Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
99,428 Yemek Tarifine 3,198,148,535 defa bakıldı


erik eker limon önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları

Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki »
Lokma


Yuva Maya - 1 Paket - 42 gr.
Un 4.5 su bardağı - 500 gr.
Su 2 su bardağı - 400 gr.
Yumurta 1 adet
Tuz 1 tatlı kaşığı - 8 gr.
Tozşeker 2 tatlı kaşığı - 10 gr.
Kızartmak için sıvı yağ 1000 gr.
ŞERBET MALZEMELERİ:
Toz şeker 3 su bardağından biraz fazla - 500 gr.
Su 3 su bardağı - 600 gr.
Limon suyu

Maya su ile çözdürülür. Bütün hamur malzemeleri eklenerek boza kıvamında çok yumuşak bir hamur yapılır. 30 dk. sıcak bir yerde bekletildikten sonra sıvı yağa batırılmış bir çay kaşığı ile bilye büyüklüğünde parça kopartılarak kızdırılmış sıvı yağa atılır pembeleşene kadar kızartılır. Kızaran lokmalar daha önce hazırlanmış, soğutulmuş şuruba atılır. Birkaç dk. sonra şurupdan çıkartılarak servis tabağına alınır.
Şurup: Şeker su ile hafif ateşte kaynatılır. Limon suyu eklenir ve koyulaşana kadar kaynatılır.


ML® Erikli Lokma (görsel)

MARMELATLAR (GENEL)


Arzu edilen meyve çiğ olarak süzgüden geçirilir. Bir kiloya bir kilo şeker ilâve edilip orta ateşte su koymadan iyice karıştıra karıştıra kaynatılır. Olup olmadığını anlamak için de, tabağa biraz çıkarılır. Koyuluğu gözden geçirilir. Uygun görülürse bir limon sıkılıp ateşten alınır. Sert meyveden yapılırsa su ile kaynatılır, süzgüden geçirilir, şeker ilâve edilerek pişirilir.

Mayhoş Erik Marmelatı


1 kg olgunlaşmış yeşil erik
5 su bardağı şeker
2 parça limon tuzu

Erikler yıkanır, suyu süzülür. Bir kalbura konur, avuç içiyle bastırarak elekten geçirilir. Bir tencereye aktarılır. Şeker eklenir, orta ateşe yerleştirilir. Şeker erimeye başlayınca ateş kısılır. 1 saat, ara sıra karıştırarak pişirilir. Ateşten almadan önce limon tuzu eklenir. Sıcak olarak kavanozlara doldurulur. Kapağı sıkıca kapatılır.

Meyve Salatası


Melikgazi Belediyesi

2 Adet muz
2 adet elma
2 adet armut
2 adet kivi
2 adet şeftali
2 adet portakal
5 -6 adet erik
5-6 adet kayısı
½ kg çilek
2 limon suyu
2 fincan şeker
1 fincan su

Meyveler mevsimine göre seçilip kabukları soyularak küp doğranır limon suyu ,su, şeker karıştırılarak meyveler bu suda bekletilir kaselere alınarak rondodan geçirilen çilek sosu gezdirilir soğuk olarak (istenirse yanında dondurma ile) servis yapılır.


Meyve Sepeti Pastası


Dilek İntepe

6 Adet Yumurta
2.5 Çay Bardağı Şeker
5 Çay Bardağı Un
2 Paket Kabartma Tozu
1/2 Çay Bardağı Su
1 Paket Vanilya
1 Çorba Kaşığı Oveleks (pastayı kabartan ve pasta malzemesi satan dükkanlarda bulunabilecek özel bir malzeme)
2 Paket Krem Şanti (dışını kaplamak için)
1/2 Paket Kakaolu Süt (Dışını süslemek için)
Sos İçin:
2 Adet Yumurta
7 Çorba Kaşığı Şeker
3 Çorba Kaşığı Un
2 Çorba Kaşığı Nişasta
1.5 Su Bardağı Süt
1 Paket Vanilya
1 Adet Limon Kabuğu Rendesi
1 Paket Beyaz Çikolata
1 Su Bardağı Damla Çikolata (İç ve dış süslemeleri için)
1 Su Bardağı Dövülmüş Çam Fıstığı (İç ve dış süslemeleri için)
1 Su Bardağı Sade Gazoz (İç ve dış süslemeleri için)
3 Adet Kivi (İç ve dış süslemeleri için)
3 Adet Muz ( İç ve dış süslemeleri için)
7 Adet Kırmızı Erik (İç ve dış süslemeleri için)

Öncelikle pandispanyayı yapalım. Bunun için yumurtaları, şekeri, unu, kabartma tozunu, vanilyayı, suyu ve oveleksi bir çırpma kabına alalım. 6-7 dakika mikserle çırpalım. 28 cm’likkelepçeli bir kaba veya yağlı kağıt serilmiş bir fırın kabına koyup 150 derecelik fırında 45-50 dakika pişirelim. (Bu pandispanya soğutulduktan sonra iyice streçlenirse buzdolabında 3 hafta kadar dayanabiliyor.)
Pandispanyayı soğuduktan sonra enlemesine 3 ayrı parçaya ayıralım.
Bu arada pandispanyanın aralarına sürülecek olan kremanın yapımına başlayalım. Yumurtayı ve şekeri bir tencerede çırpalım. Unu, nişastayı, sütü, limon kabuğu rendesini ve ufak parçalara ayırdığımız bir paket beyaz çikolatayı ekleyelim. Ocağın altını yakalım, 10-15 dakika karıştırarak pişirelim. Ilınınca vanilyayı ekleyelim.
İlk pandispanya parçasını tezgaha veya ayaklı bir pasta kalıbına yerleştirelim. Üstünü önce sade gazozla ıslatalım. Ardından kremanın yarısını yayalım. Damla çikolata ve çam fıstığı dökelim, dilimlenmiş muzları dizelim. İkinci kat pandispanyayı yerleştirip aynı işlemi yineleyelim. Üçüncü kat pandispanyayı da koyalım. Üçüncü katı da biraz gazozla ıslatalım.
Dış kaplama için hazırlığımıza başlayalım. Krem şantiyle kakaolu sütüçırpalım. Bu kaplama malzemesini buzdolabında bir miktar soğutalım. Pastanın üstünü ve yanlarını bu malzemeyle kaplayalım. Kalanı bir sıkma torbasına koyalım ve pastanın yanlarına sepet motifleri yapalım.
Ardından pastanın üstünü dilimlenmiş muzlar, kiviler ve kırmızı eriklerle süsleyelim.
Pastamız servise hazır.

Not: Bu pastaya çilek de çok yakışıyor, uygun mevsimde mutlaka çilekle denemenizi öneririm. Ayrıca pastayı, bir gün buzdolabında dinlendirip ikram ederseniz tadının çok daha güzel olduğunu göreceksiniz.

Meyve Şekerli Pasta


Gereçler:
100 gr tereyağı
100 gr pudra şekeri
2 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi
2 yumurta, hafif çırpılmış
75 gr un
50 gr taze ekmek kırıntısı
50 gr erik kurusu, ince kıyılmış
50 gr kiraz şekerlemesi, ince kıyılmış
50 gr badem, ince kıyılmış
25 gr portakal limon kabuğu ince kıyılmış
Üstü:
75 gr tereyağı
150 gr toz şeker, elenmiş
1 yemek kaşığı, portakal suyu
1/2 portakal

18 cm. çapındaki kek kalıbını iyice yağlayıp, dibine yağlı kağıt döşeyin. Tereyağı, şeker ve portakal kabuğu rendesini hafif ve kar haline gelene kadar çırpın. Yavaş yavaş yumurtaları ve bir kaşık un eklerken çırpmanızı sürdürün. Kalan unu da katıp karışıma iyice yedirin. Ekmek kırıntılarını ve kıyılmış meyveleri de ekleyin. Hazırlanan kalıba döküp, orta kızgınlıktaki fırında 1 saat pişirin. Fırından alınca 5 dakika kalıpta bekletip, sonra soğuması için kalıptan çıkarıp düzgün bir düzeye bırakın. Tereyağı, şeker ve portakal suyunu çırpın. Kekin üstüne ve yanlarına sürün. Yarım portakalın kabuğunu soyun ve beyaz kısımlarını temizleyin. Dilimlere kesip, her dilimi de ikiye bölün ve pastanın üstünü süsleyin.

Meyve Tatlıları Hakkında


Milli Eğitim Bakanlığı
Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi
Ankara 2007


Meyvelerin Kullanım Özelliklerine Göre Sınıflandırılması:
Taze Meyveler: Türk mutfağında tatlısı yapılan meyveler mevsime göre değişmektedir. Kışın; daha çok Ayva, Elma, Armut gibi meyveler ve Bal kabağı kullanılır( Kabak esas olarak sebzedir. Fakat bu Kabak tatlısı yapılan Bal kabağı olduğu için bu grupta yer almıştır). Bunlardan başka Kivi, Ananas, Muz gibi farklı meyvelerden de tatlı yapılmaktadır. Yazın ise; Elma, Armut, Şeftali, taze Kayısı, taze İncirden tatlı yapılabilir.
Kuru Meyveler: Kuru meyvelerde seçme şansı daha azdır. Bundan dolayı çeşit azalmaktadır. Taze meyvelerden özel olarak kurutulup, tatlısı yapılarak en çok tüketilen meyveler İncir ve Kayısıdır. Bunlardan başka Erik, Hurma, Üzümün de kullanıldığı görülür.

Meyve Tatlılarının Mönüdeki Yeri ve Önemi:
Meyve tatlılarının mönüde bulunduğu sıra diğer tatlı ve meyvelerle aynıdır. Yani mönüde en son sırayı alır.
Meyve tatlıları ulusal ve uluslar arası mutfaklarda her zaman tüketilebilen tatlılardır.
Fakat daha çok kırmızı et ürünlerinin bulunduğu yağlı ve özel yemeklerden sonra tercih edildiği görülmektedir. Meyvenin hafifliği şekerin lezzeti ile birleşince özellikle ağır mönülerin vazgeçilmez bir parçası olmuştur.

Hazırlanmasında Kullanılan Araç ve Gereçler:
Meyve tatlıları hazırlanırken kullanılan araçlar meyvenin çeşidine ve yapısına göre değişir. Genel olarak kullanılacak araçlar:
Elma için iyi bir Elma oyacağı veya Kabak oyacağı kullanılmalıdır.
Kabak tatlısını yaparken Kabağın sert kabuğunu soymak için büyük ve sağlam bir bıçak şarttır.
Ayva tatlısında ise Ayvanın kabuğunu soymak ve çekirdekli yuvayı temizlemek için ele uygun keskin bıçak kullanılmalıdır.
Ceviz, fındık ve bademi çekmek veya dövmek için de havan veya çekme makinesine ihtiyaç vardır.
Meyveli kuplar için özel kup bardakları kullanılmalıdır.
Dondurmalı tatlılar için ya dondurma kaşığı ya da dondurma kepçesi gereklidir.
Bunların dışında; tencere, tepsi, bardak, kaşık, çatal, tabak, servis tabağı, rende, maşa, delikli kevgir, doğrama tahtası, kastrol, küvet, fırın, ocak, blender veya mutfak robotu gibi araçlar kullanılır.
Kullanılacak gereçler: Ana malzemesi meyvenin dışında şeker başta olmak üzere kaymak, ceviz, fındık, badem, antep fıstığı, krema, krem şanti, dondurma, baharat ( karanfil, tarçın, hindistan cevizi .vb ) kullanılır.

Meyvelerin Hazırlamasında ve Kullanılmasında Dikkat Edilecek Noktalar:
Tatlısı yapılacak her meyvenin hazırlığı ve kullanımı farklıdır. Bu nedenle meyveleri çeşidine göre tek tek ele almak gerekir.
Elma, ayva gibi meyvelerin çekirdekli orta kısımları çıkartılmalı, çıkartırken meyve şeklinin bozulmamasına dikkat edilmelidir.
Ayvanın çekirdekleri Ayva ile beraber kaynatıldığı zaman çok güzel bir renk verdiğinden çekirdekleri ile birlikte kaynatılmalıdır.
Elma, Ayva, Armut, Şeftali, Muz gibi meyvelerin kabuğu soyulduktan sonra açıkta bekletilirse kararır. Bunun için kabuğu soyulduktan sonra üzerine limon sürülmeli ya da su içinde bekletilmelidir.
Elma, Armut gibi meyvelerden bütün olarak faydalanmak isteniyorsa şekli bozulmadan düzgün soyulmalı ve kısık ateşte pişirilmelidir.
Bal kabağının çok sert ve kalın kabukları vardır. Bu nedenle soyarken biraz derinden soymak gereklidir.
Bal kabağının orta kısmındaki çekirdekli yuva iyice temizlenmelidir.
Bal kabakları soyduktan sonra porsiyonlanacak büyüklükte dilimlenmelidir.
Kabak tatlısı yapılırken kabakların dağılmaması için kısık ateşte pişirilmelidir.
Taze Kayısı ve İncirden tatlı yapılacaksa meyvelerin ezilmiş olmamasına dikkat edilmelidir.
Kuru İncirden tatlı yapılacaksa kullanmadan önce suda bekletilerek yumuşaması sağlanmalıdır.
Kuru Kayısıdan tatlı yapılacaksa incirde olduğu gibi yumuşatmak için kısa süre haşlanmalı ya da ılık suda bekletilmelidir.

Meyve Tatlılarının Saklanması:
Meyvelerden yapılan tatlılar genellikle soğuk olarak tüketilir. Ancak şeker oranı yüksek olan kuru İncir gibi tatlılar ise buzdolabında fazla bekletilmez, eğer bekletilirse tatlı şekerlenebilir. Bu nedenle oda ısısında bekletilmeli ya da kısa sürede tüketilmelidir.
Bekletme mutlaka kapalı bir kapta yapılmalıdır.
Tatlıların üzerine krem şanti, kaymak, ceviz gibi garnitürler konulup bekletilmez. Bu ürünlerin servis yapılacağı zaman ilavesi yapılmalıdır.
Meyvenin çiğ olarak tüketildiği meyve salataları ise hazırlandırıldıktan sonra bekletmeden hemen servis edilmelidir.
Dondurma kullanılarak yapılan meyve tatlıları için kullanılacak dondurma buzdolabının buzluk kısımda veya derin dondurucularda bekletilmeli, hazırlanacağı zaman çıkartılmalıdır.

Meyve ve Sebze Reçelleri (Isparta)


Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Tercihe Göre; Ayva, Kayısı, Zerdali, Vişne, Erik, Elma Gibi Meyveler
Toz Şeker
Limon ya da limon tuzu

Reçel yapılmadan önce meyvelerin çürük ve bereli olanları seçilir. Yıkanıp ayıklandıktan sonra meyvenin cinsine göre şeker ilave edilir. Tatlı meyvelerde daha az, ekşi olanlarda ise şeker miktarı daha fazla kullanılır. 1 kg meyve + 1,5-2 kg toz şeker olmak üzere, meyveler şekere yatırılıp bir gece bekletilir. Reçel, ateş üzerine konulur, kaynamaya başlayınca üzerinde oluşan köpükler kaşıkla alınarak 5 dakika kadar kaynatılır. caktan indirilmeden hemen önce birkaç parça limon tuzu eklenir. Limon tuzu reçelin kristalleşmesini önler. Ocaktan alınarak üzerine ince tülbent örtülür. Güneşte kıvamına gelinceye kadar üç veya dört gün bekletilir. Reçelin kıvamını anlamak için küçük bir tabağa birkaç damla reçel damlatılır. Damla hemen bozulup akmıyorsa kıvama gelmiş demektir. Kıvamına gelen reçel kışın kullanılmak üzere cam kavanozlara boşaltılarak serin yerde saklanır.

Not: Reçel, kışın yenmek üzere, yaz mevsiminde yetişen birçok meyvenin, çeşitli şekillerde şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tür tatlıdır. Genellikle kahvaltı sofralarında tüketilmektedir.


Meyveler


Elma
Ona kısaca meyvelerin sağlık pınarı veya meyvelerin kraliçesidiyebiliriz. Günde 1 - 2 elma yemek sağlık açısından oldukça yararlı. Besin değeri: Bol miktarda C vitamini ve potasyumun yanı sıra elmada daha birçok yararlı besin değeri bulunuyor. Bunların başında organik asitler, eterik yağlar ve petkin geliyor. Petkin vücudu toksinlerden arındırır, kolesterolü düşürür ve şekeri dengede tutar. İçerdiği maddeler bakterilerin vücudunuzu etkilemesini önler. Önerimiz: Elmayı daima kabuğuyla yiyin. Çünkü vitamin ve değerli maddeler kabuğun altındaki kısımda bulunuyor.

Portakal
Portakal için 'tanrıların armağanı' denir. Bu iddianın gerçeklik payı çok büyük. Çünkü yüksek miktarda beta karoten ve C vitamini içeren portakal, enfeksiyonlara karşı mükemmel bir koruma sağlıyor. Ayrıca portakalın beyaz etinde ve kabuğunun altında kanser ve kalp krizi riskini azaltan maddeler bulunuyor. Besin değeri: C vitamini ve selenyum açısından çok zengin olan portakal, stres ve ateşli hastalıklara iyi geliyor. Önerimiz: Sıvıyağ veya margarin sürülmüş ekmek eşliğinde tüketin. Böylece vitaminin vücut tarafından alımı kolaylaşır.

Üzüm
İster meyvesini tüketin ister suyunu, üzüm daima sağlık açısından yararlı ve bol bol tüketilmesi gereken bir meyve. Besin değeri: Potasyum, demir ve bol miktarda magnezyum içerir. Bu maddeler fiziksel ve ruhsal açıdan enerji verir. Önerimiz: Üzümleri sıcak suyla iyice yıkayın. Ancak bu şekilde üzerine yapışan tarım ilaçlarından arındırabilirsiniz

Mango
Sarı ve turuncu arasında değişen bu hoş kokulu meyvenin tadına en çok olgunken varabilirsiniz. Mümkün olduğunca çiğ olarak tüketin. Besin değeri: C vitamini, Provitamin A ve B vitamininin tüm türlerini içerir. B vitaminleri sinirler, cilt ve saçlar için çok yararlıdır. Önerimiz: Buzdolabında saklamayın. Oda sıcaklığında olgunlaşmasını bekleyin.

Limon
Limon asidi yönünden zengin olan bu meyve, hazmı kolaylaştırır. Olgunlaşmış limonun suyu ise kalbi güçlendirir. Besin değeri:C vitamini, magnezyum ve bakır içerir. Soğukalgınlığı ve strese karşı birebirdir. Önerimiz: C vitamini oranı daha yüksek olduğundan iyice sararmış olan limonları almayı tercih edin.

Sebzeler:
Brokoli
Kansere iyi geldiği bilinen 10 sebze türü arasında birinci sırada brokoli bulunuyor. Bolca potasyum ve az miktarda sodyum içerdiğinden kalp ve böbrek hastalıklarına da iyi geliyor. Besin değeri: Potasyum, demir, karoten ve kalsiyum içerir. Kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Önerimiz: Sapları ile birlikte tüketin. Saplarında bağışıklık sistemini güçlendiren selenyum bulunuyor.

Domates
Kalorisi düşüktür. Vücudun fazla suyu atmasını sağlar ve tansiyonu düşürür. Uzmanlar, romatizmadan şikayetçi olanlara günde bir bardak domates suyu içmelerini tavsiye ediyor. Besin değeri: Domateste anti oksidan etkisi gösteren A, C ve E vitamini bulunuyor. Strese iyi geldiği biliniyor. Ayrıca bol miktarda vitamin içerdiğinden kanseri önlediği de öne sürülüyor. Önerimiz: Domatesle aynı oranda besin değerine sahip olduğundan bol miktarda ketçap da tüketebilirsiniz.

Enginar
İster haşlanmış olarak ister soslu veya sossuz; damak zevkine düşkün olanların ilacı enginar her türlü yenebiliyor. İçerdiği en önemli madde olan Cynara scolymus dalağın ve metabolizmanın daha iyi çalışmasını sağlıyor. Ayrıca enginar kolesterolü de düşürüyor. Besin değeri: Cynara scolymus ve beta karoten. Romatizma, gut, obezite, yüksek kolesterol ve mide asidi gibi metabolizma rahatsızlıklarında olumlu etkileri var. Ayrıca mideyi de rahatlatıyor. Önerimiz: Mideniz yağ hazmetmekte zorlanıyorsa, enginar yemeyi deneyin.

Kırmızı pancar Alternatif tıbba bakılacak olursa, kırmızı pancar mucizeler yaratıyor. Özellikle kırmızı pancar suyunun kansere karşı bire bir olduğu ileri sürülüyor. Bunun nedeni ise, vucüdu kanserden koruyan önemli maddeler içermesi. Besin değeri: Folik asit, potasyum, mangan ve magnezyum. Ayrıca içeriğindeki demir ve bakır, kan yapımını destekliyor. Özellikle doğurganlık çağında bulunan kadınlar için önemli. Çünkü bu çağlarda folik asit eksikliği görülebiliyor. Önerimiz: Besin değerini yitirmemesi için taze olarak tüketin.

Sarmısak
Yararlı asitlerin üretilmesini destekleyen sarmısağın faydalarını saymakla bitiremeyen Amerikalı uzmanlar, ona "mucizevi ilaç"ismini vermişler. Besin değeri: Eterik bir asit olan alisin ve selenyum. Kan dolaşımını destekler ve dezenfekte edici özelliği vardır. Önerimiz: Sarmısağı çok fazla pişirmeyin. Hafif sarı bir renge dönüşmesi uygundur. Aksi halde acı bir tat alır.

Baharatlar:
Zencefil
Hindistan ve Çin'de uzun süredir tedavi amaçlı kullanılıyor. Besin değeri: Eterik yağlar içeriyor. Mide bulantısı ve özellikle hazımsızlık sorunlarına iyi geliyor. Önerimiz: Zayıflatıcı özelliği vardır. Taze zencefili dilimleyip sıcak suda 7 dakika demlenmesini sağlayın. Ardından çay olarak tüketin.

Tarçın
Tarihe mal olmuş güzel kadınların aşk iksiri arasında mutlaka tarçın yer alırdı. Bu kadınlardan biri de Kleopatra. Anason, karabiber ve Hintcevizinin yanı sıra tarçın kullanmayı da ihmal etmezdi. Besin değeri: Eterik yağlar. İştahsızlık, mide, karın ağrıları ve hazımsızlığa karşı iyi geldiği biliniyor. Önerimiz: Ruh halini olumlu etkilediğinden kadınlara regl döneminden bir hafta önce tarçın tüketmeleri tavsiye ediliyor. Örneğin yulaf ezmesini tarçınla tüketebilirsiniz

Balık:
Somon balığı
Ne yazık ki günümüzde tatlı suda doğup sonra denizde yaşayan ve üremek için tekrar tatlı suya dönen yabani somon balığı bulunmuyor. Bunun yerine suni olarak üretilen somon balığı sunuluyor. Besin değeri: D, B6 ve B12 vitamini, iyot ve potasyum içeriyor. Somon balığı bol miktarda yağ içerdiği halde, yüksek orandaki Omega 3 yağ asidi kanı sulandırıyor. Önerimiz: Haftada 1 - 2 kez balık yiyin.

Yağ:
Zeytinyağı
Asırlardır bir sağlık kaynağı olarak kabul gören saf zeytinyağının kalp krizi riskini azalttığı ve kanseri önlediği biliniyor. Besin değeri: Basit doymamış yağ asitleri ve bitkisel maddeler. Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığına karşı korur. Önerimiz: Sızma zeytinyağı vücut tarafından daha iyi değerlendirilir ve kan dolaşımını kolaylaştırır. Bundan dolayı sızma zeytinyağı tüketmeyi tercih edin.

Süt ürünleri:
Yoğurt
Kolay hazmedilir ve kalorisi düşüktür. 100 gr yoğurtta yüzde 1,5 yağ ve 44 kalori bulunuyor. Süt asidi, özellikle albümin hazmını kolaylaştırıyor. Besin değeri: Albümin, kalsiyum ve A vitamini.Yoğurt bileşimi sayesinde hazmı destekliyor ve dengeliyor. Önerimiz: Süt asidi bakterileri eklenmiş yoğurt türlerini her gün tüketmek bağırsakları güçlendirir.

Çerez:
Badem
Kadınlara özgü bir çerez olarak tanımlanıyor. Bunun nedeni ise; bademin hamileler için bir güç kaynağı olması ve kadınlara has bel ağrılarına çok iyi gelmesi. Bademin aynı zamanda cildi güzelleştirici etkisi de bulunuyor. Besin değeri: E, B2 vitamini, magnezyum, kalsiyum ve mangan. Beden ve zihin yorgunluğunu gideriyor. Önerimiz: Akşamdan bir bardak süte 5 adet badem atıp sabaha kadar bekletin. Sabah bademi tüketin. Mutlaka çok iyi çiğneyin. Aksi halde hazmedilmeden vücuttan tekrar atılır.

Kabak çekirdeği
Kabak çekirdeğini kavrulmuş veya kavrulmamış olarak temin edebilirsiniz. Bilimsel açıdan etkisi henüz tam olarak kanıtlanmadıysa da, kabak çekirdeği özellikle erkekler için biyolojik bir mucize olarak görülüyor. Besin değeri: Albümin, magnezyum, çinko ve E vitamini. Prostat üzerinde olumlu etkileri olduğu gibi, aynı zamanda idrar yollarına da iyi geliyor. Önerimiz: Cips yerine bunu çıtlatmayı deneyin.

Saygılarımla...

Meyvelere Kültürel Bir Bakış


Kültür ve Turizm Bakanlığı

Tatlı yiyeceklerin bir diğer boyutunu meyveler oluşturur.Anadolu zengin bir meyve kültürüne sahiptir.Fakat toplumumuz sanayileştikçe meyvecilik de ölmektedir.Meyve yetiştirmek merak ve zevk işidir.İş yaşamı, boş zamanın kalmaması, nüfusun kentlere göçü, meyve ağacına ilgiyi azaltmıştır.
Meyvelerin kültürel boyutu derken çocukluk anıları olarak bahçelere meyve hırsızlığı için girişler akla geliyor.Köylerde, bağlık bahçelik yerlerde gruplar halindeki mahallenin çocukları dikenli telleri atlayarak geceleyin bahçelere dalıp çağla ya da başka meyve hırsızlıkları yaparlar ve bunları ileriki yıllarda zevkli anılar olarak anlatırlar.Kırşehirli Şemsi Yastıman bir şiirinde bu nostaljiyi şöyle anlatır.

Kasetten:
Üç arkadaş şöyle bir bahçe bulsak
Çalpıdan hatlayıp bir üzüm yolsak
Sabısı dutsa da bir rezil olsak
O tatlı günlere ermek istiyom.

Anadolu’da geleneksel hukuka göre iki komşunun bahçesinin tam sınırında bir meyve ağacı varsa, o ağacın sarkan dalları komşunun tarafında ise, o dalların meyvesi komşuya ait olur.Bahçesinin meyvelerini eşe dosta, konuya komşuya ikram etmek, Anadolu insanının en büyük zevkidir.Bahçelerde meyve yemeye çağırmak olduğu gibi, tabaklarla, sepetlerle meyve göndermek geleneği de hala yaygındır.
Eskiden bağ bozumu zamanı bağ sahipleri yolun kenarına çıkıp gelen geçene üzümlerini ikram ederlerdi.Bugün bağ bozumu zamanı Anadolu’da şenlikler düzenlenmektedir.Nevşehir, Avanos, Malatya, Arapkir, Denizli, Çal gibi.Asma yaprağı da sebze olarak değerlendirilir.Üzümün kökeninin İran ve Orta Asya olduğu söyleniyor.Üzümün olmamışına ‘koruk’ denir ve turşu yapılır.Yazın bağları olanlar bağ evine gider iki üç ay orada kalırlar.Sohbet için yapılan çardaklar da asmalarla süslenerek serinlik sağlanır.
Meyve toplama da kültürel bakımdan anlamlı gelenekler yaratmıştır.Konu komşu, çoluk çocuk, akraba, eş dost ve para ile tutulan işçiler güle oynaya, söyleşerek meyve toplarlar.Anadolu’da çeşitli iller, ilçeler, yetiştirdikleri meyveler ile anılırlar.Niğde elması, Ayaş dutu, Yuva’nın kavunu, Anamur muzu gibi. Bunlar lezzet bakımından, mis gibi kokusu bakımından ünlüdürler.Semt pazarlarında satıcılar meyveleri hep yetiştirdikleri yere göre satmaya çalışırlar ve müşteri çekerler.
Meyveler çeşitli biçimlerde değerlendirilmektedir.Hem taze olarak, hem kurutularak, hem de suyu çıkarılarak tüketilirler.Meyve suyu yapımı ayrı bir sanayi kolu olmuştur.Ülkemizde meyve suyu yapan fabrikalar açılmıştır.Doğal olarak yetişen meyvelerin tadı, lezzeti başka idi.Örneğin dışarıdan ithal muz geliyor, kocaman kocaman ve lezzeti yok.Ama bir Anamur muzunun mis gibi kokusu ve lezzeti var.
Elma, önce Küçük Asya’da Proto-Hitit çevrede yetiştirilip Mezopotamya’ya geçmiştir. “Almalık” elma bahçesidir.Erzincan Refahiye’de bir çeşit eriğe de alma denir. Isparta’nın ‘Almacuk’, elmaya benzer meyvesi olan küçük bir ağaçtır.Burdur’da yabani otlara verilen ad da almadır.Ankara’da Almacuk otu vardır.Elma, en çok tüketilen meyvedir.Anadolu’nun her yerinde yetişir.Çok çeşitli cinsleri vardır.Ekşisi, tatlısı, sulusu, sert olanı, yörelere göre değişir.Çeşitli tatlılarda da kullanılan temel bir maddedir.
Kiraz ve vişne de Anadolu’da bolca üretilir.Kirazın beşiği Giresun olarak bilinir.Ekşi kiraz dene vişneyi Avrupalılar çok seviyor.Vişne suyu da meyve suyu sanayinde başta gelmektedir.Kiraz ve vişne şenlikleri de Anadolu’da yaygın.Örneğin Ayaş’ta vişne, Uluborlu’da iri kiraz yetişir ve buralarda şenlikler yapılır.Vişneden reçel, pestil, ezme kurutularak hoşaf yapılır.Kiraz sadece taze olarak tüketilir.
İncir, her yerde yetişir.Dağda, kırda bayırda.İncir ağacı arsızdır.Harabe duvarlarının arasında yetişir.Ocağına incir dikmek deyimi buradan gelir.Yani, ocağı yıkılacak, harabe haline gelecek, yıkıntının arasından da incir çıkacak.Ama Ege yöresi, Aydın, incirin en güzel yetiştiği yöremizdir.İncire "yemiş" de denir.Karadut ve incirin vatanı Küçük Asya’dan Hindistan’a kadar uzanan alandır.Beyaz dut Çin kökenli olarak bilinir.
Malatya, kayısısı ve zerdalisi, (Doğu Anadolu ve İran kökenli) Bursa, şeftalisi, (Çin’den yayılmış) can eriği, Malta eriği bahar ve yaz meyveleridir.Kızılcık daha çok hoşaf yapılır.Muşmula az bilinir.Ama ‘Muşmula suratlı’ diyince buruşmuşluğu ifade eder.
Meyvelerin özellikleri, böylece insanların bazı yanlarına benzetilir.Elma yanaklı, kiraz dudaklı, üzüm gözlü gibi.Armut, çeşitli cinsleriyle Anadolu’da yaygındır.Yabanisine "Ahlat" denir.Çankırı dağlarında boldur.Alıç da yine dağlarda yetişir.Çankırı’da dağlardan alıç toplayıcılar onları ipe dizerek büyük kent pazarlarında satarlar.Ayının on türküsü varmış dokuzu ahlat üstüne imiş derler.
Kavun - Karpuzun Hindistan kökenli olduğu söyleniyor.Anadolu’da kavun karpuz tarlalarına ‘Bostan’ deniyor.Köylümüz yaz aylarında ve Eylül’de bol bol meyve yemiş oluyor böylece.Bir gölgeye oturup kavunu karpuzu kesip eş dostla yemek, en güzel zevklerden birisidir.İçki sofralarında kavunun ayrı bir yeri vardır. Kavun karpuz bütün olarak satılır.Fakat Rize’de karpuz sergilerinde dilim dilim olarak da satılıyor.
Son yıllarda ilkbahar aylarında İran’dan gelen karpuzlar tüketiliyor.Ama pek tatları yok.Bizimkiler Temmuz’da yetişiyor.Kavunun anavatanı ise Asya’dır.Buna, ‘Çin kavunu’ deniyor.Fakat normal kavun Afrika kökenlidir.Kavun ve karpuzun kaderini değiştiren Mısırlılar olmuş.Küçük ve tatsız karpuz ve kavunun ıslahını ilk kez Mısırlılar M.Ö. 5.y.y.da yapmışlar.İri, tatlı ve sulu kavun ve karpuzları onlara borçluyuz demek ki.Kavunu bugünkü tadına getirenler Akdenizli bahçıvanlardır.
Diyarbakır karpuzları irilikleriyle ünlüdür.Onu alıp eve getirmek bile bir dert.Bostanlarda güvercin gübresi kullanıldığı için iri karpuz yetişiyor.Dicle’nin sol kıyısında çok sayıda güvercinlik vardır.Burada güvencin gübresi elde edilir.Bu yörede karpuz idrar söktürücü, böbrek taşlarını düşürücü olarak bilinir.
Kavunun çok küçüklerine ‘Kelek’ denir ki turşu yapımında kullanılır.Kavun karpuz çekirdekleri kavrulur, tuzlanır, eğlencelik olarak tüketilir.“Kış kavunu” ise sonbahardan alınıp saklanarak kışın tüketilir.Bunlar önceleri hamdır.Asılarak ya da saman arasına gömülerek saklanır ve kışın olgunlaştıkça yenir. Çekirdeklerinden Güney ve Güneydoğu’da sübye adı verilen hoş lezzetli bir beyaz şerbet hazırlanır.
Portakal, turunç, limon, mandalina, narenciye grubundandırlar.C vitamini kaynağıdırlar.Taze olarak ve suyundan yararlanılır.Portakalın kökeni, güney Çin ve Çin Hindi yarım adası olduğu sanılmaktadır.Dilim dilim soyularak yeniden Yafa portakallarını insanlarımız oldukça özledi.Çünkü bol sulu Washingtonlar soyularak yenilmiyor.
Çilek, mis gibi kokusu olan, daha çok reçel ve şerbet (saklanan şurup) biçiminde tüketilir.Kış mevsiminde hormonlu, tatsız ve iri iri olanları çok pahalı olarak satılmaktadır.Bugün pastacılıkta kullanılmaktadır.İğde de gerek çiçeği, gerekse kendisinin güzel kokusuyla bilinir.Kırlarda sıra sıra iğde ağaçları, yöreye ayrı bir güzellik verir.
Anadolu’da çerez içinde ayrı bir öneme sahiptir.Kızılcık da sağlık amacıyla ve hoşaf yapılarak tüketilir.Ayva, taze olarak tüketilir ve komposto yapılır.Toplumumuzda, ayvanın çok olduğu mevsimde kış çok sert geçermiş inancı yaygındır.Ayvayı yemek deyimi de bir kimsenin zor bir duruma düşmesini ifade eder.Nar’da sıcak yörelerimizde yetişir.
Nar ekşisi, güney doğu yörelerimizde Lahmacunla tüketilir, ayrıca salatalarda kullanılır.Halk ilaçlarının çoğunda kullanılır.Yer adlarında da ayva ve nar çok kullanılır.Ayvalık, Ayvalı, Ayvacık, Narlı, Narlıdere, Narlıca gibi.Nar tanesi, nur tanesi, ayva gibi sararmak gibi deyimlerde var.Nar çiçeği rengi çok nefistir ve el sanatlarında başlıca motiflerdendir.
Son zamanlarda toplumumuz tropik bölgelerin meyvelerini da ithal yoluyla tanıdı.Kivi, ananas, avocado, vs. Kivi Karadeniz ve Akdeniz yörelerinde de yetiştirilmeye başlandı.Meyvelerden yemek de yapılıyor.(Haşlanarak ve kızartılarak) Örneğin Karadeniz fırında kızarmış elma, armuttan yapılan Böremit yemeği, borhana (elma yemeği) gibi.Ekşi yeşil erik elma, koruk, kelek (olgunlaşmamış kavun) turşu olarak da kullanılmaktadır.
Bazı yabani meyveler da tüketilir.Tavşan memesi (kırmızı meyve), ağ yemşen (Kuşburnuna benzer meyve), dığdığan (dağ yemişi), hesmıhan (kırmızı meyveli bir ağaç), zegur (çilek nevinden kırmızı meyve), kocayemiş, üngülüz-kadın budu, mormani (böğürtlen) bugün pasta yapımında da kullanılmaktadır.Üvem (buruk bir erik), şamana (kokulu kavun), öğütülmüş armut kurusuna ‘gavut’ denir.(Erzincan-Sivas)
Üvez, asılarak olgun duruma gelince yenir.Muşmuladan farklı bir lezzeti vardır. hurma da dinsel olarak anlamlı bir meyvedir.Bol vitamin kaynağı olan meyveler sağlıklı yiyeceklerin başında gelir.Birçok hastalıkları da önleyici etkileri vardır.Ayrıca pasta yapımında da bol miktarda kullanılır.Yazın dondurmalara da meyve sosu katılarak lezzetlendirilir.

MEYVELERİN SERVİS ŞEKLİ ve YENME YÖNTEMLERİ


Meyvelerin, masaya büyük yemişlikler içinde, düzgün sıralı ve istiflenmiş bir şekilde getirilerek, masanın tam orta kısmına yerleştirilmesi gerektiği gibi, her konuğun önüne de, içinde yarıya kadar su doldurulmuş olan ve bol denen metal ya da porselen kâseler koymak zorunluluğu yardır. (Buradaki zorunluluk ancak, etiketli, büyük ve resmî davetler içindir. İçten, gösterişsiz, kurumsuz, aile sofra veya davetlerde ise böyle bir zorunluluk söz konusu olamaz.)
Davetliler de meyvelerini, masanın ortasındaki yemişlikten, tabaklarına istediklerini alarak yemeleri gerekir.
İstediğimizi almak deyince; bu hiçbir zaman en büyük parçaları alttan, üstten aceleci davranışlarla kaparcasına almak anlamına gelmemelidir. Buradaki istediğimizi almaktan maksadımız, ancak istediğimiz cins meyveyi seçmek demektir.
Yoksa her önümüze gelen sıra veya yerlede meyve toplarcasına kapışacak olursak, istiflerin oynamasiyle bütün meyvelerin sofraya dağılmalarına neden vermiş oluruz.
Bu bakımdan, alacağımız meyveleri, ancak tarafımıza düşen kısımdan ve olanağmca küçüklerini seçerek üstte konacak büyüklerden sonraki ikinci sıralardan almamız zorunluğu vardır.
Bundan başka ev sahibi veya yanımızdaki herhangi bir davetli tarafından, tabağında ikiye kesilmiş olarak yarım meyve ikram edilecek olursa, bunlardan daima, küçük ve sapsız olanını seçmek gerekir. Saplı olan kısımlar, sofra görgüsünce şerefli parça olarak sayıldıklarından, bunların ancak ısrar karşısında almalıyız.
Meyvelerin yenme yöntem ve yollarına gelince: Bu her meyvenin çeşidine göre değiştiğinden, aşağıda cinslerine göre, bunların soyulma, kesilme ve yenme yantem ve yollarını sırasiyle anlatmaya çalışacağız. Şöyle ki :

Elma, armut ve şeftali: Bunları uzunluklarına doğru dörde kestikten sonra kesmiş olduğumuz parçalardan, birinin iç kısmına çatal batırarak, kabuk kısmmı bıçakla kesmeli soymalı ve çatalla ağıza götürüp yedikten sonra aynı işlemi diğer parçalar için de teker teker, tekrarlayarak bu tür meyveleri yemeliyiz.
Yukarıda, adı geçen meyveleri her ne şekilde olursa olsun helozoni bir şekilde (halk arasında fener yapma denen biçimde) soymak doğru olmadığı gibi dörde bölünmüş herhangi bir parçayı da elle tutarak soymak, ya da yemek doğru bir davranış değildir.

Erik, kayısı: Bunların kabuklarını soymak doğru değildir. Bu meyveleri büyüklüklerine göre, iki ya da dörde kestikten sonra çekirdeklerini çıkarmalı ve çatal batırarak yemelidir.

Kiraz, vişne: Tabağımıza almış olduğumuz kiraz veya vişneleri, saplarından tutarak sol elimizle ağzımıza götürdükten sonra çekirdekleri, sağ elimizde tuttuğumuz küçük kaşığa çıkarmalı, sonra da kaşıktaki çekirdekleri tabağımızın bir kenarına yavaşça bırakarak bunları yemeliyiz. Bununla beraber kiraz çekirdeklerini, kaşık yerine sağ avucumuzun içine alarak tabağımıza bırakarak yememiz de izin vardır. Vişneler el ve peçeteleri boyaması nedeniyle bunların çekirdeklerini avuçlarımıza almamız doğru olmaz.

Çilek: önümüze getirilen kâse içindeki krema çileklerle, tabağımıza almış olduğumuz küçük boydaki çilekleri büyük kaşıklarla yemek zorunluluğundayız. Çok büyük boyda olanlarını da, sağ elimizle birer birer alarak tabağımızın bir kenarına koymuş olduğumuz pudra şekerine batırarak yemeliyiz.
Tabağımızdaki çilekleri kaşıkla ezerek yemek kesinlikle doğru bir davranış olmaz.
Ağaç çileği: Bunları ise daima kaşıkla yemek zorunluluğu vardır.

Kavun: Fransız görgüsünce, önümüze getirilen kavunu keserek kabuğundan ayırdıktan sonra, çatal veya bıçakla küçük parçalara bölerek yemek gerekir. Amerikalılar ise, kavunu kabuğundan ayırmadan kaşıkla oyarak yemektedirler.

Karpuz: Dilimini kabuğundan ayırdıktan sonra, bıçakla küçük parçalara kesmeli, yedikten sonra çekirdeklerini sol elimize alarak, tabağın bir kenarına bırakarak yemelidir.
Karpuz diliminin üzerindeki çekirdekleri çatalla temizlemeye kalkışmak doğru bir davranış değildir. Aksi halde çekirdeklerin masa örtüsüne veya sağa sola sıçramalarına neden verilmiş olurunur. (Etiketli ve büyük davetlerde sofraya karpuz çıkarılması doğru olmaz).

İncir: İncirleri elle tutmak ve soymak doğru olmamakla beraber, bunları görgüye teorik bir anlatımda bulunmak uygun bir şekilde soy-dak da bir tecrübe ve alışkanlık işi olduğunu belirtmek isterim. Yine de incirlerin kolayca soyulabilmeleri konusunda teorik bir anlatımda bulunmak faydasız değildir. Şöyle ki :
Sol elimizde tuttuğumuz çatalı, tabağımızda sapı yukarı doğru getirilmiş olan incirin sol kısmına batırdıktan sonra, sağ elimizdeki bıçakla incirin kabuğunu aşağıya doğru yüzercesine sıyırıp çıkarmalı ve aynı şekilde diğer taraflardaki kabukları da soyduktan sonra, yine çatal incire batırılmış olarak bunu dörde kesmeli ve sonra da dörde bölünmüş parçalardan, sağ elimizde almış olduğumuz çatalla birer, birer alarak incirleri yemelidir.

Muz: Her iki uçlarını kestikten sonra sol kısmına çatal batırarak kabuğunu uzunluğuna doğru yararcasına kesmeli ve uzunluğuna ikiye kesmiş olduğumuz kabukların iki yanlarından çatal bıçakla çekerek ayırdıktan sonra, muzun ortaya çıkmasını sağlamalı. Sonra da ortaya çıkan muzdan küçük parçalar keserek, çatalla almalı ve bu kesilen parçaları yemelidir.

Portakal ve mandalina: Çok resmî ve yüksek sosyetelerde, portakal ve mandalinaya el dokundurmadan çatal bıçak ile soymak ve yemek zo-runluğu varsa da, özellikle portakalı çatal bıçakla soymak işlemi oldukça eziyetli ve güç olduktan başka aynı zamanda deney, alışkanlık ve bir yetenek sorunu olduğunu da unutmamak gerekir.
İşte bu nedenledir ki, bunları elle dokunmadan soymak zorunluğu olmasına rağmen birçok yüksek sosyete ve davetlerde portakalı bıçakla dilimlere kestikten sonra, elle kabuklarını soyarak yemektedirler. Bu şekil soyma her ne kadar bir alışkanlık, bir âdet haline gelmiş ise de, sofra görgüsünce portakalın aşağıda anlatacağımız şekil ve yolla soyulması gereklidir. Şöyle ki :
Sol elimizle tuttuğumuz çatalı portakalm sol kısmına batırdıktan sonra, sağ elimizdeki bıçakla portakalm sol kısmına batırdıktan sonra,
sağ elimizdeki bıçakla portakalın üstünden bir kapak çıkarmalı ve yine portakalın sol kısmına çatal batırılmış olduğu halde portakalın kabuklarını dilimlere kesmeli, sonra da dilimlere kesilmiş bu portakal kabuklarım bıçakla yüzercesine aşağıya doğru çekmeli ve bütün kabuklan bu şekilde soymlaıdır. Bundan sonra soyulmuş bu portakaldan bıçakla dilimler keserek, bunların birer birer çatala batırarak yemelidir.

Grapefruit (Greypfrut - Altıntop denilen iri limon çeşidi yemiş) : Ortalarından ikiye kesilmiş ve üstlerine bol miktarda pudra şekeri serpilmiş olarak sofraya getirilen greypfrutları tabaklarımıza aldığımızda, bunları ancak küçük kaşıkla oyarak yememiz zorunluluğu vardır.
Yukarıda, soyulma, kesilme ve yenme yöntemi ve şekillerini uzun uzun anlatmış olduğumuz meyvelerden her hangi biri olursa olsun, sere-monili, etiketli bir sofrada bunları yedikten sonra parmaklarımızı, önümüzde durmakta olan bol denen ve içinde halka halka kesilmiş limon dilimleri bulunan, yarıya kadar su dolu olan kâseye şöylece bir sokup çıkarmak, sonra da önümüzdeki peçeteye kurulayarak ellerimizdeki meyve suyu veya yapışıklığının giderilmesini, temizlenmesini sağlamamız zorunluluğu vardır.
(Paris'i ziyaret eden, Kaçar hanedanına bağlı İran Şahlarından biri şerefine verilen büyük bir ziyafette, yemekten sonra meyveler de yenip bitirdikten sonra, herkesin önünde durmakta olan, altın kâseler içindeki halka halka kesilmiş limon dilimleri bulunan suyu, Şah hazretleri limonata zannederek, kaldırıp içmesi üzerine, ziyafette bulunan Fransa kralı ve bütün devlet adamları da kendisini mahcup etmemek için, önlerindeki el yıkama suyunu Şah'ı takliden kaldırıp içtikleri söylenir.)

meyveli armut


Malzemeler:
Mutfak
Zorluk 2
Süre 50 dk.
Kaç Kişilik 3
Yöntem
3 Adet armut
Yarım su bardağından biraz az şeker
1 Adet limon
1 Çay kaşığı vanilya
3 Su bardağı su
1 Adet kivi
1 Adet küçük elma
Yarım adet muz
Yarım adet limon
2 Adet mürdüm eriği
8-10 Adet siyah üzüm
Yarım su bardağı ahududu

Su bardağı su dolu tencerenin içine tozşekeri ve 1 adet limonun suyunu katın.
Ocakta şeker eriyene kadar karıştırın.
Daha sonra kapağını kapatıp, kaynamaya bırakın.
Armutların kabuğunu soyun ve kaynamaya başlayan şerbetin içine yerleştirin.
Üzerine toz vanilyayı ekleyin.
Kapağını kapatıp, armutar yumuşayana dek pişirin.
Daha sonra soğumaya bırakın.
Diğer tarafta muzun, kivinin ve elmanın kabuğunu soyun.
Bu meyveleri ve erikleri bir kabın içine küçük küçük doğrayın.
Üzerine kararmamaları için yarım limon suyunu gezdirin.
Bu karışıma üzümleri de ekleyin.
Armutları tencereden alıp, her birinin üzerinden bir şapka kesin.
Armudun içini sebze oyacağı ile oyun ve içlerini çıkarın.
İçlerini çıkarırken parçalamamaya dikkat edin.
Tenceredeki şerbetin üzerine ahududuları koyun ve kısık ateşte kıvamlı bir hal alana kadar pişirin.
Oyduğunuz armutların içini meyve karışımı ile doldurun.
Üzerine şapkasını kapatın.
Yanında ahududu ile servis yapın.

MEYVELİ BÖREK


Kullanılacak malzeme.
Hamuru için:
1/2 kilo un,
125 gram tereyağı,
150 gram toz şekeri,
25 gram maya,
3 yumurta,
1 limon,
1 bardak kadar süt,
tuz.
Meyveleri için:
400 gram kokulu bir cins elma,
200 gram kurutulmuş erik (üryanl olabilir),
300 gram lor peyniri,
50 gram toz şekeri,
25 gram pudra şekeri,
1 limon,
300 gram erik marmelâtı,
2 kaşık rezene tohumu.

Yapımı: Bir turta kalıbını yağa ve una bulayıp bir kenara bırakmalı. Toz durumundaki mayayı ufalayıp bir kaşık sütte eritmeli. Buna bir _ iki kaşık un katıp yoğurmalı, yumuşak bir hamur durumuna getirmeli ve yuvarlayıp bir kenarda iyice mayalanmasını beklemeli. Maya iyice kabarınca unu elekten geçire, rek hamur yoğurma mermerine boşaltma-lı. Ortasını çukurlaştırınca ufak parçalara bölünecek mayayı serpiştirmeli. Toz şekerini serptikten sonra yumuşatılmış ve küçük parçalara bölünmüş tereyağını katmalı. Bir çimdik tuzla sadece sarısı rendelenmiş bir limon kabuğu ve iki yumurta kattıktan sonra karışımı iyice yoğurarak ve bunları birbirlerine yedirerek hamur durumuna getirmeli. Hamur fazla katı olursa gerektiği kadar süt dökerek hamuru yumuşatmayı unutmamalı. Hamur, kıvamını bulunca bunu porselen veya toprak bir kâseye koymalı. Üzerine kabuk bağlamaması için nemli bir bez örtmeli ve kabı ılık bir yere kaldırmalı.
Hamur tam iki misli olacak biçimde mayalanıp kabarınca bunu tekrar hamur yoğurma mermerinin üstüne oturtmalı. Birçok eşit parçaya bölmeli ve her parçayı merdaneyle açarak 18 - 20 santim çapındaki kalıbın içine yayılacak biçimde açmalı. Sadece hamurlardan birini kalıbın kenarlarını da kaplayacak büyüklükte açmalı.
Hamur yufkalarının üzerlerine birer nemli bez örtüp bunları oldukları yerde biraz mayalanmaya bırakmalı. Beri yanda erikleri ılık suda yumuşatmalı. Elmaların kabuklarını soyup küçük parçalara doğramalı. Sonra yumuşamış ve kabarmış eriklerle elma parçalarını porselen bir kâseye boşaltıp karıştırmalı. Sadece sarısı rendelenmiş bir parça limon kabu-ğuyla toz şekerini serpmeli. Tekrar karıştırmalı ve böylece bırakmalı. Lor peynirini ezerek süzgeçten geçirmeli. Buna pudra şekerini katıp iyice karıştırmalı.
Sonuncu yumurtayı küçük bir kaba kırıp hafifçe çırpmalı.
Büyük yufkayla kalıbın dibini ve kenarlarını kaplamalı. Bunun üstüne fırçayla biraz yumurta sürmeli. Bunun üstüne biraz şekerli lor peynirini yaymalı. Peynirin üstünü bir yaprak yufkayla örtmeli. Bunun kenarlarını fırçayla yumurta-lamalı. Bir tabaka erik marmelâtı yaymalı, üzerine de biraz rezene tohumu serpiştirmeli. Bunun üstüne yayılacak yufkanın da kenarları yumurtalandıktan sonra erikli elma parçalarını yaymalı. Böylece bir kat lor peyniri, bir kat marmelât ve bir kat erikli elma olmak üzere ve araları birer yufkayla ayrılarak eldeki malzemeyi tüketmeli. En üste sonuncu yufkayı örttükten sonra bunun üstünü kalan yumurtayla iyice bulamalı, alttaki yufkanın ucuyla üstteki yufkanın ucunu bu çırpılmış yumurtayla yapıştırmalı. Hamurların biraz daha mayalanmasını temin etmek için kalıbı biraz daha bir kenarda dinlendirmeli. Sonra böreği 180 dereceye göre kızdırılmış fırına koymalı ve 45 dakika kadar pişirmeli. Tepsiyi veya kalıbı fırından çıkarınca bir kenara bırakıp on dakika kadar dinlendirmeli. Sonra böreği bir tabağa başaşağı ederek aktarmalı ve soğuk olarak servis yapmalı. Ilık olarak servis yapanlar da vardır.


ML® Meyveli Börek için tıklayın


MEYVELİ BÖREK


Malzeme:
3 su bardağı un
125 gr. margarin
25 gr. toz maya
3/4 bardak toz şeker
3 adet yumurta
1 bardak süt
1 adet limon
içi için:
3 adet Amasya elma
2 su bardağı lor peyniri
1 su bardağı erik kurusu
1 çay bardağı toz şeker
1/2 çay bardağı pudra şekeri
1 adet limon
1 kâse erik marmelatı

Yapılışı:
Mayayı bir kaşık süt ile eritin. 1-2 kaşık un katıp, yoğurun. Mayalanmasını bekleyin. Unun içine mayayı katın. Toz şekeri, parçalara ayrılmış margarini, 2 adet yumurtayı, limon kabuğu rendesini ve bir çimdik tuzu da katın. Hamuru yoğurup, nemli bir bez örterek dinlendirin. Çokça kabardıktan sonra, 8 veya 10 eşit parçaya bölün. Parçaları kalıp büyüklüğünde açın. Bu yufkaların da mayalanmasını bekleyin. Erikleri sıcak suda biraz yumuşatın. Elmaların kabuklarını soyup, küçük küçük doğrayın. Eriklerle birleştirin. Limon kabuğu rendesini, toz şekere döküp karıştırın.
Lor peyniri ile pudra şekerini iyice karıştırın. Yağlı tepsiye ilk yufkayı serin. Çırpılmış yumurtayı yayın. Peynirli karışımın bir miktarını serin. İkinci yufkayı yayın. Kenarlarına yumurta sürün. Erik marmelatım serin. 3. yufkanın da kenarlarını yumurtalayın. Erikli elma parçalannı yayın. Aynı sırayı takip ederek yufkaları bitirin. Üstüne çırpılmış yumurta sürüp, biraz daha kabarmasını bekleyin. Kızgın fırında 45 dakika pişirin. Soğuk servis yapın.

Meyveli Dilimler


Hamur:
150 gr. yumuşak tereyağı
1/2 adet limon kabuğu rendesi
1/2 adet çubuk vanilya özü
2 adet yumurta sarısı
100 gr. şeker
250 gr. elenmiş un
Süsleme:
50 gr. fındık
50 gr. kuru incir
100 gr. kuru kayısı
50 gr. kuru erik
50 gr. kırmızı kokteyl kirazı
90 gr. tereyağı
150 gr. şeker
150 gr. bal
50 gr. kuru kırmızı yaban mersini
50 gr. soyulmuş badem
50 gr. iç ceviz

Kurabiyenin hamuru için gerekli bütün malzemeyi mikserin hamur karıştırma ucu ile ilk önce kısa bir süre düşük hızda, sonra en yüksek hızda karıştırın. Unlu bir tezgahta pürüzsüz bir hamur elde edinceye kadar yoğurun, folyoya sarıp 1 saat buzdolabında bekletin. Hamuru unlu tezgahta 24x24 cm. büyüklüğünde açın, aynı büyüklükteki yağlı kağıt serili kelepçeli kalıba yerleştirin. 190°C'de ısıtılmış fırının ikinci rafında hafif rengi değişinceye kadar 6-8 dakika pişirin. Fırından çıkartıp soğumaya bırakın. Sonra kalıbın iç kısmına tereyağı sürün. Fındıkları yağsız tavada kavurup, soğumaya bırakın. İncir, kayısı, erik ve kirazı büyüklüklerine göre 3-4 parçaya kesin. Bir tencerede tereyağı, şeker ve balı kaynatın, orta ateşte 5 dakika pişirin. Meyveler, fındık, badem ve cevizi ekleyip karıştırarak hemen kekin üstüne eşit şekilde yayın. + 190°C'de ısıtılmış fırının ikinci rafında 12-15 dakika pişirin. Hafif ılınınca bir bıçakla kekin kenarlarını kesip kalıptan çıkartın, 4x4 cm. büyüklüğünde 36 parçaya kesin. Aralarına kağıt sererek kutuya yerleştirin. Kuru ve serin ortamda 10 gün saklayın.

Meyveli Hamur Tatlısı


4-5 adet kuru kayısı
2 adet kuru incir
1 çay bardağı kuru üzüm
5-6 adet kuru erik
3 adet yumurta
1 çay bardağı şeker
1 su bardağı yoğurt
Yarım paket tereyağı
2 paket kabartma tozu
2,5 su bardağı un
Şernet için:
2 su bardağı şeker
2 su bardağı su
1 çorba kaşığı limon suyu

Şerbet malzemesi kaynatılır ve soğumaya bırakılır. Önce kuru meyveler ufak ufak doğranır. Çukur bir kaba yumurta ve şeker konur. Mikserle 5 dakika çırpılır. Üzerine yoğurt, eritilmiş tereyağı eklenir. Biraz daha çırpılır. Sonra un, kabartma tozu eklenir. Karıştırıldıktan sonra kuru meyveler eklenir. Karışım bol yağlanmış bir fırın kabına dökülür. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında yaklaşık 50 dakika pişirilir. Üzerine soğuk şerbet gezdirilir. Şerbeti çekince kare şeklinde keserek servise sunulur.

Meyveli Krep


Krep için:
4 adet yumurta
1 su bardağı un
2 su bardağı süt
1 çorba kaşığı tereyağı
3 çorba kaşığı şeker
1 tutam tuz
İçi için:
1 su bardağı böğürtlen
5 adet şeftali
10 adet siyah erik
3 çorba kaşığı toz şeker
1 çay bardağı su
1 dilim limon

Krep için verilen malzemeleri çırpın. Yapışmaz yüzeyli tavaya birer kepçe dökerek krepleri pişirin. Üzerlerini nemli bir bezle örtün. Meyvelerin çekirdeklerini çıkarıp dilimleyin ve hepsini krepleri pişirdiğiniz tavaya alın. Üzerine toz şeker, su ve limon dilimini ekleyip 15 dakika pişirin. Soğuduktan sonra kreplerin içine yerleştirip böğürtlen taneleri ilave edin.

Meyveli Puf Tart


http://www.sokeun.com/

1 ½ su bardağı Söke® un
3 yumurta
1 su bardağı şeker
½ paket eritilmiş margarin (125 gr.)
1 paket kabartma tozu
1 limon kabuğu rendesi
750 gr- 1 kg. kırmızı erik ya da şeftali (veya diğer yaz meyveleri)

1.Fırını 150°C'ye ısıtın.
2.Üç yumurta ve 1 su bardağı şekeri, rengi beyazlaşıncaya dek mikserde 3-4 dakika kadar çırpın, 1 limon kabuğu rendesi ekleyin. Bu karışımın içine 125 gr. eritilmiş margarin, 1½ su bardağı Söke® un ve 1 paket kabartma tozu ilave ederek 2-3 dakika daha mikserde yoğurmaya devam edin.
3.Hamuru tart kalıbına ya da payreks kalıba döşeyin (Hamur kalınlığı, yaklaşık 2 parmak kalınlığında olacak şekilde bir kalıp da seçebilirsiniz.). Üzerine dilediğiniz yaz meyvelerinden dilimleyerek sık sık döşeyin, önceden 150ºC'de ısıtılmış fırında yaklaşık 30 dakika hamur pembeleşene dek pişirin. Tartın pişip pişmediğini anlamak için ara sıra tabanını kontrol edin.

Meyveli tart


Hamura için:
2.5 su bardağı un,
125 gram margarin,
1 fiske tuz,
2 çorba kaşığı süt
Kreması için:
4 adet yumurta sarısı,
4.5 çorba kaşığı un,
2 su bardağı su,
yarım su bardağı şeker,
1 tatlı kaşığı rendelenmiş limon kabuğu,
yarım paket vanilya.
Üstü için:
2 adet kivi,
6 adet kayısı
6 adet erik,
1 salkım siyah üzüm

Unu ve tuzu yayvan bir kaba eleyin. Küçük parçalara ayırdığınız margarini unun ortasına koyun, sütü ekleyip yoğurun. Hamuru tart kalıbından 3 parmak büyük açın. Tart hamurunu kenarlarını da kaplayacak şekilde tart kalıbına yerleştirin. Kabarmaması için birkaç yerinden bıçakla delin. Orta derecede ısıtılmış fırında üzeri hafif pembeleşinceye kadar pişirin. Fırından çıkarıp soğumaya bırakın. Kremasını hazırlamak için yumurta sarısı ve unu bir kapta karıştırın. Yavaş yavaş suyu ekleyip karıştırmaya devam edin.
Orta ateşte karıştırarak koyülaşın-caya kadar pişirin. Ocağı kapatın. Krema ılındıktan sonra 1 su bardağı şekeri ekleyip kanştınn. Rendelenmiş limon kabuğu ve vanilyayı ekleyin. Hazırladığınız kremayı tart hamurunun üzerine yayın. Üzerine dilimlenmiş meyveleri dizin.

Meyveli Yoğurt Tatlısı


4 kişilik Gerekli malzeme:
250 gr süzme yoğurt
Yaklaşık 2 su bardağı un
Yarım su bardağı tozşeker
5 çorba kaşığı mısırözü yağı
2 adet yumurta
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 adet limon
2 adet şeftali
3 adet kırmızı erik
Tereyağı
1 tutam tuz

Fırını 180 dereceye ayarlayın. 2 çorba kaşığı şekeri ayırıp kalanı yumurta sarıları ile birlikte derin bir kasede köpük köpük olana dek çırpın. Yoğurt, vanilya, tuz, kabartma tozu ve elekten geçirilmiş unu ilave edip çırpın. Yağı azar azar dökerek ilave edin. Topaksız bir karışım oluncaya kadar çırpmaya devam edin. Önceden kar halinde çırpılmış yumurta aklarını ilave edin.
Elde ettiğiniz bu karışımı yağlanmış ve unlanmış yuvarlak bir pasta kalıbına dökün. Sıcak fırına vererek yaklaşık 45 dakika pişirin.
Şeftali ve erikleri yıkayıp kurulayın. Ortadan ikiye kesip çekirdeklerini ayıklayın. İnce ince dilimleyip bir kaseye koyun. Üzerine kalan şekeri serpin. Süzülmüş limon suyu ile ıslatın. Birazını süsleme için ayırın.
Keki kalıptan çıkarıp soğumaya bırakın. Enine olarak ikiye kesin. Birinci kekin üzerine hazırladığınız meyveli karışımı yayın. Üzerine diğer keki kapatın. Şeftali ve erik dilimlerini değişimli olarak dizerek dilediğiniz gibi süsleyin. Soğuduktan sonra servis yapın.

MİLFÖYDEN MÜRDÜM ERİĞİ PASTASI


20 dilim MALZEME:
6 yaprak hazır milföy hamuru,
1 kg siyah erik ya da mürdüm eriği,
200 gr badem ezmesi,
50 gr ekşi krema,
1 yemek kaşığı limon suyu,
4 yemek kaşığı tereyağı,
3-4 yemek kaşığı ufalanmış bayat ekmek içi,
2-3 yemek kaşığı badem,
1-2 yemek kaşığı toz şeker

1. Milföy hamuru yapraklarını tek tek dizip, çözün.
2. Erikleri yıkayın, kurulayın, çekirdeklerini ayıklayın ve ikiye bölün. Meyveleri boyuna tekrar kesin.
3. Elektrikli fırını 200 derecede ısıtın. Badem ezmesini ekşi krema ve limon suyu ile karıştırıp, düzgün bir maya elde edin.
4. Tereyağını eritin ve üç hamur yaprağının üstüne sürün. Bunların üstüne tereyağı sürmediğiniz hamur yapraklarını koyun. Hamurları açarak kullanacağınız tepsinin boyutunda inceltin. Tepsinin dibine yağlı kağıt serin, üstüne hamuru koyun. Badem ezmeli karışımı hamurun üstüne sürün, ekmek kırıntılarını serpin ve hiç aralıksız olarak erikleri yerleştirin.
5. Pastayı fırının orta gözünde 25 dakika pişirin. Bademleri biraz kavurun. Pastanın üstüne bademleri serpin ve servis yapın.

Mor Erik Reçeli


1 kg. Erik (sert olanlarından)
3 su bardağı şeker
2 su bardağı su
1 yemek kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı margarin

Öncelikle margarin, şeker ve suyu tencereye alıp kaynamaya bırakın.
Diğer tarafta erikleri uzunlamasına çok ince olmayan dilimler halinde doğrayın
Şurup göz göz olup koyulaşınca erikleri içine atın.
Hafifçe karıştırın. Tekrar kaynamaya başlayınca altını kısın.
Ara sıra çok yavaşça karıştırın.
Erik verdiği suyu çekip reçelin suyu yeniden koyulaşınca limon suyunu ekleyin.
Bir taşım daha kaynatıp ocaktan alın.
Sıcakken kavanoza yerleştirin. Soğuyunca ağzını kapatın.
Mümkünse buzdolabında, değilse güneş görmeyen serin bir yerde saklayın.

Mutfak Sözlüğü


Acılanmak: Sebzelerin zamanla bekledikçe acımsı bir tat alması durumuna denir.
Acur: İrice bir salatalığa benzeyen, daha açık renkli ve hafif tüylü olan bir sebzedir. Genellikle turşu yapımında kullanılır.
Ağdalaştırmak: Şeker, limon ve suyun koyulaşana kadar kaynatılması sonucu elde edilen karamelize macun.
Ahlat: Yabani armut. Mayhoş bir tada sahip küçük bir meyvedir.
Akbaldır: Zambakgiller familyasından, beyaz çiçekli, soğanlı, 80 cm kadar boylanabilen otsu bir bitki. Yaprakları yemeklerde sebze olarak kullanılır.
Akıtma: Çok yumuşak hamurun akıtılmasıyla pişirilen bir tatlı çeşidi, krep.
Alaca soymak: Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.
Alt üst etmek: Tavada pişirilen malzemelerin hızlı bir hareketle döndürülerek ters yüz edilmesi.
Aperatif: Ana yemekten önce iştah açıcı olarak alınan yiyeceklerdir.
Aroma: Yemeklere hoş bir esans katan malzemelere denir. Portakal, vanilya, limon vb. gibi.
Arpacık soğanı: Küçük, lezzetli bir kuru soğan türüdür.
Ayıklamak: Genellikle bakliyat, sebze ve balıkların istenmeyen bölümlerinin temizlenmesi.
Azar azar ilave etmek: Yemeğe katılacak malzemenin, yavaşça ve karıştırılarak ilave edilmesi.
Bağlamak: Yoğunluğu az yemek suyu veya sosların çeşitli malzemeler kullanılarak yoğunlaştırılması.
Bahar: Yiyecek ve içeceklere hoş koku veren kokulu ve çeşnili maddeler. Baharat.
Baking Powder: Kabartma tozu.
Bakliyat: Bakla, kuru fasulye, nohut gibi taneli sebzelere verilen genel ad.
Barsama: Güzel kokulu, yaprakları yemeklerde tat verici olarak kullanılan nane ve yaban kekiği karışımı.
Benmari: İçi su dolu büyük bir kabın içine konan küçük bir kapta yapılan pişirme işlemi. Genellikle çikolata eritmek için kullanılır. Bu işlem sırasında küçük kaba yağ ve su konmaz.
Beşamel: Beyaz salça (Et suyu, krema veya sütle yapılır)
Biberiye: Genellikle et yemeklerine, patateslere, salatalara, çorbalara ve soslara konan bir çeşit baharat. Kuşdili.
Bir taşım kaynatmak: Yemeğin suyu fokurdamaya başladıktan hemen sonra kaynatma işleminin sonlandırılması.
Blanşe etmek: Sebzeleri bol kaynar suda, çok kısa bir süre haşlamak. Genellikle ayıklamayı kolaylaştırmak için kullanılır.
Boca etmek: Malzemeyi tek seferde boşaltmak.
Bonfile: Sığırlarının bel omurlarının iki yanındaki dikensi çıkıntılar boyunca yer alan bölgeden, koyun ve dananın da bel bölgesinden çıkarılan ızgaralık et.
Boza kıvamına getirmek: Sosları yavaşça karıştırarak kaynatıp, akıcı ama yoğun bir kıvama getirmek.
Buke Garni: Defneyaprağı, maydanoz ve kekikten oluşan buket şeklindeki karışım.
Cacık: Su ile çalkalanmış yoğurdun içine salatalık, marul ya da semizotu gibi sebzeler doğranarak elde edilen bir çeşit salata.
Ciğer tavası: Küçük parçalar halinde una bulanarak veya unsuz olarak yağda kızartılan karaciğer.
Cücük: Soğan ve marul gibi katmanlı sebzelerin içindeki, tatlı, sulu kısım.
Çağla: Erik ya da kayısı gibi çekirdekli yemişlerin henüz olgunlaşmadan tüketilebilen halleri.
Çalmak: Yoğurt, salça gibi malzemeleri sulu yemeklere katıp karıştırmak.
Çentmek: Soğanı çok küçük küpler halinde doğramak. Kıymak.
Çimlendirme: Toprağa ekilmiş tahıl ve sebzelerin filiz vermesi. Çimlendirilmiş tahıllar salatalarda tat verici olarak kullanılabilir.
Çeşni: Yemek ve salatalarda tat verici olarak kullanılan ve birden fazla sebze ve baharatın bir arada kullanılmasıyla elde edilen karışım.
Çırpmak: Akıcı özellik taşıyan malzemelerin mikser, mutfak robotu ya da çatalla, hep aynı yönde ve hızla karıştırılması.
Çin lahanası: Hafif mayhoş bir tada sahip, marul ve lahana arası bir sebze.
Demirhindi: Yaprakları reçel ve şerbet yapımında kullanılan tropik bir ağaç türüdür. Bu ağacın meyvesinden üretilen koyu renkli ezme, ülkemizde genellikle şerbet yapımında kullanılır.
Demlemek: Pişirilen yemeği pişirme işlemi bittikten sonra tencerenin kapağı kapalı bir şekilde dinlenmeye bırakmak. Bu işlem yemeğin lezzetinin oturmasına yardımcı olur.
Derin dondurucu: Buzdolaplarının -20 derece ve altında çalışabilen özel soğutma bölümlerine verilen isim.
Dinlendirmek: Yoğurulan hamurun içindeki malzemelerin iyice karışması için, hamurun bir süre dinlendirilmesi işlemine verilen isimdir.
Dövmek: Malzemelerin ağır bir cisim veya özel bir aletle ezilerek toz haline getirilmesi.
Dürüm: Sarılarak rulo haline getirilen lavaş ekmeğinin arasına konan çeşitli malzemelerle elde edilen bir çeşit sandviçtir.
Ekşimek: Malzemenin mayalanması ya da bozulması anlamına gelir.
Ekşimik: Sütten yapılan yağı alınmış çökelek, peynir.
Elemek: Toz halindeki maddelerin eleklerden geçirilerek içindeki yabancı maddelerden arındırılması.
Elmasiye: Meyve özünden yapılan bir çeşit pelte tatlı.
Emdirmek: Hamur gibi malzemelerin sıvıları içine çekmesini sağlamaktır.
Eti dinlendirmek: Taze etin tüketime uygun bir yumuşaklığa gelmesi için bekletilmesi.
Fırınlamak: Yemeklerin fırın kabı ya da fırın poşeti aracılığıyla fırına verilerek pişirilmesine denir.
Fileto: Tavuk, balık ya da dana etinin ince ve geniş bir dilim halinde kesilmesiyle elde edilen ızgaralık et.
Fiske: Tek seferde başparmak ve işaret parmağı arasında kalan alana sığacak kadar bir hacme denk gelen ölçüdür.
Füme: Et, balık ve peynir gibi gıdaların dumanda kurutularak pişirilmesine denir. Yiyeceklere bir is tadı verdiği için özellikle tercih edilir.
Fokurdamak: Yemeğin suyunda hava kabarcıkları oluşturacak şekilde harlı ateşte pişirmek.
Fondan: Karamelize hale getirilmiş beyaz krema.
Garnitür : Esas yemeği süslemek veya tamamlamak için eklenen yiyecekler.
Gevrek hamur: Hamur işlerini, kolayca ağızda dağılabilecek, kıtır kıtır bir kıvamda pişirilmesi anlamına gelir
Garnitür: Yemeklerin yanında ek olarak servis edilen çeşitli sebze, pilav, püre vs. gibi yemeği destekleyen yiyeceklerdir.
Gato: Pastaların pandispanyasına verilen addır.
Göz göz olmak: Muhallebi ve pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir. Bu yemeğin piştiği anlamına gelir.
Gratine etmek: Yemeklerin üzerine eklenen beşamel sos, peynir ya da galeta unu gibi malzemeler yardımıyla yemeği pişirirken üzerinde kızarmış bir kabuk oluşturma işine denir.
Harç: Malzemelerin doğranarak harmanlanmasına denir.
Haşlama: Bol su ile kısık ateşte yapılan pişirme işlemidir.
Islatmak: Genellikle zor pişen kuru sebze ve bazı tahılların, pişme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.
Izgara: Kor ateşte et pişirme işlemine denir.
Jelatin: Hayvan bağ dokusundan yapılan, yarı şeffaf, renksiz, kolay kırılır, nerdeyse tatsız kıvam verici bir maddedir.
Jöle: Kristalize olmayan yumuşak şekerler. Bazı meyvelerin şekerle kaynatılması ile elde edilir.
Kalori: Isı birimi
Karamel: Şekerin yakılmasıyla elde edilen tat veren bir malzemedir.
Karbonat: Yemek sodası veya sodyum bikarbonat. Hamurları kabartmak için kullanılan toz.
Karmak: Karıştırmak, birbirine katmak anlamına gelir. Genellikle toz halindeki bir şeyi, sıvı ile karıştırarak hamur haline getirilmesi anlamında kullanılır.
Kef: Kaynatılan yemeğin üzerinde kalan tortuların oluşturduğu köpük.
Kelem: Lahanaya verilen yöresel bir isim.
Kelle şekeri: Rafine edilmiş ince şekerin preslenerek koni şeklinde getirtilmesiyle elde edilen şeker türü.
Kıymak: Malzemeleri ince ince doğramak anlamına gelir.
Kızartma: Bol yağ ve yüksek ateşle uygulanan bir pişirme yöntemidir.
Kişniş: Tohumu ve taze yaprakları baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Sindirime yardımcı olma ve sarımsak kokusunu giderme gibi özellikleri vardır.
Kofik: Kurutulmuş dolmalık biber.
Konkase domates: Kaynayan suda kabukları çatlayana kadar pişirilen domateslerin, kabuk ve çekirdeklerinden ayıklanıp zar büyüklüğünde parçalar halinde kesilmesi ile elde edilen malzemeye verilen addır.
Konsome: Yağı alınarak, berraklaştırılmış et suyuna denir.
Koyulaştırmak: Sos ve sulu yemeklerin kıvam verici malzemeler ile karıştırılmasına denir.
Közlemek: Köz haline gelmiş odun ya da kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla birlikte pişirilmesine denir.
Krema: Sütün en kıymetli ve yağlı kısmıdır. Genellikle soslarda, hamur işlerinde ve tatlılarda kullanılır.
Krep: Kıvrımlı ve örgülü, bukleli.
Krim: Dinlenmiş taze sütün üzerinde biriken yağlı kısım.
Kruton: Bayat ekmek içlerinin küp şeklinde kesilip yağda kızartılmasıyla elde edilen gevrek ve kıtır kıtır ekmek parçalarına denir.
Kulak memesi kıvamı: Hamurların ideal sertliğini anlatmak için kullanılan bir terimdir. Akıcı olmayacak kadar yumuşak olan ama kolayca yoğrulabilecek bir kıvama denk gelir.
Kuşbaşı doğramak: Et ve sebzeleri ceviz büyüklüğünde parçalar halinde doğrama işine denir.
Kuzu Gömleği: Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı. Çeşitli dolma ve sarmalarda saran malzeme olarak kullanılır.
Labne: Tuzsuz ve yumuşak kıvamlı bir krem peynir.
Lapa: Taneli gıdaların genellikle suda kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş haline denir.
Lenger: Yayvan ve geniş bir tür tepsi ya da sahan.
Lop et: Yumuşak, yuvarlak ve kemiksiz ete denir.
Lor peyniri: Sütün kesilmiş halinden elde edilen tuzsuz, yağsız, nötr bir tadı olan ve daha çok börek, için harç hazırlamada ve kahvaltıda kullanılan bir peynir çeşidi.
Mafiş: Pek hafif bir cins yumurtalı hamur tatlısı.
Maraska: Acı ve ekşi bir kiraz türüdür.
Marinat: Et yemekleri ve ızgaralara lezzet katmak ve yumuşamalarını sağlamak için çeşitli malzeme ve baharatlardan hazırlanan soslara denir.
Marine etmek: Yiyecekleri sosta bekleterek terbiye etme işlemine verilen ad.
Marmelat: Pelte haline gelecek derecede şekerle kaynatılmış meyve.
Mayonez: Yumurta sarısı, zeytinyağı ve limonla yapılan krem kıvamında bir nevi salça.
Meyane: Un ve suyun karıştırılarak pişirilmesi ile elde edilen karışım.
Meyane (Kahverengi): Normal meyaneden daha uzun süre, un, daha koyu bir renk alana kadar pişirilen meyane türü.
Mikser: Çeşitli gıda maddelerini (yumurta, süt, meyve suyu, sebze suyu) karıştırmaya yarayan elektrikli alet.
Mirpua: 250 gr havuç, 250 gr soğan ve 250 gr kerevizin iri küpler biçiminde doğranması ve bu karışıma yarım defne yaprağı ve küçük bir dal kekik ilave edilmesiyle elde edilen çeşniye denir.
Mücver: Çeşitli sebzeler kullanılarak yapılan bir tür omlettir.
Mönü: Sofraya çıkarılacak yemeklerin tümüne verilen ad. Restoranlardaki yemek listesi.
Nar ekşisi: Tat verici olarak kullanılan mayhoş bir tada sahip nar pekmezi. Salatalara, çorbalara ve yemeklere lezzet artırıcı olarak eklenir.
Nar gibi olmak: Kızartılan yiyeceğin dışının çok iyi ve gevrek bir şekilde pişmesi anlamına gelir.
Nar şerbeti: Nar suyuna şeker katılarak yapılan şerbete verilen addır. Ekşi narla yapılan daha lezzetli olur.
Narenciye: Portakal, limon, greyfurt, turunç, mandalina ve benzeri meyvelere verilen ortak ad.
Nektarın: Şeftali ağacına erik aşılanarak elde edilen, şeftali tadında tüysüz küçük meyveye verilen addır.
Oda sıcaklığı: Evin bir ısıtıcı ya da soğutucu kullanılmadan koruduğu sıcaklığına denir. Yaklaşık 23 Cº’ye tekabül eder.
Oklava: İnce ve yuvarlak kesitli, hamur açmakta kullanılan ahşap ya da metal çubuk.
Oturtma: Halka halka kesilmiş sebzelerle yapılan kıymalı bir yemek türü.
Ovarak öldürmek: Turp, kırmızı lahana ve soğan gibi baharatlı sebzelerin, incecik doğrandıktan sonra tuzla ovularak baharatlarının alınması, yumuşatılması işlemi.
Özemek: Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.
Pandispanya ıslatmak: Pastaların hamur kısmına şerbet, süt, kahve, meyve suyu gibi lezzet verici sıvılar emdirmek.
Pane: Et, balık ve peynirlerin önce yumurta beyazına sonra da galeta unu ya da ufalanmış kuru ekmek parçalarına batırılarak kızartılması işlemi.
Pastörize: Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.
Pembeleştirmek: Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.
Piyaz: Kuru fasulye ya da barbunya gibi malzemeler ve bol soğanla hazırlanan, zeytinyağlı bir salata türü.
Plaki: Sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı eşliğinde pişirilen bir yemek türü. Çeşitli bakliyatlar, deniz ürünleri ve sebzeler için farklı türleri vardır.
Poşe etmek: Yemeğin, suyun kaynama noktasının altındaki değerlerde pişirilmesine denir. Bu yöntemde su kaynama noktasına getirildikten sonra kısık ateşte soğutularak pişirme işlemine devam edilir.
Punç: Sıcak olarak içilen kokteyler.
Püre: Sebze veya eti ezerek elde edilen ezme.
Rosto: Kırmızı etlerle hazırlanan ve fırında pişirilen bir yemek türüne verilen ad.
Rozbif: Dana bifteğin dışının kabuk tutup içinin çiğ kalacak şekilde pişirilmesiyle elde edilen biftek türü.
Salamandra: Yemekleri karamelize etmek ya da yalnızca üzerlerini kızartmak amacıyla kullanılan profesyonel bir mutfak aleti.
Silkme: Çeşitli sebzeler ve etler eşliğinde pişirilen bir tür yemek.
Sote: Kuşbaşı haline getirilmiş et, ciğer, böbrek v.b. nin yağda kavrulduktan sonra su,domates, biber v.b. ilavesi ile yapılan yemek.
Sote etmek: Eşit büyüklerde doğranmış sebze ve et parçalarının sürekli karıştırılarak pişirilmesine denir.
Sos: Domates, baharat v.b. ile yapılan bazı yemeklerin üzerine dökülen terbiye.
Söğüş: Sade suda kaynatılmak suretiyle yenilecek hale getirilen et.
Şatobiryan: Kızarmış patates ve mantar eşliğinde sunulan soslu dana bifteği.
Ştrudel: Elmalı yufka tatlısı.
Şok haşlama: Sebze, meyve veya deniz ürünlerini kaynamakta olan suya daldırıp çıkarma işlemi.
Şok pişirme: Yiyecekleri mikrodalga fırınlarda pişirmeye denir.
Şurup: Şeker, su ve limonun birlikte pişirilmesiyle elde edilen ve tatlılarda şerbet olarak kullanılan karışım.
Tahin: Susamın öğütülmesi ile elde edilen, hafif akıcı bir malzeme. Çeşitli hamur işi ve salatalarda kullanılır.
Tart Tatin: Elma, armut, erik, kiraz ve daha pek çok meyve ile hazırlanabilen Fransız usulü bir meyveli tatlı.
Terbiye etmek: Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak. Çeşitli etlerin zeytinyağı, soğan, defneyaprağı, tane karabiber, sarımsak gibi baharat ve otlarla bir süre bekletilmesiyle yumuşatılarak aromalandırılması.
Tıkırdatmak: Kaynatılmakta olan bir yemeğin altı kısılarak kaynatılmaya devam edilmesine denir.
Tuzlama: Yiyeceklerin daha uzun süre bozulmadan saklanmalarını sağlayan bir kurutma yöntemi.
Ufalamak: Ezmek suretiyle küçük parçalara ayırmak.
Un: Çeşitli tahılların öğütülmesi ile elde edilen toz malzeme.
Unlamak: Una bulamak.
Uskumru: Uskumrugiller familyasından bir balık türü. 20-25 cm boyundadır. Eti çok beğenilir.
Uskumru dolması: Taze ve iri uskumru balığından içi doldurularak hazırlanan zeytinyağlı dolma çeşidi.
Ütmek: Tavuk, hindi gibi kümes hayvanlarının alev üzerinden geçirilerek ince tüylerinin temizlenmesi.
Üvez: Gül soyundan gelen bir tür ağaç ve onun muşmulaya benzeyen buruk bir tada sahip meyvesine verilen isim.
Vanilya: Vanilya bitkisinin uzun kahverengi kabuğun içindeki nemli zerreciklerden oluşan siyah kısmı. Çok lezzetli bir aroma olarak kullanılır.
Velute: Yağ, un, et suyu katılarak hazırlanan özel sos.
Verev kesmek: Yana doğru eğimli kesme işlemin verilen ad.
Volovan: Yaprak hamuruyla hazırlanan bir çeşit soslu börek.
Yasemin çayı: Yasemin bitkisinden elde edilen hoş kokulu yoğun aromalı bir çay. Çin mutfağında çok yaygın olarak kullanılır.
Yatırmak: Malzemelerin önceden hazırlanan karışımların içinde bekletilmelerine denir.
Yedirmek: Sıvıların katı malzemelere çektirilmesi işlemine denir.
Yenibahar: Et yemeklerine, köfteye, sosise, çeşitli tatlılara, pilav, dolma ve içkilere konan bir tür baharat.
Yulaf ezmesi: Özel işlemlerle dövülerek çiğ olarak tüketilecek şekle getirilmiş yulafa denir.
Yumuşatmak: Buzdolabında bekletilen yiyeceklerin kullanılmadan önce oda sıcaklığında bırakılarak yumuşamasına sağlamak.
Zarını soymak: Sebze ve meyvelerin kabuklarını soymak anlamına gelir.

MÜRDÜM ERİĞİ JÖLESİ


1 kg. mürdüm eriği
3-4 su bardağı şeker
2 çorba kaşığı limon suyu

Erikleri yıkayıp dörde bölünüz. Çekirdeklerini atınız. 3 su bardağı su ilavesi ile yumuşayıncaya kadar pişirip mikserden geçiriniz. Oluşan meyve suyunu iki kat tülbentten geçiriniz. Şeker ve limon suyu ilâve edip koyulaşıncaya kadar kaynatınız. Kuru ve ılık kavanozlara hava almıyacak şekilde doldurunuz. Soğuyunca kapağını sıkıca kapatıp, serin bir yerde bekletiniz.

MÜRDÜM ERİĞİ PUDİNGİ


500 gr. mürdüm eriği
1 parça çubuk tarçın
2 karanfil
1/2 su bardağı şeker
1 su bardağı su
1 limon kabuğu rendesi
2,5 bardak süt
2 çorba kaşığı un
1 çay bardağı toz şeker
1 yumurta sarısı
1 yumurta akı
1 çay bardağı toz badem
1 çay kaşığı vanilya

Eriklerin çekirdekleri çıkartılır. Tarçın, karanfil, şeker, su, limon kabuğu konur ateşte pişirilir ve süzgeçten geçirilir. Kaselerin dibine ikişer çorba kaşığı konur. Süt, un, şeker, yumurta sarısı ateşte göz göz olup, katılaşıncaya kadar pişirilir. Yumurta akı mikserle kar haline getirilir. Yavaş yavaş kremaya aktarılır vanilya ve badem konur. Tahta kaşıkla yavaş yavaş karıştırılır. Eriklerin üzerine dökülür. Dolapta 4 saat bekletilip servis yapılır.

Mürdüm Eriği Reçeli


1 kg. mürdüm eriği
1 kg. şeker
1 adet limon suyu

Şeker az miktar suda kaynatılır. Bu arada eriklerin çekirdekleri temizlenir, kaynayan suya atılır. İstenilen koyuluk kontrol edildikten sonra 1 adet limon sıkılıp ateşten alınır.

MÜRDÜM ERİĞİ REÇELİ


1 kilo erik
1 adet limon ya da 200 gram glikoz
1 kilo şeker

Koyuca kaynamış şekere temizlenmiş erik atılır. Orta ateşte pişirilir. Arzu edilen koyuluk muayene edildikten sonra 200 gram glikoz ya da bir adet limon sıkılıp ateşten alınır.

Mürdüm Eriği Reçeli


1 kg. mürdüm eriği
1 kg. toz şeker
1 adet limonun suyu

Mürdüm eriklerinin çekirdekleri çıkartılır, bir kaç parçaya kesilir, mümkünse çekirdekleri çıkardıktan sonra tartılıp aynı oranda üzerine toz şeker konulur, tencerenin kapağı kapalı olarak 1 gece bekletilir, ertesi günü orta ateşte kıvam alana kadar pişirilir. Limon suyu katılır, 10 dakika daha kaynatılır, ateşten alınır, tam soğuyunca kavanozlara doldurulur.

MÜRDÜM ERİĞİ REÇELİ


2 kg mürdüm eriği (yıkanıp, çekirdekleri çıkarılmış)
2-3 kg (8-12 su bardağı) toz şeker
1 çay kaşığı limon tuzu

Erikleri büyük bir süzgeçte bol suda yıkayınız. Erikleri süzüp büyük bir tencereye aktarınız. Üstüne 2 kg (reçelin çok tatlı olmasını istiyorsanız 3 kg) şekeri döküp tencereyi sallayarak, şekerin tencerenin her tarafına dağılmasını sağlayınız. Tencereyi serin bir yerde bir gece bekletiniz.
Ertesi sabah tencereyi harlı ateşe oturtup, bir tahta kaşık yada spatula ile karıştırarak, erikleri parçalamadan kaynatınız. Reçel kaynadıktan sonra birkaç kez karıştırınız. Limon tuzunu ekleyip yeniden karıştırınız. Ateşin altını kısıp, reçeli bir kez daha kaynatınız. (Bir fırça ile tencerenin kenarına yapışan şekerleri alınız. Bu arada bir delikli kepçe ile üstte oluşan köpükleri de alıp atınız.)
Reçelin kıvamına geldiğini anlamak için, bir madeni kaşığı tencereye dik olarak daldırınız. (Kaşığı tencereden çıkarttığınızda, reçel taneler halinde, damla damla kaşığın ucundan dökülmelidir.) Reçel istediğiniz kıvama gelmişse, tencereyi ateşten alıp soğuttuktan sonra, reçeli temiz kavanozlara boşaltınız.
Kavanozları, ağızlarını selofan yada alüminyum kağıdı ile kapatıp, sıkıca bağladıktan sonra serin bir yere kaldırarak, reçelinizi dilediğiniz zaman kullanınız.

Mürdüm Eriği Reçeli


1 kilo mürdüm eriği
1 kilo toz şeker
Yarım limon suyu
4-5 adet karanfil tanesi
1 çay kaşığı margarin

Erikler yıkanır ve çekirdekleri çıkarılarak fotoğraftaki gibi doğranır. Doğranan erikler reçel yapılacak tencereye bir kat erik bir kat şeker şeklinde koyulur. 3-4 saat sonra şekerler eriyip erikler iyice sulanınca, reçel orta ateşte pişirilmeye başlanır. Şeker tamamen eriyinceye kadar reçel karıştırılır. Daha sonrasında ara sıra karıştırılarak köpükleri alınır. Reçel koyulaşmaya başlayınca limon suyu eklenir.Yaklaşık 30-40 dakika yeterli oluyor. Daha yoğun kıvamda seviyorsanız süreyi uzatabilirsiniz.


Sayfa: « Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Üyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Üyelik
Bölümler
Web Araçları
İletişim
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Türkçe
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mütevazı Lezzetler® İkramlar
Mütevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mütevazı Lezzetler® Çorbalar
Mütevazı Lezzetler® Pilavlar
Mütevazı Lezzetler® Videoları
Mütevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mütevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mütevazı Lezzetler® Türkçe
Mütevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mütevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mütevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2015 Bütün Hakları Saklıdır


 ankara escort balgat escort ankaya escort demetevler escort dikmen escort eryaman escort esat escort kızılay escort sınırsız escort eve gelen escort otele gelen escort ucuz escort ankara escort cebeci escort ankara escort izmir escort rokettube ankara escort