Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
100,203 Yemek Tarifine 3,251,270,703 defa bakıldı


kabak pirin önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları

Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, ... 18, 19, 20  Sonraki »
Balkabaklı Pasta


Malzeme:
1 kg balkabağı
1 paket pötibör bisküvi
500 gram toz şeker
4 adet yumurta
2 paket Bizim Mutfak Vanilya
1 paket Bizim Mutfak Kabartma Tozu
3 çorba kaşığı Bizim Mutfak Pirinç Unu
2 tatlı kaşığı tarçın
pekmez

Kabakları tencereye yerleştirin. Üzerini örtecek kadar su ilave edin. Çok kısık ateşte kabaklar yumuşayana dek pişirin. Kabaklar haşlanınca ocaktan alın. Soğuyunca püre halinde ezin. Yumurtalar ve tozşekeri mikserle köpük köpük olana dek çırpın. Kabak püresi, vanilya, kabartma tozu, pirinç unu ve tarçını ekleyip birkaç dakika daha çırpın. Pötibör bisküvilerini keki pişireceğiniz tepsinin tabanına yayın. Üzerine karışımı yayın, önceden ısıtılmış 160 dereceye ayarlı fırında 45-50 dakika kadar pişirin. Fırından alın. Soğuyunca dilimleyip servis yapın. İsteğe göre pekmez eşliğinde servis yapın.

Balkabaklı Pilav


Nuran Çilingir

2 Dilim Balkabağı
2 Su Bardağı Pirinç
2 Çorba Kaşığı Tereyağı
1 Tatlı Kaşığı Tuz

Pirinci bir kaba alıp üzerini geçecek kadar ılık tuzlu su dökelim ve 1 saat kadar bekletelim. Bu arada balkabağını temizleyip yıkayalım. Ardından da küp şeklinde doğrayalım. Bir tencerede tereyağını eritelim ve balkabaklarını tencereye koyalım. Suyunu iyice süzdüğümüz pirinci, 2 su bardağı suyu ve tuzu da tencereye ekleyip, kısık ateşte 15 dakika pişirelim. Ocağın altını kapattıktan sonra pilavı havalandırıp servis edelim.

Balkabaklı Pilav (Artvin)


2 dilim balkabağı
2 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı tuz

Tarifi
Pirinci ılık tuzlu suda 1 saat bekletin. Kabağı temizleyip, yıkayın ve küp şeklinde doğrayıp tencereye koyun. 2 bardak su ekleyip, kısık ateşte 15 dakika pişirin.
Tereyağını eritin. Suyu süzülmüş pirinci koyup kısık ateşte 10 dakika karıştırarak kavurun. Üstüne haşlanmış kabak, 3 bardak sıcak su ve tuz koyun. Pilav suyunu çekene kadar pişirin. Ocağın altını kapatıp, pilavı havalandırın. 10 dakika dinlendirip servis yapın.

Balkabaklı Puding


200 gram balkabağı
1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
3 çorba kaşığı pirinç unu
1 çorba kaşığı nişasta
1 paket vanilya
1 paket kakaolu bisküvi

Kabakları kalın bir şekilde dilimleyip geniş bir tencereye koyun. Üzerine karanfil ve şeker ekleyip kendi suyuyla pişirin. Muhallebisi için sütü ve şekeri tencereye koyun pişirin. Pirinç unu, nişasta ve vanilyayı katıp koyu bir kıvam alana kadar pişirin. Derin bir kabın içine pişen muhallebiyi dökün. Balkabaklarını servis kaplarına koyun. Ilıyan muhallebinin üzerine bisküviyi dökün. Muhallebi soğuduktan sonra balkabaklarıyla birlikte kat kat servis kabına alın. Soğuduktan sonra servis edin.


Balkabaklı Risotto


Malzeme:
250 gr balkabağı
1 adet soğan
2 dal fesleğen
200 gr risotto pirinci
600 ml su
2 tablet Bizim Mutfak Tavuk Suyu
2 çorba kaşığı parmesan peyniri
30 gr Teremyağ
Bir miktar Tuz

Fesleğenleri temizleyip ince kıyın. Balkabağını soyup küp şeklinde doğrayın. 2 tablet tavuk suyunu su ile orta boy bir tencerede eritin. Fesleğenleri temizleyip kıyın. Kabağın kabuğunu soyun küp şeklinde doğrayın. Soğanı soyup kıyın ve 1 çorba kaşığı Teremyağ ile pilavı hazırlayacağınız tencerede kavurun. Fesleğen, balkabağı ve pirinci tencereye ekleyin. Kalan Teremyağı ekleyip karıştırın. Tavuk suyundan bir kepçe kadarını alıp ekleyin. Kaynatın. Karışım suyu çekince tekrar tavuk suyundan bir kepçe kadar ilave edin. Tavuk suyu bitene kadar aynı işlemi tekrar edin. Son kez eklediğiniz tavuk suyunu kontrol ederek pişirme işlemini bitirin. Balkabakları yumuşayıp, pirinçler diri kıvama gelince çok az tuz ile tatlandırın. Risottoyu servis tabağına alın. Üzerine rendelenmiş parmesan peynirini ekleyin. Sıcak servis yapın.

Balkabaklı Risotto


800 gram bal kabağı
450 gram arborio pirinci
4 diş sarımsak
1 avuç taze adaçayı yaprağı
2 yemek kaşığı margarin
3 adet arpacık soğanı
1½ litre tavuk suyu/sebze suyu
1 avuç dolmalık fıstık
1 yemek kaşığı keçi peyniri
2 yemek kaşığı margarin
1 tutam deniz tuzu
1 tutam taze çekilmiş karabiber

Fırınınızı 180 dereceye getirin. Bal kabağını soyup parçalara ayırın. Bal kabakları, sarımsak, adaçayı, tuz ve karabiberi karıştırıp fırın tepsinize koyun. Sarımsak karamelize olup kabaklar da yumuşayınca fırından alın. Hafif ılıttığınız kabak ve sarımsakların yarısını ayırıp doğrayın. Doğradığınız malzemeyi blendera atıp püre haline getirin. Tencereye tavuk suyu ya da sebze suyunuzu alıp ısıtın. Bir başka tencerede yağı ısıtıp, doğranmış arpacık soğanlarını çevirin. Pirinci ilave ederek 3-4 dakika kavurun. Kepçe ile tavuk/sebze suyunuzdan azar azar pirince ekleyip suyunu çektikçe ilave etmeye devam edin. Pirinçler hafif diri kalacak şekilde pişirin. İndirmeye yakın, blender'da yaptığınız püre ve geri kalan kabakları pirince ilave edin. Dolmalık fıstıkları tavada 5 dakika çevirdikten sonra keçi peyniri ile risottonun üzerine ekleyin.

Balkabaklı Sütlaç


1 dilim balkabağı
1 çay bardağı pirinç
3 su bardağı pirinç
1 su bardağı şeker
1 su bardağı pirinç unu
1 paket vanilya

Kabak soyulur, birkaç parçaya kesilir, üzerine şeker eklenir. kapaklı olarak, kısık ateşte yumuşayana kadar pişirilir. Diğer yanda pirincin üzerine 2 su bardağı su konur, kısık ateşte şeklini kaybedene kadar pişirilir. Sonra kabak çatalla ezerek püre yapılır. Üzerine pirinç, soğuk süt, pirinç unu eklenir. İyice karıştırılır. Orta ateşli ocağa yerleştirilir. Sürekli karıştırarak kıvam alana kadar pişirilir. Ateşten almadan hemen önce vanilya katılır. Kaselere paylaştırılır.

Barbunyalı Sebzeli Pilav


Malzeme
- 3 yemek kaşığı Sana zeytinyağlı margarin
- 2 su bardağı pirinç
- 2 adet pırasa
- 2 adet kabak
- 1 adet havuç
- 3 diş sarımsak
- ½ demet taze nane
- ½ demet dereotu
- 3 adet taze soğan
- 3 su bardağı su
- 1,5 su bardağı barbunya= 3 su bardağı haşlanmış barbunya
- tuz ve karabiber

Hazırlanışı
1. Kabak ve havuçların kabuklarını kazıyıp rendeleyin.
2. Pırasaları, taze soğanları, dereotunu, taze naneyi ve sarımsakları ayrı ayrı ayıklayıp kıyın.
3. Yayvan bir tencerede Sana zeytinyağlı margarini kızdırıp içine kıyılmış pırasaları ilave edip kavurun.
4. Pırasalar kavrulmaya başlayınca içine rende havuçları, soğuk su ile yıkadığınız pirinçleri ve az tuz ilave edip pirinçlerin göbekleri beyazlamaya başlayıncaya kadar kavurun.
5. Daha sonra içine rende kabak, kıyılmış sarımsağı, haşlanmış barbunyaları, tuz ve karabiberi ilave edip karıştırın.
6. En son olarak içine kalan tuzu, karabiberi, kıyılmış taze soğanları, dereotunu, taze naneyi ve suyu ekleyip tencerenin kapağını hiç açmadan kısık ateşte pirinçler göz göz olana kadar pişirip demlendirin.
7. Demlenen pilavı servis tabağına alıp sıcak olarak servis edin.

Bebek Beslenmesi


Doğumundan sonra dört aylık olana kadar geçen sürede bebeğin beslenmesini anne sütü ya da hazır mama oluşturmaktadır. Çocuğunuzun doktoru gerekli gördüğü durumlarda buna vitaminler ve demirleri ilave edebilir. Dört ile altıncı aylar arasında ise katı gıdalar ekleyebilirsiniz. Bazı bebekler üç aylıkken katı gıdalar almaya hazır duruma gelmesine karşın dil atma refleksi genellikle dördüncü aydan itibaren kaybolmaya başlar. Aslında emme işlevinde önemli bir rolü olan bu refleks yüzünden bebek, ağzına sokulan her şeyi; kaşığı, yiyecekleri diliyle iter. Dördüncü aydan itibaren bebeğinizin enerji gereksinimi artacaktır.
Bebeğinize ek kalori sağlayacağından dördüncü ve altıncı aylar arasında katı gıdalara başlamak idealdir. Katı gıdaları vermeye başlarken gün içinde sizin için ve bebeğiniz için en uygun beslenme zamanı saptayın. Bu zaman günün herhangi bir saati olabilir. Dikkatinizi dağıtacak başka işlerinizin olmadığı bir zamanı tercih etmenizde fayda var. Bebeğiniz büyüdükçe sizin birlikte masada yemek yemek isteyecektir. Onu yedirirken başını çevirir veya ağlarsa kesinlikle zorlamamanızı öneririz. Katı gıdalara her ikinizin de zevk alacağı, hoşnut kalacağı bir dönemde başlamanız, herhangi belirli bir zamanda başlamaktan çok daha önemlidir. İstemiyorsa zorlamayın, emzirmeye yada biberonla beslemeye bir-iki hafta daha devam ettikten, sonra tekrar deneyin.

Katı gıdalara geçerken...
Boğazına kaçma riskini en aza indirgemek için bebeğinizin oturur biçimde (kucağınızda veya mama sandalyesinde) olmasını sağlayın. Katı gıdaları küçük kaşıkla yedirin. Ebeveynler bazen bu gıdaları biberonla vermeye çalışırlar. Bu yöntem bebeğinizin nefes borusuna yiyecek kaçma riski taşıdığı için sakıncalıdır. Ayrıca her öğünde aldığı besin miktarını artırabileceğinden aşırı kilo almasına neden olur. Bebeğinizin oturarak yemeye; kaşıktan azar azar alarak, lokmalar arasında dinlenerek, doyduğunda durmayı öğrenerek alışması gereklidir. Tüm yaşamı boyunca onun sağlığını etkileyecek olan doğru biçimde yeme alışkanlıklarının temeli bu dönemde atılır. Bebek kaşıkları bile bu dönemdeki bebekler için fazla geniş olabilir. Bu yüzden en iyisi küçük çay kaşıklarından kullanmaktır. Çay kaşığı ile başlayın ve beslenme boyunca onunla konuşun... Büyük bir olasılıkla, ilk zamanlarda şaşıracak ne yapacağını bilemeyecektir.
Bebeğiniz bu şekilde yemeğe geçiş döneminde kafası karışmış gibi görünebilir, burun kıvırıp, lokmasını ağzında geveleyebilir... Katı gıdalara geçiş dönemini kolaylaştırmak için önerimiz; öncelikle bebeğinize biraz süt (meme veya hazır mama) verdikten sonra az miktarda katı gıdayı yarım çay kaşıklık lokmalar şeklinde verin. Öğününü yine süt ile bitirin. Bu yöntem çok acıktığı zamanlarda düş kırıklığına uğramasını önleyebildiği gibi, kaşıkla beslenme deneyimini meme emmenin verdiği hazla bağdaştırmasına yardımcı olacaktır. Ne yaparsanız yapın, katı gıdalarla beslenmeye başladığınızda yiyeceklerin çoğunu geri çıkaracak ve çeşitli yerlere bulaştıracaktır. Bu nedenle katı gıdaları yutmayı becerene kadar ona bir iki çay kaşığı yemek vermekle yetinin. Beslenme öğünlerini çok yavaş arttırın.

Başlangıç yiyecekleri için...
Birçok bebeğin tanıştığı ilk katı gıda, pirinç unuyla yapılan muhallebidir. Hazır ürünlerinin kullanımı daha kolaydır. Özellikle bebekler için üretilmiş ürünlerden satın alırsanız, bebeğinizin besin gereksinimlerinin karşılandığından kesin bir biçimde emin olursunuz. Bunun ardından yavaş yavaş bebeğinizi diğer katı gıdalarla da tanıştırabilirsiniz. Şöyleki;
1. Süzgeçten geçirilmiş sebzeler; kabak, havuç gibi turuncu renkli sebzelerden yemekler hazırlayabilirsiniz.
2. Meyveler; elma, armut
3. Et; tavuk, dana, hindi, koyun Yeni gıdalara tek tek başlayın ve üç-dört gün boyunca başka yeni bir gıda vermeyin. Her yeni gıda ile birlikte ishal, döküntü yenileni çıkarma gibi allerjik belirtilerin olup olmadığını gözleyin. Bunlardan herhangi birini gördüğünüz anda, kuşkulandığınız yiyeceği bebeğin ize yedirmeyin... Çocuğunuzun doktoruna danışmadan da tekrar vermeyin. Katı gıdalara başladıktan sonra iki-üç ay içinde bebeğinizin diyeti; üç öğüne bölünmüş olmalıdır... Anne sütü veya hazır mama, tahıl ürünleri, sebzeler- etler ve meyvelerden oluşmalıdır. Çoğunlukla alerjiye sebep olduğundan, yumurtaya en son başlanır. Bebeğinizi yüksek kolesterol içerikli gıdalara alıştırmayın ve yumurtayı haftada en çok üç kez verin. Oturmaya başladığı dönemden sonra bazı yiyecekleri eline vererek kendi kendine beslenmeyi öğrenmesine yardımcı olun. Verdiğiniz yiyeceklerin yumuşak, yutması kolay, ve solunum yollarını tıkayamayacak biçimde olması çok önemlidir. İyi pişmiş ve doğranmış yeşil fasulye, bezelye, patates ve küçük parçalar halindeki kraker ve bisküviler bunlardan bazılarıdır. Bu dönemde çiğnenmesi gerekecek gıdalardan vermeyiniz.
Bu dönemde meyva sularına da başlayabilirsiniz. Portakal ve diğer turunçgillerin suyu birçok bebekte rahatsızlık yarattığı için bunlara altıncı aydan sonra başlamak daha uygundur. Meyve suları özellikle çok verildikleri zaman çocuğunuzun cildini tahriş edebilir. Bebeğiniz öğün aralarında susamış gibi görünüyorsa su verebilirsiniz. Sıcak aylarda terleyerek su kaybedeceği için daha sık su verin. Yaşadığınız bölgedeki sulara florür katılıyorsa, su vermeniz ilerde dişlerde oluşabilecek çürükleri önlemeye yardımcı olacaktır. Sebze ve meyvelerle beslerken Konserve ya da hazır gıdalar dışında taze sebze ve meyve ile çocuklarınızı beslemek istiyorsanız bu durumda blender veya yiyecek öğütücüleri kullanabilirsiniz. Yumuşak gıdaları çatalla da ezebilirsiniz. Hazırladığınız herşeyin yumuşak, tuzsuz, iyi pişirilmiş ve taze olmasına özen gösterin. Pişirilmiş taze sebzeler ve komposto meyveler hazırlanması en kolay olanlarıdır. Muzu pişirmeden de ezebilirsiniz ancak diğerlerini pişirmeniz gerekir. O anda yedirmeyeceğiniz gıdaları unutmadan buzdolabına kaldırın. Bebeğinize vermeden önce de bozulup bozulmadığını kontrol edin. Sizin hazırladığınız yiyecekler hazır gıdalar gibi bakterilerden arındırılmadığı için kolaylıkla bozulurlar.

Günden güne büyürken...
Bebeğinizin aldığı yemekler çeşitlendikçe ve kendi kendine yemeğe başlayınca çocuk hekiminize danışarak hangi gıdalara gereksinimi olduğunu öğrenmelisiniz.
Son araştırmalar, yetişkin çağlardaki şişmanlık probleminin çoğunlukla kalıtımsal etkilerden kaynaklandığını göstermektedir. Ancak, bebeklikte kötü beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ileride sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bebeğiniz doğduğunda tuz ve doymuş yağlar içeren yağlı etler, tereyağı, kızartmalar ve yumurta gibi besinlere alışkın değildir ve bunlardan fazla hoşlanmaz. Bu yemek zevkini edinmesi sizin verdiğiniz besinlere bağlıdır. Bu gıdaları yemeye alışması ileri yaşlarda damar sertliği ve yüksek tansiyon gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Aynı zamanda bebekliğinde çok yemeğe alışan çocuklar bu alışkanlıklarını ileri yaşamlarında sürdürerek sürekli bir kilo sorunu yaşayabilirler.

Vitamin alırken...
Hazır mamalar gerekli bütün vitamin ve mineralleri içerdiğinden bunlarla beslenen bebeklere ek bir vitamin vermeye gerek yoktur. Anne sütü ile beslenen bebeklere D vitamini verilmeye devam edilmesi gerekir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin ilk dört ay içinde ek bir demir gereksinimi yoktur. Doğumda vücudunda bulunan demir depoları ilk aylardaki büyümesi için yeterli olmasına karşın dördüncü ayda artık tükenmeye yüz tutmuş, buna karşın büyümesi hız kazandığı için demire olan gereksinimi artmıştır.

www.populermedical.com

Bebek Beslenmesi


http://eticicibebe.com

Bebeğiniz için en önemli ve uygun besin anne sütüdür. Özellikle ilk 6 ay anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını tamamen karşılar. Normal şartlar devam ettiği sürece başka hiçbir ek bir besine ihtiyaç duyulmaz. Ek gıdalara 6. aydan sonra başlanmalıdır. Bebeğinize yalnızca anne sütüyle beslendiği dönemde su vermenize gerek yoktur. İshal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum olursa verdiğiniz su mutlaka öncesinde kaynatılmış olmalıdır.

Elma ve/veya şeftali püresi, pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi, yoğurt, sebze püresi ilk başlanacak ek besinlerdir. Sağlıklı bebek beslenmesi açısından alerji yapma riski olan turunçgiller, yumurta, ekmek, balık ve et bebeğinize vereceğiniz ilk besinler arasında yer almaz.

Sebze püresini başlangıçta havuç, patates, pirinç ve yağ ekleyerek hazırlamalısınız. Zaman içinde maydanoz, kabak, ıspanak, kereviz, karnabahar gibi sebzeler ekleyebilirsiniz. Pırasa ve taze fasulye gibi sebzeler, püre haline getirilmeleri zor olduğu için erken dönemde sebze püresinde kullanılmayabilir. Bekletilme süresine bağlı olarak sebzelerde vitamin kaybı olduğu için sebze püresini günlük hazırlamanız ve tüketmeniz önemlidir. Patlıcan vitamin ve mineral içermediğinden bebeğiniz için uygun bir besin değildir.

Bebek gelişimi açısından demir alımı çok önemlidir. 6-12 aylar arasında bebeğinizin demir gereksinimi artar. Bu nedenle ek besinlerin içeriğinin demirden zengin olmasına dikkat etmelisiniz. Demirden zengin ve demir yararlanımı yüksek besinler karaciğer, kırmızı et, tavuk etinin beyaz olmayan kısımları ile demirden zenginleştirilmiş tahıllı bebek mamalarıdır. Yumurta sarısı, kuru baklagiller demirden zengindir ancak emilimi düşüktür. Bunlarda var olan demirden yararlanmak için, C vitamininden zengin domates, turunçgiller, sivri biber gibi besinlerle birlikte hazırlanmalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi demir kaynaklarıdır.

İlk 6 ay sadece anne sütü

6. ayı dolunca:
• Anne sütü
• Yoğurt (ilk başlanacak ek gıda)
• Meyve püresi
• Pirinç unu

7. ayı dolunca:
• Anne sütü
• Yumurta sarısı (Azdan başlayıp bir hafta içinde tama çıkılır.)
• Meyve püresi
• Yoğurt
• Et (tavuk eti, dana eti)
• Sebze püresi veya sebze çorba
• Pekmez

8. ayı dolunca:
• Anne sütü
• Kıymalı, sebzeli hafif ezilmiş ev yemekleri
• Kahvaltıda tam yumurta veya pastörize peynir (tuzu alınmış)
• Kurubaklagil (Kuru fasulye, nohut, mercimek) çorbaları veya ezmeleri
• Meyve suyu veya meyve püresi
• Pekmez
• Yoğurt

9. ayı dolunca:
Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir. Ancak günlük menüsünde aşağıdakiler mutlaka olmalıdır.
• Anne sütü
• Ev yemekleri
• Tarhana, mercimek çorbası, unlu ve yoğurtlu çorbalar
• Yoğurt
• Pastörize peynir
• Yumurta - Etler (tavuk eti, balık eti, dana eti)
• Taze meyve veya meyve suyu

Bebek bakımı için bebek beslenmesinin yanı sıra dikkat edilmesi gereken diğer unsurlar da incelenmelidir.

Besinlerin Protein Değerleri


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2006


Besinlerin yenebilen 100 gramlarının sağladığı ortalama protein miktarları:
BESİNLER PROTEİN (Gr.)
Et ve Et Ürünleri:
Sığır eti (orta yağlı) 18,7
Koyun eti (orta yağlı) 17,0
Tavuk 19,0
Tavşan 21,0
Keçi 18,4
Beyin 10,3
Yürek 16,5
Böbrek 16,0
Karaciğer 20,0
Akciğer 14,6
Dil 16,2
Sosis 12,5
Salam 12,1
Balık (orta yağlı) 19,0
Yumurta 12-13
Süt Türevleri
İnek sütü (orta yağlı) 3,5
Keçi sütü 3,3
Manda sütü 4,0
Yoğurt 3,2
Taze çökelek 35,0
Kuru çökelek 54,9
Kaşar peyniri 27,0
Beyaz peynir (yağlı) 22,5
Beyaz peynir (yağsız) 19,0
Tulum peyniri 15,9
Süt tozu (yağlı) 26,0
Süt tozu (yağsız) 36,0
Krema (%20 yağlı) 2,9

Kuru Baklagiller:
Bakla 25,0
Barbunya 21,0
Nohut 19,2
Fasulye 22,6
Börülce 23,1
Mercimek 23,7
Bezelye 22,5

Yağlı Tohumlar ve Kuruyemişler:
Kabak çekirdeği içi 30,3
Ayçiçeği çekirdeği içi 25,0
Karpuz çekirdeği içi 32,2
Susam 20,0
Ceviz içi 15,0
Kestane 2,8
Fındık içi 12,6
Yer fıstığı 25,5
Çam fıstığı 35,2
Badem içi 18,6
Yeşil fıstık 20,0
Yağlar ve Yağlı Besinler
Sadeyağ 0,3
Tereyağı 1,0
Zeytinyağı -
Margarin 0,6
Öteki bitkisel yağlar -
Siyah zeytin 1,8
Yeşil zeytin 1,5
Şeker ve Şekerli Besinler
Şeker -0
Reçel -0
Pekmez -0
Bal 0,3
Tahin helvası 10,5
Tahıl ve Ürünleri
Buğday 11,5
Mısır 9,4
Pirinç (az kepekli) 7,1
Pirinç (kepeksiz 6,7
Arpa 9,7
Buğday unu (%80 randımanlı 11,7
Buğday unu (%72 randımanlı) 10,9
Bulgur 12,5
Beyaz ekmek 7,2
Bazlama 8,7
Makarna 11,0
Tarhana 14,1

Sebzeler:
Ispanak 2,8
Semizotu 2,0
Asma yaprağı 3,8
Bakla 5,7
Bamya 2,2
Bezelye 7,0
Enginar 3,0
Domates 0,8
Fasulye 2,0
Lahana 1,7
Salatalık 0,7
Karnabahar 2,4
Yeşil kabak 0,6
Sarı kabak 1,0
Patlıcan 1,0
Marul 1,7
Patates 1,8
Pırasa 1,8
Yeşil soğan 1,5
Kuru soğan 1,4
Pancar 1,7

Meyveler:
Elma 0,3
Kayısı 0,8
Muz 1,2
İncir 1,4
Üzüm 0,6
Erik 0,6
Kiraz 1,8
Ayva 0,6
Limon 0,7
Portakal 0,8
Böğürtlen 0,8
Kara dut 0,9
Çilek 0,8
Nar 0,8
Armut 0,3
Şeftali 0,3
Kavun 0,5
Karpuz 0,5

Beşamel Soslu Pirinçli Kabak


2 bardak pirinç
3 tane rendelenmiş kabak
1 kaşık tuz - karabiber
2 bardak süt
1 bardak su
1 kaşık margarin
sos için:
3 kaşık margarin
3 kaşık un
2 bardak süt
2 kase kaşar rendesi

Pirinçleri yıkayalım margarinle kavurup kabakları ekleyelim tuz karabiber katıp suyunu sütünü koyup lapa bir şekilde pişirelim beşamel sos için margarini unla kavurup üzerine sütünü yavaş yavaş koyalım ve pişirilim pirinç lapasını borcama alalım üzerine beşamal sosla kaplayıp kaşarları ilave edelim ve fırında kızarana kadar pişirelim

Bezelyeli Kabak Dolması


1 su bardağı taze bezelye
1 çay bardağı pirinç
1 çay bardağı zeytinyağı
3 diş sarımsak
1 soğan
Yarım demet dereotu
1 çorba kaşığı kuş üzümü
6 adet küçük kabak

Kabakların içlerini oyun ve bir miktar zeytinyağı sürüp 200 derecedeki fırında 15 dakika pişirin. Bu arada soğanı zeytinyağında 5 dakika kavurun. Üzerine pirinci, bezelyeyi, sarımsakları ve dereotunu kıyıp ekleyin. Çok az su ilave ederek bezelyeler ve pirinçler pişinceye kadar, yaklaşık 20 dakika pişirin. Üzerine kuş üzümü ekleyin. Karıştırıp bu bezelyeli pilavı kabakların içlerine doldurup servis tabağına dizin.

Bezelyeli Köri Soslu Pirinç Pilavı


Ferdi Seymen

1 adet Maggi tavuk bulyon
150 gr. Bezelye
2 su bardağı pirinç
4 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz
1 adet kesme şeker
1 adet tavuk göğsü
1 yemek kaşığı toz köri
1 su bardağı süt
1 yemek kaşığı un
6 adet mantar
1 adet kabak
1 adet havuç
Tarif

Pirinçleri suda biraz bekletin. Süzdükten sonra sıvı yağla pirinçleri kavurun. Suyunu ilave edin. Haşlanmış bezelyeleri, tavuk bulyonu, tuzu ve kesme şekeri de ekledikten sonra 20 dakika (15 dakika orta ateşte 5 dakika kısık ateşte) pişsin. İnce doğranmış mantarları sıvı yağda biraz kavurun. Pilavla mantarları karıştırıp tabağa yerleştirin. İnce doğranan havuçları ve kabakları buharda haşlayın. Sebzelerin pişmesiyle baharatı ilave edip biraz daha karıştırın. Tavukları küçük parçalar halinde doğradıktan sonra bir miktar su ile haşlayın. Bir kapta köriyi, tuzu, sütü ve unu iyice çırpın. Haşlanan tavuklara ilave edin ve bir süre pişmesi için karıştırın. Daha sonra sıvı yağla biraz daha pişirdikten sonra körili sos hazır. Pilavın yanına sosu ve sebzeleri yerleştirin.

Bibim bab


http://koreyemek.blogspot.com

1 tane havuç
1 tane kabak
2 tane kuru soğan
ıspanak yarım demet
2 tane yumurta
1 su bardak pirinç
sos için:
susam yağ
goçujang (biber şalçası)

Havuç, kuru soğan ve kabağı ince ince doğranır. Sıvı yağda sert olan sebzeden kavurmaya başılar. Kavururken bir tutam tuz ilave eder.
ıspanak ise suda haşlanır. (kaynar suda 30 saniye) ıspanağın suyu iyice çıkardıktan sonra bir diş sarımsak, tuz, susam yağıyla karıştırılır.
Pirinci iyice yıkar, 1 bardak pirinçe 2 su bardak su ilave ederek haşılanır. (yağ ve tuz konmaz)
Pirinç üzerine kavurulmuş sebzeleri sırayla koyar.
sıvı yağda bir yumurtayı hazırlayıp sebze'nın üstüne eklenır.
Susam yağ ve goçujang(biber şalçası) kendi damak tadına göre ilave edilir.
Bütün malzemeleri iyice karıştırılır. afiyetle yiyin.

Not: Sebzeleri daha fazla ekleye bilir. Soya filir ve göbek gibi sebzeler çiğ olarak kulanın.


Bisküvili Kabak Tatlısı


Fevziye Sürmeli

1 adet bal kabağı
1 paket petibör bisküvi
Yarım kilo şeker
4 yumurta
2 vanilya
1 kabartma tozu
3 çorba kaşığı pirinç unu
2 tatlı kaşığı tarçın
Kaymak
Dondurma
Çikolata sos

Kabakları haşlayın. Tüm malzemeleri blendırdan geçirin. Fırın tepsisine bisküvileri dizin. Malzemeyi bisküvilerin üzerine yayın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, 1 saat pişirin. Arzuya göre çikolata sos, kaymak ya da dondurma ile servis edin.


Bölgelere Göre Yöresel Yemekler


Yasemin Ertaş - Makbule Gezmen Karadağ

Ülkemizde bölgelere göre besin tüketim durumu incelendiğinde 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) kesin rapor sonuçları henüz açıklanmadığından bu konudaki en son veriler 1994 yılı Hane Halkı Tüketim Harcamaları ve Gelir Dağılımı Araştırması’na dayanılarak yapılan çalışmalardan elde edilmektedir. Buna göre;
En yüksek meyve tüketimi Ege bölgesinde,
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğurt tüketimi süt tüketiminden daha fazla,
En yüksek balık tüketimi Karadeniz bölgesinde,
En düşük balık tüketimi Güneydoğu Anadolu bölgesinde,
Kümes hayvanı tüketimi sadece Ege Bölgesinde koyun ve kuzu eti tüketiminden fazla,
İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde kümes hayvanı tüketimi ve balık tüketimi yüzdeleri eşit,
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde sıcak içecekler (özellikle çay) kola tüketiminden daha fazla,
En yüksek kola tüketimi Akdeniz bölgesinde,
Bütün bölgelerde meyve suyu tüketimi sıcak içecek tüketiminin daha aşağısında bulunmuştur.
Türkiye genelinde, tahıl ve tahıl ürünlerinin tüketimi ilk sırada yer alırken ikinci sırada sebze tüketimi gelmektedir. Tahıl gurubundan buğday, genellikle ekmek, makarna ve bulgur seklinde, mısır Karadeniz bölgesinde tüketilmektedir. Et ve et ürünlerinin tüketim yüzdesi diğer besin gruplarının tüketimleri içerisinde yalnızca %3’dür. Mercimek, nohut ve kuru fasulye en fazla tüketim alışkanlığı olan kurubaklagil ürünleridir. Süt ürünlerinden ise yoğurt ve peynir en fazla tercih edilen ürünlerdir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı bölgelerinde zeytinyağı tüketim alışkanlığı yaygındır.

A. Akdeniz Bölgesi
Geleneksel Akdeniz beslenme sistemi, çok genel hatlarıyla tahıl (özellikle buğday), zeytinyağı, sebze-meyve, su ürünleri, süt türevleri, baharat ve şaraba dayandırılmaktadır. Akdeniz beslenme sisteminde birinci sırayı alan tahılın, özellikle buğdayın tarihin ilk dönemlerinden itibaren Akdeniz’de yetiştiği söylenmektedir. Bulgur, kuskus, yarma, firik gibi buğday ürünlerinin kullanımı özellikle Akdeniz ve Güney’de yaygındır. Akdeniz bölgesinde tahıllarla yapılan yemekler; çorbalar (analıkızlı, ekşili çorba, yüksük çorbası), dolmalar (patlıcan, yeşil- kırmızı biber, kabak veya asma yaprağı dolması), börek ve çörekler (su böreği, sıkma, saç böreği), köfte ve pilavlar (sarımsaklı köfte, mercimek köfte, ekşili köfte) olarak sınıflandırılabilir (16).
Zeytin ve zeytinyağı geleneksel Akdeniz beslenme biçiminin ikinci önemli yönünü oluşturur. Özellikle Hatay’da zeytinyağının geleneksel üretimi hala sürdürülmektedir. “Su zeyti” adı verilen bu yöntemle üretilen zeytinyağı ev halkının gereksinimini karşılamaya yöneliktir.
Akdeniz beslenme sisteminin diğer bir karakteristik yönünü deniz ürünleri oluşturur; ancak Akdeniz deniz ürünleri yönünden verimliliği düşük bir denizdir ve Doğu’ya doğru gidildikçe balık avı alanlarının da azaldığı görülür. Bu nedenle, Akdeniz mutfağı et yemekleri yönünden incelendiğinde, kebapların ve pidelerin egemen olduğu gözlenmiştir. Et, bulgur, pirinç gibi çeşitli tahıllarla ya da sebzelerle karışım halinde tüketilir. Simit kebabı, içli köfte, elbasan tava, tas kebabı, patlıcan kebabı, orman kebabı, dolmalar, etli sebze yemekleri bunlara örnektir.
Akdeniz iklimiyle yetişen turunçgillerin dışında, anavatanının Akdeniz olduğu belirtilen beyaz ve kırmızı pancar, pazı, bamya; Hindistan kaynaklı patlıcan ve salatalık Akdeniz’de tüketilen sebzelerden birkaçını oluşturur. Akdeniz bölgesindeki sebzelerin çoğu, kıymalı, kuşbaşı etli, soğanlı olarak su ile pişirildiği görülmektedir. Sebze yemeklerini sınıflandıracak olursak; etli sebze yemekleri (patlıcan karnıyarık ya da musakka vb.), kızartmalar ve diğer sebze yemekleri ile (patlıcan, kabak, biber kızartması vb. ) zeytinyağlı sebze yemekleridir.
1. Adana Mutfağı: Adana mutfağına hamur işleri, etli ve sebzeli yemekler hakimdir. Adana mutfağında maydanoz, nane, kırmızıbiber, kırmızı pul biber, sumak, karabiber, kimyon, süs biberi, kekik, nar ekşisi soğan, sarımsak vb. gibi tat vericilerin oldukça kullanılmaktadır. Ana yiyecek maddeleri ekmek, yufka, hamur işleri ile zengin kebap ve sebze çeşitleridir. Salça olarak evde yapılan biber salçası tercih edilir, kuyruk ve iç yağı yemeklerde kullanılır. Son zamanlarda koyun eti ile birlikte dana etinin kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Adana mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bulgurlu Çorba: Taze sağılmış sütün bulgurla kaynatılması ve üzerine naneli tereyağı eklenmesiyle yapılmaktadır.
Adana Kebabı: Adana kebabı makine kıymasıyla değil, pala benzeri bir araç olan zırhla doğranmış kuzu etinden yapılmaktadır. Kuyruk yağı, tuz ve pul biber ile yoğurulan kıyma şişe dizilerek kömür ateşinde pişirilmektedir. Adana kebabına soğan eklenmemektedir.
Şalgam Suyu: İalgamın çorbası ve dolması dışında en çok turşusu yapılır ve özellikle suyu kebapların yanında tüketilmektedir.
2. Isparta Mutfağı: Isparta’da çorbalar pişirildikten sonra üzerine kızdırılmış tereyağı, nane ve kırmızı biber dökülür. Bulgur çorbası, ıspanak çorbası, miyana, oğmaç, sakalı sarkan çorbası, topalak çorbası gibi çorbalar sıklıkla pişirilmektedir. Et yemekleri sebze, yoğurt, pirinç ve bulgurla beraber yapılmaktadır. Yörede yetişen bütün sebzelerin yemekleri etli ve etsiz olmak üzere iki şekilde pişirilir. Ispanak, kabak ve bakla gibi sebzelerin yoğurtla yapılan yemeklerine borani adı verilir. Yazın kurutulup kışın yenen bakla, bamya, kabak, fasulye, patlıcan, biber önce sıcak suda haşlanır, bir süre soğuk suda bekletildikten sonra kullanılır. Yörede su kaynaklarının ve gölün olmasından dolayı balık yemekleri de yapılır. Eğirdir gölünden dişli, sıraz, sazan gibi balıklar avlanmaktadır. Balıklar genellikle yağda kızartılarak yenmektedir. Balık dolması ve balık yahnisi yöreye özgü balık yemeklerindendir. Yörede madımak, semiz, ebe gümeci, ibrahim, tavuk kursağı, ümmü, sirken, ısırgan, kuzukulağı, toklu başı, pancarlık, labada gibi yöresel adlarla bilinen otlar kırlardan toplanarak yağ, soğan ve kıymayla pişirilir. Bölgeye özgü bazı hamur tatlıları, samsa, tosmankara, mafiş, süt tatlıları ise zerde, höşmerimdir. Bunlardan başka haşhaş helvası, karga beyni ve derdimi alan gibi tatlılar da yapılmaktadır. Isparta mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Keşkek: Dibeklerde kepeği soyulmuş buğday az su ile kazanlarda haşlanır. İçerisine kurumuş kaburga etleri konur, yumuşayınca et kemiklerinden sıyrılır ve buğdayla dövülerek karıştırılır. Üzerine tereyağı ve salça eklenir.
Samsa: Yumurta, un, su, tuz ile hamur yoğrulup yufka gibi ince açılır. 10 cm genişliğinde şeritler halinde kesilir. Bir köşesine ezilmiş ceviz, tarçın ve toz şeker veya pekmez konur. Sonra küçük kareler halinde katlanır ve ağzı bastırılarak pişirilir. 15-20 dk kadar bir çarşaf üzerinde nem gidinceye kadar bekletilir ve şişe dizilerek yağda kızartılır. Üzerine şerbeti dökülür.

B. Karadeniz Bölgesi
Karadeniz halkının büyük bir kısmı gelirini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye mısır üretiminin %45’i, fındık üretiminin %80’inden fazlası, çay üretiminin %65’i Karadeniz bölgesinden sağlanmaktadır. Pirinç, fasulye, ayçiçeği, soğan, patates, elma, tütün diğer en önemli ürünleridir. Karadeniz bölgesinin en önemli hayvansal gelir kaynağını balıkçılık oluşturmasına rağmen iç bölgelerde balık tüketimi sınırlıdır. Hatta sahilden yalnızca 20- 30 kilometre içeride bulunan ilçelerin köylerinde bile deniz balıkları nadiren tüketilmektedir. Karadeniz bölgesinde balık başta olmak üzere mısır, mısır unundan yapılan yiyecekler, kara lahana, taze ve kuru fasulye, patates ve pirinç en çok tüketilen yiyeceklerdir. Çorbalar kıyı ve iç bölgelerde farklılık göstermektedir. Kıyılarda balık, kara lahana ve yöre otlarıyla yapılan çorbalar; iç bölge şehirlerinde tarhana türleri daha yaygındır. Et ve kümes hayvanları klasik mutfak ile aynı özellikleri taşımakta, kümes hayvanları bölgenin batı bölümünde böreklerde de kullanılmasıyla farklılık göstermektedir. Deniz ürünlerinden hamsi başta olmak üzere balık, çorbadan pilavlara, böreklere kadar çok çeşitli yemeklerin yapımında kullanılmaktadır. Yıl boyunca tüketilen gelenekselleşmiş hamsi yemeklerine hamsili içli tava, hamsili pide, hamsili pilav, hamsili börek, hamsi köftesi, hamsi buğulama, hamsi tava, hamsi çorbası ve hamsi kuşu örnek olarak verilebilir. Bakla kıyılarak sarma ve dolma içi olarak kullanılmaktadır. Karadeniz’e özgü pirinçli bir sebze yemeği olan dibleler, her tür sebze ve otla yapılmaktadır. Sebzeler mıhlama ve ezme olarak da değerlendirilmektedir. Yenebilen yabani otlar ve mantar türleri çorbadan böreğe her yerde kullanılmaktadır. Zılbıt kavurması ve sakarca kayganası bu yemeklere örnektir. Bolu’da paşa pilavı olarak adlandırılan patates salatası tüm bölgenin salatasıdır. Tatlılar incelendiğinde; Rize’nin ünlü laz böreği ile birlikte baklava ve helva türlerine rastlanmaktadır. Bölgede sütün son derece lezzetli olması sütlü tatlılara ayrı bir özellik katmaktadır. Mısır ekmeği fırında, tavada, pilekide yapılan türleriyle oldukça fazla kullanılmaktadır. Muhlama ve kuymak ise yörenin çok ünlü iki yiyeceği olup, doğuda daha fazla olmak kaydıyla tüm bölgede yapılmaktadır. Karadeniz mutfağına ait özellikler genel hatlarıyla özetlendiği gibidir. Bu bölgeye ait bir ilimiz olan Rize’nin mutfağını örnek olarak verecek olursak; birçok bölgede birinci yemek olarak tüketilen çorbaların Rize’de pek fazla bilinmediği görülür. Sofraya önden sıcak olarak getirilen yemekler genellikle turşu kavurması ve muhlama gibi yemeklerdir. Bazı çorba benzeri manca adı verilen sulu yemekler ise genellikle bu tava yemeklerinden sonra tüketilmektedirler. Yöreye özgü hamsili yiyeceklerin başında hamsili ekmek, hamsili pilav, hamsi çığırtası, hamsi köftesi ve kiremitte hamsi gelmektedir. Rize mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Muhlama: Yuvarlak, yassı, yağsız, tuzlu ve sert Rize peyniri küçük parçalar halinde doğranarak suya konur. Mısır unu tereyağında kavrularak su katılıp pişirilir. Kaynamaya yakın peynirler eklenerek muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırılır.
Hamsikoli (Hamsili Ekmek): Kılçıkları ayrılan hamsilerin pazı, taze soğan, kuru soğan, pırasa yaprağı, mısır unu, iç yağı, tereyağı ve nane ile plekide pişirilmesi ile yapılır. Hamura su yerine kaymak süt ve yumurta katılırsa daha lezzetli olduğu söylenmektedir.
Pepeçura: Siyah üzümlerin şırası alınarak kaynatılır ve üzerine mısır unu ve gerekirse şeker eklenerek soğuk servis edilir.

C. Ege Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler seçilen birkaç ilimizin mutfakları irdelenerek verilmiştir. İllerin seçiminde bulundukları bölümler göz önüne alınmıştır. Ege bölümünden İzmir ili örneği, İç Batı Anadolu bölümünden Kütahya ve Afyonkarahisar illeri örnek olarak seçilmiştir.
1. İzmir mutfağı: Zeytinyağlı yemeklerin ve salataların ön plana çıktığı İzmir mutfağında arapsaçı, hindiba, labada, kümülez, radika, dalgan, sarmaşık, keme dikeni, şevketi bostan, turpotu, ebegümeci, hardalotu, roka, tere ve çibes gibi otlar yemeği yapılan veya yemeğe lezzet katmak için eklenen yiyecekler arasındadır. İzmir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Dalyan Böreği: Taze soğan, taze sarımsak, ısırgan otu incecik doğranır, lor peyniri, yumurta sarısı ve süt ile karıştırılır. Yufkanın içine serpilerek rulo şeklinde sarılır. Üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına verilir.
İzmir Köfte: Et iyice dövüldükten sonra soğan suyu, tuz, karabiber, ekmek içi, yumurta ve çeşitli baharatlar ile yoğrulup küçük parçalar halinde yağda kızartılır. Üzerine domates konularak pişirilir (20).
2. Kütahya Mutfağı: Kütahya’da tarımda tahılların yaygın olmasından ötürü hamur işleri ve bulgur işleri, hayvancılığın ön planda olmasından dolayı da et ürünleri dolayısıyla etli yemek türleri yaygındır. Küp eti, güveç, yahni, kavurma ve köfteler, labada, lahana, yaprak sarmaları, domates, biber, patates, patlıcan dolmaları yurdun diğer köşelerindeki gibi etli yemekleri oluşturur. Kütahya’da çorbaların özel bir yeri vardır. Kızılcık tarhanası, miyane çorbası, oğmaç, teke ve sıkıcık çorbaları ile tutmaç çorbası hem kışın hem de oruç ayı ramazanda sofralara ilk gelen yiyeceklerdendir. Ev makarnası denen erişte, bulgur ve tarhana yörede en çok tüketilen yiyecekler arasındadır. Yazdan biber, fasulye, patlıcan gibi sebzelerin kurutulması geleneği hala sürmektedir. Yerli halk sebze kurutması yanında salça, erişte, bulgur, nişasta, tarhana, turşu gibi genel tüketim maddelerini evde kendileri hazırlamaktadır. Haşhaşlı, şibit denen saç pidesi beslenmedeki değişime karşın hala yaygın olarak yapılmaktadır. Kütahya’da böreklerde oldukça çeşitlilik görülmektedir. Haşhaşlı ekmek, gökçemen hamursuzu, parmak pide, gözleme, tereyağlı şibit, su böreği, mantı çeşitleri, cimcik, hamur işlerinin en sevilenleridir. Günlük yiyecekler arasında tarhana ve bulgur önemli bir yer tutar. Ayrıca kızılcık tarhanası yapılmaktadır. Kütahya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kızılcık Tarhanası: Ergin kızılcıklar haşlama suyuna sıvı yağ ve tuz konularak haşlanır. Un teknelere dökülür. Kızılcık eriyince teknelere dökülür. Kızılcıklar ve un katılaşıncaya kadar karıştırılırarak yoğrulur. Sonra beyaz bir bez üzerine ufak parçalar halinde serilerek terasta, güneşte kurutulmaya bırakılır. Sonra kalburdan geçirilir, tekrardan güneşte kurutulur. Diğer tarhana gibi bekletilmez.
3. Afyonkarahisar Mutfağı: Tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu ilde bu durum çeşit olarak yöresel yemeklere de yansımaktadır. Afyon yöresi yemekleri incelendiğinde; et yemekleri, hamur işleri ve sebze yemeklerinin yaygın olarak yapıldığı görülmektedir. Bölgeye özgü bazı ürünlerin (örneğin haşhaş) yöre yemeklerinde yoğun olarak kullanılması çeşit zenginliğinin oluşmasında etkilidir. Afyon mutfağının genel özellikleri şu şekilde sıralanabilir: Haşhaş ve haşhaş yağı (özellikle hamur işlerinde) yaygın olarak kullanılır. Yöresel yemeklerde et kullanımı yaygındır. Afyon mutfağında et yemekleri kendi yağı ile pişirilir. Ayrıca yağ ilavesi yapılmaz. Yörede buğdaydan elde edilen göce, düğü (ince çekilmiş bulgur) ve nohut yemeklerde en çok kullanılan yiyeceklerdir. Örneğin nohut bütün musakkalara katılır. Yemeklerde iç ya da böbrek yağından sızdırılarak yapılan “don yağı” kullanılır. Hamur işleri Afyon mutfağında önemli yere sahiptir. Çoğunlukla haşhaş ilavesi ile hazırlanan hamur işlerinde, başta mercimek olmak üzere peynir, patates ve kıyma iç malzemesi olarak kullanılır. Afyon mutfağında birçok sebzenin yemeği yapılmaktadır. Patlıcan, kabak, pırasa ve maydanoz musakkası yapılan sebzelerdir. Patlıcan önemli bir yere sahiptir ve 20’den fazla çeşitte yemeği yapılmaktadır. Bunlardan patlıcan böreği Afyon’a özgü bir yemektir. Kaymak, Afyon’a özgü bir üründür ve Afyon mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alır. Kaymak, bal ve reçel ile kahvaltılık olarak tüketildiği gibi meyvelerden yapılan tatlılar ile birlikte ekmek kadayıfında da kullanılır. Afyon’da sade pilav pek yapılmaz. Pilavlar domates, havuç, patlıcan gibi sebzelerle veya mercimek, nohut gibi kuru baklagillerle birlikte pişirilir.

D. İç Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler bölgenin Yukarı Kızılırmak bölümünden Sivas ili örneği, Yukarı Sakarya bölümünden Eskişehir ili örneği ve Konya bölümünden Konya ili örneği verilerek incelenmiştir.
1. Sivas Mutfağı: Sivas’da bilinen çorbalar içerisinde kışın en çok peskütan çorbası, bahar ve yaz aylarında ise pancar çorbası tüketilmektedir. Bu çorbalar dışında keş, toyga, kesme, urumeli (tarhana), katıklı çorba gibi daha birçok çorba çeşidi bulunmaktadır. Koyun etine dayanan Türk mutfağının bu özelliğini Sivas mutfağında da görmek mümkündür. Sığır ve dana etleri daha çok sucuk ve pastırma yapımında kullanılmaktadır. Sivas’da etle yapılan yemekler; sebzeli et, Sivas tavası, soğanlı et, pehli, çirli et ve söğüş gibi yemeklerdir. Yurdumuzun hemen her tarafında yetişebilen yaz ve kış mevsimlerine ait sebzelerle, baharda başta madımak olmak üzere kendiliğinden yetişen evelik, ebegümeci, ısırgan, gelin parmağı gibi otlarla yapılan yemekler Sivas’ın sebze yemeklerini oluşturmaktadır. Sivas mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Peskütan Çorbası: Yeterli peskütan su ile karıştırılıp ayran kıvamına getirildikten sonra yarma, yeşil mercimek ve kemikli kıyma atılıp tuzu ile pişirilir. Üzerine yağ, soğan ve nane karışımı eklenir.
2. Eskişehir Mutfağı: Eskişehir mutfağında beslenmenin temelini buğdaydan elde edilen ürünler oluşturmaktadır. Ebegümeci, kuzukulağı, madımak gibi yöresel sebzeler ise zeytinyağı ile pişirildiği gibi etli yemeklere lezzet verilmesi için de kullanılmaktadır. Hamur işleri açısından zengin bir yemek kültürüne sahip Eskişehir, çiğ börek, gözleme ve bükme ile ünlüdür. Eskişehir mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çiğ Börek: Kıyma, soğan, domates, karabiber, yeşil biber, maydanoz ve tuz ile hazırlanan iç malzemesinin, el ile açılan küçük ve ince hamur parçalarına konulup kızartılmasıyla elde edilir.
Ekmek Uğması: Bayat ekmeğin küçük parçalar halinde soğan, margarin ve tereyağı ile kavrulduktan sonra üzerine süt ve yumurta ilave edilmesiyle hazırlanır.
3. Konya Mutfağı: Çok zengin bir beslenme kültürüne sahip Konya mutfağına genellikle kuzu ve koyun etinden yapılan yemekler ile hamur işleri hakimdir. Konya mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Etli Ekmek: Orta yağlı kıyma, soğan, domates, biber ve maydanozdan oluşan karışım pide hamuru üzerine yayılarak fırına sürülür. Kıyma yerine ince kıyılmış et ile hazırlananına ise bıçak arası adı verilir.
Tirit: Kemikli koyun ve kuzu eti su ile kaynatılarak et suyu bayat ekmek veya pide parçalarının üzerine dökülür. Soğan ve kıyma karışımı ekmeklerin üzerine konarak sarımsaklı ya da sade yoğurt ile kızdırılmış tereyağı dökülerek servis edilir.

E. Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler ise, Gaziantep ve Şanlıurfa illerimizin mutfak kültürleri incelenerek verilmiştir.
1. Gaziantep Mutfağı: Gaziantep yemekleri çok ve çeşitlidir. Bunda, tarih ve coğrafyasının etkisi vardır. Bu kentin sofralarında, yurdun öbür yörelerinde yapılmakta olan kimi et, sebze, hamur yemeklerinden başka, ata yurdundan göçüp gelirken birlikte getirip korudukları yemeklerle, güney komşumuz Suriye’den geçmiş olanlar da yer almaktadır. Karakavurma, borani, sarıksak aşı, pişi, börek çorbası veya diğer adıyla tutmaç, birinciye; bulgur ve etle yapılan yemekler ile kimi tatlılar ikinciye örnektir. Gaziantep’te yemek türü çokluğunun bir nedeni de yapılış yöntemlerinin ve kullanılan gereçlerin çeşitli olmasındandır. Yemeklerinde hasbir adı verilen safran, tarhın denilen bir nane türü, yoğurt, kırmızıbiber, sarımsak önemli yer tutar. Ayrıca kimi meyvelerden, yerel sebze ve bitkilerden, yemek türleri ortaya çıkarılmıştır. Gaziantep’te 18 tür çorba saptanmıştır. Çorbalar pişirildikten sonra yüzlerine, yakılmış sade yağ ile nane, kırmızıbiber, karabiber, hasbir konur. Bunlar çorbanın türüne göre değişir. Bu çorbalar içine giren nesnelere göre mercimek, malhıta, maş, lebeniye, pirinç, un çorbaları, döğmeli alaca çorba, yoğurtlu döğme çorbası, öz çorbası, tarhana, tavuk, börek, bulgur, püsürük, uyduruk, muni, aşure, şehriye çorbaları şeklinde adlandırılır. Gaziantep’de yapılan sebze yemekleri yoğurtlu sebze yemekleri ve salçalı sebze yemekleri olarak ayrılmaktadır. Yoğurtlu sebze yemeklerinde ve yoğurdun girdiği çorbalarda, yoğurt içine bir iki yumurta kırıldıktan sonra kullanılır. Yoğurtlu sebze yemeklerinin eti haşlanmak suretiyle hazırlanır. Yoğurtla karıştırıldıktan sonra yanmış sadeyağla nane veya haspir de konulur. Bu tür yemeklerin başlıcaları patates, keme, kuru ve taze fasulye, bakla, soğan, sarımsak, tüylü acurun çekirdeksiz bölümü, çiğdem, badem çağlası gibi sebzelerle yapılırlar. Salçalı, etli sebze yemekleri “tava” genel adıyla anılır. Yapıldığı sebzeye göre, patates, keme, bakla, fasulye, sarımsak, çiğdem, kenger, bamya, lolaz, kabuğu sertleşmemiş ceviz, erik, domates tavaları gibi isim alır. Kabak ve patlıcanla yapılan salçalısına musakka denir. Bir de yarım tava, unutbeni, etli salçalı yemek arasındadır. Bu yemeklerde kuşbaşı da kıyma da kullanılır. Gaziantep’te bulgur ve pirincin yanında olgunlaşan buğdayların ateşte ütülmesiyle elde edilen ve “firik” denilen bir tür bulgurdan da pilav yapılır. Her üç maddeden yapılan pilavlar etin türüne ve içine konan başka yiyeceklere göre adlandırılırlar. Gaziantep’de baklava ve sarığıburması en çok yapılan iki şerbetli tatlılardır. Gaziantep mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Çağla Aşı: Çağlaların çekirdekleri çıkartılıp 5 dk kaynatıldıktan sonra soğuk suya konarak birkaç saat bekletilir. Başka bir yerde kaynatılan parça etin üzerine nohut ve tuz eklendikten sonra çağlalar katılır. Yoğurt, yumurta ve zeytinyağı bir tarafta pişirilir ve yemeğe eklenir. Üzerine kızdırılmış yağ, karabiber ve haspir dökülür.
2. Şanlıurfa Mutfağı: Sebze kullanımının sınırlı olduğu kent mutfağında, yabancı yiyecekler olarak nitelenen domatese “frenk”, patlıcana ise “frenk balcanı” adı verilir. Urfa mutfağı yağ ve baharat kullanımı açısından Arap mutfağından etkilenmiştir. Urfa’nın ünlü çiğköftesi ve kebabı başta olmak üzere hemen hemen her yemekte kullanılan en değerli baharat isottur. Şanlıurfa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Bostana: Domates, yeşil biber, isot, yeşil soğan, maydanoz, semizotu (pirpirim), taze nane ve nar pekmezi ile karıştırılarak hazırlanan bir salata çeşididir.
Şıllık: Sıra gecelerinde çiğ köfteden sonra ikram edilir. Un, ceviz içi, şeker ve yağ ile hazırlanıp sacda pişirilerek üzerine şerbet dökülen bir tür tatlıdır.

F. Doğu Anadolu Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Erzurum-Kars bölümünden Erzurum ili örneği, Yukarı Murat-Van bölümünden Van ili örneği seçilerek verilmiştir.
1. Erzurum Mutfağı: Erzurum’un mutfak kültürünün şekillenmesinde İpek yolu üzerinde bulunmasının yanı sıra iklim koşulları da etkili olmuştur. Geleneksel mutfak kültüründe et, bakliyat, tahıl, hayvansal yağlar, kurutulmuş sebze ve meyveler önem kazanmıştır. Erzurum’da yaz kış tüm sebzeler etle pişirilmektedir. Koyun eti kuşbaşı ve kemikli et olarak, sığır eti ise kıyma olarak kullanılmaktadır. Son yirmi yılda tekrar önem kazanan çağ kebabı kuzu etinden yapılan bir tür et dönerdir. Erzurum’da da tüm bölge şehirlerinde olduğu gibi yemeklerde kullanılan taze sebze dışında kurutulmuş veya salamurası yapılmış sebze ve meyveler de kullanılmaktadır. Kurutulan sebzelerin başında taze fasulye gelmektedir. Yeşil fasulyenin dışında, evelik, kızılca, mananık, ebe gümeci, madımak (kuşekmeği) gibi yeşillikler de gölgede kurutularak saklanır. Erzurum mutfağında kahvaltıda mutlaka tandırda yapılan Erzurum ketesi ve Erzurum pastası denilen hamur işleri bulunur. Ketenin özelliği içerisine un kokusu gidinceye kadar tereyağı ile pembeleştirmeden kavrulan unun konulmasıdır. Erzurum’a özgü bir diğer hamur işi ise kadayıf dolmasıdır. Normal kadayıftan daha nemli hazırlanan kadayıfın içerisine dövülmüş ceviz konarak sarma gibi sarılan ve yumurtaya batırılıp kızartılan bu kadayıf türü eskiden yalnızca evlerde yapılırken şuan ticari olarak da yapılmaktadır.
2. Van Mutfağı: Başlıca geçim kaynağı hayvancılık olduğu için et ve süt ürünleriyle biçimlenen beslenme, 1970’lerden sonra karayolu bağlantısının sağlamlaştırılmasıyla sebze yönünden de zenginlik kazanmıştır. Ancak, Van kuru ve soğuk bir iklime sahip olduğu için evde hazırlanan peynir, keşkek, kavurma gibi yiyecekler kilerde, daha çok toprağa gömülerek; turp, lahana ve havuç gibi sebzeler ise daha çok kuyulama yöntemi ile serin ve karanlık yerlerde muhafaza edilmektedir. Van’da evin bir köşesini oluşturan tandır evinde lavaş ve taptapa denilen ev ekmekleri günümüzde de hala pişirilmektedir. Van’da özellikle Nisan ve Mayıs aylarında gölden çıkarılan balıklarla balık tüketimi artmaktadır. Van balığı ve inci kefali gibi balıklar genellikle bulgur, yoğurt ve salçayla yapılan ayran aşıyla birlikte tüketilmektedir. Doğu Anadolu’nun kimi yörelerinde de yapılan otlu peynir Van mutfağı ile anılmaktadır. Otlu peynir koyun sütü ve özel peynir mayası ile yörede yetişen otların karışımıyla yapılmaktadır. Bu otlar; yabanıl sarımsak (sırma), dağnanesi, Mustafa çiçeği (mendo), maydanoz, kekik, helis (çaşur), manda ve hotoz gibi taze otlardır. Van mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Kavut: Taze kavrulmuş buğdayın çekilip öğütülerek tereyağında kavrulup bulamaç haline getirilmesiyle hazırlanır. İsteğe göre içine yumurta kırılabilir.
Çatçingir: Sengeser ve kelledos isimleriyle anılan türleri vardır. Sengeser’de kavurma soğanla su eklenerek yeniden kavrulur ve ayrı bir ateşte hazırlanan mercimek, kurutulmuş kaymak ve süzülmüş yoğurta eklenerek pişirilir. Kellodos’da ise kavurma bol soğanla kavrulur ve su eklenir. Parçalanmış lavaş ekmekleri ve ceviz üzerine dökülür.

G. Marmara Bölgesi
Bu bölgemizin mutfak kültürüne ait özellikler, Güney Marmara bölümünden Bursa ili örneği ve Ergene bölümünden Tekirdağ ili örneği seçilerek incelenmiştir.
1. Bursa Mutfağı: Yeşil Bursa olarak anılan yörede sebze ve meyve tarımı gelişmiş olsa da et ve etli yemekler ön plandadır. Bulgur, erişte, tarhana ve kuskus ise etin yanında garnitür olarak kullanılmaktadır. Bursa, İskender kebabı, birçok yörede pişirilen ancak yöresel bir yemek olan İnegöl köftesi ve kestane şekeri ile ünlüdür. Bursa mutfağına ait bazı yöresel yemekler;
Gavata: Yeşil domatese benzeyen bir sebze olan gavata doğranıp haşlanır ve soğanla kavrulan koyun etine katılır.
İnegöl Köfte: İçine baharat, ekmek, maydanoz, yumurta katılmadan yalnızca kıyma ve kuru soğan ile yapılan köfte yoğurulduktan sonra buzdolabında dört gün bekletilerek pişirilmektedir.
2. Tekirdağ Mutfağı: Keşkek, kesme makarna, kuskus, tarhana gibi Anadolu’ya özgü yemeklerin yanı sıra; Trakya’nın tatlı türleri ve meyveler de beslenmeyi çeşitlendirmektedir. Karadeniz’de olduğu gibi mısır unu Trakya mutfağında da önemli bir yere sahiptir. Mısır unu ve lahana ile yapılan mısır unu dolması, pırasayla yapılan pireşe, ıspanakla yapılan zennig yöreye özgü yemeklerdendir. Tekirdağ’da, üzümden elde edilen şıranın içine irmik atılıp koyulaştırılarak üzerine dövülmüş karanfil serpilip şıra tarhanası elde edilmektedir. Tekirdağ mutfağına ait bazı yöresel yemekler; Tekirdağ Köftesi: Dana etinin kaburga kısmından yapılan kıymaya rendelenmiş kuru soğan, ekmek ve yumurta ilave edilerek hamur gibi yoğurulur. Üzerine baharat ve tuz eklenerek yuvarlak köfteler şeklinde yağlı tavada kızartılır.
Elbasan Tava: Et haşlanır ve üzerine yoğurt, yumurta, tuz ve karabiber sosu dökülerek fırına verilir.
Papaz Mancası: Közlenmiş patlıcan, yeşil biber ve domates ezilir ve üzerine zeytinyağı ile maydanoz eklenir.

Burdur mutfak kültürü


Burdur mutfak kültüründe dağlık ormanlık alanlardan toplanan kekik, nane gibi hoş kokulu bitkilerle hazırlanan et yemekleri yaygın. Keçi etinden yapılan Burdur şiş kebabının ünü kent sınırlarını aşmış. Et, balık, sebze çeşitliliği yöre mutfağına zenginlik katıyor. Burdur'un yöresel yemeklerinden; testi kebabı, Burdur şiş, kabak helvası, ceviz ezmesi, ceviz helvası, Burdur muhallebisini sayabiliriz. Yörede özel günlerde ve davetlerde et suyundan pişirilmiş, pirinç çorbası, soğan kazan eti veya pirinç pilavı, sac kebabı, sac böreği, et böreği ve katmer yapılır. Kışlık yiyecek yapımı arasında; pekmez, salça, reçel, turşu, bulgur, tarhana, zeytin, salamura, pestil yer alır. Ayrıca, bamya, patlıcan, biber gibi sebzeler kurutularak iplere dizilir ve kışın yenir. Bu sebzelerden konserve de yapılır. Ayrıca makarna ve erişte kesme de yaygındır. Burdur ve çevresinde hamur işleri de mutfak kültüründe önemli bir yere sahip. Peynirli, patatesli, kıymalı ve karışık gözleme çeşitleri, tahinli, haşhaşlı, gömbe, katmer, pişi ve pideler yapılır. Bunlar daha çok kandil, bayram, doğum gibi özel günlerde hazırlanan yemek çeşitleri. Yörede sütten ve yoğurttan; peynir, çökelek, höşmerim, tereyağı, süzme yoğurt, yoğurtlu çorba, ıspanak türü sebzeler haşlanarak yoğurtlu yemekleri, patates veya makarna haşlanarak borana yapılıyor. Borana, süzme veya koyu yoğurt, tereyağı, biber, sarımsak, patates, haşlanmış yumurta ile yapılan bir yemek türü. Yörede çeşitli şifalı olduğuna inanılan ot, sebze ve meyveler hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Örneğin; ayva yaprağı iyice yıkanır, su ile kaynatılır. İçine şeker koymadan içilir. İnanışa göre öksürüğe iyi gelirmiş.

Çımşıpe (Şırnak)


Soğan
Patlıcan
Domates
Kabak
Pancar
Asma Yaprağı
Pirinç
Kıyma

Günümüzde dolma diye anılan yemeğin yöremizdeki adıdır. Soğan, patlıcan, domates, kabaklar açılır ve oyulur. Pancar veya asma yaprakları hazırlanır. Pirinç ile kıyma yıkanıp karıştırılır, baharatlanır. Adı geçen sebzelere doldurulur. Tencereye dizilip, pişirilir. Servis yapılır.

Çiçek Dolma


Malzemeler:
30-35 ad. kabak çiçeği,
300 gr. koyun kıyması,
1 soğan,
3 domates,
yarım demet maydanoz,
yarım su bardağı pirinç,
4 çorba kaşığı margarin,
1 tatlı kaşığı domates salçası,
1 çay kaşığı karabiber,
1 çay bardağı su
yeterince tuz.

Hazırlanışı:
Kabak çiçeklerini yırtmadan temizce yıkayalım. Uygun bir kaba kıymayı, doğranmış soğanları, rendelenmiş domatesleri, yıkanmış pirinci, 1 çay bardağı suyu, 1 kaşık margarini, tuzu ve ince kıyılmış maydanozu koyup, hepsini birlikte karıştıralım. Ayrı bir tencerede kalan yağı eritip, salçayı katarak ezelim. Hazırladığımız harcı kabak çiçeklerinin içine doldurup, çiçeğin yapraklarını içe doğru kapatalım. Yağ ile birlikte hazırladığımız salçalı tencereye dizelim. Üzerini bir tabak ile örterek dolmaların seviyesine kadar su ilave edip hafif ateşte pişirelim.


ML® Kabak Gondolu için tıklayın


Çiftçi Çorbası


1'er adet havuç, kabak, kereviz, pırasa ve patates
Yarımşar çay bardağı pirinç, bulgur ve kırmızı mercimek
2'şer çorba kaşığı un ve salça
1 çay kaşığı nane
Yarım su bardağı sıvıyağ

Sebzeleri minik küpler halinde doğrayıp, haşlayın. Pirinç, bulgur ve mercimeği de yarı yarıya pişirin. Sıvıyağı derince bir tencereye alın. Unu ekleyip, pembeleşene kadar kavurun. Salça ve naneyi ilave edin. Bir su bardağı su ekleyip, karıştırın. Sebzeleri ve yarı haşlanmış tahılları haşlama suyuyla birlikte tencereye ekleyin. Tuzunu ayarlayıp, bir ya da iki taşım kaynatın.

Çiğden Kabak Çiçeği Dolması


50-60 adet kabak çiçeği
1,5 su bardağı yıkanmış pirinç
Yarımşar demet kıyılmış dereotu, maydanoz
1 adet kuru soğan
1 adet rende domates
1 tatlı kaşığı tuz
2 su bardağı su
1 çay bardağı zeytinyağı

Pirinç, maydanoz, dereotu, domates, tuz karıştırılır. Sabah erken saate toplanmış kabak çiçeklerinin yarısına kadar doldurulur. Ucu bükülerek tencereye sıkı sıkı dizilir. Üzerine su eklenir. Bir porselen tabak kapatıldıktan sonra tencerenin kapağı kaptılır. Orta ateşte 20 dakika kadar pişirilir. Ateşten alınınca hemen zeytinyağı gezdirilir. Ilıyınca servise sunulur.

ÇİĞDEN ZEYTİNYAĞLI KABAK DOLMASI


1 kg. kalın kabak
1 Demet nane (veya 1 çorba kaşığı kuru nane)
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Çorba kaşığı kuş üzümü
1 Çay kaşığı şeker
1 Çay kaşığı yenibahar
1 Çay kaşığı tarçın

Kabakları kazıyıp, yıkayınız, ortadan ikiye ya da üçe keserek, her parçanın içini oyacakla oyunuz.
Soğanı incecik kıyıp derin bir kaba koyunuz. İçine kabukları soyulup küçük doğranmış domates, ince kıyılmış maydanoz ve nane, tuz, şeker, yenibahar, tarçın ilave edip biraz yoğurunuz. Pirinç, kuş üzümü, zeytinyağı katıp karıştırınız.
Kabakların içine sıkıca doldurunuz. Kabakların ağız kısımları yukarı gelmek üzere geniş bir tencereye yan yana diziniz, 1,5 su bardağı sıcak su ve 1/2 çay kaşığı, tuz ilâve ediniz. Hafif hararetli ısıda suyunu çekinceye kadar 30-35 dakika pişiriniz. Tenceresi ile soğutup servis tabağına yerleştiriniz.


ML® Sebzeli Kabak Dolması için tıklayın

Çiğden Zeytinyağlı Kabak Dolması


6 adet kabak
1 adet kuru soğan
1 su bardağı pirinç
Yarım demet dereotu
Yarım demet maydanoz
10-15 dal taze nane
2 adet domates
1 tatlı kaşığı domates salça
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
1,5 çay bardağı zeytinyağı

Soğan, maydanoz, dereotu, nane ince kıyılır. Diğer malzemelerle karıştırılır. Oyulmuş kabaklara gevşek doldurulur. Tencereye dizilir. Üzerine 1 su bardağı kadar sıcak su eklenir. Kapağı kapatılır. Orta ateşte yarım saat pişirlir.

Çikolata Soslu Enginarlı Muffin


100 Gr Sana Klasik
1 Çorba Kaşığı un
4 Adet havuç
6 Adet enginar
2 Adet kabak
1 Çorba Kaşığı limon suyu
3 Adet Domates
400 gr kuzu kuşbaşı
1 Çorba Kaşığı domates salça
2 Adet soğan

Enginarları temizleyip doğrayın. Limonlu suda iyice yumuşayana kadar haşlayın. Süzüp çatalla ezerek püre yapın. Oda ısısında bekletilmiş yağını çukur bir kaba alın. Tozşekeri ekleyip mikserle krema olana kadar çırpın. Un, pirinç unu ve kabartma tozunu ilave edip karıştırın. Süt ve yumurtayı ekleyip pütürsüz bir hamur elde edinceye kadar çırpın. Ceviz ve enginar püresini ilave edip tahta kaşıkla alttan üste doğru karıştırın. Hamuru yağlanmış muffin kalıplarına üstten bir parmak boşluk kalacak şekilde paylaştırın. Önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 15 dakika pişirin. Çikolataları ayrı kaplarda benmari usulü eritin. Keklerin üzerine bitter çikolata sürüp katılaşana kadar bekletin. Üzerine beyaz çikolatayı ip gibi akıtarak şekiller çizin.

Çin Usulü Sebzeli Dana Kızartması


Malzeme
- 500 g dana eti (Şeritler halinde kesilmiş)
- 2 adet pırasa
- 2 adet havuç
- Soya filizi (1 kutu)
- 2 adet dolmalık biber
- 2 adet kabak
- 2 adet çarliston biber
- 1 adet kuru soğan
- 4-5 yemek kaşığı sıvı Sana
- 3-4 diş sarımsak
- 1 tatlı kaşığı köri
- 1 çay kaşığı susam yağı
- 2 yemek kaşığı soya sosu
- 1 yemek kaşığı bal
- 1 tatlı kaşığı pirinç sirkesi
- 2-3 adet kakule
- 1 yemek kaşığı istiridye sos
- Kök zencefil
- Tuz ve karabiber

Hazırlanışı
Çarliston biberi, dolmalık biberi,pırasayı, kabağı, kuru soğanı ve sarımsakları kıyın.
Kakuleyi ayıklayın.
Wok tencerede 3 yemek kaşığı sıvı Sana'yı eritip etleri ilave edin, etler suyunu salıp çekinceye kadar kavurun.Suyunu çeken etleri başka bir kaba alın.
Wok tencereye kalan sıvı Sana'yı koyarak eritin,Köriyi ilave edip kokusu çıkana kadar kavurduktan sonra pirinç sirkesi ve istiridye sosunu ilave edin.
Daha sonra sırasıyla kuru soğanı, pırasayı,biberleri,havucu ekleyip kavurun.Kırmızıbiberi, zencefil rendesini, kabakları, soya filizi ve soya sosunu ilave edip, biraz daha kavurun.
En son kavurup bir kenara bıraktığınız etleri ilave edip, tuz,karabiber ilavesiyle tatlandırın.
Ateşten indirmeden 1 çay kaşığı susam yağını gezdirin.
Sıcak olarak servis edin.

Çin Usulü Yumurtalı Pilav


Malzemeler:
2 adet dana biftek
100 gram sucuk
1 adet havuç
1 adet kabak
2 adet taze soğan
2 diş sarımsak
1 adet yumurta
15 gram margarin
1 çorba kaşığı sıvı yağ
Soya sosu
1 kase haşlanmış pirinç

Hazırlanışı:
Biftekleri ve sucuğu ince şeritler halinde doğrayın. Havuç, kabak ve taze soğanları temizleyip kibrit çöpü şeklinde kesin sarımsakları soyup ezin. Yumurtayı bir kaseye kırıp çırpın. Margarini tavada kızdırıp yumurtayı karıştırarak pişirin ve küçük parçalara ayırın. Sıvı yağı tavada kızdırıp et ve sucukları kavurun. Kabak ve havuçları ekleyip hafifçe yumuşayana kadar kavurmaya devam edin. Taze soğan, sarımsak ve haşlanmış pirinci ilave edip unu 2-3 dakika daha kavurun. Tavayı ocaktan alıp yumurta ve soya sosunu ekleyin. Pilavı tahta kaşıkla harmanlayıp servis tabaklarına paylaştırın. Sıcak olarak servise sunun.


ML® Çin Pilavı için tıklayın


Çin Usulü Yumurtalı Pilav


1 adet yumurta
100 gr soğuk et
100 gr sucuk
1 adet havuç
1 adet kabak
2 adet taze soğan
2 diş sarmısak
1 kâse başlanmış pilav
15 gr LUNA (1 çorba kaşığı)
Ayrıca soya sosu

Yumurtayı çatalla çırpıp derin bir tavada kızdırılan Luna ile hızla karıştırarak ve küçük parçalara ayırarak pişirin ve bir tabağa alın. Küçük küçük doğranmış sucuk ve haşlanmış doğranmış soğuk eti tavaya alıp birlikte kavurun. Havuç ve kabağı ince ince doğrayın, tavada kavrulmakta olan sucuk ve ete ekleyip çok kuvvetli ateşte 1 dakika daha kavurun, ince kıyılmış yeşil soğan ve ince dilimlenmiş sarmısağı ekleyin. Haşlanmış pirinç ile birlikte pişirilmiş olan yumurtayı tavaya alın. Tüm malzemeyi iyice karıştırıp soya sosu ile birlikte servis yapın.

Not: Çinliler gibi sadece haşlayarak yendiğinde pirincin son derece düşük kalorili olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak haşlanmış pirincin bir üstünlüğü daha ııar, o da vücutta toplanan sıvıyı atmaya yardımcı olması. Çin yemeği hazırlarken başarının sırrı ateşin çok kuvvetli olmasıdır. Bu, sebzelerin dış yüzeyleri kavrulurken içlerinin diri kalmasını, böylece kendilerine has aromalarım ve lezzetlerini kaybetmemelerini mümkün kılar. Daha da önemlisi kuvvetli ısının yol açtığı kimyasal reaksiyonlar, renklerin daha canlı olmasını sağlar. Çin mutfağı tatlı çeşitleri açısından zengin değildir. Ender tatlılardan biri olan cevizli karamel iç cevizin yağ ve şeker ile kavrulması ile hazırlanır. Biberli yeşil zeytini ve mantarı çiğ olarak dilimleyip çok besleyici bir salata elde edebilirsiniz. Arzu ettiğiniz bir sos hazırlayıp salatayı servis yapmadan önce 15 dakika sosta bekletin.


Damat Dolması (Gaziantep)


http://gaziantepmutfagi.org

30 tane küçük kabak
400 g az yağlı kuzu kıyması
1 yemek kaşığı sadeyağ veya tereyağı
1½ kahve fincanı pirinç
3 yemek kaşığı iç kabuğu soyulmuş
Antep fıstığı
3 yemek kaşığı iç kabuğu soyulmuş
badem
2 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı yenibahar
1 çay kaşığı karabiber
½ çay kaşığı tarçın
1 tutam haspir
Kızartmak için sıvı yağ

Bu dolma, içine konan fıstıklı, bademli ve kuzu etli zengin harcı nedeniyle damat dolması olarak adlandırılmış.
Tarçın ve yenibahar ilâvesiyle ve içine soğan konmamasıyla diğer dolmalardan farklı bir tadı olan bu özel yemeği tatmak için düğün beklemeye veya damat olmaya gerek yok, sofranız zaten düğün sofrası gibi özel olacaktır.
Kabakları yıkayın.
Süslü görünmesi için çatalla veya tırtıklı bıçakla kabuklarını çizin.
İçlerini dibini delmemeye dikkat ederek çok ince olmayacak ve biraz etli kalacak şekilde oyun.
Kabakları yağda hafif kızartın.
Pirinci yıkayın, kaynar suya atın, bir iki taşım kaynatın ve süzgece boşaltın.
Kıymayı tavada yağla kavurun.
İçine fıstık ile bademi koyun ve birkaç kez birlikte çevirin.
Pirinç, karabiber, yenibahar, tuz, tarçın ve haspiri ekleyip iyice karıştırın.
Harcı kızarmış kabaklara doldurun.
Birbirinin arkasına gelecek şekilde tencereye dizin.
Dolmaların üstünü ancak geçecek gibi su ekleyin.
Tencerenin kapağını kapatın, kısık ateşte 45 dakika, suyunu büyük oranda çekip içi ve dışı yumuşayana kadar pişirin.
Ateşten aldıktan sonra servis yapmadan önce 10-15 dakika kadar demlendirin.


Dana Kıymalı Kabak Dolması


http://migros.com.tr

5 adet kabak
2 adet soğan
500 gr. dana kıyma
1 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı salça
2 yemek kaşığı margarin
1/2 demet dereotu
1 tutam nane
1 su bardağı salçalı su

1. 2 adet soğanı yemeklik doğrayın.
2. Kabakları ikiye bölüp dış kabuğu bir bıçak yardımıyla soyun.
3. Kabakların için kışıkla oyun ve içine, kıyma, soğan, Migros pirinç, nane, salça, karabiber ve tuzdan oluşan karışımı doldurun.
4. İçini doldurduğunuz kabakları derin bir tencereye koyun.
5. Dolmaların üzerine margarin ve dereotu yerleştirdikten sonra salçalı su ilave edin.


Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, ... 18, 19, 20  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Üyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Üyelik
Bölümler
Web Araçları
İletişim
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Türkçe
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mütevazı Lezzetler® İkramlar
Mütevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mütevazı Lezzetler® Çorbalar
Mütevazı Lezzetler® Pilavlar
Mütevazı Lezzetler® Videoları
Mütevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mütevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mütevazı Lezzetler® Türkçe
Mütevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mütevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mütevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2015 Bütün Hakları Saklıdır


Ankara Escort Balgat Escort Çankaya Escort Demetevler Escort Dikmen Escort Eryaman Escort Esat Escort Kızılay Escort Sınırsız Escort Eve Gelen Escort Otele Gelen Escort Ucuz Escort Yenimahalle Escort Cebeci Escort ankara escort rokettube