Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
117,094 Yemek Tarifine 4,803,266,645 defa bakıldı


un erişte limon önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Kamp Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, 4
Tavuklu Sebze Çorbası


Özgür Şef

2 adet tavuk but
5 adet taze fasulye
2 adet kabak
2 adet havuç
2 adet kırmızıbiber
1 adet limon
1 adet soğan
1 adet sarımsak
1 su bardağı taze barbunya
1 fincan erişte
2 çorba kaşığı zeytinyağı
Taze fesleğen, kekik, dereotu, maydanoz

Önce malzemeleri hazırlayarak başlayalım. Fasulye, biber, soğan, havuç ve sarımsağı aynı boyda küçük küçük küp doğrayın, kabağın kabuk kısmından çekirdeğine kadar alın. Tavuk butlarını bir tencerede içme suyu ile kaynatın (yemeklere ve çorbalara her zaman içme suyu kullanın). Üzerinde oluşan köpükleri de almayı unutmayın. Taze barbunyayı tuzlu suda 15 dakika kadar haşlayın. Diğer tarafta 2 kaşık zeytinyağına önce soğanları atın ve birkaç tur çevirin, sonra sırasıyla sarımsak, havuç, taze fasulye ve biberi de ekleyip kısa süre çevirin. Kaynayan tavuk suyunun yarısını içine dökün. Eğer tamamını dökerseniz ağır olacaktır. Üzerine yine normal su dökün ve kaynamasını bekleyin. Barbunyaları ve erişteyi içine ilave edin. En son kabakları da ilave ettikten sonra 5 dakika kaynatın. Fazla kaynatmayın, sebzeler biraz diri kalmalı. Diğer tarafta taze baharatları ince ince doğrayın. Çorbayı servis etmeden önce üzerine bu otlardan serpin. Tabii sizin zevkinize göre tuzunu karabiberini atmayı unutmayın.

Tavuklu Sebzeli Pirinç Yufkası (Çin)


18 pirinç yufkası (yaklaşık 15 cm çapında)
350 g tavuk göğüs eti
2 çorba kaşığı limon suyu (taze sıkılmış)
1 limonun kabuğu (rendelenmiş)
1/2 acı sivribiber (sap ve çekirdekleri temizlendikten sonra çok ince doğranmış)
1 çorba kaşığı taze nane (çok ince kıyılmış)
1 çorba kaşığı taze kişniş (ya da maydanoz; çok ince kıyılmış)
6 taze soğan (ayıklanıp, çok ince doğranmış)
60 g selofan Çin eriştesi (bir kap içinde, üstüne kaynar su boşaltılıp, 20 dakika dinlendirildikten sonra, süzdürülerek, 5 cm eninde şeritler halinde kesilmiş)
250 g sultani bezelye (kılçıkları ayıklanıp, uzunlamasına şeritler halinde kesilmiş)
18 çinlahanası yaprağı (üstten yalnızca 10 cm'lik bölümleri)
200 g soya fasulyesi filizi
1 kırmızı dolmalık biber (sap ve çekirdekleri temizlendikten sonra, boylamasına ince şeritler halinde kesilmiş; yaklaşık 36 şerit)
3 arnavutbiberi (sap ve çekirdekleri temizlendikten sonra her biri 6 halka halinde kesilmiş isteğe bağlı)
18 taze soğanın yalnızca ince yeşil yaprakları (paketleri bağlamak için)
18 taze nane dalı (süsleme için)
18 taze kişniş (ya da maydanoz) dalı (süsleme için)
limon dilimleri (süsleme için; isteğe bağlı)
Tatlı biber sosu:
1 diş sarımsak (dövülmüş)
2 tatlı kaşığı tatlı biber sosu
1 limon (sıkılıp, suyunun 2 çorba kaşığı ayrılmış [kalanını salata soslarında kullanabilirsiniz]; kabuğun içindeki posa bir çay kaşığıyla çıkarılmış)
2 çorba kaşığı soya sosu

Sosu hazırlamak için sarımsak, tatlı biber sosu, limon suyu, soya sosu (ya da soyu), kabuktan boşalttığınız limon posası ve 4 çorba kaşığı suyu bir kâsede karıştırarak, kâseyi bir kenara bırakın.
Harcı hazırlamak için tavuk etleri, 2 çorba kaşığı limon suyu, limon kabuğu rendesi, acı sivribiber parçaları, naneler, kişnişler (ya da maydanozlar), doğranmış taze soğanlar ve selofan Çin eriştesi şeritlerini bir salata kâsesinde karıştırın. Sonra kâseyi buzdolabına kaldırıp, karışımı 30 dakika soğutun.
Bir tencereye 2 litre (8 su bardağı) su koyup, tencereyi harlı ateşe oturtarak, suyu birtaşım kaynatın. Kaynayınca sultani bezelye şeritlerini koyup, 20 saniye haşladıktan sonra, delikli kaşıkla bir tabağa çıkarın. Tencereye çinlahanası yapraklarını koyup, 20 saniye haşladıktan sonra, delikli kaşıkla başka bir tabağa çıkarın. Tencereye soya fasulyesi filizlerini koyup, 20 saniye haşladıktan sonra, tencereyi ateşten alarak, soya fasulyesi filizlerini delikli kaşıkla başka birtabağa çıkarın. Tabaklardaki sultani bezelye parçaları, çinlahanası yaprakları ve soya fasulyesi filizlerini ayrı ayrı soğuksu altında çalkalayıp, süzdürdükten sonra, bir kenara bırakın.
Harcı bekletme süresinin bitiminde, salata kâsesini buzdolabından alıp, içindeki tavuk etli karışıma süzülmüş soya fasulyesi filizlerini katarak, karıştırın.
Çukur bir kaba 0,5 cm yükseklikte ılık su koyup, yanına bir tepsi yerleştirin.
Pirinç yufkalarından birini ılık suya batırıp, 30 saniye beklettikten sonra, kaptan alıp, tepsiye koyarak, esnekleşinceye kadar bekletin. Sonra üst yarısına 2 kırmızı dolmalık biber şeridi ve birkaç sultani bezelye şeridini, uçları yufkanın kenarından taşacak biçimde yerleştirin. Üstüne salata kâsesindeki harçtan 4 çorba kaşığı koyup, yufkanın boş yarısını, malzemenin üstüne katlayın. Katladığınız kenarlardan birini katlayıp, üstüne bir arnavutbiberi halkası (isteğe bağlı) yerleştirin. Öbür kenarı da üstüne katlayıp, paketi altından bir taze soğan yaprağı geçirerek bağlayın.
İşlemleri kalan pirinç yufkaları ve kalan malzemeyle yineleyip, yufka paketlerini 3'er 3'er 6 tabağa yerleştirin. Nane dalları, kişniş (ya da maydanoz) dalları ve limon dilimleriyle (isteğe bağlı) süsleyip, yanlarında kâsedeki sosla (konuklar, yufka paketlerini sosa batıra batıra yiyeceklerdir) servis yapın.

Tel Tel Çorbası


1 çay bardağı tel şehriye
1 çay bardağı erişte
1 çorba kaşığı salça
1 çorba kaşığı tereyağı
1 adet yumurta
1 çorba kaşığı tereyağı
2 çorba kaşığı un
7 su bardağı tavuk suyu
1 tatlı kaşığı tuz

Tereyağı ve salça kavrulur. Tuz ve tavuk suyu eklenir. Kaynayınca erişte ve şehriye atılır. Bu arada yumurta, limon suyu ve un çırpılır. Kaynayan çorbaya atılır. Sürekli karıştırarak bir taşım pişirilir. Sıcak servis yapılır.

Terbiyeli Kavurma Erişte Çorbası


1 su bardağı erişte
4 çorba kaşığı sıvıyağ
6 su bardağı su
1 tatlı kaşığı tuz
Terbiye için:
1 adet yumurta
1 adet limon
1 çorba kaşığı un

Tencereye yağ konur, ısınınca erişte eklenir. Açık kahverengi olana kadar kavrulur. Tuz ve kaynar su ilave edilir. Erişteler yumuşayana kadar pişirilir. Terbiye malzemesi çırpılır. İncecik çorbaya akıtılır. Bir kaç dakika sonra ateşten alınır.

TEREYAĞLI YEŞİL ERİŞTE


500 gr un
1 adet yumurta
1 adet yumurta sarısı
2 çorba kaşığı rafine yağı
200 gr haşlanmış sıkılmış ve makinada çekilmiş ıspanak yaprağı
½ limon suyu
1 çorba kaşığı tuz

Bütün malzemeyi bir kapta yoğurarak özlü bir hamur elde edin. Dörde bölüp yuvarlayın. Üzerine ıslatılıp sıkılmış bir bez kapatıp 20 dakika dinlendirin. Önce merdaneyle sonra oklavayla alt ve üstüne un serperek bıçak sırtı kalınlığında açın. 4 parmak genişliğinde üst üste katlayın. Yarım santim kalınlığında kesin. Kesilen hamurları elinizle açıp uzatın. Kaynar tuzlu suda 3-4 dakika haşlayıp süzgece boşaltın. Yapışmaması için üzerine biraz kaynar su dökün. Suyu süzülünce aynı tencereye döküp üzerine hafif kızarmış 3 çorba kaşığı tereyağı ilave edip iki çatalla bir kere karıştırıp servis edin.

TEREYAĞLI YEŞİL ERİŞTE (FRANSA)


NOUILLES VERTES AU BEURRE

Hamuru için MALZEME:
500 gr. ekstra un
1 adet yumurta
1 adet yumurta sarısı
200 gr. net haşlanmış sıkılmış ve makinadan çekilmiş ıspanak yaprağı
2 çorba kasığı rafine yağı
1/2 limonun suyu
1 çorba kasığı tuz
Varsa iki damla yeşil boya yoksa kullanmayınız

YAPILIŞI :
Yukardaki malzemeyi yoğurarak özlü bir hamur yapınız
Dörde bölüp yuvarlayınız
Üzerine ıslatılıp sıkılmış bir bez kapatıp yirmi dakika dinlendiriniz
Evvelâ merdane ile, sonra oklava ile ait ve üstüne un serperek bıçak sırtı kalınlığında açınız
Dört parmak genişliğinde üst üste katlayınız
Yarım santim kalınlığında kesiniz
Kesilen hamurları elinizle açıp uzatınız
Bol kaynar tuzlu suda üç dört dakika haşlayıp süzgece boşaltınız
Yapışmaması için üzerine biraz kaynar su dökünüz
Suyu süzülünce aynı tencereye döküp üzerine hafif kızarmış üç çorba kasığı tereyağı ilâve edip iki çatalla bir kere karıştırıp servis ediniz.

Tutmaç Çorbası


1 Yemek Kaşığı Sana Klasik
3 Yemek Kaşığı un
2 Yemek Kaşığı yoğurt
1 Çay Kaşığı pul biber
2 Adet yumurta sarısı
1 Çay Kaşığı karabiber
1 Su Bardağı süt
1 Adet limon suyu
1 Çay Bardağı erişte
1 Litre et suyu

Öncelikle bir kabın içine un, yoğurt, limon suyu, yumurta sarıları ve 1 bardak sütle karıştıralım. Kaynamakta olan et suyuna yoğurtlu karışımı yavaş yavaş ilave edelim. Karıştıralım ve ağır ateşte kaynamaya bırakalım.Kaynadıktan sonra içine erişteleri ilave edelim. Bu şekilde 10 dakika daha pişirelim. Sana margarini eritip pul biber ve naneyi kavurup üzerine dökelim. Tuzunu ve karabiberini ekleyip ocaktan alalım ve sıcak olarak servise sunalım.

Tutmaç Çorbası


1 su bardağı yeşil mercimek
Yarım su bardağı erişte
1 su bardağı et suyu
2 su bardağı yoğurt
Biraz tuz
Yarım limon suyu
Üzeri için ;
2 yemek kaşığı tereyağı
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
1 çay kaşığı nane

Mercimekleri haşlayıp süzdükten sonra bir tencereye mercimekleri ve erişteyi koyup, üzerine de et suyunu ilave ediyoruz. Daha sonra üzerini geçecek kadar da su ilave ediyoruz.
Terbiyesi için yoğurdumuza limon suyunu ve biraz da soğuk su ilave ederek çırpıyoruz. Ardından haşlanan malzemelerimizin üzerine yavaşça karıştırarak ilave ediyoruz. Bu sırada tuzu ilave edebilirsiniz.
Çorba kaynayınca ocaktan alın. üzerin için tavada tereyağını eritip içine nane ve kırmızı biberi atın. Daha sonra çorbanın üzerine döküp servis yapın.

Türk Mutfağındaki Geleneksel Ekmek Çeşitleri


Prof. Dr. Mine Arlı
Bilim Uzman, Nermin Işık


Giriş
Ekmek, genellikle tahıl ununa su, tuz karıştırılarak hazırlanan mayalı veya mayasız hamurun şekillendirilerek pişirilmesinden elde edilen bir besindir. Çoğunlukla buğday unu kullanılmakla beraber mısır, çavdar gibi tahıl unlarından da ekmek yapılmaktadır. Ekmek, genellikle bir başka besinle birlikte tüketilir. Yanında katık olmaksızın tüketildiğinde yavan ekmek ifadesi kullanılır.

“Ekmek” sözünün eski Türkçede “etmek”, bazı bölgelerde ise “ötmek” şeklinde söylendiği, Osmanlıcada etmek olarak yazıldığı, ekmek şeklinde telaffuz edildiği, kaynaklarda görülmektedir. Divan-ı Lügat-it Türk’te “etmek” şeklinde geçer1, 2.

Türkler, öğüttükleri buğdaydan çok çeşitli ekmek yapmışlar ve bu ürüne bazen pişiriliş tarzına, bazen biçimine göre değişik isimler vermişlerdir. Geleneksel ekmek, evlerde çoğunlukla tinürü (tandır) adı verilen fırınlarda pişirilmekteydi. Bayram günlerinde yağ, baharat ve kokulu otlar eklenerek değişik lezzette ekmekler elde edildiği belirtilmektedir. Tuz, kimyon, çörek otu, rezene otu, safran, susam, hardal, karpuz çekirdeği eklenen maddeler arasındadır. Yörelerin kendine has meşhur olmuş ekmeği vardır. Örneğin; Karkamış ekmeğini Kralın, şarapla ve çeşitli hediyelerle birlikte lasmah-Addu’ya gönderdiği belirtilmiştir. Bölgede üzüm bağlarının bulunması, nedeniyle bu ekmeğin üzümlü ekmek olabileceği düşünülmüştür. Daha sonraki yıllarda Asya’nın gezginci toplumları ile birlikte yufka ekmeğine rastlanmıştır. Yufka ekmeğinin uzun süre dayanması, göçebe hayatı yaşayan Türkler için önemlidir. Bu ince yufkaların 8-10 tanesi üst üste konulup dürüm yapıldığı belirtilmiştir. Yaz aylarında uzun süre dayanması nedeniyle yufka ekmeği, diğer ekmeklere tercih edilmiştir.

Yufka ekmeğinin benzeri lavaş ekmektir. İnce pide, Azeri ve Çağatay Türkçesinde yufka olarak geçmektedir. Bu ekmeklerden başka mısır, arpa, darı ve buğday unlarından mayalı-mayasız, yağlı-yağsız, ince-kalın, şekerli-şekersiz, sacta pişirilen ekmek türleri vardır. Başka bir ekmek çeşidi olan “sinçü” bugünkü pideye benzer ekmektir. “Çukmin” adı verilen kurabiye biçiminde bir ekmek çeşidi daha vardır. Her ne kadar ekmek adı verilmişse de bazılarının ekmek özelliği göstermediği çörek, pide v.b. olduğunun kabul edilmesi gerekir. Türklerin Xl. yüzyılda bugünkü şekil ve adı ile çeşitli çörekler yaptıkları belirtilmiştir. Çörek çeşitleri arasında küle gömülerek yapılan “kömeç” günümüzde gömeç-gömbe, göbe-göbü adları ile hala yaşamaktadır.

Yufkadan başka bazlamaçın da Selçuklular devrinde yapıldığı bilinmektedir. Mayalı hamurun içinde ceviz, fındık, susam, bazen kıyma, bazen de üzüm konan yağlı, şekerli, şekersiz olarak yapılan, nokul-lokul adı verilen çöreklere, Selçuklu devri yiyecekleri arasında rastlanmıştır. Bu çeşitlerin hepsinin Anadolu’ya Türkmenlerle beraber geldiği sanılmaktadır1- 3.

Ekmeğin Türk mutfağında önemi büyüktür. Toplumun temel besin maddesidir. Ekmeğin türü ne olursa olsun öncelikle günlük ekmeğin nasıl karşılanacağı düşünülür. Öyle ki para kazanmanın, çalışmanın karşılığı “ekmek parası” olarak ifade edilir. Bu da ekmeğin, günlük hayatta ne denli önemli olduğunu açıklamaktadır.

Ucuz enerji kaynağı olan ekmek, fakir halkın beslenmesinde önem taşımaktadır. Ekmek sadece doyurucu olmayıp, halkın protein ihtiyacının önemli kısmını karşılayan bir besindir4.

Günümüzde geleneksel ekmek türlerinin yanında modern araçlarla hazırlanan pek çok ekmek çeşidi de bulunmaktadır. Bu ekmeklerin yapımında kullanılan katkı maddeleri besin değerlerini ve kalitesini artırmaktadır5, 6.

Günümüzde çarşı fırınlarında pişirilen ekmeklerin yapımında Tip 2, yani 66- 72 randımanlı unlar kullanılırken evlerde yapılan yöresel ekmeklerin yapımında ise Tip 3 (73-76), Tip 4 (77- 81), Tip 5, (81-90) ve Tip 6 (90 ve üstü randımanlı) unların kullanıldığı belirlenmiştir.

Müstakil, bağlı bahçeli evlerin yerini apartmanların alması geleneksel ekmeklerin yapımını kısıtlamıştır. Çeşitli geleneksel ekmekler günümüzde de çoğunlukla kırsal yörelerde yapılmaktadır7.

Geleneksel Türk mutfağında önemli bir yere sahip olan ekmeklerle ilgili çeşitli kaynaklardaki bilgileri derlemek amacıyla hazırlanan bu çalışmada, Geleneksel Türk Mutfağında yer alan pide ve ayrıca su oranı ekmekten daha düşük olan ya da un içine su, tuz ve mayadan başka malzemeler de katılan çörek gibi çeşitlere yer verilmemesine çalışılmıştır.

Ekmekler yapılışlarına göre genel olarak mayalı ve mayasız olmak üzere iki grupta incelenebilir.

Mayalı Ekmekler

Mayalı ekmekler, una, su, tuz ve maya katılarak yoğrulan hamurun mayalandırılması ve şekil verilerek çeşitli araçlarda pişirilmesinden elde edilen ekmeklerdir.

Bazlama (Bazlamaç, Bezdirme, Bezirme)

Bazlama Anadolu’da özellikle de Orta Anadolu’da yaygın olarak yapılır. Daire şeklinde 20-25 cm kadar çaplı, 1 cm kadar kalınlıkta açılan hamurlar sac veya tandırda pişirilir. Bazı yörelerde (Niğde-Elazığ) çok ince 2-3 mm kalınlıkta açılır. Bazlamanın pişmiş kalınlığının 1,5-2 cm, renginin unun randımanına göre esmer veya beyaz olduğu belirtilmiştir.7,8 Bazlama Denizli’de mısır ve buğday unu karıştırılarak yapılmaktadır9.

Bazı yörelerde bazlamanın üstüne susam ekilmektedir.7,10,11 Bazlamaya Eskişehir’de “tapıl,” Aydın’da “bezdirme,” Isparta’da ve Denizli’de “bazdırma” denilmektedir1. 12.

Darı Bazlama

Buğday unu, mısır unu, darı unu, tuz, su ve ekşi maya ile hazırlanır. Mayalanmış hamur bezelere ayrılarak 1-1,5 cm kalınlıkta açılarak saçta pişirilir.7

Ev Ekmeği

Antalya’da “gastra” adı verilen mayalı hamurla evlerde yapılan ve fırınlarda pişirilen ekmek de geleneksel ekmek çeşididir.12

Ev ekmeği, Sivas’ın Suşehri’nde yaşayan muhacirler tarafından da yapılan ekmek türüdür. Bu tür ev ekmeğinin hamuru, somun ekmeği hamurundan daha yumuşak hazırlanır. Hamur “çerepene” denilen toprak çanağa alınır. Üzeri küllü sac ısıtılarak, çerepenenin üzerine kapatılıp pişirilir. Ara sac kaldırılarak kontrol yapılır. Sıcaklık fazla ise ekmeğin üstüne kâğıt örtülür. Pişirilen ekmeğin gevrekliğinin gitmesi için üzeri sarılır.1,13

Ebeleme

Mayalı hamurun bezelere ayrılarak yufka gibi açılıp sac üzerinde pişirilmesinden elde edilir. Piştikten sonra altı ve üstü yağlanır. Bu ekmek Ankara civarında yapılmaktadır7.

Fodla

Kepekli yani yüksek randımanlı undan, pideden daha ince ve dikdörtgen şeklinde yapılır. Fatih Külliyesi İmaretinde yemekle birlikte fakirlere fodla dağıtıldığı belirtilmiştir. Fodla, Arapçadan gelme bir kelimedir.1, 14

Gilik

Mayalı hamurdan ortası genişçe delik ve yassı olarak hazırlanan, 25 cm çapında, daire şeklinde olan ekmektir. Gilik iki amaç için hazırlanır. Birinci memmecim giliği, diğeri kırk giliğidir.

Memmecim giliği, 7 cm kadar çapında olan simitlerdir. Giliklerin 20 kadarı ipte dizili olarak Ramazan ve Kurban Bayramı arefesinde çarşıda satılır.

Kırk giliği, ölen kişinin 40. ölüm günü yapılarak komşulara dağıtılan ekmektir. Üzerine çörek otu serpilir. Gilik, Sivas yöresinde yapılmaktadır.15 Gilik, Erzincan civarında çörek biçiminde, sacta pişirilen küçük ekmek olarak bilinmektedir1.

Gömeç

Mayalanan hamur istenilen büyüklükte bezelere ayrılır. Bezeler fırın içinde ayaklı sac üzerinde pişirilir. Cihanbeyli yöresinde yapılır.7

Gübaye

Buğday, mısır ve arpa unlarından hazırlanan mayalı hamur şekillendirilip tandıra yapıştırılarak pişirilir. Bir nevi tandır ekmeğidir. Uzun süre dayanması isteniyorsa ekmekler tandırda fazla tutularak kurutulur. Bu çeşit ekmek yeneceği zaman ıslatılır.10

Halka

Niğde’nin mahalle fırınlarında pişirilen mayalı ekmek türüdür. Hamur elle yuvarlanarak uzatılır ve iki ucundan tutularak U harfi şekline getirilerek fırında pişirilir. Bu şekilde ve fazlaca pişmiş ekmeğe Niğde'de “halka” adı verilir Halka evde iki gün içinde kurur ve ters U şeklinde ipe dizilerek muhafaza edilir.1, 16

Kakala

Mayalı hamurdan yuvarlak bezeler yapılarak “bileki” denilen çukur taş içinde pişirilir. Artvin’de yapıldığı belirtilmiştir.7

Kalın

Mayalı hamurdan yapılır. Yaklaşık 500 gramlık parçalara ayrılan hamur 2 cm kalınlığında açılır, tandırda pişirilir. Kars Arpaçay’da yapılır.7

Lavaş (Lavaj Ekmeği)

Mayalı hamurdan yapılan yufkaların kızgın tandır duvarlarına yapıştırılmasıyla pişirilen ekmek türüdür. Sivas civarında fırınlarda pişirilmektedir. Lavaş ekmek genellikle Erzurum, Kars, Muş, Konya (Yunak), Erzincan gibi yörelerde yapılır.

Lavaş piştikten sonra çoğunlukla 30-40 cm uzunluğunda 15-20 cm genişliğinde 1-1,5 cm kalınlığında elips şeklinde olmaktaysa da bazen büyüklüğü değişmektedir.7, 17, 18 Lavaş ekmek, Elazığ yöresinde "tandır ekmeği" olarak bilinmektedir.19

Mayalı (Mayalı Sepe)

Mayalı hamurdan 1 cm kalınlığında 10-15 cm çapında daire şeklinde açılan hamurların sac üzerinde pişirilmesiyle elde edilen ekmektir. Bazı yörelerde fırında pişirilir.7 Bazı yörelerde ise tandır üzerine kapatılan sac üzerinde (Niğde-Karaman-Sivas) pişirilmektedir. Niğde’de "mayalı sepe" olarak adlandırılmıştır.16 Aynı şekilde fakat biraz büyükçe yapılan ve pişirilen ekmeğe Sivas civarında “ekşili ekmek” denilmektedir.7 Mayalı ekmek, Elazığ, Hatay (Kırıkhan), Gaziantep (Islahiye), Mardin (Kızıltepe), Konya (Çumra-Ereğli-Karaman), Niğde, Aksaray gibi yörelerde yapılmaktadır.7

Pıt-Pıt

Mayalı hamurdan yapılır. İstenilen büyüklükte, yuvarlak şekil verilir. Tekrar mayalandırılarak fırında pişirilir. Çorum Osmancık’ta yapılan bir tür ekmektir.7, 11

Pobuc

Mayalandırılan hamurdan 15-20 cm çapında yuvarlak ve kalınca şekil verilerek hazırlanan ekmekler tandıra yapıştırılarak pişirilir. Sivas-Gemerek’te yapılmaktadır.7

Sac Ekmeği

Urfa (Hilvan) da açık ekmek denilir. Mayalanmış hamurdan 2- 3 mm kalınlıkta açılarak elips ve daire şekli verilen hamur sac üzerinde pişirilir. Pişirilen ekmeğin kalınlığının 3- 4 mm veya daha kalın olduğu belirtilmiştir.7

Sivas yöresinde, mayalanan hamurdan el ya da oklava ile 15- 20 cm çapında 1 cm kalınlıkta açılan hamurun sacta pişirilmesiyle elde edilen ekmek türüdür. Taze veya bir kaç günlük tüketilmektedir.15

Sac Arası Ekmeği (İki Sac Arası)

Bu ekmeğe kapama, sac kapama, kastra ekmeği de denilmektedir. Sac ekmeği gibi hazırlanır, fakat biraz kalın açılır. Hazırlanan hamur kızgın sac üzerine konur ve bunun üzerine, üstü küllü ve korlu kızgın sac kapatılarak ekmek pişirilir.

Bu ekmek Akşehir (Gözpınar), Sivas (Bedirli), Kayseri (Tomarza), Niğde (Höyük-Bor), Manisa gibi yörelerde yapılmaktadır.7

Somun

Her yerde görülen ve herkesce bilinen somun, yuvarlak, üstü kabarık ve kenarları daha ince ekmek çeşididir. Mayalanan hamurdan 2- 3 cm kalınlığında yuvarlak ekmekler yapılır. Bazı yörelerde hamura haşlanmış patates katılır. Evlerde ya da mahalle fırınlarında pişirilebilir.1, 7

Pişen ekmeğin kalınlığı 5- 6 cm, çapı ise 15- 20 cm kadardır. Rengi, kullanılan unun randımanına göre esmer ya da beyaz olur. Evlerde yapılanlar kepekli undan yapıldığı için somun renginin genelde esmer olduğu belirtilmiştir. Somun genellikle 2- 3 gün için yapılır. Antalya, Burdur, Isparta, Mersin gibi şehirlerde evlerde yapılan çarşı fırınlarında pişirilen fırın ekmeği, bir tür somun ekmektir.12

Somun ekmeği Suşehri’nde “fırın ekmeği” ya da “muhacir somunu” olarak adlandırılır. Muhacirlerin somun hamuruna, tadının ve renginin güzel olması için süzülmüş patates veya peynir suyu kattıkları belirtilmiştir13.

Somun ekmeği küçük olursa “göbüt” adı verilir.1 Sivas civarında ise küçük somuna “somuncuk” dendiği belirtilmiştir.15

Tandır Ekmeği

Tandır, yere çukur kazılarak yapılan bir tür fırın şeklinde tanımlanabilir. Tandır ekmeği, gömme tandır denilen tandırlarda yapılır. Gömme tandır, pişmiş topraktan yapılmış, tabanı geniş ve düz, ağzı dar yarım koni biçiminde büyük bir küpe benzer. Evlerde bahçe ya da sekilere gömülür. Altında hava alması için “kulle” denilen bir delik bulunur.1, 2, 16

Ateş tandırın taban kısmında yakılarak duvarları ısınır. Hamur tandırın duvarında düşmeden kalabiliyor ise tandır tavında demektir. Tandır ekmeği, lavaş, çörek vb. tandırda yapılır.7

Bazı yörelerde ocak şeklinde derince ve büyük taşlarla yapılmış, içi ve dışı çamurla sıvanmış, kulleli yapma tandırlar kullanılır. Yapma tandırların üzerine sac kapatılarak ekmekler sac üzerinde pişirilir.16, 20 Genellikle yufka, bazlama, çörek vb. pişirilmektedir.

Tandır ekmeğine, mayalı hamurdan istenilen büyüklükte alınarak elle 2-3 cm inceltilerek ya yuvarlak ya da ortası delik halka şekli verilebilir. Bazı yörelerde yufka gibi 1-2 mm kalınlıkta açıldığı belirtilmiştir19. Hamurun tandıra gelecek kısmı hafif ıslatılır ve kızgın fırına yapıştırılır.7, 16, 21 Pişen ekmekler “eğiş” denilen aletle tandırdan alınırlar. Tandır ekmeklerinin pişmiş kalınlığı 4- 5 cm, çapı ise 15-20 cm halka ya da daire şeklinde olmaktadır. Yufka gibi açılanların kalınlığı 2-3 mm’dir.7

Tandır ekmeği Erzurum, Erzincan, Elazığ, Diyarbakır, Ağrı, Kayseri, Hatay, Eskişehir, Mardin, Malatya, Sivas, Siirt, Yozgat, Urfa7 ve Konya’da21 yapılmaktadır. Niğde yöresinde tandır çöreği olarak bilinir.16

Taşlı Fırın Ekmeği

Un, su, tuz ve maya karıştırılarak pide hamuru kıvamında yoğrularak mayalandırılır. Hamur bezelere ayrılır ve elle yuvarlanarak tekrar mayalandırılır. Sonra hamurların üzeri unlanarak elle yassıltılır.

Fırın yakılır ve içine çakıl taşları atılır. Ateşin etkisiyle taşlar ısınır. Hazırlanan hamurlar bu kızgın taşların üzerine atılarak pişirilir. Pişince taşlarla birlikte çıkarılarak sonra taşlarından temizlenir.

Pişirilen ekmeğin kalınlığı 3 cm, çapı 12-15 cm ve şekli yuvarlaktır. Bu tip ekmek Malatya’da Darende civarında yapılmaktadır.7

Tepsi Ekmeği

Mayalı hamur yağlanmış sini ve kenarları yüksek dört köşe tavalara konur ve fırında pişirilir. Bu ekmek türü Niğde’de yaşayan Rumeli muhacirleri tarafından yapılmaktadır16.

Tepsi ekmeği, Ege bölgesinde fırın ya da ev ekmeği olarak bilinmektedir. Evde hazırlanan mayalı hamurun tepsi ya da sinilere dökülerek fırında (çarşıda-evde) pişirildiği belirtilmiştir. Aydın’da nohut mayası kullanıldığı belirtilmiştir.9

Yuvarlak

Mayalı ekmek hamuru ile yapılan bir ekmek türüdür. Hamurdan 10 cm genişliğinde, 20 cm uzunluğunda hamurlar hazırlanır, tepsiye dizilir, susam ve haşhaş sürülür. Akşamüzeri fırına götürülür. Ilık fırında sabaha kadar pişer. Çuvaldızla ipe dizilerek asılır. Yeneceği zaman ıslatılır. Yuvarlak Isparta’da yapılan bir ekmek çeşididir.12

Mayasız Ekmekler

Mayasız ekmekler çeşitli unlara su, tuz katılarak yoğrulup oklava ile açılarak ya da şekil verilerek pişirilmesinden elde edilen türlerdir.7,8

Bazlama

Un, su, tuz ile hazırlanan hamurla yapılan, sacta pişirilen ekmektir. Bazı yörelerde mayasız olarak yufkadan biraz daha kalın ve küçük hazırlanan, sacta pişirilen ekmek türü olarak belirtilmiştir.

Tablama (Adıyaman-Trabzon-Malatya) adı verilen ekmekte bir nevi bazlamadır. Yufkadan daha kalın ve küçük olarak yapılır ve sacta pişirilir.1,22 Mayasız bazlamaya Zonguldak ve Çankırı’da “göbü1, İzmir’de bezdirme, Manisa’da pezdirme adı verilir.9 Antalya’da darı ekmeği denilen bazlamanın yapıldığı belirtilmiştir.12

Fetil

Taze olarak yenmesi gereken ekmek türüdür. Yufkadan kalın ve küçük olarak yapılır ve saçta pişirilir. Kepekli undan yapılırsa daha lezzetli ve besleyici olur. Sivas ve Elazığ yöresinde yapıldığı belirtilmiştir.1, 15

Güdül

Sacta veya tandırda pişirilen mısır ya da buğday unundan yapılan bir tür ekmektir. Samsun, Sivas, Amasya, Tokat civarında bilinir1

Gartalaş

Mayasız hamurdan yufka ekmeği gibi yapılıp sacta pişirilir. Bursa, Bolu ve Eskişehir yörelerinde yapılmaktadır.1

Kömeç (Kömme, Kömbe)

Külde pişirilen mayasız ekmeğe Trabzon ve Zonguldak’ta "kömeç" denir.1 Kömeçin, Zonguldak yöresinde tuzsuz yapıldığı belirtilmiştir.23

Balıkesir’de “kömme” adı verilen bir ekmek türü vardır. Bu da yeni sönmüş ocağın kıvılcımlı küllü ateşine gömülerek pişirilen ekmek olarak belirtilmiştir. Mayalı ya da mayasız olduğu belirtilmemiştir.24

Kömme-Gömbe “Anadolu’nun birçok yerinde mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılan bir çeşit kül pidesidir,” şeklinde açıklanmıştır. Sinop civarında kömbeye kete ve bazlamaya sac ketesi denir.1

"Kömbe" adı ile Sivas’ta mayasız çok yağlı su ile yapılan hamurdan ekmek yapılmaktadır. Hamur tepsiye yayılır, parmak veya kaşıkla nakış yapılır. Üzerine sıcak küllü saç kapatılarak pişirilir.15

Mısır Ekmeği

Genellikle Karadeniz Bölgesinde yapılan ekmek türüdür. Mısır unu, tuz ve su ile hamur yapılır. Genelde mayasız yapılır. Bazı yörelerde (Sinop-Türkeli, Trabzon-Arsin, Kastamonu İnebolu) mayalı olarak yapıldığı belirtilmiştir.

Mısır ekmeği sacta pişirildiği gibi tepsiye dökülerek fırında da pişirilebilir. Fırında pişirilenlerde, hamurun kalınlığı 2-3 cm olmalıdır. Saçta pişirilenlerde ise hamur 1-1,5 cm kalınlıkta ve 15-20 cm çapında, daire şeklinde yapılmalıdır. Yağlanmış tepsi ya da tavaya konulan hamurlar fırında veya kuzine sobada pişirilirler.

Hamurun üzerine yumurta sürülürse, buna yumurtalı mısır ekmeği adı verilir.

Mısır ekmeği, pişince piştiği kabın şeklini alır ve 2-3 cm kalınlığında olur. Doğal olarak rengi sarıdır.

Mısır ekmeği çabuk bayatladığı ve ufalandığı için günlük yapılır7.

Mısır ekmeğine Ordu’da “toraman” denilmektedir.1

Mısır ekmeğinin Sinop’ta farklı yöntemle hazırlandığı belirtilmiştir. Kaynayan suyun içerisine mısır unu ve tuz yavaş yavaş eklenirken bir taraftan da karıştırılır. Yağlanmış 3-4 cm derinliğinde tepsiye dökülerek, kızgın fırında altı üstü kızarıncaya kadar pişirileceği belirtilmiştir.25

Artvin yöresinde mısır unundan mayasız olarak hazırlanıp “bileki” denilen (mutfakta toprak zemine gömülü taştan yapılmış tepsi şeklinde bir pişirme aracı) araç içinde pişirilen ekmeğe “cadi” denilmektedir.7

Ter Ekmeği

Yufka benzeri bir ekmektir. Yufka gibi açılır, yağsız olarak sacta pişirilir. Et yemekleri ve sulu yemekler olduğu zaman yapılır içine soğan, yumurta konularak sarılıp yenir. Ayrıca ter ekmekten “bandırma” denilen bir yiyecek yapılır. Bunun için pişmiş ter ekmekleri kare şeklinde parçalara ayrılır. Üzerine ceviz konur, kenarları kapatılarak tepsiye dizilir ve üzerine sıcak hindi suyu dökülür.7

Yufka

Anadolu’da yaygın olarak yapılan yufka geleneksel Türk mutfağının önemli ekmeklerindendir. Türkmen dilinde yufka her şeyin incesi demektir.1 Yufka bazı yörelerde şebit-sepit-Şipit (Tekirdağ-Malkara), “İşkefe” (Tokat-Artova), “Gardalaç” (Tokat- Eskişehir-Ankara) buğday veya (Bolu-Kastamonu-Sivas) mısır unu ile yapılır1. Şipit Denizli’de kalın yufka olarak belirtilmiştir.

Mayasız olarak yoğrulan hamur bezelere ayrılır. Bezeler oklava ile 1-2 mm kalınlıkta, 50-100 cm çapında daire şeklinde açılıp, kızgın sac üzerinde pişirilir.

Pişmiş yufka, 50-100 cm çapında 1 mm kalınlıkta daire şeklindedir. Rengi, yapıldığı unun randımanına göre değişmektedir.

Ankara ve Kırıkkale’de yufka hamuruna limon tuzu, ayran, süt veya ekşi erik pestili karıştırılmaktadır. Kırklareli’nde hamura yumurta ilave edildiği belirtilmiştir.7 Denizli’de hamura haşhaş katılarak da haşhaşlı yufka yapılmaktadır.9
Yufka dayanıklılık bakımından en uzun ömürlü ekmektir. Bir altı ay dayanabilir. Uzun süre dayanması isteniyorsa sac üzerinde biraz kurutulmalıdır.7

Niğde civarında kış hazırlıkları içinde kuru yufka ekmeği de yer alır. Aileler 6- 9 aylık ekmeğini, komşularıyla yardımlaşarak (imece) yaparlar. Yörede bu şekilde kış gelmeden hazırlanan yufkaya ‘kış ekmeği” denir. Bu ekmekler yeneceği zaman ıslatılmaları gerekmektedir.16, 20 Yufka kısa sürede tüketilmek için az miktarda da yapılmaktadır. Yufkanın Anadolu’da yaygın olarak yapıldığı kaynaklarda belirtilmiştir.1, 7, 9, 12, 15, 18, 26

Yufka ekmeğinin içine peynir, çökelek, kıyma, sucuk, pastırma, yumurta, piyaz, erişte, pilav, ceviz, üzüm gibi maddeler konularak düremeç, sıkma veya sıkmaç denilen dürümler hazırlanabilir.15

İçel’de mısır ve darı unundan yapılan yufka ekmeğine tapıl adı verilmiştir.1

Sonuç ve Öneriler

Anadolu’nun verimli topraklarında yetiştirilen tahıllar, bunlardan özellikle buğday, halkın temel besin maddesi olan ekmeğin esas maddesini oluşturur. Türk kadınının becerikli ellerinde şekillenen hamurdan birçok türde ve lezzette ekmekler yapılmıştır. Bu da Türk mutfağının zenginleşmesine katkıda bulunmuştur.

Genelde her bölgede mayalı ve mayasız olarak ekmek türlerinin yapıldığı, bu ekmeklerin çoğunlukla sacta, fırında ve tandırda pişirildiği görülmüştür. Ekmeklerin yanı sıra çörek ve diğer çeşitlerin çokluğu halkın hamur işlerine verdiği önemi belirtmektedir.

Günümüzde, eskiden yapılan lezzetli ekmekleri bulmak zordur. Köylerde bulunabilir belki; ama şehirlerde evinde ekmek yapanlar azınlıkta, belki de hiç yoktur.

Geleneksel Türk Mutfağında yer alan ekmeklerin yaşatılması için özellikle şehirlerde lokantacılar bu konuya önem verebilirler. Yöresel ekmeklerden kendi ihtiyacı kadarını kendi tesisinde yaparak tandır, fırın veya sacta pişirebilirler. Fırınlarda da yöresel ekmeklerin yapılmasına yer verilmelidir. Ayrıca evlerde ekmek yapımı özendirilmeli, bunun için fabrikaların, evlerde iyi sonuç verebilecek ekmeklik unlar imal edip piyasaya sürmeleri önerilebilir. İlgili örgün eğitim kurumlarında öğrencilere geleneksel ekmek yapımı öğretilmelidir.

Geleneksel ekmek çeşitleri üzerinde geniş kapsamlı bilimsel araştırmaların yapılması gerekmektedir.

Uskumru Şiş


500 g uskumru filetosu
1 kök rezene (1x1x1 cm boyutlarında küp biçiminde kesilmiş; çiçekli bölümleri saklanmış)
8 arpacık soğanı
1 diş sarımsak
1 lmonun suyu
1/2 tatlı kaşığı kekik
8 kiraz domatesi (ya da çok küçük 4 domates)
1 kabak (kazınıp, 2 cm kalınlığında doğranmış)
8 iri mantar (yıkanıp, kurulanmış)
250 g ıspanaklı erişte
1 3/4 çorba kaşığı tuz
Biberli domates sosu:
1 çorba kaşığı natürel zeytinyağı
2 arpacık soğanı (ince doğranmış)
2 diş sarımsak (ince kıyılmış)
1250 g olgun domates (kabukları soyulup, çekirdekleri çıkarıldıktan sonra, iri doğranmış)
1/2 tatlı kaşığı kekik
bir tutam tuz
bir tutam kırmızıbiber
bir tutam karabiber (taze çekilmiş)

Filetoları soğuk su altında yıkayıp, kâğıt mutfak havlusuyla kuruladıktan sonra, kuşbaşı doğrayın.
Küp biçimi rezeneleri kaynar suda 3 dakika haşlayıp, delikli kaşıkla bir tabağa çıkarın. Aynı tencerede arpacık soğanlarını 3 dakika haşlayıp, tencereyi ateşten alın ve soğanları süzüp, elle tutulabilecek kadar soğuyunca kabuklarını soyun.
Sarımsağı bir salata kâsesine koyup, bir tutam tuz ekleyin ve çırparak hamur kıvamına getirin. Limon suyu ve kekiği ekleyip, rezenelerin çiçekli bölümünden 1 çorba kaşığını ince ince doğradıktan sonra, karışıma katın (kalan rezene çiçeklerini süsleme için ayırın). Kuşbaşı balıklar, küp biçimi rezeneler, arpacık soğanları, kiraz domatesler, kabak parçaları ve mantarları kâseye koyup, iyice karıştırın. Sonra kâseyi buzdolabına kaldırıp, ara sıra karıştırarak, en az 1 saat bekletin.
Sosu hazırlamak için zeytinyağını kalın dipli birtavaya koyup, tavayı orta ateşe oturtarakyağı ısıtın. Arpacık soğanları ve sarımsakları tavaya koyup, sürekli karıştırarak, soğanlar iyice yumuşayıncaya kadar(yaklaşık 5 dakika) pişirin. Domatesler, kekik, bir tutam tuz, kırmızıbiber ve karabiberi katıp, karıştırdıktan sonra sosu 15 dakika pişirin. Tavayı ateşten alıp, bir tahta kaşığın tersiyle küçük bir tencere üstüne yerleştirilmiş süzgeçten geçirin. Tencerenin üstünü alüminyum folyoyla örterek, sıcak kalmasını sağlayın.
Fırınınızın ızgarasını yakın. Bir tencereye 3 litre (yaklaşık 13 su bardağı) su ve kalan tuzu koyup, tencereyi harlı ateşe oturtarak suyu kaynatın. Bu arada kâsedeki balık parçalarını ve sebze parçalarını 8 uzun şişe geçirip, şişleri fırın ızgarasının altına yerleştirin ve sürekli çevirerek, etler kahverengileşinceye, sebzeler de yumuşayıncaya kadar (8 - 9 dakika) pişirin. Tenceredeki su kaynayınca erişteleri koyup, yumuşayıncaya (ama diriliklerini bütünüyle yitirmemelidirler) kadar haşlayın. Tencereyi ateşten alıp, erişteleri bir süzgeçte süzdükten sonra yeniden tencereye koyarak, üstüne öbür tenceredeki domates sosunu boşaltın ve iyice karıştırın.
Şişleri fırından alıp, 4 düz tabağa 2'şer şiş yerleştirin. Çevrelerine soslu erişteleri bölüştürüp, tabakları kalan rezene çiçekleriyle süsleyerek, servis yapın.

WOLDOF SALATASI


Ankara Büyükşehir Belediyesi
Belmek Yemek Kitabı


4 adet orta boy kereviz
4 adet orta boy elma
1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm
1 su bardağı ceviz içi
1 adet limon suyu
250 gr. mayonez
1 paket çiğ krema
2 adet kiraz domates

Kereviz ve yeşil elmalar, jülyen doğranır. İçerisine kuru üzüm, ceviz, mayonez ilavesiyle bir kapta karıştırılır (doğranmış malzeme kırılmadan). Hazırlanan karışımın içine çiğ krema ilave edilip karıştırmaya devam edilir.
Servis tabağının tam ortasına salata konup üzeri 2 adet kiraz domates ve mayonez ile süslenir.

Not: Julyen doğrama, malzemenin ince uzun şerit şeklinde doğranması (ev eriştesi görünümünde)

Yaban Mersinli Karaca


6 kişilik
Terbiye için: 0.75 l sirke,
1 cm taze, soyulmuş zencefil kökü,
yarım çubuk tarçın,
3 karanfil,
1 kasık ucu toz hintcevizi,
5 parça kişniş,
1.5 kilo av eti (karaca sırtı),
karabiber,
200 g krema,
az hardal,
akbiber,
tuz,
1 yemek kaşığı un ile karıştırılmış 15 a tereyağı (sosun koyulaşması için),
Brokoli için;
2 yeşil soğan,
1 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı,
1 kilo brokoli,
4 yemek kaşığı badem dilimi.
Yaban mersinli armut için:
3 büyük sulu armut,
1 limonun suyu,
1 yemek kasığı şeker,
250 g yaban mersini (kavanoz),
2 yemek kasığı frenk üzümü jölesi.
Hazır erişte.

Terbiye:
Sirkeyi ve baharatı bir kızartma folyosunun içine dökün. Yıkanmış ve kurulanmış eti de torbanını içine koyun. Torbayı iyice kapatın. Torbayı 24 saat buzdolabına kaldırın, arada bir çevirin. 24 saat sonra eti çıkarın, baharatlı sirkeyi süzün ve bir kapta toplayın. Eti kurutun, keskin bir bıçak ile derilerini ve sinirleri çıkarın. Kızartma sırasında uçların yukarı kalkmasını önlemek için kemiğe 2 tahta şiş saplayın. Ete biber sürün. Eritilmiş tereyağını bir kızartma tenceresinde kızdırın, derileri ve sinirleri içine atın, ateşte iyice kızartın. Kızardıktan sonra ateşi azaltın. Karaca sırtını, etli tarafı yukarıda olmak üzere tencereye oturtun, üzerine az krema dökün. Eti 45 dakika pişirin, arada bir üzerine krema, kızartma suyu ve biraz terbiye gezdirin. Eti çıkarıp folyoya sarın ve sıcak bir yerde bekletin. Kızartma suyunu, kalan kremayı ve 100 ml sirke ilave edip bir taşım kaynatın. Bu sosu bir süzgeçten geçirin, küçük bir kapta toplayın, ateşte suyunu çektirin, hardal, biber ve tuz ile tadlandırın. Sonunda unla ezilmiş tereyağı karıştırın. 1 damla sirke, sosa gerekli parlaklığı verecektir.
Brokoli:
Soğanları kıyıp yağda çevirin, brokoliyi atın ve pişirin. Badem dilimlerini kızartın.
Yaban mersinli armut:
Armutları yıkayıp ortadan bölün, çekirdek evlerini çıkartın. Armutları çeyrek litre suda, limon suyu ve 3 - 5 kaşık şeker ile pişirin. Yabani mersinleri ve frenk üzümü jölesini ısıtın, armutları doldurun. Eti kemikten ayırın, dilimleyin. Dilimleri tekrar birleştirin, bir servis tabağına alın, etrafına armut dizin. Üzerine badem dilimleri serpilmiş brokoli, erişte ve sos ile sofraya getirin.

Yeşil Erişteli Sefa Bifteği


16 parça (40'ar gramlık) dana but biftek veya bonfile
1 çorba kaşığı tepeleme tereyağı
1/2 tatlı kaşığı tuz
Az karabiber
2 çorba kaşığı tepeleme un
1 kaşık kıyılmış maydanoz
Yeşil Eriştesi İçin:
500 gr un
1 adet yumurta
1 adet yumurta sarısı
2 çorba kaşığı rafine yağı
200 gr haşlanmış sıkılmış ve makinada çekilmiş ıspanak yaprağı
½ limon suyu
1 çorba kaşığı tuz

Yeşil erişte için, bütün erişte malzemesini bir kapta yoğurarak özlü bir hamur elde edin. Dörde bölüp yuvarlayın. Üzerine ıslatılıp sıkılmış bir bez kapatıp 20 dakika dinlendirin. Önce merdaneyle sonra oklavayla alt ve üstüne un serperek bıçak sırtı kalınlığında açın. 4 parmak genişliğinde üst üste katlayın. Yarım santim kalınlığında kesin. Kesilen hamurları elinizle açıp uzatın. Kaynar tuzlu suda 3-4 dakika haşlayıp süzgece boşaltın. Yapışmaması için üzerine biraz kaynar su dökün. Suyu süzülünce aynı tencereye döküp üzerine hafif kızarmış 3 çorba kaşığı tereyağı ilave edip iki çatalla bir kere karıştırıp bir kenarda sıcak tutun.
Etleri pirzola demiriyle iyice dövün. Tuzlayıp biberledikten sonra alt ve üstlerini hafif unlayın. Bir tavaya rafine yağını koyup kızdırın. Etleri tavanın aldığı kadar ilâve edin. 1,5'ar dakika etlerin alt ve üstlerini pişirip servis yapacağınız tabağa dizin.
Tavanın içindeki yağı döküp yerine tereyağını koyun. Yağ kızarınca etlerin üzerine döküp, üzerine de maydanozu serpin.
Hazırladığınız ve sıcak tuttuğunuz yeşil erişte ile birlikte servis yapın.

Yoğurtlu Tutmaçlı Tavuk Çorbası


1 lt et suyu
3 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı margarin
1 adet limon suyu
2 adet yumurta sarısı
1 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı pulbiber
Süslemek İçin:
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 adet haşlanmış didilmiş tavuk göğüs eti
1 su bardağı erişte

Bir kaba un, yoğurt, limon suyu ve yumurta sarılarını koyup sütle karıştırın. Bir tencerede et suyunu ve göğüs etini kaynatın. Kaynamakta olan et suyuna yoğurtlu karışımı yavaş yavaş ilave edin. Ağır ateşte 15 dakika kaynatın. Ayrı bir kapta sana yağını eritip pulbiberle karıştırın. Hazırladığınız çorbanın üzerine dökün naneyide ekleyip ocağı kapatın.


Zibilli Pilav (Iğdır)


1 kg pirinç
1 su bardağı yeşil mercimek
1 su bardağı maş fasulyesi
1 avuç erişte
1 çay kaşığı limon tozu
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı un
Üzeri için:
250 gr tereyağı

1 kilo pirinç, sıcak tuzlu suda birkaç saat bekletilir ve yıkanır. Önceden haşlanmış 1 su bardağı yeşil mercimek ve 1 su bardağı maş fasulyesi yıkanır ve süzülür. Pilav için sıcak su kaynatılır, parlaklık için içine bir çay kaşığı kadar limon tozu atılır, 1 kilo pirinç sıcak suya alınır, 2 yemek kaşığı tuzu atılır. Pirinçlerin pişmesine yakın 1 avuç erişte katılır. İyice kaynamaya başlayınca mercimeği ve maş fasulyesi da eklenir. Mercimek ve fasulyeyle bir taşım kaynayan pilav, bir süzgece alınır, soğuk suyla süzülür.
2 adet yumurta çırpılır, 1 yemek kaşığı unla karıştırılır. 1 yemek kaşığı tereyağında karıştırmadan omlet gibi pişirilir. Pilav, üzerine boca edilir. 250 gram tereyağı eritilir, içine ilave edilir, pilavın üzerine gezdirilir. Kapakla tencere arasına kağıt havlu konarak kısık ateşte demlendirilir. Piştiğinde bir tabağa ters çevrilir. Zibilli Pilav, servise hazırdır.

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, 4

lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle