Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
90,097 Yemek Tarifine 2,492,060,531 defa bakıldı


karnabahar önerileri







81 ilin Ramazan İmsakiyesi

Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları

Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı







Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18 ... 20, 21, 22  Sonraki »
Pırasalı Karnabahar


1 adet karnabahar
2 adet pırasa
1 çorba kaşığı salça
1 çorba kaşığı tereyağı
3 diş sarımsak
1 adet limon suyu

Karnabaharları ince ince kıyın. Suyun içinde 10 dakika kadar haşlayın. Pırasaları doğrayıp tereyağında sote edin. Üzerine sarımsakları ve salçayı ekleyip 5 dakika kadar pişirin. Karnabaharları fırın kabına alıp üzerine pırasalı karışımı ekleyin ve bir su bardağı su ilave edip 200 derecede 20 dakika kadar pişmeye bırakın. Sıcak olarak servis yapın. Bol maydanozla harika oluyor.

Pırasalı Karnabahar


1 adet karnabahar
1 adet pırasa
2 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı salça
4 adet domates
1 tutam şeker, kekik, tuz
1 su bardağı su

Öncelikle bir tencerenin dibine az miktarda su koyup üzerine bütün olarak karnabaharı yerleştirin ve 25 dakika kadar haşlayın. Domatesli sos için rendelenmiş domatesleri, doğranmış pırasayı, zeytinyağını ekleyip tavada 10 dakika kadar pişirin. İçine şeker ve baharatı ekleyin. Servis tabağına aldığınız haşlanmış karnabaharın üzerine gezdirip sıcak servis yapın.

PİRİNÇİ ET (FİLİSTİN)


350 gr pirinç
450 gr kuzu eti
1 orta boy karnabahar
300 gr domates
1 uzun patlıcan
2 soğan
su
tarçın tozu
zeytinyağı
tuz
1 çay kaşığı biber

Bütün sebzeleri yıkayın. Patlıcanları dilim doğrayın, bir saat tuzlu suda tutun. Eti küçük küpler halinde doğrayın, Büyük bir tencereye 4 çorba kaşığı ayçiçek yağını koyun, tahta kaşıkla soğan şeffaflaşana kadar kavurun, üstüne çok küçük doğaranmış etleri atın, onları da kavurun, piştikten sonra üzerine sıcak su koyun ve pirici koyun, yaklaşık yarım saat kapalı kapakta pişirin. Daha sonra doğranmış karnabaharı ekleyin, suyu süzülmüş patlıcanları ve de domatesleri dörde keserek ekleyin, tuz ve bütün baharatları ekleyin, açık kapakta suyu bir hayli uçurun, sıcak servis yapın.


ML® Filistin Köftesi için tıklayın

PİRİNÇLİ BROKOLİ SALATASI


MALZEMELER
2 su bardağı haşlanmış pirinç
2 adet domates
100 gr. beyaz peynir
2 marul yaprağı
3 adet yeşil biber
1 adet brokoli
1 limonun suyu
1 su bardağı kadar karnabahar
Yeterince tuz ve pul biber
1 yemek kaşığı soya yağı
9 adet siyah zeytin

HAZIRLANIŞI
Karnabaharı, brokoliyi 5 dakika haşlayın. Domatesi, yeşil biberi, brokoliyi, karnabaharı doğrayın. Marul yapraklarını da dilimleyin. Beyaz peyniri ufalayın. Daha sonra tüm malzemeyi bir kaba alıp içine limon suyu, pul biber, tuz, soya yağı ilave edip karıştırın. Salatayı servis kasesine alıp zeytinlerle süsleyerek servis yapın.

Pişen Lahanın Kötü Kokusu


Evde lahana ve karnabahar pişirirken etrafa yayılan kötü kokuyu önlemenin çaresi, tencereye bir kaç dilim ekmek koymaktır. Ekmeğin ufalanarak dağılmaması için, temiz bir tülbente sarmak gerekir.

Pişirme teknikleri ile ilgili ipuçları


Knorr

Haşlama ile ilgili ipuçları
* Sert yapılı yiyecekleri (patates, bakliyat gibi) haşlayacağınızda yiyeceği su ile birlikte tencereye koyun ve beraber ısınıp kaynamalarını sağlayın. Kaynadıktan sonrada ateşi biraz kısıp kapağını aralıklı olarak kapatın.
* Yumuşak dokulu yiyecekleri (makarna, yeşil sebzeler gibi) haşlarken suyu iyice kaynatın. Sonra yiyeceği atın ve kapağını kapatmadan haşlayın.
* Haşlama et ve tavuk gibi yiyecekleri hazırlarken maydanoz, nane, kekik gibi otların saplarını haşlama suyuna katarak haşlamanızı lezzetlendirin.
* Badem gibi kuru yemişlerin kabuklarını soymak için birkaç dakika kaynar suda haşlayıp süzün ve soğuk sudan geçirin. Kabuklarının hemen soyulacağını göreceksiniz.
* Haşlama sırasında rengi değişebilecek sebzelerin (karnabahar gibi) haşlama suyuna biraz sirke veya limon suyu katın.
* Çorba yaparken şehriyeleri iyi kaynamamış suya atarsanız dibe çöküp yapışma yapacaktır.

Kızartma ile ilgili ipuçları
* Gevrek kızartmalar yapabilmek için yağın kızgın olmasına dikkat edin.
* Kızartma yağının sıcaklığını test etmek için yağa küçük bir ekmek parçası atın. Eğer ekmek cızırdayarak hızla yukarı çıkıyor ve hemen renk almaya başlıyor ise yağınız kızartma sıcaklığına ulaşmış demektir.
* Derin yağ ile (kızartma tenceresi veya fritözde) kızartma yaparken yiyecek sepetini aşırı doldurmayın. Fazla yiyecek koymak yağın ısısını aniden düşüreceğinden yiyeceklerinizin yağ çekmesine neden olur.
* Kokusu çok yoğun olan (balık gibi) yiyecekler kızartmadıkça, aynı kızartma yağını üç defa kadar kullanabilirsiniz. Tekrar kullanabilmek için yağı bir tülbentten süzüp cam kavanozda saklayın.
* Tava pişirmelerinde et veya tavuk pişirirken her iki yüzey için de eşit zaman verin ve maşa kullanın.
* Kızarttığınız yiyecekleri üzerine kağıt havlu serilmiş bir kaba çıkarın. Böylece kızartma sonrası yiyeceğin üzerinde kalan fazla yağdan kurtulmasını sağlarsınız.
* Kızartacağınız yiyeceklerin ıslak olmamasına dikkat edin. Aksi takdirde su ile temas eden yağ kabarma ve sıçrama yapacaktır.

Fırında pişirme ile ilgili ipuçları
* Fırında pişirmede en yaygın olarak kullanılan ısı aralığı 160- 180 °C arasıdır.
* Tarifte aksi belirtilmediği takdirde fırın önceden pişirme ısısına ayarlanıp ısıtılmalı ve yiyecek sıcak fırına sürülmelidir.
* Fırında kullanılacak tepsiler ve pişirme kapları yapışmayı engellemek için hafifçe yağlanmalıdır.
* Üzeri kızarması istenilen yiyecekler mümkün olduğunca üst raflara yerleştirilmelidir.
* Pişme süresi uzun olan soslu yiyecekler, bir süre üzeri folyo ile kapalı pişirilip sonra folyo kaldırılarak üzerleri kızartılmalıdır.
* Pişme sırasında fırının kapağının açılması ısı kaybına neden olacağından pişirmeyi etkiler. Bu nedenle fırının kapağı sık açılmamalıdır. Kekler için ilk 20-25 dakikadan önce hiç kapak açılmamalıdır.
* Fırından tepsi çıkarmak için ıslak bezler kesinlikle kullanılmamalı, kalın fırın eldivenleri veya birkaç kat kuru havlu bezler tercih edilmelidir.
* Kabuğu soyulmuş bademleri ve çam fıstıklarını 185 °C'ye ısıtılmış fırında hiç yağ koymadan altın sarısı renkte kavurabilirsiniz.
* 200 °C'de bayat ekmeklerinizi dilimleyip fırın tepsisine yerleştirerek peksimet haline getirebilirsiniz.
* 75-100 °C'de yemeklerinizi sıcak olarak koruyabilirsiniz fakat kurumamaları için üzerlerini kapalı tutmalısınız.

Mikrodalga fırında pişirme ile ilgili ipuçları
* Normal fırınlar için verilmiş bir tarifi mikrodalga fırına adapte etmek için verilen süreyi 2/3'ü kadar düşürün.
* Mikrodalga fırın ile pişireceğiniz yemeklere renk katmak için üzerlerine toz kırmızı biber, salça, veya kavrulmuş badem, fıstık gibi malzemeler koyun.
* Fırının içinin temiz kalması için pişireceğiniz veya ısıtacağınız bütün sulu ve soslu gıdaların üzerlerini streç film ile kapatın.
* Metal hiçbir malzemeyi ve metal dekor içeren porselenleri mikrodalga fırında kullanmayın.
* Derin kaplarda ısıtılan yiyecekleri mutlaka sürenin yarısında karıştırın.
* Çikolata ve şekerli yiyecekleri eritir veya ısıtırken mikrodalga fırını asla kontrolsüz bırakmayın.
* Mikrodalga fırından çıkan yiyeceklerin kapları sıcak olmasa bile yiyeceğin içi çok sıcak olabilir. Yanılgıya düşmeyin.

PİŞİRME YÖNTEMLERİ


Pişirme yönteminin tespitinde yalnızca yiyeceğin besin değerini korumak ve hatta artırmak, tadı kokusu ve görünüşü ile yemek isteği uyandırmak değil, zamanı ve enerjiyi de en iyi biçimde değerlendirmek ilke olarak benimsenmelidir. Yiyecekleri pişirirken, başlıca üç yöntemden yararlanılmaktadır. Yemek hazırlamada, bu yöntemlerden yalnız biri uygulanabileceği gibi, birkaç yöntemden de yararlanılması mümkündür. Bu yöntemler şunlardır:
• Suda pişirme yöntemi,
• Yağda pişirme yöntemi,
• Kuru ısıda pişirme yöntemi,

1.SUDA PİŞİRME:
Suda pişirme yöntemi, diğer pişirme yöntemlerine oranla daha kolay bir pişirme yöntemidir. Bu yöntemin temelini, pişirilecek yiyecek miktarı dikkate alınarak seçilen bir
pişirme kabı ve miktarı, yapılacak yemeğe göre düşünülen su oluşturmaktadır. Suda pişirme yöntemi, başlıca, iki biçimde uygulanır:
• Suda haşlama,
• Buharda pişirme.
a) Suda Haşlama:
Bu yöntem ile pişirmede, kullanılacak su miktarı, pişirilecek yiyeceğin niteliğine ve isteğe göre, çok olabileceği gibi, az miktarda su kullanılması da düşünülür. Yiyecek, sulu bir yemek olarak pişirilmek isteniyorsa, pişirme suyu, yiyecek maddesinin üzerini örtecek kadar hesaplanmalıdır. Öte yandan suda pişirmede kullanılacak ısı miktarı da önemlidir. Suyun kaynama noktasına gelinceye kadar kullanılan ısı, bu noktadan sonra hafifletilmelidir.
Suda pişirme yönteminde, yiyeceklerdeki vi-. tamin ve madensel maddeler gibi besin unsurlarının suya geçtiğini biliyoruz. Bu özellik göz önünde bulundurularak, pişirme suyu ziyan edilmemeli, en fazla yararlanılma yolları üzerinde durulmalıdır. Çok su içinde pişirme, et haşlaması (söğüş) yapımında uygulanır ya da bazı sebzeleri diğer pişirme yöntemlerine tabi tutmadan önce haşlanması düşünülür. Bu durumda, söğüş suyu ya da sebzelerin haşlama suyu ile çorba ya da pilav yapılması bir yararlanma yöntemi olarak saptanabilir. Suyundan yararlanmak amacıyla yapılan et haşlamalarında, pişirme suyuna, tat ve besleyici değer artırıcı, maydanoz, kereviz yaprağı, soğan, domates v.b. gibi sebzeler eklenebilir.
Sebzelerin haşlanmasında ise, yeterince az ve kaynar su kullanılmalıdır. Fazla su sebzelerin yumuşamasına neden olur. Çeşitli nitelikte sebzeler pişiriliyorsa, geç pişen sebze tencereye önce konulmalı, çabuk pişen sebzeler daha sonra katılmalıdır. Bol suda, uzun süre pişirilen sebzeler, yumuşayıp ezilirler ve biçimleri bozulur. Pişirilen sebzelerin, pişirme sırasında karıştırılmaları da, sebzelerin biçimlerini bozabilir. Bu nedenle, tarifelerde öngörülen pişirme süresi aynen uygulanmalı ve tarifelerde belirtilen biçimde ve miktarda karıştırılmalıdır. Yiyeceklerin suda pişirilmesi sırasında besin değerlerinin kaybedilmesi de pişirme süresine göre değişir. Bu bakımdan da öngörülen pişirme süresi üzan tılmamalıdır. Ayrıca, sebzeler, günlük tüjiej tim miktarı göz önünde bulundurularak, tt^ gun miktarda pişirilmelidir. Günlük ihtiyap--tan fazla pişirilen ve yeniden ısıtılmak zorunda kalman sebzeler hem besin değerlerini kaybederler, hem de yumuşayıp biçimlerini değiştirirler.
Beyaz renkli sebzelerin renklerini korumaları için sebzeler doğrandıktan hemen sonra, bekletilmeksizin sıcak suya sahnmalıdır. Yeşil sebzeler de kısa sürede pişirilmelidir. Pişirme sırasında tencerenin kapağını arada sırada açarak sebze bünyesindeki uçucu asitlerin buharlaşmasının sağlanması ve sebzelerin rengini etkilemelerinin önlenmesi uygun olur. Ancak, tencerenin kapağı sebze haşlanmalarında sık açılmamalı, hatta hiç açmamaya dikkat edilmelidir. Yalnızca, lahana, karnabahar, kereviz gibi sebzelerin pişirilmesi sırasında oluşan bazı kükürtlü bileşiklerin buharını çıkarmak amacıyla pişirme tenceresinin kapağı aralık bırakılır.
Suda pişirmenin bir başka biçimi de, az su ile yiyecek pişirilmesidir. Örneğin, ıspanak, semizotu gibi, içerdiği su miktarı bol olan bazı sebzelerin pişirilmesi için tencereye ayrıca su eklenmesi gerekli değildir. Bu gibi sebzelerin içerdiği su, pişirme için yeterlidir. Bazı sebzeler ile birlikte pişirilen et yemeklerinde de az su kullanılmaktadır.
b) Buharda Pişirme:
Buharda pişirme adından da anlaşılacağı üzere, su buharından yararlanılarak uygulanan bir pişirme yöntemidir. Bu yöntemde, yiyecekler, doğrudan ateş üzerinde değil, genellikle su içinde pişirilirler ya da ısıtılırlar. Yöntemi uygulayabilmek için, iç içe iki kaptan yapılmış bir araç gerekir. Alttaki kabın içine su konur. Üzerindeki kaba ise pişirilecek yiyecek maddesi yerleştirilir. Ateş üzerine oturtulan su kabında oluşan su buharı, üst tarafta bulunan kap içindeki yiyeceğin pişmesini sağlamaktadır. Bu yöntem, çeşitli sosların yapımında uygulanmaktadır.

2. YAĞDA PİŞİRME:
Isıtılmış yağ içinde yapılan pişirme yöntemine yağda pişirme (kızartma) adı verilir. Yağda pişirme yönteminin, özellikle Türk mutfağında çok çeşitli ve yaygın bir uygulaması vardır. Yağda pişirme yönteminde yararlanılacak pişirme gereçlerinden en önemlisi kızartma kabıdır. Kızartma kabı olarak, paslanmaz çelik, bakır, demir, alüminyum v.b. alaşımlarından yapılmış, derin, saplı tavalar ya da tencerelerden yararlanılır. Kızartma" kabının, gerekli derinlikte, her tarafının aynı., oranda ısınabilir, yağ niteliğini etkilemeyen ve kolay temizlenebilir olmasına dikkat edilmelidir.
Kızartma yağı olarak zeytinyağı dışında, ayçiçeği, mısırözü, soya fasulyesi gibi yağlar tercih edilmelidir. Zeytinyağı, diğer yağlara oranla çabuk yanan bir yağdır. Oysa kızartma yağının çabuk yanmaması gerekir. Kızartma yağları, serin, nemli ve ışıksız yerlerde, bakır v.b. gibi metallerle temas etmeksizin saklanmalıdır. Kızartma, derin kaplarda, bol yağ içinde yapılmalıdır. Derin kaplarda ısınan yağlarda ayrışma daha az olur. Ayrıca, bol yağda kızaran yiyecek maddesinin hava ile teması az olduğundan, yiyeceklerin besleyici değerleri de muhafaza edilmiş olunur. Yağda pişirme yönteminde en önemli nokta, yiyecekte istenilen tat, koku ve görünümü sağlayacak ve kızartma işlemine en uygun ve miktarda yağ kullanmak ve kızartma işlemini, yiyeceğin iç taraflarının da pişmesine dikkat ederek, sağlığa en uygun biçimde yürütmektir.
Yağda pişirmeye başlamadan önce, kızartma kabı ve yağ önceden ısıtılır. Bu sırada yağın yakılmamasına özen gösterilmelidir. Yanmış yağda kızartma yiyeceğinin tadını da etkiler. Yanan yağ yeniden kullanılmamalıdır. Yağın az olması, çabuk yanmasına sebep olur. Öte yandan, bol yağda yiyecekler daha çabuk pişirilir. Yağ ısındıktan sonra kızartılacak yiyecek yağa konur. Burada, kızartma kabına yiyecekler gereğinden çok konulmamalı ve yiyeceğin pişme özelliğine göre, tespit edilen ısı kızartma süresince aynı derecede muhafaza edilmelidir.
Pişme devam ederken, ısıda düşmeye ya da kesintilere yol açılmamalıdır. Ancak, kızartma kabı iç}nde yiyecek bulunmadığı takdirde, kap ateş üzerinde de tutulmamalıdır. Pişirilecek yiyecek bulunmaması halinde, kabın ateş üzerinde bulunması yağın yanmasına neden olur. Öte yandan, pişirme sırasında, yağ içinde pişirilen yiyeceğin kırıntılarının kalmamasına da dikkat edilmelidir. Bu gibi kırıntılar yanarak, pişirme ortamım bozabilir. Bu bakımdan, bu gibi kırıntıları, süzgeçli bir kaşıkla almalıdır.

3.KURU ISIDA PİŞİRME:
Kuru ısıda pişirme yöntemi, yiyeceklerin jdoğrudan doğruya ateşe tabi tutularak pişirilmesini ifade eder. Kuru ısıda pişirme yöntemleri, dört grupta toplanırlar.
• Izgarada pişirme,
• Fırında pişirme (Tandır kebapları için kuyular),
• Saçta pişirme (özel tavalar),
• Külde pişirme.
a) Izgarada pişirme:
Yiyeceklerin, odun, kömür, havagazı ya da elektrik aracılığı ile sağlanan ateşe doğrudan doğruya tabi tutularak pişirilmesini iz-
gara olarak adlandırıyoruz. Doğrudan ısı ile yüz yüze gelmek, yiyeceklerdeki proteini ko-agüle ederek, yiyecekte kalmasına neden olduğundan yararlı bir pişirme yöntemidir. Izgarada pişirme süresini, ısının pişirme gücü ve yiyecek maddesinin yapısal özelliği etkilemektedir. Izgarada pişirme yönteminde göz önünde bulundurulacak önemli bir nokta vardır. Izgaralar ateşe çok yakın olmamalı ve harlı ateş kullanılmamalıdır. Bu noktanın unutulması yiyeceklerin yanmasına, iyi pirişilmemesine neden olur.
b) Fırında Pişirme:
Fırınlar, ısı verici bir düzenekle kaplı, tuğla, saç ya da diğer madensel alaşımlardan yapılmış, ısı kaynağı odun, kömür, havagazı, elektrik olabilen ve içindeki ısıyı sürekli olarak ve aynı derecede muhafaza eden, kapalı ve çeşitli hacimlerde, taşınabilir ya da sabit önemli bir pişirme aracıdır. Bazı fırınlarda, fırın ısısının ayarlanmasına ve ölçülmesine yarayan bir gösterge bulunmaktadır. Böyle bir gösterge bulunmadığı hallerde, fırında pişirmenin ısı derecesi ve süresi deneyler sonucu anlaşılacaktır. Evlerimizde genellikle yararlandığımız havagazı fırınlarında, fırın içinin görülmesine yarayan cam bir kapak bulunmaktadır. Bu kapaktan bakarak pişirme sürecinin izlenmesi mümkündür. Fırında iyi pişirme için, pişirme ısısının ve pi-işirme süresinin, pişirilecek yiyeceğin niteliğine göre saptanması gerekir. Fırında pişirmeye başlamadan önce, fırın ısısı istenilen dereceye çıkarılmalı ve pişirme süresi içinde fırın kapağı sık sık açılıp kapanarak, dış hava ile fırın ısısı etkilenmemelidir. Yere çukur açılarak yapılan ufak fırınlara tandır adı verilir.
c) Saçta Pişirme:
Bu yöntem ile yiyecekler bir saç üzerinde doğrudan doğruya ateşe tabi tutularak pişirilmektedir. Herhangi bir metalle demir karışımı levhaya saç adı verilir. Bu gibi saçların kalın metalden olmasına dikkat edilmelidir.
Bu pişirme yöntemi ile çeşitli hamur işleri pi-şirilebildiği gibi, etler de pişirilir. Saç, ateş üzerinde kızdırılmakta yiyecekler pişirilmektedir. Yağsız kuru sıcaklıkta yufka pişirilebilir. Saçta pişirme yönteminden yararlanılarak saç niteliği taşıyan, kalın dipli kızartma tavalarından da yararlanılmaktadır. Gıda endüstrisinde, bugün geliştirilmiş olan "yağsız tava" uygulaması saç yöntemine uygundur. Ayrıca, aynı özelliği taşımasından, ötürü, kiremit üzerinde de pişirme uygulanmaktadır.
d) Külde Pişirme:
Bu pişirme yöntemi, kalın kabuklu patates, patlıcan, kestane v.b. gibi yiyeceklerin, kül sıcaklığından yararlanılarak, küle gömülmesi suretiyle uygulanmaktadır. Kızgın kül içine gömülen yiyecekler, bu yöntem ile besleyici değerlerini koruyarak pişirilirler.

Pizza Sebzelerinin Hazırlığı


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Tüm sebzelerin hazırlıkları özelliğine göre yapılmalıdır. Pizzaların üzerinde kullanılacak sebzeler ayıklanıp yıkandıktan sonra özelliklerine göre doğranır.
Kabuklu olan ( soğan, domates gibi.) sebzelerin kabukları soyulur.
Domates, biber gibi sebzeler saplarından ve çekirdeklerinden ayıklanır.
Karnabahar, brokoli, lahana dış yapraklarından ayrılarak küçük dal parçaları halinde kullanılır.
Havuç, kabak, domates, biber gibi sebzeler ise çok kalın olmamak şartıyla dilimlenerek kullanılır.
Karnabahar, havuç, brokoli, kabak, fasulye gibi sebzelerin yumuşatılmak amacıyla haşlanmaları gerekir.
Patlıcan, kabak, biber, domates vb sebzeler zeytinyağı sürüldükten sonra ızgarada veya fırında pişirilebilerek de kullanılır.
Mantar, çiğ, haşlanmış ya da sote olarak kullanılabilir.
Etli kırmızı dolmalık biber közlendikten sonra sirke+zeytinyağında bekletilerek kullanıma hazır hal getirilir.
Kurutulmuş domates zeytinyağında veya sıcak suda 30 dakika bekletilerek yumuşatıldıktan sonra pizza yapımında kullanılmaktadır.
Yaprak sebzeler (ıspanak, semizotu, pazı, ısırgan gibi) yaprakları hem taze olarak hem de haşlanmış ya da sote yapılmış olarak kullanılmaktadır.
Maydanoz, kekik, biberiye, fesleğen, nane, dereotu, defne yaprağı gibi sebzeler taze yaprak veya kurutulmuş halde sosunda ya da hamurun üzerine serpilerek kullanılır. Sadece defne yaprağı kurutulmuş bile olsa bütün olarak kullanılır.
Konserve sebzelerin yıkanarak suyunun süzdürülmesi yeterlidir. Hazırlanacak pizza çeşidine göre pizzanın üzerine yerleştirilmeden önce sote yapılabilir.
Enginar, kereviz gibi kararan sebzeler ayıklanıp yıkandıktan sonra dilimler halinde limonlu suda bekletilerek yada limonla ovularak ve sonrada haşlanarak yumuşatıldıktan sonra pizzaya hazır hale getirilir.
Pizza yapımında kullanılan meyvelerin ön hazırlıkları da sebzelerde olduğu gibidir. Kabukları soyularak çekirdekleri alınır. Yıkanarak, ince dilimler haline getirilir.
Sert olan meyveler haşlanarak kullanıldığı gibi sote yapılarak ya da ızgarada pişirilmek suretiyle de kullanılır.

Provence Usulü Karnabahar Çorbası


750 g karnabahar (çiçeklere ayrılmış; sapları atılmış)
3 su bardağı tuzsuz tavuk suyu
2 olgun domates (kabuklan soyulup, çekirdekleri çıkarıldıktan sonra, doğranmış)
2 soğan (yaklaşık 175 g; kabukları soyulup, doğranmış)
4 diş sarımsak (ince kıyılmış)
1 tatlı kaşığı fesleğen
1/2 tatlı kaşığı tuz
bir tutam karabiber (taze çekilmiş)
2 çorba kaşığı maydanoz (kıyılmış)
15 g (1 çorba kaşığı) tuzsuz tereyağı

Bir tencereye yaklaşık 8 su bardağı su koyup, tencereyi orta ateşe oturtarak, suyu bir taşım kaynatın. Kaynayınca karnabahar çiçeklerini koyup, 1 dakika haşladıktan sonra, tencereyi ateşten alın ve karnabaharları bir süzgeçte süzüp, bir kenara bırakın.
Tavuk suyunu büyük bir tencereye koyup, domatesler, sarımsak, soğanlar, fesleğen, tuz ve karabiberi ekleyerek, tencereyi orta ateşe oturtun ve karışımı bir taşım kaynatın. Kaynayınca ateşi kısıp, arada 1 kez karıştırarak, yaklaşık 10 dakika pişirin. Süzülmüş karnabahar çiçeklerini ekleyip, çorbayı 20 -25 dakika daha kısık ateşte pişirdikten sonra, tencereyi ateşten alın. Dereotunu ve tereyağını ekleyip, iyice karıştırdıktan sonra, çorbayı büyük bir çorba kâsesine aktararak, servis yapın.


ML® Karnabahar Çorbası için tıklayın


Püf Noktaları


• Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler bir süre sonra canlılıklarının yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için, yıkayıp 10-15 dakika kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletin. Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silin.
• Evinizde mayonez yaparken zeytinyağı yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.
• Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.
• Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa, asetonla silin.
• Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz veya iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.
• Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.
• Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.
• Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır.
• Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.
• Bayat ekmekleri değerlendirmek için, ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.
• Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.
• Portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.

Püf Noktaları


Bol sulu limonlar için...
Üç dakika suda beklettiğiniz taze limon hem daha kolay sıkılır hem de bol su verir.

Acı patlıcan...
Doğranıp soyulmuş patlıcanların acılığını almak için yarım saat kadar tuzlu suda bekletmeniz yeterli...

Börek bekletilince...
Yapacağınız böreğin, lezzetli olması ve kıvamında pişmesini istiyorsanız, ateşe koymadan önce birkaç saat bekletin. Çoğu usta aşçının böreği pişirmeden önce bir gece buzdolabında beklettiğini unutmayın.

Daha lezzetli çaylar için
Çay ne kadar çok demlenirse, tadının o kadar iyi olacağı fikri bilinenin aksine yanlıştır. Çayın uzun süre demlenmesi içindeki bazı maddelerin oranını değiştirdiğinden bu da çayın tadını etkiler. Çayınızı en fazla 10 dakika demleyin, tadının daha lezzetli olduğunu fark edeceksiniz.

Sarımsak soymanın en kolay yolu...
Sarımsakları ılık suda bekletip iki parmağınızla hafifçe sıktığınızda kabuklarının çok kolay bir şekilde çıktığını göreceksiniz.

Yemekleri pişirirken...
Yemekleri pişirirken tuzunu ya da şekerini hemen katmayın, çünkü bu katkı maddeleri yemeklerin pişmesini geciktirir.

İstenmeyen kokuları nasıl yok edersiniz?
Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak için, evvelden haşladığınız patatesi mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek beş dakika kadar ovabilirsiniz.

Karnabahar kokusunu gidermek için...
Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını fark edeceksiniz.

Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için...
Avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz.

Soğan soymaya başlamadan önce...
Parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize bulaşmadığını göreceksiniz.

Bakır kaplarınızı parlatmak için
Bir bezi sirke ile hafifçe ıslatıp, bakırı ovun.

Parlak bulaşıklar için...
Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve güzel yıkandığını göreceksiniz.

Parlak çelik tencereler...
Paslanmaz çelikten tencereler zamanla parlaklığını kaybedebilir. Biraz sirkeyi ateşe koyup ısıtın. Sonra yumuşak bir bezi bu ilik sirkeye batırarak iyice ovun. Ama sonra da iyice durula-yın. Çelik tencereniz pırıl pırıl olur.

Sebzelerin daha temiz yıkanması için...
Sebzelerinizi tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su, sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

Pirincin pişerken birbirine yapışmasını önlemek için;
Kaynama suyuna az miktarda limon suyu ekleyin.

Sebze pişirirken kokuları gidermek için;
Kabak ve brokoli gibi ürünleri pişirirken kaynayan suya bir ufak dilim ekmek ekleyin. Böylece pişirme esnasında çıkan rahatsız edici koku kaybolacaktır.

Evde pudra şekeri yapmak için;
Pudra şekerine ihtiyaç duyduğunuzda eğer satın alma imkânınız yoksa evde kendiniz üretebilirsiniz. Renksiz iki kâğıt arasında koyacağınız toz şekeri toz haline gelene kadar ütülediğinizde pudra şekeriniz kullanıma hazır olacaktır.

Daha sağlıklı mutfaklar için;
Sünger yerine kâğıt havlular kullanın. Belirli bir süre boyunca kullanılan süngerler bakterilerin birikmesiyle sağlıksız hale gelirler. Kâğıt havluları ise kullandıktan sonra atabilirsiniz. Böylece tezgâhınızın üzeri her zaman için sağlıklı kalır.

Buzdolabında taze ve güzel kokular için;
Ağzı açık olarak buzdolabınıza yerleştireceğiniz bir ufak paket kabartma tozu 1 aya yakın bir süre boyunca sebze, meyve ve diğer tüm yiyeceklerin yaydığı kokuları ortadan kaldıracaktır.

Sarımsağın antioksidan faydalarını artırmak için;
Taze, soyulmuş sarımsağı yemeklerde ya da soslarda kullanmadan önce 5 dakika kadar oda sıcaklığında bekletin. Bu sayede antioksidan özelliği artacaktır.

Daha güçlü kurutulmuş lezzetler için;
Kurutulmuş sebze ya da bitkileri yemeklerinize katmadan önce avucunuzda kısa bir süre ovaladığınızda kendilerine özgü lezzetler daha güçlü bir biçimde yemeklerinize işleyecektir.

Sebzelerin ömrünü uzatmak için;
Dolabınızdaki sebze bölmesinin altını kâğıt havlularla kaplayın. Böylece sebzelerinizden yayılan nem emilecek ve sebzeler daha uzun süre tazeliğini koruyarak saklanacaktır.

Boya kokusunu gidermek için;
İki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine atın bunu da kokulu odaya koyun.

Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için;
Teneke bir kaba bisküvilerinizi koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.

Pamuklu ve yünlülerde lekeleri çıkarmak için;
Leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur. Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir. Ilık su ile çalkalanır.

Püf Noktaları


http://www.herkessofraya.com

Şehriyeleri soğuk suya veya yemeğe atmayın. Tencerenin dibine yapışıp, hamur olurlar.
Tavuk eti satın alırken etini sıkı, derisinin gergin olmasına dikkat edin.
Sebze yemeklerini pişirirken tencerenin kapağını kapalı tutmaya özen gösterin.
Yeşil sebzeleri mümkün olduğunca elinizle doğrayın. Yeşil sebzelerde bulunan “C” vitamini bıçak ile doğradığınızda çok çabuk kaybolur.
Kabuklu aldığınız bademin kabuklarını soymak için küçük bir kaseye koyup, üzerine sıcak su ilave edin, 15 dakika beklettikten sonra kabuklarını soyun.
Kabuğu soyulmuş bademi fırın tepsisine koyup, önceden 185 derecede ısıtılmış fırında hiç yağ eklemeden kavurabilirsiniz.
Kremalı çorbaları daha zenginleştirmek isterseniz içine 2 su bardağı süt veya çorbayı ateşten indirmeden hemen önce ½ su bardağı krema ilave edebilirsiniz.
“Kıtır ekmek”i diğer bir deyişle Kruton’u, çorbalar veya salatalar için hazırlayabilirsiniz. Yapımında tost ekmeği, tahıllı ekmekler ve normal ekmek kullanabilirsiniz. En önemli nokta kıtır ekmekleri yağ ile kavurmadan önce iyice kurutmaktır.
Hindi göğsünü, kıymasını veya kuşbaşını tüm sıcak yemeklerde kırmızı et yerine kullanabilirsiniz.
Sert veya kök sebzeleri daha kısa sürede pişermek isterseniz rendeleyebilir ya da tavla zarı büyüklüğünde doğrayabilirsiniz.
Doğrandıktan sonra kullanacağınız zamana kadar mantarların kararmaması için limonlu suda bekletebilirsiniz.
Suyu biten pilavınız hala sertse içine kaynar su ilave edebilirsiniz.
Pilavınızın tanelerinin bembeyaz olmasını istiyorsanız pişirirken suyuna 1-2 çay kaşığı limon ilave edebilirsiniz.
Pilav pişerken karıştırmamaya özen gösterin. Tadına bakmak için üstteki taneleri kullanabilirsiniz.
Patates püresine değişik bir tat katmak istiyorsanız içine biraz hindistancevizi katabilirsiniz.
Kurabiyeleri sıcakken tepsiye yapışmadan çıkarabilirsiniz. Eğer soğudularsa fırında biraz ısıtmanız yeterli olacaktır.
Peyniri kolay kesmek, bıçağınızı da kolayca temizlemek istiyorsanız peyniri kesmeden bıçağı suya tutabilirsiniz.
Kahveyi taze saklamak için cam kavanoza boşaltıp içine şeker ekleyebilir, ağzını sıkıca kapatabilirsiniz.
Kızarttığınız balığın renginin güzel ve parlak olması için kızartma yağının içine kırmızı biber serpebilirsiniz.
Gevrek bir tavuk pane yapmak için kızgın yağ kullanabilirsiniz.
Tavuk etini yağda veya tavada pişirirken her iki yüzeyinin de eşit pişmesi için sadece bir kere maşa yardımıyla çevirip her iki yüzeyi eşit süre tutabilirsiniz.
Kızarttığınız piliçleri servis etmeden önce kağıt havlulu tabağa çıkararak fazla yağını almalısınız.
Etin daha lezzetli olması için yağı kızdırıp pişirmelisiniz. Kızgın yağda pişen etin öz suyu içinde kalır.
Yumurtayı kullanmadan önce mutlaka yıkamalısınız.
Haşladığınız karnabaharın renginin beyaz kalması için haşlama suyuna sirke veya limon suyu damlatabilirsiniz.
Patateslerin haşlandıktan sonra kabuklarının daha kolay soyulabilmesi için suyuna sirke ekleyebilirsiniz.
Makarnayı haşlamak için gerekli olan su miktarı 1 paket makarna için 3 lt sudur.
Makarna haşlama süresi, her ne kadar makarnanın çeşidine göre değişse de, 8-11 dakika arasındadır.
Pişirdiğiniz makarnayı hemen servis edecekseniz haşlama suyunu süzdükten sonra soğuk sudan geçirmeyin.
Haşlanmış makarnayı servis etmeden bekletecekseniz, suyunu süzdükten sonra soğuk sudan geçirip, sıvı yağ ile yağladıktan sonra kapaklı bir kapta buzdolabında bekletebilirsiniz.
Fırın makarna hazırlarken, Knorr Beşamel sos kullanabilirsiniz.
Etli-sebzeli yemeklerde kullanacağınız eti mutlaka bir ön pişirme işleminden geçirebilirsiniz.
Knorr Sebzeli Çeşni’yi pilav ve çorbalarınızda da kullanabilirsiniz.
Kuru baklagilleri diğer sebzeler ile birlikte haşlayacaksanız, önceden ıslatıp, tuz eklemeden haşladıktan sonra tarifte kullanmalısınız.
Balıkları kızartmadan önce iyice kurulamanız; sebze ile birlikte pişiriyorsanız en son eklemeniz gerekir.

REJİM NASIL YAPILIR ?


Bazı kimseler şişmanlıktan kurtulmak için ilâçlardan yararlanmak isterler Böyle bir şey çok tehlikelidir. Doktorlar bir insanın ilâçla zayıflamasına katiyen taraftar değillerdir. Çünkü ilâçla zayıflayanların yüzde doksandokuzu aldıkları ilâçların etkisiyle vücutlarında eksilen koruyucu maddelerin veya vitaminlerin eksikliğini türlü hastalıklara yakalanmakla görülür. En iyi rejim daima besinin ayarlanmasıyle yapılan rejimdir.
Şişman kimseler yemeklerini aşağıda ve receğlmiz esaslara uydurdukları takdirde birkaç ay içinde amaçlarına erişmiş olabileceklerdir.

Sabahları:
Bir veya iki rafadan yumurta, 1 dilim kızarmış ekmek, erik veya kiraz gibi yemiş kompostosu

Öğleleri:
Salata (domates, turp, roka gibi ..) Mümkün olursa domates veya salatalığı, hattâ marulu zeytinyağsız ve sirkesiz olarak yani söğüş diye anılan biçimde dilimleyip veya yaprak yaprak vermeli.
Sebze yemeği (kabak, karnabahar, lahana, ıspanak, kereviz, patlıcan) 200 - 250 gram kadar olacak bu yemekler çok az yağla pişirilmelidir.
Ekmek (2 ince dilim). Mümkün olur da kızartılmış olarak yenirse rejim daha etkili olur.
Meyve (çiğ ve pişmiş yani komposto olarak). Meyvenin çiğ olması daha doğru olur.
Su (Mevsimine göre bir veya iki bardak).

Akşamları:
Çorba (Herhangi bir sebze çorbası).
Et (yağsız ve ızgarada pişirilmiş olacaktır.) Dana ve sığır etinin tercih edilmesi daha yararlıdır.
Salata (marul, domates, hıyar, roka, tere, yeşil salata). Bunların bol limonlu ve çok az zeytinyağlı olması lâzımdır. Ancak zeytinyağı ve limon konmadan yenmesi rejime daha uygundur.
Ekmek (Bir dilim). Kızartılmış olursa daha iyi olur.
Meyve (portakal, kiraz, karpuz, elma, mandalina).
Su (1 bardak).

Her gün et yemekten bıkanlar vakit vakit sote edilmiş 50 gram ayşekadın fasulye, 100 gram sote edilmiş kabak. 50 gram patlıcan oturtma. 100 gram ıspanak püre, yemeklerinden birini yiyebilirler.

RENKLİ SEBZE ÇORBASI


Malzemesi:
100 gr. lahana
100 gr. havuç
1 demet dereotu
40 gr. margarin
100 gr. karnabahar
100 gr. bezelye
40 gr. un
5 bardak et suyu
tuz
karabiber

Hazırlanışı:
Sebzeleri ayıklayıp yıkayın. Lahanayı şerit halinde kesin. Havucu, dereotunu doğrayın. Margarini kızdırın. Bütün sebzeleri içinde karıştırarak hafif pişirin, kızartın. Et suyunu ilave edin.30 dakika haşlayın. Tuz, karabiber serpip servis yapın.

RİBOFLAVİN (B2 Vitamini)


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Cilt, ağız ve göz sağlığını koruyan, besin öğelerinin metabolizmasında, özellikle enerji üretiminde rolü olan ve suda çözünen B grubu vitaminlerindendir.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri:
1. Karbonhidrat, protein ve yağlardan enerji oluşumu için gereklidir.
2. Cilt sağlığı, saç, tırnak ve gözler için önemlidir.

Kaynakları:
Süt ve süt ürünleri en zengin kaynaklarıdır. Karaciğer, böbrek, çeşitli etler, zenginleştirilmiş ekmek ve diğer tahıl ürünleri, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler ile yağlı tohumlar vb. besinlerdir.

Yetersizliğinde Görülen Bozukluklar:
Gözlerde yanma ve bulanıklık, ışığa karşı hassasiyet, katarakt, cilt sorunları, dudaklarda çatlaklar, burun ve göz kenarında yaralar, ileri durumda dilde yara ve iltihaplanmalar görülür.

Fazlalığında Görülen Belirtiler:
Fazlalığı ile ilgili bir bulguya rastlanılmamıştır.

Günlük Gereksinim:
Riboflavim ihtiyacı, enerji ihtiyacına göre belirlenir. Her 1000 kalorilik enerji alımı için 0,6 mg riboflavine ihtiyaç vardır. (Her alınan 1000 kalori için 0.6 mg riboflavin alınması gerekir ) Günlük gereksinimi 3000 kkal olan bir bireyin 1,8mg B2 .vitamini alması yeterlidir.
Örneğin: Yenebilir besinlerin 100 gramlarındaki riboflavin miktarı mg olarak şöyledir:
Karaciğer 3.00 – 3.26 mg
Etler 0.20 – 0.30 mg
Süt 0.17 – 0.20 mg
Yumurta 0.30 – 0.40 mg
Bamya, marul, karnabahar, semizotu, ıspanak 0.10 – 0.15 mg
Yağlı tohumlar 0.20 – 0.23 mg

Rokfor Peynirli Karnabahar Çorbası


Malzeme:
3 adet pırasa
3 adet kereviz sapı
Yarım küçük boy karnabahar
3 adet patates
2 çorba kaşığı Bizim Mutfak Teremyağ
100 gram rokfor peyniri
8 bardak su
Tuz, karabiber

Kereviz saplarını ve pırasaları ince ince kesip tencerede tereyağında soteleyin. Suyu ekleyin. Patatesleri de küp küp doğradıktan sonra tencereye ilave edin. Biraz kaynadıktan sonra çiçeklerine ayırdığınız karnabaharları da içine ilave edin. Hepsi birlikte haşlanınca çorbanın 1/4’ünü ve 75 gram rokforu blenderden geçirin. Tekrar tencereye ekleyin. Tuz ve karabiber ekleyip kalan rokforu çorbanın üzerine rendeleyerek servis yapın.

SADE KARNABAHAR SALATASI


Bir top karnabaharın çiçeklerini alıp sudan geçirdikten sonra, kaynar tuzlu suda haşlamak. Pamuk gibi yumuşak bir hale gelince çıkarıp uzunluklarına ve endamlarına halel getirmeksizin her demeti birkaç kısma ayırıp gelin çiçekleri gibi tabağa dizmelidir. Üzerine, limon (sirke) ve zeytinyağı gezdirmelidir.

SAĞLIĞINI TEST ET!


Beslenme ve Diyet Uzmanı Emine Şehin

http://eminesahin.com/womenshealth.html

Sağlıklı beslendiğini düşünüyor ve spor yapıyorsun ama ne fiziksel ne de psikolojik bir fark hissedemedin mi?
AKATLAR LİFECO MERKEZİNDE uygulanan bio-terrain analizi ile kendi biyolojik ve fiziksel doğanı anlayabilirsin. Yapılan idrar, tükürük ve kan analizlerinden faydalanarak kişinin bedeninde ileride oluşabilecek rahatsızlıkların tespiti yapılıyor. Analizler yapıldıktan sonra diyetisyen eşliğinde kişiye özel beslenme, besin takviyesi ve yaşam tarzı önerileri çıkartılıyor. Sonuç olarak "Bana faydası nedir?" dersen: Sindirim sorunlarından kurtulursun. Ödem, gaz, şişkinlik, mide yanması ve reflü gibi sorunlar önemli oranda azalır. Enerji seviyende hissedilir bir artış olur. Dolayısıyla sabahları daha zinde uyanırsın. Kan sekerin düzenlenir ve buna bağlı olarak açlık hissin azalır. Yani kilo kontrolünü daha rahat sağlayabilirsin Konunun uzmanı Diyetisyen Emine Şahin'in bio-terrain uygulaması sırasında çeşitli parametrelerin ölçümünü yapıyor.
NEYE BAKILIR? YÜKSEK OLDUĞUNDA DÜŞÜK OLDUĞUNDA
Elektrolit durumu Elektriksel iletkenliği sağlayan elektrolit miktarları ve vücut sıvıları ile olan oranı. Su alımının arttırılması, tuz ve işlenmiş gıda alımının azaltılması, kahve, çay ve alkolden uzak durulması gerekiyor. Tükürükteki rakam yüksek ise lenfatik sistemi rahatlatacak düzenli egzersiz, masaj, hamam, sauna ve detoks tavsiye edilir. 64 farklı organik sebze ekstresi, probiyotik ve sindirim enzimi içeren LifeCo ürünlerinden "Green Vibrance ve rafine tuz yerine himalaya tuzu. Beslenmede yeşil ve koyu renkli sebzeler, deniz yeşillikleri, yosunlar ve filizler tüketilmeli.
Protein kullanımı Proteinlerden gelen enerji, protein emilimi ve parçalandıktan sonra vücuttan atılan maddeleri gösterir. Hayvansal kaynaklı protein alımın azaltılır. Sindirim enzimleri, magnezyum takviyesi, egzersiz, masaj ve vücut fırçalama iyi gelir. Kaliteli protein kullanımı arttırılır. Potasyum ve sindirim enzimi önerilir. Amonyak miktarları yüksek ise karaciğer destekleri ön plana çıkıyor.



Karşılaştırmalı analizlerin yanı sıra vücuda bütünsel bir bakış sağlamak için her biri birbiriyle bağlantılı diğer değerlerin de anlaşılması gerekiyor. Aşağıda farklı beden yapılarının farkını anlatıyoruz.
NEYE BAKILIR? I. YAPI 2. YAPI
Enerji üretimi Enerji üretimi karbonhidratlar ve yağlar sayesinde olur. Vücut enerji için sadece yağları yakıyorsa karbonhidratları da kullanabilmesi için krom minerali, sindirim enzimleri, yağda çözünen vitaminler tüketilmeli.
Hücre zarı geçirgenliği Katabolik enerji üretimi ve anabolik i vücut onarımı arasındaki dengeyi gösterir ve vücut yağlarıyla ilişkilidir. Anabolik durumda esansiyel yağ asitleri (omega-3 ve omega-6 yağ asitleri) yetersizdir. Bitkisel omega 3, 6 ve 9 ile sindirim enzimleri önerilir. Besin olarak limonlu su, pişmemiş sebze, meyve, kalsiyum ve magnezyumdan zengin besinler. Katabolik durumda hindistancevizi yağı, avokado ve zeytinyağı kullanımı önerilir. Besin olarak, kuru baklagiller, ceviz, fındık, badem, probiyotik antioksidanlar.
pH dengesi Biyokimyadaki herhangi bir dengesizlik buradan anlaşılır. Beden asidik yapıda ise alkali beslenme, (yeşil detoks) önerilir Alkali beslenmedeyse baharatlı soslar, sirke, limonlu su, sindirim enzimleri ve egzersiz önerilir.



Bio-terrain analizi sayesinde kendine uygun spor ve beslenme tarzını öğrenebilirsin. Bunu test sırasında ortaya çıkan otonomik sinir sistemine (yani istem dışı tepki veren kontrol mekanizması) bakarak bulman mümkün. Stresli zamanları yöneten sempatik sistem baskın olan insanlara, potasyum ve magnezyum bakımından zengin besinler ile zeytin, avokado, hindistancevizi yağı, yeşillik, sebze, Green Vibrance, B12 alması tavsiye ediliyor. Stres yönetimi içinse meditasyon, nefes terapileri ve değişik hobiler edinmeyi ve zihin detoksu öneriliyor. Kısaca hareketli sporlar bu yapıdakiler için henüz uygun değil. Parasempatik sistem ise rahatlama ve toparlanma anlarını kontrol ettiğinden bu yöne kilitlenmiş insanların kalsiyum bakımından zengin, brokoli, karnabahar, yeşil sebzelerle beslenmesi iyi olur. Eğer testin sonucunda bu grupta olduğun ortaya çıkarsa, diğer grubun tersine bedenine heyecan verecek aktivitelerde bulunmalısın. Adrenalin yükselten sporları ve aşık olmayı deneyebilirsin.
Bütün verileri edindikten sonra uygulamaya ne kadar çabuk geçersen, değişimi de o kadar çabuk hissedeceksin. Aslına bakarsan bu herhangi bir diyet yapmaktan çok daha kolay.

Sağlık Salatası


1 adet havuç
1 adet pancar
2 parça karnabahar
2 adet taze soğan
Yarım limon
1 çay kaşığı tuz
3 çorba kaşığı zeytinyağı

Havuç, pancar soyulur, bir kaç parçaya kesilir. Karnabahar bir kaç parçaya ayrılır. Malzemeler metal bir süzgece konur, altında su kaynayan başka bir tencerenin üzerine yerleştirilir. Kapak kapatarak sebzeler yumuşayana kadar buharda pişirilir. Soğuduktan sonra havuç ve parcar rendelenir, karnabar küçültülür, bir kaba aktarılır. Üzerine ince kıyılmış soğan, tuz, limon ve zeytinyağı eklenir, karıştırılır.

Sağlıklı Beslenerek Gripten Korunun


Dört besin grubunda bulunan çeşitli besinlerden, günde en az 3 ana, 3 ara öğünde yeterli miktarda tüketilmeli.
Savunma sistemini güçlendirici etkisi olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminleri içeren havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra portakal, mandalina, elma gibi meyveler yenilmeli.
Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketimi sıkça yapılmalı.
Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahip E vitaminini sağlamak için yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagiller yeteri miktarda tüketilmeli.
Kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini ihtiyacını karşılayamamasına neden olur. Balık, çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot minerallerinden alınmalı.
Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı margarin, tereyağı ve yoğun yağlı etlerden uzaklaşılmalı.
Kilo kontrolünün sağlanması için saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine dikkat edilmesi gerekir. Enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar ve meyve tatlılarının tercih edilmesi ve hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesi için fiziksel aktivite yapılmalı.
Vücut ısısını dengede tutabilmek amacıyla bol sıvı alımı yapılmalı. Her gün en az 2-2,5 litre su içilmeli.

Salata


İştah açmak için yemeklerin yanında sofraya getirilen, soğuk olarak yenilen salatalar, sağlığınız için çok yararlıdır. Yazın sıcak günlerinde çeşitli bitkilerle hazırlanmış bir salata, hem doyurucu hem besleyici olur. Göze hoş, damağa hoş gelen bu yemek türünün yüzlerce çeşidi yapılabilir. Salata yapmak, şiir yazmak gibidir. Elinizin altındaki gıda maddelerinin rengini, tadını, görünümünü istediğiniz nisbet ve biçimde karıştırarak bir güzellik sunmak sizin elinizdedir. Peynirin her çeşidini, yeşilin türlüsünü, domatesin, turpun, lahananın kırmızısını, biberin acısını, sirkenin, limonun ekşisini karıştırıp, üzerine muhakkak saf zeytinyağını dökmek salatanın ilk şartıdır.

Başlıca Salata Çeşitleri;
Havyar salatası
Kuşkonmaz salatası
Patlıcan salatası
Marul ve yeşil salatalar
Patates salatası
Zeytin salatası
Sardalya salatası
Lâkerda
Çiroz salatası
Turp salatası
Cacık
Hindiba salatası
Hıyar salatası
Karnabahar salatası
Sığır dili salatası

SALATALAR


Salata: İştah açmak üzere yemek esnasında yenen tuzlu ve ekşili yiyecektir. Veya salata yapmaya yarayan marula benzer ve ondan küçük kıvırcık yapraklı yeşilliklerin tamamı. Bu ve benzerlerinin tuz, sirke, limon, zeytinyağı ve haşlanarak terbiye edilmiş olanlarıdır.
Salata yemekle beraber yenilen iştah açıcı yiyeceklerdir. Halen yurdumuzun birçok yerlerinde salatalar yemeklerden hatta çorbalardan da önce yenir ki, bu da, iştahı açar ve mideyi hazmetmek için konsantre hale sokar.
Çiğ yenen meyve ve sebzeler metal tuzları ve vitamin bakımından zengin besinlerdir. Şekerli olduklarından ısı ve hararet verirler. Çiğ yenen bu besinler görünüşleri, tatları, fazla sulu olmaları ile iştah açıcıdırlar.
Sebzeler bekletilecek ise yıkandıktan sonra kökleri su içinde kalacak şekilde bir kaba konulursa, bozulmadan uzun zaman muhafaza edilirler. Sebzeler salata olarak hemen yenecek ise salata yapılarak sofraya getirilir. Salata yapılırken sebzelerin iri doğranmasına dikkat edilmelidir. Çünkü iri doğranan sebzelerin beslenme değeri, küçük olarak doğranan sebzelerden fazladır.
Salata; soframızı süsleyen, sürekli aranan lezzetli ve besin değeri bakımından kıymetli olan bir yiyecektir.
Salata; hazırlayan insanın zevklerini yansıtır. Salatalar içine konan malzemelere göre isim alırlar. Bazı malzemeler haşlanır. Bazıları da çiğ pişmemiş olarak kullanılır.
Karnabahar gibi sebzeler salata yapılırken haşlanılarak kullanılır. Haşlanırken az suda haşlanır.
Çiğden hazırlanan salataları hazırlarken ise sebzeleri bol suyla iyice yıkanır. Çünkü vitamin değeri bakımından çiğ sebze salatalarının özel bir yeri vardır. Ayrıca salatalar yenmesine yakın bir zamanda hazırlanmalıdır. Hazırlanıp da bekletilen salatalarda vitamin kaybı olur. Çok beklerse vitamini hiç kalmaz.

Salatalar


Salata renk, görünüş lezzet ve besin değeri dolayisiyle sofralarımızı süsleyen temel gıdalardan biridir. Sofralarda salatanın bulunması hem iştahı açar hem de vücudun vitamin ve madensel madde ihtiyacını tamamlar. Çiğ sebzeler taşıdıkları vitamin ve madensel maddeler bakımından çok önemli besin maddeleridir. Bu bakımdan sofralarda çiğ sebzelerle hazırlanan bir salatanın bulunması çok önemlidir. Sofralarda salata yemeyi alışkanlık haline getiren kimselere ilâç olarak vitamin vermeğe lüzum yoktur. İyi hazırlanmış bir salata hastalıklara karşı koruyucu bir besindir.

Salatalar 4 şekilde hazırlanırlar;
a) Çiğ sebze ve yapraklardan: Çiğ sebze ve yapraklardan hazırlanan salataların görünüşlerinin, canlı ve renkli olması dolayisiyle iştah açıcı ve renkleri dolayisiyle de sofraların süsleridir. Besin değerleri de vücut için çok önemlidir. Hazırlanmasında sebzelerin iri iri doğranması lâzımdır (Vitamin kaybını önlemek için.) Bu tip salatalar hemen yemeğe yakın zamanda yapılmalıdır. Hava teması da vitamin kaybına sebeb olur. Sos olarak üzerlerine limon ve zeytinyağı karışımı dökülmelidir. Bu sos sebzelerdeki C vitaminin harap olmasını önler. Hem de diğer sebzelerdeki A vitaminin (Provitaminin) vucuda yarayışlı hale gelmesinde mühim rol oynar.
b) Haşlanmış sebzelerden: Karnabahar, lahana, kereviz, patates gibi yaş sebzeler, fasulye, mercimek, nohut gibi kuru sebzeler, haşlanarak çeşitli salatalar yapılır. Bu salataların hazırlanmasında en çok dikkat edilecek husus çok az suyla başlamalıdır. Bu salatalara limonlu, sirkeli soslar dökülebildiği gibi limon yerine turunç, ekşi portakaldan hazırlanmış soslar da konabilir.
c) Çeşitli etlerden.
d) Çeşitli meyvelerden.

SALATA SÜSLEMEDE KULLANILAN MALZEMELER:
Salataları süslemek, ince bir zevkin eseridir. Salataları süsleme ve renklendirmede en çok aşağıdaki malzemeler kullanılır.
Siyah veya yeşil zeytin, Haşlanmış yumurta, pancar, havuç, turp, maydanoz, nane dalları, şekilli kesilmiş limon dilimleri, domates, salatalık v.s. gibi çiğ sebzeler.

Salçalı Karnabahar


1 adet ufak karnabahar
2 çorba kaşığı salça
4 çorba kaşığı sıvıyağ
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı şeker
1 su bardağı su
1 tatlı kaşığı tuz

Karnabahar küçük parçalara ayrılır, tuzlu suda haşlanır. Süzgece çıkarılır ve soğuk sudan geçirilir. Tencereye yağ ve salça konur, orta ateşte kavrulur. Sonra kıyılmış sarımsak ve sıcak su eklenir. Karnabahar bu salçalı suya yerleştirilir. 10 dakika kadar kapaklı pişirilir.

Salçalı Karnabar Salatası


1 adet ufak karnabahar
4 adet domates
1 çorba kaşığı biber salça
2 diş sarımsak
1 adet kuru soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı tuz

Karnabahar ufak parçalara ayrılır ve az suda haşlanır, süzülür. Diğer tarafta tavaya yağ konur ince kıyılmış soğan ve sarımsak pembeleştirilir. Üzerine salça eklenir, birkaç dakika kavurduktan sonra rendelenmiş domates ve tuz eklenir. Bir taşım pişince kekik katılır ve ateşten alınır. Hazırlanan sos süzgeçten geçirilir, soğutulur. Soğumuş karnabaharın üzerine gezdirilir.

Salçalı Sebzeli Biftek


2 parça biftek
Brokoli
Karnabahar
1 çorba kaşığı salça
1 su bardağı su
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kekik
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı pul biber

Teflon tavaya yağ konur. Isınınca ince dövülmüş biftekler atılır. İki yüzü kızartılır. Bir kabın içinde salça, su, tuz ve kekik karıştırılır. Biftekler ateşten almak üzereyken üzerine dökülür, bir taşım pişirilir. Bokoli ve karnabar küçük parçalara ayrılır, buharda pişirilir. Üzerlerine zeytinyağı, pul biber ve tuz dökülür, karıştırılır. servis tabağına biftek konur, yanına da sebzeler bırakılır, servise sunulur.

SAMOOSA


(Hindistan usulu sigara boregi)

malzemeler:
90 gram bezelye (dondurucudan cikarilmis da olabilir),
16 gr kisnis tohumu,
4 adet yufka,
3 dis sarmisak,
2,5 cay kasigi kimyon,
2 cay kasigi zencefil,
2 cay kasigi limon,
2 adet patates,
yarim cay kasigi karabiber,
1 cay kasigi kirmizi toz biber,
1 adet soğan,
yarim cay kasigi zerdecal tozu,
ceyrek karnabahar,
tuz.

yapilis:
Karnabahari ve bezelyeyi kaynarsuda 5 dakika bekletin, diger butun malzemeleri kucuk dograyin bir kapda karistirin, karnibahar ve bezelyeleri de ekleyin. Butun baharatlari ekleyin ve yufkaya isterseniz sigara seklinde isterseniz bohca seklinde sararak kizartin.



ML® Hint Böreği (görsel)

Sanayağlı Sebze Türlüsü


3 Yemek Kaşığı Sana Klasik Kase
2 adet havuç
1 adet limon suyu
3 Yemek Kaşığı sanayağı
200 g. karnabahar
100 g. Brüksel lahanası
3 diş sarımsak
tuz
8 adet arpacık soğan
1 su bardağı sıcak su
200 g. brokoli
2 adet kırmızı kapya biber

Brokoli ve karnabaharın alt kısımlarını kesin, çiçek kısımlarını birer birer ayırıp yıkayın süzün. Brüksel lahanalarını yıkayıp 2’ye bölün. Kırmızıbiberi şeritler halinde, havucu ise verev olarak doğrayın. Arpacık soğanları ve sarımsakları soyun. Sarımsakları ortadan 2’ye bölün. Sanayağını tencereye alın; soğan ve sarımsakları ekleyip pembeleşinceye kadar kavurun. Tüm sebzeleri ekleyip birkaç dakika beraberce soteleyin. Tuzunu ve suyunu ekleyip kısık ateşte sebzeler yeterince yumuşayıncaya kadar pişirin. Altını kapattıktan sonra limonunu ekleyip karıştırın. Ilık veya soğuk olarak servis edin.

Sarımsak Salçalı Haşlama Salata


6 adet taze soğan
6 adet küçük havuç
6 adet küçük şalgam
9 adet küçük patates
1 kg. taze börülce
1 adet katı bıldırcın yumurta
6 adet karnabahar çiçeği
1/2 taze bezelye
Sosu için:
2 adet yumurta
6 diş sarımsak
1 adet İri patates
1 adet limon
Yeterince zeytinyağı
Tuz, biber

YAPILIŞI:
Sebzeleri ayıklayıp tuzlu suda haşlayınız. Karnabahar 10, taze bezelye 8, taze börülce 15, soğan 20, havuç 30, şalgam 20, patates 25 dakika haşlanacak. Bu süre içinde, salçayı yani sosu hazırlayalım. Sarmısağı ayıklayıp tuzla havanda dövelim. Bir adet haşlanmış patatesi dövülmüş sarımsakla karıştırıp ezelim. Yumurtanın sarısını içine katıp karıştıralım. Tuz, biber, katarak, ağır ağır zeytinyağı döküp ezip, karıştıralım. Salçamız macun haline gelince, limon suyunu ekleyelim. Sosumuz boza kıvamına gelince bir tabağa koyalım. Etrafına haşlanmış sebzeleri, katı bıldırcın yumurtasını dizip ikram edelim.

Not: Bu tabak hem iştah açıcı, hem de doyurucudur. Mevsimine ve arzusuna göre sebzeleri değiştirebilirsiniz, limon suyu yerine elma sirkesi de kullanabilirsiniz.

Sauce Colbert


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


2 yemek kaşığı brunoise doğranmış acı soğan
200 ml elma sirkesi
5-6 adet tane karabiber (yeni öğütülmüş)
Tuz
1 su bardağı sauce demi glace
30-40 g tereyağı
1 yemek kaşığı ince kıyılmış maydonoz
1/2 çay kaşığı limon suyu

Steak (Et diliminizi) kızarttığınız tavada, brunoise doğranmış acı soğan, sirke, karabiber ocak üzerinde üçte ikisi kalıncaya kadar ağır ateşte çektirilerek özleştirilir.
Sauce demi glace ekleyiniz. Kısık ateşte 3-5 dakika kadar kaynatın. İnce süzgeçten geçirip süzünüz.
Tekrar ocağa alın, tuz ve karabiberini ekleyip kontrol ediniz.
Tereyağını, limon suyunu, ince kıyılmış maydonozu katıp karıştırın ve sosu hemen kullanınız.

Not: Haşlanmış her türlü sebze ve haşlanmış etlerde kullanılır. Karnabahar, brokoli, fasulye gibi sebze garnitürleri ile uyumlu bir sostur. A'la Colbert şeklinde isimlendirilir.

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18 ... 20, 21, 22  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Üyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Üyelik
Bölümler
Web Araçları
İletişim
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Türkçe
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mütevazı Lezzetler® İkramlar
Mütevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mütevazı Lezzetler® Çorbalar
Mütevazı Lezzetler® Pilavlar
Mütevazı Lezzetler® Videoları
Mütevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mütevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mütevazı Lezzetler® Türkçe
Mütevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mütevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mütevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2014 Bütün Hakları Saklıdır