sakarya escort akyazı escort arifiye escort erenler escort eve gelen escort ferizli escort geyve escort hendek escort karapürçek escort karasu escort kaynarca escort kocaali escort otele gelen escort pamukova escort sapanca escort serdivan escort sogütlü escort taraklı escort
sakarya escort akyazı escort arifiye escort erenler escort eve gelen escort ferizli escort geyve escort hendek escort karapürçek escort karasu escort kaynarca escort kocaali escort otele gelen escort pamukova escort sapanca escort sogütlü escort taraklı escort
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sapanca escort sapanca escort webmaster forum webmaster forum
Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com Yemek Tarifleri Sitesi


GÜNEY AMERİKA ÜLKELERİ TARIM TEKNİKLERİ


Amerika'nın güney yarısını oluşturan bir kıtadır. Pasifik Okyanusu‘nun doğusunda, Atlas Okyanusu'nun batısında, Kuzey Amerika'nın güneyinde ve Antarktika'nın kuzeyinde yer almaktadır. Yeryüzündeki toprağın yüzde % 12'sini Güney Amerika kıtası oluşturmakta­dır. Yer şekillerinin farklılık göstermesi kıtada çeşitli iklim tiplerinin bulunmasına sebep olmakta, Ekvador tipi, tropikal, ılıman ve soğuk iklim görülmektedir. Amazon Bölgesi, kuzeydoğu ve kuzeybatı kıyılarıyla Şili'nin güneybatısı bol yağış alan bölgeleridir.
Orta Amerika Uygarlıkları'ndan Mayalar yaşadıkları bölgenin coğrafi yapısı nedeniyle tropikal yağmur ormanlarında nemli bir iklimde yaşamışlardır. Mayalarda tarımsal faaliyetler kesin olmamakla beraber klasik dönem öncesi olarak adlandırabilecek MÖ 2500-MS 250 arası dönemde toprağın işlenmesiyle mısır, fasulye, kakao ve balkabağı ekimine öncelik verilerek başlamıştır. Avcılık, balıkçılık ve meyvecilik ise ikinci planda tutulan, tamamlayıcı etkinlik­ler konumundaydı. Bu yüzden dönem "tarım dönemi" olarak da adlandırılmaktadır. Ayrıca Mayalar'ın yeni tarım alanları açmak için ormanları tahrip ettiği de bilinmektedir. Aztekler için ise tarım hayatın çok önemli bir parçasıydı. Bu durum dini inanışlarını da etkilemiştir. Geniş tarım alanlarına sahip olan ve toprağa sıkı sıkıya bağlı bir toplum olan Aztekler en çok mısır, kabak, fasulye, tatlı patates, avakado üretimi yapmışlardır. Tarımsal üretimlerini belirli bir program çerçevesinde sistemli bir şekilde yaptıkları bilinmektedir. Sulama kanalları ve tara­
Şili'de halkın % 66'sını İspanyollar'la yerlilerin birleşmesinden meydana gelen melezler, % 25'ini İspanyollar, % 5'ini yerliler teşkil eder. Ayrıca merkezi vadinin güneyinde birçok Alman; Santiago-Valparaiso bölgesinde de az sayıda İtalyan, İngiliz ve Fransız yaşamaktadır.
Uruguay nüfusunun %88'ini çoğu İspanyol ve İtalyan asıllı olan Avrupa kökenli insanlar oluşturmaktadır. Geriye kalan kısım ise Mestizo ve Siyahi Uruguay Kızılderelileri'nden oluşmaktadır.
Venezuela'nın ilk sakinleri; Carib, Arawak, Mariche, Caquetio ve Timoto-cuicas Kızılderilileridir.

Bu halklar toprağa nadas sistemini uygulayan topluluklar arasında yer almışlardır. Bu halklar mevsiminde fazla miktarda elde ettikleri ürünlerin bir kısmını kurutarak muhafaza etmişlerdir. Böylece kullanmak istedikleri dönemlerde ürünleri muhafaza ettikleri yerden çı­kararak tüketmişlerdir. İspanyollar'ın işgalinden sonra üretim sömürgeciliğin gölgesinde kal­mıştır. Nüfusun giderek azalmasıyla birlikte İspanyollar'ın yaptırımları üretimi şekillendirmiş­tir. Bununla beraber burada üretilmekte olan bazı ürünler de Avrupa'ya taşınmıştır.
Güney Amerika'nın büyük uygarlığı İnkalar, bulundukları coğrafi konum itibariyle dağların üst kısımlarında ve eteklerinde oldukları için geniş tarım arazilerinden söz etmek mümkün değildir. Ancak okyanus kıyısındaki İnkalar Brezilya sınırındaki akrabalarından farklı bir yaşam şekli benimsemişlerdir.

İnka Uygarlığı tarım teknikleri açısından çok gelişmişti. Üç farklı teknikle ileri tarım yapmaktaydılar;
Teraslar iyi bir taş işçiliğine sahiptiler. Taşlarla sağladıkları yükseltilerde teras kade­melerinin dip kesimlerini moloz ve/veya çakıl dolgu ile yerel malzemelerden ya da yontu­lan taşlardan çıkan artıklarla doldurmuşlardır. Molozların üzerini zengin içerikli ve koyu renkli olan verimli bir toprak karışımı ile doldurulmuşlardır. Toprağı daha da zenginleş­tirmek için hayvan gübresinden faydalanmışlardır. Yapılan teraslar doğru bir mühendis­likle su akışını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Genellikle teras sistemlerinin kenarların­da da ürün depoları ve tarım işçilerinin yaşadığı evleri bulunurdu.
Waru waru: Bu tarım tekniğinde İnkalar toprak zeminin etrafında derin kanallar açarak düz arazilerde yağmur sularının bu kanallara toplanmasını sağlamışlardır. Böy­lece üst kısımda yetiştirilen bitki su depolanan kanallardan kökleri aracılığıyla ihtiyacı kadar su alırdı (Resim 8.3).
Quchakuna: Bugün bu kelime lagün anlamına gelmektedir. Bu yöntemle yağmur se­zonunda stratejik noktalar belirlenerek yağmur suyunun depolanması için yapay lagünler oluşturulur. İklim nedeniyle çoğunlukla İnka İmparatorluğu'nun kıyı bölgelerinde uygu­lanan bu yöntem, basit ve sürekliliği olan bir metot olup bu şekilde tüm yıl boyunca tarım yapma imkânı sağlıyordu.

Dünyadaki ilk patates üreticileri İnkalar'dır. Doğruluğu kesin kanıtlanmasa da pa­tatesin mutfaklara girmesi Amerika'nın keşfinden 200 yıl sonrasına, Fransız İhtilali dö­nemine kadar uzanmaktadır. İnka Uygarlığı'nın Peru'ya mirası olan patates önce zehirli sanıldığı sonra da hayvan yemi olarak kullanıldığı için insanlar tarafından tüketilmemiştir. Fakat Fransız İhtilali döneminde açlıktan kıvranan Avrupalılar hayvanların ye­mini yemek zorunda kalmışlardır.
Kıtanın keşfi ve istilasının ardından kurulan ülkelerin coğrafi durumu ve tarımsal üretim durumları değerlendirildiğinde; Arjantin; kuzeyde Paraguay ve Bolivya Cumhu­riyetleri; güneyde Şili Cumhuriyeti ve Atlantik Okyanusu; doğuda Brezilya Federal Cum­huriyeti, Doğu Uruguay Cumhuriyeti ve Atlantik Okyanusu; batıda Şili Cumhuriyeti ile sınır komşusudur. Güney Amerika Kıtası'nın doğusunda yer almaktadır. Arazi ve nüfus bakımından Güney Amerika'nın ikinci büyük ülkesidir. Kuzeyde yağmur ormanları, ba­tıda, Şili sınırı boyunca uzanan And Dağları, Patagonya Bölgesi'ndeki platolar ve çöller, güneyde ise buzulları olan Arjantin'in coğrafi yapısı bu sebeple çok değişkendir. Ülkenin doğusunda yer alan "pampa" adı verilen geniş yeşil düzlükler verimli arazilerdir. Tarım ve hayvancılık bu bölgede gelişmiştir. Kuzeybatıda, özellikle Bolivya ve Paraguay sınırına yakın bölgelerde subtropikal iklim görülmektedir. Bölge çok yağış aldığı için çay yetişti­riciliğine uygundur. Ülkenin güney ucunun bazı kısımları buzullarla kaplı olup yıl boyu nemlidir ve soğuk hava hâkimdir. Ülke iklimi sıcak, ılıman, kurak ve soğuk olarak dörde ayrılmaktadır. Ülke topraklarının genişliği bu dört iklim tipinin oluşumunun nedenidir. Tarım ve hayvancılığın önemli olduğu ülkede buğday, soya fasulyesi ve sığır eti üretimi dünya sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. Arjantin, mısır, pamuk, şeker kamışı, ke­ten tohumu, tütün, çay, üzüm, turunçgiller, elma ve armut üretiminde de ön sıralardadır.


© lezzetler.com tarif no:160752 | adı:Güney Amerika Ülkeleri Tarım Teknikleri | gönderen:Gül | indirme tarihi:10.02.2026 - 23:20