşığı biber salça
Yarım demet maydanoz
1 tatlı kaşığı çemen
1 çay kaşığı karabiber
Bir tutam kimyon, pul biber, nane
1 çay kaşığı limon tuzu
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay bardağı sıvı yağ
Asma yaprağı

Soğanı ve maydanozu ince kıyalım. Pirinci yıkayalım. Karıştırma kasesine yaprak ve limon tuzu hariç diğer i koyup elimizle karıştıralım. Yapraklara harcı koyup sarmaları saralım. Tercihen bakır bir tencereye dizelim. Üstüne porselen bir tabak kapatıp 3 bardak kaynar suyu ve limon tuzunu koyup kısık ateşte pişmeye bırakalım.


ARTVİN MUTFAĞI


Yöresel yemek çeşitleri bakımından oldukça zengin olan Artvin mutfağında Ağartı denilen süt ve süt mamüllerinden yapılan yemekler arasında “kuymak” mahalli yemek olarak yaylacılar tarafından yapılır. Yörede yetişen sebze ve kır otlarından değişik türlerde yemekler de yapılmaktadır. Hamur işlerinde; hinkel, cergebas, bişi, katmer, erişte, lokum (lokma) ve börekler yer almaktadır. Hinlek ve cergebas denilen hamur yiyecekler çevreye özgüdür. Topluca yapılan “harfana”larda ve ziyaretlerde taze etlerle ve ağaç şişlerle hazırlanılan kebaplar yörede önem arz etmektedir. Ayrıca köylerde kışlık kavurma yapıp saklanır. Dibek veya dinklerde döğülerek hazırlanan ve adı halk arasında “gendirme” ve “keşkek” olarak bilinen yemekler çok bilinen yöresel yemeklerdir. Çorbalardan “püşürük” adlı çorba, en çok bilinenlerdendir. Bunlardan başka, “çılbır”; “Kaygana (Omlet)”; yağlı, lorlu veya sadece etle yapılan soğanlı yahni de yerli yemekler arasındadır. Ayrıca sahil kesiminde yer alan halkın mahalli yemekleri arasında, hamsi balığından hazırlanan; hamsili pilav, hamsili buğulama, hamsili mısır ekmeği (cadı), hamsi salamura yer almaktadır. Başlıca tatlılar, hasuta, kaysefe, zurbiyet, ballı lokumdur.
Laz böreği, hınkal, çergebaz, gendima, herisa, şilav, hasuta, kaysefe, zurbiyet, püşürük çorbası, soğan harşosu, çinçar çorbası artvin yöresinin meşhur yemekleri arasında yer alır.

Ginkal Mayalı hamur mantı kıvamında yarım avuç içi büyüklüğünde puf böreğine benzer şekilde açılır ve içine az yağlı kavurma konur, mantı gibi pişirilir.Yoğurtsuz ve üzerine yağ dökülmeden yenir.
Su Böreği
Ülkemizin diğer yörelerinde de yapılan su böreği Artvin'de de yapılır. tereyağıı ve içine konan Çiçil (uzayan) peynirle yapılması yöreye özgüdür.

Garşo (Ekmek aşı)
Bayat ekmek üzerine tercihe göre tereyağılı sos dökülür.Sos, sadece tereyağılı olabileceği gibi, mevsimine ve tercihe göre domates ve soğanlı ay da yoğurtlu da olabilir.
Gaviçi (Ğaşil,Papa)
Mısır veya buğday unu sıcak papa şeklinde pişirilir, ortası açılarak eritilmiş tereyağı veya ayran konur. Kaşıkla alınan papa tereyağı veya yarana bandırırlarak yenir.
Çimur
Yeni pişmiş mısır ekmeği tereyağı ile karıştırılır ve bulamaç şekline gelene dek kaşık veya elle yoğrulduktan sonra ayran veya çay ile afiyetle yenir.
Kete
Fırın , kuzine sobası veya tandırda arasına ceviz ve un karışımı katılarak pişirilen ekmek.
Kada
Az yoğurtla açılan hamur için tercihe göre kavrulmuş un, öğütülmüş fındık ya da ceviz konarak burma şeklinde tepsiye halkalar halinde dizilir.Üzerine yoğurt sürülerek fırında pişirilir.
Fırın ekmeği
Özellikle esmer buğday unu ile tuğla örülü fırınlarda odun ateşinde pişirilen son zamanlarda yaygın Trabzon ekmeği büyüklüğünde lezzetli ekmektir.Bayatlamaya dayanıklı olması açısından tercih edilir.
Tandır Ekmeği
Ağırlıklı sahil ilçeleri dışındaki yerlerde, esmer buğday unu ile tuğla örülü yer altı tandır fırınlarda çalı ateşi ile pişirilen lezzetli bir ekmek türüdür.Kısa sürede bayatlaması nedeni ile anlık ihityaçlarda kullanılır.

Mısır Ekmeği (Çadi)
Mısır unu ile pileki veya kuzine sobada pişirilir.Hemen her öğünde sofraların baştacıdır.
Pileki Ekmeği
Kilden yapılmış tepsi büyüklüğünde iki plaka içinde buğday veya genellikle mısır unundan yapılan bir ekmek türüdür. Pileki ekmeği, halen bulunmakla birlikte gelişen teknoloji ile birlikte maalesef kaybolamaya yüz tutmaktadır.
Lavaş Ekmeği
Fırın, pileki veya tandırda ekmek pişirmeden önce ince hamurdan yapılmış pide karın kısa sürede pişirilir ve taze tereyağıı ile yenir.

Hamsili Ekmek
Ağırlıklı sahil ilçelerinde, içine pırasa, salça, vb sebze konarak fırında pişirilir.
Artvin Pidesi
Özellikle yuvarlak veya kayık şeklinde,üzeri açık veya kapalı içine tercihe göre peynir, kavırma, kıyma, yumurta konularak veya sade (yağlı) taş fırında tereyağıla pişirilir.
Katmer
İçine kavrulmuş un, kırılmış ceviz veya fındık konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.
Erişte
İnce ince kıyılmış yufka fırında kavrularak kurutulur ve yıl boyunca saklanır.Üzerine kaynar su gezdirildikten sonra tereyağıda döndürülerek servis yapılır.Tercihe göre üzerine toz şeker dökülerek de yenir.
Silor
İnce boru şeklinde kıvrılarak bir 4-5 cm eninde kesilen yufkalar fırında kavrularak kurutulur ve yıl boyunca saklanır.Üzerine kaynar su gezdirildikten sonra bir kat yoğurt sürülür ve tereyağı ile servis yapılır.Tercihe göre, bir süre fırında pişirilir.
Kaymaklı Börek
İçine kaymak konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.
Lokum
Mayalı hamur ekmek kıvamında çorba hacminde top eklinde özellikle halis zeytinyağında kızartılır; bal, pekmez veya yoğurda banarak afiyetle yenir.
Bişi
Mayalı hamur ekmek kıvamında iki avuç içi büyüklüğünde ince yuvarlak pide şeklinde özellikle halis zeytinyağında kızartılır; bal, pekmez veya yoğurda banarak afiyetle yenir.
Ev Makarnası (Mantı)
Mayalı hamur muska veya eksem şeklinde içine kıyma konmadan makarna gibi pişirilir. Üzerine yoğurtsuz ve tereyağı dökülerek afiyetle yenir.
Cevizli/Fındıklı Börek
İçine öğütülmüş ceviz veya fındık konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.

ÇORBALAR.

(Nişoşlu) Yoğurt Çorbası
Nane benzeri ve dağlarda yetişen "nişoş" aromalı bitkinin kullanılarak yapılan tereyağılı yoğurt çorbasıdır ve özellikle Artvin'in iç kesimlerinde yayla, mezra ve dağ köylerinde yaygındır.
(Beyaz) Lahana Çorbası
Beyaz lahana ince ince doğranarak yoğurt ve çok az un ile yapılan bulamaça su katılarak nane benzeri ve dağlarda yetişen "nişoş" aromalı bitkinin kullanılarak yapılan tereyağılı yoğurt çorbasıdır. Özellikle Artvin'in iç kesimlerinde ; yayla, mezra ve dağ köylerinde yaygındır.
(Gemdimalı) Süt Çorbası
Gendima (haşlanıp güneşte kurutulmuş buğday tanesi) ile su yerine süt katılarak yapılır.Bir tür, bol sütlü şekersiz (tercihe göre tuz katılabilir) sıcak sütlaç tadını andırır. Özellikle reyhan ve nane katılan bu çorba, Artvin'in iç kesimlerinde yaygındır.
Kesme (Mantılı Süt Yemeği)
Kesme (parça halinde içi boş mantı) su yerine süt katılarak yapılan bir tür çorbadır.
(Siyah) Mercimek Çorbası
İçine erişte biçiminde kesilmiş ev mantısı katılarak siyah mercimek ile yapılır.Üzerine tercihe göre sirke dökülerek servis yapılan bu çorba, Artvin'in iç kesimlerinde yaygındır.
Çinçar (ısırgan otu) Çorbası
Çinçar (ısırgan otu) ile yapıla daha çok sahil ve sahile yakın yerlerde yaygındır.

Motrella
İpsiz taze fasulye çok az su ile (yağsız) pişirilir.İçine kuru veya taze soğan,öğütülmüş ceviz veya fındık konarak iyice karıştırılırak servis yapılır.Özellikle mısır ekmeği doğranarak sıcak veya taze yenir.Daha çok sahil ve sahile yakın kısımlarda yenir.
Lapurçen
Bahar aylarında toplanan taze asma (üzüm) yaprağı güneşte kurutulur.İçine salça konulmadan özellikle zeytinyağı ile parça et veya kemikli etle birlikte doğranmış soğan ile pişirilir.
Puçuko
İpsiz taze fasulye güneşte kurutur.Özellikle kış aylarında, içine çok az bulgur ve salça konarak pişirilir.Tercihe göre üzerine sirke dökülerek yenir.
Kara lahana
Yıl boyunca tüm ilçelerde vazgeçilmez geleneksel bir yemektir.Kara lahana, ıspanak büyüklüğünde kesilerek suda iyice pişirilir.Suyu süzüldükten sonra içine mısır kırığı (ğırğıl), tercihe göre taze ekşi erik (veya marmeladı), taze mısır taneleri, acı sivri biber ve domates konularak iyice pişirilir.Üzerine eritilmiş tereyağı konarak servis yapılır.İçine taze pişmiş mısır ekmeği doğranarak afiyetle yenir.
Çinçar (ısırgan otu) yemeği
Özellikle bahar aylarında taze ısırgan otu ıspanak gibi pişirilir.
(Kinzili) Taze Fasulye
Taze fasulye, yörede salata vb yemeklerde kullanılan ve sevilen bir otsu bitki olan (maydonaza benzer) kinzi katılarak pişirilir.
Kara Lahana Sarması
Yıl boyunca tüm ilçelerde vazgeçilmez geleneksel bir yemektir. Kara lahana yaprakları suda iyice pişirilir.Suyu süzüldükten sonra özellikle kıymalı içle sarılır.Taze pişmiş mısır ekmeği ile afiyetle yenir.
Çarğala (pazı) yemeği
Yörede bilinen adı ile pazı, ıspanak gibi sulu veya yumurtalı özellikler zeytinyağda pişirilir.
Taze fasulye kızartması
Taze fasulye özellikle biber, soğan ve patates ile az zeytinyağında buğulanarak kızartılır.
Kabaklı Pilav
Pilavlık pirinç ve ince doğranmış bal kabağı birer sıra tencereye konur ve karıştırılmadan az ateşte pişirilir.Tercihen tereyağıı kullanılır.
Şalgam (Pancar) Yemeği
Şalgam (pancar) patates yemeği gibi çok az pirinç ve salça ile pişirilir.
Turşu Kavurma
Özellikle fasulye turşusu ince ince doğranarak soğan (ve pırasa) ile çok az yağ ile buğulanarak kavrulur.Taze pişmiş mısır ekmeği ile afiyetle yenir.
Hamsili Pilav
Pirinç ve önceden ayıklanmış salamura veya taze hamsi ile birer sıra tepsiye dizilerek fırında pişirilir.
Turşulu Pilav
Pilavlık pirinç ve ince doğranmış özellikle fasulye turşusu az ateşte pişirilir.Tercihen tereyağıı kullanılır.
Hamsi Buğulama
Kuru soğan ve limon halkalar halinde tepsiye bir sıra dizilir, üzerine ayıklanmış hamsi sıralanır.Üzerine tercihe göre sulandırlımış salça ve bir miktar sıvı yağ eklenir; az ateşte fırında pişmeye yakın üzerine maydanoz serpilir.

