Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
87,949 Yemek Tarifine 2,261,866,991 defa bakıldı


şeker şeftali önerileri







Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları

Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı







Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, 4 ... 19, 20, 21  Sonraki »
Dondurmalı Şeftali Tatlısı


Elif Korkmazel

4 adet orta boy şeftali
4 top vanilyalı dondurma
2 su bardağı şeker
2 su bardağı su

Şeker ve suyu kaynatın. Şeftalilerin kabuklarını soyup ortadan ikiye bölün ve şerbetin içinde beş dakika bekletin. Çıkartıp iyice süzün ve soğumaya bırakın. Alüminyum folyo üzerine aldığınız dondurmayı, birbirinden ayrı toplar halinde buzlukta bekletin. Soğuyan şeftalileri servis tabağına alın ve ortasına dondurmayı koyarak servis yapın.

Ege Meyve Salatası


Kullanılacak malzeme: (4 kişilik)
2 kantalup kavunu,
4 olgun Amasya elması,
4 olgun ve sulu armut,
2 büyük şeftali,
2 kokulu İtalyan eriği,
10-15 tane şurup konservesinde kiraz,
3 fincan tozşeker.

Yapılışı:
Kavunların, elmaların, armutların kabukları soyulur, çekirdekleri çıkarılır, çekirdek yatakları temizlenip atılır. Sonra elmalar, armutlar ve kavun dilimleri küçük parçalara doğranıp bir porselen kâseye konur. Çekirdekleri çıkarılan şeftali ve erikler de doğranıp kâsedeki karışıma katıldıktan sonra meyveler kaşıkla iyice karıştırılır. Kiraz da serpiştirildikten sonra meyvelerin üzerine tozşeker serpilir. Kâsenin üzeri naylon örtüyle kapatılır ve meyveler buzdolabında 2-3 saat dinlendirilir. Sonra bu meyve salatası 4 kâseye bölünür. Sonra servis yapılır. Arzuya göre, üzerine krem şanti de konulabilir.

ELMA BOHÇADA


300 gram un
200 gram tereyağı
2 yumurta
180 gram toz şekeri
100 gram çikolata
50 gram ağaçkavunu şekerlemesi
2 tatlı kaşığı toz maya
1 limon
6 Amasya veya Gümüşane elma
4 kuru acıbadem kurabiyesi
2 çorba kaşığı şeftali marmelâtı
1 tutam tuz

Bir fırın tepsisinin içi az yağ ve unla bulanır. Kalan un hamur yoğurma mermerinin üstüne boşaltılır. Unun ortası çukurlaştırılır. Buraya 150 gram toz şeker, 1 tutam tuz, küçük parçalara bölünmüş 150 gram tereyağı, toz durumundaki maya ve yumurtaların sarısı konur. Hepsi karıştırıldıktan sonra iyice yoğrulur. Sonra hamur bir yağ kâğıdına sarılır ve buzdolabında dinlendırilir.
Hamur dinlendirilirken özel aracıyie elmaların çekirdekleri ve elmanın çevresindeki katı bölüm çıkarılır. Sonra elmaların kabukları soyulur.
Çikolata rendelenir. Sonra benmari usulüyle bir kapta eritilir, içine 30 gram erimiş tereyağı, havanda dövülmüş acıbadem kurabiyeleri, ince ince kıyılmış ağaç kavunu şekerlemesi ve şeftali marmelâtı katılır. Bunlar iyice karıştırılarak bir macun durumuna getirilir. Elmaların içi bu macunla doldurulur.
Hamur buzdolabından çıkarılır. Üstündeki yağ kâğıdı açılır. Hamur, üzerine biraz un serpilen mermere konur. Hamurun kalınlığı yarım santim olacak biçimde oklavayla açılır. Sonra hamur 15X20 santimlik 6 diktörtgene bölünür. Her hamurun ortasına içi dolmuş bir elma oturtulur. Sonra bu elmalı hamurların uçları birer bohça gibi örtülür. Dikdörtgenlerin kesimi sırasında artan hamur parçalarından yapılacak süsler, bu bohçaların tepelerine oturtulur. Bir yumurta beyazı telle çırpılarak köpürtülür. Bir fırçayla ya da tavuk tüyüyle bu köpük bohçalara sürülür. Üzerlerine de artan toz şeker serpilir.
Fırının termostatı 170 dereceye göre ayarlanır. Kızınca bohçalar önceden unlanıp yağlanmış olan tepsiyle fırına sürülür ve burada bir saat pişirilir. Sonra sıcak ya da soğuk olarak servis yapılır.

ML® Bohçada Pilav Videosu

Elma Bohçası


Kullanılacak malzeme (6 kişilik):
1+1/4 su bardağı un,
200 gr tereyağı,
2 yumurta,
3,5 kahve fincanı tozşeker,
100 gr çikolata,
50 gr ağaçkavunu şekerlemesi,
2 tatlı kaşığı toz maya,
1 limon,
6 Amasya elması,
4 acıbadem kurabiyesi,
2 çorba kaşığı şeftali mermelatı,
1 tutam tuz.
Hamuru için:
1,5 su bardağı un,
1/4 su bardağı tozşeker,
100 gr tereyağı,
1 yumurta,
1 tatlı kaşığı karbonat,
1 çay kaşığı tuz
Harcı için:
1/2 kg kokulu bir cins elma,
50 gr tereyağı,
1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzum,
100 gr elma marmelatı (ayva, kayısı veya şeftali marmelatı da kullanılabilir),
1 parça limon veya portakal kabuğu (beyazı çıkarılmış olacak),
50 gr badem içi,
2 çorba kaşığı margarin,
1 fincan pudraşeker.

Yapılışı:
Fırın tepsisi biraz yağ ve unla bulanın Kalan un, hamur yoğurma mermerinin üzerine boşaltılır. Unun ortası çukuriaştırılır. Buraya 3 kahve fincanı tozşeker, 1 tutam tuz, küçük parçalara bölünmüş 150 gr tereyağı, toz maya ve yumurtaların sarısı konur. Hepsi karıştırıldıktan sonra iyice yoğurulur. Sonra hamur yağlı kâğıda sarılır ve buzdolabında dinlendirilir. Hamur dinlendirilirken özel aracıyla elmaların çekirdekleri ve çekirdeklerin çevresindeki katı bölüm çıkarılır. Sonra elmaların kabukları soyulur. Çikolata rendelenir. Benmari usulüyle bir kapta eritilir. İçine 30 gr erimiş tereyağı, havanda dövülmüş acıbadem kurabiyeleri, ince ince kıyılmış ağaçkavunu şekerlemesi ve şeftali mermelatı katılır, iyice karıştırılarak macun durumuna getirilir. Elmaların içi bu macunla doldurulur. Hamur buzdolabından çıkarılır. Üzerindeki yağlı kâğıt açılır. Üzerine un serpilerek hamur yoğurma mermerine konur. Hamurun kalınlığı 0,5 cm olacak biçimde oklavayla açılır. Sonra hamur 15x20 cm'lik 6 dikdörtgene bölünür. Her hamurun ortasına içi dolmuş bir elma oturtulur. Sonra hamurların uçları birer bohça gibi örtülür. Dikdörtgenlerin kesimi sırasında artan hamur parçalarından süsler yapılarak bohçaların tepelerine oturtulur. 1 yumurta beyazı telle çırpılarak köpürtülür. Bir fırçayla köpük bohçalara sürülür. Üzerlerine de artan tozşeker serpilir. Fırın 170°C'ye ayarlanır. Kızınca bohçalar, önceden unlanıp yağlanmış tepsiyle fırına sürülür ve 1 saat pişirilir. Sonra sıcak veya soğuk olarak servis yapılır.


ML® Elma Maya için tıklayın


Elmalı Kek


1 iri sarı elma
4 yemek kaşığı katıyağ
1 çay kaşığı tarçın
2 yumurta
yarım fincan un
1 çay kaşığı kabartma tozu
yarım fincan süt
1 fincan şeker
1 tutam tuz

Elmayı soyup ince ince dilimleyin, çelik bir kap içinde yağı, tarçını ve yarım fincan şekeri koyup eritin. Elmaları düzgünce bir kaba dizin tekrar ateşe koyup elmalar pembeleşinceye kadar pişirin. Yumurtaların akı ile sarısını ayırın, çatal ile unu, sütü, kabartma tozunu, tuz ve yumurta sarısını çırpın.. Başka bir kasede yumurta akı ve yarım fincan şekeri köpük oluncaya kadar çırpın. Bu iki karışımı birbirine karıştırın. Bunu da elmaların üzerine düzgünce yayın. Orta hararetli fırında pembeleşinceye kadar pişirin. Soğuyunca servis tabağına ters koyup ikram edin.


ML® Şeftalili Kek için tıklayın

ELMALI KURABİYE


Malzemeler
1 su bardağı yoğurt
½ su bardağı sıvı yağ
1 paket margarin
1 su bardağı şeker
1 kahve kaşığı karbonat
4 adet elma
Şeker
Tarçın

Yapılışı
1 paket margarin eritilir. Hafif soğuduktan sonra ½ su bardağı sıvı yağ, 1 bardak yoğurt, bir bardak şeker, karbonat ve yeterince un karıştırılarak yumuşak bir hamur elde edilir. Daha sonra hamur ceviz büyüklüğünde bölünerek elde yuvarlanır. Diğer tarafta dört elma rendelenir. Üzerine şeker ve tarçın göz kararı dökülerek elmalar kısık ateşte yumuşayıncaya kadar pişirilir. Açılan hamurların içerisine hazırladığımız elmalı harç konur ve poğaça şeklinde kapatılır. Orta sıcaklıktaki fırında üzeri pembeleşinceye kadar pişirilir. Soğuduktan sonra kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serpin.


ML® Şeftali Kurabiye için tıklayın


Elmalı Şeftali Kompostosu


500 gr şeftali
2 elma (iri doğranmış)
1 su bardağı şeker
1 kahve fincanı ağartılmış badem (iri dövülmüş)
6 su bardağı su

Şekeri iki bardak suyla bir taşım kaynatın.
Şeftalileri yıkadıktan sonra dilimleyin, elma ile kaynattığınız şurubun içine şeftalileri atıp, yumuşayıncaya kadar pişirin.
Ateşten indirdikten sonra soğumaya bırakın. İyice soğuduktan sonra kaselere boşaltıp, badem serperek servis yapın.

Elmalı Şeftali Kompostosu


1 kilo şeftali
3 elma
2 su bardağı şeker
2 çubuk tarçın
2 litre su

Elmaları ve şeftalileri küp küp doğrayın, üzerine şekeri, tarçın ve suyu ekleyip 20 dakika kadar kaynamaya bırakın. Soğuyunca kâselere koyup sofraya getirin. Özellikle pilavın yanında iyi gidiyor. Vaktiniz varsa meyvelerin üzerine şekerini koyup bir gece beklettikten sonra pişirin, lezzetine lezzet kattığınızı göreceksiniz. Bardaklarda sunmak için de robottan geçirip, soğuk olarak ikram edebilirsiniz.

Elmalı Şeftalili Turta


Hamuru için:
3,5 su bardağı un
150 gram eritilmiş tereyağı
1 paket kabartma tozu
1 yumurta
İçi için:
1 elma
4 şeftali
3 çorba kaşığı şeker
1 çay kaşığı tarçın

Öncelikle elmayı rendeleyin, şeftalileri irice doğrayın, üzerine şeker ve tarçını ekleyin. İki dakika kadar kavurup ocaktan alıp soğumaya bırakın. Turta hamuru için gereken malzemeleri yoğurun. Bu hamuru kelepçeli bir kabın tabanına yayın. Şeftalili harcı da üzerine yerleştirin. Kalan hamuru üzerine kapatıp döşeyin. 200 derecedeki fırında 35 dakika pişmeye bırakın. Soğuyunca dilimleyerek servis yapın.

Etimekli Şeftali Tatlısı


2 şeftali
1 paket etimek
1 su bardağı şeftali suyu
1 su bardağı su
1 su bardağı toz şeker
Muhallebi için:
4 su bardağı süt
2 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı nişasta
2 çorba kaşığı hindistancevizi
Yarım su bardağı toz şeker
1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
Sos için:
3 şeftali
2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 paket vanilya

Şeftalilerin kabuklarını soyup küp şeklinde doğrayın. Etimekleri cam bir tepsiye dizin. Şeftali suyu, su ve şekeri kaynatıp ekmeklerin üzerine dökün ve şeftalileri yerleştirin.
Muhallebi malzemelerini karıştırıp koyulaşıncaya kadar pişirin. Muhallebi kıvamına gelince ateşten alıp hindistancevizi ilave edip karıştırın. Etimeklerin üzerine döküp soğumaya bırakın.
Sosu hazırlamak için; şeftalileri püre haline getirip pudra şekeri ilave ederek 10 dakika pişirip soğutun.
Ekmekleri servis tabağına alıp şeftali sosu eşliğinde servis yapın.

FANTEZİ TARTÖLETLER


Kullanılacak malzeme:
1/2 kilo kadar un,
225 gram tereyağı,
250 gram toz şekeri,
1 paket vanilya tozu,
4 yumurta,
400 gramlık şuruba yatırılmış bir kutu şeftali,
1 kutu şeftali jelatini (bulamayanlar 1 kâse şeftali peltesine 10 tabaka jelatin yaprağı katarak evde bu Jelatinli şeftaliyi yapabilirler),
birkaç kiraz veya vişne şekerlemesi,
1 limon,
bir çimdik kadar tuz.

Yapımı: Küçük tartölet kalıplarını yağlayıp unlamalı. Kalan unu toz şekeriyle iyice karıştırmalı. Buna küçük parçalara doğranmış ve yumuşatılmış tereyağını katmalı. Rendelenmiş limon kabuğunu (sadece sarısı), vanilya tozunu, bir çimdik tuzu ve yumurta sarılarını iyice karıştırarak yoğurmalı. Karışım birbirine yedirilince hamuru bir yağ kâğıdına sarıp buzdolabına kaldırmalı, orada yarım saat kadar dinlendirmeli. Beri yanda şeftalileri şurubundan süzerek çıkarmalı.
Yarım saat sonra buzdolabından çıkarılacak hamuru ikiye bölmeli. Bir parçayı tekrar yağ kâğıdına sarıp buzdolabına kaldırmalı. Öbür parçayı unlanmış hamur yoğurma mermerinde unlanmış oklavayla açarak bir - iki milimetre kalınlığında bir yufka haline getirmeli. Sonra bu yufkadan tartölet kalıplarının içlerini kaplayacak genişlik ve yuvarlaklıkta parçalar çıkarmalı.
Bu parçalarla kalıpların içlerini kaplamalı (iyice yerleşmeleri için parmaklarla bastırmayı unutmamalı). Üzerlerini yağ kâğıdıyle kaplamalı ve biçimlerinin bozulmaması için yıkanmış temiz çakıl taşı doldurduktan sonra kalıpları 180 dereceye göre kızdırılmış fırına koymalı. Fırını sık sık açmamak için bu tartölet kalıplarını büyükçe bir tepsiye oturtmalı ve tepsiyi fırına koymalı.
Kalıplardaki hamur pişip de nar gibi kızarınca bunları fırından çıkarmalı. İçlerindeki çakıl taşlarıyla yağ kâğıtlarını çıkarmalı. Kalıpları başaşağı ederek içlerindekini boşaltmalı ve soğumaya bırakmalı. Tartöletler soğuyunca bunları düzeltmeli. İçlerine birer şeftali oturtmalı. Çukur yerleri yukarı gelecek bu şeftalilerin içlerine birer vişne veya kiraz şekerlemesi oturttuktan sonra üzerlerine jelâtinli şeftali marmelâtı dökmeli ve tartöletleri bir kaba yerleştirip bir süre için buzdolabına kaldırmalı.
Jelatin buzdolabında donunca tartöletleri çıkarmalı, ve servis yapmalı. Buz dolabına kaldırılmış öbür hamur parçasını da yarım santim kalınlığında olabilecek şekilde açmalı. Sonra kalıplarla birçok biçimli parçaya bölmeli ve bu bisküvit hamurlarını yağa bulanmış bir tepsiye yerleştirip 180 dereceye göre kızdırılmış fırında pişirmeli. Bu bisküvitleri de tartöletlerin yanı sıra servis yapmalı.

Fındıklı Galeta


125 gr fındık
140 gr un
Bir tutam tuz
50 gr pudra şekeri
75 gr tereyağı
Üstü:
75 gr pudra şekeri
İçi için:
300 gr krem şanti
1 yemek kaşığı pudra şekeri
4-5 adet taze şeftali

Fındıkları bir tepsiye yayın. Fırına koyup arada sallayarak kavurun. İç kabuklarının temizlenmesi için avucunuzun içinde ovuşturun. 25 gr'mını irice kıyıp kalanını makineden geçirin.
Un ve tuzu eleyip, bir kabın içinde çekilmiş fındıklar ve şeker ile karıştırın. Ekmek kırıntıları görünümünü alana dek, tereyağını bu karışımla ovuşturun. Hafifçe yoğurup, 30 dakika ya da hamur sıkılaşana dek bekletin.
Hamurdan kalın bir rulo yapıp dörde kesin ve her parçayı 4 mm. inceliğinde dört daire biçiminde açın.
Bu daireleri yağlanmış fırın tepsisine yerleştirerek önceden ısıtılmış orta ısıdaki fırında 15-20 dakika rengi koyulaşana dek pişirin. Fırından alıp, soğumaya bırakın. Şekeri bir kaba koyarak hafif ateş üzerinde eriyene dek karıştırın. Ateşi artırıp, karıştırmadan, tatlı bir karamel rengi alana dek kaynatın. Karamelden, fırından çıkardığınız dairelerden birinin üzerine, koyup, düzgün bir biçimde yayın. Yayma işlemini yapârken, ucu yağlanmış bir bıçak kullanmanız önerilir. Karamel donmadan önce, iri kıyılmış fındıkları, dairenin çevresine serpiştirin.
Servis yapılmadan az önce, içi hazırlamaya girişin. Krem şantiyi çırpıp şeker ile karıştırın. Şeftalilerin kabuklarını soyup, dilimleyin. Birkaç dilimini karamel yayılmış dairenin üzerine dizin. Kalan karameli ısıtıp, şeftalilerin üzerine akıttıktan sonra yukarı doğru çekerek karamelleri sündürün. Krem şantiyi diğer dairelerin üzerine sürün. Dilimlenmiş şeftalileri de krem şantinin üzerine dizdikten sonra, daireleri üst üste yerleştirin. Üstünü süslediğiniz daire doğal olarak en üste konulacaktır.
Taze ağaç çilekleri de kullandığınızda çok lezzetli olacaktır

FINDIKLI MEYVE SALATASI

1 adet şeftali
1 adet elma
1 adet portakal
1 adet muz
1 su bardağı yoğurt
2 çorba kaşığı şeker
tarçın
iri dövülmüş fındık

Yapılışı 1 adet şeftali, 1 adet elma, 1 adet portakal ve 1 adet muzun kabuklarını soyup ufak doğrayın. 1 su bardağı yoğurda 2 çorba kaşığı şeker ekleyip karıştırın. Meyveleri servis tabağına alın ve üzerine yoğurdu yayın. Tarçın ve iri dövülmüş fındık serpip servis yapın

Fındıklı Pasta


3 adet pumurta
1 bardak şeker
200 gram un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilpa
joo aram fındık
Krema için:
3 adet şeftali
1 kutu krem şanti
Üzerine:
Pudra sekeri

Derin bir kapta şeker ile yumurtaları çırpın. Şeker eridikten sonra 1 paket kabartma tozu ve vanilyayı ekleyin. Unu azar azar ve karıştırarak ilave edin. Kek alıbını çok az yağlayın, ince ince kesilmiş fındıkları kalıbın içine serpin.
Üzerine hazırladığınız kek hamurunu dökün, önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında pişirin.
Bu arada kremayı hazırlamak için, şeftalileri rendenin iri tarafı ile rendeleyin. Sonra süzgeçten geçirin. Şeftalilerden elde ettiğiniz 1 su bardağı şeftali suyunu krem şanti ile koyulaşana dek çırpın. Donması için buzdolabında bekletin. Fırından çıkardığınız keki soğutun. Sonra enlemesine keskin bir bıçak yardımıyla ikiye ayırın. Fındıksız olan ilk parçaya rendelenmiş şeftaliyi yayın. Ardından kremayı düzgün bir şekilde yayın. Fındıklı ikinci parçayı üzerine kapatan. Pudraşekeri serpip, servis yapın.

FINDIKLI PASTA


Malzeme:
5 yumurta
1 büyük portakal
100 gr pudra şekeri
3 kaşık marmelat (elma, şeftali, kayısı)
5 fincan şeker
6 fincan un 100 gr fındık

Yapılışı:
Portakalın suyunu sıkın, yumurta ile şekeri iyice çırpın.
Sonra portakal suyunu ve 6 fincan unu ilave edin. Yağlanmış tepsiye dökerek pişirin.
Fırından çıkartılıp sıcakken üzerine dövülmüş fındıkla reçel karıştırılarak üzerine sürün. Soğuduktan sonra pudra şekeri eleyin.

Fırında Lorlu Şeftali Tatlısı


1 su bardağı tatlı lor
2 adet olgun şeftali
1 çay bardağı şeker
10 adet pötibör bisküvi
2 çorba kaşığı tereyağı

Bisküviler dövülerek un haline getirilir. Şeftali soyulur, çatalla ezilir. Üzerine şeker ve lor eklenir iyice karıştırılır. Yumuşak tereyağı ve bisküvi de katılır karıştırılır. Isıya dayanıklı kaselere paylaştırılır. 200 derece fırında 20-25 dakika pişirilir.

FIRINDA MEYVE TATLISI (vetaryen)


8 kişilik Malzemesi
3 kg karışık yaz meyveleri (kırmızı erik, kayısı ve şeftali)
1 çay bardağı limon suyu
3 yumurta akı
Yarım su bardağı tozşeker
2-3 diş karanfil
1 çorba kaşığı su
8 top kavunlu dondurma

Kayısı ve şeftalilerin kabuklarını soyup çekirdeklerini çıkarttıktan sonra küp küp doğrayın. Eriklerin çekirdeklerini çıkarıp ince ince dilimleyin. Hepsini tencereye alıp üzerine 2 çorba kaşığı tozşeker ilave edin. Kısık ateşte kapağı kapalı olarak 2-3 dakika pişirin. 1 kaşık su ve karanfilleri ekleyip ateşten alın.
Yumurta akları ve kalan toz şekeri kar haline gelinceye dek çırpın. Hazırladığınız meyveleri ilave edip karıştırın. Yağlanmış fırın kalıbına dökün.
Önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 4-5 dakika pişirin. Fırından çıkarıp üzerine limon suyunu gezdirin ve 2 dakika sonra fırından alın. Ilık olarak servis tabaklarına alıp dondurma topları eşliğinde servis yapın.

FIRINDA MEYVELERLE DONDURMA


Malzemeler
2 adet nektarin veya şeftali
4 adet erik
30 g toz tatlandırıcı veya esmer şeker (1 kahve fincanı)
2 adet çubuk tarçın
2 adet karanfil
4 top Carte d'Or Meyve Şöleni.

Hazırlanışı
Meyveleri soymadan ikiye kesip çekirdeklerini çıkartın. Fırın tepsisine yağlı kâğıt yayıp meyveleri üstüne yerleştirin. Şekeri serpin. Karanfili döverek tarçınla birlikte meyvelere ekleyin. Önceden 220ºC’de ısıttığınız fırında 20 dakika, şeker eriyip meyveler kızarana kadar pişirin. Sıcak meyveleri servis tabağına alın ve Carte d'Or Meyve Şöleni ile servis yapın. Dilerseniz tabağınızı mangoyla, çilek sosu veya benzer bir reçelle de süsleyebilirsiniz.


Fırında Şeftali Tatlısı


1 kg olgun şeftali
1/2 su bardağı buğday nişastası
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı yulaf ezmesi
1/2 su bardağı un
100 gr tereyağı
Tarçın

Şeftalilerin kabuklarını soyup, dilipleyip, tepsiye yayın. Üzerine toz şekerin 1/2''sini ve buğday nişastasını serpin. Kalan şekeri, yulaf ezmesini, unu ve tarçını karıştırın ve şeftalilerin üzerine yayın. Küçük parçalar halinde kesilmiş tereyağını en üste serpin ve 180 derecelik fırında üstü kıtır kıtır olana dek (yaklaşık 30 dakika) pişirin. Tatlı fırından çıkıp biraz ılınınca, üstüne biraz taze krema konularak, veya Yanında bir top vanilyalı dondurma ile yiyiniz.

Fırında Şeftali Tatlısı


4 şeftali
5 çorba kaşığı tozşeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı su
2 çorba kaşığı nişasta
1 çorba kaşığı fıstık
8 kiraz
2 çorba kaşığı pekmez
2 çorba kaşığı gülsuyu

Şeftalileri ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarın. Fırın poşetinin içine yerleştirip 4 çorba kaşığı şeker ve 1 bardak su ilave edin. Önceden ısıtılmış fırında 25 dakika pişirin. İyice soğuyunca düz bir tabağa dizin.
Su, süt, nişasta ve 1 çorba kaşığı şekeri orta ateşte pişirin. Düz bir kalıba döküp donması için bekletin ve kare kare kesin.
Şeftalilerin üstüne fıstık serpip kare kestiğiniz muhallebileri üzerlerine yerleştirin. Gülsuyu ve pekmez ilave ederek servis yapın.

FIRINDA YAZ MEYVELERI


MALZEMELER

Porsiyon başına 3-4 adet bebe bisküvisi
Kiraz, üzüm, şeftali, kayısı gibi yaz meyveleri
Kutu krema
Esmer şeker


HAZIRLANIŞI

Fırın kaplarının altına 3-4 adet bebe bisküvisi dizin. Bu, meyvelerden akan suyu emecektir. Bunun üzerine, küçük küçük dilimlenmiş yaz meyvelerini yerleştirin. Servis yapmadan önce, üzerine 1-2 kaşık kremayı döküp, en üste de 1 corba kaşığı esmer şeker serpin. Fırında üstü kabuk olana kadar pişirin.

Fırınsız Pasta


MALZEMELER
250 gr. kedi dili bisküvi
4 çorba kaşığı hindistan cevizli mısır özü nişasta
4 çorba kaşığı oralet
14 çorba kaşığı şeker
limon suyu
4,5 su bardağı su
1,5 çorba kaşığı hindistancevizi rendesi (üzeri için)
2 mandalin (küçük doğranmış)
4 elma (küçük doğranmış)
4- 5 muz (küçük doğranmış)

YAPILIŞI:
1- Şeker ve oralet 3,5 su bardağı su ile kaynatılır. Buna 1 bardak su ile ezilmiş nişasta katılır. Karıştırarak pişirilir. Limon suyu ilave edilir.
2- Kalıp ıslatılır. Sıcak pelteden biraz dökülüp yayılır. Üzerine bisküvi, pelte ve karışık meyveler kat kat yerleştirilir. Kaşıkla bastırılır.
3- Soğuyunca buzdolabında 3- 4 saat bekletilir. Tabağa ters çevrilip üzerine hindistancevizi rendesi serpilir.

Not: Mevsime göre değişik meyveler (şeftali, çilek, çekirdeksiz üzüm, kayısı, kiraz v.s.) kullanılır.

Geleneksel Türk İçecekleri


Prof. Dr. Mahmut Tezcan

Türk Mutfağının zenginliği, dünya ölçüsünde bilinen gerçeklerdendir. Bu zenginlik, kuşkusuz yemek türleri bakımındandır. Geleneksel içeceklerimiz de (meşrubatlar) oldukça çeşitlilik göstermektedir.

Bu yazımızda, içeceklerin mutfak kültürümüzdeki yerine değinilecektir. Her bir içeceğin ayrı ayrı besin değeri söz konusudur. Biz işin beslenme ile ilgili teknik yanını bir tarafa bırakarak, içeceklerin kültürel yaşantımızdaki yerine ve türlerine değineceğiz. Açıklamalarımız, kendi kişisel gözlemlerimize ve literatür incelemesine dayandırılmıştır.

I. Sıcak Olarak İçilenler

Çay, kahve, ıhlamur, adaçayı, tarçın, süt ve salep önde gelen ve yaygın olanlardandır.

Çay

17. yy. başlarında, çay, Avrupa’ya tanıtıldı. Türkiye’de 1918 yılında Batum’da çay üretimine geçildi. Ülkemizin en sevilen içecekleri arasındadır, öyle ki en küçük yerleşme birimlerinde dahi kahvehanelerde hiçbir şey bulunmasa bile çay mutlaka bulunur. Köy, kasaba, ilçe ve metropolitan yörelerimizdeki kahvehaneler, çayhaneler ticari varlıklarını sanki çaya borçlu gibidirler. Türkiye’de en çok içilen yer denince akla Erzurum gelir.

Karadeniz’de yetiştirilen çay, daha çok Doğu Anadolu’da içilir. Erzurum bunların başında gelmektedir. Erzurum’da çay şekeri de farklıdır. Erzurum fabrikasında yapılan ve çuvallarla satılan sert kelle şeker, özel bir çekiçle, "Taka tuka" denilen özel bir kabın içinde kırılır. Bu şekerin bir parçası çaya batırılıp dilin altına konur ve çay yudum yudum içilir. Çay koymak anlamında "Çay dökmek" ya da "Çay tazelemek" deyimleri kullanılır. Çay ikramını kabul etmemek ayıp sayılır.

Kahvehanelerde çay servisinin değişik biçimleri vardır. Özellikle kahvenin dışına çay götürülürken bardaklar içleri dolu olduğu halde, tabağa ters çevrilerek konur ve kişiye verilirken ters yüz, daha doğrusu ters düz edilir. Usta garsonlar el alışkanlığı ile bir damla çay dökmezler. Erzurum’da çok çay içilişine değin şu tekerleme ilginçtir:

Çıktı mı beşe, sür on beşe
Olsun yirmi, versin neşe
Kırmam seni, doldur neyse.

Tek şekerle çok çay içmek, ekonomik nedenle de açıklanabilir. Şekerli içildiğinde çok fazla şeker tüketimi olacaktır. Bu konuda bir fıkra: İstanbullu bir gelin, Erzurumlu bir komşuya gitmiş. Kıtlama çay içmeyi öğrenmek istemiş. Şekeri ağzına almış, şeker hemen erimiş. İkinci bir şeker istemiş, o da hemen erimiş. Üçüncüyü istemiş, daha bardakta çok çay var. Ev sahibi de dayanamamış: "Gurban gelin hanım, ben senin çayını şimdi tatlı edim de, sen kıtlamayı evinde öğren" demiş.

Aşağıya aldığımız "ÇAYNAME" şiiri, Erzurum çay kültürünü ayrıntılı biçimde dile getirmektedir:

Akar gider Akpınar’ın suları,
Yazıcısı daha birçok pınarı,
Tabakhane, cennet çeşme suları,
İçmezler de "İlle olsun taze çay"

Dilde destan kışları ve Barları
Yaylasında kısrakları, tayları
Sularından nefis olur çayları
Dadaşların tutkusudur burda çay

Erzurum’un mutfakları düzenli,
Biçim biçim semaverle bezeli,
Eksik olmaz sofrasından ezeli,
Lavaş ekmek, civil peynir, demli çay

Ufak ufak kırılmakta şekerler
Dil üstünde kıtlamasın içerler
Limon, çayın namusunu lekeler
Bakiresi bir bardakta sade çay

Bir tarafta tarla çayır biçilir
Bir tarafta buğday saman seçilir
Şeker yoksa zararı yok içilir
Kişmiş ile, tamas ile orda çay

Mantı ile turşu yedim yanmışam
Otuz içtim, şimdi ancak kanmışam
Semaverler sıra sıra dizili
Demlikler nakış nakış yazılı

(İhsan Coşkun Atılcan)

Batıda olduğu gibi iş yerlerinde formel bir çay saati yoktur. Çünkü kültürümüzde çay devamlı içilir. Devamlı çay içilmesini yasaklayan iş yerleri hiçbir zaman ülkemizde başarılı olamamışlardır. İş yerlerinde içilen çayın kalitesi önemli değildir. Nasıl olursa olsun herkes zorunlu olarak içer. Arkadaşlarına yegâne ikram edilen şey çay olduğu için, çay ikram etmeyenler cimrilikle itham edilirler.

Anglo-Sakson kültüründe 1904 yılından itibaren buzlu çay içilmeye başlanmıştır. Bizim kültürümüzde buzlu çay geleneği yoktur.

Ihlamur

Sıcak olarak içilen içeceklerimizden birisi de ıhlamurdur. Esas olarak evlerde sağlık amacıyla kullanılmıştır. İdrar arttırıcı, terletici, yatıştırıcı ve göğüs yumuşatıcı özellikleri vardır. Bu nedenle son zamanlarda iş yerlerinde de ıhlamur yapılmaktadır. Artık iş görenler, akşama kadar çay içmektense sağlık yönünden yararlı olan ıhlamur içmeyi tercih etmektedirler.

Ada Çayı

Tıpkı ıhlamur gibi sağlık yönünden yararlı olan bu bitki de sıcak olarak içilmektedir. Özellikle Batı Anadolu’da kahvehanelerde, çayhanelerde bol miktarda tüketilmektedir.

Tarçın

Yine çeşitli yörelerimizde sıcak olarak içilen, özellikle lezzeti de rengi ile tercih edilen bir içecek türü olarak kahvehanelere ve iş yerlerine girmiştir.

Kahve

Kahve ilk kez 15. yy. da Arabistan’da yetiştirilmiştir. Ülkemize 16. yy. da gelmiştir. Pişiriliş biçimi ile Türk kahvesi olarak dünyaya tanıtılmıştır.

Kahve, ülkemizde bir sohbet aracı olmuştur. Bu nedenle, "Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül ahbap ister kahve bahane" demişizdir. "Gel bir kahve içelim" demek, sadece maddi olarak bir fincan kahve içmek değildir. O kişi ile sohbet, dertleşme, dedikodu yapmayı içerir. Yorgunluk kahvesi de dinlenmeyi ifade eder.

"Bir fincan acı kahvenin kırk yıllık hatırı vardır" deyimimiz de insanlar arası ilişkilerin, dostlukların pekiştirilmesi için söylenmiştir. Hanımlarımız kahve fallarıyla da geleceğe yönelik yaşamlarını bilmek meraklarını gidererek psikolojik doyum sağlamaktadırlar. Hele kahveler de köpüklü ise, içenlerin keyfine diyecek olmaz. Kahve bir sohbet aracı olduğu gibi, görücü gelenlerin kızı görmeleri için de bir araçtır. Görücüler, kızın sunduğu tepsiden kahveyi alırken esas olarak onu görmek amacıyla o eve gelmişlerdir.

Kültürümüzde çocukların, gençlerin büyükler yanında kahve içmesi istenmemiştir. Bu davranış, bir saygısızlık olarak nitelendirilmiştir. Aslında kahve içerken yapılan sohbete küçüklerin karışmasını istemediğimizden çocukların kahve içmesini’ istememişizdir. Ayrıca kahvenin çocukların sağlığına zararlı yönleri de söz konusudur. İçenin zevkine göre de şekerlisi, az şekerlisi, orta şekerlisi vardır. Kahvenin süt katılarak içilen türüne "sütlü kahve" diyoruz ki oldukça yaygın olarak tüketilmektedir.

Halk tıbbında çeşitli hastalıklarda kahve kullanılmaktadır. Konumuz dışında olduğu için bu konuya değinmeyeceğiz.

Kahvehaneler kahve içilen yer olarak adlarını kahveden almış olsalar gerek. Sohbet edilen yerler olarak kahvehaneler, kahvenin pahalılaşmasıyla, çay içilen yerler haline dönüşmüşlerdir. Yalnız son yıllarda kahvehanelerde sohbetler de azalmaya başladı. Okey oyununun yaygınlaşmasıyla, kafaları önünde, saatlerce kimse ile konuşmadan masanın başında oturan müşterileri görmek mümkün.

Kahve de çay gibi kendine özgü maddi kültür yaratmıştır. Bin bir türlü kahve fincanlarımız, cezvelerimiz, kahve el değirmenlerimiz, kahve dibeklerimiz, tepsiler bunlardan birkaçıdır.

Salep

Salep de özellikle kışın içilen sıcak meşrubatlarımız arasındadır. Daha çok ticari kurumlarda içilen koyu sıvı içeceklerdendir. Günümüzde daha çok büyük kentlerde tüketilmektedir. Özellikle sabah kahvaltılarında kullanılır. Artık evlerde pek yapılmamaktadır.

Süt

Ülkemizde hem sıcak hem de soğuk meşrubat olarak kullanıldığı gibi, sağlık amacıyla da tüketilmektedir.

II. Soğuk Olarak İçilenler

Meşrubatlar deyince aslında soğuk olarak içilenler akla gelmektedir. Bu nedenle çeşit olarak soğuk içilenler daha fazladır.

Ayran

Geleneksel Türk meşrubatları derken ilk akla gelen ayrandır. Yapımının kolay olması, en ücra köşelere kadar yaygınlaşmasını sağlamıştır. Köylümüz, bulgur pilavını kaşıklarken ayransız olur mu? Konuğunu ayransız ağırlar mı? Sıcak yaz günlerinde tarlada çalışırken soğuk bir ayran içmeden bir gölgeliğe uzanarak dinlenmek olur mu? Kentlimiz de öyle değil mi? Ayaküstü öğle tatilinde dönerli ekmeğini yerken en uygun içecek olarak ayranı tercih etmez mi?

Ayran, aynı zamanda bir Türk sembolü olmuştur. Çünkü yoğurt Türk buluşu olarak dünyaya yayılmıştır. Hayvancılığa dayalı bir ekonominin gereği olarak icat edilmiştir. Yoğurt gibi ayran da bugün Avrupa kültürüne girmiştir. Ayrıca yoğurdun tatlı ve meyveli türleri de Avrupa’da yapılmaktadır.

Yoğurdun sağlığa yararlı yönleri herkesçe bilinmektedir. Aynı biçimde ayranın da sağlıklı bir içecek olduğu kuşkusuzdur. Son yıllarda karton ve naylon bardakların yaygınlaşmasıyla, büyük kentlerde ve yurdun her tarafında oldukça fazla miktarda tüketilmektedir.

Ayranın bir de köpüklü olarak yapıldığı özel yörelerimiz var. Örneğin, Balıkesir Susurluk ilçesine yolu düşen bir vatandaşımız oranın bol köpüklü, yağlı ve lezzetli ayranını içmeden oradan ayrılamaz.

Anadolu’da eskiden geleneksel olarak ayran yapmak için "Yayık" kullanılırdı. Bugün bu geleneğimiz kaybolmuş gibidir. Yalnız göçebe topluluklarında ve bazı köylerimizde devam etmektedir.

Ayran, yoksul insanımızın yemeği de olmuştur. İçine ekmek doğrayarak yemek gibi yenmesi kültürümüzde olan bir durumdur.

Boza

Türklerin sevdikleri koyu sıvı, tatlımsı mayhoş bir içki türüdür. Selçuklular zamanında "Bekni" adı verilmişti. Darı, buğday, mısır, pirinç veya arpadan yapılıyordu. O zaman, olgunlaşması için testide korunuyordu. Kışın içilen mevsimlik içkimiz boza, Türkiye’de daha çok darıdan yapılır. Karlı kış gecelerinde gecenin sessizliğini bozan sokakta boza satan bozacının sesi, bize belki de kış mevsimini daha çok sevdirmektedir.

Ansiklopedik bilgilerde bozanın Orta Asya’da ve Doğu Anadolu’da İ.Ö. 4. yy. dan beri var olduğu söylenmektedir. Eski Yunan ve Roma’da da içilmekteydi. Günümüzde Kırım, Volga yöresi, Kafkasya, Türkistan, Balkanlar, Macaristan, Mısır, Arabistan ve İran’da da yapılmaktadır. Osmanlı kayıtlarında bozanın daha çok Edirne, Bursa, Amasya ve Mardin gibi (16. yy.) illerimizde üretildiği belirtilmektedir. Evliya Çelebi, 17. yy. ortalarında İstanbul’da çok sayıda bozacı dükkânı olduğunu kaydediyor. Boza, besleyici ve ısıtıcı özelliği nedeniyle eskiden orduda da kullanılırmış.

Çeşitli Şerbetler

Ülkemizde meyve sularının yaygınlaşmasından önce "Şerbet" denilen soğuk içecekler çok yaygındı.

Özellikle mevlüdlerde eskiden lohusa şekerinden yapılan "Lohusa Şerbeti" dağıtılırdı. Nişanlarda ve söz kesilmelerde de yine aynı şerbet kullanılırdı. Esasen, “filanın şerbeti içildi” deyimi de şerbetten gelmektedir. Şerbetler çok çeşitli idi. Bal şerbeti, gülsuyu şerbeti, şeker şerbeti, lütuf şerbeti, tanrı şerbeti, gülsuyundan yapılmış şeker şerbeti, nardenk şerbeti, saf şeker şerbeti gibi şerbet türleri, Mevlana’nın şiirlerinde yer almıştır.

Bal ile sirkeden yapılan Sirkencübin denilen şerbetin hem susuzluğu gidermek ve hem de hastalıklarda ilaç yerine kullanıldığı belirtilmektedir.

Günümüzde şerbet kültürü, yerini meyve sularına bırakmıştır. Fakat Anadolu’da bazı köylerimizde kısmen devam etmektedir. Anadolu’da çeşitli ot1ardan şerbetler yapılmaktadır. Meyan kökü şerbeti de yapılmaktadır.

Meyva Suları

Çeşitli meyve suları kültürümüzde eskiden beri vardır. Bunların bazıları şurup olarak adlandırılıyordu. Gül şurubu, vişne şurubu gibi. Şıra veya meyve sularına 9. yy. da "Çakır" yahut "Süçik" denmekteydi. Meyve suları, yemek sofralarında "Soğukluk" yahut "Meşrubat" olarak kullanılmakta idi. O zaman en çok üzüm suyu ve şırası içilmekteydi. Ayrıca kayısı suyu da içiliyordu ki adına "Uhak" diyorlardı. Bugün şıra, bağcılığın yaygın olduğu yerlerde kullanılıyor. Büyük kentlerden kalkmıştır. Pekmez de sıvı olduğu için aslında meşrubat olarak kullanılabilir. Fakat meşrubat olarak kullanılmamaktadır. "Demirhindi" denen bir meşrubat türü de vardı, bugün kullanılmamaktadır.

Bugün her türlü meyve suyu içilmektedir. Adana’da Şalgam suyu, şeker kamışı suyu içilmektedir. Bugün presler sayesinde her türlü meyvenin suyu sıkılmaktadır. Bunlar evlere kadar girdiği için mutfaklarda her türlü meyve suyu sıkılabilmektedir. Havuç, üzüm, elma, portakal, karpuz, nar, vişne, kayısı, şeftali gibi meyvelerin suları hem hazır olarak şişelerde, hem de karton kutularda piyasada satıldığı gibi, bunlar presler yoluyla evlerde de yapılmaktadır.

Bugün meyve sularının toz halindeki şekilleriyle de sıcak veya soğuk meyve suları elde etmek mümkündür. Örneğin portakal, limon, tarçın gibi…

Süt de meşrubat olarak, gerek sıcak, gerekse soğuk olarak tüketilmektedir. Hatta içine muz, çilek vs. gibi meyveler katılarak da soğuk içecek biçiminde kullanılmaktadır. Hatta sütün çeşitli meyvelerle karıştırılmış biçimleri piknik biçimindeki dükkânlarda yapılıp satıldığı gibi, hazır kutular içinde soğuk meşrubat olarak da satılmaktadır. Aromalı sütler içine meyve kokusu, esansı konularak hazır kutularda satılmaktadır.

Bugün hazır meyve suları yanında Batı’dan kola cinsinden içecekler (Coca-cola, Pepsi, Fanta vs.) Türk meşrubat dünyasını istilâ etmiştir. Aslında, asitli oluşları, fazla şekerli oldukları için şişmanlatıcı oluşları nedeniyle sağlığa da zararlı olmakla birlikte, yine de reklâmlar yoluyla tüketimleri teşvik edilmekte ve özellikle yaz aylarında çok miktarda tüketilmektedir.

Meyve suları, sadece tatlı olanlardan değil, ekşi olanlardan da yapılmaktadır. Örneğin limondan limonata yapıldığı gibi, vişneden vişne suyu da yapılmaktadır. Limonata artık evrensel bir soğuk meşrubat sayılmaktadır. Fakat vişne, her yerde yetişmediği için vişne suyunu, yabancı ülkeler bilmiyorlar. Türkiye’de şişeler içinde satılan vişne suyunu yabancı turistler çok sevmektedir. Yurt dışında çalışan Türkler de Türkiye’ye gelince yazın bol bol vişne suyu içmekteler. 9. yy. da soğukluk olarak kullanılan bir çeşit ekşi meyve suyuna "Çifşeng çakır" denildiğini tarihçiler belirtmektedir.

Sonuç

Sonuç olarak meşrubatlarımız hakkında şu genellemeleri söyleyebiliriz:

1. Meşrubatlar, soğuk ve sıcak biçimde içilen, mutfağımızı süsleyen, onu tamamlayan bir öğedirler.
2. Türk mutfağının genel özelliği olan lezzet, meşrubatlarda da kendini göstermektedir. Özellikle kendine özgü kokusu ve lezzeti olan meyveler, lezzetin başlıca örnekleridirler.
3. Meşrubatlarımıza ilişkin üçüncü bir ortak özellik de, onların tarım ve hayvancılık kültürüne dayalı olmalarıdır. Köken olarak tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu bir ülkede kuşkusuz meşrubatların hammaddeleri de, ülkemizde olduğu gibi tarımdan kaynaklanmaktadır;
4. Meşrubatlarımızın çoğu, kola cinsi içeceklere oranla, sağlık yönünden yararlıdır.

GRATİNE ŞEFTALİ TATLISI


Kullanılacak malzeme:
1 kilo yarma şeftali,
150 gram toz şekeri,
1 limonun kabuğu,

Yapımı: Şeftalileri ikiye yarmalı. Çekirdeklerini çıkarmalı, kabuklarını soymalı ve bunları pyrex bir kayık tabağa düzenli bir biçimde yerleştirmeli. Şeftalilerin üstüne toz şekerini serptikten sonra limon kabuğunun sadece sarı yerini rendelemeli (beyazının katılmamasına dikkat etmeli yoksa acı olur). Bu rendelenmiş kabuğu da serptikten sonra pyrex kayık tabağı kızgın fırına sürmeli.
Şeftalileri 15 dakika fırında tuttuktan sonra çıkarmalı. Servis tabaklarına bölmeli. Kalan suyu kaynatıp koyulaştırdıktan sonra şeftalilerin üstüne dökmeli ve sıcak sıcak servis yapmalı. Bu tatlı sıcak yenebileceği gibi soğuk da yenir. O vakit şeftalilerin üstüne birer parça kaymak da konur.

Gül Reçelli Pancake


1 adet Penguen Gül Reçeli
1 adet Penguen Şeftali Reçeli
1 yemek kaşığı pudra şekeri
Pancake için:
3 yumurta
1.5 su bardağı un
1 su bardağı süt
1 yemek kaşıı zeytinyağı
1 kabartma tozu
1 tatlı kaşığı şeker

Pan cake malzemelerini bir kaba alıp iyice çırpın.
Krep tavasında önlü arkalı pişirin.
Pancakelerin arasına Penguen Reçellerden karma olarak sürün.
Pudra şekeri ile servis edin.


Güz Rüyası


2 adet şeftali
2 yumurta sarısı
2 su bardağı süt
4 çorba kaşığı şeker
1 paket şeftali yada muz jölei
1,5 su bardağı sıcak su
1 su bardağı vişne suyu
2 çorba kaşığı mısır nişastası

2 yumurta sarısını çırparak süte ilave edin. Nişastayı ekleyip, ağır ateşte sürekli karıştırarak koyulaşana kadar pişirin. Şekeri ekleyip mikserle 1 dakika çırpın. Şeftalileri soyup ikiye kesin, ters çevirerek kuplara yerleştirin. Kremayı şeftalilerin üzerine dökün, jöleyi sıcak suyla eritip üzerine vişne kompostosu vişneleri yerleştirin. Karıştırarak kuplara boşaltın. Dilediğiniz gibi süsleyerek servis yapın.

Hamsi Tatlısı (Rize)


Malzeme: (4 Kişilik)
250 gr. hamsi
250 gr. un
5 adet yumurta
2 su bardağı su
1 çay kaşığı zeytinyağı
¼ limonun suyu
tuz
1 su bardağı zeytinyağı
½ fincan yeşil fıstık
½ fincan fındık
Jöle malzemesi:
1 adet muz
1 adet portakal
100 gr ahududu
1 adet kırmızı elma
1 adet şeftali
2 su bardağı su
300 gr. şeker
Şerbet malzemesi:
½ kg toz şeker
2 su bardağı su
1 çay kaşığı limon suyu

Yapılışı:
Hamsileri, kafalarını kopararak ve kılçıklarını çıkararak fileto halinde ayıklayınız; yıkayıp durulayınız.
Su kaynama noktasına geldiğinde un ve tuz ilave ederek sürekli karıştırınız. Yaklaşık 7 dakika kaynadıktan sonra bir iki damla zeytinyağı gezdirip çeyrek limonun suyunu ekleyiniz. Bir iki dakika karıştırdıktan sonra ateşten indirip soğumaya bırakınız.
Hamur ılıyınca yumurtaları kırıp yoğurun ve hamuru cevizden küçük parçalara ayırınız. İçlerine hamsi filetolarını birer birer yerleştirip hamurları kapatınız. Hamurlu hamsileri zeytinyağında pembeleşinceye kadar kızartınız.
Şurubu hazırlayınız. Kızarmış hamsili hamurları atıp 5 dakika kadar bekletiniz ve bilahare tepsiye diziniz.
Muz hariç diğer meyveleri kabuklarını ile birlikte küçük parçalara kesiniz ve çekirdeklerini ayıklayınız ve bir kapta birleştiriniz. Buna soyulup dilimlenmiş muzları ilave ediniz. Su ve şeker ilave ederek pişiriniz. Hazırlanan jöleyi hamsili hamurların üzerine dökünüz.
Yarım saat bekletip soğuk servis yapınız.

Havuç Taçlı Kek


Malzemeler 6 kişilik
- 6 adet ETİ Topkek Mozaik
- 2 adet iri havuç
- Yarım su bardağı kıyılmış ceviz
- 1 çay kaşığı tarçın
- 1 fincan toz şeker
- 1 tatlı kaşığı hindistancevizi

Hazırlanışı
Havuçların en kalın yerlerinden, toplam 6 adet halka dilimleyin ve kalan havuçları rendeleyin. Rendelenmiş havuçları, 6 adet havuç halkasını ve toz şekeri ilave ederek, karışımı pişirin. Pişmiş 6 havuç halkasını ayırın ve kalan rendelenmiş havuca ceviz ve tarçın ilave edin. Şeftalili Topkek’leri ikiye bölün ve ortasına ceviz ve tarçın ilave ettiğiniz harcı koyun. Önceden halka olarak ayırdığınız havuçları Şeftalili Topkek’lerin üzerine yerleştirin. Halkaların üzerine kalan harcı koyun ve hindistancevizi serpiştirerek servis edin.

Hindistancevizli Kek


Kullanılacak malzeme:
1/2 kg hindistancevizi,
150 gr tereyağı,
25 gr patates nişastası,
4/5 su bardağı un,
1+1/4 su bardağı tozşeker,
7 yumurta,
1/2 paket kabartma tozu,
200 gr badem,
4-5 acıbadem,
yeteri kadar şeftali veya kayısı marmelatı,
yeteri kadar tuz.

Yapılışı:
Bu kek sıcakken çok kolay dağılabildiğinden, açılabilir kenarlı kalıp kullanmalı veya soğuyuncaya kadar dağılmamasına dikkat edilmelidir. Uygun bir kalıp seçilip yağlandıktan sonra unlanır. Unun her yana iyice yayılması için, kalıp sağa sola çevrilir. Hindistancevizi çok çabuk nemlendiğinden, keki yapmaya başlamadan önce, sıcak fırında birkaç dakika tutulup nemi alınmalıdır. Hindistancevizinin 300 gr'ı yoğurma mermerinin üzerine yayılır ve un ilave edilerek karıştırılır. Ortası çukurlaştınlıp 2 yumurta, 3/5 su bardağı tozşeker ve küçük küçük doğranmış yağ konur ve iyice karışıncaya kadar yoğundur. Hamur hazırlandıktan sonra yuvarlanıp yağlı kâğıda sarılır ve buzdolabına konur. Her iki cins badem de kaynar suya atılıp ıslatılır. Sudan alınıp kabukları ayıklanır. Rengi değişmeyecek kadar fıranda tutup kuruttuktan sonra 10 tanesi ayrılır, kalanı makinede çekilir veya havanda dövülür. Kalan yumurtaların sarısı büyük bir porselen kâsede kalan tozşekerle birlikte çırpılır. Şeker eriyince, çırpmaya ara vermeden içine nişasta ile kalan hindistancevizi, dövülmüş badem ve kabartma tozu katılır. Başka bir kapta yumurta akları bir tutam tuzla iyice çırpılarak köpük haline getirilir ve yumurta sarısı karışımına azar azar katılır. Buzdolabında dinlendirilen hamur çıkarılır ve oklavayla kalıbın dibini ve kenarını kaplayacak büyüklükte açılır. Açılan hamur yağlanıp unlanmış kalıba yerleştirilir. Üzerine marmelat dökülür ve spatulayla yayılır. Marmelatm üzerine de porselen kâsedeki karışım boşaltılır ve spatulayla düzeltilir. Ayıklandıktan sonra ayrılmış bademler doğranarak üzerine serpilir ve kızgın fınnda (180°C) pişirilir. Hindistancevizli kek, fırında 1 saate yakın bir süre pişirilmelidir. Kekin piştiği kibrit çöpü batırılarak anlaşılabilir. Kibrit çöpü hamurlu olarak çıkarsa, henüz pişmediği anlaşılır. Pişince çıkarılır, kalıbın kenarları gevşetilip açılır. Kek iki spatula veya geniş ağızlı servis kürekleriyle kalıptan alınıp servis tabağına yerleştirilir ve soğumaya bırakılır. Kekin üzerine isteğe bağlı olarak pudraşeker veya hindistacevizi parçalan serpildikten sonra servis yapılır.


Hindistancevizli Kek


125 g Sana Hamurişi
2 su bardağı un
2 adet yumurta
½ su bardağı marmelât kayısı/şeftali
2 yemek kaşığı yoğurt
1 paket kabartma tozu
Kıtırı İçin:
½ su bardağı esmer şeker
½ su bardağı un
1 su bardağı hindistancevizi

1. Küçük bir tavada kısık ateşte Hamurişi'ni ve şekeri devamlı karıştırarak şeker Sana?nın içinde eriyinceye kadar pişirin. Ateşten alın.
2. Ayrı bir kâseye yumurtaları, marmelâdı ve yoğurdu koyup çırpıcı ile çırpın.
3. İkinci kâsenin içine unu ve kabartma tozunu eleyerek koyun.
4. Daha sonra içine Sana?lı karışımı ve yumurtalı karışımı ilave edip spatula ile karıştırın, yağlanmış kek kalıbına alın.
5. Daha sonra Kıtırı için tüm malzemeyi kâseye alıp parmak uçlarınızı kullanarak karıştırın. En son kıtırı kalıptaki kek harcının üzerine ufalayın.
6. Keki önceden ısıtılan 185 derecelik fırında 40 dakika pişirip kalıbında iyice soğuttuktan sonra servis tabağına ters çevirip çıkarıp servis edin.

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, 4 ... 19, 20, 21  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Üyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Üyelik
Bölümler
Web Araçları
İletişim
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Türkçe
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mütevazı Lezzetler® İkramlar
Mütevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mütevazı Lezzetler® Çorbalar
Mütevazı Lezzetler® Pilavlar
Mütevazı Lezzetler® Videoları
Mütevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mütevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mütevazı Lezzetler® Türkçe
Mütevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mütevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mütevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2014 Bütün Hakları Saklıdır