Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
112,962 Yemek Tarifine 4,486,133,638 defa bakıldı



kabak domates soğan önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: 1, 2, 3 ... 43, 44, 45  Sonraki »
Acı Domates Soslu Kılıç


4 kılıç balığı dilimi (her biri en az 250 gr'lık ve ortalarından ikiye bölünmüş)
100 gr (1 su bardağı) kuru ekmek içi
1 tatlı kaşığı kekik
1 çay kaşığı tuz
1 kahve kaşığı karabiber
2 yumurta (hafifçe çırpılmış)
60 gr (4 çorba kaşığı) tereyağı
Acı domates sosu:
1/4 su bardağı zeytinyağı
2 orta boy soğan (ince doğranmış)
1 diş sarımsak (dövülmüş)
3 orta boy kabak (kabukları kazınıp 0,5 cm'lik dilimlere kesilmiş)
400 gr domates (kabukları soyulmuş)
1 çorba kaşığı kapari (suyu süzülmüş)
1 kahve kaşığı pul kırmızıbiber
1 çay kaşığı tuz
1 kahve kaşığı karabiber

Sosu yapmak için büyük ve yayvan bir tencerede 1/4 su bardağı zeytinyağı kızdırıp soğan, sarımsak ve kabakları katınız. Arasıra karıştırıp döndürerek 8 - 10 dakika, soğan ve kabaklar pembeleşene kadar pişiriniz.
Domatesleri, kapariyi, pul kırmızıbiberi, tuzu, karabiberi ekleyip iyice karıştırınız. Ateşi kısıp sosu 15 dakika, ağır ateşte pişiriniz. Bu arada balıkları soğuk suyla yıkayıp kağıt peçetelerle kurulayınız.
Orta boy bir kasede ekmek içi, kekik, tuz ve biberi çatalla karıştırınız. Yumurtaları küçük, yayvan bir kaseye koyunuz. Balık dilimlerini önce yumurtaya, sonra da ekmek içi karışımına batırarak iyice bulayınız.
Büyük bir tavada yağı, orta ateşte kızdırıp balık dilimlerini arasıra döndürerek 7-8 dakika, her yanları hafif pembeleşene kadar kızartınız. Tavayı ateşten indirip delikli kepçeyle balıkları çıkararak, domates sosunun bulunduğu yayvan tencereye koyunuz.
Balıkları sosla birlikte ağır ateşte 15 dakika daha, arasıra döndürerek, çatal batırıldığında balıklar dağılacak hale gelene kadar pişiriniz. Tencereyi ateşten alıp acı domates soslu kılıç yemeğinizi servis ediniz.

Not: Acı domates soslu kılıç balığını, pilav ve yeşil salata ile servis edebilirsiniz.

Acılı Makarna Sosu


25 gr. katıyağ
1 baş küçük soğan
2 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı pul biber
1 adet küçük sakız kabağı
225 gr. domates püresi
2 çorba kaşığı ince çentilmiş maydanoz
Yeterince tuz

YAPILIŞI:
Bir tavaya katıyağı koyup hafif ateş üzerinde eritiniz. İçine çok ince rendelenmiş soğanı, ince çentilmiş sarımsağı, kırmızı pul biberi ve bir tutam tuz atarak, 10 dakika karıştırarak pişiriniz. Üzerini kazıyıp ceviz büyüklüğünde doğrayınız. Tavanın kapağını kapatarak kabaklar iyice yumuşayıncaya kadar 10 dakika pişiriniz. Konserve doma-tes püresi ve yarım bardak sıcak su ilave ederek 5 dakika daha tavanın üstünü kapatarak pişiriniz. Beş dakikanın sonunda salçanızı istediğinizden fazla sulu olmuşsa bu sefer suyunu çektirmek için ağzı açık olarak bir süre daha karıştırarak pişiriniz. İstediğiniz cins makarnayı 5-6 dakika kaynar tuzlu, yağlı suda haşlayınız. Makarnaları soğuk sudan geçirmeden süzünüz. (Soğuk sudan geçirirseniz makarna hamurunun pişmesi durur ve sertleşir) hazırladığınız salçayı sıcak sıcak üstüne döküp hemen ikram ediniz. Unutmayın tabağınızda salçanın içinde makarnanız pişmeye devam edecektir.

Acılı Şehriye Çorbası


Ayşe Tüter

1 su bardağı şehriye
2 adet kırmızı tatlı biber
1 adet kabak
1 adet tavukgöğsü
1 demet taze soğan
Yonca rendelenmiş domates
3 su bardağı tavuk suyu
1 çay bardağı Yonca mısır yağı

Öncelikle kabağı soyup, küçük küpler halinde doğrayalım. Şehriye ile birlikte biraz suyla pişirelim.
Biberleri ve tavuk etini şeritler halinde doğrayalım. Soğanları halka halka doğradıktan sonra bir tencereye Yonca ayçiçek yağı ile birlikte soğanlan, tavuk etlerini, biberleri koyup, kavuralım.
Şehriyeleri pişirdiğimiz tencereye kavurduğumuz malzemeyi, tavuk suyunu ilave edip, 3 dakika daha pişirelim. Üzerine nane serpip, servis yapalım.

Adaçaylı Hindi


1 adet büyük boy soğan (doğranmış)
1 diş sarımsak (ince kıyılmış)
2 adet kereviz sapı (iri doğranmış)
2 adet havuç (küp doğranmış)
12 yaprak adaçayı
300 ml piliç suyu
1 paket Banvit Hindi Göğüs Kuşbaşı
150 gr kepekli pirinç
450 gr küp domates (konserve)
1 damla acısso
2 adet kabak (soyulmuş ve dilimlenmiş)
Tuz, karabiber (arzuya göre)

Büyük bir tencereye soğan, sarımsak, kereviz, havuç, 8 adet adaçayı ve piliç suyunu koyup kaynama noktasına getirdikten sonra tencerenin kapağı kapalı olarak yaklaşık 5 dak. pişirin.
Etleri tencereye ilave edip sebzelerle karıştırın ve yine tencerenin kapağı kapalı olarak 5 dak. daha pişirin.
Pirinci ve domatesleri ekleyip, acıssoyu da kattıktan sonra arzu ettiğiniz miktarda tuz ve karabiber serpin ve tekrar kaynama noktasına getirip, üzeri kapalı olarak yaklaşık 25 dak. pişirin.
Kabakları da ekledikten sonra, ara ara karıştırarak, pirinçler yumuşayana kadar yaklaşık 10 dak. daha pişirin.
Tencereyi ateşten alın ve pişirken kullandığınız adaçaylarını çıkarıp, kalan adaçayı yapraklarıyla süsleyerek servis yapın.


ADANA USULÜ ETLİ KABAK DOLMASI


5 Orta boy kabak
1/2 Çorba kaşığı salça
250 Gr. Orta yağlı kıyma
1/2 Çorba kaşığı kuru nane
2 Çorba kaşfğı pirinç
5-6 Diş sarımsak
1 Orta boy soğan
8-10 Dal maydanoz
1/2 Limon

Kabakları yıkayıp sap ve uç kısımlarını kesiniz. Ortadan enine ikiye bölerek kabuk kısmı 6-7 mm. kalıncaya kadar içini ince uçlu bir bıçakla oyunuz.
Dolma içini hazırlayınız. Kabakları doldurup tencereye diziniz. Soyulmuş sarımsak, tuz ve karabiber serpip 2 su bardağı kaynar su dökünüz. Hafif hararetli ısıda yarım saat pişiriniz. Nane ve limon suyu ilave edip bir taşım kaynatınız.

İçinin Hazırlanması:
Kıymayı derin bir kaba koyunuz. İçine ince kıyılmış soğan, maydanoz, pirinç, kabukları çıkartılıp fındık büyüklüğünde doğranmış domates, tuz ve karabiber ilave edip karıştırınız. Domates olmadığı zaman 1/2 çorba kaşığı salçayı bir çay bardağı su ile sulandırıp katınız.

Not: Kabak dolmasından artan içler, mücver yaparak değerlendirebilinir.


ML® Sebzeli Kabak Dolması için tıklayın

Adana Usulü Kıymalı Patlıcan Çızması


3 Yemek Kaşığı Sana Klasik
1 Çay Kaşığı tuz
1 Çay Kaşığı pul biber
3 Yemek Kaşığı Sana Klasik Margarin
500 gr kıyma
2 Adet Domates
10 Adet patlıcan
3 Adet yeşil biber
1 Çay Kaşığı Ucuyla karabiber
1 Yemek Kaşığı biber salça
1 Çay Kaşığı kekik
1 Adet kuru soğan

PATLICANLARI ALACALI SOYUN. ORTASINI KABAK OYACAĞIYLA OYUN. SADECE UÇ KISMINI DÖRDE BÖLÜN VE KIZGIN YAĞDA KIZARTIN. AYRI BİR TAVADA 2 YEMEK KAŞIĞI SANA KLASİK MARGARİNLE KIYMANIZI KAVURMAYA BAŞLAYIN. KIYMANIN RENGİ DEĞİŞMEYE BAŞLAYINCA KÜP DOĞRANMIŞ SOĞANLARI VE İNCE DOĞRANMIŞ YEŞİL BİBERİ KATIN VE KAVURUN.SOĞANLAR YUMUŞAYINCA TUZ,KARABİBER VE PUL BİBER KATARAK TATLANDIRIN. RENDELENMİŞ DOMATESİNİZİ KATIN VE SUYU ÇEKİLENE KADAR KAYNATIN. KIYMALI İÇ MALZEMEYİ PATLICANLARIN İÇİNE DOLDURUN.AYRI BİR YERDE 1 YEMEK KAŞIĞI SANA KLASİK MARGARİNLE SALÇANIZI KAVURUN.İÇİNE KEKİĞİ KATIN VE ÜZERİNE BİR BUÇUK SU BARDAĞI SU KATARAK KAYNATIN.SALÇALI SOSU TAVAYA YERLEŞTİRDİĞİNİZ PATLICANLARIN ÜZERİNE DÖKÜN VE YEMEĞİNİZİ 20 DAKİKA ORTA ATEŞTE PİŞİRİN.

Ajvar Soslu Pizza


3 au bardağı un
1 çay bardağı ılık su
1 çay bardağı ılık süt
1 paket kuru maya
1 tatlı kaşığı şeker
1 tutam tuz
50 gr margarin
Sosu için:
4 tane kırmızı biber
4 tane salçalık domates
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
2 adet patlıcan
3 çorba kaşığı sıvıyağ
1 tutam tuz,karabiber
1 adet dilimlenmiş patlıcan
1 adet dilimlenmiş kabak
1 adet kırmızı biber
Üzeri için:
2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Hamur için tüm malzemeyi iyice yoğurun. Yoğurduğunuz hamuru 2 parçaya bölün elinizde yuvarlayın. Üzerini örterek ılık bir yerde 1 saat dinlendirin.
Ajvar sosu için; Patlıcan ve biberleri közleyin kabuklarını temizleyip küçük küçük doğrayın. Domatesleri rendeleyin veya rondodan geçirin. Soğan ve sarımsakları yemeklik doğrayın veya rendeleyin. Sıvıyağda soğan ve sarımsakları kavurun, üzerine rendelediğiniz domatesleri ekleyin. Domatesler suyunu çekince közlenmiş patlıcan ve biberleri ilave edin, tuz ve baharatını da ekleyip, 5-10 dakika daha pişirin. Sosu blendırdan geçirin.
Hamuru ince açın, yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine alın. Üzerine hazırladığınız ajvar sostan sürün. Kaşar peynirini serpin, sebzeleri de dizin. 175 derecelik fırında 15-20 dakika kadar pişirin.

Akdeniz Bölgesi Sebze Yemekleri ve Beslenmemizdeki Yeri


Öğr. Gör. Mehmet AKMAN

Büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır diye tanımlanan beslenme, organik bir süreçtir. Aynı zamanda kültürel bir olgudur ve toplumdan topluma farklılık gösterir. Her toplumun kendine özgü bir beslenme alışkanlığı vardır ( Karakapıcı ve Sağlam 1985).
Türk toplumu; yemek türü, tadı, özelliği bakımından diğer kültürlerden oldukça farklılık göstermektedir. Türkler arasında yemek yeme alışkanlıkları; tarihsel olarak, bölgesel olarak, hatta köy, kent gibi yerleşim birimlerine göre de değişiklik göstermektedir ( Yaman 1988).
Türklerin, Orta Asya'da ki bölgelerden göç edip bugün yaşadıkları bölgelere, özellikle Anadolu'ya ulaşmalan sürecinde mutfak kültürlerinde önemli değişmeler olduğu tarihi eserlerdeki kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bugün Türkiye'nin çeşitli yörelerinde Türk halkının mutfağında pişirilen ve softalarında sunulan yemekler arasında çok eski tarihi geçmişe dayalı örnekler yanında Türk toplumundaki sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle şekillenmiş ve ülkemize özgü dununa gelmiş yemeklerde bulunmaktadır. Böylece, Türk Mutfağı; çok zengin, çok lezzetli ve çok beğenilen bir düzeye ulaşarak (Köksal 1987), bugün dünyanın üç büyük mutfağından birisi dununum gelmiştir ( Karakapıcı ve Sağlam 1985, Göksel 1994).

Beslenmede Sebzelerin Yeri ve Önemi
Tarih öncesi çağların insanının, hayvansal besinler yamnda azda olsa bazı yabani otlan yiyerek yaşamım sürdürdüğü bilinmektedir.
Bundan 5.000 yıl önce Ön Asya'da başlayan Neolitik Çağ, beslenme tarihinde de önemli bir yer almaktadır. Çünkü bu çağda daha çok hayvansal yiyeceklerle beslenme döneminden, tarla ürünlerinin de önemli miktarlarda tüketildiği bir döneme geçilmiştir.
Bu dönemde o zamana dek çiğ olarak yada ateşte kızartılarak tüketilen yiyecekler kadınlar tarafından (topraktan çanak, çömlek yapılması keşfedildikten sonra) kap içinde pişirilmiş ve böylece yemek yapma sanaü doğmuştur (Arlı 1982).
Türklerin Cilalı Taş Devrinde yaşadıkları bölgede sebze ve meyve çeşitlerinin sınırlı olduğu, XI. yüzyıla gelindiğinde ise bitkisel kaynaklı besin maddelerinden geniş ölçüde yararlanıldığı bilinmektedir. Ispanak, Kamı bahar, Kabak, Turp, Soğan, Havuç, Sarmısak, Patlıcan, Hardal, Karapazı ve Şalgam gibi sebzelerin yetiştirildiği bilinmesine karşın bu sebzelerden Kabak ve Karapazı dışında olanlardan yemek ve salata yapıldığı hakkında bilgi bulunmamaktadır ( Genç 1981).
Bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan yurdumuzda hemen her çeşit sebze ve meyve yetişmektedir. Hatta yemek yapmaya elverişli yabani otlar yönünden de topraklarımız zengindir. Türkler taze sebzeleri kurutarak ve konserve yaparak kış yiyecekleri hazırlamak için yüzyıllardan beri kullanmışlardır ( Birer 1990).

Sebzelerden Yapılan Yemekler
Sebzelerin çoğunun kıymalı, kuşbaşı etli, soğanlı olarak su ile pişirildiği görülmektedir ( Birer 1990).
Sebze yemeklerini sınıflandıracak olursak;
1. Etli Sebze Yemekleri: Bunlar parça et yada kıyması sebzelerden daha az olan yemeklerdir. Örneğin soğan yahnisi bir sebze, soğanlı yahni ise bir et yemeğidir.
Türk Mutfağında çok çeşitli yemekleri yapılması ve sık tüketilmesi nedeniyle büyük bir yeri olan patlıcandan karnıyarık , patlıcan musakka ve oturtma gibi pek çok elli yemekler yapılmaktadır. Basü sebze yemekleri adından da anlaşılacağı gibi sebzeler üst üste dizilerek yapılmaktadır. Oturtma ve musakkalar basünlarak yapılan yemeklerdendir.
Yeşil yapraklı sebzeler ve kendiliğinden yetişen yenebilir bitkilerle, çeşitli kıymalı yemekler yapılmaktadır. Halk özellikle kırsal yörelerde çok tüketilen, kendiliğinden yetişen otların değerli birer besin olduğunu bilmektedir.
2. Kızartmalar ve Diğer Sebze Yemekleri: Yağda doğrudan doğruya yada un ve yumurtadan yapılan bulamaca baünlarak kızartılan biber, patlıcan, kabak gibi sebzelerden yapılan kızartmalar domates sosu veya sarmısakh, sarmısaksız yoğurtla birlikte tüketilmektedir.
Etsiz sade, yağla kavrulup pişirilen yemeklerden kabak kalye, kabağın diğer değerlendirilme şekli olan mücver, Anadolu'da geçmişi yeni olan patatesten yapılan köfte de Türk Mutlağının belirtmeğe değer çeşitlerindendir.
3. Zeytinyağlı Sebze Yemekleri: Zeytinyağı Anadolu'da Samsun-İskenderun hattının baüsmda kalan bölgelerde daha çok kullanılır. En çok tüketildiği yerler ise Ege, Marmara ve Akdeniz bölgeleridir. Soğuk olarak tüketilen zeytinyağlı yemekler;
a. Bastı zeytinyağlılar: Bunlar, sebzelerin birbiri üzerine dizilerekı bastmlarak) pişirilen yemeklerdir.
b. Tepside pişen zeytinyağlılar: Şekilleri bozulmasın diye tepsiye dizilerek (bastmlarak) pişirilen yemekler. Örneğin patlıcandan yapılan imambayıldı bu tip yemeklerdendir.
c. Zeytinyağlı dolmalar: Biber. Lahana, Yaprak gibi sebzeler; pirinç, soğan, dolmalıkfistık, kuş üzümü gibi malzemelerden değişik şekillerde hazırlanan içle doldurulurlar. Bu yemekler hiç su kalmaymcaya değin pişirilirler.
d. Pilakiler: Bol soğanla pişirilen , havuç, patates gibi malzemeler katılan, zeytinyağlı yemeklerden pilakilerde çoğunlukla sarmısak da kullanılır (fasülye ve balık pilakilen).
e. Salata ve Turşular: Bunlar Türk softasında yemek arasında tüketilen ekşi olduğu için iştah açan yardımcı yiyeceklerdendir. Salatalar çoğunlukla sebzelerden hazırlanırlar. Kendiliğinden yetişen yenebilir otlarla yapılan salatalarında özellikle kırsal yörelerdeki halkımızın beslenmesinde olumlu katkıları vardır.
Turşular ise; sebzelerden tuzlu su veya sirke ile yapılan iştah açıcı çeşitlerdir (Arlı 1981).

Sebzelerin Besin Değeri
insan vüeudunun büyümesi, gelişmesi, yenilenmesi, zinde ve verimli olarak çalışabilmesi için gerekli olan enerji kaynaklarının, proteinlerin, vitaminler ve madenlerin herbirinin bir arada yeter miktarlarda alınması zorunludur. Hiçbir besin bu gereksinmelerin tümünü bir arada sağlayamaz. Bu nedenle, değişik besin gruplarından bir arada, yeterli miktarlarda yenmesi, dengeli beslenmenin temelini oluşturur.
Belli başlı besin gruplarından olan sebzeler; C vitamini m n temel kaynağıdırlar. Ayrıca A ve B vitaminleri ile bazı gerekli minerallerine sağlarlar. Sindirim sistemi fonksiyonlarını aruncı posanın da en önemli kaynağı sebzelerdir.
Türk yemeklerinden olan dolmalan ele alacak olursak, her grup yiyeceği içerdiklerini görürüz. Etli sebze yemeklerinin genelde pilavlar ve ayran (cacık)la servis edilmesi sonucu dengeli karışımlar elde edilmektedir. Örneğin; ıspanak, pirinç (bulgur) ve kıyma ile pişirilmekte ve yoğurtla yenmektedir. Böylece, bir yemekte her gruptan besin bulunduğundan, vücudun gereksinmesi olan; protein, vitaminler ve mineraller aynı anda bulunmaktadır (Baysal 1987).
Besinleri Hazırlanması ve Pişirilmesinde Dikkat Edilecek Noktalar
Bitkilerin yenebilen kısımları sebze ve meyve olarak bilinir. Bu kısımlar bitkilerin kök, gövde, yaprak, çiçek ve meyveleri olabilir. Gerek sebzeler, gerekse meyveler çok çeşitlidir. Yemeklere renk, lezzet, koku yada kıvam yönünden çeşitlilik verirler. Bu durum yemekleri monotonluktan kurtarır. Sebzelerin bu özelliklerini ve besin değerlerini mümkün olduğu kadar korumak için hazırlama ve pişirme şekillerine dikkat etmek gerekir (Ünver 1987).

Dikkat edilecek bu noktaları özetlersek;
1. Sebzeler önce yıkanmalı, ayıklanmalı ve kullanılacağı zaman doğranmalıdır. Doğranmış sebzelerin fazla bekletilmemesi aksi takdirde hava teması ile vitamin kaybının arttığı bilinmektedir.
2. Sebzeler mümkün olduğunca yeneceği zaman hazırlanmalı, hazırlanıp bekletilmemelidir.
3. Önce kaynar su veya sıcak kanşını hazırlanmalı, sebzeler buna atılıp kısa zamanda pişirilmelidir. Çünkü sebzeler, ne kadar kısa zamanda pişerse vitamin kaybı da o derece az olmaktadır. Bundan dolayı pişirme şuasında tencerenin kapağı kapalı tutulmalıdır.
4. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler, doğrandıktan sonra su içinde bekletilip, bol suda haşlanmaktadır ve pişirme sulan dökülmektedir. Hatla bazı yörelerimizde "acısı gitsin" anlayışı ile tuzla ovulup ondan sonra yıkanıp haşlanmakladır. Bu uygulama sebzenin doğal tad ve rengi ile, vitamin ve minerallerinin büyük ölçüde kaybına neden olmaktadır.
5. Sebzeler, özellikle de yeşil yapraklılar zaten suludur. Bu bakımdan ancak sebzenin pişeceği kadar su konur veya hiç su konulmamalıdır.
6. Patates, pancar gibi sebzeler yıkandıktan sonra yetecek kadar kaynar suya aülarak kabuğu içinde pişirilir. Çiğ olarak patatesin kabuğunun soyulması ve bekletilmesi ile vitamin kaybı artmaktadır. Pişen patatesin kabuğu kolay soyulduğu için kabuktan başka kısımlar aülmamış olmaktadır.
7. Sebzeler pişirilirken soda ve karbonat konmamalıdır. Bu gibi maddeler vitaminlerin kaybına neden olmaktadırlar.
8. Renklerinin bozulmaması, kötü bir görünüm almaması ve vitamin kayıplarına neden olmamak için salalalatnn sirke veya limonunun yeneceği zaman ilave edilmesi gerekmektedir.
9. Karnabahar ve lahana gibi sebzelerin uzun süre pişirilmesi hoşa gitmeyen bir koku ve lezzetin oluşmasına neden olmaktadır. Çünkü pişirme süresi uzadıkça kuvvetli koku veren kükürtlü maddeler oluşmaktadır. Bundan dolayı karnıbahar ve lahana gibi sebzeler ancak yumuşayıncaya kadar pişirilmelidir.
10. Özellikle patlıcan ve patates ile yapılan yemeklerde, sebzenin önceden yağda kızartılması genel bir uygulamadır. Diğer bazı sebze yemeklerinde de benzer uygulamalar yapılmaktadır. Sebzenin çektiği yağa birde kıyma veya parça etin yağı eklenince, sebze yemeği olmasına karşın, enerji değeri artmaktadır. Eneıji yönünden sınırlı diyet alanlar ve şişlmanlama riski bulunanlarda bu uygulamadan kaçınılmalıdır ( Baysal 1985 , Baysal 1987 ).

Akdeniz Ülkelerinin ve Akdeniz Bölgemizin Mutfağı
Tarihin söylencelerle karıştığı ilk çağlardan bu yana, Akdeniz farklı medeniyetleri birbiri ile ilişkileııdiıen büyük bir kültür potası olmuştur. Akdeniz mutfak kültürü ise birbirinin peşi sıra gelen farklı medeniyetleri ve farklı insan topluluklarını birbirine bağlayan ortak beğenilerin, benzer yaşam tarzlarının en temel ilâde alanlarından biri olmuştur.
Bu denizi çevreleyen nisbeten sert ve kıraç topraklarda, başlangıçta zeytin ağacı, limon ve portakal ağaçlan, kokulu otlar ve bol bol bulunan deniz ürünleri Akdeniz Mutfak kültürünün sağlam alt yapısını oluşturmuş; çağlarla gelişen tanın ile birlikte yaygınlaşan yaş sebzeler, baklagiller ise mutfak çeşitliliğini ve zenginliğini getirmişlerdir.
Bugün zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz Mutfağı, tüm zenginliği ile birkez daha, yüksek teknoloji ürünü gıdalanıı tek düzeliği ve sağlık üzerindeki bilinen olumsuz etkileri karşısında Amerika'dan Avrupa'ya modem toplumlarda sağlıklı beslenmenin yeni ve sarsılmaz rehberi olmaktadır.
Zeytinyağı ve ona dayalı olarak oluşan zengin Akdeniz Mutfağının sağlıklı bir beslenme açısından vazgeçilmez önemi olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından belirtilmektedir ( Köknar 1995).
Çünkü modern toplumlunu ciddi sorunlarından biri olan "yağ tüketimi" , günümüzde üzerinde önemle durulan konulann başında gelmektedir ( Şavkay 1995).
Bir lıeslenıııe piramidi olarak somutlanan bu diyette de sebze ve meyveler ile zeytin ve zeytinyağı'nın günlük alınması gereken yiyecekler arasında bulunduğu dikkat çekmektedir.
Bu diyeti günlük beslenmemizin aynlmaz bir parçası haline getirecek en güçlü teşvik unsuru ise hiç kuşkusuz, yüzlerce yılın birikim ve deneyiminden süzülerek gelen, Akdeniz Mutfağı yemekleri olacaktır ( Köknar 1995 ).
Ülkemizde bölge üıünleriııe dayanan Akdeniz Bölgesi Mutlağı; Antalya, Burdur ve Ispartayı içine alan batı bölümü, Adıma, Antakya, Gaziantep, İçel, Kahramanmaraş'ı içine alan doğu bölümü olarak incelenebilir. Akdeniz Mutfağı, yer yer aynı yemeklerle birleşse de, doğu ve batı bölümlerinde önemli farklılıklar göstermektedir. Bölgenin batı bölümünde sebze yemekleri daha la/.la tüketilmektedir. Doğuda hemen hemen her yemeğe çeşitli ekşiler ( alııd, nar, turunç, limon ) ilave edilmektedir. Tüm bölgede patlıcan değişik yemek adlan altında en fazla tüketilen sebzelerdendir ( Halıcı 1983 ).

Sonuç
Geneklikle, ürettiğini tüketme şeklindeki yaşamdan, satın alarak beslenme yaşamına geçişte «allaştırılmış besinlerin tüketimine yöııelinmektedir. Kentleşen yada sanayi tarımı (tütün, pamuk v.b.) yapan kırsal topluluklarda, sebze tüketimi de azalmaktadır. 13u topluluklarda sebze tüketiminin azalmasının başlıca nedenleri; kendilerinin üretmemeleri, sebzelerin değerlerini bilmedikleri için satın alma gereği duymamalaıı ve kent pazarlarına gitmeuıeleridir.Bu durum yaşam şeklindeki değişmenin beslenme üzerindeki olumsuz, etkisini göstermektedir ( Baysal 1987 ).
Bölgemizde, özellikle de Silifke ve çevresinde sanayi tanını yapılmamakladır. Bunun yanısıra gerek seracılık, gerekse bahçe sebze ve meyveciliği yaygın şekilde yapılmaktadır. Yöremizde yılın büyük kısmında pekçok meyve ve sebze yetiştirilmektedir ( Askuı 1988 ). Bundan dolayı yöre halkının beslenmesinde sebze ve meyveye büyük önem verilmektedir. Sebze ve meyvelerin lıazırlanma ve pişirilmesinde dikkat edilecek kurallara uyulduğu takdirde bu besin grubunun yöre insanının beslenmesine katkısı büyük olacaktır.