(Yatık) Döner (Çağ Döneri)
Özellikle iç kesimlerde az yağlı koyun veya dana eti dilimler halinde şişe takılarak köz üzerinde yatık bir şekilde yavaşça pişirilir.Pişen kısımlar çağ adı verilen küçük şişlere geçirilerek yenir.Tercihen, et parçaları arasına soğan, domates veya taze biber konur.Karabiber ve tuz etin terbiyesinde vazgeçilmezdir.
Kuymak
Eriyen ve uzayan (çiçil) peynir tercihe göre beyaz un veya mısır unu, çok az su ve tereyağı/sıvıyağ ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişiriliir. Pişmenin en iyi işaretei kuymağım "kusması" yani yağını salıvermesidir.Tüm öğünlerde baştacıdır.Pratik ve kolay bulunurluğu bakımından her zaman tercih edilir.
Kaymağın Kuymağı
Taze kaymak tercihe göre beyaz un veya mısır unu ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişiriliir. Pişmenin en iyi işaretei kuymağım "kusması" yani yağını salıvermesidir.Daha çok kaymağın bol olduğu yayla ve mezralarda yaygındır.
Mıhlama
Uzayan(civil) peynir eritilmiş tereyağıda bir müddet pişirildikten sonra üzerine çırpılmış yumurta ilave edilerek ekmek banabilecek kıvama geldiğinde özellikler mısır ekmeği ile afiyetle yenir.
Peynir tavalama
Uzayan(civil) peynir ve tervihe göre süzme yoğurt veya lor eritilmiş tereyağıda bir müddet pişirilir.
Dügmeç
Bayat ekmek terağda kavrularak (tercihe göre çok az peynir konabilir) genelde kahvaltıda yenir.
Çılbır (Sarmısaklı)
İçine çok az su konan bir tavaya kişi başına bir adet olmak üzere pişirilen yumurta üzerine (tercihe göre sarımsaklı) eritilmiş tereyağı dökülerek afiyetle yenir.
Çılbır (Sütlü)
İçine çok az süt konan bir tavaya kişi başına bir adet olmak üzere pişirilen yumurta üzerine eritilmiş tereyağı dökülerek afiyetle yenir.
Kavurmalı Yumurta
Kışlık olarak hazırlanan kavurma üzerine çırpılmış yumurta konarak tavada pişirirlir.
Sahanda Yumurta
Bakır sahan (tabak) içine konan tereyağı içine köy yumurtası konup üzeri bir başka sahan ile örtülerek kendi halinde pişmeye bırakılır.
Kaygana
Yumurta tercihe göre sade veya sebzeli omlet şeklinde tavada pişirilir.

DİĞER

Sığen
Yeni doğum yapmış ineğin sütünden yapılan ve kendine özgü bir tadı olan yoğurt.
Nağiço
Koyun kuyruğu kavurması soğuk olarak kahvaltıda katık olarak yenir.
Kavrulmuş Zeytin
Yörede Çoruh şeridinde yetişen zeytinlerin en kalitelisii özellikle az ısıda fıırnda çok az kavrulur. Kendine özgü lezzeti ve kısa sürede tüketilmesi zorunluluğu ile az üretildiği için yöred çok makbuldur.
(Ceviz/Fındıklı) Cacık
Rendelenmiş salatalık ve öğütülmüş ceviz/fındık içine su katılmamış yoğurt ile karıştırılır.Üzerine tercihe göre nane veya yörede yetişen reyhan konarak servis yapılır.
Boran (pazı veya ıspanak yoğurt)
Suda haşlanmış ıspanak veya pazı yaprağı cacık şeklinde yenir.
Lorlu Pekmez
Taze tuzsuz lor üzerine yöre pekmezi dökülerek tahinli pekmez kıvamında kahvaltılık olarak yenir.

Asma Yaprağı Sarması


Taze asma yapraklarını çok az kaynar suda haşlayınız. Koyunun yağlı ve boş yerinden, soğan ve maydanoz ile birlikte ince kıyılmış yeteri kadar kıymanın içine yetecek kadar yıkanmış pirinç atınız. İçine tuz, biber ve tarçın karıştırıp her yaprağı açarak içine bu içi yerleştiriniz, sonra da yaprağı sarınız. Yapraklardan bir miktarını kuşhanenin altına döşeyiniz. Sarmaların açılmaması için üzerlerine ufak bir kahvaltı sahanı örtüp, kenarından da bir miktar etsuyunu içine dökünüz. Sonra kuşhaneyi hafif ateşte pişirmeğe başlayınız. Piştikten sonra kalıbıyla kuşhaneyi geniş bir sahana tersyüz ediniz. Üste gelen yaprakları alınız.

Not: İç hazırlanırken pirinç yerine haşlanmış patates içi ya da ıslanmış ekmek içi konur ise iyi olur.

ASMA YAPRAĞI SARMASI (Erikli) (Hatay)


Hatay Valiliği
Antakya Mutfağı - Süheyl Budak


MALZEMELER
500 gr. yağlı koyun kıyması
1 kg. taze asma yaprağı
500 gr. ekşi taze erik
1,5 su bardağı kaynar su
500 gr. Pirinç
1 adet kuru soğan
100 gr. sade yağ
3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı karabiber
Tuz

YAPILIŞI
Asma yaprakları kaynayan suya batırılarak haşlanır. Daha sonra soğuk sudan geçirilerek süzülür, bir kenara alınır. Ayıklanmış ve yıkanmış pirinç, kıyma, tuz, karabiber ve yağ, bir tepside iyice karıştırılır. Bu karışıma soğan ve sarımsak rendelenerek eklenir. Haşlanmış yaprakların sapları koparılarak içine hazırlanan harç malzemesinden az miktarda konulup ince ve sıkı bir şekilde sarılır. Sarmalar, pişirilecek tencerenin içine yerleştirilirken, eriklerin yarısı aralarına konularak dizme işlemi tamamlanır. En üst kısma bir ağırlık konduktan sonra kalan erikler de konularak üzerine sade yağ ve kaynamış su eklendikten sonra yaklaşık 25 dk. pişirilip servis edilir.

Asma Yaprağında Çinekop Dolması


Su Ürünleri Tanıtım Grubu İZMİR
http://www.turkishseafood.org.tr

20-25 adet salamura asma yaprağı
2-3 adet orta boy çinakop balığı
1 adet orta boy kuru soğan
Yarım demet maydanoz
2 çay kaşığı biber salça
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz, karabiber
3 adet orta boy domates
2 diş sarımsak
1 çay bardağı zeytinyağı

Salamura asma yaprakları kaynayan suda 1 dakika kadar bekletip çıkartılır. Yapraklar sudan çıkartıldıktan sonra hafifçe sıkılır. Diğer taraftan dolma harcının hazırlanması için ayıklanmış ve yıkanmış çinakop balıkları orta boy bir tencereye koyulur. (Herhangi bir balık da olabilir. Hamsi, lüfer, levrek, palamut gibi.) Üzerine 5-6 bardok su eklenerek, orta ısılı ateşte haşlanır. Üzerine (varsa) 2-3 adet defne yaproğı, 1 adet adaçayı, biraz mercanköşk ilave edilirse, daha lezzetli alacaktır. Tuz ve karabiber de serpildikten sonra iyice yumuşayan balıklar ocaktan alınır ve süzülür. Süzülen balıklar kılçık ve kemiklerinden ayıklanıp çok ufak parçalar halinde didiklenir ve derinden bir kaba aktarılır. Üzerine incecik kıyılmış soğan ve yine incecik dogranmış moydanozlar ilave edilir. Biber salçası ve zeytinyağı da eklenip tuz ve karabiber serpiştirilerek dolma içi hazırlanır gibi yoğrulur. Asma yapraklarının içlerine balıklı harçtan ikişer tatlı koşığı koyulorok dolma sarar gib sarılır. Dolmalor geniş bir teflon tencereye yan yana, üst üste sıralanır. Domotesler rendelenip, sarımsaklar pirinç tonesi büyüklüğünde doğranır ve dolmaların üzerine aktarılır. Tencerenin kapağı kapatılıp orta ısılı ateşte pişmeye bırakılır. Kendi buharıyla pişerken kaynamaya başlayan dolmaların üzerine zeytinyağı gezdirilip 2 su bardağı sıcak su eklenir. Tencerenin kapağı tekrar kapatılıp, en az 30 dakika daha pişirilir.

Asma Yaprağında Enginar


4 adet enginar (temizlenmiş)
16 adet asma yaprağı
1 çay bardağı zeytinyağı
5 adet karanfil
Tuz
2 adet soğan (ince kıyılmış)
1 limonun suyu
1 su bardağı pirinç 4
1 su bardağı su
5 sap dereotu
Yarım çorba kaşığı toz şeker
2 çorba kaşığı kuşüzümü
1 çay kaşığı dolmabaharı
Yarım demet nane
1 çorba kaşığı çamfıstığı (kavrulmuş)
2 adet soğan

Zeytinyağında soğanları soteleyin. piriçleri 10 dakika kavurun. Yarım su bardağı su, tuz, toz şeker, kuşüzümü ve çamfıstığını ilave edin. 10 dakika dinlendirin. Dolmabaharı,dereotu ve naneyi harmanlayın. Yaprakların ortasına enginarı yerleştirin. Enginarın çukur kısmını hazırladığınız harcın 1/4'ü He doldurun. Enginarın kenarlarındaki yapraklarla harcın üzerini bohça şeklinde kapatın. Kalan malzemelere de aynı işlemi uygulayıp 4 adet asma yapraklı enginar hazırlayın. Kalan zeytinyağı ve suyla limon suyunu çırpıp üzerlerine gezdirin. Pişirin.

Not: Bir gün beklettikten sonra servis yapın.

Asma Yaprağında Enginar Dolması


6 adet enginar
1/2 demet dereotu
1 adet limon
1,5 su bardağı su
3 çay kaşığı tuz
12 adet büyük asma yaprağı
1,5 çay bardağı pirinç
2 adet soğan
3 çorba kaşığı çam fıstığı
1 çorba kaşığı kuş üzümü
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı yenibahar
1 çay kaşığı toz şeker

Dolma içi için incecik kıyılmış soğan, dolmalık fıstık, tuz ve 2 yemek kaşığı yağı tencereye alın. Kapağını kapatıp hafif ateşte 10 dakika kadar pişirin. Yarım su bardağı sıcak su ekleyin. Şeker ve kuş üzümünü de ekleyip kaynamaya bırakın. Su kaynayınca yıkayıp süzdüğünüz pirinci ekleyin kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
Altını kapattıktan sonra kıyılmış dereotu,tarçın ve yenibaharı ekleyip karıştırın.
Enginarların içine limon suyu sıkın. İç harcını enginarların içine doldurun. Her enginarı 2 adet yaprakla alttan ve üstten sarın. Yayvan bir tencereye enginarları yerleştirin. 1,5 su bardağı suyu tencereye enginarların kenarından dökün, suya tuz serpin.
Tencerenin üstünü yağlı kağıtla kapatıp kapağını örtün. Kısık ateşte enginarlar yumuşayana kadar pişirin.
40-45 dakikada pişiyor. Ben çok kısık hafif kaynayacak şekilde pişiriyorum suyu bitmiyor ama siz ocağınızın durumuna göre suyunu kontrol ederek pişirin. Tenceresinde soğutun. Limon dilimleri ve dereotuyla servis edin.


Asma Yaprağında Hamsi


1 kg. Hamsi
1 kg. soğan
1 su bardağı zeytinyağı
1 su bardağı pirinç
2 çorba kaşığı kuşüzümü
1 çorba kaşığı dolmalık fıstık
1 tatlı kaşığı karabiber-yenibahar
Yarım çorba kaşığı salça
Tuz
Dereotu
500 gr. asma yaprağı

Soğanları zeytinyağında kavurun. Pirinci ekleyip, 10 dakika daha kavurun, diğer malzemeleri ekleyin, 1-2 dakika daha kavurun. Asma yapraklarını açıp, üzerine bir adet hamsiyi iç kısmı yukarıda kalacak şekilde yerleştirin. Pirinçli harçtan bir çorba kaşığı üzerine koyun. Üzerine dış kısmı yukarıda kalacak şekilde bir hamsi koyun ve sarın, tepsiye dizin. 180 derece fırında 30 dakika pişirin.

Asma Yaprağında Hamsi


1 kg hamsi
1 kg soğan
1 su bardağı zeytinyağı
1 su bardağı pirinç
2 çorba kaşığı kuşüzümü
1 çorba kaşığı dolmalık fıstık
1 tatlı kaşığı karabiber yenibahar
Yarım çorba kaşığı salça
1 çay kaşığı tuz
10 dal dereotu
500 gr asma yaprağı

Soğanları zeytinyağında kavurun. Pirinci ekleyip, 10 dakika daha kavurun, diğer malzemeleri ekleyin, 1-2 dakika daha kavurun. Asma yapraklarını açıp, üzerine bir adet hamsiyi iç kısmı yukarıda kalacak şekilde yerleştirin. Pirinçli harçtan bir çorba kaşığı üzerine koyun. Üzerine dış kısmı yukarıda kalacak şekilde bir hamsi koyun ve sarın, tepsiye dizin. 180 derece fırında 30 dakika pişirin.

Asma Yaprağında Tavuk Sarma


500 gr. tavuk göğsü
300 gr. asma yaprağı
2 adet kırmızı biber
2 adet domates
1 kase mantar
2 çor. kaşığı margarin
1 tatlı kaşığı tuz-karabiber
3 su bardağı pirinç
1 adet soğan
1 adet havuç
1 çorba ka. sana klasik
1 su bardağı et suyu
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tuz
yeteri kadar su
Hazırlanış


Önce kırmızı biberleri ince ince doğruyoruz. Daha sonra mantarları da aynı boyda doğrayıp hepsini tavada 1 kaşık margarinde soteliyoruz. Tahta üzerinde tavuk gögüs etlerini açıyoruz.
Et döveceği ile üzerine vurarak incecik dövüyoruz. Üç tane asma yaprağını yanyana alıp bir parça inceltilmiş tavuk göğsünü üzerine seriyoruz. Sotelenmiş sebzelerden biraz koyuyoruz ve üzerine tuz, karabiber serpip sarıyoruz. Bu işlemi tavuk eti bitene kadar tekrar ediyoruz. Sarmaları tencereye diziyoruz.
Domatesleri soyuyoruz ve küp küp doğruyoruz. Sarmaların üzerine doğranmış domatesi döküyoruz. kalan 1 kaşık margarinide üstüne koyuyoruz. Biraz sıcak su veriyoruz ve üzerine önce tabak sonra da kapak kapatarak pişmeye bırakıyoruz. Yaprak sarması mantığıyla kısık ateşte ağır ağır pişiriyoruz.
Pilavı için, tencereye 1 kaşık margarini ve sıvı yağı alıyoruz. Soğanı yemeklik doğruyoruz ve tencereye koyup kavuruyoruz. Havuç rendesini ilave ediyoruz. Pirinci iyice yıkayıp süzüyoruz ve tencereye ekleyip hepsini bir kavuruyoruz. 3-4 dakika kavurduktan sonra üzerine et suyunu ve sıcak suyu döküyoruz. Tuzunu atıyoruz ve kapağını kapatarak pişmeye bırakıyoruz. Servis tabağının ortasına pilavı döküyoruz. Tavuk sarmalarını tencereden alıyoruz ama sosu kıvamı koyulaşana dek pişirmeye devam ediyoruz. Sarmaları dilimleyip pilavın etrafına diziyoruz. Sosun kıvamı da koyularınca üzerine dökerek servis ediyoruz.

Asma Yapraklı Kuzu Taraklık


250 gr. kuzu pirzola
100 gr. Asma yaprağı
5 adet kuru erik
5 adet arpacık soğan
50 gr. pirinç
1 adet ince kesilmiş kuru soğan
1 adet domates
Tuz, biber ve maydanoz
1 yemek kaşığı Pınar Tereyağı
1 yemek kaşığı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı biber salça

Tavada az sıvı yağ ile pirzolaları kızartın, havlu kâğıda çıkarıp bekletin. Pirinç, doğranmış kuru soğan, maydanoz ve domatesi, tuz ve biber ile karıştırarak dolma içini hazırlayın. Asma yapraklarına sararak tencereye dizin. Üzerine kuru erik, arpacık soğan, tereyağı ve kızarmış pirzolayı dizin. Dolmaların üzerine çıkacak kadar salçalı su koyarak, hafif ateşte üzeri kapalı olacak şekilde 40 dakika kadar pişirin.

At Kestanesi Yaprağı Sarması


İlkbaharda at kestanelerinin çok ince olgunlaşmamış yapraklarını çok az kaynar suda haşlayınız.
Koyunun yağlı ve boş yerinden, soğan ve maydanoz ile birlikte ince kıyılmış yeteri kadar kıymanın içine yetecek kadar yıkanmış pirinç atınız, içine tuz, biber ve tarçın karıştırıp her yaprağı açarak içine bu içi yerleştiriniz, sonra da yaprağı sarınız.
Yapraklardan bir miktarını kuşhanenin altına döşeyiniz. Sarmaların açılmaması için üzerlerine ufak bir kahvaltı sahanı örtüp, kenarından da bir miktar etsuyunu içine dökünüz.
Sonra kuşhaneyi hafif ateşte pişirmeğe başlayınız. Piştikten sonra kalıbıyla kuşhaneyi geniş bir sahana tersyüz ediniz.

AV KUŞU ÇORBASI


Bu çorba için muhtelif ev kuşlarından bir kaçı temizlenip yıkandıktan sonra büyük bir tencereye konur ve üzerlerine su doldurulur.
Kuşlarla beraber, bir iki soğan, havuç ve patates doğrayıp; kereviz yaprakları yahut kökünü de koyup ve bir iki defne yaprağını da katıp orta hararette ateşe oturtunuz.
Kapalı tencerede mükemmelen pişirdikten ve köpükleri atıldıktan sonra, indiriniz.
Av etlerinin suyunu, ikinci bir kaba süzünüz. Pişmiş kuşların ciğerlerini de doğrayıp (truffe) mantar gibi av etlerinin suyuna katarsınız. Tuzunu da koyduktan sonra birkaç dakika daha ateşte bırakıp ateşten alırsınız.

Not: Çorbaya bir miktar pirinç dahi koymak arzu edilirse pirinçler helmeleninceye kadar ateşte bırakılır. Keyfe göre, maydanoz ve karabiber veya baharat ilâve edilebilir. Bazı avcılar, geri kalan suları alınmış av etlerini de, av hakkı olarak av köpeklerine bırakırlar.

AYLARA GÖRE PİŞİRİLEBİLECEK YEMEKLERİN LİSTESİ


Evlerde, her sabahın en önemli sorunu, o gün ne yemek yapılacağıdır. Hanımlar beylerine, aşçılar hanımlarına «bu gün ne pişireceğiz?» diye sorarlar ve çoğu kez düşünüp birşey bulamazlar. Hanımlarımızı bu güçlükten kurtarmak için, mevsimine göre her ay için bir yemek listesi yaptım. Bu listeden istedikleri yemeği seçip, sıkıntıdan kurtulurlar.

OCAK
Tarhana çorbası
Zeytinyağlı pırasa
Un çorbası
Fasulye pilâkisi
Mercimek çorbası
Pirinç pilâvı
Şehriye çorbası
Peynirli makarna
İşkembe çorbası
Arpaşehriye pilâvı
Pirinç çorbası
Kıymalı makarna
Pirzola Yufka pilâvı
Kızartma
Kuskus pilâvı
Kadınbudu
İrmik helvası
Kuru köfte
Un helvası
Tavuk kızartması
Baklava
Yağda köfte
Pandispanya tatlısı
Lahana bastısı
Tulumba tatlısı
Etli kuru bamya
Revani

ŞUBAT
İrmik çorbası
Düğün çorbası
Yoğurtlu buğday çorbası
Tapyoka çorbası
Lahana çorbası
Ciğer çorbası
Haşlama Izgara köfte
Zeytinyağlı fasulye (konserve)
Acem pilâvı
Yassı kadayıf
Yoğurtlu mantı
Keşkek
Süzme pilâv
Fırın makarna
Uskumru ızgarası
Soğanlı yahni
Lüfer ızgarası
Tavuk yahnisi
Etli lahana dolması
Etli salamura yaprak dolması
Yalancı salamura yaprak dolması
Şalgam
Şehriyeli pilâv
Ekmek kadayıfı
Tel kadayıf
Kadın göbeği
Sütlâç
Mahallebi


MART
Tarhana çorbası
Balık çorbası
Un çorbası
Sebze çorbası
Şehriye çorbası
Tereyağlı pirinç çorbası
İşkembe yahnisi
Ekşili köfte
Taskebabı
Biftek
Kıymalı yumurta
Etli patates
Zeytinyağlı yerelması
Zeytinyağlı nohut
Kıymalı ıspanak
Pırasa bastısı
Şalgam bastısı
Fasulye pilâkisi
Sigara böreği
Mercimekli bulgur pilâvı
Nohutlu pirinç pilavı
Su böreği
Peynirli makarna
Saray lokması
Elma kompostosu
Sütlü irmik helvası
Kuru kayısı kompostosu
Portakal kompostosu
Un helvası

NİSAN
Terbiyeli şehriye çorbası
Mercimek çorbası
İşkembe çorbası
İrmik çorbası
Sebze çorbası
Yumurtalı etsuyu
Patatesli kızartma
Etli kuru fasulye
Kuru fasulye
Zeytinyağlı bakla
Peynirli makarna
Mercimekli pirinç pilâvı
Yufka pilâvı
Kuskus pilâvı
Tavuk göğsü
Kimyonlu köfte
Pirzola
Koyun haşlaması
Düğün yahnisi
Pırasa kızartması
Zeytinyağlı ıspanak
Şalgam bastısı
Arpa şehriyesi pilâvı
Acem pilâvı
Pandispanya tatlısı
Balkabağı tatlısı
Tel kadayıf
Yassı kadayıf
Kuru erik kompostosu
Sütlâç

MAYIS
Soğanlı yahni
Kuzu kapaması
Patatesli kuzu kızartma
Kuzu pirzolası
Kuzu göğsü
Kaz palazı kızartması
Fasulye pilakisi
Etli taze yaprak dolması
Etli kuru bamya
Yumurtalı ıspanak
Zeytinyağlı bakla
Kıymalı ebegümeci
Tepsi böreği
Puf böreği
Acem pilâvı
Yoğurtlu mantı
Pirinç lâpası
Kalkanbalığı tavası
Torik tavası (sarımsaklı, sirkeli)
Ateşbalığı tavası
İstavrit tavası
Sütlâç
Lalanga
Kayısı kompostosu
Pirinçunu baklavası

HAZİRAN
Yağda yumurta
Peynirli omlet
Kuzu başı kızartması
Kuzu ciğeri yahnisi
Kuzu dolması
Ördek palazı kızartması
Etli semizotu
Taze yaprak yalancı dolması
Taze bakla bastısı
Zeytinyağlı enginar
Kabak dolması
Kabak kızartması
Suböreği
Kuzu pilâvı
Şehriyeli pilâv
Taze peynirli börek
Yumurtalı makarna
Yoğurtlu makarna
Mayonezli torik
Kefal pilakisi
Palamut fırını (taze domatesli)
Lüfer ızgarası
Pisi balığı tavası
Kılıçbalığı kebabı
Pandispanya tatlısı
Taze erik kompostosu
Çilek
Vişneli ekmek
Sütlü pelte
Nişasta helvası

TEMMUZ
Piliç kızartması
Piliç söğüşü
Kuzu söğüşü
Domatesli ızgara köftesi
Dana haşlaması
Salçalı sığır dili
Taze yaprak yalancı dolması
Zeytinyağlı bakla içi
Bezelye
Muska böreği
İstavrit tavası
Mayonezli kefal
Kıymalı pilâv
Domatesli pilâv
Özbek pilâvı
Etli taze bamya
Enginar dolması
Zeytinyağlı ayşekadın
Kabak imambayıldı
Etli ebegümeci
Etli domates dolması
Kıymalı buğday lapası
Vanilyalı sütlâç
Ekmek tatlısı
Taze kayısı kompostosu
Höşmerim
Zerde

