Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
118,454 Yemek Tarifine 5,022,633,410 defa bakıldı


lor önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa
Video Yemek Tarifleri
Galeriler
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemekleri
Kamp Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 97, 98, 99 ... 243, 244, 245  Sonraki »
Kalorisiz Diyet Kek


1 su bardağı kepek unu
1 su bardağı buğday unu
1 çay bardağı buğday
2 yemek kaşığı margarin
1çay bardağı su
6 adet suni tatlandırıcı
2 adet yumurta
1 çay bardağı portakal suyu
2 çay kaşığı kabartma tozu
1 adet portakal kabuğu rendesi

Suni tatlandırıcıları 1 çay bardağı suda eritin. Eriyen suni tatlandırıcıları, eritilmiş yağ ve yumurta ile birlikte bir kapta çırpın. Daha sonra diğer malzemeleri ekleyin. Malzemeleri iyice karıştırın. Sonra hazırladığınız hamuru, kek kalıbına dökün. Önceden ısıtılmış 200 dereceli fırında 20 dakika pişirin. Soğuduktan sonra servis yapın.


Kalp Şiş (Peru)


500 gr inek kalbi
1 adet limon
Yarım çay bardağı sirke
60 gr salça
Yarım çay bardağı Zeytin yağı
Tuz, karabiber, pulbiber, kekik
3 adet ortaboy patates kızartmalık
Yağ

Bir büyük kaba limon suyu, sirkemizi, salçamızı, zeytinyağımızı ve yukarıda söylenen baharatlarımızı katıyoruz ve üstüne küp şeklinde doğranmış kalplerimizi koyup bir güzel el yardımı ile karıştırıyoruz. Daha sonra karışma bittiği zaman buzdolabına koyup 45 dk. bekletiyoruz. Sos etlere sindiği zaman dolaptan alıp ufak çöp şişlere kalpleri geçiriyoruz ve ızgarada pişiriyoruz. Aynı zamanda soyduğumuz patatesleri kızartıyoruz. Eğer ızgaramız yoksa geniş bir tavadada pişirebiliriz. Ancak ızgaradaki kadar lezzetli olmaz. Kalplerin pişimi biraz zordur o yüzden devamlı şişleri çevirerek kontrol ederek pişirirsek etler daha yumuşak ve lezzetli olur.

Servis Edilişi: Tabağın bir kenarına 3 adet kalp şiş koyulur ve yanında patates kızartması ile eşlik edilir. Süslemeye önem verenler için yemeğin üzerine doğranmış maydanoz serpilebilir. Tabağımız servise hazırdır.


Fotoğraf "Göksen" tarafından gönderildi. 26.03.2015

Kalpli Bisküviler


1 adet yumurta ve 50 gr. pudra şekerini çırpın. 10 ml. süt ve 70 gr. erimiş margarini ekleyip çırpın. 250 gr. un ve kabartma tozu ilave edip yoğurun. Kalp şeklinde kalıplarla kesin. 190° C'de ısıtılmış fırında beyaz kalacak şekilde pişirin. Renkli şekerlerle istediğiniz gibi süsleyin.


Fotoğraf "Tansu Öz" tarafından gönderildi. 02.10.2017

Kalpli Krepler


2 su bardağı un (elekten geçirilmiş)
4 yemek kaşığı margarin
1 çay kaşığı tuz
2 yemek kaşığı şeker (tercihe göre)
4 çay kaşığı kabartma tozu
2 adet yumurta
1.5 su bardağı süt
1 kahve fincanı bal

Karışım hamurunu hazırlarken tavayı orta ateşte ısıtınız. Un, tuz, şeker ve kabartma tozunu elekten geçirdikten sonra bir kaba aktarınız. Başka bir kapta yumurta, süt ve 2 yemek kaşığı eritilmiş margarini karıştırıp yavaş bir şekilde katı malzemelerin üzerine ekleyiniz. Karışım topaklanmayıncaya kadar iyice karıştırınız.
Hazırlanan karışımı tavayı iyice yağladıktan sonra kepçe yardımıyla azar azar kızgın tavaya döküp krep hamurunu yüksek ateşte pişirmeye başlayınız. İnce uçlu tahta veya kalem kullanarak hamura istediğiniz şekli verebilirsiniz. Hazır olan kalp kreplerimizi servis tabağına alıp üzerine bal gezdirip servis yapabiliriz.


Fotoğraf "Göksen" tarafından gönderildi. 23.09.2015

Kamamber Peyniri


Dünya çapında tanınmış bir Fransız peyniridir. Birçok çeşidi vardır. İnek sütünden üretilir. Dışı beyaz bir küf florasıyla kaplıdır. Olgunlaştıkça yumuşaktan keskinliğe doğru değişen kendine has bir tada sahiptir. Mükemmel bir snack ve tatlı peyniridir.

Kamp Yemekleri


http://kampdelisi.com

Kamp hayatının en önemli unsurlarından biridir yiyecek. Gerek kış kamplarında gerekse yaz kamplarında vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlaması açısından oldukça önem taşır. Yaptığımız kamplarda farkında olmadan çok fazla enerji tüketiriz. Kış kamplarında odun toplarken ya da odun kırarken çok fazla enerji harcarız aynı zaman su ve terleme ile birlikte tuz kaybederiz. Aynı şekilde yaz kamplarıda da denizde yüzerken ya da güneş altında ağır çantalarla yürürken haddinden fazla enerji, su ve tuz kaybederiz.

Eğer verimli bir kamp geçirmek istiyorsak kaybetiğimiz enerjiyi yerine koymamız gerekir. Aşırı su ve tuz kaybı insanı oldukça yavaşlatır ve performans düşüklüğüne neden olur. Çok çabuk yorulur ve bitkin düşersiniz. Eğer kış kampındaysanız kaybettiğiniz enerji,su ve tuzu kesinlikle yerine koymalısınız aksi takdirde vücut ısısı düşer çok daha fazla üşürsünüz ve bunun sonucu hayatınız tehlikeye girebilir. Bunların olmaması için kalorisi bol ve protein açısından da zengin olan besinler tüketmek gerekir. İyi bir şekilde beslenmek kampta daha aktif ve çalışkan olmamız sağlayacak.

Kampta Kahvaltı:
Günlük hayatımızın en önemli öğünlerinden biri olan kahvaltı kamp hayatında da en önemli öğünlerden biri olarak gösteriliyor. Kampta gün içinde çok fazla enerji harcayıp yorulacağımız için kahvaltıda sıkı bir şekilde beslenmemiz gerekiyor. Eğer hava soğuksa kış kampındaysanız sıcak bir çay vücut ısınızın yerine gelmesini sağlayacaktır. Güç içinde çok fazla iş yapcaksanız odun kırmak ve toplamak gibi kahvaltıda protein ağırlık beslenmenizi öneririz. Protein kaslarınızın daha az yorulmasını sağlayacaktır. Bizim önerimiz ise kamp kahvaltısında konserve ürünler yerine var ise taze sebze ve meyve tüketmeniz. Domates, salatalık, zeytin, peynir ve yumurta kahvaltınızda mutlaka olmalı. Bu besinler sizi zinde tutacak vitamin ve mineralleri bünyesinde barındırıyor. Özellikle yumurta hem kalori hemde protein açısından zengin olması açısıdan oldukça önemli ve ucuz bir besin. Kahvaltıda yiyeceğiniz 2 adet haşlanmış yumurta gün içerisinde size enerhi olarak geri dönecektir.

Kampta Ara Öğün:
Kahvaltıdan sonra çok çalışıp kahvaltıda kazandığınız enerjiyi yakabilirsiniz, en azından bir kısmını. Böyle olunca bir sonra ki öğüne kadar vücut tembelleşmeye ve yorulmaya başlayabilir. Bunun olmasını istemiyorsak ara öğünlerde hafif atıştırmalıklar yiyerek kendimizi zinde tutmaya devam edebiliriz. Ara öğünlerde kuruyemiş ve meyve yemek oldukça yararlı. Eğer mevsim kış ise muz ve mandalina yiyerek enerjik olmaya devam edebilirsiniz. Aynı şekilde yer fıstığı ve badem de çok fazla enerji veriyor. Yaz kamplarında ara öğün olarak salatalık ve elma yiyerek kaybettiğiniz suyu ve enerjinin bir kısmını geri kazabilirsiniz.

Kampta Öğle Yemeği:
Öğle yemeği için çok değişik ve doyurucu bir o kadar da leziz bir tarifimiz var. Bu yemeğin bir adı var mı bilmiyorum ama kamplarda herkes tarafından yapılır ve severek yenilir. Gerekli malzemeler iri kıyım bir patates, yumurta ve aliminyum folyo. İsteğe bağlı olarak da baharat ve tuz. Öncelikle iri kıyım patatesimizin üst tarafını kapak şeklinde kesip içini bir yumurta sığacağından emin olana oyuyoruz. Oyma işlemi bittikten sonra oyduğumuz yere 1 adet yumurta kırıyoruz isterseniz baharat da ekleyebilirsiniz. Ardından kesmiş olduğunuz patates kapağını kapatıyoruz sıkıca ve komple her yerini sıkıca aliminyum folyo ile sarıp közün külün içine atıyoruz. Közün ısısına göre pişme süresi değişebilir. Ortalama pişme süresi 20 dakika kadar. Piştikten sonra kapadı açıp tatlı kaşık yardımıyla yiyebilirsiniz. İçine kaşar da atıp kalori oranını arttırabilirsiniz.

Kampta Akşam Yemeği:
Bütün gün kamp ortamında çok yoruldunuz odun topla, kır, ateşi yelle etrafı gez derken vücutta enerji azalmaya başladı ve bitkin düştüğünüzü hissettiniz. Artık ateşin başında ziyafet çekme vakti. Kamp hayatında akşam yemeği oldukça önemlidir ve oldukça zevklidir. Yakmış olduğunuz ateşte harika yemekler yapabilirsiniz. Yanınızda getirmiş olduğunuz domates ve sucuklardan harika sucuk ekmeler yapabilirsiniz. Eğer yanınızda patlıcan, biber var ise harika salatalar yapabilirsiniz. Patlıcan ve biberleri közleyin biraz sarımsak ve baharat ile yemeye kıyamayacağınız bir ezme salatanız olsun.

Kandil Simidi


1 paket margarin
1 su bardağı süt
1 adet yumurta
1 çay kaşığı mahlep
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un
Üzeri için:
1 çorba kaşığı susam
1 çorba kaşığı çörekotu

Margarin eritilir ve ıltılır. Üzerine yumurtanın beyazı, süt, şeker, tuz, mahlep, kabartma ve ele yapışmayan, yumuşak hamur olana kadar un eklenir, yoğrulur. Hamur 20 dakika dinlendirilir. Sonra yarım limon kadar parçalar alınır. Önce 1 karış boyunda çubuk yapılır sonra ucu birleştirilerek halka şekli verilir. Bütün simitler yağlanmış tepsiye dizilir. Üzerine ayrılan yumurta sarısı sürülür. Susam ve çörekotu serpilir. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişirilir.

ML® Rus Bohçası (görsel)

KANDİL SİMİDİ


5 Çorba kaşığı margarin
5 Çorba kaşığı zeytinyağı
1 Su bardağı süt
1 Çay kaşığı tuz
1 Çay kaşığı mahlep
1 Çay kaşığı karbonat
2 Yumurta akı
Yeterince un
Susam

1 Yağları, ılık sütü, tuzu, mahlepi ve karbonatı bir tepsi içinde karıştırınız.
2 Elenmiş unu yavaş yavaş ilâve ederek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapınız.
3 10-15 dakika dinlendiriniz.
4 Hamurdan ceviz iriliğinde parçalar kopararak uzun yuvarlayıp simit yapınız.
5 Simitleri önce bir tas içinde çırpılmış yumurta akına, sonra bir başka kaptaki susama batırarak yağlı tepsiye diziniz.
6 Orta hararette pembeleşinceye kadar pişiriniz.


ML® Susamlı Simit için tıklayın

ML® Susamlı Simit (görsel)

Kandil Simidi (görsel)


Türkçe altyazılıdır.

lezzetler.com videoları


Büyük ekran seyretmek için tıklayın

merhabalar, Mütevazı Lezzetler mutfağından kucak dolusu sevgiler
bu bölümümüzde daha çok dini günlerde yapmaya alışık olduğumuz
güzel bir çörek tarifimiz var
"Kandil Simidinin" tarifini paylaşacağız
ama isterseniz malzemelere bir göz atalım
1 paket yaş maya
yarım paket tereyağı (125 gram)
2 adet yumurta
1 çay bardağı ılık su
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
1 tatlı kaşığı mahlep
1 tatlı kaşığı tuz
ve alabildiği kadar un
üzeri için; 1 su bardağı susam
yarım su bardağı toz şeker
yarım su bardağı su
ve 1 çorba kaşığı çörekotu
artık kandil simidi için gerekli malzemeleri öğrendiğimize göre yapımına hemen geçelim
öncelikle 1 paket (42 gram şeklinde satılıyor) yaş mayamız var
üzerine su ilave ediyoruz ve parmak uçlarıyla eritiyoruz
üzerine 1 çay bardağı yoğurdu...
ve oda ısısında yumuşattığımız tereyağını ilave ediyoruz
ve biraz daha karıştırıyoruz
bu tarif için 2 adet yumurtamız var
birini tamamen kullanıyoruz
birinin de beyazını kullanacağız
sarısını da üzerine
biraz daha karıştırmadan önce tuz...
ve mahlep
bu tarifte mutlaka olması gereken malzeme mahlep
biraz daha parmak uçlarıyla karıştırıyoruz
artık orta sertlikte bir hamur elde edene kadar...
azar azar un ekleyerek yoğurmaya başlayabiliriz
yavaş yavaş hamurumuz olmaya başladı
bu tarifi Mütevazı Lezzetler İkramlar kitabımızın...
243. sayfasında da bulabilirsiniz
hamurumuz gayet güzel oldu
şimdi üzerini kapatacağız
ve ılık bir ortama götüreceğiz en az 1 saat dinlendireceğiz
1 saat sonra
kandil simidinin hamuru oldu, güzelce kabardı
açalım, bakalım
şimdi biraz un serpelim
ve alt-üst edecek kadar yoğuralım
kitabımızda 18 parça çıkarmamızı söylüyoruz
18 parça çıkartalım
18 adet bezemiz hazır
simit yapmanın 2 yöntemi var
birincisi önce fitil yapıpı iki ucunu birleştirmek
öncelikle bunu yapalım
bu iyi netice veren bir yöntem değil
çok net şekil çıkmaz
iki ucu birleştiriyoruz
diğer yöntem de önce yassılaştırıyoruz...
sonra ortasına parmağımızı takarak genişletiyoruz
bu yöntemle simitler daha muntazam olur
kandil simitleri fazla büyük olmaz
onun için bu çap yeterli
son simidimizi de şekillendirdik
bu simitlerin yarım saat tepside beklemesi gerek
biz yarısını susamlı yapmak istiyoruz
bunun için yarım su bardağı sıcak suya...
yarım su bardağı toz şeker ilave ediyoruz
ve şeker eriyene kadar karıştırıyoruz
şeker eridi
bekleme esneasında susamlı yapacağımız simitleri...
bu karışıma batırıyoruz
ardından düz bir tabakta bulunan susama buluyoruz
şeker yerine pekmez de kullanılabilir
diğer kalanları da sade yapacağız
o yüzden 15 dakika bekletelim
sonra işlemlere devam edelim
15 dakika sonra
15 dakika kadar bekledik, simitler yer mayasını aldı
şimdi diğerlerini hazırlayalım
hatırlarsanız yumurta sarısını ayırmıştık
öncelikle yumurta sarılarını üzerlerine süreleim
yumurtadan sonra çörekotunu arzu ettiğimiz şekilde üzerine bırakıyoruz
çörekotu her derde deva
biliyorsunuz Peygamber efendimizin (sas) hadisinden öğreniyoruz
biz bu ara fırını 210 derecede bir hayli ısıttık
şimdi fırına veriyoruz ve kızarana kadar pişiriyoruz
15 dakika sonra
kandil simitleri fırından çıktı, mis gibi buram buram kokuyor
artık ikram edebiliriz
Mütevazı Lezzetler mutfağında bu bölümde...
"Kandil Simidinin" tarifini paylaştık
artık kandil simidi yemek için mübarek günleri beklememize gerek yok
deneyin, bizleri hatırlayın, hoşçakalın...

Kandil Simiti


MALZEMELER
250 gr. yumusak margarin
4 çorba kasigi yoğurt
1 kahve fincani siviyag
1 çorba kasigi mahlep
2 kahve kasigi tuz
1,5 kahve kasigi kabartma tozu
Aldigi kadar un (5-6 su bardagi)
1 yumurta (sarisi hamura aki üstüne)
50 gr. susam

YAPILIŞI
Bir tepsiye yumusak margarin, siviyag, yoğurt, mahlep, tuz, kabartma tozu, yumurta sarisi konup karistirilir. Elenmis un ilave edilir. Kulak memesi yumusakliginda bir hamur hazirlanir. 10-15 dak. dinlendirilir.
Yumurta büyüklügünde parçalara ayrilir. Simitler yapilir. Üzerine yumurta aki sürülür. Susamla kaplanir. Yaglanmis tepsiye dizilir. Orta hararetli firinda pisirilir.

ML® Cipsli Çörek (görsel)

Kanserden Korunmak İçin Prof. Dr. Erkan Topuz'un tavsiyeleri


Topuz, kanserle mücadelenin anne karnında başladığına dikkat çekerek hamile kadınların ve bebek sahibi insanların evde dikkat etmeleri gereken noktaları anlattı.

Erkan Topuz, bulaşık deterjanlarından, halıların temizliğine kadar çok önemli ayrıntılardan bahsetti. "Benim mücadelem bu yaştan sonra halkımızı kanserden korumaktır. Kanser tedavisi sonra geliyor. Bir korunma bin tedaviden evladır. Bunları ilk defa duyuyorsunuz ama gerçek bunlar. Ben bunları kendimi bu işe adadığım için anlatıyorum. Bu anlattıklarımı Türkiye ilk defa duyuyor. Belki dünyada da çok az duyan vardır" diyen Prof. Dr. Erkan Topuz, herkesi şaşırtan açıklamalar yaptı.

"Ben gerçekleri anlatıyorum. Ama çok fazla anlatmıyorum çünkü her şey sarsılabilir Türkiye'de" diyen Topuz'un sarsıcı açıklamaları şöyle:

-Evde sokakta giydiğimiz ayakkabılarla dolaşmamalılar. Eğer evde ayakkabı ile geziyorsak dışarıdan geldiğimiz ayakkabıları çıkartıp başka bir ayakkabı giymeliler. Çünkü dışarıdan giydiğimiz ayakkabı ile eve soktuğumuz pestisitler kanserin en önemli sebeplerinden bir tanesidir. (Pestisit: Tarım ürünleri, kimyasallar, egzozdan çıkan gazlar vs)

-Kanserle mücadele anne karnında başlıyor. Anne adayları aşırı miktarda vitamin almaktan kaçınsınlar. Çünkü bilinçsizce alınınca vitaminin içindeki kobalt, bazı aşırı miktarda minareller.. . Doktor bir tane yut diyordur ama çocuk gelişsin diye bir kaç tane yutuyorlar. Bu çocukta birikime sebep olabilir ve kansere neden olabilir.

-Gökkuşağının 7 rengini, ne buluyorlarsa, hepsinden günde en azından 3-5 tane yesinler. Her bir renkte bir şeyler var.

-Kırmızı et alsınlar gebeler haftada 2 kere. Özellikle balıkla beslensinler. Sağlıklı bir insanın kansere yakalanmaması için, bebeğin daha anne rahmindeyken vücudunun direncinin artması ve zehirleri alarak bağışıklık sisteminin bozulmaması lazım.

-En tehlikeli yer halıdır. Halı bütün pestisitleri tutar. Bu nedenle halıların temizliğine dikkat ediniz. Kesinlikle deterjanla temizlemeyin. Sirkeli su ile silin.

-Deterjan kullanınca muhakkak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın, içine izci eldiveni giyin. Çünkü deterjanlar alerjiktir ve ufak dozlarda alındığı takdirde kronik olarak kanserojendir. (İzci eldiveni: Pamuk eldiven)

-Bulaşık makinasında kullandığınız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir. Ne kadar yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir. Eğer sağlığınızı düşünüyorsanız çıkardığınız bulaşıkları sirkeli suyla ya da limonlu suyla silin.

-Her türlü deterjandan kaçınız. Devamlı olarak zeytinyağı ve defne sabununu seçiniz. Ellerinizi, vücudunuzu hakiki zeytinyağ, defne veya fıstık yağından yapılan hakiki sabunlar da seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan kaçıyoruz ve çok aşırı miktarda suyla duruluyoruz.

-Beyaz olan her türlü iç çamaşırınızı muhakkak yeni aldığınızda en az 2 kere kaynatınız. Çünkü bunlar beyazlatılmak için kanserojen maddelerle yıkanıyor.

-Oda spreyleri doğrudan doğruya petrol menşeli. Zehiri soluyorsunuz. Akciğerinize geçiyor ve dolaylı olarak bağışıklık sisteminizi bozuyor.

-Sebzeleri mevsiminde dondurup saklamakta fayda var. Yalnız bir kez çözülünce onu muhakkak pişirin. Mikro dalgada bir kere ısıtın. Ateşte ısıttıklarımızda ise bir kere ısıtınız. Çünkü bir dahaki sefere değeri ölür. DNA'yı bozar. DNA kırılması da kanserojene yol açar.

-Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran faktörlerden biridir. Televizyondan çok uzak duralım.

-Çocuklarınıza haftada 2 kez balık çorbası içirin ama içine zerdeçal koymak suretiyle. Soğan, sarımsak ve o mevsimin sebzesiyle yapmalısız. Çocuk anne karnındayken bu terbiyeyi almaya başlamalı.

-Gebeler haftada 1 kilo balık tüketmeli. Bu miktarın üzerinde balık tüketilmesine karşıyız. Çünkü en steril balıkta bile az civarda civa vardır. Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey balığı, Akdeniz, Ege balığı olmalı. Marmara'nın dip balıklarını lütfen tüketmeyiniz.

-Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır. Onun dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği yağdır. Fındıkyağı da tercih edilebilir.

-Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri 15 günde bir yiyebilirler. Ama haftada 3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış gözükecektir. Çocuklarımıza arada bir verebiliriz. Ama dışarıdaki yiyeceklerin nasıl kızartıldığını bilmiyorsunuz. Ona göre hareket edin.

-Çocuklara meyve ve yoğurdu bol yedirelim. Ancak yoğurdu prebiyotik ve ev yoğurdu olarak kullanalım. Yoğurdunuzu evde yapın. Peynir ve çökelek fazla miktarda yiyin. Keçi peyniri çok faydalıdır.

-Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan koruyalım.

-Belki tuzcular üzülecekler ama Konya'ya akan kanalizasyonlar ve kirletici sularla, Türkiye'nin en büyük tuzunu karşılayan Tuz Gölü'müz maalesef torbaların içinde çok iyi steril edilmedikleri takdirde bize kanseri ufak ufak taşıyorlar. Bu nedenle kaya tuzunu tercih edin. Yani turşu kurduğunuz tuzu çekin ve çok az miktarda kullanın. Çünkü tuz da kanserojendir.

-Amerika'daki çocukların tombul olmasının sebebi her şeye şeker katmalarıdır. Ucuz beslenmedir.

-En faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Daha sonra fındık ve bademdir. Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş olacak, kavurup yiyebilirsiniz. Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın. Çünkü içine böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz faydaları olan yiyeceklerdir. Günde bir avuç muhakkak tüketiniz.

-Elma dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir.

-Plastik, bakır, alüminyum kap kullanılmamalı . Porselen, cam ve çelik kullanın. Meyveleri de bu tür kaplarda yıkayın. Bunların içine litresine göre 9-10 çorba kaşığı elma sirkesi atın. Aşağı yukarı yarım saat bekletin. Sonra tekrar yıkamayın. Tekrar mikrop alır.

-Meyvelerin üzerine parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları hakiki zeytinyağlı sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin. Ya da elma sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla tüketin eğer sterilse.

-Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar yıkayın bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok.

-3 ayda bir suyunuzu değiştirin. Çok muhteşem sularımız var ama ne olursa olsun tabiatı rezil ediyoruz. Satın aldığımız sularda az miktarda da olsa kanserojen dozlar karışabilir. Bunlar kontrollü sular ama 3 ayda bir değiştirmek gerekiyor.

-Plastik her yerde zehir. Plastik bardaklar, kaplar, plastik herhangi bir şey... Ben ona girmiyorum bu lafı söylersem yer yerinden oynar. Bu plastikler ev yapımına girdiler. Doğrudan doğruya inşaat malzemesi olarak kullanıyorlar. Çok bilinçli olun, çok iyi markalar kullanın. Bunları söylemem demek Türk ekonomisiyle oynamam demek. Ben insanlara kendimi adadım, onun için kimseden korkmuyorum açık açık söylüyorum.

-Meyva suyu yerine posasıyla tüketin. Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz. Meyve suyuna geçmeyen çok madde posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve miğde kanserinden korunmuş oluyorsunuz.

-Bakır, özellikle beyin tümörlerinde ön plana çıkıyor. Çok iyi kalaylı olursa bu etki azalıyor. Ama kulağınıza bakır küpe bile takmayın.

-Çocuklarımızı yeşil plastik sahalarda oynatmayınız. Plastik çimenler sentetiktir ve kanserojen madde alabilirler.

-Havuzların iyi temizlenmesine dikkat ediniz. Ozonla temizlemek en fazladır. Aşırı klorluysa yine kansere hazırlık yapıyorsunuz spor yerine.

-Bütün beyazlatıcılardan kaçınız. Çocuklarımızın kullandığı o pırıl pırıl bembeyaz defterler klorla temizleniyorlar. Bunlarla temizlenmemiş defter kullansınlar. Kullandıkları boyalarda da kanserojen etkisi vardır.

KANSER DALGA DALGA GELİYOR

Prof. Dr. Erkan Topuz, verdiği şu çarpıcı bilgi ise kanserin boyutlarını açıkça ortaya koymaktaydı: "Kanser dalga dalga geliyor. 2020 yılında 20 milyon insan kansere yakalanacak. Ama eğer bunları yaparsak belki bunu 15 milyona indirebiliriz. O yüzden gözümüzü açalım. Bu iş çocukluktan başlıyor. Çocuklarımıza bu terbiyeyi vermek zorundayız. Ailedeki çocuk annesini taklit eder. Anne ne yiyorsa çocuk da onu yer."

Erkan Topuz, yaptığı açıklamalar nedeniyle bir takım sektörleri zor duruma soktuğu eleştirileri için ise, "Benim için insan sağlığı birinci plandadır. Ekonomi ikinci plandadır. Bir insanın kanser olması durumunda devlete ve millete verdiği zarar milyarlarca dolardır. O yüzden dikkatli olduğunuz takdirde ekonomiye de katkınız olur. Aslında ben bunları anlatarak Türkiye'nin ekonomisini de kurtarıyorum farkında değiller" diye konuştu.

Kanseri Öldürmek


Buğday çimi ekin, Buğday şırası için, Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya'da içtikleri Buğday şırası geliyor.
Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi Pakistan'daki Hunzakut Prensliği'nde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar. Türkiye'de acı badem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.

Ödemiş'le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ'ın eteklerinde cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile sohbetimiz sürüyor.
Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.

Buğday müthiş bir kanser ilacıdır.
Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır.
Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir.
Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır.
Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.
Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan 'laetril' içermektedir.

Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır.
(Japon Bilim Adamı Nagivara) Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale
getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.
- Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
- Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri....
- Buğday şırasını herkes üretebilir mi?
- Evet herkes üretebilir.

- İsterseniz tarif edeyim.
Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur.
Üzerine 3 bardak su klorlu olmamak şartıyla ilave edilir.

Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.
Bu ilk su kullanılmaz, dökülür.

Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.
24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır.

Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır.
Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir.

O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.
- Az önce sözünü ettiğimiz 'laetril' buğday çiminden başka nelerde bulunur?
Çünkü anlaşılıyor ki, 'laetril' kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri...

Elmanın çekirdeğini de yiyin!
- Evet, Türkiye'de en kolay laetril'e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir.

Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika'daki ilaç sanayinin maşaları bu 'laetril' adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika'da satılan 'laetril' bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD'ye sokulmaktadır.
Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır.
'Kanserin Ölümü' adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.
- Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
- Evet öyle. Türkiye'de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var..
Pakistan'a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut'ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut'un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği...

- Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız?
- Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
Bağışıklık sistemi konusunda Alman doktor Issel'in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.

Başarılı bir yöntem: Tüm beden tedavisi
- Tüm beden tedavisi nedir?
- Joseph Issel de bizim gibi kanseri lokal bir hastalık olarak değil, tüm vücudu ilgilendiren sistemik bir hastalık olarak ele alıyordu.

Ona göre vücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor fakat sağlıklı bir bağışıklık sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyordu.
Issel'in bir diğer tedavi yöntemide, ayda bir olmak üzere, özel olarak muamele görmüş bir kolibasil aşısı olan Pyrifer ile ateş şoku tedavisi idi.

Bu yöntemle hastadan bir miktar kan alınıyor, bunu ozon oksijen birleşim ile karıştırarak yeniden hastanın damarından enjekte ediyordu.
Binlerce kanser hastası bu yöntemle iyileşmişti.
Eski Sovyetler'de, şimdiki Rusya'da bu yöntem halen kullanılıyor.

Dr. Serap KIRMIZI
Uludag University
Faculty of Science and Arts
Department of Biology
16059 Gorukle/Bursa TURKEY

Kap - Kaçak ve Diğer Mutfak Takımları İle İlgili Lügatçe


ŞÜKRE (İs.), Bakır tas, kâse (Malatya).
SÜRGÜK (İs.), Bulaşık kap (Erzincan).
SÜZEGEN (S.), 1. Sık sık işiyen adam (Erzurum) — 2. (İs.) Yoğurt süzen taş dibek (Kayseri) — 3. Hileci; kurnaz (Hortu “Ereğli-Konya”).
ŞAPSA (İs.), Ağaçtan oyulmuş maşrapa (Kurkuteli “Antalya”; Ankara [Rrr Kıbrıslıdan\) (Bak: Şapşak, 2).
ŞAPŞAK (İs.), 1. Ağaçtan oyularak muhtelif şekillerde yapılan saplı veya sapsız su kabı, maşrapa (Edirne; Eskişehir; Konya; Kayseri; Balıkesir; Çanakkale; Sinop; Ordu; Zonguldak; Yozgat; Urfa; Trabzon; Tekirdağ; Sivas; Seyhan; Samsun; İsparta; Muğla; Maraş; Malatya; Kütahya;; Kocaeli; Ankara; Kırşehir; Giresun; Gaziantep; Elâzığ; Çorum; Bursa; Burdur; Bolu; Bilecik; Amasya; Afyon illeri) — 2. Bakır, teneke, çini, çinko, gibi maddelerden yapılan su kabı, maşrapa (Kilis, Gaziantep; Ankara) — 3. Büyük kaşık (Kayseri) (Bak: Çömçe, 3) — 4. Havan eli (Büyükafşar “Ankara") — 5. Fıçı, varil (Balaç “Samsun”) — 6. Huni (Çatalağıl “Karacabey-Bursa ]Muh.[”) — 7. Değirmencilerin hak ölçeği (Terme “Samsun”).
ŞAPŞAL (İs.), 1. Pekmez koymağa yarar ağaçtan yapılmış büyük kova (Samsun) (Bak: Külek) — 2. Ağzı dar, altı geniş küçük fıçı (Çorum; Merzifon “Amasya”; Sivas; Beyşehir “Konya”; Erbaa, Niksar “Tokat"; Horzum “Burdur”).
ŞAPŞALAK (İs.), 1. Su içmeğe yarar, çam ağacından oyulmak suretiyle yapılan kap (Kastamonu) — 2. (S.) Beceriksiz, uyuşuk, dökük saçık, kıyafetsiz (Denizli; Konya; Bolu; Zonguldak; Samsun; Kayseri illeri).
ŞAPŞAP (İs.), 1. Topraktan yapılmış su kupası (Niğde; Kırklareli; İzmir; Giresun illeri) (Bak: Şapşak) — 2. Küçük testi (İzmir) — 3- (S.) Hafifmeşrep (Afyon; Kırşehir) — 4. Su bardağı (Balçova “İzmir").
ŞAPŞIRAK(İs.), Su tası (Denizli).
ŞAPŞUPA (İs.), Teneke maşrapa (Denizli).
ŞEBİT PİŞİRME: Şebit (Çorum, İzmit, Sinop, Kırşehir, Konya, Bolu), Büyükçe ve değirmi yufka ekmeği. (L. 60). Bunu Çikhasan-Çorum’da pişiren kadınlar.
ŞERGİT (Erkilet-Kayseri), İçi sırlı ve kulplu çömlek, büyük çorba kabı. (S. D.).
ŞINAVAT (Ünye-Ordu, Çarşamba, Çorum, Tokat), Pekmez yapılırken içinde üzüm ıslatılan büyük tekne (S. D.).
ŞİNAVAT (Merzifon-Amasya, Zile-Tokat (S. D.).
ŞIRANA (Develi - Kayseri, Zile - Tokat) Üzüm çiğnenen yer, şiralık. Şirahane.
ŞIRKANA (Ankara). (S. D.).
ŞİLENE (Çorum), Şirahane denilen taş tekne. (S. D.).
ŞİNGA (Bilecik), Maşrapa (S. D.).
TÜRKİYE HALKININ MADDÎ KÜLTÜRÜNE DAİR ARAŞTIRMALAR
ŞİBŞİBİ (Boyabat-Sinop), Yufka ekmeği yağlamakta kullanılan ucu bezli çubuk. (S. D.).
ŞİFA TASI (İstanbul), içinde dua yazılı madeni kap. Ortası göbekli. (L.).
ŞİRA TAVASI (Edirne), Bakırdan iki kulplu karavana biçiminde, içinde pekmez şirası kaynatılan kap. (L.).
ŞİŞ (Erzurum, Kayseri), Tandırı çeviıme-ğe yarıyan ucu eğri demir çubuk. (S. D.).
TAAR (Şebinkarahisar - Giresun), Küçük tandır. Toprak mangal (Bandırma).
SU KÜPÜ (Sivas (S. D.). (Bak: Tağar).
TABAK (Bitlis), Hamur teknesi. (S. D. rzQ7).
TABANSIRA (İs.), Lenger denilen büyük bakır sahan (Kandıra "Kocaeli”) (Bak: Taba-sıra).
TABASIRA (İs.), Karavana, leyen, (İzmit “Kocaeli”) (Bak: Tabansıra).
TABIN (Seyhan, Muhacir), Küçük muhacir fırını. (S. D.).
TAFANA (Ereğli-Konya, Kırşehir), Mutfak, Tabhane. Tandırın bulunduğu oda.
TAFRAN (Köşker - Kırşehir), Deri veya toprak yayık. Turfan. (S. D.).
TAĞAN (Muğla), Tava. (S. D.).
TAĞAR, Evlerde ısınma tandırı. (Bayburt-Gümüşane), Topraktan yapılmış büyük kavanoz, sapsız çömlek (Sungurlu; Tosya; Pertek “Elâzığ") Toprak mangal (Van, Ahlat, Bitlis, Bayburt - Gümüşane) Ağzı geniş su küpü (Samsun) (S. D.).
TAHAR, Toprak mangal ( Hisar cık-Kayse-ri) (S. D.).
TAĞIR (Havza-Samsun), Su yalağı (S. D.).
TAHTA, Muhtelif aygıtların adlarına girer. Kıyma tahtası, hamur tahtası, ekmek tahtası, sofra tahtası, bazlama tahtası, (L. 5, 66. 67). Karşılaştır: Yastağaç, senit.
TAHTA BAŞI (Muğla, İsparta), Raf, sergen. (S ,D.).
TAKANA (Kelgin - Kayseri, Taşpmar -Ankara), Mutfak. (S. D.).
TAKATUKA (Kışla-Samsun, Antalya, Giindoğ-du-Rize, Tire-lzmir, Edirne \Muh.\). Havan, döveç. (S. D.).
TAKTAKA, Topraktan yapılan yuvarlak yayık. (S. D. 1304).
TAKTAKU (İs), Sürahi: Aldığım cam taktaku kırıldı (Kepen “Söğüt-Bilecik”).
TAKTUKA (Kastamonu), Oklava. (S. D. rjos)-
TALAVART (Marmaris-Muğla), Bal kabağından yapılan su kabı (S. D.),
TALVOR (Amasya), Su kovası (S. D.).
TAMGALIK (Bolu), Küçük ibrik (S. D.).
TANDIR (Kültepe-Kayseri), Yere gömülü ekmek ve yemek pişirmeğe yarıyan iptidai bir nevi ocak veya fırın. Ekmek tandırı (L.). Parçaları: esas tandır, duvak adı verilen kapak, kuvle deliği adı verilen hava alacak menfez. Hecirget, tandır üstüne konan çapraz demir. Tandır çulu, tandırın içinde yemek varken üstüne örtülen çul. (A. D. 367). Tandır demiri (Kırşehir) Hecirget (Niğde, Ürgüp) Hecirdek (Ahlat tandırın üstüne yemekleri bırakmak için uzatılan haçvari demir. (A. D. 164). Tandır ekmeği (Güney Anadolu) tandırın kenarlarına yapıştırılarak pişirilen ekmek. (A. D. 367). Tandır eşiği (Niğde) taştan tandır kapağı (A. D. 367). Tandırlama kebabı (Güney Anadolu) tandırda pişirilen kebap. (A. D. 367).
TASBAR (İs.), Çömlek (Erzincan). (Bak: T asık).
TATA(Bilecik, Muhacir), Güveç. (S. D.).
TATLIK (Genezin-Avanos - Kırşehir) Bal-çova-lzmir, Niğde, Ürgüp, Develi-Kayseri), Tandır yorganı. (S. D.).
TAVA, içinde yağ kızartarak bir şey pişirmeye veya kavurmaya mahsus kulplu, kulpsuz madeni kap, Tava (İstanbul), leblebiyi kızartmaya mahsus kazan biçiminde dişeğili kap. (A. D. 371). Çeşitleri: Yumurta tavası, yağ tavası, süt tavası, şira tavası, mücver tavası, kahve tavası, balık tavası. (L. 8s, 108). Hatırlayınız: Tava böreği, tava çöreği (A. D. 371).
TAVA (Ereğli - Konya, Kütahya), Ateş küreği, leğen (Bartın) (S. D.).
TASIK, Büyük çömlek (Ahlat “Bitlis”).
TEBAN, Süt kabı.
TEÇT (İs.), Büyük leyen (Tarsus “İçel”) (Bak: Teç, 2).
TEKLEME (İs.), 1. Kerestelik ağaç (Ünye “Ordu”) — 2. (Zf.) Biraz: Ben utu tekleme bilirim (Ereğli “Konya") — 3. Küçük tekne (Tokat).
TEKÜLLÜK (İs.), Topraktan yapılmış kulpsuz küçük yoğurt çömleği (Çarşamba “Samsun”).
TEKELÜK (İs.), Çömlek (Çarşamba “Samsun").
TELVE ÇANAĞI, Kahve filcanları yıkanan kap (Ankara).
TENCERE, Kazan (Amasya).
TENDİL (İs.), Tencere (Boyabat “Sinop”).
TEPBE (Trabzon), Güğüm. (S. D.).
TEPECEK (Tire-lzmir), Üzüm ezmiye yarar, tekne biçiminde taş veya ağaç aygıt. (S. D.).
TEPSİ (Kastamonu), Ağaçtan oyulan ve içinde yemek yenen yassı, değirmi tabla. (L. 70).
TEPSİ ÇUBUĞU (Yazılıköy-Emirdağ-Af-yon), Sofra bezi. (S. D. i342)-
TEPUÇ (İzmir), Sahan (S. D.) Tepuşlu (Dişli-Bolvadin-Afyon), Bakır sahan. (S. D.).
TEPUR (S.), Hububatı ayıklamak için kullanılan az kenarlı ağaç tepsi (Bülbül '(Şebinkarahisar - Giresun”). (Bak: Evsecek).
TEPÜR (İs.), Buğday ve sair buhubatın taşlarını ayıklamağa mahsus yayvan ve kenarlı az yüksek tepsi biçiminde bir aygıt (Sivas; Zencidere "Kayseri”; Çakır köyü, Şebinkarahisar “Giresun”; Malatya; Erzincan; Gümüşane) (Bak: Tepur).
TEPUSLU (İs.), Bakır sahan (Dişli “Bolvadin - Afyon”).
TEPÜÇ (İs.), Yumurta koymıya mahsus küçük sepet (Alucra, Şebinkarahisar "Giresun”).
TERBUŞ (İs.), Sahan kapağı (Erzurum).
TERBUŞLU (İs.), Kapaklı sahan: Bizim terbuşluda yemek var (Amasya).
TERKE (İs.), Heybe (Bursa) — 2. Hububat: Bugün terke satacağım (İçdedeler “Taraklı - Kocaeli”). (Bak: Tereke, 3) — 3. Tekme (İst. \Muh.i).
TERLEMBEÇ (İs.), Kavrulmuş kahvenin terlemesine yarıyan kap (Tavas ve köyleri "Denizli").
TERSEN (Rize), Hamur teknesi. (S. D.).
TERVECE (İs.), Bakır tava (Kayıköyü).
TEST (İs.), Büyük leyen (Sinop; Seyhan) (Bak: Teş, ı).
TESTİ, Çift kulplu testi, porselen testi, Çanakkale testisi. (L.).
TEŞKİN (Divriği-Sivas), Çamaşır leyeni. (S. D.) Teşti (Erzurum) Aynı mânada.
TEŞ (İs.), 1. Büyük çamaşır leyeni (Diyarbakır; Bayramiç “Çanakkale”; Ceyhan “Seyhan”; Bolvadin “Afyon”; Kolukısa "Saiteli”, Camili “Konya”; Kırkağaç “Manisa”; Şahmu-ratlı “Sorgun-Yozgat”; Çorum; Beyobası “Ankara”).
TEŞTİ (İs.), Çamaşır leyeni (Erzurum; Beyşehir Yukarımaden "Artvin - Çoruh”) (Bak: Teşincik, teşin, teş).
TEŞNES (İs.), Leğen (Giresun).
TEYNEK (S.), 1. Hoppa (Ünye “Ordu”) — 2. Çamaşır teknesi (Çatalca İst.”).
TEYNEL (İs.), Sepet (Tekirdağ köyleri), seri”).
TİGAN (İs.), 1. Tava (Denizli \Muh.\ — 2. Deniz kenarı: Denizin tığanı derindir (Kumburgaz “Çatalca-lst. \Muh.\”).
TIĞAN (İs.), Yağ tavası (Konya).
TİKRİ (Akpmar-Ordu), Küçük çamaşır teknesi (S. D.).
TİKİ (Asmasız köyü-Niğde), Yağ çıkarılan aygıt» yayık. Küçük tencere (Vezirköprü) (S. D.).
TIKIR, POTUŞ, Ağaçtan su taşımaya mahsus emzikli kap. (Taşköprü, Kastamonu).
TIKTIK (Balıkesir, İzmir, \Muh.}). Küçük testi. (S. D. 1355)-
TINÇ (Ravlı - Çubuk - Ankara) Büyük süt tavası. (S. D.).
TINGIRLAR (Ula - Muğla), Dört kulplu testi. (S. D.) Tmgırlık. Aynı mânada. (S. D.).
TINIK (Panik-Zara-Sivas), İçine ayran konan tulum. (S. D.).
TİLİZ (Kastamonu), Çuval. (S. D.).
TİMİŞKA (S.), Fırın tepsisi (Ankara).
TİNGİR (Niksar-Tokat), Küçük bakır kap. (S. D.).
TİRKİ (İs.), 1. Enlemesine kesilen ağaç gövdesinden yapılmış hamur teknesi veya leyen (Şebinkarahisar; Cebelibereket; Osmaniye “Seyhan”; Torbalı; Kemalpaşa, Tire "İzmir”; Başyazı “Anamur”; Mersin “İçel”; Balıkesir; Şerefler [?|; Dörtyol “Hatay”; Korucu “Balıkesir”; İst.; Görele, Alucra “Giresun”; Çapak “Torbalı”; Çandarlı “Bergama"; İzmir; Sandıklı “Afyon”; Yozgat; Durasıllı, Yağbastı “Kula-Manisa"; Subaşı “Bünyan- Kayseri”; Saylan "Ünye-Ordu”; Tatarlı “Çarşamba-Samsun”; Ordu) (Bak: Kavata) — 2. Ağaçtan yapılmış kap, karavana, tencere (Yanpar “Mut-lçel”; Niğde; “Şaphane" “Gediz-Kütahya”) — 3. Ekmek konulan kap (Adana) — 4. Ağaç havan (Gördes, Demirci "Manisa”; Marmaris "Muğla”; Saraycık "Kütahya”) (Bak: Döveç) — 5. Ağaçtan yapılmış yağ kutusu (Erbaa “Tokat”; Viranköy “Kütahya”) — 6. Bakırdan yapılmış çamaşır leğeni (Adana; Serik “Antalya"; Yozgat; Ma-raş; Niğde; îhsaniye “Geyve - Kocaeli") — 7. Ağaçtan yapılmış büyük su kabı (Trabzon).
TİST (İs.), Helvacı tenceresi, kazanı (Gaziantep).
TİŞON (Balıkesir), Maşa. (S. D.).
TİYAN (Turhal-Tokat, Erciş-Van), Orta büyüklükte kazan. (S. D.) (Bak: Tiğan);
TILHI (İs.), Topraktan yapılmış iki kulplu bir emzikli ufak bir çeşit yayık (Amasya).
TIRKI, İçine ekmek ve öteberi konulan kap (Amasya).
TOMTU (İs.), 1. Bir kulplu küçük testi (Yıldız köyü “Balıkesir”) — 2. Et, pirinç veya bulgurla yapılmış su köftesi (Çukurhisar “Sö-ğüt-Bilecik” ).
TONBAÇ (İs.), Emziksiz ve kulpsuz ufak su testisi (Halıkoy “Ödemiş-lzmir”).
TOFRAN (İs.), İçinde ayran yapılan testi biçiminde bir kap, yayık (Yozgat) (Bak: Turfan).
TOKAÇ (Kırşehir, Urfa, Avanos, Giresun v. s.) Toku (Üçüyük-Kütahya), Tokuç (Zile, Muğla). Islak çamaşırları döğmeye yarıyan ucu yassı, uzun saplı ağaç aygıt. (S. D.). Tokurcak (Kayapmar-Konya) Aynı mânada.
TOKANA (Kayseri), Tokanak (Sarıyer-Istanbul), Mutfak. (S. D.) Tokhane (Kayseri) Aynı mânada.
TOKAT (Karaman-Konya), Bakır su kabı. (S. D.) (Tokat’ta yapıldığı için.)
TOKTAKİ (Borcak-Söğüt-Bilecik), Sürahi biçiminde kulpsuz küçük su testisi. (S. D.).
TOKU, (Bak: Tokaç).
TOLU (Samsun, Kastamonu, Bolu), Su kovası. (S. D.).
TOMTU (İs.), i. Bir kulplu küçük testi (Yıldız köyü “Balıkesir") — 2. Et, pirinç veya bulgurla yapılmış su köftesi (Çukurhisar “Sö-ğüt-Bilecik" )
TOPAÇ (İs.), 1. İbrik (Tokat) — 2. Küçük sebze küfesi (Gebze "Kocaeli”; Paşabahçe “Beykoz-İstanbııl") — 3. Et, bulgur ve soğanı bir arada karıştırıp taş sokuda dövdükten sonra ateşte pişirilen bir türlü yemek (Büyükafşar Bâlâ-Ankara).
TOPAN (Bursa, Ermenak-Konya), İçinde hamur yoğurulan veya çamaşır yıkanan tahta tekne. (S. D. 1341).
TOPÇA (Reşadiye, Akçaköy - Kayseri), Çömlek. (S. D.).
TOPTU (İs.), Testi (Yenice “Çağış - Balıkesir”).
TOY (Kemaliye - Malatya), Çuval. (S. D.).
TUAN (İs.), Tava (Sinancı köyü “İzmir"). TUFRAN (İs.), Küp biçiminde olan yayık (Şabanözü, Üçem “Bâlâ", D astarlı, Pazar, Güdül, Beypazarı, Kay aş, Ayaş “Ankara”; Kayseri; Kayapmar “Bozkır”; Seydişehir “Konya"; Mucur “Kırşehir") (Bak: Duğran, duran 1, hotun 2 turfan).
TUK (İs.), Kulplu küçük bakraç (Hemşin “Rize").
TULUK (İs.), 1 Yayık, testi, peynir küpü, yoğurt çömleği yerinde kullanılan tulum (Kilis “Gaziantep”; Akçalıuşağı “Kozan - Seyhan"; Kırşehir; Yozgat; Alucra, Başağrı “Mesudiye” Şebinkarahisar “Giresun”; Kayseri; Urfa; Bitlis; Beypazarı, Bükeler “Kızılcahamam - Ankara"; Bozkır "Konya”; Karacaviran “Çerkeş Çankırı”; Konya; Kemah “Erzincan \Muh.\”; Kemaliye “Malatya”; Niksar “Tokat”; Araköy “Şiran-Gümüşane”; Urla-İzmir; Ahlat “Bitlis”) (Bak: Mencik, 2).
TULUM (Hisarcık-Osmaneli-Bilecik), Ya yık. (S. D.).
TUMBANKİ (İs.), Küçük bakır sini (Tekeler “Çine-Aydm”).
TURFAN (İs.), Tulumdan veya tssti biçiminde topraktan yapılmış yayık (Kalecik köyleri, Kızılcahamam “Ankara”; Yozgat; İst.; Örenköyü “Çerkeş”; Maruf “Çankırı"; Bozkır, Konya) (Bak: Hotun, 2).
TURUK (İs.), Tulumdan yapılan yayık (Aydın) (Bak: Kovan 1, turfan).
TUSUYLUK (Veliköy-Rize), Asma kabağından yapılan tuz kabı. (S. D.).
TUTANKA (İs.), İbrik kulpu (Edirne \Muh(\).
TUTACAK (Aalacahöyük; Niğde) Tutak, (Yozgat, Ankara), Tutkaç (Afyonkarahisar), Tutağaç
(Kızılören, Ballık), Tutaç (Konurlar-İnegöl-Bursa, Dursunbey-Balıkesir, Uşak-Kütahya, Biga), Tencereyi ateşten alırken kullanılan bez. (L. ijj). (Bak: Mesel. (S. D. 1055).
TUZ KABAĞI (Çivril), İçi oyulmuş asma kabağından kap. (L. 68).
TÜFE (Pütürge - Malatya), Topraktan yapılmış firenk ocağı. (S. D.).
TÜRÜK (Kangal - Sivas, Hekimhan - Malatya), Yünden veya keçi kılından yapılmış ufak azık torbası. (S. D.
TÜTSÜ BARDAĞI (İs.), Arı kovanlarını tütsülemekte kullanılan ve içinde tezek yakılan ince uzun bir çeşit kap (Torbalı "İzmir”).
UBUCA (İs.), Küçük tencere (Hisarköy “Sarayköy-Denizli” ).
UDVAN (Konya), İbrik (S. D.).
UĞRA TİRKİSİ (Göynük, Şebinkarahisar, Torbalı, Tire), Hamur teknesi. (L. 66).
USABA (İs.), Toprak çömlek (Niğde).
USGURA (İs.), Çorba tası (Trabzon).
USKURU (İs.), Maşrapa (Aydın köyleri).
UZLUK (Çanakkale), Topraktan yapılmış su maşrapası. (S. D.).
ÜÇAYAK (Maraş, Gaziantep, Muş, Urfa, Honaz-Denizli), Sacayağı. (S. D.).
ÜLLÜK (İs)., Testi emziği (Babbey “Ku-la-Manisa”).
ÜLÜK (İs.), 1. Testi gibi şeylerin emziği (Morcalı “Karaman"; Konya; Çay “Bolvadin-Afyon”; Eğridir; İsparta; Burdur; Çömlekçi “Bodrum-Muğla”) — 2. Çeşme musluğu (Çerkeş “Çankırı"; Seydişehir “Konya”) — 3. Boğaz: Çocuğun ülüğü ağrıyor (Dersindere (Salih-li-Manisa”) (Bak: İmik, ümük).
ÜRNÜK (İs.), Kulplu küçük çömlek (Şeyh-sadi “Amasya”) (Bak: Serniç r, şergit).
ÜSGÜRE (İs.), Ağzı açık bakır tas (Van; Kavak “Kangal-Sivas”).
ÜSKÜLE (Kula-Manisa), Saplı tas. (S. D. 1437)-
ÜSKÜRE (Kemah, Erzincan, Divriği, Havza, Samsun), Bakır çorba tası. (S. D.).
ÜSKÜF (Urfa), Büyük elek. (S. D. 1437)-
ÜSKÜRE (İs.), 1. Bakır çorba tası, kâsesi (Kemah, Erzincan; Divriği "Sivas”; Havza, Samsun; Şebinkarahisar “Giresun”; Elâzığ; Adana köyleri “Seyhan”; Bursa; Urfa; Köse “Kelkit-Gümüşane”; Çerkesköy “Saray - Tekirdağ"; Muğla; Erzurum; Kümbet “Seyitgazi-Es-kişehir”; Siverek; Diyarbakır"; İzmir civarı; Saka “Kütahya”; Ahlat “Bitlis”; Konya; Merzifon “Amasya \Muh.Y’) — 2. Sırlı toprak kâse (İzmir ili; Burdur; Akviran “Konya") — 3. Tencere (Paşaköyü “İzmir Iyürükler]") — 4. Tahta ağartmıya yarıyan marangoz rendesi (Tavas “Denizli”) — 5. Yassı tabak (Karaköy “Manisa”) — 6. Üzerine bezir çırası konulan toprak çanak (Genezin “Avanos-Kırşehir”; Ala-çeli “Ürgüp-Kayseri”).
ÜSTÜN KULPLU (Konya), Tek kulplu toprak kova. (S. D.).
ÜTEĞÎ (Zile - Tokat), Üzerinde un elenen yün yaygı, kendürük. (S. D.).
ÜYLEK (İs.), Bakır su kabı, helke (Bolu).
ÜZLÜK (Gümle-Söğüt-Bilecik), Topraktan yapılmış kahve tavası. (S. D.).
VAĞAN (İstanbul), IMuh.\, İçinde sulu şeyler taşınan tahta kap, çoban küleği. ("S. D.).
VAŞI (Genezin-Avanos, Çiçekdağı-Kırşe-hir, Ürgüp-Niğde), Leğen gibi kullanılan geniş ağızlı toprak çanak. (S. D.).
YAĞDAN (İs.), Yağ çömleği (Genezin).
YAĞLAĞA, YAĞLA (Çankırı), Et tahtası. (S. D.).
YAĞRIK (Binek - Mihalliççik - Eskişehir), Et tahtası (S. D. 1455).
YAĞSIRÇASI (Seyitgazi-Eskişehir), Boynuzdan veya tenekeden yapılmış yağ kutusu (S. D.).
YAĞTAVASI (Bursa), Yağ kızartmaya mahsus saplı tencere. (L. 85).
YALIN KOLLU (Uncuboz-Manisa), Tek kulplu küçük testi. (S. D.).
YALTAK (Ulubey-Ordu), Köpek yalağı. (S. D.).
YALAK, Köpeğin su içtiği tas (Gaziantep).
YAĞDIĞAN (İs.), Yağ tavası (Kırca “Bolvadin - Afyon") (Bak: Tıgan).
YAMAÇE (İs.), Yağ kabı (Tire “İzmir") (Bak: Yamak, 1).
YAMAĞ (İs.), Yağ eritilen kap, tava (Kars).
YAMAK (İs.), 1. İçinde yağ eritilen bakır kap, yağ tavası (Cimin, Tercan, Erzincan; Erzurum ve dolayı; Alucra, Şebinkarahisar “Giresun”; Gümüşane; Ağrakos “Suşehri-Sivas”; Çanakkale IMuh.\) — 2. Bakır güğüm (Kemaliye “Malatya”) — 3. İbrik (Divriği “Sivas") — 4. Yağı kabından çıkarmıya yarıyan uzun saplı küçük derin tas (Yenişehir “Bursa”).
YANLIK (İs.), Peynir, yağ ve yoğurt koy-mıya mahsus tulum (Bohçalar “Antalya”; İri-ağaç “Malatya”; Zile "Develi” Zencidere “Kayseri”) — 2. Davar derisinden yapılan yayık (Kiremitli “Ceyhan-Seyhan”; Hartlap “Maraş”; Elbaşı “Bünyan-Kayseri”; Bornova, Kemalpaşa köyleri “İzmir”; İsparta).
YAPICAK (Ünye-Ordu), Yapacak (Şebin-karahisar-Giresun), Hamur tahtası. (S. D.).
YAPILIK (Silivri-lstanbul), Ekmek ve yemek pişirilen ocak. (S. D.).
YARI (İs.), Yağ veya yoğurt çömleklerinin ağzına bağlanan deri, meşin (Konya).
YARIMLIK (Ünye-Ordu), Çömlek (S. D.).
YASDIGAÇ (Kurşunlu - Çankırı, Sinop), Yastı ağaç (Edirne), Yastaaç (Çandarlı-Berga-ma), Yassaç (Bursa çev.), Yaslahaç (Bilecik), Yaslı ağaç (Bafra-Samsun, Araç-Kastamonu), Yaslaaç (Kastamou, Güdül-Ayaş, Etimesğut- Ankara), Yaslağaç (Kastamonu, Ayaş, Kalecik, Safranbolu, Zonguldak, Sinop, Samsun), Yasdıgeç (Milis, Muğla-Acıpayam), Yastıgeç (Aydın, Kuşadası-lzmir, Denizli, Ahiköy, Muğla), Yas-tıkaç (Batı Anadolu köyleri), Yastıkaz (Erzincan), Yastmgaç (Denizli ve dolayı), Hamur tahtası. (S. D.).
YASMAN (İzmir \Muh.\), Altı geniş, üstü dar ağaçtan su kabı, çam bardak. (S. D.).
YASSI KÜFE (Bursa), (Bak: Küfe). (L. 104).
YATIRCAK (İstanbul \Muh.\), Ocak demiri. (S. D.).
YATIK (İs.), 1. Bir kısmı, bilinen testi şeklinde fakat dışı düz veya köşeli olarak tek kulplu ve emzikli, bir kısmı da matra biçiminde yassı ve yuvarlak olup ekseriya iki emzikli olmak üzere çam veya ardıç ağaçlarından yapılan ve elde, omuzda kolayca taşınabilen su kabı (Gerede, Mangırlar, Bolu; Cide “Kastamonu"; Ayancık, Boyabat, Sinop; Papasköyü “Samsun”; Keskin, Ankara; îsmetpaşa, Halanta “Sivrihisar-Eskişehir”; Adapazarı ve köyleri “Kocaeli"; Çeltikçi “Orhangazi"; M. Kemalpaşa “Bursa”; Göbel, Kocabergos, Erdek, Bandırma, Dursun-bey “Balıkesir”; Kumarlar, Bayramiç Kepez, Gelibolu, Okçular “Biga - Çanakkale”; Başköy, llegöp “Uluborlu”; Akçaşar, Barla “Eğridir”; Gücüllü “Yalvaç-Isparta”; Dişli “Bolvadin-Af-yon”; Honaz “Denizli”; Antalya; Kurşunlu, Göl pazarı, Pazarcık “Bozüyük-Bilecik"; Kolukı-sa, Kadınhanı, Osmaniye “Ilgın"; Karasmık, Dereköy, Konya; Germeyan “Çorlu", Kızılpınar “Tekirdağ”; Çifteler köyü (?), Buca “İzmir \Muh.\"; Ayayorgi, Mahmutbey, Soğanlık “Kar-tal-lstanbul, \Muh.\”) (Bak: Bukla, boduç, senek) — 2. Kapaklı veya kapaksız buğday anbarı (Alucra köyleri, Şebinkarahisar, Kayadibi, Giresun; Ulubey “Ordu”) — 3. İnce söğüt dallarından örülen geniş ağızlı ve boyu kısa sepet (Develi, Kayseri; Etimesğut “Ankara”) — 4. Kese kâğıdı (Buca “İzmir \Muh.V’).
YEDEK, Ekmekçilerin fırın içinde odunları çatmak için kullandıkları demir uçlu uzun bir âlet (Beypazarı, Ankara), Cezve (Köşker-Kır-şehir, Çivril), İbrik, güğüm (Beypazarı), Testi (Bereketli-Davas), Süzgeçsiz çaydanlık (Ankara), Su içilen toprak kap, maşrapa (Denizli) (S. D.).
YELECE (İs.), Su testisi (Ahmetbey köyü “Bursa”).
YEMEK MAHFAZASI (İstanbul), İşlenmiş süslü deriden yemekleri örterek nakle yarı-yan çanta. Muhasipzade Celâl. (E.).
YEMEK TAHTASI (Kültepe - Kayseri), Kısa ayaklı, değirmi tahtadan yapılmış ve portatif masa ve sini vazifesini gören aygıt. (L.).
YEMETE (İs.), Ufak su testisi (Akşehir "Konya” ).
YİMETE (Akşehir-Konya), Küçük testi. (S. D.) (Bak: Yemete).
YlNÇ (Harput-Elâzığ), Bakır leğen. (S. D.).
YOK ("S.), i. Bulaşık, bulaşık kap (Ordu; Yerkuzlu “Erbaa - Tokat") — 2. Koku, leke: Bu kapta pekmez yoku var (Sinop).
YUCAN (İnönü - Söğüt - Bilecik), Tekne. (S. D.).
YUMURTA SAHANI, (Çivril), İçinde yağda yumurta kırılarak pişirilen sahan. (L.).
YUVACA (Develi - Kayseri), Ufak tencere. (S. D.).
YUVAL (İs.), Bir tabaklık yemeğe mahsus tencere (Maraş).
ZAGRAK, Bakırdan kazan şeklinde yağ kabı (Şiran - Gümüşane), Altı okka zahire alan ölçek (Gazipaşa - Alanya) (S. D.).
ZAHAVEL (Gümüşane), Çalı süpürgesi. (S. D.).
ZAP, Küp (Erzurum, Erzincan), içine ateş konulup tandır altına konulan toprak kap (Gümüşane). (S. D.).
ZENEN (İs.), Küçük çömlek: Yoğurt zene-nini kırdım (Sazlı “Ayvacık-Çanakkale").
ZENEK (İs.), Ağaçtan yapılmış emzikli testi (Burdur) (Bak: Senek).
ZİMl (İs.), Tepsi: Şu zimide bir kadayıf yapalım (Kıbrısçık “Bolu”).
ZÜZA (İs)., Bir çeşit rakı şişesi (Lorikas “Gümüşane”).

Kapadokya Köftesi (Nevşehir)


250 gr. kıyma
1 çay bardağı yoğurt
1 su bardağı un
1 soğan rendesi
1 yumurta sarısı
Kızartmak için sıvıyağ
Tuz
Karabiber
PÜRESİ:
500 gr. patates
1 su bardağı süt
2 çorba kaşığı tereyağı
1 su bardağı lor
Karabiber
Tuz

Derin bir kaba kıyma, soğan, un, tuz, karabiber, yoğurt ve yumurta sarısını koyun ve yoğurun. Ceviz büyüklüğünde köfteler yaparak tabağa dizin. Buzdolabında 2 saat bekletin. Diğer bir tencerede patatesleri haşlayın ve ezin. İçine tereyağı, lor, süt ve tuz koyun. Ateşte birkaç kez çevirin. Püreyi servis tabağına alın. Köfteleri una bulayın ve kızgın yağda kızartıp püresinin üzerine dizin. Üzerine kırmızı pul biber serpin ve servis yapın.

Kapalı Pide


2 yumurta
3 çorba kaşığı yoğurt
1 çay bardağı sıvı yağı
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
Aldığı kadar un
İçi için:
400 gram ıspanak
200 gram kıyma
1 soğan

Hamuru yapmak için, yumurta, sıvı yağı ve yoğurdu karıştırın. Üzerine unla karıştırılmış kabartma tozu ve karbonatı ekleyip yumuşak bir hamur yapın. İç malzemesi için ise kıymayı soğanla kavurup üzerine yıkanmış iri doğradığınız ıspanakları ekleyip ocaktan alın. Bu karışımı biraz soğuturken hamuru unlanmış zeminde açıp yuvarlak şekilde kesin. İçlerine kıymalı ıspanaklı harcı bölüştürün. Kapatın, kenarlarından çekiştirip fırın tepsisine dizin. Üzerine yumurta sarısı sürüp 200 derecedeki fırında pişmeye bırakın.


Fotoğraf "Göksen" tarafından gönderildi. 14.12.2015

Kaparili Uskumru


4 büyük uskumru balığı (filetosu ve derisi çıkarılıp, büyük kılçıkları saklanmış)
1+1/4 su bardağı su
1 küçük soğan (dilimlenmiş)
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
15 gr (1 çorba kaşığı) tereyağı
1 çorba kaşığı un
1 yumurtanın sarısı (1 çorba kaşığı kremayla çırpılmış)
2 çorba kaşığı kapari (bakkalınızda bulabilirsiniz)
1 tatlı kaşığı limon suyu
Baharat torbası:
4 sap maydanoz
1 fiske kekik
1 defne yaprağı

Uskumruların büyük kılçıklarını ortadan 2'ye kırıp, büyük bir tencereye koyunuz. Su, soğan ve baharat torbasını ekleyip tencereyi orta ateşe oturtarak, suyu kaynatınız. Kaynayınca ateşi iyice kısıp, 30 dakika daha kaynatınız. Tencereyi alıp, balık suyunu orta boy bir kaseye süzünüz (süzgeçte kalan kılçıkları, soğanları ve baharat torbasını atınız). Süzdüğünüz balık suyunu yeniden tencereye boşaltıp, tencereyi harlı ateşe oturtarak, içinde 1 su bardağı balık suyu kalana kadar kaynatınız.
Önce, fırınınızı orta sıcaklığa (180° C) getirip, ısıtınız.
Filetoları büyük bir tepsiye yerleştiriniz. Üstüne çektirdiğiniz balık suyunu döküp, tuz ve biberi serpiniz. Tepsiyi alüminyum kağıtla örtüp, fırında 40-45 dakika, çatalla bakıldığında balık pul pul ayrılana kadar pişiriniz. Tepsiyi fırından alıp, pişme suyunu bir kaseye boşaltınız. Tepsinin üstünü örtüp filetoların bir kenarda sıcak kalmalarını sağlayınız. Pişme suyuna 1+1/4 su bardağı miktarını buluncaya kadar şarap yada su ekleyip, bir kenara bırakınız.
Önce, ızgaranızı yüksek sıcaklıkta kızdırınız.
Küçük bir tencerede, tereyağı orta ateşte eritiniz. Tencereyi ateşten alıp tahta bir kaşıkla unu ekleyerek, pürtüksüz oluncaya kadar karıştırınız. Kasedeki pişme suyunu yavaş yavaş ve sürekli karıştırarak katınız. Tencereyi ateşe oturtup, sürekli karıştırarak 2-3 dakika, sos pürtüksüz olup koyulaşıncaya kadar pişiriniz.
Tencereyi ateşten alıp, yumurta sarısı ve krema karışımı ile kapari ve limon suyunu katınız. Sosu tepsideki filetoların üstüne döküp tepsiyi ızgaraya sürünüz. 1-2 dakika balıkların üstü kızarmağa başlayıncaya kadar pişiriniz. Tepsiyi ızgaradan alıp, balıklarınızı servis ediniz.

ML® Uskumru Çorbası (görsel)

Kaplama Biber Kızartması (fotoğraf)





ML® Kaplama Biber Kızartması için tıklayın
ML® Kaplama Biber Kızartması (görsel)

Kaplama Biber Kızartması (görsel)


Türkçe ve İngilizce altyazılıdır.


Büyük ekran seyretmek için tıklayın

merhabalar, Mütevazı Lezzetler mutfağından kucak dolusu sevgiler
bugün gene çok kolay bir tarifimiz var
"Kaplama Biber Kızartması"
ama her zaman olduğu gibi önce malzemeler
4 adet kırmızı biber
2 adet yumurta
1 çay bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
ve kızartmak için; 1 su bardağı sıvıyağ
kaplama biber kızartması için...
kızartma hamurunu hazırlayarak işlemlere başlayalım
2 adet yumurtamız var demiştik
kırıyoruz
üzerine biraz tuz ilave ediyoruz
biraz çırptıktan sonra, kontrollu olarak unu katıyoruz
hamur çok fazla katı olmayacak
biberimizi saracak ölçüde
istediğimiz kıvam bu
gördüğünüz gibi hamurun üzerinde izler oluşuyor
şimdi biberleri de temizleyelim
biberleri büyüklüğüne göre ikiye ya da üçe keseceğiz
önce tabi içinin tohumunu çıkartıyoruz
biberlerin iç kısımlarını biraz tuzlayacağız
daha sonra kızartma hamuruna bulayacağız
artık kızarmakta olan yağın başına gidebiliriz
artık biberlerimizi hamura batırıyoruz
şöyle bir güzel buluyoruz
yağımıza bırakıyoruz
yağımız biraz daha kızarsa daha iyi olacak
kızarmaya başladı, çeviriyoruz
diğer yüzü de kızarınca tamamdır
kızaran biberleri servis tabağına alıyoruz
artık sofraya götürebiliriz
Mütevazı Lezzetler mutfağında bu bölümde...
yapımı gene oldukça kolay bir kızartma tarifi paylaştık
"Kaplama Biber Kızartması"
en kısa sürede deneyin ve Mütevazı Lezzetler'i hatırlayın
hoşçakalın...

KAPLANMIŞ HAMSİ TAVA


1 kg. hamsi
2 yumurta
1 tatlı kaşığı tuz
2 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı sıvıyağ
8-10 dal maydanoz
1 limon
1 orta boy domates

Hamsinin başını ve kılçıklarını çıkartınız. Bol su ile yıkayıp suyunu süzünüz. Derin bir kaba yumurta, un ve tuz koyup çarparak bulamaç yapınız. Balıkları içine koyarak alt üst edip her tarafını bulamaçlayınız.
Yağsız tavaya 2 çorba kaşığı sıvıyağ koyup biraz kızdırınız. Hamsinin hepsini tavaya yerleştirip bastırarak düzeltiniz. Üstüne kapak örtüp, hafif hararetli ısıda ara sıra tavanın yerini değiştirerek her tarafını pembe renkte pişiriniz. Kapak yardımı ile alt üst ederek diğer yüzünü de ayni şekilde pişirip yuvarlak servis tabağına alınız. Etrafını limon ve domates dilimleri, maydanoz dalları ile süsleyiniz.


ML® Hamsi Tava için tıklayın

ML® Hamsi Tava (görsel)

Kaplanmış Tavuklu Salam


12 adet tavuk salam
1 adet yumurta
2 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz
3-4 adet biber
1 adet havuç
1 yemek kaşığı tereyağı

Öncelikle biberlerimizi yıkayıp çekirdeklerini çıkartıp çok minik keselim. Aynı şekilde havuçlarımızı da minicik minicik keselim veya doğrayıcıdan geçirelim. Bir kap içerisine kıyılmış maydanoz, biberler ve havuçları ve tereyağımızı koyalım. Üzerine bir yumurta kırıp çırpalım. Salam dilimlerini yumurtalı karışıma bulayıp arkalı önlü pişirelim. Dilerseniz yağlı kağıt koyup fırınada verebilirsiniz.


Fotoğraf "Göksen" tarafından gönderildi. 04.04.2015

Kapuz Kavun Çekirdeği (besin değerleri)


Adı.............: Kapuz Kavun Çekirdeği
Ağırlık gr....: 100
Protein......: 25
Karbonhidrat: 19
Yağ…........: 45
Kolestrol...: -
Kalori….....: 581
Kalsiyum....:
Demir….......:
A vitamini...:
B1 vitamini.:
B2 vitamini.:
Niasin…......:
C vitamini...:

Kara Ekmek


İnsanlık 17 bin yıldan beri tahıl ürünleri yetiştirerek, yaşamını sağlıyor. Daha doğrusu sağlıyordu demek gerek,çünkü, günümüzde beyaz undan yapılan ekmek, sağlığımıza katkıda bulunmaktan çok zarar sağlıyor. Çünkü kara buğday ekmeğinin aksine beyaz ekmek-.bünyemize getirdiği fazla kilolarla şişmanlığa sebep oluyor.
Aslında kara buğday ekmeğini yeğlememiz için, iki ciddi neden var: Sağlığımıza yarar sağladığı gibi, daha da ekonomik. Fırından aldığınız beyaz ekmek, size boş kalori sağlarken, kara buğday ekmeği, vitaminler başta olmak üzere, temin ettikleri ile eczanelerden uzak kalmanızı da garanti ediyor.
Tahıl ürünleri, Ortaçağ'da devrin hem ekmeği hem de başlıca öğünü olarak itibar gördü. Genellikle tahıl türü sofraya getirilir, tek öğün yemek hangisiyse üzerine dökülerek yenirdi. Eski Mısırlıların ekmek yapmayı bildikleri anımsanırsa, insanın tahıl ürünlerine sevgisinin eskiliği daha iyi anlaşılır.

KARA LAHANA ÇORBASI


Karadeniz yöresinin, mısır kırmasından, yoğurt ve yumurta ile terbiyesi hazırlanarak yapılan karalahana çorbası ünlüdür. Üzerine kızgın yetereyağı ile kırmızı biber ve nane gezdirilerek, sıcak mısır ekmeği ile servis yapılır. Bulgur, gendirme ve pirinçle yapılan çorbalara yoğurt, lor ve kekik de eklenir. Her mevsimi yağışlı geçen Karadeniz bölgesinde insanlar, özellikle yoğun kış günlerinde bu sıcak, leziz çorbaları sofralarından eksik etmezler.

Malzeme:
1 kg karalahana
6 bardak su
1 bardak mısır yarması
1 bardak barbunya fasulye
1 kahve fincanı yağ
1.5 bardak mısırunu
tuz
Yapılışı:

Fasulyeyi kaynatıp suyunu süzün, lahanaları sıcak suda haşlayıp ince ince doğrayın. Tencereye, su, lahana, mısır yarması ve mısır ununu sırasıyla ilave edin.
Karıştırarak pişirin ve fasulyeyi ilave edin. Yağı ilave edip tuz ile birlikte 30 dakika pişirin.

Karabiber (besin değerleri)


Adı.............: Karabiber
Ağırlık gr....: 100
Protein......: 11
Karbonhidrat: 65
Yağ…........: 3,3
Kolestrol...: -
Kalori….....: 255
Kalsiyum....:
Demir….......:
A vitamini...:
B1 vitamini.:
B2 vitamini.:
Niasin…......:
C vitamini...:

Karabuğdayın Besin Öğeleri


http://www.durulezzetler.com

Kompleks karbonhidrat kaynağı olan karabuğday vücudumuza enerji sağlarken, kandaki şeker seviyesini yükseltmiyor ve lifli yapısı sayesinde de uzun süre oldukça tok tutuyor.
Besin değerleri 60 gr. kuru madde, enerji ve besin öğeleri; yetişkinler için 2000 kcal üzerinden hesaplanarak verilmiştir.

Kalori 186 / %9,3
Yağ 1.0 g / %1,5
Karbonhidrat 37,8 g / %12,6
Protein 6,6 g / %13,2
Kararabuğday protein, lif, potasyum, magnezyum, fosfor bakımından zengin bir gıdadır.

Karaciğer (dana) (besin değerleri)


Adı.............: Karaciğer (dana)
Ağırlık gr....: 100
Protein......: 19,2
Karbonhidrat: 4,1
Yağ…........: 4,7
Kolestrol...: 300
Kalori….....: 140
Kalsiyum....:
Demir….......:
A vitamini...:
B1 vitamini.:
B2 vitamini.:
Niasin…......:
C vitamini...:

Karaciğer (tavuk) (besin değerleri)


Adı.............: Karaciğer (tavuk)
Ağırlık gr....: 100
Protein......: 19,7
Karbonhidrat: 2,9
Yağ…........: 3,7
Kolestrol...: -
Kalori….....: 129
Kalsiyum....:
Demir….......:
A vitamini...:
B1 vitamini.:
B2 vitamini.:
Niasin…......:
C vitamini...:

Karadeniz'in Lezzetleri


Anadolujet Magazin

Karadeniz insanı heyecanlı, neşeli ve kıvrak zekâlı olmasını bölgenin bol yağış alan iklimine, balığı çokça tüketmesine ve toprakta yetişen her tür bitkiyi ve otu bir şekilde yiyip tüketmesine borçludur.


Haşin dalgaların boğuştuğu deniziyle, yemyeşil dağlarıyla, tüm heyecanların ortaya döküldüğü Horonuyla, inanılmaz lezzetli tatlarıyla hakikaten bir başkadır Karadeniz. Folklorik danslarındaki çoşkunun ve heyecanın ise doğanın Karadeniz’e verdiklerini ifade ettiği söylenir. Örneğin, horonda görülen omuz silkme figürünün yakalanan balığın can çekişmesini ya da dalgalar arasında takaların sallanmasını tasvir edildiği ileri sürülmüştür.

Bildiğiniz gibi Türkiye ekonomisinde önemli bir rolü olan Karadeniz Bölgesi coğrafi olarak üçe ayrılır. Dolayısıyla yemek konusunda da bu farklılıkları izlemek mümkün. Ancak genel olarak bakıldığında pratik ve basit bir mutfağa sahip olan Karadeniz Bölgesi denince herkesin aklına önce fındık, çay, mısır ve hamsi geliyor. Aslında Karadeniz ot yemekleri ile de bilinmesi gereken bir bölge. Yeşilliğin yer almadığı bir sofra düşünemezsiniz Karadeniz’de. Fasulye turşusu kavurmaları, kaygana, karalahana, kiraz kavurma ve daha niceleri. Kiraz, adını aldığı şehir Giresun’da oldukça önemli bir meyvedir ve rengi bilinenin aksine sarıdır.



Bu bölgede hamsi balıkların şahıdır ve Ekim Ayının ikinci haftası dualar okunarak, kurbanlar kesilerek hamsi avı sezonu açılır. Evliya Çelebi’nin de zamanında belirttiği gibi en az kırk çeşit yemeği yapılmaktadır. Hamsi öylesine önemli bir balıktır ki, hamsi ile ilgili özdeyişler ve hikâyeler bir Karadenizlinin olmazsa olmazıdır. Karadenizlilerin çocukluğunun yıllarına ait en güzel lezzet anılarını hamsili pilav ve kaygana süsler.


Karadenizli doğa ile içiçe olmayı sever. Doğu Karadeniz bölgesinde odaların zemin kısmı tahta olmasına rağmen Aşhane denilen mutfak kısmının zemini topraktır. Ev halkı ahiralti adıyla da bilinen ve fasülye, salatalık, patates, karalahana ekilen bahçeyle sürekli ilişki içindedir ve çamurlu ayakkabılarını çıkarmadan topladıklarını eve aşhane üzerinden ulaştırabilmektedir. Yemek yer sofrası üzerine konulan sinide yenilir, yere veya gorc da denilen arkalıksız basit oturaklara oturulurdu. Aşhane’de tavanda ucundaki çengele kazanların asıldığı bir zincir (kremul) bulunmakta, altında sürekli ateş yakılan bir bölüm yeralmakta burası yemek pişirme, su ısıtma amacıyla kullanılmaktaydı.


Birkaç yüzyıl önce bu bölgeye getirilip iklime adapte ettirilmiş olan mısırın da Karadeniz Mutfağında önemli bir yeri vardır. Mısır ve mısır unundan yapılan yiyecekler bu bölgede çok önemli bir yer tutar. O kadar ki “Mısır Mecisi” diye adlandırılan mısır soyma işlemi için kadınlar bir araya toplanır ve şarkılar, türküler söyleyerek bu önemli ve eğlenceli görevi yerine getirirler. Mısırın her bölümünü değerlendirir Karadenizli. Kabuklarını hayvanlara yedirir ve püsküllerini de tütünle sarıp sigara niyetine içerler. Çoğu Karadenizlinin kendinden geçerek yediği mısır ekmeği ve süzme yoğurt, sanırım mutlaka tadılması gereken bir zevktir. İtalyada Polenta adı verilen Mısır unu Karadeniz Bölgesinde sıklıkla kullanılmaktadır. En çok bilineni, Rizede Mıhlama,Trabzon ve çevresinde Kuymak diye adlandırılan mısır unlu yemektir. Geleneksel ekmek mısır unundan geniş metal tepsilerde veya pileki adı verilen yayvan çömleklerde yapılırdı. Doğu Karadeniz’de ekmeğin hammadesi olan geleneksel tahıl mısırdır. Mısır ekmeği içerisine ballı fasülye (soya fasülyesi - Lazca pitanaşi lobiya) eklenirse uzun süre taze kalabilir.


Batı Karadeniz’e baktığımızda UNESCO tarafından koruma altına alınan Safranbolu şehrini görüyoruz. Evleriyle ünlü bu tarihi şehirde yenen yemekler temelinde Doğu Karadenizden çok farklı olmasa da farklılıklar gösterir. Kavurma iki bölgede de önemlidir. Eskiden daha çok önem verilen kıyma ve kavurma, bugün de tavalarda uzun süre pişirilip kavrulur, kıyma sahanı denilen büyük sahanlara doldurulur, soğuduktan sonra kalıplaşan kıymalar serin bir yerde korunur ve kış boyunca bu kıyma kalıplarından küçük parçalar halinde kesilerek yemeklerde kullanılır. Özellikle tarhana çorbası, yayım ve bükmede kullanılır. Bu bölgede de lahana çorba ve dolması da önemli yer tutar. Bu bölgede yer alan Şehzadeler şehri Amasya’ya da dünyanın belkide en güzel elmalarına sahip bir şehridir Karadeniz’in ve elma pekmezini yemeden bu şehri gördüm diyemezsiniz.

Diğer bir önemli Karadeniz sebzesi ise Karalahanadır. Karalahanadan yapılan çorba ve dolma (Lahana Vurması) önemli yemek alışkanlıklarıdır Karadenizlilerin.

Bölgeler arası isim farklılıkları gösterse de temelinde biraz değişikliklerle yemek alışkanlıkları ve teknikleri aynıdır. Karadeniz yemekleri diğer bölgelere ilk yayılmaları sırasında daha ziyade Trabzon Pidesi ile ünlenmiştir. Peyniri ve tereyağı özel olan bu pide popülaritesini günümüzde de korumaktadır. Temeli aynı olmasına rağmen, açık ya da kapalı oluşu, içindekiler ve boyları itibariyle oluşan farkları Karadeniz pidesinin şehirlerin adıyla anılmasına neden olmuştur. (Trabzon, Bayburt, Artvin, Bafra gibi)


Tatlılar konusunda tüm bölgelerde kadayıfın önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz. Artvin bölgesinde yaygın olan papara (ekmeka) Giritlilerinde çok iyi bildiği bir tatlıdır. Kahvaltı alışkanlıkları da çok çeşitli değildir Karadenizde. Kimileri mısır ekmeğini yoğurtla tercih ederken, kimileri de kaymakla yiyip mis gibi kokan bir çayla tamamlamayı tercih eder. Bunun yanı sıra tereyağı ile sote edilmiş Öğmeç adlı yumurtalı ekmeği de unutmamak lazım.

Karadenizli olmak ya da kendinizi Karadenizli hissetmek için gerekenler
-Kahvaltı dahil her öğünde balık yemek
-Hamsiyi diğer balıklardan ayrı tutup sanki farklı bir şeyden söz ediyormuşçasına, hamsi ve balık gibi bir ifade kullanmak
-Yoğurt ve ayran tüketmeden yaşamamayı öğrenmek
-Yeşil fasulyeden turşu kurup bir de üstüne, bu turşuyu soğanla kavurarak yemek
-Un kullanmak gereken her yerde mısır ununu tercih etmek
-Kirazı tuzlayıp salamura yaparak, kışın et gibi kavurmasını pişirmek
-Dünyadaki en güzel müziğin ve dansın Kolbastı ve Horon olduğunu düşünmek
-Dalgasız bir denizin olduğunu hayal bile edememek

Karadut Reçeli (görsel)


Türkçe altyazılıdır.

lezzetler.com videoları


Büyük ekran seyretmek için tıklayın

Mütevazı Lezzetler mutfağından selamlar, sevgiler
bu bölümümüzde farklı bir reçel tarifimiz var
"Karadut Reçelinin" tarifini paylaşacağız
ama isterseniz önce gerekli malzemelere bir gözatalım
1,5 kilo karadut
5 su bardağı toz şeker
ve 1 çay kaşığı limon tuzu
artık karadut reçeli için gerekli malzemeleri öğrendik
yapımına geçebiliriz
dutların saplarını kestik, yıkadık, suyunu süzdük
şimdi tenceremize aktarıyoruz
boyar maddesi fazla olan bir meyve
şimdi üzerine şekerimizi bırakıyoruz
düzeltelim, kapağını kapatıyoruz
ve 1 gece oda ortamında bekletiyoruz
ertesi gün
evet aradan bir gece geçti
bakalım reçelimiz ne durumda
bir hayli sulanmış görünüyor
şimdi artık bunu ateşe yerleştirelim
tenceremizi orta ateşe yerleştiriyoruz
az sonra şekerler erimeye başlayacak
reçelimizi ateşe yerleştireli 10 dakika oldu
gördüğünüz gibi kaynamaya başladı
meyveleri zedelemeden alt-üst ederek karıştırıyoruz
aynı şekilde pişmeye devam ediyor
reçeli ateşe koyalı 25 dakika oldu
şekerlerin tümü eridi, şimdi ateşi kısıyoruz
reçelimiz yaklaşık 1 saat kaynadı, kıvam almaya başladı
şimdi limon tuzunu ilave ediyoruz
limon tuzuyla da 10 dakika kadar pişireceğiz
şimdi tam kıvamına geldi
bir porselene bıraktık soğuduktan sonra zor kaydığını gördük
şimdi ateşi kapatıyoruz ve kavanozlara koyacağız
reçel sıcakken kavanozlara dolduruyoruz
sıvısıyla ve tanesiyle birlikte dengeli dolduruyoruz
şimdi kenarını güzelce siliyoruz
kapağını sıkıca kapatıyoruz
ters şekilde soğuyana kadar bekletiyoruz
00:03:15,600 --> 00:03:18,520
soğuduktan sonra düz çeverebiliriz
istediğimiz zaman tüketebiliriz
Mütevazı Lezzetler mutfağında bu bölümde...
farklı bir reçel tarifi daha paylaştık
"Karadut Reçelinin" yapımını öğrendik
en kısa sürede denemenizi ve bizleri hatırlamanızı rica ediyorum efendim
hoşçakalın...

KARADUTLU LOR TATLISI


THY Skylife

200 g lor peyniri
1 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 yemek kaşığı un
200 g karadut

Lor peyniri, yumurta sarısı, pudra şekeri ve un karıştırılarak hamur gibi yoğrulur. Ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak avuç içinde yuvarlanır ve tepsiye dizilir. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 5-6 dakika pişirilir. Karadut tavaya konulur, kaşık sırtıyla ezerek ocakta kaynatılır. Kaynadıktan sonra süzdürülür ve lor tatlısının üzerine dökerek servis yapılır.

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 97, 98, 99 ... 243, 244, 245  Sonraki »

lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle