Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
97,215 Yemek Tarifine 3,047,718,579 defa bakıldı


yemek önerileri


Önceki Aramalar



Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları

Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı







Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 689, 690, 691 ... 811, 812, 813  Sonraki »
Şeyhü'l Muhşi


6 orta boy patlıcan
500 gram koyun kıyması
1 kg kaburga kemiği
2 orta boy soğan
100 gram tereyağı
2 demet maydanoz
1 demet nane
1 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber
250 gram tava yoğurdu
6 diş sarımsak
Tuz

Kemikleri yıkayıp 4 su bardağı su ve bir tatlı kaşığı tuz atıp ateşe koyun. Su üstünde biriken köpüğü temizleyerek 75 dakika kaynatın. Kemik suyunu süzüp 2 su bardağı ayırın ve kemikleri atmayın. Patlıcanların saplarını kesip ortadan ikiye bölün. Tencerede dik durmaları için burunlarını da az kesin. Kabak oyar gibi oyun, içlerine az tuz dökün ve acısı çıksın diye 60 dakika tuzlu suda bekletin. Soğanları yemeklik doğrayın. Nane ile maydanozun saplarını ayıklayıp ince bir şekilde doğrayın. Bir tavada yağı eritin, önce soğanı kavurun. Soğanlar pembeleşince kıymayı ilave edin ve suyunu salıp tekrar çekinceye kadar kavurun. Son olarak naneyi, maydanozu, tuz ve karabiberi ekleyin. Otların suyu çekilinceye kadar üç dört defa çevirip ateşi söndürün. Taze otları katınca kıymanız yemyeşil olacaktır. (Sakın "Bu kadar nane, maydanoz olur mu?" demeyin. Bu yemeğin püf noktası ve nefaseti bu otlarda gizli.) Malzemeyi bir süre soğumaya bırakın. Patlıcanları sudan çıkartın. Avucunuzun içinde çok hafif sıkarak iyice sularını üzün, az tuzlayın ve hazırladığınız içle doldurun. Tencerenin dibine kaynattığınız kemikleri dizin. Bu dolmalar tencerenin dibine yapışmasın diye Osmanlı mutfağında çok sık başvurulan bir yöntem. Yağsız olmasını istiyorsanız ayıkladığınız nane ve maydanoz saplarını kullanın. Dolmaları tencereye dik dizin, 1 bardak et suyunu ekleyin, önce orta ateşte 5 dakika kaynatın sonra ateşi kısın ve suyunu kontrol ederek 60 dakika tencerede az miktarda yağlı su kalıncaya kadar pişirin. Yemeği ateşten alın ve 30 dakika dinlendirin. Sonra dolmaları dikkatlice servis tabağına alın. Sarımsakları havanda az tuz atarak dövün. Tava yoğurdunu çırpın, dövülmüş sarımsakları katın. Yoğurdun yemeği soğutmaması için ılık olmasına dikkat edin ve yemeğin sıcak suyundan 4 kaşık ilave edip iyice karıştırdıktan sonra dolmaların yanında sos olarak servis edin.

Şeyhül Müşhi


6 orta boy patlıcan
500 gram koyun kıyması
1 kg kaburga kemiği
2 orta boy soğan
100 gram margarin
2 demet maydanoz
1 demet nane
1 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber
250 gram tava yoğurdu
6 diş sarımsak
1 tatlı k tuz

Kemikleri yıkayıp 4 su bardağı su ve bir tatlı kaşığı tuz atıp ateşe koyun. Su üstünde biriken köpüğü temizleyerek 75 dakika kaynatın. Kemik suyunu süzüp 2 su bardağı ayırın ve kemikleri atmayın. Patlıcanların saplarını kesip ortadan ikiye bölün. Tencerede dik durmaları için burunlarım da az kesin. Kabak oyar gibi oyun, içlerine az tuz dökün ve acısı çıksın diye 60 dakika tuzlu suda bekletin. Soğanları yemeklik doğrayın. Nane ile maydanozun saplarım ayıklayıp ince bir şekilde doğrayın. Bir tavada yağı eritin, önce soğanı kavurun. Soğanlar pembeleşince kıymayı ilave edin ve suyunu salıp tekrar çekinceye kadar kavurun. Son olarak naneyi, maydanozu, tuz ve karabiberi ekleyin. Otlarm suyu çeküinceye kadar üç dört defa çevirip ateşi söndürün. Taze otlan katınca kıymanız yemyeşil olacaktır. (Sakın “Bu kadar nane, maydanoz olur mu?” demeyin. Bu yemeğin püf noktası ve nefaseti bu otlarda gizli.) Malzemeyi bir süre soğumaya bırakın. Patlıcanları sudan çıkartın. Avucunuzun içinde çok hafif sıkarak iyice sularını süzün, az tuzlayın ve hazırladığınız içle doldurun. Tencerenin dibine kaynattığınız kemikleri dizin. Bu dolmalar tencerenin dibine yapışmasm diye Osmanlı mutfağında çok sık başvurulan bir yöntem. Yağsız olmasmı istiyorsanız ayıkladığınız nane ve maydanoz saplarını kullanın. Dolmalan tencereye dik dizin,! bardak et suyunu ekleyin, önce orta ateşte 5 dakika kaynatın sonra ateşi kısın ve suyunu kontrol ederek 60 dakika tencerede az miktarda yağlı su kalıncaya kadar pişirin. Yemeği ateşten alın ve 30 dakika dinlendirin. Sonra dolmalan dikkatlice servis tabağına alm. Sanmsaklan havanda az tuz atarak dövün. Tava yoğurdunu çırpın, dövülmüş sanmsakları katın. Yoğurdun yemeği soğutmaması için ılık olmasına dikkat edin ve yemeğin sıcak suyundan 4 kaşık ilave edip iyice karıştırdıktan soma dolmaların yanında sos olarak servis edin.


Şeytan Soslu Kuzu


2 büyük kuzu döşü (bütün bırakılmış)
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
5 su bardağı tavuk suyu
30 gr (2 çorba kaşığı) tereyağı (eritilmiş)
1 kahve kaşığı pul kırmızıbiber
1 çay kaşığı toz hardal
3 çorba kaşığı bayat ekmek içi
250 gr (1+1/4 su bardağı) şeytan sosu
Baharat torbası:
4 sap maydanoz
1 fiske kekik
1 defne yaprağı

Önce fırınınızı orta sıcaklığa (180°C) getirip ısıtınız.
Etleri, tuz ve biberle ovup, büyük bir güvece koyunuz. Tavuk suyunu ekleyip, baharat torbasını katınız. Güveci harlı ateşe oturtup tavuk suyunu kaynatınız. Kaynayınca güveci ateşten alıp, kapağını kapatarak fırına sürünüz. Etleri fırında 1+1/2-2 saat, bıçağın ucu rahatça batana kadar pişiriniz.
Güveci fırından alıp, etleri iki büyük kaşık yardımıyla çıkararak, büyük bir servis tabağında soğumaya bırakınız.
Etler soğuyunca, keskin bir bıçakla, 5 cm boyutlarında küp biçiminde kesip, kemiklerini atınız.
Önce ızgaranızı iyice kızdırınız.
Eritilmiş tereyağı, pul kırmızıbiber ve hardalı küçük bir kasede karıştırıp, etleri önce bu bulamaca, sonra da ekmek içine bulayınız. Tel ızgarayı fırın tepsisine yerleştirip, etleri tel ızgaraya dizerek fırına sürünüz.
Izgaranın sıcaklığını azaltıp, etlerin her yanını 3-4 dakika, nar gibi olana kadar kızartınız.
Tepsiyi alıp etleri ısıtılmış bir servis tabağına yerleştirerek, yanında şeytan sosuyla servis ediniz.

Not: Yanında haşlanmış taze patates ve baklayla baş yemek olarak servis edebilirsiniz.

Şeytan Sosu (Fransa)


1 su bardağı elma sirkesi
1 arpacık soğanı (ince doğranmış)
1 kahve kaşığı kekik
1/4 defne yaprağı
1 kahve kaşığı karabiber
1+1/4 su bardağı İspanyol sosu
1 kahve kaşığı kırmızıbiber
1 çorba kaşığı maydanoz (ince kıyılmış)

Sirke, arpacık soğanı, kekik, defne yaprağı ve karabiberi orta boy bir tencereye koyunuz. Karışımı orta ateşte bir taşım kaynattıktan sonra, ateşi biraz kısıp 15 dakika daha, sos 1/3'ünü çekene kadar kaynatmaya devam ediniz. İspanyol sosunu ekleyip, ağır ateşte 5 dakika daha pişiriniz.
Tencereyi ateşten alıp, karışımı temiz bir tülbentten süzerek (tülbentle kalın posayı atınız) ısıtılmış bir sos kabına boşaltınız. Kırmızıbiberi ve maydanozu ekleyip karıştırdıktan sonra, ızgara yemeklerinizin yanında servis ediniz.

Not: Klasik bir Fransız sosu olan şeytan sosu, genellikle ızgara piliç, balık yada etle servis edilir.

Şıh Mualle (Hatay)


Hatay Valiliği
Hatay Mutfak Kültürü ve Yemekleri
Dr. Kadriye ŞAHİN


1 kg patlıcan
2 soğan
1 tane büyük boy kırmızıbiber
4 domates
6 diş sarımsak
2 su bardağı yeşil mercimek
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 yemek kaşığı domates salça
2 yemek kaşığı nar ekşisi
2 bardak su
Kimyon
Karabiber
Kuru nane
Tuz

Yeşil mercimek diri kalacak şekilde haşlanır ve suyu süzülerek harcı için bir kaba alınır. İnce doğranmış soğan, sarımsak, biber ve domates mercimeğe eklenir. Üzerine salça, zeytinyağı, nar ekşisi, tuz, karabiber, kimyon ve bol nane serpilerek hepsi karıştırılır. Patlıcanlar alacalı soyulur ve bir parmak kalınlığında boyuna kesilir. Tencereye bir sıra patlıcan, bir sıra mercimekli harç olmak üzere katlı bir şekilde dizilir. Daha sonra suyu eklenir ve patlıcanın pişme süresine göre pişirilir. Özellikle kırmızı taze baş biber ile tüketilir.

Not: Arzu eden mercimekleri önceden haşlamadan da yapabilir. Ayrıca kimyon, karabiber ve sarımsak isteğe bağlı olarak eklenmeyebilir. Bazen kuru veya yeşil fesleğen de eklenmektedir.


ŞIH-IL MAHŞİ (Hatay)


Hatay Valiliği
Antakya Mutfağı - Süheyl Budak


2 yemek kaşığı salça
1 kg. 10 cm. boyunda kabak
1 baş soğan
250 gr. kıyma
200 gr. Tereyağı
50 gr. çamfıstığı
1/2 kg. yoğurt
2 diş sarımsak
Maydanoz
Karabiber
Tuz

Kabaklar yıkanır. Şapkası ve alt çiçek yeri kesilir. Tırtıklı bıçakla sıyrılarak soyulur. Yıkanır ve kurulanır. Dolma, oyacakla ve çiçek tarafından oyulur. Tavada yağ hafifçe kızartılır. Kıyma, doğranmış soğanla beraber kavrulduktan sonra yarım kaşık salça, çamfıstığı, tuz ve karabiber ile karıştırılıp kabakların içlerine doldurulur. Tavaya dizilerek geri kalan salça su ile inceltilerek kabakların üzerine dökülür. Daha sonra kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirilir. Servis ederken sarımsak yoğurt dökülerek sunulur.

Şıhıl Mahşi (Hatay)


Hatay Valiliği
Hatay Mutfak Kültürü ve Yemekleri
Dr. Kadriye ŞAHİN


18 adet çok küçük kabak
200g kıyma
1 bardak kabuksuz nohut
1 iri soğan
Sıvı yağ
Tuz
Karabiber
Sarımsak

Kabaklar tepe ve dip kısımları kesilerek tırtıklı bir bıçak ile hafif soyulur ve içi oyulur. Kızgın yağda hafifçe kızartılır. Çok ince doğranmışsoğan ve kıyma yağda kavrulur. İçine önceden haşlanan ve kabuğu çıkarılan nohut, tuz ve karabiber eklenir. Hazırlanan harç, içi oyulan kabaklara doldurulur. Bir tepsiye dizilerek hazırlanan salçalı su üzerine dökülür. Pişme süresi kadar ..rında kaldıktan sonra üzerine sarımsak yoğurt dökülerek servis yapılır.


Şıhlil Mahşil


1 kg tombul kabak (Girit kabağı)
Yarım kg kıyma
1 adet soğan
2 adet sivri biber
2 adet domates
1 çorba kaşığı tereyağı
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 demet kıyılmış maydonoz
Yarım su bardağı pirinç (ıslatılmış)
Tuz, karabiber, pulbiber, nene, kekik
1 yemek kaşığı salça
Ayçiçek yağı (kızartmak için)

Kabakların dışını alacalı ince bir şekilde soyalım ya da kazıyalım. Daha sonra içini fazla inceltmeden oyalım. Üzerinden kestiğimiz bölümü (resimde görüldüğü gibi) kabakların üzerine kapak yapalım. Yıkayıp iyice kuruttuktan sonra çevire çevire hafifçe kızartalım.
Kıymayı bir tencereye alıp kavuralım. Daha sonra soğan, salça, domates rendesini ve sivri biberi de ekleyip kavurmaya devam edelim.
Kalan diğer malzemeyi ve baharatı ekleyip. İç harcı kızarttığımız kabakların içine dolduralım. Tencereye dizdiğimiz kabakların yarısına kadar su doldurup tuzunu atıp kabaklar pişene kadar pişirelim.

ŞIK DURUM BÖREĞİ


İkbal Gürpınar

3 adet yufka
1 çay bardağı eritilmiş margarin
İÇİ İÇİN:
500 gr kıyma
5 kuru soğan
2 yemek kaşığı dolmalık fıstık
2 yemek kaşığı dolmalık üzüm
1 çay kaşığı yenibahar
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı
kırmızı pul biber
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Ayrıca 1su bardağı ılık su

Soğanlarımızı yemeklik doğrayalım. Tenceremize zeytinyağımızı, tuzumuzu, şekerimizi ve dolmalık fıstığımızı koyup pembeleşinceye kadar kavuralım. Kıymamızı ilave edelim onunda iyice kavrulmasını sağlayalım. Baharatlarımızı da ilave edelim ve altını kapatalım. Margarinimizi eritelim. Yufkamızın ilkini tezgâhımıza yayalım, fırça yardımıyla her yerini yağlayalım. Uç kısmına malzememizi yayalım. Elimizle yuvarlayarak rulo yapalım. İkişer parmak kalınlığında kesip ağızları yukarı gelecek şekilde fırın tepsimize dizelim. Yufkalarımız bitene kadar bu işleme devam edelim. Hepsi bittiğinde 1 bardak ılık suyu böreklerimizin üzerine gezdirip, buzdolabımızda 2 saat bekletelim. 200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirelim.

Şık Mualla


8 adet kemer patlıcan
2 adet orta boy kuru soğan
4 adet iri domates
1 su bardağı kırmızı mercimek
1 çorba kaşığı biber salça
6 çorba kaşığı ayçiçek yağı
1 tatlı kaşığı kuru nane
yarım tatlı kaşığı kimyon
yarım tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
8 - 10 dal maydanoz

# Patlıcanlar çubuklu soyulur. Bütün olarak tuzlu suda yarım saat bekletilir.
# Bu arada yıkanmış kırmızı mercimeğin üzerine iki su bardağı su eklenir. Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir.
# Tencereye sıvıyağ konur, ince kıyılmış soğan eklenir, pembeleşene kadar kavrulur. Üzerine salça ve haşlanmış mercimek katılır, birkaç dakika kavrulur.
# Daha sonra rende domates eklenir, kaynama noktasına gelene kadar pişirilir, nane, kimyon, karabiber, tuz katılır, karıştırılır, ateşten alınır.
# Patlıcanların suyu iyice süzülür, önce enine üç parçaya kesilir, sonra boyuna yarım santim kalınlığında dilimlenir.
# Düz tabanlı bir tencerenin tabanına bir sıra patlıcan dizilir, üzerine bir miktar mercimekli harç konur. Malzeme bitene kadar bu işlem kat kat koyarak tekrarlanır.
# En üste bir çay bardağı sıcak su gezdirilir, tencerenin kapağı kapatılır, önce orta ateşte 10 dakika, sonra kısık ateşte 20 dakika olmak üzere yarım saat pişirilir.
# Ilık servis yapılacağı sırada üzerine maydanoz serpilir.

Not: Şık Mualla, Hatay Reyhanlı'ya özgü bir yemektir

Bu ve daha fazla tarifimi; http://mlrecipes.com adresinde bulabilirsiniz


Şıllık Tatlısı


2 su bardağı un
350 gr çekilmiş ceviz içi
500 gr şeker
3 yemek kaşığı
Pınar tereyağı

Şurup:
Tereyağı bir tencerede eritilir. Üzerine şeker ve üç bardak su eklenir. Karışım şurup kıvamına gelinceye kadar iyice kaynatılır. fiurupta kullanılan şeker miktarını damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
Hazırlanışı:
Derin bir kabın içerisinde 2 su bardağı un, 4 su bardağı su ile hamur kıvamına gelene kadar iyice çırpılır. Teşon tava yağlanır. Tıpkı krep hamurunda olduğu gibi, bir kepçe yardımıyla hamurdan bir parça alınır ve tavada altı üstü iyice kızartılır. Hamurun tamamı bu şekilde pişirildikten sonra pişen parçalar eşit iki gruba ayrılır. Birinci grup bir tepsiye üst üste dizilir. En sonuncusunun üstüne ceviz içinin tamamı dökülür. Kızartılan diğer yarı da bu grubun üstüne tek tek dizilir ve üzerlerine şurup dökülür. Tepsinin ağzı 5-10 dakika kapatılır ve bekletilir. Sonra sıcak servis yapılır.


ML® Şıllık Tatlısı için tıklayın
ML® Şıllık Tatlısı Videosu

Şıllık Tatlısı


2 Yemek Kaşığı Sana Hamurişi
600 gr şeker
2 Yemek Kaşığı tereyağ
2 su bardağı un
300 gr ceviz

DERİN BİR KAPTA 2 SU BARDAĞI UN İLE 4 SU BARDASI SU HAMUR KIVAMINA GELENE KADAR ÇIRPILIR İNCE BİR HAMUR OLMASI GEREKLİDİR. KREP HAMURUNDAN İNCEDİR.TANMAZ TAVA İYİCE ISITILIR VE HAMURUN YAPIŞMAMASI İÇİN 1 KAŞIK SIVI YAĞ EKLENİR DAHA SONRA 1 ÖLÇEK KADAR YAVAYA DÖKÜLEREK KREPLER HAZIRLANIR. HAZIRLANAN KREPLERİN ÇOK İNCE OLMASI GEREKLİDİR.BU İŞLEM ELİMİZDE MALZEME BİTENE KADAR DEVAM EDER. DAHA SONRA CEVİZ ÇEKİLİR VE KREPLERİN ORTASINA CEVİZ KOYULARAK RULO ŞEKLİ VERİLİR BU İŞLEM ELİMİZDE BULUNAN TÜM KREP HAMURLARI İÇİN GEÇERLİDİR. DAHA SONRA YUVARLAK BİR TEPSİNE DİZİLİR. DİĞER TARAFDA DA ŞEKER VE SU KAYNATILARAK İNCE BİR ŞERBET YAPILIR İNMESİNE YAKIN 2 KAŞIK SANAYAĞI VE 2 DAMLA LİMON SIKILIR. HAZIRLANAN KREP HAMURLARININ ÜSTÜNE DÖKÜLEREK SERVİS YAPILIR.

Şıllık Tatlısı (Şanlıurfa)


2 su bardağı un
300 gr. ceviz içi
600 gr. şeker
3 yemek kaşığı sadeyağ

Derin bir tencerede 2 su bardağı un, 4 bardak su ile hamur kıvamına gelinceye kadar elle çırpılır. Sacın altı yakılır, hamurların yapışmaması için yüzeyi yağlanır. Hazırlanan ekmekler sayılarak iki kısma ayrılır. Bir tepsiye ilk yarısı üst üste serilir ve ceviz dökülür. Sonra ikinci yarısı da üst üste serilir ve bıçakla dilim halinde kesilir.
Hazırlanan şurup sıcak olarak hamura dökülür ve üzeri örtülerek 10 dakika beklenir. Tabaklara alınarak fıstıkla süslenir ve sıcak olarak servis yapılır.


ML® Şıllık Tatlısı için tıklayın
ML® Şıllık Tatlısı Videosu



Şıllık Tatlısı (Şanlıurfa)


Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi

2 su bardağı un
1 su bardağı su
1 yumurta
1 kase ceviz içi
Tereyağı
Şerbeti için
3 su bardağı şeker
3 su bardağı su
1 yemek kaşığı tereyağı

Un ve su akıcı hamur kıvamına gelinceye kadar elle çırpılır. İsteğe göre bu hamura yumurta da ilave edilir. Sacın veya ocağın altı açılır. Hamurun yapışmaması için tavanın üzeri yağlanır. Hazırlanan hamurdan bir kepçe alınarak saca veya tavaya dökülür. Oklava yardımıyla tavaya incecik yayılır. Pişince diğer taraf çevrilir. Bütün hamura aynı işlem uygulanarak Şıllık ekmekleri hazırlanır. Pişmiş olan ekmekler ikiye bölünür. Şıllık tepsisine birinci kısım üst üste serilir. Ve üzerine ceviz içi serpilir. İkinci kısım da tek tek üst üste serilir. Bu arada şurubu hazırlanır. Bir kaşık tereyağı tencerede eritilir. Üç su bardağı şeker ve üç su bardağı su üzerine ilave edilerek şurup kıvamına gelinceye kadar kaynatıldıktan sonra ateşten alınır. Hazırlanan şurup sıcak olarak üst üste serilmiş şıllık yufkalarının üzerine dökülür ve beş ila on dakika bekletilip servis yapılır.

Not: Şanlıurfa’da sahaniye, sıra gecesi, esvap yemeği, süpha yemeği, taziye yemeği, hac yemeği gibi önemli gün ve gecelerde şıllık tatlısı konuklara ikram edilir. Şıllık tatlısı sahaniyelerin tatlı yeme bölümünde verilir. Adı ilginç olan bu hafif ama yapılması maharet isteyen Urfa tatlısı sahaniye sofralarının olmazsa olmazıdır. Ayrıca şıllık tatlısı sıra gecelerinde çiğ köfteden sonra yenilen bir tatlıdır.


ŞINITZEL SOSU


MALZEMELER

4 adet iri kornişon turşu
3 yemek kaşığı mayonez
1 çay kaşığı hardal
1 adet taze yeşil soğan
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Yarım limonun suyu



HAZIRLANIŞI

Tüm malzemeler parçalayıcı robota (rondo) konulur ve püre olana kadar karıştırılır. Hem şnitzelin yanında, hem de yeşil salata ile birlikte servis edilebilir.

Şıpsı


1 Yemek Kaşığı Sana Klasik
1 Su Bardağı çekilmiş ceviz içi
1 Tatlı Kaşığı pulbiber
1 Su Bardağı un
5 Diş sarımsak
1 Tatlı Kaşığı tuz
1 Kahve Fincanı mısırözü yağı
1 Tatlı Kaşığı kişniş
1 Çorba Kaşığı salça
1 Su Bardağı süt
2 Adet soğan
7,5 Su Bardağı su
2 Adet tavuk but
1 Tatlı Kaşığı poy (baharat)
1 Adet Tavuk Göğüs Eti

Soğan ve sarımsakları kıyıp mısırözü yağında pembeleştirin salçayı ve pulbiberin yarısını ekleyip karıştırın su ve tuz ilave edin tavuk göğsünü ve butları ekleyip yumuşayıncaya kadar pişirin tavuğun deri ve kemiklerini ayırıp etlerini parçalayın tencerede kalan tavuk suyunu süzüp bekletin yağsız tavada unu kavurun ceviziçini ekleyip birkaç dk karıştırın poy,kişniş ve tuz ekleyip ateşten alın karışımı tenceredeki suya azar azar ekleyerek karıştırın pişirin bulamaç haline gelince ateşten alın tavuk etlerini servis tabağına alın bulamacıda üzerine gezdirin margarinde kızdırılmış pulbiberi üzerine gezdirin cevizle süsleyip servis yapın

ŞIRA


Temiz yıkanmış kuru üzümler mükerrer kaynatılarak ve süzülerek şıra yapılır. Soğuk içilir.

Not: Tazesi, tatlı olur. Ekşidikçe sert ve hardallısı keskin olur. Kebap ve et yemeklerinin yanında uygun olur.

Şırdan (Adana)


Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi

Şırdan denilen hayvanın iç organı
İç yağı (kuyruk yağı)
Pirinç
Kimyon
Pul biber
Tuz
İğne
İplik

Şırdanlar temiz su ile birkaç kez yıkanır. Tuz, pul biber ve kimyon eklendikten sonra pirinçle karıştırılır. Bu karışım ayrı bir kapta bekletilir. isteğe bağlı olarak karışıma soğan, kıyma ve karabiber de eklenir. Bu karışıma iç yağını da ekledikten sonra karışım son halini alır. Ardından şırdanların içerisine karışımdan konulur. Şırdanların ağzı iğne yardımı ile dikilir ve kaynatılmış suya konur. Kaynama süresi şırdanın sayısına bağlır. Kaynatıldıktan sonra kazanın içinden şırdanlar çıkarır ve soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra şırdanın üzerine kimyon dökülür ve servise hazır hale getirilir.

Not: Halk daha çok şırdanın küçük olanını tercih etmektedir. Küçük şırdanlara halk arasında “aspirin“ adı verilmektedir. Şırdan özellikle hamur kağıda sarılarak tüketilmektedir. Çift tırnaklı hayvanların özellikle koyunların birbirine bağlantılı dört midesinden dördüncü olan ve “abumazum” adı verilen organdan elde edilmektedir.
Yöre halkın şırdana ilgisi büyüktür ancak ilgi bu kadar yoğunken yörede yemek için hiçbir festivale, etkinliğe yer verilmemektedir. Bu nedenle şırdan yalnızca Adana yöresinde yaygınlık kazanmıştır. Ayrıca; şırdan hayvanın iç organı olması sebebiyle Avrupa Birliğine girişte kokoreç, bumbar vb. gibi yasaklanmıştır.
Şırdanı Adana yöresine getiren kişinin Arap asıllı Kemal adında birisi olduğu söylenmektedir. Yöre halkı akşam saatlerinde dışarı çıktıklarında şırdan yemeden evlerine dönmemektedirler.
Şırdan insanların geçim kaynağını oluşturmaktadır, Ancak Çukurova Üniversitesi iç Hastalıkları Anabilim Dalı Dahiliye Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat SERT’ in açıklamalarına göre; sakatat tüketimi insan sağlığını son derece olumsuz etkilemektedir. Sert, sıhhi ve yararlı bir et olmayan sakatatın yağ oranının yüksek, hazmının ise zor olduğunu belirterek; dünya ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp- damar hastalıklarını önlemek için kolesterol yüksekliğine ve damar tıkanıklığına neden olan sakatat tüketiminden kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır. Tüm bu gerçeklere rağmen şırdan Adana ili çevresinde oldukça yoğun olarak tüketilen bir yemektir.

Şırdan Dolması


4 adet şırdan
250 gr kıyma
Yarım kg pirinç
Yarım kg soğan
1 yemek kaşığı biber salça
1'er çay kaşığı tatlı kaşığı (tuz karabiber)

TEMİZLENİŞİ: İçi temizlenmiş şırdanların önce her iki yüzü de soğuk suyla, sonra sıcak suyla defalarca yıkanır. İyice temizlendikten sonra bir kaç saat tuzlu ve limonlu suda bekletilir ve yeniden yıkanır. Temizliği oldukça uzun ve zahmetlidir
YAPIMI: Soğanlar küçük küçük doğranır. Pirinç, kıyma ve diğer malzemeler eklenerek karıştırılır. Malzemeler, şırdanlara el yordamıyla doldurulur. Bütün şırdanlar doldurulduktan sonra tencereye yerleştirilir. 3 su bardağı su ve tuz ilave edilip, 60 dakika pişirilir, üzerine bolca kimyon dökülerek yenir.

ŞIRDAN DOLMASI (Adana)


4 adet şırdan
250 gr. kıyma
Yarım kilo pirinç
Yarım kilo soğan
1 yemek kaşığı biber salça
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber

İçi temizlenmiş şırdanların önce her iki yüzü de soğuk suyla, sonra sıcak suyla defalarca yıkanır. İyice
temizlendikten sonra bir kaç saat tuzlu ve limonlu suda bekletilir ve yeniden yıkanır. Temizliği oldukça uzun ve zahmetlidir.
Soğanlar küçük küçük doğranır. Pirinç, kıyma ve diğer malzemeler eklenerek karıştırılır.
Malzemeler, şırdanlara el yordamıyla doldurulur. Bütün şırdanlar doldurulduktan sonra tencereye yerleştirilir. 3 su bardağı su ve tuz ilave edilip, 60 dakika pişirilir, üzerine bolca kimyon dökülerek yenir.


Şıveydiz (Gaziantep)


http://www.mpd.org.tr

½ kg. Kemikli et
2 avuç nohut
3 tane karabiber
Tuz
1 kg. Taze soğan
250 gr. Taze sarmısak
1,5 kg. Tatlı yoğurt
2 yumurta

½ kg. Kemikli et (budundan olursa daha iyi olur), 2 avuç nohut (nohudun bol oluşu makbul) iyice yıkanır , tencereye konur. üzerine su ilave edilir. Birkaç tane halinde karabiber ve tuz atılır , ateşin üzerine konur. Et pişe dururken bir kilo taze soğan iyice soyulur. Yine taze sarmısak (250 gr.)aynı şekilde hazırlanır. Et pişmeye yaklaşınca soğanla sarmısak ilave edilir. Bunlar pişinceye kadar kaynatılır. Sarmısakla soğan piştikten sonra tencere ateşten alınır.
1-1,5 kg. Yağlı ve tatlı yoğurt bir kaba konarak ateş üzerinde karıştırılarak kaynatılır.Yoğurt mütecaniz değilse veya inek yoğurdu ise piştiği zaman büsbütün değişikliğe uğramaması için ateşe konmazdan önce yoğurdun miktarına göre 1-2 yumurta ilave edilir , iyice yoğurtla karıştırıldıktan sonra ateşe konur. Bu muameleden sonra yoğurt tenceredeki yemeğin üstüne ilave edilir. Bir taşım daha kaynatılarak indirilir.
Pirinç pilavı ile beraber servis yapılır.

Not: Bu yemeğin yeniş tarzı da biraz farklıdır. Diğer sebze yemeklerinde olduğu gibi evvela başlı başına şuveydiz sonra pilav yenmez. Pilav ayrı kaba şüveydiz ayrı kaba alınır. Pilav tabağının öne isabet eden kısmında pilava karıştırıldıktan sonra kaşıkla ağza götürülür.
Gaziantep'te sebze yemekleri katılık ve cıvıklık bakımından iki çeşittir. Birisi tava yani az sulu , diğeri çorba cıvıklığındadır. Bunlar ekseriyetle yukarıda tarif edildiği şekilde yenir. Yani pilavla servis yapılır. Tavalar sadece ekmekle de yenir. Fakat umumiyetle bunların da yanında pilav (bulgur veya pirinç daha ziyade salçasız düz pilav) tercih edilir.

ŞİBİTLİ TAVUK TİRİDİ (Kütahya)


Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Malzemeleri;
1 büyük tavuk
5 lt. su
yeteri kadar tuz
5 yemek kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
2 kg un
½ kg süzülmüş katı yoğurt
1 baş sarımsak

Hazırlanış:
Tavuğun Hazırlanışı; temizlenip yıkanmış tavuk, büyükçe tencereye konulup su ve tuz ilave edilerek, pişinceye kadar kaynatılır. Ilıyınca tepsinin ortasına konulur.
Şibitin Hazırlanışı; 2 kg. una 1 yemek kaşığı tuz katılarak, kulak memesi yumuşaklığında yoğrulup, üzerine nemli bir bez örtülerek 10 dakika bekletilir. Küçük bezelere ayrılan hamur,1 mm. Kalınlığında açılarak kızgın saç üzerinde iyice kurutmadan çevire çevire pişirilir. Ve hemen rulo halinde sarılıp 5 cm boyunda parçalara kesilerek tepsideki tavuğun etrafına dik dik dizilir. Tavuğun suyu da şibitlerin üzerine ılık şekilde dökülerek tirit yapılır. Üzerine kızarmış kırmızı biberli tereyağı ezdirilir. Arzu edilirse sarımsak yoğurt dökülür. Sunum; ılık olarak servis yapılır.

Şifa Çorbası


2 Yemek Kaşığı Sana Klasik Kase
2 Çorba Kaşığı un
0,5 Bardak kırmızı mercimek
1 Adet kereviz
1 Su Bardağı yoğurt
1 Adet patates, soğan
1 Adet yumurta
1 Demet maydanoz
1 Adet havuç

Yağı eritin. Yemeklik doğranmış soğanı ve tavla zarı iriliğinde doğranmış havucu pembeleşinceye kadar kavurun. Aynı şekilde doğranmış kereviz ve patatesi ilave ederek bir kaç dakika daha kavurun. Kırmızı mercimeği,yeterince suyu koyarak sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin.Ayrı bir kapta terbiye malzemelerini çorbanın bir kepçe suyu ile ezip çorbaya ekleyin. Bir taşım kaynatarak kıyılmış maydanozla süsleyerek servis yapın.

Şifalı Kurabiye


2,5 su bardağı un
1 tepeleme çay kaşığı karbonat
2 çay kaşığı toz zencefil
Yarım cay kaşığı tarçın
Yarım cay kaşığı havanda ezilmiş toz karanfil
125 gr. margarin (oda ısısında)
1 bardak ince toz şeker
1 adet yumurta
4 yemek kaşığı pekmez
1 tatlı kaşığı limon suyu
1/4 bardak kurabiyeleri bulamak için ince toz şeker

Unu, karbonatı ve baharatları bir kaba birlikte eleyin.
Başka genişçe bir kapta yağı ve şekeri kabarıp krema gibi olana dek iyice çırpın. Yumurtayı ekleyip hafifçe çırpın karışana kadar.
Pekmez ve limon suyunu ekleyin karıştırın.
Unlu baharatlı karışımı tahta kaşıkla yumuşak bir hamur olana kadar karıştırın.
Hamurdan cevizden küçük küçük parçalar koparıp toplar yapın. Bunları bir kasedeki şekerin içine bulayıp yağlanmış tepsiye aralıklı olarak dizin.
Önceden ısıtılmış 165C dereceli fırında yaklaşık 12 dakika kadar elinizle üstüne bastırdığınızda ancak sertleşmiş olana kadar pişirin. (kurabiye kabaracak ancak elinizi bastırınca çok yumuşak olup hafifçe çökecektir, meraklanmayın, soğuyunca o sertleşecektir...çok fazla tutarsanız çok sert olurlar
Tepsiden alıp soğumaya bırakın.

Şile (Erzurum)


Patates küçük küçük doğranır. İçine bir miktar bulgur katılır. Et kullanıldığı gibi kavurma ile pişirildiğinde daha lezzetli olur. Bu yemek dehe çok kış aylarında pişirilir.

Şile Paprike


THY Skylife

Malzemesi:
1 kg çarliston biber
100 g beyaz peynir
5 yemek kaşığı zeytinyağı

Hazırlanışı:
Biberleri közleyip kabuklarını soyun. Tavaya dizin, üzerine zeytinyağı ve peynir parçalarını serpin. Kısık ateşte kapağı kapatarak peynirler eriyinceye kadar bekletin. Sıcak olarak servis edin.

ŞİLİLİ KURABİYELER


Yaklaşık 55 adet için;
MALZEME:
Hamur:
125 gr. şeker,
1 yumurta,
40 gr. ezilmiş badem,
1 limon kabuğu rendesi,
1 yemek kaşığı limon suyu,
bir miktar şili tozu,
1 tatlı kaşığı hint safranı,
1 tutam karanfil tozu,
125 gr. un,
1 tutam amonyum karbonatı.
Üstü:
50 gr. şeker.

1. Hamur için şekeri ve yumurtayı krem halini alana dek çırpın. Bademleri ve baharatları karıştırın. Son olarak unu amonyum karbonatı ile üzerine süzüp karıştırın. Hamuru 1 saat buzdolabında bekletin.
2. Fırını 160 dereceye ayarlayın. Hamurdan kiraz büyüklüğünde toplar yapın. Topları kağıtlı tepsiye dizin ve yaklaşık 45 dakika pişirin. Biraz ılındıktan sonra kurabiyeleri bir ızgaranın üstüne koyun.
3. Şekeri bir tavaya koyup, orta ateşte karamel haline getirin. Kurabiyelerin üstüne karamel dökün.

Şilor (Ahlat - Bitlis)


Ahlat Kaymakamlığı

Erik toplanıp yıkanarak, tencerede suyla iyice kaynatılır. Piştikten sonra ezilerek çekirdekleri çıkartılır. Tepsiye yayılarak güneşte kurutulur, tuzlanarak kaplara konularak saklanır. Turşu aşı, dolma, kısır vb. yemek ve yiyeceklerde salça gibi ezilerek kullanılır.

Şimdi piknik zamanı!


THY Skylife

Bahar gelince insanlar her fırsatta kırlara çıkmak istiyor. Doğada sakin bir köşede aileyle, eş dostla, arkadaşlarla yapılan bir pikniğin tadına doyulmuyor çünkü.

Havalar ısınınca insanlar kendilerini tabiatın kucağına atmak isterler. Kışın karanlığından çıkıp, allara, yeşillere boyanma tutkusudur bu. O siyahlar, o griler geçmişte kalır. Baharla birlikte, güneş sarılarına, çimen yeşillerine, gül kırmızılarına boyanırız. İşte bahar piknikleri de tam bu günlerde başlar. Baharın verdiği yepyeni bir yaşama arzusuyla dolan insanlar, aileleriyle, arkadaşlarıyla, dostlarıyla, sevdikleriyle tabiata, ormana, ağaç altlarına, yemyeşil çayırlara, su kenarlarına koşar.

Tarihe baktığımızda eski dönemlerde de şehirlerde yaşayan insanların doğaya kaçış için çabaladıklarını görüyoruz. Örneğin bundan 150 yıl kadar önce İstanbullular bulabildikleri her fırsatta kırlara ve güzellikleriyle ünlü mesire yerlerine koşarlardı. Bugün dünyanın hemen her yanında bu güzelim tabiat eğlenceleri kısaca piknik diye adlandırılıyor. Fransızca 'pique-nique'ten gelen bu kelimenin anlamı, biraz daha sade ve yalın yiyeceklerin bir araya getirilip, hep birlikte yenmesi. Gerçekten de piknik yemekleri, açık havada, tabiatla baş başa kalarak yenen, taşınması kolay ve soğuk yiyecekler. Gerçi teknoloji geliştiği için günümüzde pikniklerde sıcak yemekler de hazırlanabiliyor. Biraz da bu nedenden artık 'piknik yapmak' kadar, 'mangal yapmak' da denebiliyor. Piknik tüpleri, yemekleri sıcak tutan özel kutular; pikniklerin görünümünü değiştirdi. Bir başka deyişle, kır ve mesire gezileri, yavaş yavaş mangal partilerine dönüştü. Mangalın ve hazır yiyeceklerin sağladığı kolaylıklar geleneksel piknik yiyeceklerinin yapısının değişmesine yol açtı.

ESKİ İSTANBUL PİKNİKLERİ
Eski İstanbul'da, özellikle 19. yüzyılda Tanzimat döneminde mesireler toplum hayatının önemli bir parçasıydı. İstanbul'un coğrafi konumu nedeniyle tüm mesire alanları kıyı şeritlerinde kurulmuştu. Kayıkla ulaşılabilen mesire alanları Galata'dan Kağıthane'ye, Karaköy'den Göksu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alıyordu. İnsanlar buralara kayıklarla ulaşıyorlardı. Bu kayık kendilerinin de olabilir veya kiralanabilirdi, ama bu geziye katılanlar mutlaka kendilerine ait bir seyir takımı bulundururlardı. Kayığın üzerine konacak örtüler, sürahi, iki gözlü 'Viyana sepeti', sefertası ve sofra gereçleri bunlardan bazılarıydı. Birçok zorluktan sonra mesire yerine ulaşan piknikçiler, günlerdir hazırladıkları yemekleri ortaya koyarlardı. Bunlar, dil söğüş, kuzu söğüş, zeytinyağlı yaprak sarması, turşu, kuru köfte, kadınbudu köfte, hanım mücveri, biber dolması, Çerkez tavuğu, sebze kızartmaları, haşlanmış yumurta, peynir, domates, salatalık, yoğurt gibi soğuk yemeklerle sütlü irmik helvası, kalbura bastı, tulumba gibi tatlılardı. Kesinlikle sıcak yemek bulundurulmazdı, çünkü o zamanın şartlarında bu hem zordu hem de ortamda kokacağından, büyük bir görgüsüzlük sayılırdı.

Mesire yerlerinde ayrıca seyyar satıcılar da bulunurdu. Süt mısırcılar, macuncular, keten ve kağıt helvacılar, muhallebiciler, yoğurtçular, şerbetçiler, damla ve çam sakızcıları, elma şekercileri, leblebiciler, sucular, mevsimine göre erik, çağla, kiraz, İzmir üzümü, Değirmendere fındığı, Bursa şeftalisi, kavun, karpuz satanlar, kahveciler ve semaverciler, sazendeler, hanendeler mesire yerini görkemli bir şölen alanına çevirirlerdi.
Ne yazık ki günümüzde artık “Çek Küreği Güzelim Uzanalım Göksu'ya” diye şarkılar söyleyerek böyle piknikler yapmak mümkün değil. O Göksu yok artık. İnsanların piknik keyfi yine devam ediyor, ama mangalda cızırdayan et kokuları arasında, çimen ve çiçek kokularını bastırarak...

ŞİMŞEK ÇÖREĞİ


250 gram ince şeker, 120 gram tereyağı, 200 gram un, 100 gram badem, 6 yumurta, 2 yemek kaşığı yoğurt ya da karbonat, 1 limon kabuğu rendesi, biraz vanilyayla kek hamuru gibi karınız, bademleri doğrayıp üstüne serperek fırına veriniz.

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 689, 690, 691 ... 811, 812, 813  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Üyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Üyelik
Bölümler
Web Araçları
İletişim
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Türkçe
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mütevazı Lezzetler® İkramlar
Mütevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mütevazı Lezzetler® Çorbalar
Mütevazı Lezzetler® Pilavlar
Mütevazı Lezzetler® Videoları
Mütevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mütevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mütevazı Lezzetler® Türkçe
Mütevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mütevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mütevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2015 Bütün Hakları Saklıdır


 ankara escort balgat escort ankaya escort demetevler escort dikmen escort eryaman escort esat escort kızılay escort sınırsız escort eve gelen escort otele gelen escort ucuz escort ankara escort cebeci escort ankara escort ankara escort bayan porno rokettube