AĞUSTOS
Patlıcan kebabı
Kavurmalı beğendi
Kuzu kaburga dolması
Kuzu şiş kebabı
Kuzu baş söğüşü
Kuzu haşlaması
Patlıcan bastısı
Patlıcan kızartması
Kabak dolması
Enginar bastısı
Zeytinyağlı fasulye
Bakla püresi
Kıymalı enginar ezmesi
Etli taze çalı fasulye
Etli taze bamya
Etli taze yaprak dolması
Torik tavası
Palamut ızgarası
Sebzeli fasulye pilâkisi
Tereyağlı pilâv
Süzme pilâv
Patlıcan pilâvı
Yumurtalı makarna
Taze erik kompostosu
Taze kayısı kompostosu
Vişne kompostosu
Sütlü mahallebi
Taze peynir tatlısı
Vişneli pelte

EYLÜL
Piliç kızartma
Taze peynirli sigara böreği
Piliç haşlaması
Kuzu pirzolası
Koyun söğüşü
Kimyonlu köfte
Domatesli ızgara köftesi
Patlıcan bastısı
Semizotu bastısı
Bakla içli enginar
Peynirli mücver
Kabak oturtması
Zeytinyağlı çalı fasulye
Vişneli pelte
Çilekli pelte
Zeytinyağlı ayşekadın
Etli bamya
Türlü
Kıymalı puf böreği
Acem pilâvı
Patlıcanlı pilâv
Domatesli pilâv
Yumurtalı makarna
Yoğurtlu tatar böreği
Makarna (ala milanez)
Mercimekli pirinç pilâvı
Vişneli ekmek
Çilek reçeli
Şeftali kompostosu
Ayva kompostosu

EKİM
Terbiyeli paça
Torik fırında
Dana kızartması
Palamut tavası
Tavuk söğüşü
Ateşbalığı ızgarası
Domatesli pirzola
Patlıcan kebabı
Peynirli makarna
Omlet sufle
Salçalı pilâv
Kıymalı yumurta
Patlıcanlı pilâv
İmambayıldı
Yufka pilâvı
Patlıcan kızartması
Vanilyalı krem
Patlıcan yalancı dolması
Taze kayısı bastısı
Etli enginar
Sütlü elmasiye
Patatesli kuşkonmaz
Tavuk söğüşü
Terbiyeli kereviz
Elma kompostosu
Kabak dolması
Armut kompostosu

KASIM
Salçalı yahni
Kuzu fırın
Kuzu yüreği ızgara
Kotlet pane
Dana kızartması
Salçalı sığır dili
Biber yalancı dolması
Türlü güveç
Asmakabağı dolması
Etli yaprak dolması
Domates dolması
Patlıcan çöp kebabı
Patlıcan bastısı
Patlıcan karnıyarık
Patlıcan tavası
Etli kereviz
Etli taze fasulye
Palamut ızgarası
Domatesli makarna
Salçalı makarna
Yumurtalı makarna
Şehriyeli pilâv
Kuzu pilâvı
Tepsi böreği
Mürdümeriği kompostosu
Cevizli güllâç
Çikolatalı krema
Baba tatlısı
Erikli pasta

ARALIK
Patates püreli köfte
Salçalı sığır kızartması
Salçalı börek yahnisi
Hindi kızartması
Kıymalı bamya
Mantar kızartması
Yumurtalı ıspanak
Patlıcan oturtması
Patlıcan silkmesi
Patlıcan ekşili
Domates dolması
Uskumru ızgara
Uskumru tava
Uskumru dolması
Biftek (alangle)
Dana yüreği sote
Hindi söğüşü
Tatar böreği
Kıymalı makarna
Salçalı pilâv
Hamsili pilâv
Elmalı pasta
Armutlu pasta
Meyvalı elmasiye
Revani
Sütlü pelte
Yassı kadayıf
Dilberdudağı

Ayvalı Kestaneli Lahana Sarması


Ayşe Tüter

1 orta boy lahana
2 adet ayva
1 Su bardağı ayıklanmış kebap kestane
2 su bardağı pirinç
2 adet kesme şeker
tuz
karabiber
1 su bardağı YONCA ayçiçek yağı
1 çorba kaşığı nane
500 gr soğan

Soğanı yemeklik doğrayın. İçine ayvayı rendeleyin, kebap kestaneleri ufalayın Kesme şeker tuz karabiber nane ayçiçek yağının yarısını koyun. 1 Saat sıcak suda bekletilmiş pirinci bolca yıkayın süzün ve bu karışıma ilave edin. İyice karıştırın. Lahanayı yaprak yaprak ayrın. Haşlayın ve sıkın. Yaprakları açın. Hazırlanan içten bir çorba kaşığı dolusu koyun. Sarın bir tepsiye dizin. Üzerine kalan yağı gezdirin. 2 su bardağı su koyun. 200 derecelik fırında 25 dk pişirin. Soğuyunca servis tabağına alın. Limon dilimleriyle süsleyin.


ML® Tahinli Lahana Sarması için tıklayın

Ayvalı Lahana Sarması


2 adet ayva
1 adet orta boy lahana
2 su bardağı pirinç
2 adet soğan
250 gram kıyma
125 gr margarin
Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
Nane
Toz kırmızıbiber
Tuz
Karabiber

Pirinci sıcak suda 1 saat bekletip süzün. Soğanı yemeklik doğrayın. Ayvayı rendeleyip geniş bir kaba alın. Üzerine pirinç, soğan, kıyma, maydanoz, karabiber, nane ve margarinin yarısın ekleyip karıştırın. Tuzunu ayarlayın. Diğer taraftan lahanaları yaprak yaprak ayırın. Haşlayıp suyunu sıkın. Yaprakları düz bir zemine yayıp hazırladığınız harçtan içlerine koyup sarın. Daha sonra bir fırın tepsisine yerleştirin. Kalan eritilmiş margarini üzerine gezdirin. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 25 dakika pişirin. Üzerine nane ve toz kırmızıbiber serperek servis yapın.


Fotoğraf "kaktüs" tarafından gönderildi. 05.08.2016

Ayvalı Tahinli Yaprak Sarması (Tavas Kayseri)


250 gr. asma yaprağı
2 adet ayva
1 su bardağı pirinç
4 yemek kaşığı margarin
2 adet kesme şeker
1 yemek kaşığı kuru nane
Karabiber
500 gr kuru soğan
Tuz
2 su bardağı su
Sıcak su
1 adet dilimlenmiş limon

Soğanı yemeklik doğrayın. İçine ayva rendeleyin. Kesme şeker, tuz, karabiber, nane ve sanayağın yarısı, 1 saat sıcak suda bekletilmiş ve yıkanmış pirinçle iyice karıştırılır. Yapraklar bol suda yıkanır ve haşlanır. Yapraklar açılıp hazırlanan içten bir çorba kaşığı dolusu koyulur. Sarılıp bir tepsiye dizilir. Üzerine kalan sanayağ eritilerek gezdirilir. 2 bardak su konulur. 200 derecedeki fırında 25 dakika pişirilir. Soğuyunca servis tabağına alınır. 1 su bardağı tahin üzerinde gezdirilir. Limon dilimleriyle süslenir.


Azerbaycan Usulü Yaprak Sarması


400 qr kuzu kıyması
160 qr üzüm yaprağı
50 qr tereyağı
orta büyüklükde kuru soğan
yarım su bardağı yuvarlak pirinç
10 dal maydanoz
tuz
karbiber

Orta büyüklükte soğan ince-ince kıyılır, kuzu kıymaya eklenir. Önceden beklettiğimiz pirinci ve sonra maydanozu (dereotu da olabilir) kıyıp, tereyağı ile birlikte karışımımıza ekleriz. Tuz ve karabiber eklenerek 3-4 dak. iyice yoğrulur.
Üzüm yaprakları dallarından temizlenip kaynayan suda haşlanır. Daha sonra etler normal şekilde yapraklara sarılır.
Kazana düzenli şekilde yerleştirildikten sonra üstüne çıkacak kadar su ilave edililr ve bir tabak sonra kazanın kapağı ile ağzı kapanır.
Servis edilirken üzerine sarımsak yoğurt ilave edilir.

Azeri Usulü Yaprak Sarması


Kişi başına 150 g et
0.2 g tarçın
25 g yağ
karabiber ve tuz
50 g tuza koyulmuş veya 20 g taze yaprak
1 adet soğan
20 g pirinç
50 g yoğurt
20 g maydanoz ve dereotu
nane

Et yağsızsa ete yağ koyulur. Et soğanla kıyma makinesinden geçirilir.Kıymaya ince doğranmış sebze, karabiber, tuz, pirinç katılarak karıştırılır. Üzüm yaprağının sapı kesilir, yıkanır ve kaynar soda yumuşatılır. Tuza koyulmuş yapraklar suda yıkanır, kaynar suda bir az kaynatılır. Her yaprağa 25 g olacak şekilde kıyma koyulur, sarılır ve tencereye dizilir. Üzerine bir az bulyon dökülür ve pişirilir.Yaprak sarması kısık ateşte 50-60 dakika sürede pişirilir. Sofraya verilirken yanına sarımsak yoğurt koyulur.


ML® Etli Yaprak Sarması için tıklayın

BADEMLİ KARANFİLLİ PİLAV


MALZEME
3 su bardağı pirinç
2 adet orta boy kuru soğan
1,5 su bardağı taze badem
1 çay bardağı kuşüzümü
2 adet defne yaprağı
4 diş karanfil
1 parça çubuk tarçın
150 gr. tereyağı
Sıcak su
Yeterince tuz
karabiber

YAPILIŞI
Bademleri sıcak suda ıslatıp kabuklarını soyalım.
Kuru soğanları ince ince kıyıp margarin yağında kavurmaya başlayalım.
Soğanların hemen peşinden bademleri ilave edip hep beraber kavuralım.
Hızlu suda ıslatıp iyice yıkayarak süzdüğümüz pirinçleri de katıp kavurmaya devam edelim.
Pirinçler tane tane olunca, karanfili, tarçını, defne yapraklarını kuşüzümlerini, karabiberi tuzu ve yeterince suyunu ilave edip ağzı kapalı olarak kaynamaya bırakalım.
Kaynamaya başlayınca, kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirip demlendirelim.
Demlendirdiğimiz pilavımızı harmanlayıp servis yapalım.

Bahar Pilavı


Malzeme
- 3 yemek kaşığı Sana zeytinyağlı margarin
- 2 su bardağı pirinç
- 1 su bardağı bezelye
- 2 adet kabak
- 1 adet pırasa
- 3 diş sarımsak
- ½ demet dereotu
- ½ demet taze nane = 1 tatlı kaşığı kuru nane
- 3 adet taze soğan
- 3 su bardağı su
- 1 tatlı kaşığı kekik
- Tuz, karabiber

Hazırlanışı
1. Kabakların kabuklarını kazıyıp halka halka doğrayın.
2. Pırasaları, sarımsakları, taze soğanları, taze naneyi ve dereotunu ayrı ayrı ayıklayıp kıyın.
3. Yayvan bir tencerede Sana zeytinyağlı margarini kızdırıp içine kıyılmış pırasaları ilave edip kavurun.
4. Pırasalar sönünce içine soğuk su ile bir süzgeçten nişastası gidene kadar yıkadığınız pirinci ve az tuz ilave edip pirinçlerin göbekleri beyazlaşana kadar kavurun.
5. Daha sonra içine bezelyeyi, kıyılmış taze soğanları ve sarımsakları ekleyip pişirmeye devam edin.
6. Sebzeler hafifçe pişmeye başlayınca içine kekiği, kıyılmış taze naneyi, tuz ve karabiberi ilave edip karıştırın. Kaşığın sırtı ile pirinçleri düzeltin.
7. Sebzeli pirincin üzerine önceden halka halka kestiğiniz kabakları dizin.
8. En son olarak üzerine kıyılmış dereotunu ve taze soğanları serpip sebzeleri yerinden oynatmadan yavaşça suyunu ekleyin.
9. Tencerenin kapağını hiç açmadan kısık ateşte pirinçler göz göz olana kadar pişirip demlendirin.
10. Demlenen pilavı hafifçe karıştırıp taze nane veya dereotu yaprakları ile süsleyip servis edin.


ML® Bahar Pilavı için tıklayın


Sayfa: 1, 2, 3 ... 31, 32, 33  Sonraki »

lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle