Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
91,424 Yemek Tarifine 2,586,692,528 defa bakıldı


yarma önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları

Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı







Sayfa: 1, 2, 3 ... 15, 16, 17  Sonraki »
208. Bölüm


«Eğer kötülük yaparsam, beni uyarın, Allah da sizi sevsin, çünkü O'nun istediğini yapmış olursunuz. Ama, kimse günahtan dolayı beni uyarmazsa, bu, sizin dediğiniz gibi İbrahim'in çocukları olmadığınızın ve İbrahim'in bulunduğu başla bir arada bulunmadığınızın işaretidir. Allah sağ ve diridir ki, İbrahim Allah'ı o kadar çok severdi ki, sahte putları parçalayıp, anne ve babasını terketmekle kalmamış, aynı zamanda Allah'a itaat etmek için kendi oğlunu da öldürmek istemiştir.»
Başkanın karşılık verdi: «Sana sorduğum bu; ve seni öldürmenin yollarını aramıyorum, o halde söyle bize: İbrahim'in bu oğlu kimdi?»
İsa cevap verdi: «Senin şanının ateşi ey Allah, beni tutuşturuyor ve konuşmadan edemiyorum. Bakın diyorum, İbrahim'in oğlu İsmail'di. Ondan, kendisiyle yeryüzünün tüm kabilelerinin kutsanacağı İbrahim'e, va'd edilen Mesih gelecektir.»
O zaman, bunu duyan başkahin kızdı ve bağırdı: «Şu dinsiz herifi gelin taşlayalım. Çünkü o bir îsmaili'-dir. Musa'ya karşı, Allah'ın kanununa karşı küfretmiştir.»
Bunun üzerine, her yazıcı ve Ferisi halkın önde gelenleriyle birlikte İsa'yı taşlamak için taş kaptılar. İsa ise gözlerinden kaybolup mabetten çıktı. Ve o zaman, İsa'yı öldürmek için duydukları dehşetli arzuyla, öfke ve nefretten gözleri dönmüş şekilde birbirlerine öylesine vurdular ki, orada bin kişi öldü ve kutsal mabedi kirlettiler. İsa'nın mabetten çıktığını gören havariler ve mü'minler (çünkü o kendilerinden gizli değildi) kendisini Simun'un evine kadar izlediler.
Bu arada Nikodemus oraya geldi ve Isa'ya, Kudüs'­ten çıkıp, Sidrun çayı ötesine gitmesini tavsiye ederek dedi: «Rab, benim Sidrun çayı gerisinde evle birlikte bahçem var, bu bakımdan sana rica ediyorum, şakirtlerinden bazılarıyla oraya git ve kâhinlerimizin bu nefreti geçinceye kadar orada kal. Sana gerekli olan her şeyi sağlıyacağım. Ve, şakirtlerin çoğunu burada Simun'un evinde ve benim evimde bırak, Allah bize her şeyi verecektir.»
Ve, İsa yanına, ilk olarak havariler denilen yalnızca on iki kişiyi almak arzu ederek, böyle yaptı.

Amasya Mutfağı


Amasya tarihsel yaşamı ve köklü bir kültür düzeyi yanında ekolojik yapısıyla da zengin bitki örtüsüne, dolayısıyla zengin mutfak kültürüne sahiptir. Her yörenin kendine özgü yemekleri vardır. Bazı yemekler ise diğer yörelerde de bilinmesine rağmen her yörede değişiklik arz eder. İlin yöresel yemekleri:
Çorbalardan: Çatal çorba, sakala çarpan, toyga çorbası, cilbir, helle çorbası, kesme ibik çorbası, yarma çorbası.
Etli Yemeklerden: Bakla dolması, etli bamya, keşkek, ciğer sarması, göbek dolması, madımak, mıhlama, mumbar, işkembe, pastırmalı pancar, patlıcan pehli, pastırma pağallemesi, pirpirim, sirkeli ciğer ve sulu köfte.
Tatlılardan: Dene hasudası, kuymak, yuka tatlısı, ayva gailesi, elma tatlısı, fırın sütlaç, gelin parmağı, gömlek kadayıfı, kalbur tatlısı, höşmerim, peluza (hasuda), şeker böreği, unutma beni, vişneli ekmek ve zerdali gailesi.
Hamur İşlerinden: Amasya çöreği, yağlı/katmer, kabak kavuklu pilav, bişi, cırıtka/ cızlak /akıtma, döndürme, ekmek aşı (papara), eli böğründe, haşhaşlı cevizli çörek, hengel, kıymasız mantı, kaypak, mayalı, patlıcanlı pilav, sini suböreği, tepsi böreği, yakasal böreği ve yanuç, yöresel yemekler olarak sayılabilir.

AMASYA YEMEK KÜLTÜRÜ


Anadolujet Magazin

Amasya evleri de birbirinden ilginç ve cazibeli bir görüntüye sahip. Bitişik nizamla yapılmış evlerin çoğunda avlu ve bahçe bulunur ve ikinci katlar genelde simetri ve yer kazanmak amacıyla cumbalıdır.
Tüm bu güzelliklerin arasında ve tarih kokan bu atmosferde eşsiz tatları da bulmak mümkün Amasya’da. Birbirinden güzel yemekler sanki Amasya’ya Allah'ın bahşettiği bir hediye. Amasya, özellikle elmaları ile ünlüdür. Meşhur ‘misket’ elması ile yapılan pekmezlerin tadına doyum olmaz. Elmanın yanısıra şeker pancarı, haşhaş ve ayçiçeği de ihraç eden Amasya’nın yemekleri ve özellikle de çorbaları çok çeşitlidir. Uzun çorba, yarma çorbası, ayran, helle, toyga ve sakala çorbası bunlardan bazılarıdır. Sebzelerde en çok bamya, fasulye, biber, ebegümeci, pancar ve pürpürüm diye adlandırılan semizotuna yer verilir. Sıklıkla kullanılan koyun eti, yıkanıp çemenlenerek kışın ‘keşkek’ ya da ‘çemenli yemek’ yapılmak üzere saklanır. Tatlılar arasında ise ‘vişneli ekmek’, ‘höşmerim’, ‘peluza (hasuda)’, ‘unutma beni’, ‘kuymak’, ‘elma tatlısı’ Amasya’nın lezzetli tatlılarından bazılarıdır. Hamur işlerinin de Amasya mutfağında özel bir yeri vardır. ‘yanuç’,’kaypak’, ‘hengel’ ve ‘kıymasız mantı’ tadılması gereken lezzetli hamur işlerindendir.

SOFRA ADABI
Amasya’da sofra kültürüne verilen önemin en güzel örneklerinden birini, sofraya evin büyüğü gelmeden yemeğe başlanmama âdetinde görürüz. Evin büyüğü “Besmele” çekmeden yemeğe başlanmaz. Sofraya bakır tasta gelen çorbayı tüm aile fertleri aynı tastan beraberce içerler. Yemek yenirken gürültülü konuşmalar ve şaka yapmak hoş karşılanmaz. Ekmek kesilmez, koparılır. Sofradakilerden biri su içmek isterse suyu evin küçüğü servis yapar ve bu kişi suyunu içene kadar, o kişinin ‘yemek hakkını’ korumak için diğerleri yemek almaz ve beklerler. Yemekten sonra çay içmek adettendir.

Kış yemekleri için hazırlıklar yazdan yapılır. Genelde yazın kurutulmuş yiyecekler, kışın yemeklerde kullanılır. Tarlada çalışanların yemek yediği ‘ikindilik’ hariç genelde Amasya’da, ‘kuşluk’(sabah) ve akşam olmak üzere iki öğün yemek yenir. Ancak bazende akşam yemeğinden sonra ‘yatsılık’ denen diğer bir öğününde yendiğini görmek mümkündür. Düğün, sünnet, bayram gibi günlerin yemekleri ve yenmesi adeta bir şenliktir Amasya’da. Sünnetlerde genelde etli pilav, şerbet ve tatlı verilir. En güzel adetlerden biri ise ‘diş hediği’ âdetidir. Küçük çocuklar diş çıkardığında buğday şeker ile kaynatılır ve komşulara dağıtılır.

Ramazan ve Kurban Bayramı yemekleri bir başka özeldir Amasya için. İftarda yenenler genellikle ‘cicik çorbası’ , ‘mercimek çorbası’,’erişteli pilav’, ’börek’,’hoşaf’ ve ‘çörek’tir. Bayram ziyaretine gelenlere ‘etli dolma’, ‘keşkek’, ‘baklava’, ‘haşhaşlı çörek’ hazırlanır. Bir mendil içine lokum koyup çoçuklara harçlık verilmesi geleneği Amasya’da hala devam etmektedir. Kurban Bayramlarında ise misafirler için, ‘bakla dolması’, ‘etli pilav’, ‘baklava’, ‘toyga’ ve ‘ciğer kavurma’ hazırlanır. Fakirlere, hazırlanan yemeklerden gönderilir.

Amasya'daki en eski geleneklerden biri de ‘Zekeriya Sofrası’dır.’Zekeriya Sofrası’, çiğ yemeklerden oluşan özel bir sofradır. Bu sofraya davet yoktur , dileyen katılabilir. Bu sofra bir dileğin gerçekleşmesi için yapılır ve dileği gerçekleşen bu sofrayı tekrar kendi evinde yapar. Sofra zemzem, hurma, çörek otu, yoğurt, peynir, pide ve zeytinden oluşur. Bunun dışında, sofraya konulan kuru yiyeceklerle birlikte, sofrada kırk bir çeşit yiyecek olmalıdır. İkisi Allah, ikisi Zekeriya Peygamber ve ikisi tutulan dilek için olmak üzere altı rekât namaz kılınır ve namazdan sonra sofraya mum dikilir.

Amasya için her özel gün özel bir yemek yeme şölenidir ve Amasya modernleşmeden ve kentleşmeden nasibini almışsa da gelenekleri aslına uygun yaşatan nadir kentlerimizden biridir.

Ankara Yemek Kültürü


Kültür ve Turizm Bakanlığı

Türk yemek kültüründe çeşitli illerimizin ayrı özellikleri var.Her ilimiz yiyecek türleri bakımından kendine özgü özellikleriyle tanınır.Hatta bazı illerimiz, sadece yiyecekleriyle meşhur olmuşlardır.Kayseri mantısı, Bursa İskenderi, Ankara Tavası gibi.Bu bölümde Ankara’yı yemek ve yiyecek kültürü açısından ele alacağız. Bugün Ankara, Türk yiyecek kültüründe son derece çeşitlenmiş bir duruma gelmiştir.

Geleneksel Olarak Ankara’nın Yemek Kültüründeki Yeri
Ankara, tüm Türkiye’de geleneksel olarak bazı yemek ve yiyecekleriyle tanınmıştır.

Ankara Balı
Kokusu ve lezzeti bakımından Türkiye’nin en ünlü balları arasındadır.Rengi beyazdır.Ankara kırlarında bulunan çeşitli bitki ve meyve ağaçlarının çiçekleri bakımından özel bir lezzet ve kokuya sahiptir.

Ankara Yuva Kavunu
Koyu yeşil renkli kabuklu ve yuvarlak olup, lezzetli, sulu, yenen kısmı kalın ve ince kabukludur.Evlerde serin yerlerde bekletilerek de kışın bile yenir.

Ankara Armudu
Bugün çok azalmıştır.Genç kuşaklar böyle bir armut türünün varlığından bile habersizdir.Yeşil renkli, yuvarlak ve sulu, tatlı bir armuttur.Diğer armutlar gibi değildir.Buna kış armudu da denir.Sonbaharda çok sert ve susuzdur.Sert halinde toplanır.
Serin yerde bekletilerek yumuşaması ve sulanması sağlanır.Bir diğer Ankara armut türü ise, yumuşak sulu ve kokulu yaz armududur ve kumludur.Bu iki tür Ankara armudu Türkiye’de tanınmıştır.Fakat eski kaynaklarda Ankara’da 38 çeşit armut yetiştirildiği de belirtilmektedir.

Atatürk Orman Çiftliği Mamulleri
Atatürk’ün kurduğu Atatürk Orman Çiftliği’nde elde edilen süt, yoğurt ve dondurma bütün Türkiye tarafından sevilerek tüketilen ürünler arasındadır.

Ankara Tavası
Ünlü geleneksel Ankara yemeğidir.Kısaca, etli pilav denebilir.Yağlı koyun eti, fırın ya da tandırda kızartılarak pilav üzerine konur.Yahut et, haşlanmış olarak da pilavla yenir.Büyük tavada pişirildiği için bu ad verilmiştir.Daha çok toplu yemek gelenekleri arasında yer alır.
Düğün, ölüm, hıdrellez, mesire gibi belli zamanlarda tüketilir.Yanında cacık, turşu, salata ya da hoşaf ile yenir.Bugün toplu yemek yenen kurumlarda şehriyenin pilavı ile etlerin kavurma biçiminde küçük küçük doğranıp pişirildiği yemeğe de Ankara tavası deniyor.Yani buna etli şehriye pilavı da denebilir.
Katma Aşı
Yarma buğday ve yoğurtla yapılır.
Toygar Çorbası
Pirinç, buğdaya yoğurt katılarak elde edilir.
Pastırma, sucuk
Yörenin eski yiyecekleri arasındadır.

Ankara Döneri
Sade koyun etinden, kıyma kullanılmadan hazırlanan, yaprak etlerden pişirilerek yenen dönerdir.Bugün kentin her semtinde bu tür dönerciler bulunur.Ayrıca dönerci lokantaları da var.Daha çok, ekmek arası tüketim yaygınlaşmıştır.Ayaküstü tüketim (fast food) olarak daha fazla tüketilir.

Bazı ilçelerinin Ünlüleri
Kızılcahamam pirinci, Kalecik ayvası, Ayaş dutu, vişnesi, Beypazarı havucu.Ankara’nın çeşitli ilçelerine ait köylerde hamur işleri oldukça yaygındır.Özellikle gözleme, çok sevilen popüler ve çok tüketilen bir yiyecektir.Yine mantı, börek, çörek, yufka, bazlama gibi hamur işleri de tercih edilen yiyecekler arasındadır.
Bir tahıl yöresi olarak da her türlü buğday, fasulye, nohut, mercimek, soğan, patates gibi hammaddelerden yapılan yemekler, çorbalar (yoğurtlu çorba, yarma aşı, tarhana vs gibi) da bir çeşitlilik göstermektedir.

Metropoliten Olarak Ankara’nın Yemek Kültüründeki Yeri
Ankara, metropoliten bir yöre olarak 10 milyona yakın nüfusu ile yemek kültürü açısından tam bir çeşitliliğe ve farklılaşmaya uğramıştır.Özellikle batı ülkelerindeki yemek tarzı çok yaygınlaşmıştır.Bunların başında, ayaküstü yiyeceklerin (fast food) yer aldığı ticari kuruluşlar, hem kent merkezinde, hem de çeşitli semtlere dağılmıştır. Buralarda, ekmek arası döner, köfte, balık tüketilir.
Geleneksel kebapçı dükkanları da oldukça yaygındır.Her türlü Türk kebapları, buralarda vardır.Pide, döner, Adana Kebap, lahmacun gibi.Geleneksel Türk yemeklerinin yapıldığı bazı lokantalar az olmakla birlikte, yine de vardır.Çünkü, fast food dükkanlarının çoğalmasıyla bu tür lokantaların sayısı azalmıştır.Ankara, göç alan bir yer olduğu için, ülkenin her yerinden gelen insanlar, kendi yemek kültürlerini de buraya taşıyarak, bir çeşitliliğe neden olmuşlardır.
Bir diğer çeşitleme ise etnik restoranların açılması ile gerçekleşmiştir. Ankara’da da artık Batı ülkelerinin büyük kentlerinde görülen etnik restoranlar açılmıştır. Çin lokantaları, Meksika lokantaları, İtalyan lokantaları, Japon lokantaları bunlar arasındadır.Pahalı oldukları için üst sosyo-ekonomik kesimlere hitap eden bu lokantalara zaman zaman, bayramlarda, hafta sonlarında, konuk ağırlamada başvurulmaktadır.Artık oralar, Batı ülkelerindeki gibi bir akşamı geçirmek, eğlenmek için gidilen yerler olmuşlardır.
Pastaneler, tatlıcılar da özellikle genç kuşakların gittiği yerlerdir.Bunların dışında bazı özel yemeklerin yendiği lokantalar da açılmıştır.Örneğin sadece mantı yenilen dükkanlar, işkembe çorbası yenen restoranlar, balıkçılar, tavukçular gibi.Sadece dondurma satan dükkanlar da bunlar arasında sayılabilir.Uluslararası tanınmış fast food firmaları da yaygınlaşmıştır:Örneğin Mc Donald’s, Burger Kıng, Kentucky Fried Chicken, Pizza Hut gibi.Gözleme, börek gibi geleneksel yiyecekler de ayrı bir kategori oluştururlar.
Görüldüğü gibi, Ankara bugün yemek, yiyecek kültürü açısından oldukça çeşitlenmiş bir manzara göstermektedir.Hem Batı kültürünün hem geleneksel kültürün, hem bazı etnik grupların yiyecek kültürünün yer aldığı karmaşık bir yapıya sahip olmuş Ankara, kuşkusuz büyük bir kültür mozaiği durumuna gelmiştir.
Her kesimden olan insanların yiyecek kültürünün yer aldığı böyle bir merkez, yerli ve yabancı, herkesin ilgisini çekmektedir.Esasen Ankara, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri, Atatürk zamanında bir başkent olarak lüks lokantalar, nezih yemek yerleri olarak da ülkemizin çeşitli yörelerinin yemeklerinin sergilendiği bir yerdi. Buralara daha çok diplomatlar, milletvekilleri ve politikacılar gitmekteydi.

Anne Karma Katma


1 su bardağı aşurelik yarma
8 adet kıyılmış taze soğan
1 çorba kaşığı biber salça
10-15 dalkıyılmış maydanoz
1 adet limon
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı tuz

Buğday akşamdan ıslatılır, ertasi gün şekli bozulmadan, yumuşayana kadar haşlanır, soğutulur. Diğer malzemeler eklenir ve karıştırılır.

Aşurenin Türk Mutfağındaki Yeri ve Önemi


İnsanların beslenme alışkanlıkları; coğrafi koşullar, yaşanılan dönem, yer, ekonomik durum, dini inanışlar gibi bazı nedenlerden etkilenmektedir. Dünyanın büyük bir bölümüne yayılmış olan Türk toplumunda, tüm etkenlere rağmen gelenekler sürdürülmektedir.
Kültürümüzün en güzel özelliklerinden olan yemek hazırlama, pişirme ve ikram değişen tüm koşullara rağmen hala sürdürülen geleneklerimizdendir.
Aşure, yarma buğday, kuru fasulye, nohut, pirinç, gibi tahıllardan yapılan bir tatlıdır.
İçerisine tat ve lezzetini artırıcı olarak, üzüm, kuruyemişler, baharat ve meyve ilave edilerek hazırlanır. Geleneksel Türk tatlıları içinde özel bir öneme sahiptir. Çok lezzetli bir tatlı olduğu için her zaman hazırlanmakta ancak dinimizce Kameri takvimine göre kurban bayramından sonraki Arabî ayların ilki olan muharrem ayının onuncu günü aşure günüdür.
Halk arasında dinsel niteliğine ait bazı söylentiler vardır. Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edildiği gün, Hz. İbrahim’in ateşte yanmaktan kurtulduğu gün, Hz. Yakup’un, oğlu Yusuf’a kavuştuğu gün gibi...
Ayrıca; inanışa göre Hz. Nuh’un gemisinin Cudi dağına oturduğu gün, kalan erzaklardan hazırlanan sulu ve tatlı bu yiyecekle kurtulanlar bayram etmişler. O günün anısına bu tatlı çorbanın yapımına devam edilmiş.
Aşure özel günler dışında, mönülerde her zaman yer alan ve sevilerek tüketilen bir Türk tatlısıdır.
Halk arasında değişik inanışlar nedeniyle aşure toplumumuzda önemi ve özelliği olan bir tatlı çeşididir. Ayrıca aşurenin pişirilip misafirlere ikramı, komşulara dağıtılması geleneği, komşuluk ilişkilerini geliştirmek, hayır işlemek, gönül almak gibi toplumsal birliktelik açısından bir araçtır.

Aşure Hazırlamada Kullanılan Araç ve Gereçler:
Araçlar: Aşure çok miktarda yapıldığı için genellikle büyük boy araçlar kullanılır.
Pişirme kazanı, tencere veya basınçlı tencere (düdüklü tencere)
Kepçe, kaşık, tatlı kaşığı
Servis kâsesi
Ocak

Gereçler: Aşure hazırlanırken bölgesel birtakım farklılıklar olabilir. Bu yörelere, iklimlere, inanışlara, alışkanlıklara, yörenin tarımsal ürünlerine göre değişebilir. Örneğin; bazı yörelerde pirinç, kestane, bakla, çam fıstığı, susam, fıstık, fındık, süt, gül suyu, kuş üzümü, vanilya gibi gereçlerden biri veya birkaçı ana malzemelerle birlikte kullanılır. Bazı yörelerde de dini inanışlar nedeniyle kurban etinden ayrılıp saklanan küçük bir parça aşureye konur.

Süslemek için:
Tarçın
Nar taneleri
Ceviz içi
Fındık
Antep fıstığı
Karanfil
Hindistancevizi
Doğranmış portakal kabuğu

AYRAN AŞI (Ağrı)


Malzemeler:
1 bardak aşurelik buğday (yarma)
1 yumurta
1,5 bardak yoğurt
1 yemek kaşığı un
5 yemek kaşığı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz,nane

Hazırlanışı:
Buğday bir gece önceden sıcak suyla ıslatılır. Ertesi gün düdüklü tencereye konur üzerine 6 bardak su eklenir, iyice pişirilir. Yoğurt, yumurta ve un çırpılır ve tencereye ilave edilir iyice karıştırılır. Karıştıra karıştıra pişirmeye devam edilir. Ayrı bir tavada yağa nane konur ve kavrulduktan sonra çorbanın üzerine dökülür.Bir iki taşım kaynatıldıktan sonra çorbamız hazır.

Ayran Aşı Çorbası


Türkan Dinç

1.5 Su Bardağı Yarma
1 Su Bardağı Nohut
500 Gr. Yoğurt
1/2 Çay Bardağı Zeytinyağı
1 Çorba Kaşığı Nane
1 Tatlı Kaşığı Tuz

Nohudu akşamdan suya koyalım. Ertesi gün hem nohudu hem yarmayı haşlayalım, süzelim. Yoğurdu çok az sulandıralım. Nohut ve yarmayı yoğurda katalım. Tuz ilave edip karıştıralım. Bir tavada yağ ile naneyi yakalım. Servis yaparken çorbamızın üzerinde gezdirelim.


Ayran Çorbası


Milli Gazete

Malzemeler:
1 Su bardağı yarma
1 Su bardağı nohut (kabukları ayıklanmış)
1 Kilo yoğurt
Nane
Tuz

Yarma ve nohut ayrı ayrı haşlanır. Soğuduktan sonra yoğurt sulandırılarak ayran haline getirilir. Malzemeler içine karıştırılır, tuzu eklenir. Üzerine nane eklenir. Serin serin yenir.

Ayran Çorbası (Amasya)


Amasya Valiliği

Yarma, nohut akşamdan ıslatılır. Daha sonra yumuşayana kadar pişirilir. Tuz atılır, süzme yoğurt ayranı çorbaya katılır.


NOT: Bu çorba soğuk olarak yendiği gibi tereyağı ve nane katılarak istenirse sıcak olarak da
yenebilir.


AYRAN ÇORBASI (ERZURUM)


Malzeme:
1 su bardağı aşurelik buğday (yarma)
50 gram kıyma
2 kaşık un
2 baş soğan
1 kase yoğurt
2 kaşık yağ
karabiber
tuz

Yapılışı:
Aşurelik buğday ayıklanıp yıkandıktan sonra iyice pişirilir. 50 gram etin içerisine tuz ve karabiber koyularak leblebi büyüklüğünde köfteler yapılır. Pişen aşurelik buğday büyük bir tencereye alınarak üzerine çorba kararınca su doldurulur. Tuzu atılarak kaynatılır. Kaynayınca köfteler de içine atılır. Başka bir kapta iki kaşık un ve hafif ekşi yoğurt iyice karıştırılır ve yavaş yavaş tencereye ilave edilir. Unun birden pişmemesine dikkat etmelidir. İnce ince doğranarak yağda kavrulan soğan kırmızı biberle birlikte çorbanın içine dökülür. Bu arada içerisine aş otu denilen maydanoza benzeyen yeşillik de ince doğranarak eklenir. Karıştırılır. Ateşten indirilir.

AYRANLI ÇORBA (Bayburt)


MALZEMELER
1 kilo ayran
1 su bardağı haşlanmış mısır
1 su bardağı haşlanmış yarma
1 tutam dargun veya aşotu
4 kaşık un
tuz

YAPILIŞI
Derin bir tencereye haşlanmış mısır ve yarmaları koyun, 4 su bardağı su koyun kaynatın,4 kaşık unu mikser veya elde çırpın,tencereye ilave ederek kaynatın,ayranı dökün karıştırın kaynamadan ateşten indirin. Dargın veya aşotu dökerek servis yapın. Arzu ederseniz içine sade kıymadan küçük nohut büyüklüğünde köfteler yapın.

AYRANLI KABAKLI KÖFTE (Malatya)


Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Yaklaşık 500 gr. kadar yarma bulgur. Bir tepsinin üzerinde sıcak su yardımıyla ıslatılır. Tuz ilavesiyle yumuşak bir hamur haline gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan hamurdan bilye büyüklüğünde parçalar alınarak yuvarlaklaştırılır.
500 gr. veya 1 kg. kadar kabak, zar büyüklüğünde küçük küçük doğranır. Yuvarlatılan köfteler, tuzlu su içerisinde, genişçe bir tencerede kabak ile birlikte haşlanır. İyice haşlanan kabak ve köfteler bir süzgeçten geçirilerek süzülür. Genişçe bir tencereye konulan kabak ve köftelerin üzerine su ile hafifçe sulandırılan ve bolca sarımsak katılan yoğurt dökülür ve kabak, köfte, sarımsak iyice birbirine karıştırılır, tabaklara alınır.
Bu yemek başlı başına bir yemek olarak sofralarda yer almaz. Esas yemeği tamamlayan yardımcı bir unsurdur.


ML® Kabaklı Köfte için tıklayın

AYRANLI SARMA (Kiraz Yaprağı İle) (Malatya)


Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Malzemeler:
Ayran
kiraz yaprağı
yağ
un
bir bardak su
kırmızıbiber
tuz
soğan
limon tuzu veya erik ekşisi.

Yapılışı:
Kiraz yaprakları toplanır. Ayıklanır ve yıkanır. Yarma, su ile ıslatılır. Tuzu atılır. Biraz bekletilir. Yoğrulur ve hamur haline getirilir. Hamur kiraz yaprağının içerisine konur ve küçük sarmalar şeklinde sarılır. Bir tencereye sıra ile dizilir. Üzerini örtecek kadar kaynamış su konur. Hazırlanan ayran ateş üzerine konur ve sürekli olarak karıştırılır. Bir miktar ayran da un ile karıştırılarak bulamaç haline getirilir ve kaynayan diğer ayran içerisine aktarılır. Bir taşım kaynatıldıktan sonra küçük doğranmış soğanlar yağ ile kavrulur. İstenirse kavrulan soğanla beraber kabaklara konan ayran köfteler üzerine serpilir ve bir miktar soğutulduktan sonra servis yapılır.
Eğer ayran ekşi değilse içerisine erik ekşisi veya limon tuzu konur.

AYRANLI SARMA (Malatya)


Malzemeler
2 su bardağı yarma (yarma; aşurelik buğdayın köftelik bulgur kadar öğütülmüştür.aşurelik buğdayı robotta öğüterek elde edebilirsiniz. Yarma Malatya yöremize has bir yiyecektir).
1 su bardağı köftelik ince bulgur
1 kg. yoğurt
1 yumurta
4 büyük boy soğan
1 yemek kaşığı dolusu salça
1 tatlı kaşığı Pul biber
1 tatlı kaşığı tuz
500 gr. taze asma yaprağı
2 yemek kaşığı un
Yapılışı
Yarmayla köftelik bulgur bir biriyle karıştırıldıktan sonra bir tatlı kaşığı tuz ilave edilip bir kez daha karıştırılır. Ilık suyla 5 dakika kabartılır. Kabaran bulgur ve yarma azar azar ılık su ilave edilerek bir birini tutup ayrılmayacak bir hamur kıvamına gelene kadar yoğrulur. Tencerede bir miktar su kaynatıp asma yaprakları hafif haşlanıp çıkartılır ve suyu süzdürülür. Yapraklar büyükse dörde küçükse üçe bölünüp hazırlanır. Hamurdan misket büyüklüğünde parçalar alınıp yaprağın içersine koyulup serçe parmağı kalınlığında ve onun yarısı kadar uzunluğunda sigara gibi sarılır. Tencereye yan yana sıralanır. En üstüne bir tabak kapatılır. 1 bardak su ilave edilip kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirilir. Derin bir kase içersinde yoğurt, un, yumurta çırpılır. Azar azar su ilavesiyle ayran kıvamına gelene dek karıştırılarak özdeşleştirilir. Özdeşleşen sos ocakta karıştırılarak kaynayana kadar pişirilir. Kaynayan sos tenceredeki sarmaların üzerine dökülür. 10-15 dakika sarmayla pişen sosun altı kapatılır. Tavada incecik kıyılan kuru soğanlar tereyağında pembeleşinceye kadar kavrulur. Salçası, pul biberi eklenir. Salçalı sos isteğe göre direk tencereye karıştırıp servis yapılabilir. Yada kaselere koyulduktan sonra birer ikişer kaşık kaselerin üzerine dökülerek servis yapılır. Not : Bu Malatya’ya has yemeğimiz asma yaprağı haricinde mevsime göre taze (ilk çıkmış) fasulye, fındık, ayva, dut, kiraz yaprağıyla da sarılır.

Ayranlı Yarma (Siirt)


Siirt İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Kış mevsiminde yenilen bu yemeğin diğer adı "Şişe Şirten"dir. Mahalle dibeklerinde dövülerek kasuğu çıkarılan buğday, değirmende övütülerek yarma haline getirilir. Bol suda hamurlaşıncaya kadar pişirilir. Pişirilen bu yarma derin tabaklar içine ortası boş bırakılarak yayılır. Yazın torbalarda süzülerek topak halinde kurutulan ayran “İncene” denen dibi pürüzlü toprak tencerede ılık suda, elle sürtülerek eritilir. Sıvı hale gelen ayranın içine bol miktarda kızarmış yağ, nane ve kırmızı biber konularak yarma tabağının boş bırakılan kısmına dökülür. Hazırlanan ayranlı yarma kıyıdan başlanmak suretiyle yenilir.

AYVA YAPRAĞI KÖFTESİ (SARMA) (Malatya)


Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Malzemeler:
Ayva yaprağı
yarma
tuz
yoğurt
1-2 kaşık un
2-3 baş kuru soğan
biraz tereyağı.

Önce yarma ıslatılır. Tuz serpilir. Alacağı kadar su ile yoğrulur. Ayva yaprakları toplandıktan sonra temiz yıkanır ve kurulanır. Sonra yarma hamuru ile sarılır. Bir tencereye dizilen ölçülü suyu koyduktan sonra, tencerenin ağzına kapatılacak kapaktan önce köftenin üzerine bir tabak kapatılır. Pişirilir, piştikten sonra ölçülü yoğurt un ile iyice karıştırdıktan sonra köftenin üzerine dökülür. Kaynayana kadar kaşık ile hafifçe karıştırılır. Kaynadıktan sonra tabaklara alınır. Önceden küçük küçük doğranan soğan, tereyağında kavrulduktan sonra yemeğin üzerine dökülür.

Ayva Yaprağında Ekşili Köfte (Gaziantep)


3 su bardağı yarma
Yarım kilo ayva yaprağı
4 yemek kaşığı margarin
1 kilo yağurt
4 adet soğan
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nar ekşisi
2 tatlı kaşığı tuz

Yarma tuz ve su ilâvesi ile yoğrulur, yumuşak bir hamur hazırlanır. Ayva yapraklan yıkanır. Hazırlanan hamurla pamuklu tarafı içe, parlak tarafı dışa gelecek şekilde hamurla kalem gibi sarılır. Hazırlanan köfteler bir tencereye muntazam bir şekilde dizilir, tuz atılır, üzerini geçinceye kadar sıcak su ilâvesi ile pişirilir.
Diğer tarafta yoğurt-unla birlikte bir tencerede karıştırılır üzerine iki su bardağı kadar su ilâve edilir, karıştırıla karıştırıla kaynatılır. Erik ekşisi, yoğurt-un-su karışımına ilâve edilir. Pişmiş olan köftelerin üzerine kaynamakta olan karışım boşaltılır, bir kaç taşım kaynatıldıktan sonra servis tabağına alınır. Üzerine küp şeklinde doğranmış margarinde kavrulmuş soğan gezdirilir, ılık olarak servis yapılır.

Ayva Yaprağından Ekşili Köfte (Malatya)


3 su bardağı yarma
1 /2 kg. kadar ayva yaprağı
3 yemek kaşığı tereyağı
1 kg. yoğurt
1/2 kg. kuru soğan
2 kaşık un
1 yemek kaşığı erik ekşisi
Tuz

Yarma tuz ve su ilâvesi ile yoğrulur, yumuşak bir hamur hazırlanır. Ayva yapraklan yıkanır. Hazırlanan hamurla pamuklu tarafı içe, parlak tarafı dışa gelecek şekilde hamurla kalem gibi sarılır. Hazırlanan köfteler bir tencereye muntazam bir şekilde dizilir, tuz atılır, üzerini geçinceye kadar sıcak su ilâvesi ile pişirilir.
Diğer tarafta yoğurt-unla birlikte bir tencerede karıştırılır üzerine iki su bardağı kadar su ilâve edilir, karıştınla karıştırıla kaynatılır. Erik ekşisi, yoğurt-un-su karışımına ilâve edilir. Pişmiş olan köftelerin üzerine kaynamakta olan karışım boşaltılır, bir kaç taşım kaynatıldıktan sonra servis tabağına alınır. Üzerine küp şeklinde doğranmış tereyağında kavrulmuş soğan gezdirilir, ılık olarak servis yapılır.

BABUKKO (Erzincan)


Erzincan Valiliği

Su, tuz ve un karıştırılarak yoğrulur. Ancak hamur çok koyu olması gerekir ki bunu yoğurmaya kadınların pek gücü yetmediği için erkekler tarafından yoğrulur. Yoğurma kıvama gelinceye kadar devam eder. Buna hasıl ekmek denir. Tam hasıl olduktan sonra 3-4 kiloluk topaklara ayrılır. Bunlar gene erkekler tarafından tandıra vurulur. Bazen de özel ocak yapılarak ocağa gömülür. Piştikten sonra normal sıcaklıkta soğumaya bırakılır. Kabuk kısmı bıçakla çıkarılır. İç kısmı başka bir tepsiye konur. Biraz daha soğuduktan sonra üç-beş kişi bu içi ufalamaya başlar. Bu iç tam et bulguru inceliğinde ufalanır. Yeniden bir tepsiye konur. Üzerine kurut (Çökelik Kurusu) ezilerek dökülür. Tam ortasına bir çukur açılır. Buraya oldukça bol tereyağı dökülür. Aynı kaptan yenir. Bazen de kabuk tencere şeklinde içi boşaltılır. İç buna dökülür. Sonra kurut ve tereyağı dökülerek yenir. Eski düğünlerin en gözde yemeğidir. Bunun yanında Yarma çorbası. sonra da babukko ile armut hoşafı birlikte verilir.

Badişli (fasulyeli) Çorba (Kemaliye Erzincan)


Anadolujet Magazin

½ kg taze fasulye
2 su bardağı aşlık (dövme, yarma buğday)
1 yemek kaşığı biber salça
1 yemek kaşığı tereyağı
pul kırmızıbiber ve reyhan
Eğin peyniri (sert keçi peyniri)

Hazırlanışı:
Taze fasulye ve aşlık haşlanır. Biber salçası ve pul biber tereyağında kavrulur; fasulyeye eklenir. Pişince üzerine bolca reyhan atılır. Servis sırasında yine pul kırmızıbiber ve çok bol miktarda Eğin peyniri serpilir.
Not: Besin değeri yüksek olduğundan daha çok kışları tercih edilen bir çorbadır. Aşlık denilen yarma buğday ise yöre için sosyolojik önemi olan bir besin maddesi; çünkü o, “kıtlık zamanı”nın otlarla birlikte tek besin maddesi olarak biliniyor.

Bakla Dolması


1 su bardağı kuru iç bakla
1 su bardağı kırık yarma buğday (veya ince bulgur)
4 adet soğan
2 çorba kaşığı domates salça
1 çorba kaşığı kuru reyhan
6 sap dereotu
Yarım kg taze veya salamura asma yaprağı
1 çay bardağı zeytinyağı
Bir tutam karabiber
Tuz

İç baklayı akşamdan ıslatın. Sabah süzün. Kabuklu ise kabuklarını soyup ikiye bölün. Baklayı kırık yarma (veya ince bulgur), incecik kıyılmış 2 soğan, 1 çorba kaşığı salça, reyhan, incecik kıyılmış dereotu, tuz, kırmızıbiber ve 1 su bardağı su ile iyice karıştırın. Suluca bir harç hazırlamış olacaksınız. Taze asma yaprağı kullanıyorsanız tuzlu bol kaynar suda 1-2 dakika haşlayıp çıkarın. Salamura yaprak kullanıyorsanız yaprakların üzerine kaynar su gezdirin, 5 dakika bekletip süzün. Bir kenarda bekletin. Kaim tabanlı bir tencerenin dibine 1 sıra asma yaprağı döşeyin. Yaprakların saplarını ayıklayıp avuç içi kadar parçalara bölün. Damarlı kısmı üstte kalacak şekilde avucunuza bir parça yaprak koyun. Baklalı harçtan 1 tatlı kaşığı dolusu yaprağın ortasına koyun. Kare biçiminde kapatın. Sardığınız yaprakları tencereye yan yana yerleştirin. Tencereyi ateşe oturtun. Ayrı bir tavada incecik doğranmış 2 soğanı biraz tuzla birlikte zeytinyağında altın sarısı renk alana kadar kavurun. Üzerine 1 çorba kaşığı salça koyup 1-2 dakika daha kavurmayı sürdürün. 2 su bardağı su ilave edip kaynatın. Kaynamış suyu sarmaların üzerine gezdirerek, dağılmaması için üzerine geniş bir tabak kapatın. Tencerenin kapağını kapatın. Harlı ateşte bir taşım kaynatıp ateşi iyice kısın. Yaklaşık 45 dakika, dövme yumuşayıncaya kadar pişirin.

BAKLA DOLMASI (Amasya)


Malzemesi
2.5 su bardağı buğday (yarma)
1 su bardağı kuru iç bakla
2 soğan
Yarım kg taze asma yaprağı
1 çorba kaşığı domates salça
750 gr kemikli et
1 demet dereotu
1 demet maydanoz
2 çorba kaşığı sıvıyağ
2.5 su bardağı su
Tuz

Bakla ve buğdayı ayrı kaplarda akşamdan ıslatın. Ertesi gün suyunu süzüp yine ayrı kaplarda 5-10 dakika kadar haşlayın. Maydanoz, dereotu ve soğanları temizleyip ince ince doğrayın. Taze yaprak yerine salamura yaprak kullanacaksanız suda bekletip tuzunu alın.
Bakla ve buğdayın suyunu süzün. Bir kaseye alıp maydanoz, 1 soğan, dereotu, salçanın yarısı ve tuz ilavesiyle karıştırın. Hazırladığınız karışımı asma yapraklarının içine sarın.
Tencereye kemikli eti yerleştirip üzerine sarmaları dizin. Tuz ekip 2 bardak su ilave edin. Sarmaların üzerine porselen tabak kapatıp orta ateşte pişirin.
Kalan soğanı sıvıyağda pembeleştirip kalan salçayı ekleyerek kavurun. 1 çay bardağı su ekleyip 3-4 dakika kaynatın ve karışımı tencereye ilave edin. Orta ateşte 30 dakika kadar pişirin. Geniş bir servis tabağına tencereyi ters çevirerek sarmalar altta, etler üstte kalacak şekilde servis yapın.

Bakla Dolması (Amasya)


Malzemeleri
200 gr. bakla
1 baş soğan
2 su bardağı yarma
1/2 kg. kıyma
1 kaşık salça
biber
tuz
1 çay bardağı sıvı yağı
sarmalık yaprak.

Yapılışı:
Bir gün önceden ıslatılan baklalar soyulur. Yarma, kıyma, kuru soğan, salça, biber, tuz, sıvı yağı, hepsi karıştırılır. Dolmanın konacağı tencerenin içine kemik konur. Yaprağın içerisinde malzemeler konarak bohça şekline sarılır ve kemiklerin üstüne konur. 2 su bardağı su konarak kaynatılır.

Bakla Dolması (Amasya)


Amasya Valiliği

200 gr. kuru bakla
1 baş soğan
2 su bardağı yarma
Yarım çay bardağı bulgur
1/2 kg. kıyma (koyun kuyruğu katılmış, yağlı)
1 kaşık salça
Biber, tuz
1 çay bardağı sıvı yağ
Sarmalık yaprak

Bir gün önceden ıslatılan baklalar soyulur. Yarma, kıyma, kuru soğan, salça, biber, tuz sıvı yağ ile hepsi karıştırılır. Dolmanın konacağı tencerenin altına kemik konur. Yaprağın içerisine hazırlanan iç malzemesi konarak bohça şeklinde sarılır kemiklerin üzerine itinayla (dağıtmadan) döşenir. İki su bardağı su konarak kaynatılır. Kuru soğan eşliğinde servis yapılır.

Not: Dolmalar sarılırken birinin içerisine nişan konur. (Zeytin tanesi, kiraz, çeyrek altın gibi) bu nişan yerken kimin ağzına gelirse onun niyetinin olacağı rivayet edilir. Özelliği olan, besin değeri yüksek ve maharet isteyen yöresel bir yemektir. Amasya’dan başka hiçbir yerde yapılmaz.


Bakla Sarması


4 kişilik
1 su bardağı kuru bakla
Yarım su bardağı yarma
2 adet soğan
2 çorba kaşığı salça
100 gram margarin
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı kırmızıbiber
1 kahve fincanı sıvıyağ
20-25 adet taze veya salamura asma yaprağı
200 gram pastırma

Kuru baklalar ve yarmayı bir gece önceden ıslatın. Baklalar şiştiğinde, boyuna iki parçaya bölerek kabuklarını soyun. Yarma, bakla, tuz, baharatlar, ince doğranmış soğan, salça, margarin, 1 çay bardağı soğuk suyu karıştırın. Taze asma yaprağı kullanıyorsanız sıcak suda 15-20 dakika bekletin. Salamura kullanacaksanız soğuk suda bekletin ve bol su ile yıkayın. Hazırladığınız içten içten yaprağın içine koyun. Gevşekçe sarın. Tencereyi sıvı yağ ile yağlayın. 1 sıra pastırma dizin. Üzerine dolmaları yerleştirin. Tekrar pastırma dizin. Sıcak su ilave edin. Dolmaların üzerine porselen bir tabak koyun. Kapağını kapatın. Suyunu çekip, baklalar yumuşayıncaya kadar, kısık ateşte pişirin. Üzerine yağda eritilmiş kırmızı pulbiber ve salça dökerek servis yapın.


ML® Kuru Baklalı Yaprak Sarması için tıklayın

BAKLALI YAPRAK DOLMASI (Samsun)


Malzemeler:
200 gr. et
300 gr. bakla
1 çay bardağı buğday yarması
1 çay bardağı sıvı yağ
2 orta boy soğan
1 çorba kaşığı nane
1 tatlı kaşığı tuz
1.5 su bardağı su
1 demet maydanoz
limon
yarım kilo üzüm yaprağı.

Yapılışı:
Yarım saat sıcak suda bekletilip kabukları soyulmuş olan baklalar ince ince doğranır. bir kaba konur. sırayla ince ince doğranmış et , buğday yarması , yağı rendelenmiş soğanlar, nane, reyhan biberleri, tuzu ince kıyılmış maydonozu hepsi karıştırılır. 1.5 su bardağı suyla salça sulandırılır. içine karıştırılır.Bunların hepsi çiğ olarak yapılır.Birbirine karıştırılan malzemeler yapraklara sarılarak bir tencereye konur. bir saat pişirilerek servis yapılır.

Baklalı Yaprak Sarma


1 kg salamura yaprak
2,5 su bardağı iç bakla
1 su bardağı yarma buğday
1 su bardağı ince bulgur
3 adet büyük boy soğan
1 kg salamura yaprak
1 kg koyun eti (tercihen sırt kısmı)
1 çorba kaşığı biber salça
1 adet büyük boy domates
Yarım demet taze nane
Yarım demet dereotu
Birkaç dal taze reyhan
Tuz
Sosu için:
1 adet büyük boy soğan
1 çorba kaşığı biber salça
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 su bardağı su
Tuz, kırmızı pul biber

1 adet soğanı ve yeşillikleri çok ince kıyın. Domatesin kabuğunu soyun. Çukur bir kabın içinde iç baklaları, doğranmış soğanları, domatesleri ve kıyılmış yeşillikleri karıştırın. Buğdayı, salçayı, tuzu ve ince bulguru ekleyip 15 dakika bekletin. Asma yapraklarının suyunu alın. Yaprakları tezgahın üzerine yayıp her birinin kenarına iç malzemeden yerleştirerek ister sarma şeklinde ister zarf şeklinde kapatın. Tencereye veya güvecin dibine, önce kibrit büyüklüğünde doğranmış etleri yerleştirin. Üzerine de sarmaları yerleştirin. Sosu için tereyağını eritip çok ince kıyılmış soğanı kavurun. Kalan malzemeyi de ekleyip sos kıvamına gelene dek birkaç taşım kaynatın. Sarmaların üzerine bu karışımı dökün. Tencerenin kapağını kapatın. Çok kısık ateşte 1,5 saat boyunca pişirin. İsteğe göre çırpılmış süzme yoğurt eşliğinde servis yapın.

Baklalı Yaprak Sarması


150 Gr Sana Klasik
1,5 Bardak buğday yarması
1 Çorba Kaşığı domates salça
250 Kg. ince ince doğranmış parça et
500 gr salamura yaprak
2 Baş kuru soğan
Yeterince karabiber, kırmızıbiber, tuz
500 gr iç bakla

Doğranmış soğanları 150 gr sanayağ ile kavuruyoruz, daha sonra daha sonra bıçakla ince ince doğradığımız kuşbaşı eti, domates salçasını, tuzu ve biberleri ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Su da şişen baklaları ve yarmayı bir kaba koyup üzerine kavrulmuş olan eti ilave edip karıştırıyoruz. Dolmanın içi böylece hazır duruma geliyor. Kullanacağımız tencerenin dibine bir sıra yaprak seriyoruz. Yaprakların içine harcımızı koyup bohça gibi olacak şekilde sarıp tenceremize sırayla diziyoruz. Dizme işlemi bittikten sonra üst kısma da bir kat yaprak serip yanlardan çıkana kadar su ilave edip tencerenin kapağı aralık bir şekilde çok harlı olmayan bir ateşte pişirmeye başlıyoruz. Ara sıra suyunu kontrol etmekte fayda var, su ilave etmek gerekmektedir. Dolmaların pişmesini bir çatal yardımı ile yaprağından anlayabilirsiniz.

Bakliyat Salatası


1 çay bardağı yarma
1 çay bardağı nohut
1 çay bardağı kurufasulye
1 çay bardağı pirinç
2 baş soğan
Yarım demet maydanoz
1 tatlı kaşığı pul biber
4 çorba kaşığı zeytinyağı
Yarım limon
1 tatlı kaşığı tuz

Bakliyatlar ayrı ayrı haşlanır ve soğutulur. Soğan yarım daire şeklinde doğranır, tuzla ovulur. Karıştırma kabına malzemeler konur. İnce kıyılmış maydanoz, zeytinyağı, pul biber ve limon eklenir ve karıştırılır.

Sayfa: 1, 2, 3 ... 15, 16, 17  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Üyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Üyelik
Bölümler
Web Araçları
İletişim
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Türkçe
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mütevazı Lezzetler® İkramlar
Mütevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mütevazı Lezzetler® Çorbalar
Mütevazı Lezzetler® Pilavlar
Mütevazı Lezzetler® Videoları
Mütevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mütevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mütevazı Lezzetler® Türkçe
Mütevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mütevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mütevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2014 Bütün Hakları Saklıdır