Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
110,386 Yemek Tarifine 4,235,919,358 defa bakıldı



fasulye önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 14, 15, 16 ... 117, 118, 119  Sonraki »
Buharda Taze Fasulyeli Somon


http://migros.com.tr

300 gr. somon
250 gr. fasulye
40 gr. kavrulmuş fındık
10 gr. kavrulmuş susam
25 ml. elma sirkesi
25 ml. zeytinyağı
1 limonun suyu
1 limonun kabuğu
Tuz

1. Somona tuz karabiber serptikten sonra tencerenin üzerine süzgeç koyup buharda on dakika pişirin.
2. Diğer taraftan taze fasulyeyi hiç kesmeden sıcak suda rengini kaybetmeden haşlayın ve daha sonra derin bir kasede fasulyeleri zeytinyağı, limon suyu ve elma sirkesi ile karıştırın.
3. Üzerine fındık ve susamları ekleyip servis ederken tabağın altına fasulyeleri ve üzerine de somonu yerleştirin.


Buharda Türlü


MALZEMELER
2 adet kabak
2 adet havuç
15 adet taze fasulye
10 adet mantar
2 adet domates
2 adet patates
4 adet sivri biber
1 adet soğan
3 dişsarımsak
2 çorba kaşığı zeytinyağı

YAPILIŞ TARİFİ
Kabak, patates, fasulye, sivri biber, domates, soğan ve havuçları iri
kuşbaşı şeklinde doğrayın. Mantarları limonlu suda bekletin. Sarımsakları
soyup, bütün bırakın.
Hazırladığınız sebzeleri tuz ve karabiberle karıştırdıktan sonra bambu
buhar sepetlerine koyun. Sepetleri üst üste koyup, kapağını kapattıktan
sonra yarısına kadar su dolu tencerenin üzerine yerleştirin.
Orta ateşte fasulye yumuşayana kadar pişirin. (Buharda pişirmede,
sebzelerin fazla yumuşamadan hafif kıtır kalarak pişirilmesine dikkat edin)
Pişen sebzeleri,büyük bir kaseye alın üzerine zeytinyağı gezdirin ve
sebzeleri ezmeden hafifçe karıştırın. Buharda türlüyü sıcak olarak servis
yapın. Çiğ yağ tadını sevmiyorsanız, sebzeleri bir tavada kızdırdığınız
zeytinyağında 1 dakika sote edebilirsiniz.

Buharda Türlü


Malzemeler
2 adet kabak
2 adet havuç
15 adet taze fasulye
10 adet mantar
2 adet domates
2 adet patates
4 adet sivri biber
1 adet soğan
3 diş sarımsak
2 çorba kaşığı Altın Hasat Zeytinyağı
Tuz
Karabiber

Hazırlanışı
Sebzeleri iri kuşbaşı şeklinde doğrayın. Mantarları limonlu suda bekletin. Sarımsakları soyup, bütün bırakın. Hazırladığınız sebzeleri tuz ve karabiberle karıştırdıktan sonra bambu buhar sepetlerine koyun. Sepetleri üst üste koyup, kapağını kapattıktan sonra yarısına kadar su dolu tencerenin üzerine yerleştirin. Orta ateşte fasulye yumuşayana kadar pişirin. Pişen sebzeleri büyük bir kaseye alıp, üzerinde zeytinyağı gezdirin ve sebzeleri ezmeden hafif karıştırın. Sıcak olarak servis yapın.

Buharda Türlü


Emre Avcı

2 adet kabak
2 adet havuç
15 adet taze fasulye
10 adet mantar
2 adet domates
2 adet patates
4 adet sivri biber
1 adet soğan
3 diş sarımsak
2 çorba kaşığı zeytinyağı
Tuz
Karabiber

1) Kabak, patates, fasulye, sivri biber, domates, soğan ve havuçları iri kuşbaşı şeklinde doğrayın. Mantarları limonlu suda bekletin. Sarımsakları soyup, bütün bırakın.
2) Hazırladığınız sebzeleri tuz ve karabiberle karıştırdıktan sonra bambu buhar sepetlerine koyun. Sepetleri üst üste koyup, kapağını kapattıktan sonra yarısına kadar su dolu tencerenin üzerine yerleştirin.
3) Orta ateşte fasulye yumuşayana kadar pişirin. (Buharda pişirmede, sebzelerin fazla yumuşamadan hafif kıtır kalarak pişirilmesine dikkat edin.
4) Pişen sebzeleri, büyük bir kaseye alın üzerine zeytinyağı gezdirin ve sebzeleri ezmeden hafifçe karışbnn. Buharda türlüyü sıcak olarak servis yapın. Çiğ yağ tadını sevmiyorsanız, sebzeleri bir tavada kızdırdığınız zeytinyağında 1 dakika sote edebilirsiniz.

Buldan Denizli'de Kavurgalar


Yard. Doç. Dr. Ramazan GÖKÇE

Bütün Anadolu’da oldugu gibi Buldan’da da uzun kış gecelerinde ve kuruyemisçiligin gelişmedigi eski dönemlerde özellikle çocukların isteklerini karsılamak için çesitli kavurgalar yapılmıstır. Bunların yapımında yine bölgesel olarak üretilen ürünlerden faydalanılmış ve böylece hem eglenilmis, hem de enerjisi yüksek gıdalar alınmıstır. Ailelerin ekonomik gücüne paralel olarak çesitlilikleri artan bu kavurgalar en basit olarak içindeki yagı tükenen bir yağ tenekesinde atesin üzerinde hazırlanan bir kavurga veya gözden çıkarılan bir toprak su ibriginin içinde hazırlanan bir kölleme olmustur. Öte yandan bölgede oldukça yaygın olarak yapılan bagcılık nedeniyle kuru üzümün her çesidi kavurgaların sahı olarak hep baş kösede kendine yer edinmistir.

Kavurgaların basında bugday, darı, nohut, susam, çitlembik kavurgaları, kavun, karpuz, kabak çekirdek kavurgaları, hashaş ezmesi en çok bilinenlerdir. Bunlardan özellikle hashaş ve susam ezmesi pekmezle veya sekerle beraber hazırlandıgında aynı zamanda bir çesit tatlı olarak da tüketilebilmektedir.

Haşlanarak yenilen kavurgalara haşlama esnasında veya yerken mutlaka tuz konmasından dolayı olsa gerek “duzlama” denmistir ve en çok bilinen duzlama; nohut, darı, bugday karısımıyla hazırlanan duzlamadır. Bazen bu karısıma börülce ve hatta fasülyenin de dahil oldugu görülür.

Kavurgalar bahsinde Buldan için kestanen bahsedilmez ise çok önemli bir konu eksik kalmış sayılır. Yayla Buldan için fasulye ile en önemli geçim kaynaklarından birisi olan kestane, hem haslaması, hem de kebabı ile ama öncelikle kokusu ile uzun kış gecelerinin muhabbet tellalıdır adeta. Sobalarında kuru mese yanan köy evlerinin heyecanlı sobalarının üstünde mahcubiyetinden olsa gerek, hemen kendini paralayı veren kestanenin kırk yıl hatırlı kahve kadar olmasa da oldukça itibarlı bir kış meyvesi oldugu kesindir. Ugradıgı evlerde mutluluk verici ve mevcut mutlulugun dozunu arttırıcı etkisi oldugu herkes tarafından kabul edilir.

Buldan Yemek Kültürü


Yard. Doç. Dr. Ramazan GÖKÇE

20. yüzyılın en önemli Türk kültürü arastırmacılarından olan Prof.Dr. Bahaeddin ÖGEL, Türk Kültür Tarihine Giriş adlı 9 ciltlik eserinin önsözünde, “Hayatın ve insanlıgın temeli yemege ve yiyecege dayanır” demektedir. Gerçekten de yemek-içmek yani beslenmek insanoglunun asla vazgeçemeyecegi en temel ihtiyaçlarındandır. Bu ihtiyacın giderilmesi yasayabilmek için bir zorunluluk olmakla beraber özellikle bizim toplumumuzda zorunluluktan çok öte bir sölen havasına büründürülmüstür. Dolayısıyla hem hazırlanması, hem de sunulması adeta bir sölen havasında gerçeklestirilen yemeklerimiz, toplumumuz için çok önemli bir kültür birikimine yol açmış ve Türk Yemek Kültürü dünyadaki sayılı birkaç kültürden birisi haline gelmistir. Buldan yemek kültürü de bu kültürün bir parçası olarak yine beraber hazırlamayı ve beraber yemeyi içeren bir ikramlar manzumesidir. Temelde yörede yetistirilen meyve ve sebzelerin kullanıldıgı Buldan yemeklerinde, Türk Yemek Kültürünün temelini olusturan etin tek basına yemek olarak fazla degerlendirilmedigi görülür. Burada bölgenin zayıf ekonomik yapısı ve hayvancılıgın yaygın olarak yapılmamasının etkisi olmalıdır. Bununla beraber yemeklerde et kullanımı mevcut olup, toplu yemeklerde et verilmesi bir zenginlik belirtisi olarak görülmektedir.
Günümüzde Buldan ve köylerinde daha önceden yapılan yemeklerden bazıları unutulmaya yüz tutmuş hatta unutulmustur. Hatırlanan bazı eski yemekler de gerek mesakkatli hazırlama teknikleri ve gerekse hazırlamada fazla yağ kullanımından dolayı tercih edilmez olmuslardır. Örnegin hemen hemen her yerde bilinen ve yapımında et kullanılan pekmezli kabak tatlısı artık pisirilmiş olsa dahi belki tüketeni olmayacak bir tatlı çesididir. Yine hazırlanması mesakkatli olan patlıcan dolması, karnı yarık, imam bayıldı gibi yemekler de toplu yemeklerde yapılmaktan kaçınılan ancak evlerde yapılan yemekler halini almış haldedir.
Buldan’ın yayla olarak bilinen köylerinde oldukça fazla miktarda fasulye yetistirilir ve bu fasulyeler hem kolay pismesi, hem de daha lezzetli olması ile meshurdur. Fasulyenin bolca yetistigi bu köylerde bilinen yöntemlerle fasulye yemekleri yapılmakta ve daha çok fasulye kalitesinden kaynaklanan farklılıklar olusmaktadır.

Gıda hammaddeleri üretimi açısından Buldan’ı ikiye ayırmak gerekir;
1. Buldan ve Yenicekent’in merkez oldugu Ova Buldan,
2. Derbent beldesi ve çevresindeki köylerin olusturdugu Yayla Buldan.
Bu ayırım gıda hammaddeleri açısından da önemli olup Ova Buldan’da daha ziyade bagcılık, Yayla Buldan’da da fasulye ve patlıcan basta olmak üzere sebzecilik daha yaygın olarak yapılmaktadır. Yine Yayla Buldan’ın köylerinde kestane üretimi de vardır. Ayrıca bütün Buldan köylerinde endüstriyel olmaktan uzak, az sayılı (40-50 koyun-keçi, 3-5 inek) hayvancılık ugrasıları da mevcuttur.
Özellikle Yayla Buldan’da bol olarak yetistirilen patlıcan ve fasulyenin bir çok çesit yemegi yapılmakta ve bölgesel hammadde farklılıgı aynı isimle, fakat farklı lezzette yemeklerin yapılmasına zemin hazırlamaktadır. Özellikle Alandız, Kurudere, Kasıkçı, Yeniçam köylerinde üretilen fasulyeyi, Kadıköy’de üretilen patlıcanı bu açıdan zikretmek gerekir.
Buldan su kaynakları açısından zengin olmakla beraber balıkçılık yapılmamaktadır. Dolayısıyla balık ile ilgili herhangi bir özel yemek bildirilmemistir.
Buldan ilçe merkezinde dokumacılık çok eski dönemlerden beri yapılıyor olsa da köylerinde dokumacılık yoktur ve köylüler genelde tarım ve hayvancılıkla ugrasmaktadırlar. Hayvan yetistiriciligi de profesyonelce yapılmadıgı için kayda deger bir hayvancılıktan bahsedilemez. Dolayısıyla hayvansal gıda hammaddeleri açısından da bir zenginlik söz konusu degildir.
Buldan’da şeker ve pekmezle yapılan ve herkes tarafından bilinen sütlü ve şuruplu tatlılar ve bulamaçlar her yerde bilinir ve yapılır. Özellikle pekmezle yapılan baklava Ova Buldan’da iyi bilinir ve Çal yöresinde yapıldıgı şekli ile yapılır. Bunların yanı sıra Buldan’a özel tatlı çesitleri de bulunmaktadır.
Buldan ve çevresinde oldukça fazla patlıcan yetistirilmektedir. Özellikle gri Kadıköy patlıcanı bütün Buldan’da meshurdur. Dolayısıyla bu sebzenin çok çesitli yemekleri yapılmaktadır. Bunlardan en önemlisi de patlıcan dolmasıdır. Patlıcan dolması adeta dügün-sünnet yemekleri için özdeslesmistir ve bu yüzden baska yerlerde evleneceklere “keskegini ne zaman yiyecegiz?” diye sorulan soru bu bölgede “dolmanı ne zaman yiyecegiz” seklinde sorulmaktadır. Dolma için öncelikle dolma kaklarının hazırlanması gereklidir. Bunu için patlıcanın bol ve ucuz oldugu yaz aylarında patlıcan alınarak patlıcan oyma bıçagı ile uyulur ve gölge bir yerde kurutulur. Çürümemesi için oyma esnasında bütün patlıcan içinin iyice kazınması, kakların etli kalmaması gereklidir. Kuruyan kaklar kırılmayacak bir sekilde genellikle güneş almayan rutubetsiz bir yerde saklanır.
Zengin bir sebze kültürü olan Buldanlıların bu sebzelerden yaptıkları bir çok tursu çesitleri de vardır. Bu tursular genelde herkes tarafından bilinen karısık ve tekli sebze ve meyve tursuları olup bazı özel uygulamalar da vardır. Yine yörede yetistirilen nardan, erikten ve koruktan eksi yapmak ve bunu yemeklerde hatta içecek olarak kullanmak da Buldan’da yaygındır.
Sonuç olarak Buldan yemek kültürünün incelendigi bu çalısmada bölgede yetistirilen ürün çesitliligine paralellik arzeden bir yemek yapma ve sunma alıskanlıgının oldugu görülmüstür. Yemeklerin gerek hazırlık, gerek sunum ve gerekse tüketme asamaları hep birlik olmayı, beraber üretmeyi ve beraber tüketmeyi gerekli kılmıstır ki bu zaten Türk yemek kültürünün en temel özelligidir.
Yemeklerin hazırlanması ve sunulması evlerde yine kadınlara ait iken artık toplu yemeklerde kadınların yerini işin uzmanı erkekler almaktadır.
Yemeklerin tüketilmesinde toplu yemeklerde bir hiyerarsi gözetilmekte ve dolayısıyla çocuk, kadın ve erkek sofraları ayrı kurulmakta, hatta yemek yeme yerleri bile ayrı planlanmaktadır. Oysa evlerde böyle bir ayırım yoktur ve bütün aile fertleri Halil İbrahim bereketi ile bereketlenmesi dileklerinin harman oldugu sofralarda hep beraber aynı tabaga kasık sallamakta ve nasibine düsenle iktifa etmektedir.
Sofralar Buldan bezi üzerine konulan kasnak üzerindeki sinide düzülmekte, yemege baslanırken eller yıkanarak “bismillah” diyerek baslanmakta ve doyunca da “elhamdülillah” denilerek kalkılıp el ve agız yıkanmaktadır. Eger bilen birisi varsa sofra duasının okunması da arzu edilen bir diğer uygulamadır.


Bulgar Usülü Yumurtalı Fasulye


Malzemeler:
150 gr fasulye,
yarım yumurta,
20 gr tereyağı,
2 gr tuz

Hazırlanışı:
Taze fasulyeyi temizleyip, doğrayıp tuzlu suda haşlayın. Sonra soğutun. İnce kıyılmış, haşlanmış yumurtalarla karıştırın. Sıcak yağ ekleyerek servise sunun.

Bulgur


Metin Okutan

Konya yakınlarındaki Çatalhöyük, insanoğlunun tarihte ilk kez yerleşik bir hayata geçip buğday tarımına başladığı yer olarak bilinir. 9 bin yıl öncesine ait bu yerleşim yerinde o zamanlardan kalan buğday tanelerinin bulunması, insanlığın "kadim besini" ile ilgili çok önemli bulgulardır. Aslında aynı topraklarda bugün de değişen fazla bir şey yok; Konya Ovası'nın "buğday ambarı" olması, böyle kabul edilmesi beyhude bir tanımlama ya da öylesine söylenivermiş bir söz değil, "background"u fazlasıyla sağlam.

Bu hafta müsaadenizle dünyanın en önemli gıdası buğdayın bir "yan ürünü" olan bulgurdan söz etmek istiyorum. Buğdayın kaynatılıp kurutulmasıyla elde edilen bulgur için bakın neler söyleniyor: Kandaki yağları düşürücü yönü olduğu bilinen posa-lif bakımından çok zengin. Karbonhidrat değeri düşük, protein değeri ise yüksek. İçinde bulunan B1 vitaminleri sindirim sisteminde önemli rol oynamakta, yine içerdiği folik asitten ötürü de çocuklar ve hamile kadınlar için çok önemli bir gıda olmaktadır. Doymamış yağa sahiptir, toplam yağ oranı düşük olduğu için çok sağlıklı.

Hububat ürünlerinin en büyük dezavantajı olan fitik asit, üretimindeki pişirme ve kurutma işlemlerinden dolayı bulgurda bulunmuyor. Kabızlığa engel olurken bağırsak kanserinin önlenmesine katkıda bulunuyor. Diğer bakliyat ürünleriyle karıştırılıp pişirildiğinde yararları daha da artıyor. Çok önemli özelliklerinden biri de radyasyona karşı dayanıklı olması. Bu nedenle bazı ülkelerde nükleer savaşlara karşı, askerî ve sivil gayelerle stokta tutulan ürünlerden biri. Besin değeri açısından ekmek ve makarnadan daha üstün görülüyor. Beslenme piramidinin tabanında yer alıyor. Pişirilip kurutulmasından ötürü küf oluşumuna karşı dayanıklı olması raf ömrünü uzatıyor.

“Glisemik indeksi”nin düşük olması yiyenleri uzun süre tok tutuyor, kana yavaş karışıyor; bu da tam anlamıyla bir diyet yiyeceği anlamına geliyor. Okurken yoruldunuz değil mi? Yıllardır fakir sofralarının baş köşesinde yer alan, toprak ve bereket kokan, sade, ağırbaşlı, son derece mütevazı bu yiyeceğin meğer ne büyük özellikleri varmış değil mi... Hangimizin tüm bu "güzelliklerden" haberi var bilmiyorum ama en azından şimdi öğrenmiş bulunuyoruz.

Anadolu insanı, Anadolu mutfağı bulgura öyle bir değer vermiş ki, başının tacı-tahtı yapmıştır. Sayılamayacak kadar lezzet üretmiştir. Bulgurla yapılan yemeklerin zenginliği şaşırtıcıdır. Önce isterseniz bulgur çeşitlerine bir bakalım sonrasında yemeklere göz atarız. Kaynatılıp kurutulan buğday kabuğundan ayrılarak öğütülüyor. Sonraki işlem tanelerin iriliğine göre ayırmak. Baş bulgur, orta bulgur, çiğ köftelik bulgur ve simit adıyla sınıflan-dırılıyor. Un gibi öğütülüp ekmek yapımında da kullanılabiliyor. Simit olarak adlandırılan çok ince bulgura bazı yörelerde düğü, düğül, düğücük, pıtpıt deniliyor.

Esmer bulgur ise kimi yerde kabukları tam ayrılmadan öğütülüyor, kimi yerde ise buğday daha uzun süre kaynatılıyor. Bunların neticesinde daha koyu bir renge sahip olduğu için de adı esmer bulgur oluyor. Bir de firik var ki, dertlere derman. Buğday başakları tam olgunlaşmadan toplanıp tütsülenmesi sonucu elde ediliyor. Tadında ve kokusunda hissedilen "is" onu diğer çeşitlerden ayırıyor. Tek başına pişirildiğinde firik, insanı kendinden soğutabilir; ağır bir koku ve ağır bir tat, derin hayal kırıklığına sebep olabilir. O yüzden en doğru formül normal bulgur ile firik bulgurunun birebir ölçülerde karıştırılıp pişirilmesi.

Bulguru sadece pilav ve köfte olarak bilenlerin sayısı pek çok. Bunlara ilâve olarak nelerle yoldaş olmuş bir hatırlayalım: Meselâ benim çocukluğumda evimizde nedense hiç hoşlanmadığım bir sütlü çorba pişerdi. İçinde süt ve bulgur olan bir çorba. Meraklısı çok olmasına rağmen mesafemi hep koruduğumu hatırlıyorum. Fakat iş domatesli, biberli bulgur pilâvına gelince memlekette ne kadar akan su varsa hepsi dururdu.

Patlıcan silkmesi Osmancık Mutfağı'nın önemli lezzetlerinden biri. Etli ya da etsiz pişirilen patlıcana bir miktar bulgur atılır, piştikten sonra da üzerine yoğurt dökülerek afiyetle yenir. Elbette yine etli-etsiz sarılan yaprakların içinde bulgur da yer verilir. Son derece kıymetli kardeşim Esat Malbeleği'nin iş yerinde yemek yapan Kastamonulu Hanım'ın yaptığı pirinç, bulgur ve tel şehriyeden hazırlan pilavın tadı hâlâ damağımda desem yeridir. Pilav deyince, patlıcanlı ve mercimekli bulgur pilavını anmamak haksızlık olur.

Anadolu insanının bulgurla olan serüveni neredeyse bebekken başlıyor. İlk dişi çıkan kız ya da erkek çocuğa ayrım yapılmaksızın "diş bulguru" adı altında küçük bir şölen düzenleniyor. Kaynatılan buğdaya, ceviz içi, haşlanmış nohut ya da fasulye eşlik ederken, sofra o gün çeşit çeşit yiyeceklerle donatılıyor. Çocuğun başından aşağıya bereket getirmesi için bulgur dökülüyor. Bugün artık unuttuğumuz bir gelenek demeye dilim varmıyor. Pek çok yerde özellikle de büyük şehirlerde "diş bulguru organizasyonu" yapan yerlerin varlığını işitmek, bu güzel gelenekler adına insana umut vermiyor değil.

Çiğ köfte, içli köfte, kısır, mercimekli köfte, ezo gelin çorbası, analı-kızlı çorba, ana-kız aşı çorbası genelde bilinen yemekler. Bir de çok fazla duyulmayanlar var mesela, Sinop'un Bulgurlu Palamut Plakisi, Adana'nın Acebekli ( börülceli ) Bulgur Pilavı, Kastamonu'nun Ekşili Pilavı, Samsun Mutfağı'ndan Topalak, Muğla'nın Toptop Köftesi, Şanlıurfa'dan Lıklıklı Köfte, Mersin'den Batırık, Malatya'nın Osmanlı Çorbası bulgur olmadan pişmeyen yemekler ve bütün bu saydıklarım çok ama çok küçük bir bölümü.

Bu denli "kadim ve yararlı" bir lezzeti dünyaya tanıtma konusundaki zayıflığımıza dur demek hepimizin boynunun borcu. Ağız tadımız olan, başımıza taç ettiğimiz, geleneksel hayatımızın, kültürümüzün, mutfağımızın kapılarını ardına kadar açtığı; çorak yamaçların, bereketli toprakların alçak gönüllü buğdayının "varlığımıza armağan ettiği" bulgura daha bir yakın durulması ümidiyle

Bulgur Aşı (Sivas)


1 su bardağı bulgur
1 adet soğan
2 adet biber
15-20 adet fasulye
1 adet patates
1 çorba kaşığı salça
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
7 su bardağı su
1 çorba kaşığı tereyağı

Soğan, biber, fasulye ve patates çok ince doğranır. Tencereye tereyağı konur, soğan katılır ve pembeleştirilir. Sırasıyla, fasulye, biber ve patates atılır, kavrulur. 5 dakika sonra bulgur katılır, bir kaç dakika daha çevrilir. Salça, tuz, karabiber ve su eklenir. Bukgur şişene kadar kaynatılır.

Bulgur Çorbası


3 Yemek Kaşığı Sana Klasik
1 Adet kuru soğan
250 gr TAZE FASÜLYE
0,5 Kase pilavlık bulgur
1 Tatlı Kaşığı tuz
1 Yemek Kaşığı salça
1 Kase barbunya
1 Adet patates
0,5 Demet maydonoz
1 Yemek Kaşığı tereyağı
1 Tutam reyhan
0,5 Kase mercimek

250 gr. taze fasulye ve 1 adet kuru soğan küçük küçük doğranır. Soğanlar sana margarin ve 1 yemek kaşığı tereyağında pembeleşene kadar kavrulur. 1 yemek kşaığı salça eklenip kokusu çıkana kadar kavrulmaya devam edilir. 1 büyük boy patates küp küp doğranır. Çorbanın pişeceği tencere sıcak suyla doldurulur. Akşamdan ıslatılmış barbunya ve küçük küçük doğranmış taze fasulyeler düdüklü tencereye konulur. Malzemeler düdüklü de pişince salçalı soğanlı sosla birleştirilir. Yarım kase yeşil mercimek ve küp küp doğranmış patates ve yarım kase pilavlık bulgur eklenir. Patatesler yumuşayana kadar biraz daha pişirilir. Yarım demet maydanoz veya reyhan ince ince kıyılıp pişen çorbaya eklenir

Bulgurcu Demir Ticaret Yozgat


BA Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

DD Adım Doğan Demir.

BA Firmanızı Öğrenebilir miyim?

DD Bulgurcu Demir Ticaret.

BA Burada neler var?

DD Burada Yozgat'ın doğal ürünlerini satıyoruz, kendi ürettiğimiz çok lezzetli bulgurumuz var. Yozgat ürünü fasulyemiz var, mercimek var, nohut var bunların hepsi de organik ve çok lezzetlidir.

BA Bunların dışında kuru meyveler ve baharatlar görüyorum?

DD Evet onları daçeşit olarak bulunduruyoruz.

BA Bu parlak bulgurun özelliği nedir?

DD Parlak bulgurlar fabrika yapımıdır, onlar lezzetli olmaz.

BA Lezzetli bulguru nasıl ayırt edeceğiz?

DD Rengine bakacaksınız, bizim bulgurlarımız mat ve esmer oluyor, fabrika bulgurları parlak oluyor.

BA Sizin bulgurunuz nasıl pişiriliyor, mesela bir bardak bulgur ne kadar su alıyor?

DD 1 bardak bulgur, 2 bardak su alır.

BA Kışın başındayız burada toptan alışverişler görüyoruz. Yozgat'ta bu her sene böyle midir?

DD Tabi Yozgat'ta bu işin mevsimi var, kış gelmeden Türkiye'nin her tarafından kışlıklarını almaya gelirler.

BA Bu bölge adres olarak nasıl?

DD Yozgat'ta Büyük Cami altı bulgurcular diye sorsanız buraya gönderirler.

BA Vatandaş kış hazırlığı olarak daha çok hangi ürünü alıyor?

DD Bulgur, kuru fasulye, mercimek. Kış başında bunları toptan olarak alıyorlar.

BA Burada ölçü kapları görüyorum bunlar nedir?

DD Biz toptan satışlarımızda kilo yerine "çinik" kullanıyoruz.

BA Bu çinik kaç kiloya tekabül ediyor?

DD 1 çinik; kuru fasulyede 8 kilo, bulgurda 7 kilo gelir.

BA Bu daha küçüklerine ne deniyor?

DD Bunlar da yarım çinik ve çeyrek çinik. Yani çiniğin yarısı ve çeyreği. Mesela yarım çinik kuru fasulye 4 kilo, çeyrek çinik kuru fasulye 2 kilo gelir.

BA Bu ürünleri bozmadan nasıl muhafaza edebiliriz?

DD Naylonda ağzı açık olarak saklayabilirsiniz.

BA Naylon bozmaz mı?

DD Ağzını sıkıca kapatır hava almazsa bozulur, ağzı açık olarak durması lazım, tabi bir de rutubet olmayacak.

BA Burası kaç senelik müessese?

DD Burası baba mesleği, ben 85 yılından beri işletiyorum.

BA Babanız bu işi kaç sene yaptı?

DD Babam burayı 70 yılında açmıştı.

BA Siz bu sattığınız ürünlerden en çok hangisini seviyorsunuz?

DD Tabi ki bulgur ve ondan yapılan pilavı.

BA Yozgat bulgurunun özelliği nedir, nasıl pişirilmesini önerirsiniz?

DD Bulgurumuz çok lezzetlidir, istediğiniz gibi pişirebilirsiniz. Yerken yanında turşu veya kuru soğan ve yufka ekmeğiyle yenilmelidir. Yufka ekmeği lokma lokma koparılıp bulgura dolayarak yemek çok güzel olur.

BA Yapımında hangi yağı kullanıyorsunuz?

DD Çok fark etmez ama tereyağı. Önemli olan bu bulgur, nasıl ve neyle pişirirseniz pişirin.

BA Bulgurunuzun adı ne demiştiniz?

DD "Sarı gelin", "Sarı Bursa" gibi adları da var. Sarı Bursa buğday türünden yapılıyor.

BA Geleceğe yönelik olarak ne yapmayı düşünüyorsunuz?

DD Emekli olayım, burayı çocuklara devredeceğim.

BA Oğlunuzu gördüm, burada yetiştiriyorsunuz

DD 3 tane oğlum var, bu Ahmet yanıma geliyor ve çalışıyor.

BA Çok teşekkür ederim Doğan Bey.

DD Allah razı olsun.









Bulgurlu Fasulye


250 g taze fasulye
2 domates
2 biber
4 arpacik sogan veya 1 kuru sogan
1 tatli kasigi domates salcasi
1 cay bardagi pilavlik bulgur
3-4 su bardagi su
1 dolu tatli kasigi tuz
1 tatli kasigi karabiber
1 tatli kasigi pulbiber
1 dis sarimsak
Zeytinyağı

Fasulyeleri ayıklayıp küçük küçük doğrayın.
Soganlari ve biberi doğrayıp tencereye alın ve kavurun.
Küçük doğranmış domatesleri ve sarimsagi ilave edin hafif pişirin.
Karıştırıp 10 dakika kadar kendi suyuyla pişirin.
Üzerine 3-4 su bardağı kadar su ekleyin.
Kaynayinca bulguru ve tuzunu atın.
Bulgur yumuşayıp suyu özleşene kadar pişirin.
Gerekirse su ilave edin.


Bulgurlu Fasulye Çorbası


200 gram taze fasulye,
2 kahve fincanı pilavlık bulgur,
1 adet iri soğan,
1 çorba kaşığı salça,
5 su bardağı su,
1 çorba kaşığı un,
yarım çay bardağı sıvı yağ,
1 çorba kaşığı tereyağı,
tuz,
pulbiber

Soğanı küçük doğrayıp sıvı yağda sarartalım. Ardından küçük doğranmış fasulyeleri ekleyip kavurmaya devam edelim. Fasulyeleri yarı yarıya pişene dek kapağı kapalı olarak kavuralım.
Salçayı ekleyip 1 dakika daha çevirdikten sonra 5 buçuk su bardağı suyu, 2 kahve fincanı bulguru ve tuzu ilave edelim. Bulgurlar ve fasulyeler yeterince yumuşadığında unu, yarım su bardağı su ile bulamaç haline getirerek, çorbaya sürekli karıştırarak katalım. 2 dakika daha kaynatıp ateşten alalım. Kaselere aktaralım.
Üzerine arzuya göre eritilmiş pulbi-berli tereyağı gezdirip servis yapalım.

Bulgurlu Fasulye Çorbası


Yarım kilo taze fasulye
1 çay bardağı dolusu pilavlık bulgur
2 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı reyhan
Tuz
1 yemek kaşığı yağ

Fasulyeler zar gibi küçük küçük doğranır. Yıkanır, süzülür. Diğer tarafta soğanlar yemeklik doğranarak yağda hafifce kavrulur. Salçası konur ve fasulyeler ilave edilerek biraz sotelenir. Sonra 2 su bardağı kadar su konularak tuzu atılır ve fasulyeler pişene kadar pişirilir. Fasulyeler pişmeye başladığın da bulguru atılır. Eğer suyunu çekmiş ise biraz sıcak su ilave edilir. Bulgurda pişince reyhan ufalanır ve yemeğin altı söndürülür. Artık çorbamız servise hazırdır.

Bulgurlu Koyun Eti


1 kg doğranmış koyun eti (but kısmından)
4 çorba kaşığı margarin
2 su bardağı sıcak su
1 çorba kaşığı domates salça
1 çorba kaşığı yoğurt
2 su bardağı pilavlık bulgur
250 gram taze fasulye
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 adet büyük boy soğan
2 adet kırmızı biber
3 adet küp doğranmış domates
3 su bardağı su
3 diş sarmısak
1'er tutam Nane, tuz

Margarini kızdırıp eti ilave ederek pembeleşene kadar soteleyin. Üzerine sıcak suyu ekleyip kısık ateşte 1 saat pişirin. Etleri bir cam kabın içine alın. Bir kasede az su, domates salçası ve yoğurdu karıştırıp etlerin üzerine gezdirin. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında etlerin üzeri kızarana kadar pişirin. Bulgur pilavı için, taze fasulyeyi verev şeklinde doğrayın ve suda 15 dakika haşlayıp süzün. Nohutları da haşlayıp kabuklarını soyun. Bir tencereye aldığınız 1 çorba kaşığı margarinde piyazlık doğranmış soğanı hafifçe kavurun. Küp doğranmış kırmızı biberi ekleyip 1-2 defa çevirdikten sonra, yıkanmış ve süzülmüş bulguru ilave edin. Domatesi ekleyip hepsini beraber birkaç dakika kavurun. Nohut, taze fasulye ve suyu katın. Kısık ateşte pilav suyunu çekene kadar pişirin ve demlenmeye bırakın. Diğer tarafta 1 çorba kaşığı margarinde küçük doğranmış sarmısağı hafif pembeleştirip içine nane ilave edin ve yarısını pilava katıp karıştırın. Bulgur pilavını servis tabağına alıp üzerine etleri yerleştirin. Kalan sarmısaklı yağı etlerin üzerine gezdirip sıcak olarak servis yapın.


Bulgurlu Taze Fasulye (Artvin)


http://www.kulturportali.gov.tr

Bulgurlu taze fasulye; taze fasulye, içine çok az bulgur konarak pişirilir.


Bulgurlu ve Rezeneli Salata


http://www.aytac.com.tr

100 g AYTAÇ - PİLİÇ SUCUK
¾ su bardağı bulgur
1 iri rezene kökü (ince doğranmış)
115 g taze fasulye (doğranmış ve biraz haşlanmış)
1 küçük portakal
1 diş sarımsak (dövülmüş)
2 yemek kaşığı Ayçiçek yağı
1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
Tuz
Çekilmiş tane karabiber
Yarım kırmızı dolmalık biber (çekirdekleri çıkarılıp ince doğranmış)

1 Bulguru bir kaseye koyun ve üzerini kaplayacak kadar kaynar su ekleyin.
2 10- 15 dakika bekletin. İyice süzün ve kalan suyu elinizle sıkarak akıtın.
3 Soğutmadan içine doğranmış rezene ve fasulyeleri ekleyin.
4 Bir kaseye portakal kabuğunu ince rendeleyin.
5 Portakalı soyun, dilimleyin ve salataya katın
6 Sarımsağı portakal rendesine ekleyin, Ayçiçek yağı ve sirkeyi ilave edin, tuz ve çekilmiş tane karabiber ekleyip iyice karıştırın.
7 Sosu salatanın üzerine boşaltın ve iyice karıştırın.
8 Salatayı 1-2 saat buzdolabında soğutun.
9 AYTAÇ - PİLİÇ SUCUK ’ları dilimleyin. Bir tava da 1-2 dakika soteleyin.
10 Salatayı dolaptan çıkarın.
11 Üzerine doğranmış kırmızı ve AYTAÇ - PİLİÇ SUCUK’ları ekleyip servis edin.


Bulgurlu Yaz Çorbası (Gümüşhane)


Domates 2 küçük boy
Taze Fasulye 10 adet
Yeşil Biber 3 orta boy
Patates 1 orta boy
Kabak 1 orta boy
Soğan 1 orta boy
Tereyağı veya margarin (erimiş) 5 yemek kaşığı
Pul biber 1 tatlı kaşığı
Su 6 su bardağı
Duru Köftelik Bulgur 1/2 su bardağı
Tuz 1+1/2 tatlı kaşığı
Tarhun 1 yemek kaşığı

Bütün sebzeler, yıkanır ayıklanır. Domates, patates ve kabaklar küçük küpler şeklinde, yeşil biberler boylamasına 2 yada yada 4'e bölünerek ince, fasulyeler ise Küçük küçük doğranır. Soğan soyulur, yıkanır ve ince ince doğranır. Tencerede yağ ile soğan kavrulur.Domates ilave edilerek 1-2 defa çevrilir,daha sonra fasulyeler eklenip biraz kavrulur. Yeşil biber, patates ve kabaklar da ilave edilerek 1-2 dakika çevrilir, pul biber ve su dökülür.Kaynayınca Tuz ilave edilip ateş kısılarak sebzeler yumuşuncaya kadar pişirilir. Bulgur eklenerek pişirmeye devam edilir. Bulgur yumuşayınca ve çorba kıvamlaşınca tarhun atılır, 1-2 taşım daha kaynatılarak ocaktan alınır. (K.K.Yılmaz)

NOT: Gümüşhane yöresinde genellikle yaz mevsiminde pişirilen bu çorba, kış aylarında kış sebzeleri ile pişirilir.


BUMBARLI KURU FASULYE


Kullanılacak malzeme (4 kişi için):
1 bumbar,
200 gram kuru fasulye,
30 gram margarin yağı,
1 sap kereviz,
3 havuç,
2 patates,
1 baş soğan,
1 diş sarımsak,
1 dal merzengûş otu,
5-6 yaprak fesleğen,
1 çorba kaşığı domates salçası,
1 demet maydanoz,
4 çorba kaşığı zeytinyağı,
yeteri kadar tuz ve karabiber.

Yapımı: Bumbarı temizledikten sonra önce birer parmak kalınlığında sonra da ikişer santim uzunluğunda parçalara doğramalı. Bir gece önceden temizlenmiş ve suda ıslatılmış olan fasulyenin suyunu süzmeli, bir - iki defa akarsuda yıkadıktan sonra bir tencereye koymalı. Üstüne soğuk su dökmeli ve bu suda dağılmayacak kadar haşlamalı.
Bir güvece 4 çorba kaşığı zeytinyağıyle margarin yağını koyup ısıtmalı. Yağ ısınınca rendelenmiş soğanla kıyılırcasına ince doğranmış maydanozu, fesleğeni ve merzengûş yapraklarını katmalı. Tahta bir kaşıkla karıştırarak sebzeleri kavurmalı. Bunlar kavrulunca bumbar parçalarını sebzelerin içine katmalı. Karıştırmaya ara vermeden iki dakika kadar bumbarı da kavurmalı. Sonra bumbarın üstünü örtecek kadar sıcak su katmalı, gerektikçe su katarak bir saat kadar pişirmeli. Bir saat sonra üstü kazındıktan sonra dilimlenmiş havuçları, kabukları soyulduktan sonra küçük parçalara doğranmış patatesleri ve temizlendikten sonra küçük parçalara doğranmış kerevizi bol suda yıkadıktan sonra bumbarın üzerine dökmeli, güvecin kapağını örtmeli ve bunları orta ısılı ateşte pişirmeli.
Sebzeler diriliğini kaybetmeden pişince bir fincan ılık suda eritilmiş domates salçasını katmalı ve bir taşım da birlikte kaynatmak Bumbar pişince, haşlanmış ve suyu süzülmüş fasulyeleri güveçtekilere katmalı.
Hafifçe karıştırdıktan sonra güvecin ağzını tekrar örtmeli ve yemeği beş dakika daha kaynatmalı.
Sonra kabı ateşten indirmeli ve olduğu gibi sofraya götürüp servis yapmalı.

Bursa Güveci


1 kg kuzu kuşbaşı
2 adet soğan
1 çay bardağı sıvıyağ
15-20 adet bamya
15-20 adet taze fasulye
1 adet büyük patates
2 adet patlıcan
2 adet kabak
3 adet domates
3 adet yeşil biber
1 çorba kaşığı salça
1 su bardağı su
12 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı tuz

Toprak güveç tenceresi biraz yağlanır. Sırasıyla, et, patates, fasulye, kabak, patlıcan, bamya, sarımsak, biber, domates, soğan, tuz konur. Son olarak yağ, su ve salça karışımı gezdirilir. Güvecin ağzı alüminyum folyoyla kapatılır, mahalle fırınına gönderilir.

Bursa Mutfağı


Bursa ve Yöresinin, bir kısmı artık kitaplarda kalan özgün yemekleri; düğün çorbası, etli erik yemeği, keşkek, nohutlu mantı, kartalaç, zeytinyağlı enginar dolması, etli pırasa dolması, gavata, kereviz, köbete, güvercin bunu, gülvarak, cennet künkü,bülbül konağı, çatal tatlısı ve kestane şekeridir. Sanayileşme ve toplumsal değişme, yörede beslenme alışkanlıklarına yeni özellikler katmış; kadınların çalışma yaşamına giderek artan oranda katılmaları, çok emek gerektiren geleneksek yemeklerin bırakılmasına neden olmuştur. Günümüzde, bulgur, erişte, tarhana, kuskus gibi geleneksel yiyeceklerin yerini hazır yiyecekler almıştır. Hazır yiyeceklerin kullanım alanı genişlemekte, beslenmede kolaylık ve akılcılık öne çıkmaktadır.
Bursa mutfağındaki çeşit zenginliği bir çok etkene bağlıdır.
Orta Asya ve Anadolu topraklarının sunduğu ürünlerdeki çeşitlilik, tarihsel süreç içindeki kültürler arası etkileşim ve Osmanlı saraylarında gelişen yeni tatlar, Bursa mutfak kültürünün oluşmasında rol oynamıştır.
Bu kültürün oluşturduğu zengin Bursa mutfağı, günümüz Türk mutfağına armağan ettiği birçok yemek ve tatlıyla tanınmaktadır. İskender Kebap, İnegöl Köfte, Kemalpaşa talısı, pideli kebap, cevizli lokum, tahinli pide, cendere baklavası olarakta bilinen cennet künkü, höşmenim ve kestane şekeri Bursa ile anılan tatların başında gelir.
Türkiye' nin dört bir yanına yayılmasının yanı sıra uzun yolculuklara çıkıp Avrupa' ya, Avusturalya' ya, Rusya' ya kadar giden döner kebap ve kestane şekerinin memleketi Bursa' dır. Ayrıca Bursa'nın verimli topraklarında yetişen çilek, şeftali, kestane, zeytin de Bursa ile özdeşleşmiş ürünler arasındadır.

Çorbalar
Tarhana çorbası, sütlü oğmaç çorbası, yeşil mercimekli oğmaç çorbası, Düğün çorbası , Balık çorbası, ekşili baş çorbası,

Sebze Yemekleri
Etli Gavata, Kurutulmuş yeşil fasulye yemeği, kestaneli etli lahana dolması (Zeytinyağlısı da yapılıyor), Mısır unu sarması, Kaşarlı pırasa, kereviz dolması, patlıcan silkmesi

Etli Yemekleri
İnegöl Köftesi,Yörük kebabı,Büryan,Yufkalı hindi, keşkek, av hayvanlarından yapılan yahni, ekşili köfte, İnegöl köfte, ciğer sarması, mumbar dolması, pide kebabı, şipit.

Tatlılar
Cennet köşkü , Dilber dudağı,Ramazan helvası, Cevizli Baklava,Kemalpaşa Peynir tatlısı, İncir dolması, Zerde, kaymaçina.

Hamur İşleri
Hamur İşleri ; mantı (nohutlu , sade ve kıymalı) cevizli lokum,Çerkes mantısı, kuru yufka böreği, mısır böreği, hamur bamyası, Asude, pırasa böreği, Dızmana.

Bursa’ya özgü yemekler düğün çorbası, pide kebabı, köbete, Bursa mantısı, pilimen çorbası, gavata, etli erik yemeği, güvercin burnu, zeytinyağlı enginar dolması, iskender kebabı, kasap köfte önemli bir yer teşkil etmektedir.

Köbete: Haşlanmış tavuk, soğan ve domates ile yapılmış bir çeşit börektir.
Bursa mantısı: Fırınlanarak hazırlanan bir çeşit mantıdır.
Pilimen çorbası: Fırınlanmadan hazırlanan bir çeşit mantı çorbasıdır.
Gavata: Yeşil domatese benzeyen bir sebze olan gavatanın koyun eti ile pişirilerek hazırlandığı bir yemektir.
Etli Erik Yemeği: Soğan, et ve yeşil erikten yapılan bir yemektir.

Buzdolabında da sebze ve meyveler vitamin kaybeder


Buzdolabında da sebze ve meyveler vitamin kaybeder. Örneğin; yeşil fasulye buzdolabında 48 saat sonra C vitaminini yarı yarıya kaybeder, diğer vitaminler de buna yakın kayba uğrar.

BUZLUKTA DOMATESLİ TAZE FASULYE


Ayşe Tüter

1 kg. fasulye
2 adet iri domates

Fasulyeleri yıkadıktan sonra ayıklayın. Yapacağınız yemeğe göre doğrayın.
Daha sonra bir tencereye rendelediğimiz domatesle beraber koyun. Domates suyunu çekinceye kadar kavurun.
Soğuduktan sonra buzdolabı torbalarına doldurup, dondurucuya yerleştirin. Kullanacağımız zaman çıkartın, tazesini pişirdiğimiz gibi pişirin.

BUZLUKTA TAZE FASULYE


Ayşe Tüter

1 kg. fasulye
Yeterince su

Fasulyeleri yıkadıktan sonra ayıklayın. Yapacağınız yemeğe göre doğrayın.
Daha sonra bir tencerede kaynattığımız suyun içine fasulyeleri atın. 5 dk. kaynatın. Kaynar sudan çıkarır çıkarmaz buzlu suyun içine atın. Süzdürülüp, temiz bir havlunun üzerine çıkarın.
Hazırladığımız fasulyeleri buzdolabı poşetlerine doldurup, torbalardaki havayı boşalttıktan sonra, dondurucuya yerleştirin.
Kullanacağımız zaman, tazesini pişirdiğimiz gibi pişirin.

Bütün Çorba


1 çay bardağı nohut
1 çay bardağı kuru fasulye
1 su bardağı yarma
500 gr. koyun yoğurdu
½ bağ taze nane
Tuz

Yarma bir gün önceden ıslatıp patlatın. Nohut ve fasulyeyi de ıslatıp kaynatın. Haşlanan nohut ve fasulyenin suyunu süzün. Haşlanmış yarmanın yarısını süzün ve özelenmiş yoğurda bütün malzemeyi katın. İri kıyılmış naneyi ilave edin. Bu çorba soğuk ikram edilir. Bölgede düğün ve bayramların önemli yemeklerindendir.

Bütün Çorba


Aynur Akdemir

1 su bardağı bütün yarma
1 çay bardağı nohut
1 çay bardağı kuru fasulye
Orta boy tencerenin yarısı kadar yoğurt
1,5 yemek kaşığı kuru nane

1 gece önceden 1 su bardağı bütün yarma 1 çay bardağı kuru fasulye, 1 çay bardağı nohut orta boy tencereye konularak üzeri 2-3 parmak geçecek şekilde su eklenir ve ertesi gün için bekletilir. Bir gece önceden ıslatılan bakliyat yeniden sudan geçirilerek süzülür. Düdüklü tencereye önceden ıslatılan bakliyatla birlikte üzerlerini 3 parmak geçecek şekilde su eklenerek yüksek ocak ateşe konur. Düdüklü tencerenin ortalama 10 dakika sonra buharı çıkmaya başlayınca kısık ocak ateşe alınarak buhar düğmesi kapatılır. Bakliyat çok su çektiği için fazla su konulmalıdır. 30 dakika da kuru bakliyat pişer ve düdüklü tencere soğumaya bırakılır. Orta boy tencerenin yarısı kadar yoğurt konularak ayran kıvamına gelene kadar çırpılır. Soğuyan bakliyatların fazla suyu alınır. Amaç bütün çorbanın fazla sulu kıvamda olmamasıdır. Üzerine 3 tatlı kaşığı tuz eklenir ve karıştırılır. Ardından yavaş yavaş ayran kıvamına gelen yoğurdu bakliyata karıştırırız. Üzerine 1,5 yemek kaşığı kuru nane ile süsleyip soğuk servis edilebilir.


Bütün Çorba (Tokat)


1 su bardağı bütün yarma
1 çay bardağı nohut
1 çay bardağı kuru fasulye
Orta boy tencerenin yarısı kadar yoğurt
1.5 yemek kaşığı kuru nane

1 gece önceden 1 su bardağı bütün yarma, 1 çay bardağı kuru fasulye, 1 çay bardağı nohut orta boy tencereye konularak üzeri 2-3 parmak geçecek şekilde su eklenir ve ertesi gün için bekletilir. Bir gece önceden ıslatılan bakliyat, yeniden sudan geçirilerek süzülür. Düdüklü tencereye önceden ıslatılan bakliyatla birlikte üzerlerini 3 parmak geçecek şekilde su eklenerek yüksek ocak ateşe konur. Düdüklü tencerenin ortalama 10 dakika sonra buharı çıkmaya başlayınca kısık ocak ateşe alınarak buhar düğmesi kapatılır. Bakliyat çok su çektiği için fazla su konulmalıdır. 30 dakika da kuru bakliyat pişer ve düdüklü tencere soğumaya bırakılır. Orta boy tencerenin yarısı kadar yoğurt konularak ayran kıvamına gelene kadar çırpılır. Soğuyan bakliyatların fazla suyu alınır. Amaç bütün çorbanın fazla sulu kıvamda olmamasıdır. Üzerine 3 tatlı kaşığı tuz eklenir ve karıştırılır. Ardından yavaş yavaş ayran kıvamına gelen yoğurdu bakliyata karıştırırız. Üzerine 1,5 yemek kaşığı kuru nane ile süsleyip soğuk servis edilebilir.

C Vitamini


Saç dökülmesi, halsizlik, mukavetmetsizlik, diş etlerine kanamalar, C vitamini eksikliğinden oluşan rahatsızlıklardır. Bu vitamin vucudun mikroplara karşı direncini arttırır. Kan damarlarının sağlığını korur. Yara ve kesiklerin çabuk kapanmasına yardımcı olur. Tansiyon yükselmesini önler. Soğuk algınlığına karşı mukavemeti sağlarsa da tedavi edici etkisi yoktur. C vitamini sadece meyve se sebzelerde bulunur, çünkü diğer besinlerde hemen hemen hiç yoktur. C vitamini ihtiyacı günlük 75 mili gramdır. C vitamini maydanoz, kırmız ve yesil biber, şalgam, lahana, tere, marul, ıspanak, havuç, pazı, turp, yer elması, fasulye, domates, çilek, turunçgiller, kayısı, yeni dünya, kara dut, şeftali ve ayvada vardır. Çileğin 100 gramında 70 miligram C vitamini bulunur.

Cam Erişte Salatası


3 yemek kaşığı zeytinyağı
Yarım Fincan Sirke
1 adet soğan
100 Gram Cam erişte
1 adet Havuç
1 Çay kaşığı Tuz
1 çay kaşığı Susam yağı
250 Gram Fasulye filizi
1 Yemek kaşığı Şeker
1 su bardağı haşlanmış pirinç

Haşlanmış cam erişteyi geniş bir kaba koyalım bir su bardağı haşlanmış pirinçide ekleyelim ince uzun doğranmış havuçları aynı şekilde soğan, ince uzun kıyılmış fasulye filizlerini katalım bir kase içine zeytiyağı, sirke, şeker, tuz ve susam yağı karıştıralım ve cam eriştenin üzerine gezdirelim güzelce karıştırıp biraz buzdolabında beklettikten sonra servis yapalım.

Cevizli Fasulye


Malzemeler
50 gr ceviz içi
400 g Tukaş Taze Fasulye Konservesi
1 adet orta boy soğan
4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı sirke
1 çay kaşığı Tukaş Hardal
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı
Soğanı ince ince doğrayın.
Derin bir kabın içerisine soğan, sirke, tuz, karabiber ve hardalı koyun.
Çırparak yavaş yavaş zeytinyağını üzerine dökün.
Fasulye ve cevizleri bir salata kabına alın.
Hazırladığınız sosu üzerine dökün ve servis yapın.

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 14, 15, 16 ... 117, 118, 119  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
İsmet Atabay Yemek Tarifleri
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2014 Bütün Hakları Saklıdır
istanbul escort | am yarak | adult | esmer porno | mobil porn | porno izle