Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi
112,940 Yemek Tarifine 4,482,491,942 defa bakıldı



bulgur önerileri


Önceki Aramalar




Günün Yemek Menüsü
Günün İkram Menüsü

Fotoğraflı Yemek Tarifleri

Ana Sayfa   
Video Yemek Tarifleri
Yemek Galerileri
Yemek Fotoğrafları
Ana Yemek Tarifleri
Tatlı Tuzlu İkram Tarifleri
Yöresel Yemek Tarifleri
Geleneksel Yemek Tarifleri
Etnik Yemek Tarifleri
Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri
Diyet Yemek Tarifleri
Markalardan Yemek Tarifleri
Ustalardan Yemek Tarifleri
Bebek Yemek Tarifleri
Vejetaryen Yemek Tarifleri
Osmanlı Yemek Tarifleri
Sebze Yemek Tarifleri
Meyve Tarifleri
Kırmızı Et Yemek Tarifleri
Av ve Kümes Etleri Tarifleri
Balık ve Deniz Ürünleri Yemek Tarifleri
Sakatat Yemek Tarifleri
Çerez Tarifleri
Tahıl Yemek Tarifleri
Diğer Malzemelerden Yemek Tarifleri
Pişirme Yöntemlerine Göre Yemek Tarifleri
Tatlarına Göre Yemek Tarifleri
Kolay Tarifler
Alfabetik Yemek Tarifleri
En Yeni Yemek Tarifleri
Malzemeye Göre Arama
Diğer Konular
Mütevazı Lezzetler® Yemek Kitapları


Üye Girişi
Yeni Üye Kaydı






Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 43, 44, 45 ... 158, 159, 160  Sonraki »
Düğür Çorbası


Eyüp Sevinç

6 su bardağı et suyu
1 su bardağı ince bulgur
2 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı domates salça
2 adet soğan (soyulup ince yemeklik doğranmış)
1 tatlı kaşığı pul biber
Tuz
Karabiber

Tencerenin içerisine et suyu ve domates salçasını koyup karıştırın. Orta dereceli ateşte et suyunun kaynamasını bekleyin. Su kaynayınca içerisine ince bulgur, pul biber, tuz ve karabiberi koyun. 15 dakika pişirin. Tavaya tereyağını koyun. Yağ eriyince içerisine yemeklik doğranmış soğanları ilave edin. 10 dakika kavurun. Soğanlar iyice yumuşayıp kavrulduktan sonra tenceredeki çorbanın içerisine boşaltın. Tahta bir kaşık ile karıştırıp 20 dakika pişirin. Çorbayı servis kâselerine aktarıp servis edin.


Düğür Köftesi


Yarım bardak düğür (ince bulgur)
1 kuru soğan
2 yemek kaşığı domates salça
yarım çay bardağı un
300 gr kıyma
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
4 yemek kaşığı yağ
1 tatlı kaşığı nane
6 bardak su
2 diş sarımsak

Soğanı rendeleyelim içine bulgur kıyma un ve salçayı ekleyip yoğuralım, bulgur özleşince baharatları ekleyip biraz daha yuğurduktan sonra elimizi ıslatıp misket büyüklünde köfteler yapalım unlanmış tepsiye köfteleri koyalım tencerede yağ ve naneyi biraz yakalım salçayı ekleyip kavuralım suyunu ekleyip kaynatalım kaynayan suyun içine köfteleri atıp pişmeye bırakalım köfteler suyun yüzeyine çıktıysa dövülmüş sarımsak ekleyip biraz daha kaynatıp altını kapatalım.

DÜĞÜRCEK (Simit) PİLAVI (Malatya)


Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Tavada, yağda soğan yakılır. Soğan pembeleşince salçası ilave edilir. Ayrı bir tencerede ısınan su ve tuz karışımına ilave edilir. Su kaynayınca simit bulguru ilave edilir. Suyu çekinceye kadar pişirilir.

DÜĞÜRCEK ÇORBASI (Malatya)


Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Malzemeler:
Yarım su bardağı bulgur
3-4 su bardağı su
1 baş kuru soğan
1 kaşık salça
2-3 kaşık yağ.

Su ile kaynatılan bulgur içine salça, yağ ve kuru soğan kavrularak katılır, bir taşım kaynadıktan sonra servis yapılır. Umumiyetle eskiden sabahları içilirdi.

Düğürcük (Mersin)


Küp kesilmiş domates ve soğan, düğürcük denilen ince bulgurla birlikte yoğrulur. Düğürcükler yumuşayınca kıyılmış maydanoz, fesleğen ve yeşil soğan sapları eklenip karıştırılır.
Tuz, soğuk su, dövülmüş fıstık, küncü ve ceviz içi de eklenir. Koyu kıvamlı karışım haşlanmış lahana ya da asma yapraklarıyla yenir.

Düğürcük Çorbası


4 yemek kaşığı margarin
1 çay bardağı ince bulgur
1 adet soğan
1 yemek kaşığı domates salça
1 yemek kasığı biber salça
1 tatlı kaşıgı Kuru nane
1 çay kaşığı kimyon
15 dal Maydanoz
1 lt tavuk suyu

Küçük küçük doğranmış soğanlar margarinde hafif kavrulur. Salça eklenip biraz daha kavrulur. 1 lt. sıcak tavuk suyu dökülür. Bulgur, tuz ve kimyon eklenip kaynayıncaya kadar karıştırılır. Kısık ateşte pişirilir. Piştikten sonra nane ve doğranmış maydanoz eklenip ocak kapatılır.

Düğürcük Çorbası (Kayseri)


Duru Çiğ köftelik Bulgur 1/2 su bardağı
Su 6 su bardağı
Patates 1 orta boy
Tuz 1 tatlı kaşığı
Soğan 1 orta boy
Tereyağı (erimiş) 3 yemek kaşığı
Kıyma 1/2 su bardağı
Salça 2 yemek kaşığı
Kırmızıbiber 1 tatlı kaşığı

Bulgur ve ölçülü su tencereye konur,kaynamaya bırakılır.diğer Tarafta da patates yıkanır,kabuğu soyulur ve küçük küçük küp şeklinde doğranarak kaynayan bulgurlu suya ilave edilir.Tuz atılıp Ateş kısılarak,Patetesler Yumuşayıncaya kadar pişirilir.Soğan soyulur,yıkanır ve ince ince doğranır.Yağ,soğan ve kıyma birlikte tavaya konur,Kısık ateşte ara sıra karıştırılarak kavrulur.Salça ve kırmızı biber eklenip 1-2 defa karıştırılır ve çorbanın üzerine dökülerek 1-2 taşım daha kaynayınca ocaktan alınır. (K.K.Oflaz)

NOT: İç Anadolu Bölgesinde yaygındır. Tarif Kayseri'den alınmıştır.


Düğürcük Çorbası (Kayseri)


Kayseri Ticaret Odası

Yarım su bardağı ince bulgur
1 orta boy patates
1 orta boy soğan
100 gr kıyma
2 yemek kaşığı salça
1 tatlı kaşığı Cırgalan kırmızı toz biber
1 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı tereyağı

Bulgur ve 6 su bardağı su tencereye konur, kaynamaya bırakılır. Patates soyulur küçük küçük doğranarak kaynayan bulgurlu suya ilave edilir. Tuz atılıp kısık ateşte patatesler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Soğan ince ince doğranır, tereyağı ve kıyma ile birlikte tavada kısık ateşte kavrulur. Salça ve kırmızı toz biber eklenip karıştırılır ve çorbanın üstüne dökülür. Bir iki taşım daha kaynayınca ocaktan alınır. Sıcak servis yapılır.


DÜĞÜRCÜK KÖFTESİ (Hatay)


Hatay Valiliği
Antakya Mutfağı - Süheyl Budak


MALZEMELER
2 bardak düğürcük (ince bulgurun elek altı)
2 büyük baş soğan
1 kahve fincanı biber salça
1 su bardağı zeytinyağı
1,5 kahve kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı nar ekşisi
1 su bardağı su
Tuz

YAPILIŞI
Bir tepside düğürcük ıslatılır. Biber, kimyon ve tuzla iyice yoğurulur. Soğan piyaz şeklinde doğranarak zeytinyağında hafif sarartılır. Ilıkken, nar ekşisi ile beraber köfteye karıştırılıp tekrar yoğurulur. Küçük parçalar kopartılıp elde sıkılarak servis tabağına konulur. Maydanozla süslenir.

DÜĞÜRCÜK ORUĞU (Hatay)


Hatay Valiliği
Antakya Mutfağı - Süheyl Budak


MALZEMELER
2 bardak düğürcük (ince bulgurun elek altı)
1 büyük baş soğan
1 kahve fincanı biber salça
1 su bardağı zeytinyağı
1,5 kahve kaşığı kimyon
1 su bardağı su
Tuz

YAPILIŞI
Bir tepside düğürcük ıslatılır. Biber, soğan, kimyon ve tuzla iyice yoğurulur. Tepsi yağlanır. Hazır olan köfte tepsiye yayılıp üzerine zeytinyağı gezdirilerek taş fırında on 5 dk. pişirilerek servis edilir .

Düğürcüklü Muzlu Sulu Köfte


1 su bardağı düğürcük (ince bulgur)
5 adet olgunlaşmış muz
1 yemek kaşığı salça
50 gr yağ
1 adet yumurta
1 adet soğan
Yarım litre su

Öncelikle soğanları incecik doğruyoruz ve sonrasında yağa soğanları ilave edip kavuruyoruz.
Diğer taraftan düğürcüğü su ile şişiryoruz ve sonrasında ezmiş olduğumuz muzu püre haline getirip bulgur ve yumurta ile karıştırdıktan sonra küçük toplar haline getiriyoruz.
Başka bir tencerede ise kalan yağa salçayı ve kavurduğumuz soğanları ilave ediyoruz. Suyu ekliyoruz ve ardından muzlu topları haşlamaya bırakıyoruz. Haşlandıktan sonra servise hazırdır.

Dünyada Yeme İçme Kültürü


KKTC'de İmgesel Yemekler
Doğu Akdeniz Üniversitesi


İsanoğlunun tarih sahnesine çıktığı ilk andan itibaren geçirmiş olduğu evreler dikkate alındığında, zamanla doğayla bütünleserek onunla barısık bir yasam sürmeye basladığı ve ardından nihai hedefinin doğanın kozmik yapısının sırlarını çözerek, onu kendi kontrolü altına almak olduğu görülecektir. Bu düsünce neticesinde ise insanın, hayatta kalabilme mücadelesi adına besin arayısına girdiği ve bu arayış sonucu gerek yiyeceklerin bulunması, toplanması; gerekse pisirilmesi ve yenilmesi etrafında müstakil bir mutfak kültürü yarattığı gözlemlenmektedir.

Bahaeddin Ögel insanın geçirmiş olduğu evrim hakkında bilgi verirken karsımıza söyle bir sablon çıkarmıstır : “ İsan ilk dönemlerinde avcılık, toplayıcılık yapmıssa da belirli bir evrim sonucu hayvanları evcillestirmeyi, yabani bitkileri yetistirmeyi basarmıstır. Atesin bulunmasıyla üretim biçiminde büyük bir değisme olmus, buna bağlı olarak yemek türleri ve pisirme biçimleri sürekli gelismistir. “ (Ögel, 1982; 15; akt. Artun, 2005; 291) Yemek türlerin gelismesi ve çesitlenmesi konusunda Lale Gülden Yılmaz (2006), Ögel’in evrim çizelgesine ek olarak; içinde yasanılan coğrafya ve o coğrafyanın konumu, toplumun ekonomisi, dini inançları, eğitim durumu, gelenek-görenekleri gibi birçok etkenden bahsetmektedir. Bu etkenlere bağlı olarak, insanların yemekleri sadece karınlarını doyurmak ve yasamlarını devam ettirmek gibi bir gereksinim olarak görmediklerini, aynı zamanda zengin bir damak tadı da olusturduklarını belirtmektedir. (Bkz. Lale Gülden Yılmaz, Yeniboğaziçi Köyünde Tatlı Kültürü, 2006)

Bu çesni etrafında her toplum beğenilerini, yasantılarını ve göreneklerini bir bileskede bulusturarak kendi mutfak kültürlerini olusturmustur. Kimi toplumlar ise, bu kültür içinde yer alan besinlerini yasatarak ve yayarak mutfaklarını kurumsallastırma yoluna gitmislerdir. Bu cümleden olarak, yeme-içme etrafında olusan adet, gelenek, uygulama, inanış ve törenlerin toplanmaya basladığı ve farklı insan topluluklarına ya da milletlere ait mutfak alıskanlıklarının da ortaya çıktığı görülmektedir. Bu tablo ise, tarihi akış içinde milletlerin mekân ve kültür değisiklikleri, baska toplumlarla komsuluk iliskileri, ticaret, savaslar gibi sebeplerle sürekli gelisime ve değisime uğramaktadır. Kısaca yiyecek-içecek kültürü folklorun dinamik yapılarından biridir. (Bkz. Lale Gülden Yılmaz, 2006)

Barthes’in ifadesiyle yiyecek, dolaysıyla yiyecek etrafında olusan yeme-içme kültürü, aynı zamanda bir iletisim sistemi, bir imgeler bütünü, göreneklere, durumlara ve davranış biçimlerine iliskin bir sözlesmedir. (Bkz. Altan Çetin, 2006) Kuskusuz dünya üzerinde yasayan her toplum da, kendisine özgü bir mutfak kültürü olusturarak bu sözlesmeye imza atmıstır. Mutfak kültürü ile ilgili Artun (2005), “ Mutfak kültürü, beslenmeyi sağlayan yemek, yiyecek, içecek türleri ve bunların hazırlanma, pisirilme, saklanma ve tüketilme sürecini; buna bağlı mekân ve ekipmanı, yeme-içme geleneği ile bu çerçevede gelisen inanış ve uygulamalardan olusan bir bütünlüğü ve kendine özgü bir kültürel yapıyı ifade eder. “ (s.291) seklinde geniş açılımlar sunan bir tanımda bulunmasına karsılık, mutfak sözcüğünün, Arapça ‘matbah’ kelimesinin bozulmussekli olduğu ve ‘pisirilen yer, pisirme yeri’ anlamına geldiği hususu üzerinde durmamıstır. (Bkz. Günay Kut, 2002)
Yemek kültürünün olusmasında ve gelismesinde içinde yasanılan toplumun hayat standartları, yasama biçimleri, eğitim ve kültür düzeyleri ile hayata bakış açıları oldukça önemlidir. (Bkz. Lale Gülden Yılmaz, 2006) Gerek bireyler, gerekse toplum olarak zengin bir yasam kosuluna sahip olmak, kültürel açıdan belli bir olgunluğa erismek ve çok farklı iklim kosullarını aynı anda yasamak, kuskusuz besinlerin çesitli olmasını sağladığı gibi; damak zevki gelismiş bireylerin olustuğu bir toplumsal yapıyı da beraberinde kurmaktadır. Böylece o topluma ait bireyler saygın bir mutfak kültürünü de kazanmış olmaktadır.
Judith Goode, “ yemek yeme olayı kendiliğinden sosyal roller ve iliskilerle ilgili temel iletisimsel olay olabilir ” (Goode, 2005; 172-176) sözüyle beslenme kültürünün aslında sosyal sınıflara ayrılmış toplumlarda, soylu kisilerin halktan soyutlanması ve farkındalık olusturması noktasında, ayrıstırıcı bir görev alması hususuna çıkarsamada bulunmaktadır. Savarin’in söylediği ‘bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu anlatayım!’ sözünden hareketle, yiyecekler etrafında olusan yemek kültürü, kisilerin hatta toplumların kimlik çözümlemelerinde ve kültür kodlarının tespitinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Doğu ve Batı medeniyetlerinin kültür DNA’ları incelendiğinde yemek ile ilgili çok farklı dünyaların yasandığı görülmektedir. Kökner (2006), bu dünyanın kapılarını su cümlelerle aralarken, aynı zamanda her iki medeniyet dairesinin yemek eylemine bakısını da gözler önüne sermektedir:
Doğu ve Batı! Uzun yıllara yayılmıs, iki zengin ve kapsamlı uygarlığın “yemek” fiiline yaklasımı da, o ölçüde derin değisimler göstermekte. Doğu’da birliktelik, Batı’da -törenlerin dısında bireysellik, egemen ya da, yeğ tutulmakta. Baska bir söyleyisle, Batı’da ne yenenler ne yiyenler açısından alçakgönüllülük var. Oysa Doğu uygarlığının [...] benimsediği kural su: “Hem yiyin hem yedirin!”… Bir yandan eli açıklık, gönlübolluk; öbür yandan savurganlıktan kaçınma! (s.7 )

İslam medeniyetinde, özellikle de Türk kültür dünyasında keskin hatlar yerine, yuvarlak hatlar hâkimdir. Bunun en güzel örneklerini ibadet mekânlarının kubbelerinde ve sofra kültüründe görmek mümkündür. Yemekler, Batı’da olduğu gibi dikdörtgen masalarda değil, hep birlikte yerde oturak ve sini adı verilen dairesel tepsiler üzerine konulan oval yemek kaplarından yenilmektedir. Yemeğe oturanların birbirinin yüzlerine bakabildiği bu sofra düzeni, “yemeğe katılanlardan herhangi birine ayrıcalık ve üstünlük tanımayan, esitlerin bir araya geldiği oturuş biçimini ” özünde barındıran bir düzendir. (Kökden, 2006; 8) Doğu’da bireyselliği bütün bütün ortadan kaldıran, bölüsmek yerine çoğalmanın temel alındığı ve yemeğe katılanların sayısı ne denli çok olursa, yemeğin de o denli çoğalacağına dair inançları bünyesinde barındıran bir yemek kültürü hâkimdir. ( Bkz. Uğur Kökden, Son Aksam Yemeği, 2006)

Doğu’da yemek kültürü etrafında olusan sofra adaplarından biri de ‘yemek davetleri’ dir. İsanın dünyaya gelisinden, bu dünyaya olan son yolculuğuna kadar yasamış olduğu geçiş törenleri de dâhil, her önemli asamada gerek kutlama, gerekse yas törenlerinde, hazırlanış amacına uygun olarak değisen çesitli yemekler yapılmakta ve bu özel günlerde misafirlere de ‘davetler’ verilmektedir. Örneğin Türk coğrafyasında bebeğin ilk disinin çıkmasının ardından, yasının uğurlu, dislerinin buğday gibi çok olması inancıyla, ‘diş hediği’ denilen öncelikle bulgur veya nohut, fasulye gibi tahıllarla bir yemek hazırlanır ve gelen misafirlere ikram edilir. Gerek sünnette, gerekse düğünlerde yine çesit çesit yemekler pisirilmekte ve düğüne gelenlerle birlikte yenilmektedir. Ölen kimseler için ise helva kavrulmakta ve yas için gelenlere servis edilmektedir.
Doğu’nun bütün bu yemek etrafında olusmuş sofra adabı ve mutfak kültürüne karsılık, Batı’da ise hızlı besin tüketme çılgınlığı yayılmaktadır. Kuskusuz bunun altında, teknolojik gelismelerin çağın hızlı yasanmasına sebep olması ve küresellesmenin getirdiği ‘tek-tiplesme’ eğilimi yatmaktadır. Bunun yanı sıra Hélène ve Leroy (2007), Batı’da yasanan bu hızlı değisimin nedenlerini sosyolojik açıdan analiz etmektedirler:
Son dönemlerde çağdaş dünyanın beslenme alıskanlıklarının değisimi birkaç etkene bağlı besin çesitlenmesinin sonucudur. Bu etkenler farklı yasam tarzları, piyasa ekonomisi, beraberlerinde yeni beslenme alıskanlıları getiren göçlerin kendi ülkelerine dönüsü [...] ve daha geniş olarak kırsal kesimlerin “kentlesmesi”, fast-food lokantalar yoluyla besinlerin yayılmasıdır. (s.104)

Bütün dünyada hızlı bir sekilde yayılan fast-food (ayaküstü) kültürü nedeniyle, toplumların mutfak çesitliliği ciddi anlamda tehlikeye girmistir. Bu sıkıntıyı yasayan mutfaklardan biri de bugün dünyanın sayılı üç mutfağından biri olan ve kendi içinde kurumsallasarak küresel ölçekte bir imge haline gelmiş ‘Türk Mutfağı‘ dır. Öcal Oğuz’un (2002), Türk kültürünün küresel kültüre en fazla unsur kattığı alanlardan biri olarak nitelendirdiği ‘Mutfak Geleneği‘ nin tarihsel gelisim sürecine baktığımızda, Türklerin Asya bozkırlarında konar-göçer yasam sürdükleri için çok fazla yemek pisirme teknikleri bilmedikleri görülmektedir. Hayvancılıkla uğrasmaları sebebiyle, en çok tükettikleri besin maddelerinin et ve süt ürünlerinden olusması ise doğaldır. Anadolu coğrafyasına gelmeleri ile birlikte tanıstıkları yeni kültürel doku ve değisen yasam kosulları, kendisini beslenme kültüründe de göstermistir. Bu düsünceden hareketle Artun (2005);
Anadolu mutfak kültürü, yüzyılların deneyimlerinden süzülerek biçimlenmiş kusaktan kusağa aktarılan bir değerdir. Anadolu mutfak kültürünün sekillenmesinde, Anadolu'nun tarihi ve kültürel mirasının önemli bir rolü vardır. Dç göçler nedeniyle konargöçer, köy, kasaba kültürü ve dış göçler nedeniyle kültürler tasınmıstır. Bu olgu da Anadolu mutfak kültürüne zenginlik ve çesitlilik kazandırmıstır. (s.295) diyerek Anadolu kültürünün Türk mutfağının sekillenmesinde önemli rol oynadığını belirtir.
Yasemin Ersoy “Türk Mutfak Kültürü” (2002) adlı yazısında, Türk mutfak kültürü denildiği zaman su baslıkların anlasılması gerektiğini vurgulamaktadır:

-Yemek ve içecek çesitleri, yapılıs sekilleri, sofra takdimleri, sofra çesitleri,
-Yemek yeme adabı,
-Mutfak ve mutfak araçları-gereçleri,
-Yemekle ilgili gelenekler-inanıslar ve alıskanlıklar (s.227)

EBE GÖMECİ (Hatay)


http://www.antakya.com

Malzemeler:
1Kg ebe gömeci
1 soğan
1 su bardağı zeytinyağı
1 yemek kaşığı pul biber
1 çay bardağı bulgur
1 çay kaşığı tuz
1 adet limon

Hazırlanışı:
Ebe gömeci yıkanıp ince kıyılacak, soğan kesilip zeytinyağıyla kavrulacak, pul biber ilave edilecek kıyılan ebe gömeci ilave edilecek üzerine bulgur katılıp karıştırılacak, tencerenin kapağı kapatılıp kendi suyuyla 20 dakika pişirilecek, üzerine limon ilave edilip sunulacak.

Ebegümecili Bulgur Pilavı


2 yemek kaşığı tereyağı
1 su bardağı pilavlık bulgur
1,5 yemek kaşığı domates yada biber salça
1 adet ortaboy soğan
2 su bardağı sıcak et suyu
15-20 yaprak ebegümeci
1 çay kasığı tuz

Soğanı yemeklik doğrayın, ortaboy bir tencere tereyağını eritin ve soğanları ekleyerek hafif kavurun. Bulguru 1-2 su yıkayın ve süzün.
Üzerine doğranmış domatesleri yada salçayı ekleyin, biraz kavurduktan sonra ayıklayıp doğradığınız ebegümecilerini ekleyin.
Ebegümecinin üzerine bulguru ekleyin ve 1-2 kez karıştırın.Bulgurun üzerine suyu ekleyin ve kısık ateşte bulgur suyunu çekene kadar pişirin.
Tencerenin kapağı kapalı olarak 10-15 dakika dinlendirin ve servis yapın


Fotoğraf "Göksen" tarafından gönderildi. 10.06.2015

EBEM EKMEĞİ LAHANASI (MADIMAK) (Bayburt)


MALZEMELER
1 kase ayıklanmış ebem ekmeği
1 su bardağı bulgur
1 adet soğan
1 çay bardağı tereyağı
1 çorba kaşığı salça
250 gram kıyma
tuz ve pul biber

YAPILIŞI
Doğranmış soğanları yağda pembeleşinceye kadar kavurun. Salça ve kıymayı ilave edin 5-10 dakika kavurmaya devam edin,kıyılmış ebem ekmeğini ve bulguru kıymaya ekleyip 3 su bardağı sıcak su ilave ederek kısık ateşte 20 dakika pişirin. Tuz ve biberle lezzetlendirin.

Ebemgömeci (Artvin)


1 demet ebemgömeci
1 orta boy kuru soğan
1 yemek kaşığı zeytinyağı
40 g / Yarım çay bardağı bulgur
55 g / Yarım çay bardağı haşlanmış yeşil mercimek
30 g / 2 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı domates salça
250 g (normal) kıyma ya da isteğe göre 200 g kuşbaşı kavurma da kullanılabilir
Tuz
Pul biber

Yıkadığınız ebemgömecini doğrayın.
Küçük küçük doğradığınız soğanı 1 yemek kaşığı zeytinyağında kavurun.
Kıymayı kavrulmuş soğana ekleyin ve suyunu çekene kadar karıştırarak kavurmaya devam edin.
Salça, tereyağı ve ebemgömecini ekleyin ve bir iki defa karıştırdıktan sonra yeterli miktarda sıcak su ekleyin.
Karışım kaynamaya başlayınca haşlanmış mercimek ve bulguru ekleyin.
Pişmesine yakın tuzunu ve biberini ekleyin.

Efelik Dolması (Tokat)


http://www.kulturportali.gov.tr

1 kg Kazan karası (efelik)
2 adet kuru soğan
2 kase iri bulgur
2 bardak su
1 yemek kaşığı salça
2 yemek kaşığı tereyağı
Tuz
Karabiber
Pul biber
Nane

Kızdırılmış yağda ince doğranmış soğan kavurulur Salça ve bulgur eklenip kavrulur. Üzerini biraz geçene kadar su eklenip baharat atılır ve suyunu çekene kadar pişirilir. Efelik kaynamış suya batırılıp çıkarılır. İç efeliğe sarılır ve tencereye dizilir Üzerine biraz yağ gezdirilip bir bardak kadar sıcak su ile pişirilir. Piştikten sonra sarımsak yoğurtla servis edilir.


Eğin Kaburgası (Erzincan)


Anadolujet Magazin

200 g kuzu kavurma
½ kg pilavlık bulgur
1 kuru soğan
1 yemek kaşığı domates salça
200 g tereyağı
Kuru reyhan
Tuz

Soğan kavrulur, yıkanmış bulgur eklenir. Birlikte kavrulduktan sonra kuzu kavurma eklenir. Biraz çevrilir, salçası da eklenip beş dakika daha kavrulur. Reyhanı, tuzu ve suyu aktarılıp pişirilir.

Eğşili Pilav


500 gram Kastamonu siyez bulguru
2 adet orta boy soğan
Yarım demet taze nane
Yarım demet maydanoz
Yarım demet dereotu
250 gram ebegümeci
400 gram köy tereyağı
150 gram domates salça
1 çorba kâsesi ısırgan otu
1 adet köy yumurta
1 kg ekşi yoğurt
Tuz
Karabiber
Pul biber

Bir adet soğan doğradığınız 5 su bardağı su dolu tencereye yıkadığınız bulguru ilave ederek çorba kıvamına gelene kadar kaynatın. Ebegümeci, taze nane, dereotu, maydanoz ve ısırgan otunu ince ince kıyarak tuz ve karabiber ile birlikte tencereye ekleyin. Yaklaşık 15 dakika kaynatın. 2 su bardağı ekşi yoğurdu 1 yumurta ile çırptıktan sonra kaynayan karışıma ilave edin ve 10 dakika daha kaynattıktan sonra ocağın altını kapatın. 1 adet soğanı tereyağının içersinde pembeleşinceye kadar kavurup salça ilave ederek pilavın üzerine dökün. Pilavın üzerine kıyılmış maydanoz, dereotu ve pul biber ilave ederek servis edebilirsiniz.

Ekin Ardahan Mutfağı


http://www.ekin-grup.com

BA Teşekkür ederiz yapacağımız söyleşi için, öncelikle sizi ve bu işletmeyi tanıyabilir miyiz?

Nİ İsmim Nurullah İçge, aslen Diyarbakırlıyım. Biz burada Ardahan yöresinin geleneksel tatlarını sunuyoruz. Buranın müessese sahipleri de Ardahanlı. Burası Ankara'nın ilk ve tek Ardahan mutfağı.

BA Burası İncek...

Nİ Evet yerimiz İncek'de. Burada sadece kaz yemekleri değil aynı zamanda Ardahan'ın yöresel peynirleri, balları, kavurması var.

BA Gördüğüm kadarıyla bir de kaz etinden yapılan Ardahan'ın yöresel kaz mantısı var.

Nİ Evet, kaz mantımız var, kaz çorbamız var.

BA Bulgur pilavlı kaz dolması da gördüm, yedik çok da lezzetliydi ellerinize sağlık. Onun yapılışını kısaca anlatır mısınız?

Nİ Afiyet olsun. Bizim kazımız zaten Ardahan'dan geliyor.

BA Bu kazlar çiftlik kazı mı yoksa doğal ortam kazı mı?

Nİ Kesinlikle doğal ortamda "kar yiyen" denilen, yani doğada kar yemiş kazlardır, kesinlikle çiftlik üretmesi değildir ve Ardahan'dan gelmiştir.

BA Nasıl hazırlıyorsunuz?

Nİ Öncelikle 4-5 saat haşlanıyor.

BA Av hayvanlarının kendine özgü kokuları olur, onu almak için bir uygulamanız var mı?

Nİ Kaza herhangi bir işlem uygulamıyoruz. Doğal olduğu için keskin bir kokusu yok. Biz alıp doğrudan pişiriyoruz. Önce4-5 saat haşlıyoruz, piştikten sonra kaz suyundan bulgur pilavı yapıyoruz. Daha sonra haşlanmış kazı fırınlıyoruz, daha sonrada bulgurla birlikte porsiyonluyoruz.

BA Kaz bu kadar geç pişen bir et midir?

Nİ Evet kaz eti çok geç pişiyor.

BA Ardahan'dan kesilmiş olarak mı geliyor?

Nİ Evet kesilmiş hazır olarak geliyor.

BA Bir kaz kaç kilo geliyor?

Nİ Kazına göre değişir ama 2,5 kilonun altında pek olmaz, en fazla da 3,5 kilo olur.

BA Kazın en makbul yaşı nedir?

Nİ Genelde kaz, karı gördükten sonra Ekim, Kasım gibi kesiliyor, en fazla 1 yaşında oluyor.

BA Kars'ın da kazı meşhurdur, Ardahan'da bir zamanlar Kars'a bağlıydı, il oldu. Meşhur ama Türkiye çapında çok tanınmıyor ve bilinmiyor.

Nİ Maalesef doğru.

BA Kazın boynu uzun olur, o uzun boyun değerlendirilebiliyor mu?

Nİ Biz kaz boynunu sadece haşlayıp çorbalarda kullanıyoruz, çünkü eti çıkmıyor.

BA Sadece suyundan istifade ediyorsunuz. Anladığım kadarıyla kaz çorbasında, sadece kaz suyu ve kaz eti var.

Nİ Bir de kazın sakatatı var?

BA Kaz ciğeri çok değerlidir. Fransız mutfağında çok pahalı bir yiyecektir, siz çorbaya mı katıyorsunuz?

Nİ Ciğer harici sakatatları katıyoruz. Zaten ciğer biraz kan veriyor, çorbanın suyunu ve kıvamını bozuyor.

BA Aslen Diyarbakırlısınız. Diyarbakır yemeklerinden neleri sayabilirsiniz?

Nİ Kaburga dolmamız, Diyarbakır tavamız, burma kadayıf, bumbar dolması, ekşili patlıcan dolması. Özel istek olursa grup yemeği gibi, bunları da hazırlıyoruz.

BA Kaç senedir bu işi yapıyorsunuz?

Nİ Ben çocukluğumdan beri, aşağı yukarı 30 yıldır bu işin içerisindeyim. Çankaya Or-An'da Selahattin Ustanın yanında çalıştım, kendisi de Diyarbakırlıdır.

BA Kaç yaşınızdasınız?

Nİ Ben 44 yaşındayım.

BA Allah uzun ömürler versin. Kars, Ardahan yemeklerini yapmayı burada mı öğrendiniz?

Nİ Burada öğrendim, işletme sahipleri Ardahanlı olduğu için onlardan gördüklerimle öğrendim, biraz da kendimden kattım.

BA Çok güzel yemekleriniz, elleriniz dert görmesin.

Nİ Afiyet olsun.

BA Kaz ciğeri özellikle Avrupa'da çok pahalı bir ürün, siz kaz ciğerinden neler yapıyorsunuz?

Nİ Bize ciğeri gelmiyor, ciğer dışındaki bütün organları geliyor, bütün sakatatları dediğim gibi çorbada kullanıyoruz.

BA O zaman muhtemelen kaz ciğerleri yurtdışına satılıyor.

Nİ Evet ihraç ediliyor, iç piyasada tüketilmiyor.

BA Siz Ardahan yemeklerini yapıyorsunuz, peki seviyor musunuz?

Nİ Tabi ki zaman zaman biz de yiyoruz, seviyoruz.

BA Müşterileriniz kimler, daha çok nereden geliyorlar?

Nİ Müessesemiz şimdilik çok yeni. Ne kadar çok insana ulaşabilirsek yeni müşteriler de geliyor, herkes birbirine tavsiye ediyor ve geri dönüşü oluyor.

BA Yöresel olması bizim de ilgimizi çekti geldik.

Nİ evet sadece Kars ya da Ardahanlılar değil damak tadına meraklı ve değişik tatlar arayan insanlar geliyor.

BA En çok hangi yemeğiniz tercih ediliyor?

Nİ Müşterimize çok geniş yemek yelpazesi sunuyoruz, kebap çeşitlerimiz de var, ayrıca Kars'ın et kavurması var, o da çok tercih ediliyor.

BA Bu dana kavurması değil mi?

Nİ Evet doğal beslenmiş danalardan yapılan kavurmadır.

BA Kars'ın, Ardahan'ın hayvancılığı da meşhurdur. Yörenin koyunu, danası oldukça lezzetlidir.

Nİ Doğru, bu yüzden kavurması da meşhurdur.

BA Mantı da yapıyorsunuz?

Nİ Evet, ama bu kaz mantısı.

BA Kayseri mantısından çok farklı mı?

Nİ Bazı farklar var, hamurunda da biraz fark var, et olarak da kaz eti kullanılıyor.

BA Sadece kaz eti mi? Soğan ya da başka şeyler yok mu?

Nİ Tabi sadece kaz eti olmaz, biraz tatlandırıcı ilaveler var.

BA Et kıyma olarak mı çekiliyor?

Nİ Hayır küçük küçük doğranarak kullanılıyor.

BA Büyüklük olarak da alışık olduğumuz küçük mantı boyutunda. Üzerinde sarımsak yoğurt yok mu?

Nİ Biz sade olarak gönderiyoruz, sarımsaklı yoğurdu yanında gönderiyoruz. Müşteri isterse sarımsaklı yoğurdu dökülüyor ya da dökmüyor ya da yanında yiyor, yoğurtlu yoğurtsuz, tereyağlı tereyağsız, soslu sossuz.

BA Bu yediğimiz tatlının özelliği nedir?

Nİ Bu ağır kış şartlarına uygun bir tatlı, içinde tahin, pekmez ve doğranmış meyveler var. Bu tatlı kış tatlısı yazın yapmayı düşünmüyoruz.

BA Kavurmanızdan da bahseder misiniz?

Nİ Kavurma çok geç pişecek ve tane tane olacak.

BA Genç dana mı?

Nİ Tabi, öncesinde dana eti çok iyi ayıklanıyor, içerisinde hiç bir sinir, damar bırakılmıyor, çok iyi ayıklanıyor. Bu et çok iyi kavrulduktan sonra, bunu kalıplara döküp donduruyoruz. Bu bu şekilde doğuk da yeniyor ya da yumurta kırılıp ya da bir başka şekilde de yenebilir.

BA Yumurtalı nasıl hazırlanıyor?

Nİ Bütün olarak ısıtıyoruz üzerine yumurta kırıyoruz. Güveçte ekmek üzerinde fırınlayarak da yapıyoruz.

BA Biraz da Kars peynirlerinden bahseder misiniz, kaç çeşit peyniri var?

Nİ Çeçil peyniri var, kaşar peyniri var, bir de eritme peyniri var.

BA Evet Kars'ın eritme peyniri meşhurdur. Üçgen ambalajlarda Karper adıyla bütün yurtta bulunabiliyor. Ayrıca balı da meşhur.

Nİ Tabi hem çıta hem de süzme olarak. Tereyağımız, sadeyağımız meşhurdur.

BA Nurulluh Bey güzel sohbetiniz için çok teşekkür ederim.

Nİ Asıl ben size teşekkür ederim.













Ekir Bazlaması (Kahramanmaraş)


Kahramanmaraş Valiliği
Hacı Ali Özturan


4 su bardagı bulgur ununa 2 su bardagı ekir konarak yogrulur. Bazlama olarak açılır ve saç üzerinde pisirilir.

Not: Ekir, taze yagın tereyagına dönüstürülmesi sırasında elde edilen ikinci kalite bir yagdır.

EKMEĞİN BESİN DEĞERİ


Toprak Mahsülleri Ofisi

Temel besin maddesi olan tahıllar; buğday, arpa, pirinç, mısır, çavdar ve yulaf gibi taneli bitkiler ve tohumlarından oluşmaktadır. Bu ürünlerden de un, ekmek, bulgur, yarma, gevrek ve benzeri ürünler imal edilmektedir. Tahıllarda A ve C vitamini hemen hemen hiç yoktur. Ancak tahıllar, B12 vitamini hariç vücudun enerji metabolizmasında görevli olan, yetersizliğinde sinir ve sindirim sistemi bozukluklarına neden olan B1 (tiamin) vitamininin başlıca kaynağıdır ve diğer B grubu vitaminler bakımından da zengindir. Antioksidan özelliği olan E vitamini, tahıl tanelerinin yağ içeren kısmında bulunur. E vitamininin kalp hastalıkları, sindirim sistemi bozuklukları ile prostat ve akciğer kanserine yakalanma riskini azalttığı araştırmalarla desteklenmektedir. Özellikle tam tahıl ürünü içeren besinler zengin birer posa kaynağıdır ve posa; bağırsak hareketlerini artırarak kabızlığı önler, kan kolesterolünün azaltılmasına katkıda bulunur ve bağırsak kanserine karşı koruyucudur. Ayrıca kan şekerini düzenleyerek tokluk hissi oluşturduğundan obezite ile mücadelede de önemlidir. Günlük tahıl grubu tüketimi bireylerin özelliklerine, alışkanlıklarına, yaşam ve çalışma biçimlerine ve diyetlerinin bileşimine göre değişmektedir. Yetişkin kadın ve erkeğin günlük ortalama gereksinmeleri düşünüldüğünde 300 gr ekmek; günlük alınması gereken enerjinin % 30-36’sını, demirin % 12-48’ini, proteinin % 39-42’sini, kalsiyumun % 9-57’sini, B1 vitamininin % 27-63’ünü, B2 vitamininin % 12-30’unu ve niasinin % 15-27’sini karşılamaktadır. Tahıl grubunun sağlığa olan yararlarının yanı sıra, Türk Obezite Derneği tarafından yapılan “Türkiye’de Beslenme Alışkanlıkları ve Fiziksel Hareketlilik Düzeyi Saptama Araştırması” sonuçlarına göre, Türk toplumunun tüm besin grupları içerisinde en çok ekmek tükettiği ve bireylerin çoğunun ekmek tüketiminde bilinçli tercih yapmadığı görülmektedir. Oysaki tam tahıl grubundan olan ekmeğin sağlık üzerindeki faydalarından yararlanabilmek için diyette doğru ekmeğin yeterli miktarda tüketilmesi gerekmektedir.

Ekmek Aşı


İnönü Kaymakamlığı

Rastgele kopartılmış 200 gr bayat ekmek
2 adet yumurta
100 gr ince bulgur
4 diş sarımsak
Salça
Tuz
Tereyağı
50 gr kaşar peyniri

4 kişilik kayık tabak içine küçük parçalara ayrılmış bayat ekmekler tereyağla hafifçe kızartıldıktan sonra tabağa yerleştirilir. Daha sonra bir tencerede ½ çay bardağı sıvı yağ ile bir kaşık salça eritilip üzerine 5 su bardağı su ilave edilir kaynamaya başladıktan sonra 100 gr ince bulgur ilave edilir. 2 adet çırpılmış yumurta 4 diş sarımsak kaynayan karışıma ilave edilir ve 30 dk. Kaynadıktan sonra ekmeklerin üzerine dökülür rendelenmiş kaşar üzerine serpilir.


Ekmek Aşı


İnsan ve Ekmek
Bursa Büyükşehir Belediyesi


Bir kaba orta büyüklükte bir baş soğan doğranır. Tereyağıyla bir çukur tencerede kavurulur. Üzerine de salça konulur (domates salçası-biber salçası). Patatesleri küçük küçük kesip üzerine de, çok az bulgur ilave edilir. Su konulur, kaynayarak pişer. Piştikten sonra da tabaklara yel kurusu ekmeklerini ya da fırın kurularını koyup üzerine bu yapılan ekmek aşı dökülür. Baharat ilave edilebilir.

Ekmek Oruğu


www.ekmekisrafetme.com

100 gr (1 su bardağı) köftelik bulgur
125 gr (5 dilim) bayat ekmek
60 gr (1/2 adet) kuru soğan
20 gr (1 yemek kaşığı) un
Kimyon, kırmızı pul biber, tuz
Kızartma için 1 bardak ayçiçeği yağı

Bulgur su ile iyice ıslatılır ve içine bayat ekmekler eklenerek 1 saat kadar bekletilir. Soğanlar ince ince doğranarak tüm baharatlarla birlikte ekmek ve bulgura eklenir. Elde edilen karışım et makinesinde 2 defa çekilir. Ceviz büyüklüğünde parçalara ayrılarak avuç içinde yassılaştırılır ve yağda kızartılır.


EKMEK ORUĞU (Hatay)


Hatay Valiliği
Antakya Mutfağı - Süheyl Budak


MALZEMELER
1 su bardağı ince bulgur
1 çay kaşığı kimyon
1/2 kuru ekmek
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 yemek kaşığı biber salça
2 su bardağı ılık su
1/ 2 su bardağı zeytinyağı

YAPILIŞI
Bir tepsiye tüm malzeme konulur. Üzerine Ilık su dökülüp harmanlanır. Bulgur ve ekmek yumuşayıp hamur kıvamına gelinceye kadar yoğurulur. 10 cm. çapında ve 0,5 cm. kalınlığında oval şekil verilerek bir kenara alınır. Bir tavaya zeytinyağı koyulup kızdırılır. Kızmış olan yağa, hazır olan oruklar atılıp, altlı üstlü kızartılarak sıcak servis edilir.

Not: Bir tasarruf yemeği olan bu oruk Antakya mutfağının ekmeğe verdiği değer ve ısrafı önleme açısından kayda değerdir.

EKMEKTEN OMAÇ (Gaziantep)


http://ihe.com.tr

Yarım ekmekten fazla bayat ekmek
3 büyük domates
3 kibrit kutusu büyüklüğünde urfa peyniri (kaşar peyniri de olabilir)
1 yemek kaşığı biber salça
1 yemek kaşığı domates salça
3 tane sivri biber
1 yemek kaşığı sade yağ (herhangi bir yağda olabilir) bir küçük kuru soğan
3 küçük diş sarımsak

Bayat ekmekler küp küp doğranır. Domates soyulup tavla zarı büyüklüğünde doğranır. Biberlerin tohumu çıkarılır ufak ufak doğranır. Soğan ve sarımsak ufak ufak doğranır. Doğranmış ekmekler çiğköfte yoğurma kabına alınır. Doğranmış soğan sarımsak ve salçalar ilave edilir. Doğranmış peynir ilave edilir. Domatesten yarım su bağırdağı alınıp ekmeğe karışan malzemeler çiğköfte gibi yoğrulur. Ekmekler birbirine yapışıp normal kıvam alana kadar domates eklenerek yoğrulur. Yoğrulan ekmekler çok ıslak olmadan yoğrulmalıdır. En son yağ ilave edilir. Karışan bütün malzemeler çiğköfte gibi sıkılıp servise hazır hale getirilir. Soğuk ayran veya turşuyla servis yapılır.

Not: Bu yiyecek Güneydoğu Bölgesi’nin yemeğidir. Usulünce yapılırsa, bulgur köfteleri lezzeti verir. Arzuya göre maydanoz ilavesi de yapılır.

EKŞİ AŞI (Hatay)


Hatay Valiliği
Antakya Mutfağı - Süheyl Budak


MALZEMELER (Çorba için)
½ kg. kemer patlıcan
1 kg. domates
1,5 yemek kaşığı tereyağı
1 baş soğan
2-3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı şeker
2 yemek kaşığı un
1 çay kaşığı salça
1 yemek kaşığı nar ekşisi
1 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı kuru nane
5 bardak su
MALZEMELER (Köfteler için)
250 gr. dövülmüş et
250 gr. ince bulgur
100 gr. iç yağ
1 yemek kaşığı salça biber
1 baş rendelenmiş soğan
1 yemek kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı toz biber
1 yemek kaşığı tuz

YAPILIŞI
Bulgur su ile ıslatılarak 2 saat bekletilir. Et makinasından iki defa geçirilerek çekilir. Çekilen bulgura tuz, salça biber ve kimyon eklenerek yoğurulup bir kenara alınır. Diğer tarafta iç yağı güzelce dövülerek, içine toz biber ve nane karıştırılarak iç hazırlanır. Hazırlanmış olan bulgur hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak içleri oyulup mekik haline getirilir. içlerine badem büyüklüğünde iç yağı konularak ağızları kapatılır. Öte yandan soğan ve sarımsak yağda sarartılır. Üzerlerine küçük kesilmiş olan patlıcanlar atılıp birkaç kez yağda çevirildikten sonra kabukları soyulmuş domatesler kıyılarak tencereye eklenir. Bir bardak suda eritilen un ve nar ekşisi süzgeçten geçirilir. Üzerine şeker ve tuz, 4 bardak su ile beraber eklenerek 15 dk. pişirilir. Daha sonra hazırlanmış olan köfteler azar azar tencereye atılarak 15 dk. daha pişirilip ocaktan alınır. Sıcak olarak servis edilir.

Ekşi Aşı (Hatay)


Hatay Valiliği
Hatay Mutfak Kültürü ve Yemekleri
Dr. Kadriye ŞAHİN


Çorba için:
1 kg olgun domates
2 soğan
3-4 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı salça
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı tuz
1 yemek kaşığı nane
6 bardak su
Köftesi için:
200 gr köftelik bulgur
300 gr köftelik et
2 soğan
Pul biber
Ceviz
Tuz
Biraz un
Nane

Köftelik bulgur yumuşaması için ıslatılır. Yumuşayan bulgurun içine kimyon, yeteri kadar un, salça, çok ince doğranmış soğan eklenir. İyice yoğrulur ya da kıyma makinesinden geçirilerek incelmesi ve özleşmesi sağlanır. 1–2 defa çekilmiş et bu karışıma eklenir ve yoğrulur. Kö..enin içi için kıyma, ince doğranmış soğan, tuz ve yağ tencereye konularak kavrulur. İçine ince doğranmış ceviz içi ve karabiber eklenir. İyice kavrulduktan sonra ateşten alınır ve soğumaya bırakılır. Bulgur ve kıyma ile hazırlanan köfte hamurundan ceviz büyüklüğünde bir parça alınarak yuvarlanır. Küçük içli köfte şekli verilir ve içine hazırlanan kıyma koyulur. El ısla..larak açık olan yer kapa..lır. Çorbanın suyu için domateslerin kabukları soyulur ve ince rendelenir veya ezilir. Çok ince doğranmış soğan ve sarımsaklar yağda kızartılır. Üzerine domates, salçalı su ve nane eklenerek çorbanın suyu elde edilir. İçine hazırlanan kö..eler a..lır ve pişinceye kadar kısık ateşte pişirilir. Sıcak servis yapılır.

Not: Arzu edilirse köfteye çok ince doğranmış maydonoz da eklenebilir.

Ekşi Elmalı Ispanaklı Salata


200 gram ıspanak
1 adet ekşi elma
3 çorba kaşığı ince bulgur
1 adet portakal
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı nar ekşisi
1 çorba kaşığı kabak çekirdeği içi
1 çay kaşığı tuz

Ispanakların küçük yapraklı kısımları seçilir. İyice yıkandıktan sonra en son suyuna sirke ilave edilir. Bu şekilde 10 dakika bekletilir. Süzülen ıspanaklar bir köşeye alınır. Derin bir kaseye bulgur koyulur kaynar su ile yıkanır hemen süzülür. Elma ve portakalın kabukları soyulur. Her ikisi de küp küp doğranır. Ispanak, sişmiş bulgur, portakal ve elma, zeytinyağı, tuz ve nar ekşisi ilave edilerek karıştırılır. Servis sırasında üzerine kabak çekirdeği içi serpilir.


Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 43, 44, 45 ... 158, 159, 160  Sonraki »


lezzetler.com
Site Hakkında
Kullanım Kuralları
Uyelik Kuralları
Gizlilik Bildirimi
Hediyeli Uyelik
Bölümler
Web Araçları
lezzetler.com Siteleri
lezzetler.com Turkce
lezzetler.com Mobil
lezzetler.com Blogları
en.lezzetler.net English
es.lezzetler.net Español
de.lezzetler.net Deutsch
it.lezzetler.net Italiano
fr.lezzetler.net Français
lezzetler.org International
Yemek Kitapları
Mutevazı Lezzetler® Yemek Kitabı
Mutevazı Lezzetler® İkramlar
Mutevazı Lezzetler® Kurabiyeler
Mutevazı Lezzetler® Çorbalar
Mutevazı Lezzetler® Pilavlar
Mutevazı Lezzetler® Videoları
Mutevazı Lezzetler® Fotoğrafları
Mütevazı Lezzetler®
Mutevazı Lezzetler® Sertifikaları
Mutevazı Lezzetler® Türkçe
Mutevazı Lezzetler® Azəricə
Mutevazi Lezzetler® English
Mutevazi Lezzetler® Español
Mutevazi Lezzetler® Deutsch
Mutevazi Lezzetler® Français
Mutevazi Lezzetler® Italiane
Скромные Вкусы® Русский
لذيذ المتواضع ®عربية
Video Sunucuları
video.lezzetler.com
video.mlrecipes.com
atabay.org
Youtube
Google+
Dailymotion
Facebook
İzlesene
Mynet
Sosyal Medya
lezzetler.com facebook uygulaması
lezzetler.com facebook sayfası
lezzetler.com twitter sayfası
Mutevazı Lezzetler® facebook sayfası
Mutevazı Lezzetler® twitter sayfası

© MMV Mütevazı Lezzetler® TR-06500 Beşevler-ÇANKAYA 2005-2017 Bütün Hakları Saklıdır
istanbul escort | bayan escort | am yarak | porno | porno izle | rokettube | anal porno | Ensest porno | porno izle