AKDENİZ FIRINDA SEBZE


6 salçalık kırmızı biber
3 kabak
5 kemer patlıcan
3 domates
4 diş sarımsak
6 dal maydanoz
2 dal taze soğan sapı
4 çorba kaşığı iri ufalanmış ekmek içi
3 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri
8 çorba kaşığı rivîera zeytinyağı
3 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
Tuz

1 Salçalık kırmızı biberleri boyuna ikiye kesip çekirdeklerini temizleyin. Kabak ve patlıcanları temizleyip incecik dilimleyin. Patlıcanları tuzlu suda bekletip süzün. Domatesleri halka halka dilimleyin.
2 Sarımsakları soyup ezin. Maydanoz ve taze soğan saplarını temizleyip kıyın, derin bir kaba alın. 2 kaşık ekmek içi, 2 kaşık kaşar peyniri, riviera zeytinyağı, sarımsak, pul biber ve tuzu ekleyip karıştırın.
3 Dikdörtgen ve derin bir kalıbı yağlayın. Salçalık biber, kabak, domates ve patlıcan dilimlerini, aralarına peynirli karışımı yayarak kalıba dizin. Malzeme bitinceye kadar sıralamayı tekrarlayın.
4 180 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Üzerine kalan ekmek içi ve kaşar peynirini serpip 5 dakika daha fırınlayın. Ilınınca üzerine sızma zeytinyağını gezdirip dilimleyerek servis yapın.


ML® Akdeniz Fasulyesi için tıklayın

Akdeniz Sebzeli Bulgur Pilavı


2 Tablet Knorr Et Bulyon
2 Su Bardağı Pilavlık Bulgur
3 Su Bardağı Domates Suyu
3 Yemek Kaşığı Sıvı Becel Zeytinyağlı
2 Yemek Kaşığı Kızartmalık Yağ
3 Diş Sarımsak
2 Adet Kapya Kırmızı Biber
2 Adet Patlıcan
2 Adet Kabak
1 Adet Kırmızı Soğan (Dilerseniz pırasa da kullanabilirsiniz)
1 Tatlı Kaşığı Şeker
2 Yemek Kaşığı Taze Fesleğen veya Reyhan

2 tablet Knorr Et Bulyonu, domates suyunu, şekeri ve sarımsağı derin bir sos kabında el blenderi yardımı ile iyice çekin.
Tencereye koyduğunuz kızartma yağı ısınınca sırasıyla küp küp doğradığınız patlıcanları, yarım ay şeklinde doğradığınız soğanı, biberi ve kabağı renk alıncaya kadar hafif kızartın.
Ayrı bir tencereye sıvı Becel’i ekleyin.
Bulyonlu domates suyunu ilave edip yüksek ateşte kaynayana kadar bekleyin.
Bulguru ve sebzeleri ilave edin.
Tencerenin kapağını kapatıp kısık at eşte 15 dakika pişirin.
Ateşten alıp 10 dakika dinlendirin.
Fesleğenleri ince ince doğrayın.
Servis tabağına aldığınız pilavı üzerine fesleğen ekleyerek servis edin.


Akdeniz Tavası


MALZEMELER
750 gr kabak
250 gr mantar
2 orta boy soğan
1 diş sarımsak
4 çorba kaşığı soya yağı
4-5 domates
1 çorba kaşığı soya sosu
1 çorba kaşığı limon suyu
1 demet maydanoz

YAPILIŞI
Kabak ve mantarları temizleyip enine dilimleyin. Mantarları limonlu suda bekletin ve süzün. Soğan ve sarımsağı temizleyip kıyın. Domatesleri soyup küp şeklinde doğrayın. Bir tencerede soya yağını kızdırıp soğan ve sarımsağı soteleyin. Kabak, domates, mantar, soya sosu, limon suyu, tuz ve karabiber ekleyip karıştırın. Kabaklar suyunu salınca ateşi kısın. 15-20 dakika kapağı kapalı olarak pişirin. Maydanoz yapraklarıyla süsleyip servis yapın.

Alaçatı Ot Yemekleri


Anadolujet Magazin

Geçmişte saray mutfaklarında görev yapan aşçılar arasında göçmenlerin de olduğu, şifalı bitkilerden yapılan yemeklerin ve salataların sevildiği bilinir. Mübadelede Anadolu’ya dönen Giritliler, bıraktıkları topraklardaki bitki örtüsünün benzerini Ege ve Akdeniz bölgesinde buldular ve buralara yerleştiler. Burada yaşayan komşularına ot pişirme ve tüketiminde kendi yöntemlerini öğrettiler.
İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı beldesi, sahip olduğu yüzlerce çeşit otu, zeytini, incir ve sakız ağaçlarıyla gelenleri etkiler. Kabak çiçeği, şevketi bostan, rezene, acı soğan (yaban sümbülün soğanı), cibez, turp otu, radika, ağzı kara, yabani enginar, eşek marulu, istifno, gelincik otu, sarmaşık, deniz börülcesi, hardal otu, labada, ebegümeci gibi otlar ilk akla gelen yöresel bitkilerden. Bu bitkileri hemen taze taze tüketmek gerekir. Yemeklerde ise otun tadını ve rengini değiştireceğinden salça ve domates tercih edilmez. Baharatlarda da kullanım oldukça kısıtlıdır. Hatta defne ve tane karabiber dışında baharat yoktur dersek abartmış olmayız.

Antakya Boraniye Yemekleri


Anadolu yemek kültürünün her yemek için ayn ayn bir makale oluşturabilecek değere sahip olduğunun farkına bir an önce varmamız, mutfak değerimizi önce kendimize tanıtmamız, ondan sonra da dünyaya açılmanın zamanı gelmiştir. Bu değerlerin bir çoğu Antakya mutfağında saklı. Geçmişin kültür mozaiğini kendine has bir şekilde günümüze kadar taşıyan ender mutfaklardan ... Bir 1. yüzyıl yemeği olan "Borani", adını Abbasilerin ünlü hükümdan ve halifesi Harun-ul Reşid'in gelini, Abbasilerin 7. halifesi Memun'un eşinden almaktadır. Kendisinin çok yetenekli olduğu belirtilir. Yaşamı boyunca çok güzel yemek pişirdiği ve marifetli olduğundan ismi bugüne kadar taşınıp gelmiştir.
Borani isminin kısaltılmışı "Buran" olarak geçmektedir. Buran, Memun'la evlenirken çeyiz olarak yeşil ipek bir halı getirmiş, bu halının özelliği de üzerinin incilerle bezenmiş olmasıydı. Yine bir rivayete göre ana düğün yemeği bu halıya atfen ıspanak pirinçle pişirilmiş. Ispanak yeşil halıyı, pirinç de incileri temsil etmiş. Antakya mutfağında ıspanak, pirinç ve etten oluşan bir yemek olan ısbang-i hala yapılan bir yemek türü. Ancak Borani yemeklerinin tanıtılması ve yeryüzünde dolaşımını yazarken karşımıza patlıcan çıkmaktadır; Patlıcan 9. yüzyılda Hindistan'dan gelmiş bir sebze. ürjinal adı Badhijan olan ve bu yüzyılda popüler olmayan bu sebze için şöyle bir hikaye var:
Buran'ın pişirdiği patlıcan hakkında ne düşünürsün diye bedeviye sorulunca bedevi de "Hz. İsa'nın annesi Meryem ayıklasa, Hz. İbrahim'in karısı sara pişirse, Hz. Muhammed'in kızı Fatıma servis yapsa, bırakın yemeği tadına bakmam."
10. yüzyılda yazılan yemek kitabında verilen reçetelerin yüzde ikisi patlıcanla pişirilirken, 13. yüzyılda yazılan kitaplarda bu oran yüzde sekize çıkmış. Orta çağda yazılan yemek kitabında "patlıcan boraniyesi" yer almaktadır. Bu tarife baktığımız da et biraz kaynatılır, üzerine soğan ve baharat eklenir. Tuzlanıp kızartılan patlıcanlar etlerin üzerine konularak et suyu ilavesi ile pişirilir. Patlıcan boraniyesi, Antakya ve Osmanlı mutfağındaki musakka yemeği ile örtüşmektedir. Yine bir başka tarif; et kavruluro Soğan baharat eklenir, bir kenara alınır. Közlenen patlıcanlar bir tabağa alınıp üstüne etler konularak servis edilir. Bu yemeği de günümüzde görmek mümkün. Yine Buran'ın verdiği bir yemek reçetesinde; patlıcan kızartılır, içi boşaltılır. Baharatla karıştırılan kıyma içine doldurulur. Bu da günümüzün karnı yarığı.
15.yüzyılda yazılan yemek kitaplarında "buraniyyah" ın bir yemekler kategorisi haline geldiği gözlenir. İç Anadolu'da yoğurtla yapılan yemeklere genelde boraniye adı verilmektedir. Antakya mutfağında borani yemekleri genelde tuzlu yoğurtla yapılan yemekleri kapsamakta ve bu yemekler Kabak boraniyesi, Ispanak boraniyesi, Yeşil soğan boraniyesi, Bakla boraniyesi gibi farklılıklar gösterir. Boraniye yemekleri sadece Anadolu'da ve Antakya mutfağında değil, bir çok mutfakta yer almakta, ancak farklı reçetelerle ... Irak'ta yazılan "Bildiğimiz Yemekler" isimli kitapta "Boroniyyet­ol gor yemeği", kış kabağı, et, soğan, kişniş ve safran ... Bu reçeteyi Antakya mutfağı kabak boraniyesi olarak yapmış, ancak bir miktar değişikliğe maruz bırakmıştır. Orjinal reçetedeki soğan yerine sarımsak ve tuzlu yoğurdu ekleyerek farklı bir tat elde etmiştir.
Mısır ve Suriye'de borani yemekleri dolmalık kabak, kış kabağı, ıspanak ebegümeci ile yapılırken, İspanya'da, "Al boronia" patlıcanla ve zeytinyağı ile pişirilir. Balkan ülkelerinde borani etsiz ıspanak, domates, kuzu kulağı, ebegümeci ile pişirilmekte ... İran'da yemeğin içine yoğurt girmektedir. Aynı Antakya mutfağında olduğu gibi, Osmanlı mutfağında borani "Boran-i Hassa" olarak isimlendirilmiş. Bu yemek sıcak ve soğuk olarak yenebilen bir yemek olarak tarif edilmiş. Verilen tarif Antakya mutfağında pişen "ıspanak boraniyesi" ile örtüşmektedir.
Borani ile ilgili bu yazı Antakya mutfağının 9. ve 10. yüzyıl yemeklerini, bazılarını hiç değiştirmeden, bazılarını da kendi ağız tadına uydurarak, kendine has bir mutfak yaratabilmenin gururunu yaşamasının yanında, yüzyıllar içinde toplumsal kültür değerlerini mutfakla da yaşatabildiğini göstermiştir.

Antep Usulü Tavuk Kebabı


500 g AYTAÇ Tabaklı Piliç Kalça Şiş (kuşbaşı doğranmış)
6-7 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı domates salça
1 tatlı kaşığı biber salça
Pulbiber
Yenibahar
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz ve çekilmiş tane karabiber
2 adet lavaş ekmeği
İçi için;
2 adet kabak
1 adet kuru soğan
1/3 demet maydanoz
Yarım limon suyu
Tuz
Çekilmiş tane karabiber ve pul biber
Kızartmak için;
Zeytinyağı

1 Bir tavada zeytinyağı ısıtın. Kabakları ince ince dilimleyin ve zeytinyağını ısıttığınız tavada kızartın. Kızarttığınız kabakları bir tabağa alın.
2 Soğanı ve maydanozu ince ince kıyın ve kabaklara ekleyin. Limon suyunu, tuzu, çekilmiş tane karabiberi, pul biberi kabaklara ekleyin ve karıştırın. Ayrı bir yere alın.
3 Sarımsağı ince kıyın. Geniş bir kabın içerisine sarımsak, zeytinyağı, pul biber, yenibahar, tuz, çekilmiş tane karabiber, domates ve biber salçasını ekleyin, karıştırın.
4 Kuşbaşı doğranmış AYTAÇ Tabaklı Piliç Kalça Şiş’leri hazırladığınız marinasyona ekleyin, harmanlayın ve buzdolabında yaklaşık 1 saat bekletin.
5 Marine ettiğiniz AYTAÇ Tabaklı Piliç Kalça Şiş’leri bambu çubuklara geçirin ve ızgarada pişirin.
6 Bu arada lavaş ekmeklerini pişen şişlerinin üzerine koyarak ısıtın, pişen şişleri bu sıcak ekmeklere çekerek arasına kızarmış kabak piyazını koyun.
7 Lavaş ekmeklerini rulo yapın ve servis edin.


Arnavut Tavası


http://www.arnavutum.com

Hepsi çok küçük (tavla zarı büyüklügünde) doğranmış patates, patlıcan, kabak, yeşil biber ve ciğer ayrı ayrı kızartılır (deep fry), ince ince doğranmış taze soğan (1/2 kibrit çöpü büyüklüğünde), ince kıyılmış maydanoz ile kabukları soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış yine tavla zarı büyüklüğünde doğranmış domates ile birlikte hep beraber bir kapta karıştırılır. Servis yapılır.

Arpa Şehriyeli Sebzeler


Malzeme:
4 adet domates
4 adet renkli biber
4 adet patlıcan
4 adet kabak
4 adet mantar
2 çorba kaşığı Altın Hasat Zeytinyağı
tuz
karabiber
Sosu İçin :
yarım su bardağı Altın Hasat Sızma Zeytinyağı
yarım çorba kaşığı maydanoz
1 çorba kaşığı taze kekik
2 diş sarımsak
1 adet limon
Harcı İçin :
115 gram yağsız beyaz peynir
100 gram Bizim Mutfak Arpa Şehriye
yarım çorba kaşığı kimyon
yarım çorba kaşığı kişniş
bir buçuk çorba kaşığı kuru üzüm
bir buçuk çorba kaşığı yer fıstığı
1 çorba kaşığı Taze nane
yarım soğan

Domateslerin kabuklarını soyup çekirdeklerini kaşık yardımıyla çıkartın. Biberlerin üst kısmını kesin ve saplarını ayırdıktan sonra bir kenara alın. Domates dışında tüm sebzeleri, biberlerin ayırdığınız üst kısımlarıyla beraber fırın tepsisine dizin ve üzerlerine yağ gezdirin. Önceden ısıtılmış 150 derece fırında 15 dakika kadar pişirin ve oda sıcaklığında 1 saat soğutun. Her bir patlıcanın ve kabağın içini oyun. Yağsız beyaz peynirin yarısıyla harç için gereken tüm malzemeleri karıştırın. Hazırladığınız harç ile diğer tarafta soğumaya bıraktığınız sebzelerin içini doldurun. Sebzeleri ve domatesleri tencereye yerleştirin. Kısık ateşte 5 dakika kadar pişirin. Sos için gerekli bütün malzemeleri 6 çorba kaşığı suyla beraber karıştırın. Biberlerin daha önceden kestiğiniz üst kısımlarıyla hazırladığınız dolmaların üzerine kapatın. Pişen sebzeleri servis tabağına alın. Kalan beyaz peynirleri küp şeklinde doğrayıp sebzelerin üzerine yerleştirin. Arpa şehriyeli sebzelerin üzerine hazırladığınız sosu dökün. Nane yaprağıyla süsleyip servis yapın.

Arpacık Soğanlı Bahçıvan Kebabı


1 kg koyun eti
80 gr margarin
200 gr arpacık soğanı
150 gr çalı fasulyesi
50 gr iç bezelye
2 adet dolmalık biber
2 adet domates
1 adet kabak
Yarım demet dereotu
1,5 bardak su
Tuz

Bir tencerede yağı kızdırıp eti kavurun, suyunu salıp çeksin; arpacık soğanları ekleyin ara ara karıştırarak 15dk daha kavurun, soğanlar ölsün. Ardından kabuksuz doğradığınız domatesleri katın 1-2karıştırıp doğradığınız biber, fasulye ve suyu ilave edin. Tuzunu ayarlayın. Tencerenin kapağını kapatarak 1,5saat pişirin. Etler yumuşayınca kabak ile bezelyeyi tencereye katın 15dk daha kaynatıp ocaktan alın. Kıyılmış dereotu serpip servis sunun.


Arpacık Soğanlı Yaz Türlüsü


9-10 adet arpacık soğan
1 adet dolmalık kırmızı biber
1 adet dolmalık yeşil biber
2 adet kabak
5 adet domates
2 diş sarımsak
50 gr yağ
2 yemek kaşığı sirke
2-3 dal maydanoz
1 çay bardağı su
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
1 çay kaşığı tuz

Öncelikle arpacık soğanları soyup yıkayın. Sirkeli suda 10-15 dakika bekletip süzün. Sarımsakları soyup kıyın, domatesleri soyup iri iri doğrayın. Biberleri ve kabakları temizleyip halka halka dilimleyin. Sonra yağı tencerede eritip önce biberleri sonra kabakları sote edin. Soğanları ekleyip 4-5 dakika kavurun. Sarımsakları ilave edip birkaç dakika daha karıştırarak pişirin. Domatesleri ilave edip kavurun. Tuz, kırmızı toz biber ve suyu ekleyip 10 dakika kadar kısık ateşte kapağı kapalı olarak pişirin. Ilınınca servis tabaklarına alın. Üzerini maydanoz yapraklarıyla süsleyip servis yapın.

Arpalı Domatesli Lahana Dolması


8 iri lahana yaprağı
3 iri domates
100 g yemeklik arpa (yıkanıp, süzdürülmüş)
1 1/2 tatlı kaşığı kekik
2 diş sarımsak (her biri 4'e bölünmüş)
6 cl (1/4 su bardağı) sirke (tercihen elma sirkesi)
2 çorba kaşığı ayçiçek yağı
1 çorba kaşığı tozşeker
150 g kabak (kazınıp, iri küp biçiminde doğranmış)
1/4 tatlı kaşığı tuz
bir tutam karabiber (taze çekilmiş)
3 taze soğan (ayıklanıp, 1 cm boyunda parçalara kesilmiş)
30 g (yaklaşık 1/2 su bardağı) Parmesan (ya da kaşar) peyniri rendesi

Bir tencereye 1 litre (4 su bardağı) su koyup, tencereyi harlı ateşe oturtarak, suyu bir taşım kaynatın. Bu arada domateslerin diplerini sivri bir bıçakla haç biçiminde hafifçe yarın. Su kaynayınca domatesleri koyup, derileri kalkmaya başlar başlamaz delikli kepçeyle bir tabağa çıkarın.
Tencereye hemen arpaları ve kekiğin yarısını boşaltıp, tencerenin kapağını kapatarak, ateşi biraz kısın ve arpaları orta ateşte bütün suyu çekinceye kadar (yaklaşık 45 dakika pişirin). Bu arada, domateslerin kabuklarını soyup (Bkz. s. 78), çekirdeklerini çıkararak, kabaca doğrayın. Domates parçaları, sarımsaklar, sirke, tozşeker ve ayçiçek yağının 1 çorba kaşığını blendır kabına koyup, püre kıvamı alıncaya kadar karıştırın.
Başka bir tencereye 2 litre (8 su bardağı) su koyup, lahana yapraklarını ekleyerek, tencereyi orta ateşe oturtun ve yaprakları yumuşayıncaya kadar (yaklaşık 10 dakika) haşlayın. Tencereyi ateşten alıp, yapraklan süzerek, bir kenarda ılınıncaya kadar bekletin. Sonra, kalın kök bölümlerini kesip, bir kenara bırakın.
Kalan yağı bir tavaya koyup, tavayı orta ateşe oturtarak, yağı ısıtın. Isınınca kabak parçalarını koyup, kalan kekik, tuz ve karabiberi serptikten sonra, sürekli karıştırarak, 30 saniye sote edin. Taze soğanları ekleyip, sürekli karıştırarak 30 saniye pişirdikten sonra, blendırdaki domates püresinin 15 cl'sini (3/5 su bardağı) ayırarak, kalanını tavaya boşaltın. Karışımı ara sıra karıştırarak, 10 dakika pişirin.
Arpaların piştiği tencereyi ve tavayı ateşten alıp, domatesli karışımı arpaların üstüne boşaltın. Parmesan (ya da kaşar) peyniri rendesini serpip, iyice karıştırın.
Lahana yapraklarından birini, kesme tahtası üstüne yayın. Kök yanına tenceredeki arpalı harçtan tepeleme 1 çorba kaşığı koyup, yaprağı harcın ucuna sararak, iki ucunu kapatın, işlemleri, kalan lahana yaprakları ve kalan harçla yineleyerek 7 dolma daha yapın.
Ayırdığınız domates püresini bir tencereye koyup, lahana dolmalarını üstüne yerleştirin. Tencerenin kapağını kapatıp, kısık ateşe oturtarak, dolmaları 15 dakika pişirin. Tencereyi ateşten alıp, dolmaları bir servis tabağına aktararak, üstlerine tencerenin dibinde kalan sosu boşaltın ve bekletmeden servis yapın.

ARTVİN MUTFAĞI


Yöresel yemek çeşitleri bakımından oldukça zengin olan Artvin mutfağında Ağartı denilen süt ve süt mamüllerinden yapılan yemekler arasında “kuymak” mahalli yemek olarak yaylacılar tarafından yapılır. Yörede yetişen sebze ve kır otlarından değişik türlerde yemekler de yapılmaktadır. Hamur işlerinde; hinkel, cergebas, bişi, katmer, erişte, lokum (lokma) ve börekler yer almaktadır. Hinlek ve cergebas denilen hamur yiyecekler çevreye özgüdür. Topluca yapılan “harfana”larda ve ziyaretlerde taze etlerle ve ağaç şişlerle hazırlanılan kebaplar yörede önem arz etmektedir. Ayrıca köylerde kışlık kavurma yapıp saklanır. Dibek veya dinklerde döğülerek hazırlanan ve adı halk arasında “gendirme” ve “keşkek” olarak bilinen yemekler çok bilinen yöresel yemeklerdir. Çorbalardan “püşürük” adlı çorba, en çok bilinenlerdendir. Bunlardan başka, “çılbır”; “Kaygana (Omlet)”; yağlı, lorlu veya sadece etle yapılan soğanlı yahni de yerli yemekler arasındadır. Ayrıca sahil kesiminde yer alan halkın mahalli yemekleri arasında, hamsi balığından hazırlanan; hamsili pilav, hamsili buğulama, hamsili mısır ekmeği (cadı), hamsi salamura yer almaktadır. Başlıca tatlılar, hasuta, kaysefe, zurbiyet, ballı lokumdur.
Laz böreği, hınkal, çergebaz, gendima, herisa, şilav, hasuta, kaysefe, zurbiyet, püşürük çorbası, soğan harşosu, çinçar çorbası artvin yöresinin meşhur yemekleri arasında yer alır.

Ginkal Mayalı hamur mantı kıvamında yarım avuç içi büyüklüğünde puf böreğine benzer şekilde açılır ve içine az yağlı kavurma konur, mantı gibi pişirilir.Yoğurtsuz ve üzerine yağ dökülmeden yenir.
Su Böreği
Ülkemizin diğer yörelerinde de yapılan su böreği Artvin'de de yapılır. tereyağıı ve içine konan Çiçil (uzayan) peynirle yapılması yöreye özgüdür.

Garşo (Ekmek aşı)
Bayat ekmek üzerine tercihe göre tereyağılı sos dökülür.Sos, sadece tereyağılı olabileceği gibi, mevsimine ve tercihe göre domates ve soğanlı ay da yoğurtlu da olabilir.
Gaviçi (Ğaşil,Papa)
Mısır veya buğday unu sıcak papa şeklinde pişirilir, ortası açılarak eritilmiş tereyağı veya ayran konur. Kaşıkla alınan papa tereyağı veya yarana bandırırlarak yenir.
Çimur
Yeni pişmiş mısır ekmeği tereyağı ile karıştırılır ve bulamaç şekline gelene dek kaşık veya elle yoğrulduktan sonra ayran veya çay ile afiyetle yenir.
Kete
Fırın , kuzine sobası veya tandırda arasına ceviz ve un karışımı katılarak pişirilen ekmek.
Kada
Az yoğurtla açılan hamur için tercihe göre kavrulmuş un, öğütülmüş fındık ya da ceviz konarak burma şeklinde tepsiye halkalar halinde dizilir.Üzerine yoğurt sürülerek fırında pişirilir.
Fırın ekmeği
Özellikle esmer buğday unu ile tuğla örülü fırınlarda odun ateşinde pişirilen son zamanlarda yaygın Trabzon ekmeği büyüklüğünde lezzetli ekmektir.Bayatlamaya dayanıklı olması açısından tercih edilir.
Tandır Ekmeği
Ağırlıklı sahil ilçeleri dışındaki yerlerde, esmer buğday unu ile tuğla örülü yer altı tandır fırınlarda çalı ateşi ile pişirilen lezzetli bir ekmek türüdür.Kısa sürede bayatlaması nedeni ile anlık ihityaçlarda kullanılır.

Mısır Ekmeği (Çadi)
Mısır unu ile pileki veya kuzine sobada pişirilir.Hemen her öğünde sofraların baştacıdır.
Pileki Ekmeği
Kilden yapılmış tepsi büyüklüğünde iki plaka içinde buğday veya genellikle mısır unundan yapılan bir ekmek türüdür. Pileki ekmeği, halen bulunmakla birlikte gelişen teknoloji ile birlikte maalesef kaybolamaya yüz tutmaktadır.
Lavaş Ekmeği
Fırın, pileki veya tandırda ekmek pişirmeden önce ince hamurdan yapılmış pide karın kısa sürede pişirilir ve taze tereyağıı ile yenir.

Hamsili Ekmek
Ağırlıklı sahil ilçelerinde, içine pırasa, salça, vb sebze konarak fırında pişirilir.
Artvin Pidesi
Özellikle yuvarlak veya kayık şeklinde,üzeri açık veya kapalı içine tercihe göre peynir, kavırma, kıyma, yumurta konularak veya sade (yağlı) taş fırında tereyağıla pişirilir.
Katmer
İçine kavrulmuş un, kırılmış ceviz veya fındık konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.
Erişte
İnce ince kıyılmış yufka fırında kavrularak kurutulur ve yıl boyunca saklanır.Üzerine kaynar su gezdirildikten sonra tereyağıda döndürülerek servis yapılır.Tercihe göre üzerine toz şeker dökülerek de yenir.
Silor
İnce boru şeklinde kıvrılarak bir 4-5 cm eninde kesilen yufkalar fırında kavrularak kurutulur ve yıl boyunca saklanır.Üzerine kaynar su gezdirildikten sonra bir kat yoğurt sürülür ve tereyağı ile servis yapılır.Tercihe göre, bir süre fırında pişirilir.
Kaymaklı Börek
İçine kaymak konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.
Lokum
Mayalı hamur ekmek kıvamında çorba hacminde top eklinde özellikle halis zeytinyağında kızartılır; bal, pekmez veya yoğurda banarak afiyetle yenir.
Bişi
Mayalı hamur ekmek kıvamında iki avuç içi büyüklüğünde ince yuvarlak pide şeklinde özellikle halis zeytinyağında kızartılır; bal, pekmez veya yoğurda banarak afiyetle yenir.
Ev Makarnası (Mantı)
Mayalı hamur muska veya eksem şeklinde içine kıyma konmadan makarna gibi pişirilir. Üzerine yoğurtsuz ve tereyağı dökülerek afiyetle yenir.
Cevizli/Fındıklı Börek
İçine öğütülmüş ceviz veya fındık konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.

ÇORBALAR.

(Nişoşlu) Yoğurt Çorbası
Nane benzeri ve dağlarda yetişen "nişoş" aromalı bitkinin kullanılarak yapılan tereyağılı yoğurt çorbasıdır ve özellikle Artvin'in iç kesimlerinde yayla, mezra ve dağ köylerinde yaygındır.
(Beyaz) Lahana Çorbası
Beyaz lahana ince ince doğranarak yoğurt ve çok az un ile yapılan bulamaça su katılarak nane benzeri ve dağlarda yetişen "nişoş" aromalı bitkinin kullanılarak yapılan tereyağılı yoğurt çorbasıdır. Özellikle Artvin'in iç kesimlerinde ; yayla, mezra ve dağ köylerinde yaygındır.
(Gemdimalı) Süt Çorbası
Gendima (haşlanıp güneşte kurutulmuş buğday tanesi) ile su yerine süt katılarak yapılır.Bir tür, bol sütlü şekersiz (tercihe göre tuz katılabilir) sıcak sütlaç tadını andırır. Özellikle reyhan ve nane katılan bu çorba, Artvin'in iç kesimlerinde yaygındır.
Kesme (Mantılı Süt Yemeği)
Kesme (parça halinde içi boş mantı) su yerine süt katılarak yapılan bir tür çorbadır.
(Siyah) Mercimek Çorbası
İçine erişte biçiminde kesilmiş ev mantısı katılarak siyah mercimek ile yapılır.Üzerine tercihe göre sirke dökülerek servis yapılan bu çorba, Artvin'in iç kesimlerinde yaygındır.
Çinçar (ısırgan otu) Çorbası
Çinçar (ısırgan otu) ile yapıla daha çok sahil ve sahile yakın yerlerde yaygındır.

Motrella
İpsiz taze fasulye çok az su ile (yağsız) pişirilir.İçine kuru veya taze soğan,öğütülmüş ceviz veya fındık konarak iyice karıştırılırak servis yapılır.Özellikle mısır ekmeği doğranarak sıcak veya taze yenir.Daha çok sahil ve sahile yakın kısımlarda yenir.
Lapurçen
Bahar aylarında toplanan taze asma (üzüm) yaprağı güneşte kurutulur.İçine salça konulmadan özellikle zeytinyağı ile parça et veya kemikli etle birlikte doğranmış soğan ile pişirilir.
Puçuko
İpsiz taze fasulye güneşte kurutur.Özellikle kış aylarında, içine çok az bulgur ve salça konarak pişirilir.Tercihe göre üzerine sirke dökülerek yenir.
Kara lahana
Yıl boyunca tüm ilçelerde vazgeçilmez geleneksel bir yemektir.Kara lahana, ıspanak büyüklüğünde kesilerek suda iyice pişirilir.Suyu süzüldükten sonra içine mısır kırığı (ğırğıl), tercihe göre taze ekşi erik (veya marmeladı), taze mısır taneleri, acı sivri biber ve domates konularak iyice pişirilir.Üzerine eritilmiş tereyağı konarak servis yapılır.İçine taze pişmiş mısır ekmeği doğranarak afiyetle yenir.
Çinçar (ısırgan otu) yemeği
Özellikle bahar aylarında taze ısırgan otu ıspanak gibi pişirilir.
(Kinzili) Taze Fasulye
Taze fasulye, yörede salata vb yemeklerde kullanılan ve sevilen bir otsu bitki olan (maydonaza benzer) kinzi katılarak pişirilir.
Kara Lahana Sarması
Yıl boyunca tüm ilçelerde vazgeçilmez geleneksel bir yemektir. Kara lahana yaprakları suda iyice pişirilir.Suyu süzüldükten sonra özellikle kıymalı içle sarılır.Taze pişmiş mısır ekmeği ile afiyetle yenir.
Çarğala (pazı) yemeği
Yörede bilinen adı ile pazı, ıspanak gibi sulu veya yumurtalı özellikler zeytinyağda pişirilir.
Taze fasulye kızartması
Taze fasulye özellikle biber, soğan ve patates ile az zeytinyağında buğulanarak kızartılır.
Kabaklı Pilav
Pilavlık pirinç ve ince doğranmış bal kabağı birer sıra tencereye konur ve karıştırılmadan az ateşte pişirilir.Tercihen tereyağıı kullanılır.
Şalgam (Pancar) Yemeği
Şalgam (pancar) patates yemeği gibi çok az pirinç ve salça ile pişirilir.
Turşu Kavurma
Özellikle fasulye turşusu ince ince doğranarak soğan (ve pırasa) ile çok az yağ ile buğulanarak kavrulur.Taze pişmiş mısır ekmeği ile afiyetle yenir.
Hamsili Pilav
Pirinç ve önceden ayıklanmış salamura veya taze hamsi ile birer sıra tepsiye dizilerek fırında pişirilir.
Turşulu Pilav
Pilavlık pirinç ve ince doğranmış özellikle fasulye turşusu az ateşte pişirilir.Tercihen tereyağıı kullanılır.
Hamsi Buğulama
Kuru soğan ve limon halkalar halinde tepsiye bir sıra dizilir, üzerine ayıklanmış hamsi sıralanır.Üzerine tercihe göre sulandırlımış salça ve bir miktar sıvı yağ eklenir; az ateşte fırında pişmeye yakın üzerine maydanoz serpilir.

(Yatık) Döner (Çağ Döneri)
Özellikle iç kesimlerde az yağlı koyun veya dana eti dilimler halinde şişe takılarak köz üzerinde yatık bir şekilde yavaşça pişirilir.Pişen kısımlar çağ adı verilen küçük şişlere geçirilerek yenir.Tercihen, et parçaları arasına soğan, domates veya taze biber konur.Karabiber ve tuz etin terbiyesinde vazgeçilmezdir.
Kuymak
Eriyen ve uzayan (çiçil) peynir tercihe göre beyaz un veya mısır unu, çok az su ve tereyağı/sıvıyağ ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişiriliir. Pişmenin en iyi işaretei kuymağım "kusması" yani yağını salıvermesidir.Tüm öğünlerde baştacıdır.Pratik ve kolay bulunurluğu bakımından her zaman tercih edilir.
Kaymağın Kuymağı
Taze kaymak tercihe göre beyaz un veya mısır unu ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişiriliir. Pişmenin en iyi işaretei kuymağım "kusması" yani yağını salıvermesidir.Daha çok kaymağın bol olduğu yayla ve mezralarda yaygındır.
Mıhlama
Uzayan(civil) peynir eritilmiş tereyağıda bir müddet pişirildikten sonra üzerine çırpılmış yumurta ilave edilerek ekmek banabilecek kıvama geldiğinde özellikler mısır ekmeği ile afiyetle yenir.
Peynir tavalama
Uzayan(civil) peynir ve tervihe göre süzme yoğurt veya lor eritilmiş tereyağıda bir müddet pişirilir.
Dügmeç
Bayat ekmek terağda kavrularak (tercihe göre çok az peynir konabilir) genelde kahvaltıda yenir.
Çılbır (Sarmısaklı)
İçine çok az su konan bir tavaya kişi başına bir adet olmak üzere pişirilen yumurta üzerine (tercihe göre sarımsaklı) eritilmiş tereyağı dökülerek afiyetle yenir.
Çılbır (Sütlü)
İçine çok az süt konan bir tavaya kişi başına bir adet olmak üzere pişirilen yumurta üzerine eritilmiş tereyağı dökülerek afiyetle yenir.
Kavurmalı Yumurta
Kışlık olarak hazırlanan kavurma üzerine çırpılmış yumurta konarak tavada pişirirlir.
Sahanda Yumurta
Bakır sahan (tabak) içine konan tereyağı içine köy yumurtası konup üzeri bir başka sahan ile örtülerek kendi halinde pişmeye bırakılır.
Kaygana
Yumurta tercihe göre sade veya sebzeli omlet şeklinde tavada pişirilir.

DİĞER

Sığen
Yeni doğum yapmış ineğin sütünden yapılan ve kendine özgü bir tadı olan yoğurt.
Nağiço
Koyun kuyruğu kavurması soğuk olarak kahvaltıda katık olarak yenir.
Kavrulmuş Zeytin
Yörede Çoruh şeridinde yetişen zeytinlerin en kalitelisii özellikle az ısıda fıırnda çok az kavrulur. Kendine özgü lezzeti ve kısa sürede tüketilmesi zorunluluğu ile az üretildiği için yöred çok makbuldur.
(Ceviz/Fındıklı) Cacık
Rendelenmiş salatalık ve öğütülmüş ceviz/fındık içine su katılmamış yoğurt ile karıştırılır.Üzerine tercihe göre nane veya yörede yetişen reyhan konarak servis yapılır.
Boran (pazı veya ıspanak yoğurt)
Suda haşlanmış ıspanak veya pazı yaprağı cacık şeklinde yenir.
Lorlu Pekmez
Taze tuzsuz lor üzerine yöre pekmezi dökülerek tahinli pekmez kıvamında kahvaltılık olarak yenir.

Asker Güveci


2 adet soğan
3 adet biber
2 adet patlıcan
2 adet kabak
2 adet patates
2 adet domates
5 diş sarımsak
1 su bardağı su
1 yemek kaşığı salça
2 yemek kaşığı margarin
3 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı kırmızı biber

Soğanı, patlıcanı, kabağı, patatesi, domatesi dilim şeklinde doğrayın. Biberleri şerit şeklinde kesin. Güvece 2 yemek kaşığı margarini koyup eritin. Yağ eridikten sonra sırasıyla katlar oluşturacak şekilde soğan-biber-patlıcan-kabak-patates ve domatesleri dizin. Boşluk kalan yerlere sarımsakları koyun.1 bardak suyun içine salçayı atıp eritin. Tuz kimyon ve karabiberi de bu suya katıp, malzemelerin üzerine dökün.Güvecin üstünü aliminyum folyo ile kapatıp hafif ateşte 1 saat kadar pişirin. Arada folyoyu açıp suyunu kontrol edelim. Suyunu tamamen çektiğinde servis edebilirsiniz.

Asma kabağı dolması


MALZEME ve HAZIRLANIŞI:
Kendine özel pek güzel bir mayhoş tadı olan bu tür kabaktan dolma yapmak pek kolaydır. Boyları 1-1.5 metre uzunluğa varan bu kabak, 8-10 santim boyunda kesilir, üstleri kazınır. İçleri usulüne göre oyulur, her parçanın bit tarafı kapalı bırakılır. Öte yandan, 500 gram kadar dana kıyması alınır, içine 2 baş soğan çentilir, 1 avuç pirinç, 1/4 demet ince kıyılmış taze nane, tuz, iki olgun domates rendesi ve de oyulup çıkartılan kabağın içleri, ince ince kıyılarak ete katılır, 1 çay kaşığı kırmızı biber ve bütün bu karışımı çok yumuşak bir duruma getirilecek kadar su eklenip, hepsi bi-raradayuğrulur. Bu karışım, fazla sıkıştırılmadan ' kabakların içine doldurulur. Yassı ve kulplu kabak tenceresine, kabakların açık ağızları yukarı gelmek üzere diklemesine sıkıca yerleştirilir. Asma kabakları biraz sertçe olduğundan, harlı ateşte pişirilir. Şayet alınan kıyma yağsızsa, tencereye 1 kaşık sadeyağ eklenir.

ASMA KABAĞI DOLMASI


Sakız kabağı dolması gibi hazırlanır. Yalnız uzunluğu hasebiyle sakız kabakları büyüklüğünde kesmek icap eder. İçlerini de aynı surette hususi kabak oyacağı ile oyduktan ve içlerini iyice çekilmiş kıyma, soğan, nane, maydanoz ve pirinç, tuz, biber ve bazan tarçın ile hep birlikte yoğurulmuş harç ile sıkı olmıyarak doldurduktan sonra, tenceresine istif ederek ve dolmaları örtünceye kadar et suyu ve ayrıca bir mikdar domates salçasını da koyduktan sonra, pişirmelidir.

ASMA KABAĞI MUSAKKASI


1500 gram kabak
100 gram sadeyağı, ya da margarin (5 çorba kaşığı)
150 gram soğan (3 orta)
150 gram kıyma
400 gram domates (3 büyükçe), ya da 3/4 kahve fincanı tuzsuz domates salça
2 bardak su, ya da et suyu
1/2 demet nane
1 kahve fincanı kırmızı biber
1 demet dereotu
1 yağ kâğıdı
Tuz

1 Bir tencereye; 5 silme çorba kaşığı sadeyağı, ya da margarin ile küçük doğranmış 3 orta baş soğan koyarak 7 dakika kavurmalı, sonra soğanlara; 150 gram kıyma koyarak kıymalar suyunu çekinceye kadar aşağı yukarı 15 dakika arada bir karıştırmak suretiyle kavurmakta devam etmeli sonra da buna; soyulmuş ve küçük doğranmış 3 büyükçe domates, ya da bir kahve fincanı su içinde eritilmiş üç çeyrek kahve fincanı tuzsuz domates salçası ve 5 dakika sonra birer buçuk parmak eninde küçük parçalara doğranmak suretiyle hazırlanmış 1500 gram kabak ilâve ederek, tencerenin kapağını kapatmalı ve kabakların hafifçe renkleri dönünceye kadar arada bir karıştırmak suretiyle kabakları kıyma içerisinde 5 dakika sote etmelidir.
2 Renkleri dönünce; bunlara sırasiyle 1 kahve kaşığı kırmızı biber, yarım çorba kaşığı tuz, 2 bardak su, ya da et suyu ile kıyılmış bir çeyrek demet de nane kattıktan sonra, bunların üstlerine ıslatılmış 1 yağ kâğıdı örtmeli ve tekrar tencerenin kapağını kapatarak, kabaklar iyice yumuşak bir hal alıncaya kadar önce kuvvetli, sonra da orta kuvvetteki ateşte olmak üzere 45 - 60 dakika arasında pişirmeli, sonra üstlerine kıyılmış 1 demet dereotu koyarak, tencereyi ateşten almalı ve servis yapmalıdır.

NOT: Asma kabağı, diğer kabak gibi kazınmaz, soyulur ve içlerindeki çekirdek kısımları da kullanılmaz. Bu kısımlarını keserek atmak gerekir.

ASMAKABAĞI BASTISI


Rendelediğiniz soğanla yağın üç kaşığını, tuzu ve etleri bir tencereye koyarak soğanlar ölünceye kadar arada bir karıştırarak pişirin. Sonra, doğradığınız domatesleri de ekleleyerek 10 dakika daha|pişirin ve tencereyi ateşten indirin.
Öte yanda asmakabağını kazıyarak 4 santim boyunda dört parçaya ayırınız. Çekirdek yataklarını çıkardıktan sonra ve bir tencereye koyun. Üzerlerine kalan yağı ve suyun bir bardaktan çeyrek eksiğini koyun. Hızlı ateşte 10 dakika pişirin.
Öte yanda etlerin yarısını bir tencerenin ortasına düzgün olarak yerleştirin. Etrafına kabakları koyun. Kabakların üzerine de bir sıra et. Bir sıra kabak dizin. En üstte kabak kalsın. Sonra biraz tuzla kalan suyu ve kabakların suyunu katın ve tencerenin ağzına bir yağlı kâğıt kapayarak orta ateşte 50 dakika pişirin. Sonra tencerenin ağzına bir kapak kapatarak yemeği altüst edin. Üzerine doğranmış nane ve tereotu serperek servis yapın.

ASMAKABAĞI BASTISI


Asma kabaklarının, malûm uzunluğu hasebiyle bunları körpe sakız kabaklarının boylarına yakın kesmelidir.
Kabakları bir tencereye doğrayıp tuzlayıp bırakmalıdır.
Diğer taraftan, birkaç soğanı çentip, tavada yağda çldürmeli ve nisbet dahilinde kıymayı da tavaya koyarak pembe renk alıncaya dek birlikte kızartmalı. Sonra, tava içindekilerini, olduğu gibi tenceredeki kabakların üzerine dökmelidir.
Birkaç taze domatesi ve bir miktar taze nane yapraklarını da doğradıktan ve münasip tuz ve biberini de serptikten sonra, koku vermesi için, ya bir küçük kaşık tereyağı yahut yine bir kaşık et suyu ilâve etmelidir.
Kendi suyu ile yavaş âteşte pişmesi ve ara sıra dikkat edilmesi lâzımdır.

ASMAKABAĞI ET DOLMASI


Asmakabağını kazıyarak 10 santim boyunda doğrayınız. İçlerini oyun. Bir kabın içinde kıyma ve çentilmiş soğanı karıştırın. Daha sonra bunları iyice karıştırın. Ardından bu içi kabakların içine doldurun. Dilimlenmiş domatesleri kabakların üzerine kapatın. Dolmaları tencereye dizin ve sıvı yağı gezdirin, su ve salçayı karıştırarak dolmaların üzerinde gezdirin. Kısık ateşte pişirin.

ASMAKABAĞI İMAM BAYILDI


1 adet asmakabağı (1 metrelik)
1 su bardağı zeytinyağı
4 baş soğan
Maydanoz
Dereotu
1 baş sarımsak
Yeteri kadar tuz.

İnce kıyılmış soğan, sarımsak, iki kaşık yağla kavrulur, domatesin yarısı ve maydanoz ilâve edilerek hazırlanır. Asmakabağı kazınarak 15 santim boyda doğranır ve içleri yarılmış olarak geri kalan yağda öldürülür. Yağdan çıktıktan sonra hazırladığımız harç içine doldurulur. Pişecek kaba konur. Üzerine domates kesilerek bir bardak su ile orta ateşte pişirilir. Ateşten alacağımız zaman susuz olarak çıkarılacaktır.


ML® Kabak Bayıldı için tıklayın

ASMAKABAĞI MUSAKKASI


Asma kabaklarının, malûm uzunluğu hasebiyle bunları körpe sakız kabaklarının boylarına yakın kesmeli, uzunlamasına yardıktan ve çekirdeklerini attıktan sonra, yağda, tavada çevirip hafif kızartmalı.
Bu sırada, kıymayı ve birkaç soğanı makineden ince çekmeli ve bunları tavada nefis bir yağda kavurduktan sonra, içine biraz domates suyu, doğranmış maydanoz, tuz, biber, fıstık ve üzüm katarak hepsini güzel bir harman yapıp kabakların içlerine doldurmalı. Bir tepsiye dizmeli. Bir parmak kadar et suyu da ilâve ettikten sonra, fırında pişirmeli.

Avokado Soslu Tortilla


1 adet büyük boy yeşil çili biber veya dolmalık biber
1 adet kabak
100 gr dil peyniri
1 paket tortilla ekmeği
2 adet domates
3 dal taze soğan
3 dal fesleğen
1 kase avokado sos
1 çorba kaşığı salsa sos

Yeşil çili biberleri uzunlamasına ikiye bölün ve çekirdeklerini çıkartın. İnce şeritler şeklinde doğrayın. Kabağı ve peyniri de ince şeritler halinde doğrayın ve tortillaların yarısına peynirleri serpiştirin. Peynirin üzerine biberleri, ince dilimlenmiş kabağı, kıyılmış fesleğeni, doğranmış domatesleri ve soğanları ilave edin. Daha sonra kalan tortillaları malzemelerin üzerine yerleştirip elinizle bastırın. Genişçe bir tavada arkalı önlü 3-4 dakika orta ateşte ısıtın. Tavadan alıp yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında peynirler eriyene kadar bekletin. Servis yaparken tortillaları ikiye kesin, isteğe göre avokado ve salsa sos ile servis yapın.

Sayfa: 1, 2, 3 ... 43, 44, 45  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
istanbul escort | bayan escort | am yarak | porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle